Kadın Yaşamının Çağları Genç Kalmak

GENÇ KALMAK
Tanıdığınız insanlara bir bakmanız bile hiçbiri­nin belirli bir yaşta aynı görünmediğini, davranmadı­ğını ya da aynı biçimde davranmadığını görmenize yeter  kaç yaşında olurlarsa olsunlar, hissettikleri kadar gençtirler. Takvim yaşımız ancak kaç yıldır yaşadığımızı gösterebilir; daha önemli olanı, gerçek ya­şımızın ne olduğuna bakmaksızın vücudumuzun or­tamlar ve sorunlarla ne denli başa çıkabileceğini yan­sıtan işlevsel yaşımızdır.

Buna karşm kimi kadınlar elliden sonrasını me­zara yönelen bir iniş olarak görürler; gençlik, güzel­lik ve canlılıklarını yitirdikleri bir dönem. Göreme­dikleri, yaşlanmaya karşı olumlu bir tutum içinde olabildikleri sürece yaşlılık ve moral çöküntüsünün bir arada olması gerekmediğidir. Yaşlanmaya neyin neden olduğunu tam olarak bilemesek de sağlıklı ve üretken bir yaşlılığın nasıl sağlanabileceğini biliyo­ruz: Kendine değer verme ve saygı, genç kalmanın en önemli yapıtaşlarından biridir ve iyi bir diyetle düzenli alıştırmalar da iki bütünleyici etkendir.

Hiçbir zaman aklınızdan çıkartmayın ki yaşamm ilerideki yılları kendi başarı biçimlerini de getirecek­lerdir. Çocuklar evden gittikten ve evle ilgili temel sorunlar azalmaya başladıktan sonra kadınlar sonun­da toplumsal yaşama girebilirler ve birçok alanda eğitim görmeye başlayabilirler. Yüksek toplumsal statüye sahip işler için uygun hale gelirler – hukuk ve hükümet işleri gibi, bu işlere orta yaşlardan önce uy­gun olunduğu çok seyrektir. Gerçekten de insanların otorite, saygmhk ve benimsenmişlikleri orta yaşlarda en üst noktaya çıkar. Ve ilerleyen yaşların getirdiği avantajlar yalnız meslek yaşamı için geçerli değildir. Orta yaşın deneyim ve akılcılığı çoğu kez günlük ya­şamm olağan gereklerinin daha kolay yerine getiril­mesini sağlar. Araba kullanmak gibi fiziksel etkin­likler bile deneyimle değişir ve birçok kadın orta ya­şa vardığında ‘psikolojik yerini’ bulmuştur. Bu da de­mektir ki kendi yaşam biçimlerinin gereklerine uyum sağlamışlar, bunları rahat ve mutlu bir biçimde sür-dürülebildikleri düzgün bir rutine indirgemişlerdir.

Kadınların cinsel doruklarına kırklarına dek ula­şamadıkları söylenir sık sık. Bu da fiziksel açıdan değişik bir şeyler yaşadıkları için değil, duygusal açı­dan yeni şeyler yaşadıklanndandır. Birçok kadın kır­kından sonra kazanılan özgüven ve kendini tanıma­nın birçok başka alanda olduğu gibi cinsellikte de kendini açıklayabilmeyi, belirtebilmeyi sağladığını farkeder.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git