Tehdit Altındaki Cilt

TEHDİT ALTINDAKİ CİLT
Şurası kesindir; vücudumuzun dışındaki koruyucu yüzey daima zarar görmeye açıktır. Bunun için çok çabuk yıpranarak yaşlanırlar. Günlük yaşamda kullanılan giysilere sürtünme ve terin teması cildi yıpratır. Eğer cildin çabuk yıpranmasını ve yaşlanmasını engellemek istiyorsanız çok iyi bakmanız gerekir. Bu nedenle, bakıma geçmeden önce cildimizin düşmanlarını çok iyi öğrenmeliyiz.

Kirlilik:
Bilinçsizce yapılan makyaj, sabun, hava kirliliği cildin dış yüzeyi için çok zararlıdır. Hatalı kullanımlar cilde zarar vererek onu bozulmasına ve sağlığını yitirmesine neden olur. Son zamanlarda sık sık adını duymaya başladığımız hava kirliliği de cilde alışık olmadığı yabancı maddelerin girmesine ve dolayısıyla yıpranmasına neden olur. Özellikle makyaj yaparken kullanılan ürünler dikkatle seçilmelidir. Aksi takdirde çok kötü sonuçlar doğurabilir. Bu yüzden, bilinç, bu malzemelerin kullanımında en önemli unsurdur.

Güneş:
Morötesi ışınları cildi etkileyerek soyulmasına neden olur. Bu ışınlar cilde derinlemesine işleyip, kolojen ve elastinin (cilde esneklik veren maddeler) zayıflamasına yol açar. Bu ise doğal yenilenmeyi yavaşlatır, daha da kötüsü yaşlanmayı hızlandırır. Onun için cildi güneşe tutmadan önce ne kadar ve hangi saatlerde güneşlenmemiz gerektiğine özen göstermeliyiz. Aksi takdirde cilde yarar sağlamak yerine büyük zararlar verebilirsiniz.

Hava:
Yazın sıcak hava ve vücuttan aşırı miktarda çıkan nem, cildi kurutur. Kışın ise, kapalı yerlerdeki sıcaklık ile dışarıdaki soğuk hava arasında gidip gelmek, rüzgarda, yağmurda, karda kalmak, cildin kızarmasına, sertleşmesine ve çatlamasına neden olur. Bunun için cildi havanın olumsuz etkilerine karşı nemlendirici ile koruyabilirsiniz. Ancak bunda dikkat edeceğiniz nokta cilt tipinize uygun olanı seçmek olacaktır.

Rejim:
Rejim, daima cildimizi kuruma eğilimine doğru iter. Çünkü, yağsız, vitaminsiz ve mineralsiz, üstelik çok azaltılmış
besinler karaciğere toksin yükler. Karaciğer de tepkisini cilde göstererek onu kurutur ve bozar. Onun için rejim reçetelerinizi, doktor kontrolünde uygulamalısınız.

İçki:
Alkol, cilt üzerindeki etkisini iki şekilde gösterir. Birincisi, dolaşımı yavaşlatır. İkincisi, nem oranını ciddi şekilde düşürür. Bu etkilerden kurtulmak için alkol miktarını iyi ayarlamalısınız.

Sigara:
Sigara C vitaminini öldürür; bu da kolojen üretiminin düşmesine, dolayısıyla cildin esnekliğinin kaybolmasına neden olur.

Adet dönemi: Aylık periyodlarınız da cildinizi etkileyebilir. Hormonlardaki değişen dengeler olumsuz olarak cilde yansıyabilir. Bu yüzden, bu dönemlerde cilde çok daha fazla bakım gösterilmelidir.

CİLT TİPİNİZ
Her şeyden önce ne tür bir citde sahip olduğunuzu öğrenmeniz çok önemlidir. Böylece ona nasıl faydalı olacağınızı bilirsiniz. Unutmayın; cilt yaşayan ve en çok yıpranmaya açık bir organizmanızda. Dolayısıyla her türlü dış etkenden ve yaştan etkilenmektedir. Eğer cildinizi tanır ve bilinçli bir bakım yaparsanız, bütün bu etkileri olumlu yöne çevirebilirsiniz.

NORMAL CİLT
Cildiniz şu durumlarda normaldir: Eğer;
• Cildinizin her tarafı aynı renkse,
• Ergenlik akneleri 19 yaşından sonra kalmamışsa
• Bütün gün cildiniz aynı (nemli) kalıyorsa,
• Sert bir havada dahi nemlendirici kullanmadan parlak olabiliyorsa,
• 30 yaşını geçtiğiniz halde yanaklarınızda kuruluk ve çizgiler yoksa.

KURU CİLT
Cildiniz şu durumlarda kurudur: Eğer; 30 yaşın altında-
• Saçınız kuruysa,
• Ergenlik akneniz hiç yoksa,
• Cildinizde yıkadıktan sonra hafif acı hissediyorsanız,
30 yaşın üstünde-
• Cildinizde banyodan sonra kaşınma oluyorsa,
• Soğuk, nemli ve rüzgarlı havada çatlıyorsa,
• Göz ve ağız çevresinde çizgiler varsa.

YAĞLI CİLT
Cildiniz şu durumlarda yağlıdır: Eğer;
• 20 yaşını geçtiğiniz halde yüzünüzde sivilce ve noktalar varsa,
• Saçınız yağlı ise,
• Sabah uyandığınızda cildinizin üzerinde hissedilir, yağlı bir tabaka varsa,
• Makyajdan saatler sonra da cildiniz parlak kalıyorsa.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git