Hafızanızı Geliştirin

NASIL HATIRLARIZ?
Nasıl ve neden unuttuğumuzu anlamak için hafızanın nasıl çalıştığını anlamak gerekir. Hafıza üç süreç içerir:
Kaydetme- bilgiyi alma
Alıkoyma- bilginin iyice yerleştiğinden emin olma.
Bulma- gerektiğinde o bilgiyi arayıp tekrar ele geçirme

NASIL UNUTURUZ?
Hatırlamanın üç parçalı süreci herhangi bir aşamada kesintiye uğrayabilir: Bilgiyi kaydetmemiş olabiliriz (belki dinlemiyorduk); alıkoymayı başaramayabiliriz (düşünecek pek çok şey vardı ya da başka bir sürü nedenden ötürü başaramadık ya da, o bilginin beynimizde olduğundan emin olmamıza rağmen onu geri çağırmayı, arayıp, tekrar ele geçirmeyi başaramayabiliriz. Anımsamaya çalıştığımız şeyle ilgili ipuçları bile bulabiliriz bazen, ama gene de zorlanır beynimiz “dilimin ucunda”, “evelsi gündü”, “galiba s’yle başlıyordu” deriz ..ama hatırlayanlayız.

Herkes bir şeyleri unutur: iyi bir dostun doğum gününü, elektriği kapatmayı, telefon faturasını yatırmayı, ekmek almayı… Ama hafızamız (ve bütün anılarımız) kişiliğimizin öylesine ayrılmaz bir parçasıdır ki, herhangi bir şeyi unutmak bizi rahatsız eder. Sık sık bir şeyler unutmaya başlarsak bu işin sonunun nereye varacağını düşünüp endişelenebiliriz. Ya adımızı unutursak? Çalışmayı, para kazanmayı nasıl başarırız?… Bunun, deliliğin ilk belirtileri olup olmadığını düşünenlerimiz bile olabilir.

ÇOCUKTA
Çocukların dikkati yoğunlaştırma süreleri yetişkinlerin-kinden çok daha kısadır; gelen bilgilerin önemli bir kısmı kaydedilmez.
Çocuğun zayıf hafızası, hayati önemi olan bazı hafıza hücrelerini tahrip eden ateşli çocuk hastalıkları yüzünden daha da zayıflayabilir.Bütün bunlara ek olarak çocuk, kendisine gelen yeni bilgiyi açıkça düzenlenmiş ya da sınıflandırılmış biçimde depo-layamaz. Bunun nedeni, hafızanın büyük ölçüde deneyime dayanmasıdır. Çocuklar, gördükleri ya da işittikleri pek çok şeyin arasındaki ilgiyi anlayacak deneyime sahip değillerdir. Futbol hastası bir çocuk tuttuğu takımın bütün oyuncularını adını hatırlayabilir ama babasının doğum gününü rahatlıkla unutabilir. Çocuklar, tarihlerin ya da doğum günlerinin önemini kavrayamazlar.

ERİŞKİNDE
Pek çok anne, çocuğu büyüyüp erişkin olduğunda da bir sürü şeyi unuttuğunu görür. En çok satan plaklar listesindeki bütün şarkıları ve şarkıcıları ezbere sayabilirken, eşofmanını yıkanması gerektiğini ancak jimnastik dersi olduğu gün hatırlar. Bu dönemde anahtar fikir, “hatırlamaya de-ğiyorsa hatırlarım”dır. Erişkinler, kendileri için önemli olan şeyleri anımsarlar; basit bir öncelikler meselesidir bu. Ama tabii onlar da, yetişkinlerde amneziye (hafıza kaybına, unutkanlığa) yol açan aynı mekanizmalara karşı savunmasızdırlar.

YETİŞKİNDE
Hafıza kaybından sorumlu olan dört temel neden yetişkinlerde çok belirgindir. Depresyon her dört kişiden birini, hayatının herhangi bir döneminde etkiler ve hafızada önemli bir kayba neden olur. Bilginin kaydedilip depolon-ması süreçleri son derece ba-şarızsızdır, ama önceden depolanmış bilgiler aranıp bulunabilirler.
Toksit bir dürtü, özellikle alkol, yetişkinlerdeki geçici hafıza kaybının belki de en sık görülen nedenidir. Alkol, beyin hücrelerini buruşturup büzerek kelimenin tam anlamıyla turşularını çıkararak hafızayı tahrip edip sakatlar. Düzenli olarak çok içki içenler ve alkoliklerin hafızası sürekli bir gerileme içindedir. Reçeteyle satılan bazı ilaçlar da geçici unutkanlıklara neden olur ama ilaç almaktan vazgeçilince bu durum kaybolur.

Yaralar ya da hastalıklar da amneziye neden olabilirler. Başı kötü biçimde çarpmak (daha çok genç yetişkinlerin hafıza kayıplarının nedenidir), beyin tümörleri, darbeler ve alzheimer hastalığı (60 yaşın üstündekilerde tipik görülür) bunların bazılarıdır.

YAŞLANMANIN ETKİLERİ
Yaşlı kişilerde hafıza kaybının en sık görülen nedeni ya “yaşla ilgili hafıza bozukluğu” ya da dementia (bunama hastalığıdır. Hafızanın zayıflaması gözlerin daha az görmesi ve eklemlerin sertleşmesi yaşlılığın doğal sonuçlarıdır. Ama bunama, hafıza, dikkati yoğunlaştırma, yargılama, dil ve idrak dahil bütün entellektüel yeteneklerin bozulmasıdır. Alzheimer hastalığı, toplam dementia vakalarının yaklaşık üçte ikisini oluşturur.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git