Yazar: admin

  • Doktoru ‘şok geçirmesi lazım’ dedi, çareyi kurusıkı tabanca ile ateş etmekte buldular

    Doktoru ‘şok geçirmesi lazım’ dedi, çareyi kurusıkı tabanca ile ateş etmekte buldular

    Esenyurt’ta, geçirdiği kaza sonrası hafıza kaybı yaşayan kadın için doktorunun ‘Şok geçirmesi lazım’ demesi üzerine, akrabaları kurusıkı tabanca ile saldırı düzenledi.

    O anlar ise cep telefonu kamerasına yansıdı. Görüntülerin ortaya çıkması üzerine polis işlem başlattı.

    Olay, dün sabah saatlerinde Esenyurt Bağlarçeşme Mahallesi’nde bulunan bir sokakta yaşandı. Servis aracının arkasına saklanan biri, sokaktan geçen kadınlara kurusıkı tabanca ile ateş edip, kaçtı. Olayda şans eseri 2 kadın da yara almadı. Yaşananlar ise bir vatandaşın cep telefonu kamerasına yansıdı. Öte yandan saldırganın kaçtığı ve 2 kadının olay sonrası yürüyerek yollarına devam ettiği anlar bir işyerinin kamerası tarafından kaydedildi. Görüntülerin sosyal medyada ortaya çıkması üzerine polis ekipleri, çalışma başlattı.

    ŞOK YAŞAMASI İÇİN ATEŞ ETMİŞLER

    Olay yerinde yaptıkları incelemelerin ardından polis ekipleri, saldırganı yakaladı. İfadesi alınmak üzere saldırgan ile beraber kadının yakınları da polis merkezine götürüldü. Kadının akrabaları verdikleri ifadede, “Görüntülerdeki kadın, akrabamız. Bir kaza sonucu hafıza kaybı yaşadı. Hafıza kaybının geçmesi için doktoru ‘Şok geçirmesi lazım’ dedi. Biz de böyle bir şey planladık” diye konuştu. Öte yandan kadına ateş eden kişinin de, akrabası olduğu öğrenildi. Kadın ise akrabalarından şikayetçi olmadı.

    “SİLAH SESLERİNİ DUYDUM”

    Dükkanın da oturduğu sırada silah seslerini duyduğunu söyleyen Ramazan Özdoğan, “Sabah dükkanımı açtım. Silah seslerini duydum. Dükkan çıkıp, baktığımda hiçbir şey görmedim. Olayın neden olduğun bilmiyorum. Kurusıkı tabanca ile ateş edildiğini öğrendim” dedi.

  • Seray Sever yaşadığı zor günleri anlattı… Gözyaşlarına boğuldu: Gidersem babamın yanına, kalırsam çocuklarımın yanına!

    Seray Sever yaşadığı zor günleri anlattı… Gözyaşlarına boğuldu: Gidersem babamın yanına, kalırsam çocuklarımın yanına!

    Oyuncu Seray Sever, geçtiğimiz mayıs ayında anne olmuş ikiz kızları Sofia ve Alya’yı dünyaya getimişti.

    Doğumuna günler kala babası Tamer Sever’in ölümüyle yıkılan Seray Sever Tv8’de yayınlanan 2. Sayfa programına konuk oldu. Sever, yaşadığı zor günleri anlatırken gözyaşlarına boğuldu.

    ’10 ÜNİTE KAN ALDIM’

    * Hastaneden 20 gün sonra çıktım. Operayonum çok meşakatli idi. Başka ellerde olsam çıkamayabilirdim. Benim kendimle alakalı sorunlar… 3,5 saat sürdü operayon. Çocukları hızlıca alıp ondan sonra beni toparlamaya başladılar. 10 ünite kan aldım.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    * Ameliyathaneye girerken bu kadarını bilmiyordum. Hastaneye gitmeden iki kalça kemiğimin yanlara doğru açıldığını gördüm. Sabah 05.00’te hastanedeydim.

    ‘ÇOCUKLARI BOĞA BURCU YAPACAĞIM’

    * Doktor ‘Seray hastaneye gelsin, sakın bir şey yemesin’ diyor. ben ‘Hayır çocukları Boğa Burcu yapacağım, yarın gideceğim hastaneye’ diyorum.

    * İçeride 20-25 kişi vardı. En büyük ameliyathanedeydik. Önce ‘Buradan sağ salim çıkarsam çocuklarımla bir adak adayayım’ dedim. Sonra ‘Tamamen tesimiyetteyim, gidersem babamın yanına, kalırsam çocuklarımın yanına…’ diye düşündüm.

    ‘İNANCINIZI YİTİRMEYİN’

    * Bana ‘çocuğun olmaz’ demediler ama söyledikleri arkadaşlarım var. Ben sekiz kere denedim. 40 yaşındaki insana da bunu söylüyorlar. Kimse umudunu kaybetmesin. Yeter ki doğru insanlar olsun.

    * İnancımı yitirebilirdim. Annem 48 yaşında doğal hamile kalmış. Ona çok inanıyordum. Ben de 48 yaşında hamile kaldım.

    ‘BİR DAİRE PARASINDAN FAZLA HARCADIM’

    * O süreçte manevi olarak yıpranıyorsun, maddi olarak da öyle böyle değil… Bu iş ticarete dönmüş. Tüp bebek tedavisi için bir daire parasından çok daha fazlasını harcadım.

    * En üzüntülü anlarımda çocuklar karnımda daha çok hareketlendiler. Babamı hastaneye yatırdığım gün çocuklar ilk tekmelerini attılar.

    ‘EL SALLADIK VE BABAM GİTTİ’

    * Biz çıkmaya hazırlanıyorduk, babam entübe oldu. Hiçbir şey anlamadık. Babamı maskeli haliyle gördüm. El salladık. ‘Babacığım bekliyoruz’ dedim. Gitti.

  • Elleriniz aşk hayatınızla ilgili ipucu veriyor

    Elleriniz aşk hayatınızla ilgili ipucu veriyor

    Eller, aşk hayatınızı ve kişiliğinizi anlatıyor. Bunun için yapmanız gereken çok basit: Avuçlarınızı birleştirin, fotoğraflara bakın ve kendinizi görün.

    Sevgilinizle Bu testi Mutlaka Yapın Sonucuna İnanamayacaksınız
    Farkında olmayabilirsiniz fakat avuç çizgileriniz sizin hakkınızda pek çok detay veriyor. İşte avuç çizginize göre ilişki analizi..

    Elleriniz aşk hayatınızı ve kişiliğinizi anlatıyor. Bunun için yapmanız gereken tek şey ise avuçlarınızı bu şekilde birleştirmek.
    İŞTE O SONUÇ

    OKUMAYA DEVAM ETMEK İÇİN RESİMLERİN ÜZERİNE TIKLAYIN

  • 18 yaşındaki İrem Evren’i öldüren damadına mesaj atmış! Cenazede feryat etti: ‘Özür dilerim annem’

    18 yaşındaki İrem Evren’i öldüren damadına mesaj atmış! Cenazede feryat etti: ‘Özür dilerim annem’

    Denizli’de kocası Ferhat Evren (27) tarafından 5 el ateş edilerek öldürülen 18 yaşındaki genç anne İrem Evren’in cenazesinde gözyaşları sel olup aktı.

    Olayın ardından kaçan Ferhat Evren’in yakalanması için çalışmalar devam ederken, damadına kızının başkalarıyla birlikteliği olduğu yönünde mesajlar attığı belirlenen anne Hanım G., cenazede ağıtlar yakıp, kızından özür diledi. Hanım G., “Kuzum, kurban olduğum, ölürdüm yollarına İrem. Senden özür dilerim annem. Yaktın beni Ferhat, ben yandım” dedi.

    Cinayet, dün saat 11.00 sıralarında Merkezefendi ilçesinin kırsal Aşağışamlı Mahallesi’nde meydana geldi. 1 yıllık evli Ferhat ile İrem Evren arasında evde ailevi sorunlar nedeniyle tartışma çıktı.

    Tartışmanın büyümesiyle Ferhat Evren, tabancayla eşini yere yatırıp başına ve göğüs bölgesine peş peşe 5 el ateş edip kaçtı.

    AŞAĞIDAKİ RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Silah sesini duyan komşuların ihbarıyla adrese jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekibi yaptığı kontrolde 1 aylık bebeği olan İrem Evren’in hayatını kaybettiğini belirledi.

    DAMADINA MESAJ GÖNDERMİŞ

    Polis ve jandarma ekipleri, olay yerinden kaçan ‘kasten yaralama’ ve ‘dolandırıcılık’ suçlarından kaydı bulunan Ferhat Evren’i yakalamak için çalışmalarını sürdürüyor. Öte yandan, jandarma ekiplerinin yaptığı incelemede İrem Evren’in annesi Hanım G.’nin damadına kızının başkalarıyla birlikte olduğuna dair gönderdiği sesli mesajlar tespit edildi. Evren çiftinin, bebeği H.E. ise olayın ardından Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğünce korumaya alındı.

    Eşini kayınvalidesinin attığı sesli mesajlar yüzünden öldürdüğü iddia edilen Ferhat Evren’in anne Hanım G.’ye de zarar verebileceği ihtimali üzerine jandarma ve polis ekipleri geniş güvenlik önlemleri aldı. Polis, anne Hanım G.’nin yaşadığı evin çevresinde, jandarma ise olayın yaşandığı mahallede tebdir aldı.

    İrem Evren’in cenazesi bugün Pamukkale Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Kurumu’nun morgunda yapılan otopsi sonrası yakınlarına teslim edildi. İrem Evren, kılınan cenaze namazının ardından Kayhan Mezarlığı’nda toprağa verildi.

    Cenazede kızından özür dileyen ve ağıt yakan anne Hanım G., “Kuzum, kurban olduğum, ölürdüm yollarına İrem. Senden özür dilerim annem. Yaktın beni Ferhat, ben yandım” dedi.

    ‘KIZ BEBEK DİYE EZİYET ETTİLER’

    Pamukkale İlçe Emniyet Müdürü Kamil Aydın, Hanım G.’ye jandarma ve polisin şüpheliyi en kısa sürede yakalamak için çalıştığını söyledi.

    Cenazenin toprağa verilmesinin ardından polis korumasında evine götürülen anne Hanım G., “Ben yandım, kızım yeni doğum yaptı. Kız bebek diye eziyet ettiler. Karnındaki bebeği düşürmesini istediler. Katilin yakalanmasını istiyorum. Evime geldi silahla kızımı ikna edip götürdüler, kızımı susturdular. Çiçekti benim kızım, çiçeğimi soldurdular” diye konuştu.

    İREM’DEN GERİYE BEBEĞİYLE ÇEKTİĞİ GÖRÜNTÜLER KALDI

    18 yaşındaki İrem’den geriye ise, sosyal medya hesabından ailesine gönderdiği gülümsediği videoları ve bebeği ile çektiği görüntüler kaldı. Bebeğiyle doyasıya vakit geçiren İrem’in geriye kalan son görüntüleri izleyenleri duygulandırdı.

  • Önce korona şimdi de kanser aşısı! Uğur Şahin ve Özlem Türeci’den büyük başarı

    Önce korona şimdi de kanser aşısı! Uğur Şahin ve Özlem Türeci’den büyük başarı

    Koronavirüs salgını dünyanın üzerine kâbus gibi çöktüğünde Pfizer ile birlikte bir aşı geliştirerek milyonlarca insanın hayatını kurtaran BioNTech’in kurucuları Özlem Türeci ve Uğur Şahin bir kez daha tüm dünyaya umut aşıladı.

     

    Ülkemizin gurur kaynağı bilim insanları bu kez de kanseri alt edecek bir başarıya imza attı…

    Pfizer aşısının arkasındaki uzmanlar, uzun vadeli bağışıklık tepkisini artırabilecek kişiselleştirilmiş bir Pankreas Kanseri tedavisi üzerindeki çalışmalarını tamamladılar. Pfizer/BioNTech’in Covid aşısının arkasındaki mucitler, pankreas kanserinin geri dönmesini durdurmak için Covid-19 aşısındaki aynı teknolojiyi kullandılar.

    Her hasta için özel olarak hazırlanan Aşı, bağışıklık sistemini tümör hücrelerine saldırması ve hastalığı başarılı bir şekilde uzak tutması için kullanılacak.

    Pfizer-BioNTech Covid-19 aşısının arkasındaki isimler Özlem Türeci ve Uğur Şahin, pankreas kanseri hastaları için geliştirdikleri aşı hakkında konuşmak üzere New York’taki doktorlarla bir araya geldi.

    Türünün ilk örneği olan klinik çalışmasının I. Aşama sonuçları, bu hafta sonu Amerikan Klinik Onkoloji Derneği’nin (ASCO) Chicago’daki yıllık konferansında sunuldu.

     

    Pankreas kanseri genellikle bu tür ölümcül tümörler için çok belirleyici olduğu için bulguların tedavisi diğer zor tedavi olan kanserler için yeni bir umudun habercisi olacak.
    Birleşik Krallık’ta her yıl yaklaşık 10 bin 500 yeni pankreas kanseri vakası ortaya çıkıyor. Ancak hastaların sadece dörtte biri bir yıl veya daha uzun süre hayatta kalıyor.

    Araştırmacılar, bu son teknolojiyle üretilen aşının diğer kanserlerde kullanılmasının önünün de açık olduğunu söylüyor.

    Bu yılın başlarında “kansere karşı savaş” ilan eden Sağlık Bakanı Sajid Javid, kanser aşıları gibi yenilikçi tedavilere yatırım yapma sözü vermişti.

    Bu yeni araştırma, bu tür aşıların, hükümetin 10 yıllık kanser planı kapsamında önümüzdeki on yılda NHS’de (Ulusal Sağlık Sistemi) bulunabileceğine dair umutları artırıyor.

    New York’taki Memorial Sloan Kettering Kanser Merkezi’nin baş araştırmacısı Dr. Vinod Balachandran aşıyla ilgili olarak şunları söyledi:

    “Diğer bazı immünoterapilerin aksine, bu mRNA aşılarının pankreas kanseri hastalarında bağışıklık tepkilerini uyarma yeteneği var gibi görünüyor. Bu yüzden çok heyecanlıyız ve erken sonuçlar bir bağışıklık tepkiniz varsa daha iyi bir sonuca sahip olabileceğinizi gösteriyor.”

     

    18 AY SONRA KANSERDEN KURTARIYOR

    Pankreas hastalarının yaklaşık yüzde 20’si ameliyat için uygundur, ancak yalnızca küçük bir alt grup uzun vadede hayatta kalmayı başarır. Araştırmacılar, bu hastaların tümörlerini analiz ederek, çok sayıda bağışıklık hücrelerine, özellikle de vücudu enfeksiyondan koruyan ve kanserle savaşmaya yardımcı olan T hücrelerine sahip olduklarını keşfettiler.

    Tüm pankreas kanseri vakalarının yaklaşık yüzde 90’ını oluşturan pankreas duktal adenokarsinomlu (PDAC) yirmi hasta, deneme için kullanıldı.

    Bu hastalar kanseri çıkarmak için ameliyat edildiler ve 72 saat sonra tümör örnekleri, damardan verilen kişiselleştirilmiş aşılarını formüle etmek için Almanya’daki BioNTech’e gönderildi.

    Hastalar ayrıca tepkilerini artırmaya yardımcı olmak için immünoterapi de aldı.

    Aşılar, vücudun hücrelerine bir bağışıklık tepkisini tetikleyecek bir protein yapmayı öğretmek için tümörden alınan bir parça mRNA, yani genetik kodu kullanıyor.

    Bu teknik, Pfizer-BioNTech’in Covid-19 aşısında kullanılan teknolojinin aynısı.

    Vücut daha sonra bu kanser hücrelerinin aslında yabancı olduğunu öğreniyor ve kanser geri dönerse bu hücreleri bulup öldürmek için T hücrelerini gönderiyor.

    On altı hasta, ameliyattan dokuz hafta sonra dokuz aşı dozunun ilkini aldı ve bunların yarısı önemli bir bağışıklık tepkisi üretti.

     

    18 ayda, sekiz hastanın tümü kansersiz hale geldi, bu da uzmanlara, aşı tarafından aktive edilen T hücrelerinin kanserin tekrarını durdurduğunu düşündürdü.

    Ancak aşıya yanıt vermeyen sekiz hastadan altısı, kanserlerinin bir yıl sonra geri döndüğünü gördü. Araştırmacılar hala grubun yarısının neden yanıt vermediğini araştırıyorlar.

    Önce korona şimdi de kanser aşısı Uğur Şahin ve Özlem Türeci’den büyük başarı
    Uğur Şahin, kendi geliştirdiği Covid-19 aşısını yaptırırken böyle poz vermiş ve aşıyla ilgili tartışmaları sonlandırmıştı

    HASTALARIN DOKUZ DOZ AŞIYA İHTİYACI VAR

    BioNTech’in kurucu ortağı ve baş sağlık görevlisi Prof. Özlem Türeci, PDAC’li hastaların sadece yüzde beşinin tedaviye yanıt verdiğini söyledi.

    Türeci açıklamasında “Kanser aşılamasında uzun süredir devam eden araştırmamızdan yararlanarak bu zorluğun üstesinden gelmeye kararlıyız ve bu tür tedavi edilmesi zor tümörlerin [sic] tedavisinde yeni bir çığır açmaya çalışıyoruz” dedi.

    BioNTech’in kurucuları Dr. Türeci ve eşi Dr. Uğur Şahin, geçen yıl The Telegraph’a kanser için mRNA aşılarının önümüzdeki beş yıl içinde bulunabileceğine inandıklarını söylemişti.

     

    Dr. Balachandran, hastaların dokuz doz aşıya ihtiyaç duyduğunu, çünkü Koronavirüs gibi bir patojenin aksine kanserin “bir anlamda kendi kendine” olduğunu ve vücudun bir parçası haline geldiğini açıkladı.

    “Bağışıklık sistemlerimiz, kendi dokularımıza saldırmamak için oluşmuştur.” diyen Balachandran bağışıklık sistemini kanserle savaşmak için eğitmenin daha yüksek dozlarda aşıya ihtiyaç duyduğunu belirtti.

    İngiltere Pankreas Kanseri araştırma başkanı Dr Chris MacDonald, aşının “en ölümcül ve yaygın kansere karşı hayati yeni bir silah” olabileceğini söyledi.

    Önce korona şimdi de kanser aşısı Uğur Şahin ve Özlem Türeci’den büyük başarı
    Özlem Türeci BionTech’in bilim ekibinin başında yer alıyor
    MacDonald, denemenin küçük örneklem büyüklüğüne rağmen şunları söyledi:

    “Bu kadar uzun süredir yeterince ilerleme sağlanamayan bir kanserde bu ilerlemeyi görmek gerçekten heyecan verici.”

    Araştırmacılar şimdi daha büyük bir hasta grubunda denemeyi tekrarlamayı planlıyorlar.

  • Ali Kırca yıllar sonra ortaya çıktı

    Ali Kırca yıllar sonra ortaya çıktı

    Siyaset Meydanı ve ana haber sunuculuğu ile bir dönem ekranlara damgasını vuran Ali Kırca yıllar sonra ortaya çıktı. Kırca, Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca’yı ziyaret etti. Ali Kırca’nın son hali sosyal medyada gündem oldu.

    Bir dönem seyirciyi ekranlara kilitleyen Türkiye’nin en başarılı sunucularından Ali Kırca, yıllardır ekranlarda yer almıyor. Gözlerden uzak bir yaşam süren 74 yaşındaki Ali Kırca, uzun süre sonra ortaya çıktı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    ALİ KIRCA KİMDİR?
    Ali Kırca, 1948 yılında Akşehir’de doğdu. Deniz Harp Akademisi’ni bitiren Kırca’nın deniz teğmeni olarak başladığı meslek hayatı, bir bildiri nedeniyle sona erdi. Ali Kırca’nın medyaya ilgi duyması ise 17 yaşında başladı. İstanbul Üniversitesi’nde okuyan Kırca, 1974 yılında TRT’de muhabir oldu. Ardından, TRT Haber Dairesi Başkanlığı’nda çalıştı. Ali Kırca, TRT Washington temsilcisi olarak görev yaptı. Ardından İnter Star’a geçti. 1993 yılında ATV Haber Dairesi Başkanı oldu. 6 Şubat 1994’te yayına giren “Siyaset Meydanı” ile geniş kitlelerce tanındı.

  • 5 ay komada kaldı! Gözlerini açtığında öğrendiği gerçekle dünyası başına yıkıldı

    5 ay komada kaldı! Gözlerini açtığında öğrendiği gerçekle dünyası başına yıkıldı

    Geçirdiği trajik bir kaza sonrası 5 ay boyunca komada kalan 25 yaşındaki Brie Duval’ın uyandığında öğrendiği gerçekle dünyası başına yıkıldı. Genç kadın hem hastalık sürecini hem de yaşadığı ihaneti aylar sonra dünya ile paylaştı…

    Kanada’da bir restoranda şef olarak çalışan 25 yaşındaki Brie Duval, 2 yıl önce geçirdiği trajik biz kaza sonrası yoğun bakıma kaldırıldı.

    ÇATI KATINDAN YERE DÜŞTÜ, 5 AY KOMADA KALDI

    Aslen Avusturyalı olan genç kadın 2020 yılının Ağustos ayında Alberta kentindeki bir çatı barından yere düştü. Kaldırıma düşer düşmez müdahale edilen ve hava yolu ile Alberta Üniversitesi Hastanesi’ne götürülen talihsiz kadın tam 5 ay boyunca komada kaldı.
    GÖRSELLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    DOKTORLAR YÜZDE 10 YAŞAMA ŞANSI VERDİ
    Doktorları genç kadının anne ve babasına, kızlarının Beyin Kanaması geçirdiğini, omurgasında ciddi zedelenmeler olduğunu, kaburgalarında ve dişlerinde kırıklar olduğunu söyleyerek yaşama sansının sadece yüzde 10 olduğunu belirttiler.

    Ailesi ona veda etmek zorunda kalacaklarını düşünerek Avustralya hükümetinden özel izin istedi ancak pandemi koşulları nedeni ile istedikleri izin çıkmadı. Çaresiz anne baba doktorlardan Brie’nin yanına gidene kadar kızlarının yaşam destek ünitesine bağlı kalmasını istedi.

    Brie düşme sırasında 2 beyin kanaması geçirmişti. Omurgasındaki hasar nedeni ile vücudunun sol tarafı zayıflamıştı. Genç kadının hastaneye yatırılmasından üç gün sonra bir yardım kampanyası başlatıldı ve Brie için 26 bin pound civarında bir para toplandı.

    KOMADAN ÇIKTI ANCAK HİÇBİR ŞEY HATIRLAMIYORDU

    Doktorların yaşamak için sadece yüzde 10 şans verdiği Brie bir süre sonra mucize bir şekilde gözlerini açtı ancak geçmiş hayatına dair hiçbir şey hatırlamıyordu.

    Yoğun bakımda yaşam destek ünitesine bağlı olarak tam 5 ay geçiren genç kadın kazanın üstünden aylar geçtikten sonra geçmişine dair şeyleri hatırlamaya başladı, hatırladığı kişiler arasında 4 yıldır birlikte olduğu nişanlısı da vardı.

    NİŞANLISINA ULAŞMAK İSTEDİ, KIZ ARKADAŞI CEVAP VERDİ
    Genç kadın nişanlısını hatırlar hatırlamaz onu sordu ancak nişanlısının çoktan kayıplara karıştığını ve hayatına onsuz devam ettiğini öğrendi.

    Brie yine de telefonu kendisine verildiğinde hastanede onu bir kez bile ziyaret etmeyen nişanlısına ulaşmaya çalıştı ancak nişanlısı onu her yerden engellemişti.

    Bir kaç gün sonra ise telefonuna nişanlısının yeni kız arkadaşından ‘kendilerini rahatsız etmemesi’ yönünde uyarıda bulunan bir mesaj geldi.

    RUH EŞİM SANMIŞTIM YANILMIŞIM
    Brie FEMAİL’e yaptığı açıklamada 4 yıldır hayatını paylaştığı kişinin onu bu şekilde terk etmesinin büyük bir şok olduğunu belirterek inanılmaz derecede incindiğini söyledi.

    ‘Ruh eşi’ sandığı adamın böyle bir şey yaptığına inanamadığını söyleyen genç kadın, “Yıllardır çok iyi arkadaştık. Milyonlarca yıl geçse de bunun olacağı aklıma gelmezdi. Özellikle de hayatımın böylesine berbat bir döneminde. Ruh eşim sanmıştım ama yanılmışım.” dedi.

    Genç kadın şimdilerde ağır geçen tedavi süreci ve nişanlısının kendine yaptıkları sonrası yeniden hayata tutunmaya çalışıyor.

    Ailesine ve arkadaşlarına yakın olmak için Perth’e geri dönen Brie, “Belimden aşağısında hala uyuşukluk var ama tekrar yürüyebilmek için yürüyüş tarzımı değiştirdim. Sevdiklerimle birlikte iyileşmek için Avustralya’ya geldim ve işten izin aldım. İyileşme biraz zaman alacak ama gelecek yıl işe dönmeyi umuyorum” dedi.

    Genç kadının hikayesi sosyal medyada geniş yankı uyandırdı…

  • ‘Mezuniyet mi! Canım kızım ne ara büyüdün sen!’

    ‘Mezuniyet mi! Canım kızım ne ara büyüdün sen!’

    Pınar Altuğ 2008 yılında Yağmur Atacan ile nikah masasına oturmuş, çiftin kızları 2009 yılında dünyaya gelmişti.

    Su, orta okuldan mezun oldu. Pınar Altuğ ve Yağmur Atacan çifti, kızlarını mezuniyet töreninde yalnız bırakmadı.

    Pınar Altuğ, törenden fotoğrafları Instagram’da takipçileri ile paylaştı. Altuğ, Su’nun diploma aldığı fotoğrafa “Ortaokul mezuniyeti mi! Ne ara büyüdün sen’ notunu düştü.

    Pınar Altuğ bu kareleri ise ‘Dile kolay 8 yıl… Kızlar mezun, biz mutlu… Bu 8A bir başkaydı dostum’ notuyla paylaştı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

  • Siyam ikizleri Cezayirli bebekler İstanbul’da 9 saat süren ameliyat ile ayrıldı

    Siyam ikizleri Cezayirli bebekler İstanbul’da 9 saat süren ameliyat ile ayrıldı

    İstanbul’da önceki gün gerçekleştirilen büyük bir operasyonla, Cezayirli siyam ikizi bebekler ayrıldı.

    Operasyonu gerçekleştirilen onlarca kişilik sağlık ordusu, 9 saat süren ameliyatla biri yaklaşık 6, diğeri ise 8 kilo ağırlığındaki göğüs kemiğinden yapışık siyam ikizi kız bebekleri, birbirinden ayırmayı başardı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Henüz 1 yaşını dahi doldurmadan bu büyük ameliyatla aylar sonra nihayet ayrı bedenlerde nefes alabilen bebeklerin durumu yoğun bakımda takip edilirken, rekonstrüktif cerrahi ve mikrocerrahi alanında çok başarılı ameliyatlar gerçekleştiren Prof. Dr. Mehmet Veli Karaaltın liderliğinde gerçekleştirilen bu büyük operasyon, tıp camiasında da büyük heyecanla karşılandı.

     

    Bebeklerin böylesine büyük bir operasyon sonrası riskli süreci henüz tamamlamadığı, bu nedenle yoğun bakımda titizlikle izlendiği öğrenildi.

    Geçtiğimiz Şubat ayından bu yana durumu izlenen ve bu büyük ameliyatın hazırlığı aylarca süren siyam ikizlerinin, 3D iskelet ve organ modeli çıkarılarak ameliyat öncesi değerlendirmeleri yapıldı. İkizlerin ayrı kalplere sahip olduğu, ancak göğüs kemiklerinden birbirlerine yapışık olduğu için çok riskli ve uzun süren bir ameliyatla ayrılma işlemlerinin gerçekleştirildiği öğrenildi. Siyam ikizi ayırma ameliyatları dünyada da çok nadiren gerçekleştiriliyor.

    Ameliyatı gerçekleştiren ekibin lideri Prof. Dr. Karaaltın, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “Yaklaşık 9 saat süren bir operasyon sonrası dünyada nadir rastlanan siyam ikizlerini yukarıda gördüğünüz fakat isimlerini teker teker sayamayacağım koca yürekli insanlardan oluşan ekibimiz sayesinde başarılı bir şekilde ayırdık” ifadelerine yer verdi. Acıbadem Atakent Hastanesi ekiplerinin bu büyük başarısı, yurt dışındaki sosyal medya hesaplarında da büyük bir övgüyle paylaşıldı. Acıbadem Taksim Hastanesi doktorlarından Prof. Dr. Karaaltın, daha önce de rekonstrüktif cerrahi alanında yaptığı çok büyük ameliyatlarla dünyada adını duyuran isimlerden birisi. Prof. Dr. Karaaltın en son geçtiğimiz yıl, üstelik pandemi koşullarında, Malta’da parmağı kopan bir hastanın, çantasında kopan parmağıyla beraber Türkiye’ye getirilmesini sağlayıp kazanın üzerinden 19 saat geçmesine rağmen parmağını başarıyla dikerek kurtarılmasını sağlamıştı.

  • Maltepe’de iğrenç olay! Duş alan kadını gözetlerken yakalandı… Meydan dayağı

    Maltepe’de iğrenç olay! Duş alan kadını gözetlerken yakalandı… Meydan dayağı

    İstanbul Maltepe’de şüpheli Muhammed Ç. evinin banyosunda duş alan kadını gözetlerken yakalandı.

    Kadının eşi kaçan şüpheli Muhammed Ç.’yi sokakta yakaladı ve yere yatırıp tokat attı. Şüphelinin elini öperek yalvardığı anlar ise cep telefonu kamerasına yansıdı. Şüpheli Muhammed Ç.’nin emniyette verdiği ifadesi ortaya çıktı.

    Olay, dün saat 07.30 sıralarında Maltepe’de meydana geldi. İddiaya göre, 5 katlı binanın bodrum katında oturan Kezban K. banyoya girdi. Duş aldığı sırada bir kişinin banyo penceresinden kendisini izlediğini fark ederek durumu eşi Ramazan K.’ya söyledi. Ramazan K. şüpheliyi kovalamaya başladı. Sokakta yaşanan kovalamacanın ardından şüpheli yakalandı. Ramazan K. şüpheliyi yere yatırıp tokatladı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    ELİNİ ÖPEREK YALVARDI

    Şüphelinin elini öperek yalvardığı anlar ise cep telefonu kamerasına yansıdı. Çevredekilerin ihbarıyla olay yerine gelen polis ekipleri, şüpheli Muhammed Ç.’yi (22) gözaltına alarak Küçükyalı Polis Merkezi’ne getirdi. Şüphelinin yapılan üst aramasında ceplerinde kadın iç çamaşırları bulundu. Polis olay yerinde yaptığı incelemede ise yerde içinde kimlik bulunan bir cüzdan buldu. Cüzdanın sahibine ulaşan polis, şüphelinin üzerindeki iç çamaşırlarının cüzdan sahibinin eşine ait olduğu ortaya çıktı. Yapılan sorgulamada Muhammed Ç.’nin iç çamaşırlarını sokaktaki çöp kutusundan aldığını söylediği öğrenildi. Yapılan işlemlerinin ardından Kartal Anadolu Adliyesi’ne sevk edilen Muhammed Ç. tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    “CAM DAHA BÜYÜK OLSA GİRMEYE ÇALIŞACAK”

    Ramazan K., “Sabah 07.00-07.30 civarlarında bizim burası lavabomuz. Eşim içerideyken vatandaşın birisini buradan gözetleme yaparken yakaladık. Sonra emniyet güçlerimize teslim ettik. Sinekliğimizi yırtmış. Cama zorlama yapıyor. Girmesi mümkün değil ama zorluyor yani. Cam daha büyük olsa girmeye çalışacak. Daha kötü şeyler yapmaya çalışacak. Ben gördüm, arkasından seslenince bu taraftan kaçtı. Ben de koşarak yakaladım. ‘Ağabey beni polislere vermeyin, bir daha yapmayacağım.’ gibi şeyler söylüyordu. Emniyetimizin daha çok önlem almasını isteriz. Bunlar yarın başkasının başına da gelebilir. Küçük çocuklara olabilir, büyüklere olabilir. Bugün yakalandı ama yarın yakalanamayabilir. Daha başka şeyler de yapabilir” dedi.

    ‘KENDİMİ KAYBETTİM’

    Şüpheli Muhammed Ç. emniyetteki ifadesinde olay günü işe gitmek için evden çıktığını ve bir binanın önünden geçerken su sesi duyduğunu söyledi. Binanın önünde durakladığını ve sesin zemin kattaki daireden geldiğini söyleyen Muhammed Ç. “Banyo penceresi yere yakın olduğu için pencerenin dibine kadar yaklaştım ve su sesinin buradan geldiğine emin oldum. Daha sonra bir an kendimi kaybettim ve eğilerek banyo penceresinden içeri baktım. Banyo penceresi yarım açık vaziyetteydi. Bir süre pencereden içeri baktım ancak içerisi görünmediği için içerideki kişiyi göremedim” dedi.

    ‘İLK DEFA YAPTIM PİŞMANIM’

    Bu sırada arkasından bir kişinin yanına koşarak geldiğini gördüğünü ve panikleyerek kaçmaya başladığını anlatan Muhammed Ç.’nin, “Bir iki sokak kaçtıktan sonra ismini sonradan Ramazan K. olarak öğrendiğim ve içeriye baktığım dairenin sahibi olan kişi beni yakaladı. Daha sonra beni yakaladığı sokağa polisler geldi. Banyo penceresinin sinekliğini yırtmadım. Ben pencereden bakarken sineklik yırtıktı. Pencereden içeri bakarken banyoda bulunan ismini sonradan öğrendim kadının kendisini ya da evini daha önce gözetlemedim. Böyle bir olayı ilk defa yaptım. Pişmanım” dediği öğrenildi.

    CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ

    Emniyetteki ifadesinin ardından Kartal’daki Anadolu Adalet Sarayı’na getirilen şüpheli burada savcıya ifade verdi. Savcılık, şüpheliyi “Özel hayatın gizliliğini ihlal etme” suçundan tutuklama talebiyle hakimliğe sevk etti. Hakimlik de şüphelinin sevk edildiği suç maddesinden tutuklanarak cezaevine gönderilmesine karar verdi.

  • Ebru Gündeş ve Iraklı Rassan Khoshnaw aşk mı yaşıyor?

    Ebru Gündeş ve Iraklı Rassan Khoshnaw aşk mı yaşıyor?

    11 yıllık eşi ve kızı Alara’nın babası Reza Zarrab’dan geçen sene boşanan Ebru Gündeş’in Iraklı iş insanı Rassan Khoshnaw ile aşk yaşadığı gündeme gelmiş ancak taraflar bu iddialara sessiz kalmıştı.

    Ebru Gündeş ve Iraklı iş insanı Rassan Khoshnaw’ın fotoğrafları sosyal medyayı salladı.

    Birlikte sarmaş dolaş poz veren ikili, Kelebek yazarı Mehmet Üstündağ’ın ‘Ebru Gündeş, Iraklı işadamının yakın markajında’ haberiyle ilk kez gündeme gelmişti.

    Resimlerin büyük halini görmek için üzerine tıklayın

    SOSYAL MEDYADA ORTAYA ÇIKTI
    Rassan Khoshnaw ve Ebru Gündeş’in samimi fotoğrafları sosyal medyada hızla yayıldı.

    İkilinin sarmaş dolaş pozları aşk iddialarını yeniden alevlendirdi. İkili dedikodular karşısında sessizliğini koruma kararı aldı.

    47 yaşındaki Ebru Gündeş’in 28 yaşındaki Iraklı işadamı Rassan Khoshnaw ile bir süredir görüştüğü öne sürüldü.

  • İbrahim Tatlıses: Çekirdek ailemin içine ettiler

    İbrahim Tatlıses: Çekirdek ailemin içine ettiler

    İbrahim Tatlıses sosyal medya paylaşımıyla yine gündem oldu. Geçtiğimiz günlerde kızı Dilan Çıtak’ın nişanını yapan Tatlıses’in sosyal medyadaki isyanı dikkat çekti.

    İbrahim Tatlıses gerek özel hayatı gerek ekrandaki halleriyle sık sık gündeme geliyor. Son olarak İbrahim Tatlıses gönlünü kendisinden 43 yaş küçük Gülçin Karakaya’ya kaptırmıştı.

    Ancak çiftin ilişkisi uzun sürmemiş ve Gülçin Karakaya Tatlıses’in barışma teklifini de kabul etmemişti. Tatlıses son dönem oğluyla da sorun yaşamıştı.

    İbrahim Tatlıses yaptığı bir açıklamada “Bu saatten sonra kimseye hesap veremem, vereceğimi verdim. Çocuklarımın geleceklerini garantiledim. Kimseye sorumlu değilim. Kafamı dinlemek istiyorum” ifadelerini kullanmıştı.

    İbrahim Tatlıses’in son paylaşımı da sitem doluydu. Tatlıses sosyal medyadan isyan etti. İbo paylaşımında “İzmir’de çekirdek bir ailem var dedim ailemin içine ettiler o çekirdek aileyi büyütecektim bu saatten sonra kime hesap vereceğim ALLAH’tan başka kimseye, yapacağımı yapmışım herkesin yaşamı hayatı garantide kim sebep olduysa ALLAH da onları bildiği gibi yapsın hakkımı helal etmiyorum” dedi.