Yazar: admin
-

İzmir’de 4 kişiyi vahşice öldürmüştü! Cani yakalandı… Her şeyi itiraf etti
İzmir’in Bayraklı ilçesinde bir evde cesetleri parçalara ayrılmış vaziyette derin dondurucuda bulunan 3’ü kadın 4 Türkmenistan uyruklu kişinin cinayet zanlısı olarak
aranan erkek şüpheli Saparmurat Hallyev, suç aletiyle birlikte Çeşme ilçesinde yakalandı.

Zanlının ilk ifadesinde olayı kıskançlık yüzünden işlediğini söylediği öğrenildi. Öte yandan katil zanlısının, bir telefoncuya giderek, katlettiği kişilerin telefonlarını satıp oradan elde ettiği parayla derin dondurucu satın aldığı da belirlendi.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Adalet Mahallesi 1594/14 Sokak’taki iki katlı evde yaşayan Türkmenistan uyruklu Gülkamar Hanimova ile kızları Leyla Geldiyarova ve Laçin Geldiyarova’yla Ruslan Kerimov adlı erkekten Haber alamayan yakınları 18 Haziran’da durumu polise bildirdi. İhbar üzerine eve giren ekipler, derin dondurucuda 4 ceset buldu. Evdeki inceleme sonrası ölenlerin cenazeleri, otopsi için İzmir Adli Tıp Kurumu’nun morguna kaldırıldı. Cesetlerin tamamen parçalandığı, bu nedenle hangi cesedin kime ait olduğunun ise yapılacak DNA testi sonucunda belirleneceği ifade edildi.
ÖZEL EKİP KURULDU
Olayla ilgili Türkmenistan uyruklu olduğu belirlenen cinayet şüphelisinin yakalanması için özel ekip kuruldu. Şüpheli Saparmurat Haliyev, dün akşam, Çeşme ilçesinde polis tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Olayda kullandığını beyan ettiği suç aleti bıçakla yakalanan Saparmurat Haliyev’in cinayetleri kıskançlık sebebiyle işlediğini itiraf ettiği de belirtildi. Emniyete götürülen Saparmurat Haliyev’in sorgusunun sürdüğü bildirildi.
CEP TELEFONLARINI TOPLAYIP SATMIŞ
İzmir Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, 18 Haziran saat 11.00’de gelen ihbarın ardından yaklaşık bir saat içerinde şüphelinin kimliğini tespit etti. Hemen ardından çevredeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, mahalle halkı ile tek tek konuştu. İfadelerde şüphelinin derin dondurucu almak için adres sorduğunu öğrenen ekipler, kamera kayıtlarından yola çıkarak derin dondurucuyu aldığı Konak ilçesi İkiçeşmelik semtindeki spot eşya dükkanına gidip, iş yeri sahibinin ifadesine başvurdu. Ekipler ayrıca şüphelinin öldürdüğü kişilere ait cep telefonlarını toplayıp, Konak ilçesindeki Basmane semtindeki bir telefoncuya sattığını da belirledi.
ÇEŞME’DE DAHA ÖNCE İNŞAATTA ÇALIŞTIĞI TESPİT EDİLDİ
Yapılan çalışmalar neticesinde çemberi iyice daraltan Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, şüphelinin yaklaşık 2 yıldır Çeşme ilçesinde inşaatlarda çalıştığını belirledi. İlçede şüphelinin gidebileceği noktaları takibe alan Polis, Şifne Mahallesi’ndeki bir inşaat alanında beklemeye başladı.
Yaklaşık 30 saat süren nöbetin ardından şüphelinin gelmesiyle harekete geçen ekipler, Haliyev’i kıskıvrak yakalayarak gözaltına aldı. Haliyev, yanındaki suç aletini de polislere teslim etti. İlk ifadesinde sevgilisi olan Gülkamar Hanimova’yı kıskandığı için cinayetleri işlediğini söyleyen şüphelinin, olayı 13 Haziran’da gerçekleştirdiği ve ardından da buzdolabı ve derin dondurucuya koyduğu öğrenildi. Şüphelinin emniyetteki işlemleri sürüyor.
160 PARÇAYA BÖLMÜŞ
Katil zanlısı Saparmurat Haliyev’ın öldürdüğü 4 kişiyi toplam 160 parçaya böldüğü öğrenildi. Ruslan Kerimov’u 60 parçaya bölen Saparmurat Haliyev’ın, öldürdüğü kadınları derin dondurucuya, erkeği ise buzdolabına koyduğu belirlendi. Derin dondurucudaki kadın cenazelerinin çözülmesinin zaman aldığı da ifade edildi. Saparmurat Haliyev’ın geçmişte kasaplık yaptığı belirtildi.
-

Mehmet Aslantuğ: Biricik Arzum’u ben terk etmedim
Arzum Onan ile 27 yıllık evliliklerini noktalayan Mehmet Aslantuğ, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Biricik sevgili Arzum’u ben terk etmedim.
Kalbimi başka birine vermedim” dedi.

Arzum Onan ile 27 yıllık evliliğini geçtiğimiz ay sonlandıran Mehmet Aslantuğ, sosyal medya hesabından bir paylaşım yaparak boşanmaya sürecini anlattı.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINArzum Onan’ı kendisinin terk etmediğini belirten Aslantuğ, “Ayıp ve utanma duygusuyla büyüdüm, öyle de gideceğim bu hayattan. Biricik sevgili Arzum’u ben terk etmedim. Kalbimi başka birine vermedim” dedi.
‘DAVAYI DA SEN AÇ DEDİM’
Aslantuğ paylaşımının devamında şu ifadeleri kullandı:
“Bir yıl önce dikkatli, özenli, saygılı bir ifadeyle şunu söyledi; ‘Birkaç yıldır baş etmeye çabaladığım ama edemediğim bir durum var. Artık karı koca gibi hissetmiyorum. Kendime ait bir evde yaşamak istiyorum.’
Ben de… Pek kolay olmasa da… Anlayışla, saygıyla karşıladım elbette. Küskün davranmadım. Sadece şunu söyledim ‘Böyle bir durumu yönetemem. O halde hukuken de ayrılalım. Davayı da sen aç ve tamamen özgür ol, kendini öyle ara.”
‘BANA YA DA ONA YÜKLENMEYİN ARTIK’
Kendisine de Arzum Onan’a da yüklenilmemesi çağrısında bulunan Aslantuğ, “Hepsi budur ve aylardır benim için de hiç kolay olmamıştır. Çok kıymetli bir dost olarak kalacaktır. Biricik evladımızın kalbi de kendi gibi güzel annesi olarak. Lütfen bana ya da ona yüklenmeyin artık. İkimiz de kalan hayatımıza/başkaca sorumluluklarımıza sahip çıkmaya çalışalım” dedi.
-

Kaybolan 5 yaşındaki otizmli çocuğun cansız bedeni bulundu
Konya’da kaybolan 5 yaşındaki otizmli Muhammed Sami Koç evlerine 1.5 kilometre uzaklıktaki sulama kanalında ölü bulundu.
Konya’nın Meram ilçesine bağlı Çarıklar Mahallesi’nde yaşayan otizmli Muhammed Sami Koç, dün saat 17.00 sularında evlerinin önündeyken kayboldu. Babası Raşit Koç ile aile bireyleri, çevrede yaptıkları aramada Muhammed Sami’ye ulaşamadı.

Bunun üzerine polis, AFAD ve sağlık görevlilerine haber verildi. Bölgede görevlendirilen ekipler, 8 saat sonra evlerine yaklaşık 1,5 kilometre uzaklıktaki sulama kanalında Koç’un cansız bedenine ulaştı. Otizmli çocuğun boğularak hayatını kaybettiği tespit edildi.Muhammed Sami’nin cenazesi, otopsinin ardından öğle namazı sonrası Yaylapınar Mahallesi’ndeki Uhud Mezarlığı’nda toprağa verildi.
-

Caner Toygar sağlık durumu nedir, hasta mı? Esra Erol’un muhabiri Caner Toygar hastalığı ve hayatı
ATV ekranlarının sevilen programı “Esra Erol’da”nın muhabiri Caner Toygar hastalığı ile sevenlerini korkuttu.
Sosyal medya hesabından duyurduğu haberlere gündeme gelen ünlü isim sevenlerine teşekkür etti.

Bu açıklamanın ardından “Caner Toygar sağlık durumu nasıl?” sorusu gündemdeki yerini aldı. Tülin’e olan aşkıyla ünlenen Toygar yaşadığı sağlık sorununu takipçileri ile paylaştı. Peki, Caner Toygar’ın hastalığı nedir? İşte cevaplar…
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINCANER TOYGAR’IN HASTALIĞI NEDİR?
Bir süredir özellikle gece şiddetlenen baş ağrıları ile mücadele eden Caner Toygar hastalığını öğrenebilmek için hastaneye başvurdu.
Yapılan tetkikler sonucu Caner Toygar’ın beyninde kitle tespit edildi. Kitlenin kaynağı henüz belirlenmedi ve teşhis konulmadı.
CANER TOYGAR SAĞLIK DURUMU
Sosyal medya hesabından sağlık durumunu bildiren Caner Toygar kitlenin tespiti için ilaçlı MR çekileceğini sevenleri ile paylaştı ve binlerce “geçmiş olsun” yorumu aldı:
CANER TOYGAR KİMDİR?
1 Ocak 1980 Adana doğumlu olan Caner Toygar katıldığı evlilik programı ardından yaşadığı Tülin aşkı ile tanınmıştır.
Programın bitmesi ardından müzik dünyasına adım atan Caner Toygar, 2009 yılında “Naber Fıstık” isimli albümünü çıkardı. Ardından oyunculuk alanında da bir süre yer almıştır.
Şu anda ATV ekranlarının sevilen programı Esra Erol’da programında muhabirlik yapmaktadır.
-

Baba Vanga yıllar önce uyarmıştı… 2023 kehaneti gerçek mi oluyor? Ukrayna’dan gelen haber alarma geçirdi!
Baba Vanga olarak bilinen kör mistik, takipçilerinin çoğu tarafından 16. yüzyıl kahini Nostradamus ile eş kabul ediliyor.
1911 doğumlu Bulgar mistik Vangeliya Pandeva Gushterova, daha önce Rus denizaltısı Kursk’un batacağını tahmin etmişti.

Ukrayna’dan gelen haber sonrası Baba Vanga’nın 2023 kehaneti bir kez gündem oldu…
11 Eylül saldırısı, Obama’nın başkan seçilmesi ve hatta koronavirüs salgınını kehanetleri ile bildiği iddia edilen Bulgar Kahin, Baba Vanga yeniden dünya gündeminde…
HABERİ OKUMAK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Ukrayna’dan gelen korkunç Haber sonrası Baba Vanga’nın 2023 kehaneti bir kez gündem oldu.
Ukrayna’da savaş bu kez ülkenin en büyük hidroelektrik santrallarından Kahovka barajını vurdu.
Rusya ve Ukrayna birbirini suçlarken Dinyeper nehri üzerindeki barajın patlamasıyla birçok yerleşim birimini su bastı.
Zaporojye nükleer santralı tehdit altında kaldı. Bu uyarı sonrası Baba Vanga’nın dünyayı kasıp kavuracak bir nükleer felaket öngörüsü bir kez daha gündeme geldi.
11 Eylül saldırısı, Obama’nın başkan seçilmesi ve hatta koronavirüs salgınını kehanetleri ile bildiği iddia edilen Bulgar Kahin, Baba Vanga yeniden dünya gündeminde…
Ukrayna’dan gelen korkunç Haber sonrası Baba Vanga’nın 2023 kehaneti bir kez gündem oldu.
Ukrayna’da savaş bu kez ülkenin en büyük hidroelektrik santrallarından Kahovka barajını vurdu.
Rusya ve Ukrayna birbirini suçlarken Dinyeper nehri üzerindeki barajın patlamasıyla birçok yerleşim birimini su bastı.
Zaporojye nükleer santralı tehdit altında kaldı. Bu uyarı sonrası Baba Vanga’nın dünyayı kasıp kavuracak bir nükleer felaket öngörüsü bir kez daha gündeme geldi.
2023 YILI İÇİN 5 TAHMİN
Balkanlar’ın Nostradamus’u olarak bilinen Baba Vanga’nın 2023 yılı için yaptığı 5 tahmin bugün dünya basınında da sosyal medyada da en çok konuşulan konular arasına girdi.
Bundan 25 yıl önce, 1996 yılında 84 yaşındayken hayatını kaybeden Baba Vanga’nın kehanetlerinden geriye hiçbir yazılı metin kalmadı ancak insanlar 5079’a kadar her yıl için tahminler bırakan Bulgar kahinin öngörülerini takip etmeye devam ediyor.
Baba Vanga yıllar önce uyarmıştı… 2023 kehaneti gerçek mi oluyor Ukraynadan gelen haber alarma geçirdi
NORMAL DOĞUMLAR SONA ERECEKBalkanlar’ın Nostradamus’unun yaptığı tahminler içinde en dikkat çeken senaryo, doğal insan doğumlarının sona ermesi oldu.
Kahine göre hükümetler doğal insan doğumlarını önüne geçecek ve insan yaşamının laboratuvarda üretimi için baskı uygulayacaklar.
Bilim insanları “BioBag” adını verdikleri bir buluş 2017 yılında 105 ile 120 gün boyunca sekiz cenin kuzu yetiştirmeyi başarmıştı.
Geçtiğimiz günlerce tanıtımı yapılan EctoLife projesi ise geleneksel doğumun yerini alabilecek yapay rahimler üreteceğini ve gelecekte bebeklerin kapsüller içerisinde büyüyebileceğini öne sürüyor.
FECİ GÜNEŞ FIRTINALARI
Vanga 2023 yılında Dünya’nın ölümcül bir Güneş Fırtınası’nın hedefi olacağı kehanetinde bulundu.
Güneş fırtınaları toplu elektrik kesintilerine ve iletişim kesintilerine neden olarak bir dizi soruna neden olabilir.
İNSANLAR ÜZERİNDE BİYOLOJİK TESTLER
Ünlü kahin ayrıca ‘büyük bir ülkenin’ insanlar üzerinde biyolojik silah çalışmaları yapacağını ve bunun da binlerce insanın ölümüyle sonuçlanacağı kehanetinde bulundu.
Baba Vanga’nın kehanetinde ülke ismi verilmedi. Ancak pek çok sosyal medya kullanıcısı bu ülkenin Rusya, Çin, Kuzey Kore veya İran olabileceği yorumunda bulundu.
DÜNYANIN YÖRÜNGESİ DEĞİŞİYOR
Bulgar kahinin son 2023 kehaneti ise Dünya’nın yörüngesinin değişeceği.
Böyle bir değişiminin yaşanması, aşırı sıcak havalar, yükselen deniz seviyeleri gibi krizlere yol açacağından çevremiz için yıkıcı sonuçları olabilir.
BAZI ÖNGÖRÜLERİ DOĞRU ÇIKMIŞTI
Kör mistik, yaptığı öngörüden sonra Rus denizaltısı Kursk’un 2000 yılında batmasıyla Dünya çapında öne çıkmıştı.
Ölümünden önce Baba Vanga, Kursk’ta birçok insanın sel felaketinden etkileneceği konusunda uyarılar yapmıştı.
Baba Vanga’nın 2008’de Barack Obama’nın ABD Başkanı seçilmesini öngördüğü de söyleniyor.
-

Melek Mosso ile şarkı söyleyen Belediye Başkanı görevden alındı
Melek Mosso konseri nedeniyle eleştirilerin hedefi olan AKP’li Belediye Başkanı görevden alındı.
Tekirdağ Süleymanpaşa Belediyesi’nin bu yıl 57’ncisini düzenlediği Uluslararası Kiraz Festivali’nin son gününde şarkıcı Melek Mosso sahne aldı.

Mosso son günlerde yaptığı açıklamalar nedeniyle sahneden özür dilerken, konseri düzenleyen AKP’li Süleymanpaşa Belediye Başkanı Cüneyt Yüksel hedef alındı.
“AÇIKLAMALARINI TASVİP ETMEDİM, ETMEM DE”
Sosyal medyada AKP’liler tarafından hedef alınan Yüksel, bugün konuya ilişkin bir açıklama yaptı.
“Kamuoyunda yer alan yanlış anlaşılmayı düzeltmek için bir açıklama yapma zaruriyetim doğmuştur” diyen Yüksel, şu ifadeleri kullandı:
“Öncelikle şunu belirtmeliyim ki; hiçbir zaman inandığım mukaddes değerlerime ve davama söz söyletmedim; söyletmeyeceğim. Festivalimizde sahne alan Melek Mosso ile ilgili olarak, şunu net bir şekilde ifade etmek istiyorum ki, sanatçının yaptığı paylaşım ve açıklamaları asla tasvip etmedim. Etmem de. Mosso’nun yayınladığı ilk özür açıklamasından sonra kendisiyle görüştüm. Yapılanı yanlış bulduğumu, kendisinden çok daha içten ve samimi özür bekleyen büyük bir kitle olduğunu, konseri iptal etmenin doğru olacağını ifade ettim. Kendisi de yaptığının hata olduğunu, bu nedenle çok üzgün olduğunu, halkın karşısına çıkıp, sahneden net bir şekilde özür dilemek istediğini; yapılacak konseri ‘milletimizle kucaklaşma ve özür fırsatı’ olarak gördüğünü söyledi.
NE OLMUŞTU?
Tekirdağ Süleymanpaşa Belediyesi’nin bu yıl 57’ncisini düzenlediği Uluslararası Kiraz Festivali’nin son gününde şarkıcı Melek Mosso sahne aldı.
Mosso son günlerde yaptığı açıklamalar nedeniyle sahneden özür dilerken, konseri düzenleyen AKP’li Süleymanpaşa Belediye Başkanı Cüneyt Yüksel hedef alındı.
“TEŞKİLAT MENSUPLARIMIZDAN ÖZÜR DİLİYORUM”
Bu görüşmeden sonra; Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonunda önemle üzerinde durduğu ‘milletimizin birlik ve beraberlik içinde olması gerektiği’ vurgusunu göz önünde bulundurarak, konseri iptal etmenin, toplumsal ayrışmayı körükleyen bir eylem olacağı, farklı polemiklere zemin hazırlayacağı düşüncesiyle etkinliğe devam etme kararı aldık. Konser gecesi, sahne alan Mosso, ilk şarkısından sonra yüz binlerce kişinin önünde, yaşananlardan duyduğu üzüntüyü dile getirerek özür dilemiştir. Ayrıca bilinmesini isterim ki, özür sonrasında sahnede yaşananlar, sahne öncesindeki duygu yoğunluğunun yansımasıdır. Bundan dolayı üzdüğüm veya kırdığım teşkilat mensuplarımız varsa her birinden özür diliyorum. Lütfen hakkınızı helal edin.”

MELEK MOSSO NE DEMİŞTİ?
Konser öncesinde açıklama yapan Mosso, son günlere hakkındaki tartışmalara değinip, gündemi yersizce meşgul ettiğinin farkında olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullanmıştı:
“Eğer burada maksadını aşan şakamdan, incinen, üzülen, kalbi kırılan bir tek kardeşim bile varsa ondan çok çok özür diliyorum ve yürekten özür diliyorum. Çünkü bizler böyle şeylerle ayrıştırılmayacağız, bizler böyle şeylerle karşı karşıya gelmeyeceğiz.”
-

Arzum Onan’dan Mehmet Aslantuğ’a destek
Arzum Onan’la 27 yıllık evliliği sona eren Mehmet Aslantuğ’un iş insanı Gözde Akpınar ile aşk yaşadığı iddia edilmişti.
İddialara Aslantuğ tepki gösterirken, Arzum Onan’dan da eski eşine destek geldi.

Mehmet Aslantuğ ve Arzum Onan’ın 27 yıllık evliliğini bitiren duruşma 29 Mayıs’ta Beykoz Adliyesi’nde görüldü. Duruşmaya çift el ele geldi. Arzum Onan, gazetecilerin sorularını “Arkadaşlar çok hassas bir konu, böyle konuşulur mu?” sözüyle geçiştirdi. Anlaşmalı olarak boşanan çiftin duruşması sadece 5 dakika sürdü.
Boşanmanın ardından adı iş insanı Gözde Akpınar ile anılan Mehmet Aslantuğ iddiayı yalanladı.
“HER ZAMAN YANINDAYIM”
Aslantuğ’a eski eşi Arzum Onan da destek verdi. Onan, Aslantuğ’un yaptığı açıklamanın altına, “Her zaman yanındayım. Açıklama yapmaya ihtiyacın yok” yorumunu yazdı.

“BOŞANMAYI BU YÜZDEN İSTEDİĞİM KONUŞULUYORMUŞ”
Aslantuğ, Instagram hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullanmıştı:
“Sınanmak! Hiç tanımadığım bir hanımefendinin neredeyse bahsi edilen parası/mirası üzerinden bir ilişki yaşadığım ve boşanmayı da bu yüzden istediğim konuşuluyormuş, haber olmuş! Ben de o sırada film atölyemizin ışıklar/ayaklar dahil tüm ekipmanını tek başına kamyona yüklüyordum. Kamyonu da kullanmak üzere… Size sorma gereğini bile duymadan hakkınızda her tür dedikoduyu üretebiliyor, inanabiliyor, yazıyor çiziyorlar!”

“Oysa daha dün ‘Siyaset değil, haysiyet mücadelesi’ diye TİP’in teklifini kabul ettiğimde partinin oy oranı yüzde yarım bile değildi. 40 yıllık mesleki kariyerimin de kimsenin rozetine ihtiyacı olmadığının bilincinde olarak. Bu kararın bile bir şey anlatıyor olması lazım. ‘Haysiyetsizlik’, ‘şeref’in taammüden katilidir! Kendisine saygısı olmayanlar, başkalarının hayatına da saygı duymuyor.”
-

Yıllar içindeki değişimi dikkat çekti… Süreyya Yalçın eridi!
Bodrum’da tatil yapan sosyetik isim Süreyya Yalçın, önceki gün arkadaşı Şenay Yarar’la Türkbükü’nde objektife yansıdı.
Aşırı zayıf görüntüsüyle dikkat çeken Süreyya Yalçın ile arkadaşına sahilde iki koruma eşlik etti. (Umut ÜNVER)

SAĞLIĞIM YERİNDEMiami ‘de yaşayan Süreyya Yalçın, kısa sürede verdiği 15 kilo ile gündeme gelmişti. Yalçın verdiği bir röportajda “Eşim de detoks yapıyor. Bu süreçte yağlı yiyeceklerden, gazlı içeceklerden, sigara içilen ortamlardan bile uzak duruyoruz” demişti.

Yalçın daha önce aşırı kilo vermesiyle ilgili sorulara “Gayet sağlıklı ve iyiyim. Hiçbir problemim yok” şeklinde cevap vermişti. -

Ebru Şallı’nın eşi Uğur Akkuş gözaltına alındı
Ebru Şallı’nın eşi Uğur Akkuş, dolandırıcılık şikayetleri üzerine İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alındı
Kuveytli iş insanlarını 30 milyon dolar dolandırdığı iddiasıyla gündeme gelen Uğur Akkuş ile ilgili önemli bir gelişme yaşandı.

Habertürk muhabiri Mustafa Şekeroğlu’nun özel haberine göre, Uğur Akkuş bugün gözaltına alındı.HAVALIMANINDA GÖZALTINA ALINDI
Uğur Akkuş ve eşi Ebru Şallı bugün tatil dönüşü İstanbul Havalimanı’na indi. Uğur Akkuş polis tarafından gözaltına alındı.DOLANDIRICILIK OLAYINA ADI KARIŞMIŞTI
Ebru Şallı’nın eşi Uğur Akkuş’un, Kuveytli iş insanlarını 30 milyon dolar dolandırdığı iddia edilmişti. Akkuş’un Kuveyt Öksüzler Vakfı adına çalışan Kuveyt merkezli bir şirkete Çeşme’deki bir araziyi helikopterle gösterip hayali olarak sattığı gerekçesiyle yargılandığı ortaya çıkmıştı.ŞALLI: EŞİM İŞİNDEN DOLAYI İFADE VERİYOR
Konuyla ilgili sosyal medya hesabında bir video yayınlayan Ebru Şallı, kendisinin gözaltında olmadığı belirttiği videosunda, “Bir saat evvel gibi, Ebru gözaltına alındı gibi bir haber çıkmış, böyle bir şey söz konusu değil. Hemen bunu evden video çekerek, hem ispatlamak, hem de doğrusunu söylemek istedim. Basından arkadaşlarımızda yanlış haber yapmasınlar. Eşimin işiyle ilgili bir ifade vermesi gerekti onun dışında benlik bir durum zaten söz konusu değil. Bilginize sunarım” ifadelerini kullandı. -

‘Daha kötü insanlara satılıktır’ yazısı mahkemelik etti
Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde Özge Şeber (35), oturduğu sitede komşularının yaptığı gürültüden rahatsız olduğunu belirterek,
‘Satılık. Alt kattaki kötü insanlardan dolayı daha kötü insanlara satılıktır’ yazısı asarak dairesini satışa çıkardı.

Şeber’in alt katta oturan, yazıya çok üzüldüğünü, psikolojik olarak çok etkilendiğini belirten komşusu Arzu Korkmaz, başvurduğu mahkeme kararıyla yazıyı kaldırttı.
Çorlu’da özel bir firmada çalışan Özge Şeber, Zafer Mahallesi’nde 1 yıldır oturduğu sitedeki dairesini komşularının gürültü yaptığı gerekçesiyle satışa çıkardı.
5 katlı binanın en üst katında oturan Şeber, geçen mart ayında satılığa çıkardığı dairesinin balkonuna, ‘Satılık. Alt kattaki kötü insanlardan dolayı daha kötü insanlara satılıktır’ yazısı astı. Şeber o zaman yaptığı açıklamada, komşularının yaptığı gürültülerden rahatsız olduğunu ve site yönetimine yaptığı şikayetlerden bir sonuç alamadığını söyledi.
Komşularının gecenin ilerleyen saatlerinde yüksek sesle müzik çaldığını ve kahkahalar atarak kendisini rahatsız ettiğini öne süren Özge Şeber, “Yaptığım şikayetlerden hiçbir sonuç alamadım. Bunun üzerine avukatıma danıştım ve gerekli adli işlemler başlatıldı. Sonrasında evi satmaya karar verdim. Bu ilanı verirken de kişilik haklarını ihlal etmemeye özen gösterdim. Pankarta yazılan hakaret değil, kimseyi deşifre etmiyorum, hedef göstermiyorum. Üzerine alınan alınsın. Burada amaç farkındalık yaratmak, isterim ki diğer insanlar da bir kendine sorsunlar ‘Ben o kötü insanlardan biri miyim’ desin. Bu konuya maruz kalan insanlar varsa da bundan cesaret alsınlar” ifadelerin kullandı.

MAHKEME KARARIYLA YAZIYA EL KOYULDU
Özge Şeber’in alt kattaki komşusu Arzu Korkmaz, bu durumu sinirlenip, yazının kaldırılması için avukatı aracılığıyla Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurdu. Başsavcılığın talebi üzerine Çorlu 1’inci Sulh Ceza Hakimliği, balkon camına asılı pankartın ‘kişilerin huzur ve sükunu bozma’ suçu yönünden soruşturmaya konu suç eşyası olması sebebiyle el konulmasına karar verdi. 5 Haziran’da alınan karar üzerine polis ekipleri de yazıyı balkondan indirip aldı.
‘MADDİ, MANEVİ TAZMİNAT DAVASI AÇACAĞIM’
İlçede esnaflık yaptığını, 4 yıldır da aynı dairede oturduğunu söyleyen Arzu Korkmaz, şunları söyledi:
“Bu pankartı görünce çok üzüldüm. Neden böyle bir şey yaptığını da düşündüm. Ben o sitede 4 yıldır oturuyorum, daha önce hiç kimse tarafından şikayet edilmedim. Hiç kimse ile bir kavgam, gürültüm olmadı. Ben bayan bir esnafım, 5 yıldır esnaflık yapıyorum. Herkes beni tanıyor, benim böyle gürültü yapmam söz konusu değil. Madem gürültü yapıyorsam neden alt komşum yan komşularım benden şikayetçi değil de sadece üst komşum benden şikayetçi.
Asılan yazıyla ilgili çıkan haberler beni ruhsal, psikolojik olarak çok etkiledi. Öyle bir pankartı görmek beni derinden etkiledi ve yaraladı. Ben gerek polise, Cumhuriyet Başsavcılığı’na pankartın indirilmesi şikayette bulundum. Mahkeme kararı ile pankart oradan polis eşliğinde indirildi. Bundan sonra ben davamın peşindeyim, kesinlikle pes etmeyeceğim. Maddi ve manevi tazminatlarımı açacağım. Çevremden çok tepki aldım. İnsanların aklına kötü şüpheler geldi. ‘Acaba ne oldu da bu pankartı asıldı’ diye etraftan çok duyumlar aldım” diye konuştu.
‘DAVA DOSYASINA DELİL OLARAK ALINDI’
Arzu Korkmaz’ın avukatı Hasan Aydın, polisin indirdiği yazının dava dosyasına delil olarak alındığını söyledi. Bugüne kadar emsali görülmemiş bir pankart ile karşılaştıklarını söyleyen Aydın, “Esasında biz ilk planda hakaret fiili suç eylemi olduğunu düşündük. Hakaret tarzında alt komşuyu isabet etmesi nedeniyle kişinin şeref ve saygınlığını zedelediğini düşündük. Hukukta tartışılır bir konu hakaret olur olmaz.
Esas itibariyle kişilerin huzurun ve sükununu kamu düzenini koruyacağını ifade etmekte. Huzur ve sükunetin bozulması soruşturmasında pankart tam 3 ay olmuş ve indirilmiyor. Biz müvekkilimizle siteye gidip pankarta baktığımızda benim içim sızladı. Hukuk karşısında müvekkilin adeta katledildiğini ve eziyete suçun halen devam ettiği düşüncesiyle ben şu sonuca vardım. Nasıl bir cinayet soruşturmasında, yaralama soruşturmasında bir silah veya bıçağa el konuluyorsa, dosyaya delil olarak değerlendiriliyorsa, bu pankartın da bu suretle el konulup dosyaya delil olarak savcılık makamına anlattım.
Talebimiz ve mücadelemiz sonuç verdi Sulh Ceza Hakimliği’nin kararı ile pankart polis tarafından indirilip alında ve dosyaya delil olarak saklandı. Bundan sonraki süreç, savcılık soruşturmasını tamamlayacak, tanıkları dinleyecek.
Dosya zaten belirli bir sürece geldi bundan sonra biz esasında hem hakaret eyleminden hem de kişilerin huzuru sükununu bozmaktan dava açılması için mücadelemizi vereceğiz. Bunun yanında müvekkilimin iş gücü kaybı oldu, çevrede rencide edildi. Tanıyanlar tarafından suçlandı, bununla ilgili olarak maddi, manevi tazminatımızı mahkemede talep edeceğiz” ifadelerini kullandı.
‘O EVİMİN SATILIK İLANI’
Balkonuna astığı yazının mahkeme kararı ile kaldırılmasının ardından konuşan Özge Şeber, “Öncelikle şunu söyleyeyim, bu bir protesto pankartı değil satılık ev ilanı. Burada kişilerin huzuru bozacak herhangi bir şey yazmıyor. Çünkü apartmanda 50 daire var. 50 daireden kimse rahatsız olmuyor ama kişi kendisini bildiği için şikayette bulunmuş.
Mahkeme şu an bizimle ilgili olarak duruşma da yapmadı ama bu bir suç unsuru olabilir, diye el koymuşlar. Buna dair bir karar geldi, biz de karşı koymadık. Ama o benim evimin satılık ilanı onu bana geri vermeleri gerekir” dedi. (DHA)
-

Dünyaca ünlü keman virtüözü, Devlet Sanatçısı Suna Kan hayatını kaybetti!
Türkiye’nin gelmiş geçmiş en iyi keman virtüözlerinden birisi olarak tanınan ve uzun yıllar Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nda solist ve başkemancı olarak görev yapan
Suna Kan, 86 yaşında hayatını kaybetti. Acı haberi Suna Kan’ın yakın dostu bir başka devlet sanatçımız Gülsin Onay duyurdu…

1936 yılında, Adana’da dünyaya gelen Suna Kan’ın babası Nuri Kan da Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Viyola sanatçısıydı. Henüz 5 yaşındayken babasından keman öğrenmeye başlayan Suna Kan daha sonra aile dostları Hulusi Karsel’den de keman dersleri almıştı.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
İlk resitalini 18 Nisan 1946’da Ankara Devlet Konservatuvarı’nın konser salonunda veren sanatçı Mozart’ın 5. Keman Konçertosunu seslendirdiği bu resitalin ardından “Harika Çocuk” olarak anılmaya başladı. 1948’de isme-özel olarak çıkarılan “İdil Biret ve Suna Kan’ın yabancı memleketlere müzik tahsiline gönderilmesine dair kanun” (Harika Çocuk Yasası) ile yurt dışında öğrenim görmek için devlet bursu almıştı.
Suna Kan ve İdil Biret için çıkarılan özel yasa “Harika Çocuk yasası” olarak biliniyordu
Paris Konservatuvarı’na gönderilen Suna Kan 1952’de konservatuvarı birincilikle bitirdi. Dünyanın çeşitli yerlerinde verdiği konserlerle sayısız ödül kazanan sanatçı 1957’de yurda döndü ve Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası solist sanatçılığına atandı. Uzun yıllar Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nda solist ve başkemancı olarak görev yapan büyük usta 1971’den bu yana “Devlet Sanatçısı” unvanını taşıyordu.
Mayıs 2017’de sağlık sorunları nedeniyle uzun bir süre konser vermediğini söyleyen sanatçı “Kemanın kutusunu şimdilik, bu dünyadan gidinceye kadar kapattım” açıklamasıyla sevenlerini üzmüştü.
Suna Kan’ın hayatını kaybettiği haberini bir başka Devlet Sanatçısı, dünyaca ünlü piyanistimiz ve aynı zamanda Kan’ın en yakın arkadaşlarından biri olan Gülsin Onay duyurdu. Twitter hesabından paylaşım yapan Gülsin Onay “Suna Kan’ı kaybetmişiz.. Allah rahmet eylesin.. Mekanı cennet olsun.. Oğlu Ömer Üstel başta olmak üzere tüm yakınlarına, sevenlerine, müzik camiamıza baş sağlığı ve sabırlar dilerim.. Büyük bir müzisyenimizi, yakın dostumu ve yeri doldurulamaz değerli kemancımızı kaybetmenin üzüntüsü içerisindeyim.. Kalbimizde hep yaşayacak eşsiz anıları ve kayıtlarıyla..” satırlarını kaleme aldı.
4 evlilik yapan Suna Kan, verdiği bir röportajda “50 yıldır kemanımla yaşıyorum. Hiçbir eşimle, ne annemle ne babamla, ne oğlumla bu kadar uzun yaşamadım” demişti…
Gülsin Onay, sağlık sorunlarıyla boğuşan Suna Kan’ı evinde ziyaret etmiş, ona piyano çalmıştı.Suna Kan’a Polonyalı piyanist ve besteci Chopin’n eserleriyle mini bir konser veren Onay, o anları “En önemli Cumhuriyet Sanatçılarımızdan Sevgili Suna Kan’ı ziyaret ettim, kendisine Chopin’n eserleriyle mini bir konser verdim, çok mutlu oldu” notuyla paylaşmıştı.Suna Kan, yurt dışındaki eğitimini tamamlayıp yurda döndükten sonra 1960 yılında müzisyen ve müzik eleştirmeni Faruk Güvenç ile evlendi. Bu evlilik Faruk Güvenç’in 1982’deki ölümüne kadar sürdü. 1988 yılında diplomat Halit Güvener ile evlenen Suna Kan sefire olarak Macaristan’da da bulunmuştu.














































