Yazar: admin

  • İzmir depreminde hayatını kaybetmişti… Efe Altay’a gözyaşlarıyla veda

    İzmir depreminde hayatını kaybetmişti… Efe Altay’a gözyaşlarıyla veda

    İzmir’de dün meydana gelen 4.9 büyüklüğündeki depremde evinin balkonundan atlayan ve hastanede hayatını kaybeden Efe Altay Saral (18), gözyaşlarıyla son yolculuğuna uğurlandı.

    AFAD verilerine göre, dün saat 03.29’da merkez üssü İzmir’in Buca ilçesinde olmak üzere 4.9 büyüklüğünde Deprem meydana geldi.

    Paniğe neden olan depremde 1’i ağır 7 kişi yaralanırken, minarede hasar, 20’ye yakın binada da çatlaklar oluştu.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Depremde evinin balkonundan atlayan, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü öğrencisi Efe Altay Saral, ağır yaralı kaldırıldığı Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hayatını kaybetti.

    Otopsinin ardından Saral’ın cenazesi, bu sabah yakınlarınca teslim alındı ve namaz için Şirinyer Merkez Camii’ne getirildi. Cenazeye Efe Altay Saral’ın annesi Selma Saral, ablası Zeynep Asena Saral, Buca Belediye Başkanı Erkan Kılıç, yakınları ve arkadaşları katıldı. Efe Altay’ın annesi ve ablası, tabut başında uzun süre gözyaşı döktü. Kılınan namazın ardından Efe Altay Saral’ın cenazesi, Gökdere Mezarlığı’nda toprağa verildi.

    YARALILARIN TEDAVİLERİ SÜRÜYOR

    Öte yandan depremde yaralanan 5 kişiden 3’ünün Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, diğerlerinin ise Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Çiğli Eğitim ve Araştırma Üniversite’nde tedavilerine devam edildiği, yaralıların hayati tehlikelerinin olmadığı ve tedavilerinin sürdüğü öğrenildi.

    HASAR TESPİT ÇALIŞMALARI DEVAM EDİYOR

    Ayrıca merkez üssü Buca olan depremde hasar gören yapıların belirlenmesi için İzmir, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü ekiplerince dün başlatılan hasar tespit çalışmalarının sürdüğü belirtildi. Ekiplerin her ihbarı kontrol ettikleri, şu ana kadar herhangi bir yıkımla karşılaşmadıkları kaydedildi.

    Depremde minaresi hasar gören Selahattin Oğlu Camii’nde de tespit çalışması yapıldığı öğrenildi. Caminin bulunduğu bölgeye, belediye ekiplerince ‘Girilmez’ yazılı çitler çekildi. Minareye çıkan ekipler, tehlike oluşturan tuğlalar ile briketleri temizlerken, ilerleyen günlerde minarenin tamamen yıkılması bekleniyor.

  • ‘Su sayacına bakacağız abla’ diyerek kapıyı açtırıp eski nişanlısına kimyasal dökmüştü!

    ‘Su sayacına bakacağız abla’ diyerek kapıyı açtırıp eski nişanlısına kimyasal dökmüştü!

    Konya’da Haziran ayında meydana gelen korkunç olayda ‘Su sayacına bakacağız abla’ diyerek kapıyı açtıran S.T., eski nişanlısının yüzüne kimyasal madde atmıştı.

    S.T. için müebbet hapis istenirken genç kadının hala tedavi gördüğü, yaşadığı travmayı da atlatamadığı bildirildi.

    S.T.’nin, 2 yıldır M.K.’yi rahatsız ettiği, olaydan 1 gün önce de genç kadının iş yerine gidip keşif yaptığı ortaya çıktı. M.K’nin avukatı Aycan Ceylan, ”İstenen ceza, Türkiye tarihinde neredeyse bir ilk” dedi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Olay, 19 Haziran’da Konya’nın Çumra ilçesi Bakkalbaşı Mahallesi 72125’inci Sokak’ta meydana geldi. M.K.’nin evine gelen 1,5 yıl önce ayrıldığı eski nişanlısı sözleşmeli er S.T., “Su sayacına bakacağız abla” diyerek kapıyı açtırdı. S.T., pet şişe içindeki yanıcı kimyasal maddeyi Küçüktekin’e fırlattı. Yüzünde ve vücudunda yanıklar oluşan Küçüktekin, Konya Şehir Hastanesi’ne kaldırılarak tedaviye alındı. Olay sonrası otomobiliyle kaçan S.T., İzmir’deki birliğine dönerken, Ilgın ilçesinde polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı. S.T., emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı hakimlikçe ‘kasten yaralama’ suçundan tutuklandı.

    İKİNCİ DERECE YANIK OLUŞTU
    Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında iddianame hazırlandı.

    İddianamede S.T. ve M.K.’nin 3 yıl önce internette oyun ortamında tanıştığı, bir süre nişanlılık süreci geçirdikleri, anlaşamama nedeniyle ayrıldıkları, şüphelinin bu durumu hazmedemediği içinde sürekli M.K’Yi rahatsız ettiği belirtildi. Olayın nasıl gerçekleştirildiğinin de anlatıldığı iddianamede M.K’nin yüzü, boyun bölgesi ve kollarında; cilt ve cilt altında ikinci derece yanık oluştuğuna ve bunun basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek, hayati tehlike meydana getirecek şekilde olduğuna yer verildi.

    KİMYASAL MADDE, DEMİR KAPIYA DA HASAR VERMİŞ
    Dökülen sıvı madde nedeniyle M.K’nin evinin demir kapısının boya kalıntısı üzerinde erime, kalkma ve deforme olduğunun saptandığı belirtildi. İddianamede, Ankara Jandarma Kriminal Laboratuvarı’nda yapılan incelemede dökülen sıvı kimyasal maddede kuvvetli asit olduğu ve kuvvetli asitlerin de genelde tahriş edici ve aşındırıcı özelliğe sahip olduğu anlatıldı.

    KEŞİF YAPTIĞI KAMERA KAYDIYLA TESPİT EDİLDİ
    S.T.’nin, 2 yıldır M.K’yi rahatsız ettiği olaydan 4 gün önce tehdit mesajları attığına, 1 gün önce de genç kızın iş yerine gittiğine ve keşif yaptığının kamera kaydıyla tespit edildiğine yer verildi.

    HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRI
    İddianamede suç ‘kasten yaralama’ olarak değil ‘canavarca hisle ve tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs’ olarak değerlendirildi. Bir kişinin evin demir kapısına kadar hasar verecek derecede olan kimyasal maddeyi yanında taşımasının, hayatın olağan akışına ters olduğu, şüphelinin aracını temizlemek için yanında bulundurduğu yönündeki beyanın da tutarlı olmadığı belirtildi. S.T.’nin, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla yargılanması istenilen iddianame, Konya 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

    ‘İÇİMİZ RAHATLADI’
    M.K’nin avukatı Aycan Ceylan, müvekkilinin tedavisinin hala devam ettiğini, vücudunun büyük bölümünde yanık izleri kaldığını, yaşadığı travmayı atlatmaya ve hayata tutunmaya çalıştığını belirtti.

    ”İSTENEN CEZA TÜRKİYE TARİHİNDE NEREDEYSE İLK”
    Ceylan, suçun ‘canavarca hisle ve tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs’ olarak değerlendirmesinin, M.K.’nin en azından içini rahatlattığını dile getirerek ”İstenen ceza, Türkiye tarihinde neredeyse ilk diyebiliriz çünkü bu tür kimyasal maddeyle saldırı olaylarında genelde ‘kasten yaralama’ suçu işlemiş olarak değerlendiriliyor. Cumhuriyet savcısı ise tahkikat kapsamında elde ettiği delillerle birlikte bunun ‘öldürmeye teşebbüs’ olduğu kanaatine varmış ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etmiş. Bu iddianame birazcık bizim içimize su serpti, rahatlattı. Gerçek anlamda yargının böylesi bir olayın üzerine bu kadar ciddi bir şekilde evirilmiş olması, bizi bir nebze rahatlattı, diyebiliriz. Umarız ki mahkeme sürecinde de aynı sonucu elde edebiliriz ve bu şekilde emsal bir karara imza atabiliriz” diye konuştu.

  • Doğum iznine ayrılan Nur Tuğba Namlı’nın yerine gelen isim belli oldu

    Doğum iznine ayrılan Nur Tuğba Namlı’nın yerine gelen isim belli oldu

    Doğum iznine ayrılan Neler Oluyor Hayatta programının sunucusu Nur Tuğba Namlı yerini bir süreliğine yakın arkadaşı, haber sunucusu Hilal Özdemir Babacan’a bırakacak..

    Kanal D’nin, sunuculuğunu Hakan Ural ve Nur Tuğba Namlı’nın yaptığı sevilen programı “Neler Oluyor Hayatta” Nur Tuğba Namlı’nın doğum iznine ayrılması sebebi ile 7 Kasım’dan itibaren Hakan Ural ve Hilal Özdemir Babacan’ın sunumuyla ekrana gelecek.

    Ekrana taşıdığı çarpıcı haberlerle çok ses getiren programda Türkiye ve dünya gündemine dair önemli gelişmeler anlatılırken, fark yaratan Haberler ile gündemin nabzı tutulmaya devam edilecek.

  • Bergüzar Korel kızı Leyla’nın doğum anını paylaştı

    Bergüzar Korel kızı Leyla’nın doğum anını paylaştı

    Halit Ergenç ile Bergüzar Korel çiftinin kızları Leyla 1’inci yaşına girdi. Instagram hesabından kızının doğum anını paylaşan Korel, “Her anları daha kıymetli oluyor…

     

    Canım kızım çok sev kendini. Ağabeylerinle elleriniz hiç ayrılmasın. Neşe dolu ol sağlıklı ol” ifadelerini kullandı.

    12 yıl önce meslektaşı Halit Ergenç ile evlenen ve iki oğlu olan oyuncu Bergüzar Korel, üçüncü çocuğu Leyla’yı geçen sene dünyaya getirmişti.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Korel, bugün 1 yaşına basan Leyla’nın doğum gününe özel bir paylaşımda bulundu ve doğum anını anbean yayınladı.

     

    “İÇİMDE ŞÜKÜRLE KARIŞIK BİR HÜZÜN OLUYOR”

    Bergüzar Korel, paylaşımına da şu notu düştü:

    * Her evladımın doğum gününde içimde şükürle karışık bir bir hüzün oluyor. Fotoğraflarına bakıyorum… İlk doğdukların an tenlerinin ipeksi yumuşaklığını hatırlamaya çalışıyorum. Gözlerimi kapıyorum.Sonra aklımda. Yeterince öptüm mü? Yeterince sevdim mi? Sımsıkı sarıldım mı? Kokularını iyice içime çektim mi? Koynumda iyice uyuttum mu? Yani acaba kaçırdığım bir anları var mı? Yanaklarının yumuşaklığı sıcaklığı…

     

    “HER ANLARI DAHA KIYMETLİ OLUYOR”

    * Üçünde de kucağıma alana kadar belki de hayatta hiçbir zaman bir daha olamayacağım kadar büyük bir inatla, inançla, güçle, acıyla onları dünyaya getirmeye çalışırken ilk gördüğüm anı doya doya yaşadım mı? Her anları her an daha da kıymetli oluyor. Canım kızım çok sev kendini. Abilerinle elleriniz hiç ayrılmasın. Neşe dolu ol sağlıklı ol. Dünyaya gelirken ki inadın ve kudretini hep koru. Hayatta herkesi olduğu gibi kabul et. Sev… Ben, önünde arkanda yanında nerede istersen oradayım. İyi ki doğmuşsun Leyla’m…

    https://www.youtube.com/watch?v=HzyxPt3UMc4

  • Elif Alara Çetinel hayatını kaybetti… Usta oyuncu Tomris Çetinel’in evlat acısı!

    Elif Alara Çetinel hayatını kaybetti… Usta oyuncu Tomris Çetinel’in evlat acısı!

    Devlet Tiyatrosu oyuncularından Tomris Çetinel ile 2021 yılında aramızdan ayrılan usta oyuncu Nusret Çetinel’in kızları Elif Alara Çetinel’den acı haber geldi. 26 Ekim’de beyin kanaması geçiren Çetinel, bugün hayatını kaybetti.

     

    Melek Baykal, acı haberi Instagram sayfasından duyurdu.

    Anne-kızın fotoğrafını paylaşan Baykal, altına şu notu düştü:

    “Allah’ım bu nasıl bir acıdır. Sevgili arkadaşımız Tomris’imiz biricik evladı Alara’yı kaybetti. Üzüntüm sonsuz, ne yazacağımı bilemiyorum. Rabbim Tomris’imize ve sevgili kardeşi Şirin’e dayanma gücü versin, sabır versin. Başka da bir şey diyemiyorum. Huzur içinde uyu güzel kızım.
    Mekanın cennet olsun”
    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    ‘SENİ ÇOK ÖZLÜYORUM BABAM’

    Elif Alara Çetinel, Twitter hesabında son mesajını 20 Ağustos’ta paylaşmış ve babasına olan özlemini dile getirmişti…

     

    “1 yıl oldu…
    Eski kaşar almıştım o gün sana,ama başka ne aldım hatırlamıyorum…
    Bir de gitme dediğini hatırlıyorum… Ve hakkını helal et dediğini…
    Evladın babaya ne hakkı olur ki demiştim…
    Ne zaman yetim kaldım bilmiyorum…
    Ama…
    yine de seni çok özlüyorum babam…”

    Elif Alara Çetinel 40 yaşındaydı…

  • Esenyurt’ta mobilyaları parçalayan gelin konuştu: Şiddet yüzünden psikolojim bozuldu

    Esenyurt’ta mobilyaları parçalayan gelin konuştu: Şiddet yüzünden psikolojim bozuldu

    İSTANBUL’da mobilyaları parçalayıp, evden kaçtığı öne sürülen A.T., 25 günlük eşi Ömer T.’nin şiddet uyguladığını belirterek, “Balayından geldikten sonra sürekli tartışmalar yaşıyorduk.

    Şiddet de uyguladı” dedi. Şiddet yüzünden sağ kulağının duymadığını ve rapor aldığını belirten A.T., “Psikolojim çok bozuldu, sinir krizi geçirdim.

    Kendime zarar vermemek için, çevreme, koltuklara zarar verdim. Hastaneden darp raporu aldım, polise gittim, 6 aylık bir uzaklaştırma kararı aldırdık” diye konuştu.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Esenyurt Talatpaşa Mahallesi’nde tekel bayisi sahibi Ömer Tik, 25 gün evli olduğu eşini, kayınvalidesinin müdahaleleri nedeniyle terk ederek ablasının evine gitti. Bu duruma öfkelenen eşi A.T., evdeki koltukları bıçakla parçalayıp eşyaları dağıttı.

    Evi terk eden A.T., eşine de “Koltukları parçaladım” diye mesaj gönderdi. Eve döndüğünde karşılaştığı manzarayla şaşkına dönen Tik, boşanma davası açtı. Eşiyle sorunlarının annesinden kaynaklanmadığını ifade eden A.T., balayından döndükten sonra sürekli tartışma yaşadıklarını, şiddete uğradığını ileri sürdü.

    “SAĞ KULAĞIM DUYMUYOR”

    Eşiyle sıkıntılarının düğünden hemen sonra başladığını belirten A.T, “Arkadaşlarımız aracılığıyla tanıştık. Sözlenmek üzereyken, anlaşamadık ve yüzükleri attık. Benden sonra başka biriyle nişanlandı. Onunla da ayrıldı. Barışma sürecine girdik, ailelerimiz bu duruma karşıydı fakat, ikna ettik. Evlendik ama balayından döndükten sonra sürekli tartışmalar yaşıyorduk. Bana şiddet de uyguladı. Annesinin yanında bile şiddete maruz kaldım. Sürekli, ben sana koltuk takımı aldım, şu kadar para verdim. Gelinliğine 20 bin lira verdim şeklinde söyleniyordu. Annemin mesajından sonra, bana yine şiddet uyguladı, zaten sağ kulağım duymuyor şu anda, onun da raporunu aldım” diye konuştu.

    “KENDİME ZARAR VERMEMEK İÇİN ÇEVREME ZARAR VERDİM”

    Telefonunun eşi tarafından incelenip, mesajlarının okunduğunu belirten A.T. “Annemden gelen mesajları okuduktan sonra benimle tartışmaya girdi, vurdu, duvara itti. Sonra da evi terk etti. Geri geldi, hırsını alamadı tekrar şiddet uyguladı. Ertesi gün gitti. Altınlar annesindeydi. O altınlarla araba aldı. Bana en son, araba aldım dedi, evden ayrıldı. Mesaj attım, cevap vermedi. Saat 22.00 civarı telefonunu kapattı, ben onun annesini ve babasını da aradım. Psikolojim çok bozuldu, sinir krizi geçirdim. Kendime zarar vermemek için, çevreme koltuklara zarar verdim. Olaydan sonra hastaneye, ertesi gün ise psikiyatri kliniğine gittim. İnsan içine çıkamayacak haldeydim, sinirli ve gergindim. Hastaneden darp raporu aldım, polise gittim, 6 aylık bir uzaklaştırma kararı aldık” şeklinde anlattı.

    “PROTEZ TIRNAKLARINI ÇIKARACAKSIN, KAPANACAKSIN”

    Evlilik süresince baskı altında olduğunu belirten A.T., “Bana ‘Protez tırnaklarını çıkaracaksın, kapanacaksın, annenin evine gitmeyeceksin. Annenin devri kapandı artık, annen yok biz varız, onun evine bile giremezsin’ dedi. Zaten ben evlilik süresince hep yalnız kaldım, annesi ve kuzenleri gelip benimle evimde kaldı. O dükkandaydı, hep dükkanda çalışıyor, sabahlıyordu. Sözlü bir şekilde, notere gidip imza atmamı istedi. Annemle görüşmeyeceğimi söylüyordu. Her şeye sessiz kalacağımı, istemiyorsam da annemin evinde kalmamı söylüyordu. Olaylardan sonra onun avukatını aradım, anlaşmalı boşanma protokolü hazırladılar. Ben ‘Kimseden hiçbir şey istemiyorum, kurtulmak istiyorum’ dedim. Fakat Haberler çıkınca, şimdi hakkımı aramak istiyorum, imzalamadım. Biz de masraf yaptık. Babasına araba almak istedikleri için, altınlar bizde değil, onlardaydı. Bizim de borcumuz var, benim kredi borcum var, iddiaların hiçbirini kabul etmiyorum” dedi.

    “KIZIMIN TAKILARIYLA ARABA ALDI”

    Damadının evi terketmesine neden olduğu iddia edilen A.T.’nin annesi kayınvalidesi Z.K ise, “Tartışıyorlar, sabah kalkıp dükkanına gidiyor. Kızımın takılarıyla gidip araba alıyor. Benim kızım ona, ‘Bana sormadan nasıl araba alabilirsin’ diyor. Kızıma ‘Defol git artık, ben seni istemiyorum, kabul etmiyorum seni, git boşanma davası aç’ diyor. Kızım gece beni arıyor, sinir krizi geçirdiğini anlıyorum. Kızım ‘Araç getirin, eşyalarımı topladım, beni alın’ dedi. Ben ona hala ‘Uzlaşırsınız, çiftlerin arasında tartışma olur, sakin ol’ dedim. Sonrasında tekrar damadın babasını aradım, ‘Bakın bu kız kötü durumda, siz yardımcı olun sakinleştirin’ dedim. Kızım bana evin halinin fotoğrafını atınca şok oldum, ambulans ve polis çağırarak eve gittim. Olayların ertesi gününde, evin kapısının kilidini değiştirip, içerideki tüm eşyaya el koydular. Biz de savcılığa şikayet ettik, uzaklaştırma kararı alındı. Benim o evle alakam yok, kesinlikle. Kayıtlarım, mesajlarım var. Gittiğim saat belli, ambulansın o eve geldiği saat belli” dedi.

    “ANNELİK İÇ GÜDÜSÜYLE BİR MESAJ YAZDIM”

    Tartışmaya sebep olan mesajı da açıklayan Z.K, “Kızım bundan 2.5-3 sene önce mide ameliyatı geçirdi. Doktor, ‘4-5 yıl hamile kalmamalı, hayati risk olabilir’ diye uyardı. Bu durumdan korktuğum için ben de hamile kalmasını istemedim. Annelik iç güdüsüyle, ‘Belki çocuğun ailesi bir torun sahibi olalım diye düşünüp çocuğa iletiyor olabilirler, dikkat et kızım en azından bir yıl yapma, evliliğiniz otursun, eşine alışır, aile ortamını öğrenir sonra yaparsınız’ diye mesaj yazdım. Bundan başka cümlem olmadı. Bunu okuyor ve üzerine kızıma ve bana hakaretler ediyor. Beni arayarak hakaret ediyor. Çocuğumun psikolojisi neden böyle bozuk? Neden her aradığımda bu kız ağlıyor? Niye bu halde diyorum, bana kullandığı cümle ‘Sen kanser hastası olduğun için kızının psikolojisini bozuyorsun’ oldu. Ben 7 yıldır kanser hastasıyım, yeni değil, bugün mü etki edecek, bugün mü hastalığım vuracak” şeklinde konuştu.

  • 21 yıllık sır cinayet çözüldü! Ayşe Kavak’ın katili, zaman aşımından serbest

    21 yıllık sır cinayet çözüldü! Ayşe Kavak’ın katili, zaman aşımından serbest

    Kayseri’de, 21 yıl önce kaybolan ve öldürülüp kuyuya atıldığı belirlenen Ayşe Kavak’ın (47) cinayet şüphelisi M.A. (55), polis ekiplerince yakalandı.

    Cinayeti kabul etmeyen katil zanlısı, emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece zaman aşımı nedeniyle serbest bırakıldı.

    Geçen mayıs ayında Melikgazi ilçesi Yılanlı Dağı mevkisinde hayvanlarını otlatan çoban, içinde su bulunmayan kuyuda kemik parçaları görüp, polise Haber verdi.

    İhbar üzerine bölgeye polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Yaklaşık 10 metre derinliğindeki kuyuya inen ekipler, kemik parçalarıyla birlikte kadın çantası buldu.

    Çantada, 2001 yılında kaybolan ve kayıp ilanı verilen Ayşe Kavak’a ait kimlik bulundu. Polisin incelemesinin ardından kemikler, otopsi için Ankara Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. Polis, öldürüldüğü düşünülen kadının cinayet şüphelisini yakalamak için çalışma başlattı. Bu kapsamda olayın meydana geldiği yerde inceleme yapan polis, çok sayıda kişiyle görüştü.

    TELEFONU YENİ SIM KARTLA KULLANILDI

    Ekipler ayrıca, Kavak’ın gasbedilen cep telefonunu teknik takibe aldı. Kavak’ın cep telefonunun gasbedildikten sonra içine yeni sim kartı takılarak, kullanılamaya devam edildiği belirlendi. Ankara Adli Tıp Kurumu’ndan gelen otopsi sonuçlarının da ortaya çıkmasıyla cinayeti o dönemde çobanlık yapan M.A.’nın işlediği belirlendi.

    Şüpheli önceki gün adresine düzenlenen operasyonla yakalandı. Gözaltına alınan şüpheli, ifadesinde cinayeti kabul etmedi. Ayşe Kavak’ı öldürmediğini söylediği öğrenilen cinayet zanlısı, suçsuz olduğunu ifade etti.

    AFLA ÇIKIP ÖLDÜRMÜŞ

    Şüphelinin ayrıca, 1988 yılında 1 kişiyi bıçaklayarak öldürmesi nedeniyle 12 yıl hapis yattığı ve afla 2000 yılında tahliye olduğu öğrenildi. Şüphelinin cezaevinden çıktıktan 1 yıl sonra da Ayşe Kavak’ı ziynet eşyaları, cüzdanı ve cep telefonunu gasbetmek için öldürdüğü tespit edildi.

    Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli, olay tarihi 20 yılı geçtiği için çıkarıldığı mahkemece zaman aşımından serbest kaldı.

  • Hülya Avşar ile Yalçın Dümer, 32 yıl sonra yan yana!

    Hülya Avşar ile Yalçın Dümer, 32 yıl sonra yan yana!

    1990 yapımı ‘Hasan Boğuldu’ filminin başrol oyuncuları Hülya Avşar ile Yalçın Dümer, 32 yıl sonra yeniden bir araya geldi. Dümer, Avşar ile çekilen fotoğrafını sosyal medya hesabından yayınladı.


    32 yıl önce beyazperdede izleyiciyle buluşan ‘Hasan Boğuldu’ filminde başrolü paylaşan Hülya Avşar ve Yalçın Dümer, yeniden buluştu.

    Dümer, Avşar ile çekilen fotoğrafını sosyal medya hesabından paylaştı. 57 yaşındaki oyuncu, gönderisinde “Can Hülya…” ifadelerine yer verdi.

    İkiliye, hayranları tarafından “Eski günlerdeki gibisiniz” yorumları yapıldı.

    Öte yandan Hülya Avşar ile Yalçın Dümer, 1990 yapımı olan ‘Hasan Boğuldu’ filminde ‘Emine’ ve ‘Hasan’ karakterlerini canlandırmışlardı.


    ‘HASAN BOĞULDU’ FİLMİNİN KONUSU NE?

    Film, Hasan ile Yörük kızı Emine’nin aşkını konu alır. Küçük bir kasabada yaşayan Hasan, bir gün pazarda gördüğü Emine’ye aşık olur. Emine, kasabanın civarında yerleşik bulunan Yüksekoba’ya mensup bir Yörük kızıdır. İlk görüşte birbirine aşık olan ikili gizlice görüşmeye başlar. Ancak Yörüklerin töresi, bir köylünün obaya damat olarak girmesine izin vermez. Umutsuzluğa kapılan Emine, Hasan’dan ayrılır. Ancak ikili uzun süre ayrı kalamayacaktır

  • Konya’da 6 yıl 6 ay önce kayboldu! Yasin’in kaybında önemli gelişme

    Konya’da 6 yıl 6 ay önce kayboldu! Yasin’in kaybında önemli gelişme

    Konya’da 6 yıl 6 ay önce önce evlerinin önünde oyun oynadığı sırada kaybolan 6 yaşındaki Yasin Şahin’den haber alınamıyor.

    Kayıp oğlunun bölgede tekrar aranması için başvuru yapacağını belirten baba Yavuz Şahin, ‘Çocuğumun akıbetinin belli olmasını istiyorum, ne olursa artık sağ veya ölü’ dedi.

    Konya’nın Akören ilçesine bağlı Belkuyu Mahallesi’nde oturan Ümmü (28) ve Yavuz Şahin (38) çiftinin 5 çocuğundan biri olan Yasin, 4 Nisan 2016 tarihinde Belkuyu Anaokulundan döndükten sonra evlerinin önünde oynadığı sırada kayboldu. Küçük Yasin’i bulamayan ailesi, jandarma, AFAD ve köylülerden yardım istedi. Yaklaşık 80 kilometrelik alanda yapılan arama çalışmalarından bir sonuç alınamazken, kaymakamlık tarafından aramalar 24 gün geçmesinin ardından sonlandırıldı.

    Kayıp çocukların bulunması için Ankara’dan görevlendirilen, polis ve askerlerden oluşan özel ekip de, Yasin Şahin’in kaybolmasından 1 yıl sonra Temmuz ayında Konya’ya gelerek çalışmaya başladı. Dosyayı yeniden açan özel ekip, emniyet ve jandarma yetkilileriyle görüşerek daha önce yapılan çalışmalarla ilgili bilgi aldı. Ekip, aile ve mahalleli ile de görüştü ancak kayıp Yasin’in izine rastlanmadı.

    Çocuğunun arama çalışmalarının tekrar yapılması için savcılığa müracaatta bulunacağını belirten baba Yavuz Şahin, “Biz yeni bir gelişme için uğraşıyoruz. Buralar yeniden kazılacakmış, özel bir ekip kurulacak. İnşallah bir an önce bakarlar bizim amacımız da bu. Önceki araştırmalarda obruk bölgesinde kemikler bulundu. O kemiklerin de hayvana ait olduğunun belgeleri çıktı. Bu belgeler de savcılığa verildi, inşallah bir an önce aydınlatılır” dedi.
    Yıllardır çocuğundan gelecek bir haberi beklediğini ifade eden Şahin, “Ben bu çocuğun akıbetinin belli olmasını istiyorum. Ne olursa artık sağ veya ölü benim amacım bu. Ben bu çocuğun bulunmasını istiyorum ve herkesin konuşması lazım” diye konuştu.

  • Birbirlerine sarılıp ağladılar! Derya Tuna ve eski eşi İbrahim Tatlıses’in gözyaşları…

    Birbirlerine sarılıp ağladılar! Derya Tuna ve eski eşi İbrahim Tatlıses’in gözyaşları…

    İbrahim Tatlıses eski hayat arkadaşı Derya Tuna’nın annesinin cenazesine katıldı. Cenazede Tatlıses ile Tuna birbirlerine sarılarak gözyaşı döktü.

    Derya Tuna, annesi Ayşe Tuna’nın hayatını kaybettiğini sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımla duyurmuştu.

    Tuna’nın annesinin cenazesi Çobançeşme Mezarlığı’nda bulunan aile mezarlığında defnedildi. İbrahim Tatlıses eski hayat arkadaşının annesinin cenazesine katıldı. Tatlıses ve Tuna birbirine sarılıp gözyaşı döktü.

    ONUN ANNESİ BENİM ANNEMDİR

    Annesinin cenazesinde eski eşini yalnız bırakmayan İbrahim Tatlıses “Derya Hanım bana 30 yılını verdi. Onun annesi benim annemdir. Rahmetliyi çok severdim. Mekanı cennet olsun. Derya Hanımı hiçbir zaman yalnız bırakmadım. Hiçbir çocuğumun annesini de yalnız bırakmam.

    Onun için buradayım. Derya Tuna yalnız değil. Çok üzüldük. Telefonla aradım konuşamadık. Derya Hanım çok üzgün. Annesine bebek gibi bakıyordu” dedi.

  • Erkek arkadaşının evinde ölü bulundu! Kan donduran ilk ifade

    Erkek arkadaşının evinde ölü bulundu! Kan donduran ilk ifade

    Antalya Manavgat’ta 3 gündür kendisinden haber alınamayan ve erkek arkadaşının evinde ölü olarak bulunan 3 çocuk annesi Aynur Çiçek olayına ilişkin polis tarafından yakalanan şüpheli, adliyeye sevk edildi.

    Şüphelinin ilk ifadesinde söyledikleri ise şoke etti.

    anavgat ilçesinde 3 gündür kendisinden haber alınamadıkları 3 çocuk annesi Aynur Çiçek’in (35) yakınları, Cumhuriyet Polis Karakoluna kayıp başvurusunda bulundu. Manavgat İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri ve Çiçek’in yakınları kadının bulunması için çalışma başlattı.

    Aynur Çiçek’in kaybolduğu gün, bir süredir görüşmediği erkek arkadaşı Şenol Ç. ile Emek Mahallesi’ndeki bir evden ayrıldığının belirlenmesinin ardından arama çalışmaları Şenol Ç. üzerinde yoğunlaştı.

    GÜNLER ÖNCE HAYATINI KAYBETMİŞ

    Aynur Çiçek’in yakınlarıyla telefonda görüşen Şenol Ç., değişik bahanelerle onları yanıltmaya çalışırken, bugün sabah saatlerinde Şenol Ç.’nin Emek Mahallesi’ndeki evine gelen yakınları, kapı açılmayınca pencereden içeri baktıklarında genç kadını yerde yatarken buldu. Yakınlarının haber vermesi üzerine olay yerine sağlık ekipleri ve çok sayıda polis ekibi sevk edilirken, yapılan kontrolde genç kadının birkaç gün önce yaşamını yitirdiği belirlendi.

    Olayı haber alan çocukları, kardeşleri ve diğer yakınları olay yerinde sinir krizleri geçirirken, Aynur Çiçek’in cansız bedeni Manavgat Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme ekibi, Antalya İl Emniyet Müdürlüğü Cinayet Masası dedektifleri, Cumhuriyet Savcısı ve Adli Tabibin incelemelerinin ardından Antalya Adli Tıp Kurumuna gönderildi. Otopsisi tamamlanan Aynur Çiçek’in cenazesi, yakınları tarafından alınıp Manavgat Kavaklı Mezarlığı’nda toprağa verildi.

    KISKANÇLIK KRİZİNE GİRİP…

    Olayın ardından ortadan kaybolan kadının erkek arkadaşı Şenol Ç.’nin Manavgat Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri tarafından olaydan kısa bir süre sonra yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından Manavgat Adliyesi’ne sevk edilen Şenol Ç.’nin ilk ifadesinde kıskançlık krizine girip Aynur Çiçek’i boğarak öldürdüğünü itiraf ettiği iddia edildi.

    UZAKLAŞTIRMA KARARI ALDIRMIŞ

    Öte yandan Şenol Ç ile Aynur Çiçek’in 4 yıl önce Manavgat’a gelip birlikte yaşamaya başladıkları ve aralarında sık sık tartışmalar yaşandığı öğrenildi. Aynur Çiçek’in, Şenol Ç. hakkında daha önce uzaklaştırma kararı aldığı da ortaya çıktı.

  • Dünyanın en tehlikeli akreplerinden biri soktu! 7 yaşında 7 kez kalp krizi geçirdi…

    Dünyanın en tehlikeli akreplerinden biri soktu! 7 yaşında 7 kez kalp krizi geçirdi…

    Brezilya’nın Sao Paulo eyaletinde yer alan Anhembi bölgesindeki evlerinin önünde dünyanın en tehlikeli akrep türlerinden biri tarafından ısırılan 7 yaşındaki çocuk korkunç bir şekilde can verdi ve ailesini yasa boğdu.

    Brezilya’da yaşayan 7 yaşındaki Luiz Miguel Furtado Barbosa, geçtiğimiz hafta ilesi ile beraber yapacakları hafta sonu gezisine hazırlanırken korkunç bir şekilde can verdi.

    Küçük çocuğun ölümü hem yerel basında hem de dünya basınında büyük bir yankı uyandırdı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Hayatını kaybeden çocuğun 44 yaşındaki annesi Angelita Proenca Furtado yerel basına yaptığı açıklamada korkunç olayın Brezilya’nın Sao Paulo eyaletindeki evlerinde gerçekleştiğini anlattı.

    7 yaşındaki Luiz Miguel Furtado Barbosa ve erkek kardeşi Joao Felipe

    BİRDEN ÇIĞLIK ATMAYA BAŞLADI

    Küçük Luiz, heyecanla beklediği hafta sonu gezisi için evlerinin dışına çıkıp ayakkabısını giymeye çalıştığı sırada birden çığlık atmaya başladı.

    Anne ve baba Luiz’in yanına koştu ancak ilk başta ne olduğunu anlayamadılar. Anne Angelita oğlunun bacağının kızardığını fark edince eşi ile beraber onu neyin ısırdığını anlamaya çalıştı:

    “Oğlum ayakkabısını giydiği sırada birden acı çığlıklar atmaya başladı. Hemen yanına koştuk ve onu neyin soktuğunu anlamaya çalıştık. Bacağındaki kızarıklık ve şişlik artınca bunun bir akrep olduğunu anladım.”

    Annesi Luiz’in kamp yapmayı ve suda oynamayı çok sevdiğini anlattı

    EN TEHLİKELİ AKREP TÜRLERİNDEN BİRİSİ

    Acil sağlık görevlilerini çağıran aile ambulans gelene kadar oğullarını ısıran akrebi bulmak için evin her yanını aradı.

    Aile hastaneye gitmeden hemen önce Luiz’i ısıran akrebi buldu. Buldukları küçük sarı Akrep Güney Amerika’daki en tehlikeli türlerden biriydi.

    Tityus Serrulatus adı ile de bilinen bu akrep zehri nedeni ile ülkedeki en ölümcül vakalardan sorumludur.

    7 KEZ PEŞ PEŞE KALP KRİZİ GEÇİRDİ

    Acı içinde kıvranan küçük Luiz, Sao Paulo Üniversitesi Tıp FakültesiHastanesi’ne götürüldü ve acil olarakpediatri servisine alındı.

    Doktorlar anında müdahale etse de küçük çocuğun durumu trajik bir şekilde kötüye gitti. 7 kez peş peşe kalp krizi geçiren çocuğun minik bedeni yaşadıklarına dayanamadı ve 25 Ekim Salı günü hayatını kaybetti.

    ANNE BABA ACI HABERLE YIKILDI

    Oğullarının ölüm haberini alan anne baba adeta yıkıldı. Anne Angelita yerel basına yaptığı açıklamada Luiz için yapamadığı her şeyi 5 yaşındaki diğer oğlu Joao Felipe için yapacağını söyledi.

    Öte yandan ailenin yaşadığı Anhembi bölgesinin Tiete Nehri ile sınır komşusu olduğu ve geniş ormanlık alan nedeni ile akrep saldırılarının sık yaşandığı öğrenildi.