Yazar: admin

  • Ceyda Düvenci’yi duygulandıran soru

    Ceyda Düvenci’yi duygulandıran soru

    Bülent Şakrak ile mutlu bir evlilik sürdüren Ceyda Düvenci’nin 2013’te boşandığı eşi Engin Akgün’ten Melisa Nur adından bir kızı var.

     

    Ünlü oyuncu, doğumdan hemen sonra geçirdiği beyin kanaması nedeniyle serebral palsi hastası olan Melisa ile ilgili soruları yanıtladı. Bir TV programına katılan Düvenci, açıklamalarıyla herkesi duygulandırdı.

    Bülent Şakrak ile mutlu bir evlilik sürdüren Ceyda Düvenci, NTV’de ekranlara gelen ‘Bambaşka Sohbetler’ programında Serkan Altunorak’ı konuk etti.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Altunorak, sunucu Düvenci’ye, “Geçmişe dönmek istesen hangi ana dönmek istersin? Tek bir hakkın var. Geleceğe gitmek istesen hangi anını görmek istersin?” sorusunu yöneltti.

     

    Ünlü oyuncu, “Melisa’yı doğurduğum ana gitmek isterim. Yok, değiştiriyorum; Melisa’nın düşme riski yaşadığı güne gitmek isterim aslında.”

    “İleride de Melisa’yı 40 yaşındayken görmek isterim. En merak ettiğim şey bu” cevabı sonrası duygusal anlar yaşadı.

    Altunorak, sarılarak teselli etti. Ceyda Düvenci, “Herhalde Melisa 40’larındayken ben olmam diye düşünüyorum.” Evet, bunu isterim” ifadelerini kullandı.

  • Samsun’da feci kaza! 2 aylık evli çifti ölüm ayırdı…

    Samsun’da feci kaza! 2 aylık evli çifti ölüm ayırdı…

    Samsun’da 2 aylık eşiyle birlikte kazada yaralanan genç kadın kocasının öldüğü haberini alınca sedyeden fırlayıp gözyaşı döküp feryat etti. Kendi acısını unutan genç kadın güçlükle sakinleştirildi.

     

    Kaza, Samsun’un İlkadım ilçesi Kıran Mahallesi çevre yolu üzerinde saat 16.15 sıralarında meydana geldi.

    Edinilen bilgiye göre, Enes Yıldız (21) idaresindeki 55 AHF 658 plakalı otomobil sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yoldan çıkarak refüjdeki çam ağacına çarpıp yola savruldu.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Kazada, sürücüsü Enes Yıldız ile eşi Gülendam Korkmaz Yıldız (21) ve arkadaşları Yalçın Tunç (21) yaralandı. Otomobil ise adeta parçalanarak hurdaya dönerken, yaralılar ambulansla Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı.

     

    Ambulansta kalbi duran sürücüsü Enes Yıldız acil serviste yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Enes’in Ölüm haberi yakınlarına verildiği sırada acil serviste sedyede yatan ve tedavisi devam eden Gülendam Korkmaz Yıldız, feryadını duyunca kendi acısını unutup sedyeden fırlayarak acil müdahale odasının önüne geldi. 2 aylık eşinin ölüm haberiyle yıkılan genç kadının feryatları yürekleri dağladı. Gülendam Korkmaz Yıldız güçlükle sakinleştirilerek tedavisi için tramva odasına geri götürüldü. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

  • Otomobilin çarptığı skuterdeki 2 liseli hayatını kaybetti

    Otomobilin çarptığı skuterdeki 2 liseli hayatını kaybetti

    Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde otomobilin çarptığı elektrikli skuterdeki lise öğrencileri Mahmut Yağız Balcı (18) ile Ada Kayahan (18) hayatını kaybetti.

    Otomobil sürücüsü Can G. gözaltına alındı. Balcı ve Kayahan’ın yakınları Antalya Adli Tıp Kurumu morgu önünde uzun süre gözyaşı döktü.

    Kaza, gece saatlerinde Portakal Çiçeği Caddesi’nde meydana geldi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Üniversite sınavına hazırlanan lise öğrencileri Mahmut Yağız Balcı ile Ada Kayahan, dershaneden çıktıktan sonra arkadaşları ile buluşup Yemek yedi ve evlerine gitmek için elektrikli skutere bindi.

    Balcı’nın kullandığı skutera süratli olduğu iddia edilen Can G.’nin idaresindeki 07 BBS 63 plakalı otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle Balcı ve Kayahan yola fırladı. İhbarla gelen sağlık ekiplerinc özel bir hastaneye kaldırılan 2 arkadaş, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Cenazeler, Antalya Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü.

    Balcı ile Kayahan’ın çocukluk arkadaşı oldukları, Balcı’nın kız arkadaşını evine götürmeye gittiği öğrenildi. Bu arada otomobil sürücüsü Can G. gözaltına alındı. Kaza ile ilgili soruşturma sürüyor.

    GÖZYAŞLARINA BOĞULDULAR

    Otomobilin skutere çarpması sonucu hayatını kaybeden Mahmut Yağız Balcı ve Ada Kayahan’ın cenazelerini teslim almaya aileleri ve arkadaşları geldi.

    Balcı ve Kayahan’ın yakınları Antalya Adli Tıp Kurumu morgu önünde uzun süre gözyaşı döktü. Cenazelerin araca yüklendiği sırada Mahmut Yağız’ın annesi Ela Balcı, güçlükle ayakta durabildi.

    Kayahan’ın cenazesi defnedilmek üzere Manavgat ilçesi Ahmetler Mahallesi’ne, Balcı’nın cenazesi ise Kurşunlu Mezarlığı’na götürüldü.

    KAZA YERİ TEMİZLENDİ

    Hayatını kaybeden lise öğrencileri Mahmut Yağız Balcı ve Ada Kayahan’a çarpan aracın kaza yerindeki parçaları belediyenin temiz görevlileri tarafından temizlendi. Diğer yandan kazanın yaşandığı yerde, skuterdeki ikiliye çarpan aracın yaya geçidi sonrası başlayan fren izlerinin 20-30 metre sonra otobüs durağı önünde sona erdiği görüldü.

  • 37. yaşa özel pozlar! Hadise kendini buldu…

    37. yaşa özel pozlar! Hadise kendini buldu…

    Geçtiğimiz günlerde Mehmet Dinçerler ile evliliğini sonlandıran Hadise yeni yaşına kutladı.

    37 yaşına giren şarkıcı sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlara “Efsane bir kadınım. Olağanüstü kadın, o benim” dedi.

    Hadise, 37’nci yaş gününü kutlamak için geçtiğimiz akşam arkadaşlarıyla bir araya geldi.

    Ünlü şarkıcı, geceye ait renkli kareyi sosyal medya hesabından yayınlamayı ihmal etmedi.

    Kutlama için kahve rengi dekolteli bir elbise tercih eden Hadise, doğum günü pastasını keserken verdiği pozlarla gündem oldu.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Partiden fotoğrafları paylaşan Hadise altına, “İyi ki doğdum ben. Fenomen bir kadınım. Olağanüstü bu kadın benim” notuyla düştü.

    Ünlü şarkıcının paylaşımı sosyal medya büyük ilgi gördü. Dostları Hadise’nin doğum gününü kutlarken, takipçileri de ‘Eski Hadise döndü’, ‘İşte bizim tanıdığımız kadın’, ‘Hadise kendini buldu’ şeklinde yorumlarda bulundular.

    Dostları Hadise’nin fotoğraflarının yer aldığı üç katlı bir pasta yaptırdı.

  • Paşa torunu ve zengin kızı olarak doğdu, kendi bildiği gibi yaşadı!

    Paşa torunu ve zengin kızı olarak doğdu, kendi bildiği gibi yaşadı!

    Kanser tedavisi gören Billur Kalkavan, 59 yaşında hayatını kaybetti. Sizce nasıl yaşadı kısa ömrünü ünlü oyuncu?

    ◊ Onur Baştürk: Kısa ya da uzun ömür diye bir şey yok. İyi ya da hakkı verilmiş yaşam diye bir şey var bence. Billur da yaşamın hakkını verenlerdendi. Çünkü kendi doğrularıyla, kendi bildiği gibi yaşadı ve gitti. Dolayısıyla bu dünyadan mutlu ayrıldığını düşünüyorum.

    ◊ Savaş Özbey: Kısa ama güzel bir hayat sürdü bence de Billur Kalkavan. Bu erken ölümdeki tek teselli de o zaten. Paşa torunu ve zengin kızı olarak doğdu. Çok güzel ve alımlı bir kadındı. Çocuk yaştan itibaren oyunculuk, sunuculuk yaptı; ünlüydü. Aşk kadınıydı. Ne kadar da çok seveni varmış. Ne güzel dostlar biriktirmiş. Bunlar her insanın hayatında isteyeceği güzel şeyler.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    ◊ Ömür Gedik: Herkes onu varlıklı, hayatı kolay yaşayan, aşırı neşeli biri olarak görüyordu ama hastalığı sırasında kurduğu “Çare olamadığın şeylere üzülme” cümlesini hiç unutmamak lazım. Bu dünyanın yükünü başka canlıların acılarıyla empati kuran iyi insanlar çekiyor. Kadına, hayvana, dünyaya, yaşama duyarlı ve bunlar için çaba harcayan, üzülen, empati gücü yüksek, dert edinen çok değerli bir kadındı. Nurlar içinde yatsın.

    ◊ Orkun Ün: Tanımıyorum ama tanıyanlardan öyle güzel şeyler duyuyorum ki, ne mutlu ona. Doya doya da yaşamış hayatını. Sevmiş mesela ama eleştirilmiş, isyan etmiş haksızlıklara ama ‘yuh’lanmış. O susmayı değil, hep konuşmayı tercih etmiş. Nurlar içinde yatsın.

  • Seda Sayan eşinin soyadını kayıtlardan sildirdi! Çağlar Ökten’in tepkisi ne oldu?

    Seda Sayan eşinin soyadını kayıtlardan sildirdi! Çağlar Ökten’in tepkisi ne oldu?

    6 ay önce şarkıcı Çağlar Ökten’le evlenen Seda Sayan, kızlık soyadını kullanmak için açtığı davayı kazandı.

    Ünlü sanatçı, evlendikten sonra İstanbul Aile Mahkemesi’ne başvurarak kızlık soyadını kullanmak için dava açtı.

    Sayan’ın avukatı, mahkemeye sunduğu dilekçede sanatçının isminin nüfus kayıtlarında ‘Aysel Gürsaçer’ olarak geçtiğini belirterek “Müvekkilim, Çağlar Ökten’le evlendikten sonra nüfus kayıtlarında soyadı ‘Gürsaçer Ökten’ olarak değişmiştir.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Bu da resmi işlemlerde sorun yaratmaktadır. Müvekkilim, işlerinden dolayı kızlık soyadı olan ‘Gürsaçer’i kullanmak istemektedir. Çağlar Ökten’in de bu konuda rızası vardır” ifadelerini kullandı.

    Önceki gün görülen duruşmada sanatçının ‘Ökten’ soyadının iptaline karar veren mahkeme, bundan sonra kızlık soyadı ‘Gürsaçer’i kullanmasına karar verdi.

  • ‘Bundan sonra avukat hanım diyeceksiniz’

    ‘Bundan sonra avukat hanım diyeceksiniz’

    Ünlü şarkıcı 15 yıl aradan sonra mesleğine geri dönüyor

    Şarkıcı Ebru Polat, ara verdiği avukatlık mesleğine geri dönme kararı aldı. Polat, haberi sosyal medya hesabından duyurdu:

    “Önümüzdeki hafta itibarıyla ‘avukat hanım’ diyeceksiniz. 15 yıl sonra mesleğe dönüş”

    Ebru Polat,İstanbul Barosu’nda çektiği fotoğrafı da takipçileri ile paylaştı.

  • Ortadan kaybolduğunda henüz 19 yaşındaydı… Çeyrek asırlık Kristin Smart davasında bir perde kapandı

    Ortadan kaybolduğunda henüz 19 yaşındaydı… Çeyrek asırlık Kristin Smart davasında bir perde kapandı

    Üniversite birinci sınıf öğrencisi gencecik bir kadındı Kristin Smart. 1996 yılında ılık bir Mayıs akşamı bir anda ortadan kayboldu.

     

    Bir daha kendisini gören olmadığı gibi, öldüğünü gösteren bir kanıt da bulunamadı. Çeyrek asırdır ABD gündeminden düşmeyen bu olay nihayet bu hafta içinde bir sonuca bağlandı. İşte tüm ayrıntılar…

    Kristin Smart, 1996 yılında ortadan kaybolduğunda henüz 19 yaşındaydı. Üniversiteye daha o yıl başlamıştı.

    Bir ilkbahar akşamı kampüs dışında bir partiye gitti. Birkaç saat eğlendikten sonra Paul Flores isimli sınıf arkadaşıyla birlikte partiden ayrılıp kaldığı yurda doğru yürümeye başladı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Ne olduysa bu yürüyüş sırasında oldu. Smart bir anda sırra kadem bastı. Ne yaşadığına dair bir iz bulunabildi ne de öldüğüne dair… Smart’ın artık hayatta olmadığı kabul edilse de olay bir türlü çözülemiyordu. Ta ki geçen yıla kadar…

     

    2021’in Nisan ayında Kristin Smart soruşturmasında çok önemli bir gelişme yaşandı: Bugün 45 yaşında olan Flores ile babasının göz altına alındığı açıklandı. Flores, Smart’ı öldürmekle, babası ise genç kadının cansız bedenini ortadan kaldırmakta oğluna yardım etmekle suçlanıyordu.

    Baba-oğul Flores’lerin yargı süreci nihayet 18 Ekim günü tamamlandı. ABD kamuoyunun çeyrek asırdır izlediği davada bir perde kapandı.

    Peki Kristin Smart’a ne oldu? Gerçeklerin ortaya çıkması için neden bu kadar gecikti?

    Anlatmaya en başından başlayalım…

    * * * * *

    Kristin Smart, California’nın Stockton şehrinde doğup büyümüştü. San Luis Obispo’da bulunan California Politeknik Eyalet Üniversitesi’nde (kısaca Cal Poly) birinci sınıf öğrencisiydi.

    25 Mayıs 1996 akşamı arkadaşlarıyla kampüs dışında bir partiye giden Smart, gece saat 2 civarında oradan ayrıldı. O sırada yanında aynı üniversitede kendisi gibi birinci sınıf öğrencisi olan Paul Flores isimli genç vardı.

    Daha sonra polise verdiği ifadeye göre, Flores, Smart’a kendi kaldığı yurdun kapısına kadar eşlik etmişti. Orada ayrılmışlar, Flores yukarı çıkmış, Smart ise kendi yurduna doğru yürümeyi sürdürmüştü.

     

    Smart’ın kayıp olduğu kampüs polisine 28 Mayıs günü bildirildi. İlk incelemelerin ardından soruşturmanın idaresi Haziran başında San Louis Obispo Şerif Departmanı’na devredildi.

    ÜNİVERSİTE KAMPÜSÜ ALTÜST EDİLDİ

    Arkadaşlarının ve ailesinin Roxy diye çağırdığı Smart’ı bulmak için çok kapsamlı bir çalışma başlatıldı.

    Genç kadın kaybolduktan birkaç gün sonra şerif departmanına bağlı atlı polisler Cal Poly kampüsünü didik didik aradı. O anların görüntüleri yerel bir televizyon kanalı olan KCRA-TV tarafından yayınlandı. Diğer yandan helikopterlerle de havadan inceleme devam ediyordu.

    Smart’ın yurttaki odasında arama yapan polis, genç kadının cüzdanını ve ödev teslim tarihi hatırlatmalarını içeren notlarını buldu. Hassas burunlu kadavra köpekleri de Flores’in yurt odasında Smart’ın izini sürdü.

     

    FLORES’İN İFADELERİ KAFA KURCALADI

    Flores soruşturmanın en başlarında “şüpheli kişi” ilan edilmiş olsa da hakkında resmi bir suçlama yapılmadı.

    Özellikle polise ifade verdiği sırada bir gözünün çevresinde dikkat çeken morluklar olması şüphe yarattı. Polislere verdiği ilk ifadede gözünün basketbol oynarken morardığını söyleyen Flores, daha sonraki arabasına bakım yaparken kafasını çarptığını öne sürdü.

    Diğer yandan o gece yaşananlara dair anlattıklarında da tutarsızlıklar ortaya çıktı. Örneğin önce Smart’tan kendi yurdunun kapısında ayrıldığını söyledi, daha sonra “Kristin çok yavaş yürüyordu. Üşümesin diye beline sarıldım. Onu yurdun kapısına kadar götürdüm sonra kendi yurduma geldim” dedi. (İki bina kampüsün iki ayrı ucundaydı.)

    Tüm bu çelişkiler şüpheleri daha da kuvvetlendirirken o her seferinde Smart’ın kaybolmasında parmağı olduğunu reddetti.

    FLORES İFADE VERMEYİ REDDETTİ

    Kampüs ve çevresindeki aramalar sonuç vermeyince şehrin sokaklarındaki duvarlar ve ilan panoları Smart için hazırlanmış “KAYIP ARANIYOR” ilanlarıyla kaplandı. Smart’ın tüm tanıdıklarının ifadeleri alındı.

     

    Arkadaşları Smart’ı kampüsün dışındaki bir evde yapılan partide bıraktıklarını söylüyordu. Partideki tanıklar ise Smart’ın çıkışta alkolün ya da başka bir maddenin etkisi altında gibi göründüğünü, tek başına yürümekte zorlandığını ve Flores’ten destek aldığını anlatıyordu.

    Birçok tanığın ifadesine göre Flores o esnada Smart’a “Sana yurduna kadar eşlik edebilirim” diyordu.

    Smart ailesi kızlarının başına gelen şey her neyse, sorumluluğun Paul Flores’te olduğuna emindi. Bu nedenle aile tarafından 1997 yılında Flores hakkında ölüme sebebiyet verme suçlamasıyla 40 milyon dolarlık bir tazminat davası açıldı. Ancak Flores hakkında ilk etapta bir iddianame hazırlanmadı.

    Kasım 1997’de ifadesine başvurulan Flores, ABD Anayasası’nın Beşinci Değişiklik’ini gerekçe göstererek yanıt vermeyi reddetti. (Bu madde, sorguda ya da tanık sandalyesinde konuşan kişileri, kendilerinin suçlanmasına neden olacak şeyler söylemekten koruyor.)

    KANUNEN ÖLMÜŞTÜ AMA SORUŞTURMA BİTMEDİ

    Smart ailesi, nihayet 2002 yılında mahkemeye başvurarak gaiplik kararı aldırdı. Bir başka deyişle Kristin Smart’ın kanunen öldüğüne hükmedildi.

    Ancak soruşturma ve incelemeler bu karardan sonra da devam etti.

    Soruşturmaya ileri aşamada FBI da dahil oldu. İnsan kalıntılarının kokusunu almak için eğitilmiş özel köpeklerle Cal Poly kampüsünün içinde ve çevresinde yeniden aramalar başlatıldı.

     

    San Luis Obispo Şerif Departmanı’ndan yapılan açıklamada soruşturma kapsamında görev yapan müfettişlerin ve adli bilimler uzmanlarının 2011-2020 yılları arasındaki süreçte, 18 arama emri uyguladığını, soruşturmanın başlarında toplanmış 37 delili DNA testine gönderdiğini, 140 yeni delil topladığını ve 91 kişiyle görüşmeler gerçekleştirdiğini belirtti.

    2019’DA BİR TANIK HER ŞEYİ DEĞİŞTİRDİ

    Bu yoğun çabaların sonucunda Paul Flores davanın bir numaralı şüphelisi olarak öne çıkmaya başladı. Özellikle 2019 yılında görüşülen yeni bir tanığın davanın gidişatının değişmesinde rol oynadığı ifade edildi.

    Bu tanığın söyledikleri doğrultusunda 2020 yılının Şubat ayında California ve Washington eyaletlerindeki dört ayrı noktada aramalar gerçekleştirildi. San Luis Obispo Şerif Departmanı bu aramalarda bazı şüpheli eşyalar ele geçirildi. KCAL-TV söz konusu noktalardan birinin Paul Flores’in Los Angeles şehrindeki konutu olduğunu duyurdu.

    Bu gelişmenin ardından süreç hızlandı. Polis, Mart 2021’de kadavra köpekleri ve yer altını tarayabilen radar cihazları yardımıyla, Paul Flores’in babası Ruben’in Arroyo Grande’de bulunan evinde çeşitli incelemeler gerçekleştirdi.

    13 Nisan günü Paul Flores Los Angeles’ın San Pedro bölgesindeki evinde cinayet suçlamasıyla gözaltına alındı. Babası Ruben de aynı gün kendi evinde gözaltına alındı ve cinayete yardım ve yataklık etmekle suçlandı.

    TECAVÜZ GİRİŞİMİ ESNASINDA ÖLÜME NEDEN OLMAKLA SUÇLANDI

    Flores’lerin gözaltına alınmasından bir gün sonra San Luis Obispo Savcısı Dan Dow, bir açıklama yaparak Paul Flores’in “tecavüz esnasında ya da tecavüz girişiminde bulunduğu sırada” Smart’ın ölümüne yol açtığını duyurdu. Dow’un dediğine göre Ruben Flores de Smart’ın cansız bedeninin ortadan kaldırılmasında oğluna yardım etmişti.

    Baba-oğul Flores’ler avukatları aracılığıyla haklarındaki suçlamaları reddetti.

     

    Dava 14 Temmuz’da San Luis Obispo Yüksek Mahkemesi’nde başladı. 2 Ağustos’ta yapılan ve davanın devam edip etmeyeceğine karar verilen geçerli sebep duruşmasında, Kristin’in annesi Denise Smart’ın ve Kristin’in kaybolduğu gece gittiği partideki diğer kişilerin ifadeleri dinlendi.

    Aynı gün Smart ailesinden yapılan açıklamada, “Adalet sistemine güveniyoruz. Kristin’in bunca zamandır bunca kişinin kalbinde yaşamış ve unutulmamış olmasını bilmek bize teselli veriyor” ifadeleri yer aldı.

    İKİ KADIN DAHA FLORES’İ TECAVÜZLE SUÇLADI

    Bu yıl Nisan ayında, savunma avukatlarının medyanın ve kamuoyunun davaya olan yoğun ilgisini gerekçe göstererek yaptığı başvurunun ardından, Yargıç Craig B. van Rooyen, duruşmaların San Luis Obispo’nun 225 kilometre kuzeyinde bulunan Monterey’de görülmesine karar verdi.

    18 Temmuz’da açılış konuşmaları yapıldı. 21 Temmuz günü Kristin’in anne ve babası ile erkek kardeş Matt, genç kadının kaybolmasının ardından yaşadıklarını anlattı. Yerel televizyon kanalı CBS 13’in aktardığına göre Denise Smart mahkemeye, “Sonraki 25 yıl boyunca elimden gelen her şeyi yaptım, aklıma gelen her yerde cevap aradım” diye seslendi.

    Duruşmalar Ekim ayının ilk haftasında sona erdi. Dava sürecinde savcılık, Paul Flores’in başka kadınlara yönelik şiddet eğilimleri de olduğunu ortaya koydu. Savcılık adına ifade veren iki kadın Smart’ın kaybolmasından yıllar sonra, Flores’in kendilerine tecavüz ettiğini söyledi.

    The Tribune of San Luis Obispo gazetesinin aktardığına göre, savcılığın Paul Flores hakkındaki suçlamalara bu tecavüzlerin de eklenmesi talebi Yargıç Craig B. van Rooyen tarafından reddedildi.

     

    Paul Flores duruşmalar sırasında böyle görüntülendi
    SAVCILIĞA GÖRE KRISTIN’İ AYLARCA “AVLAMIŞ”

    Dolayısıyla Kristin Smart çimlerin üzerinde baygın halde yatarken, Flores’in kendisine eşlik etmeyi önermesi tesadüf değildi. Zira Flores önceki aylar boyunca Smart’ı “avlamış”, sürekli onun olduğu yerlere gitmiş, başka bir yurtta kalmasına rağmen Smart’ın kaldığı binada zaman zaman tek başına vakit geçirmişti.

    Smart’ın eski oda arkadaşı ifadesinde “Paul Kristin’e doğal olmayan bir ilgi gösteriyordu. Ancak Kristin ‘Git başımdan’ diyemeyecek kadar nazik bir insandı” diye konuştu.

    Partideki bir tanık da Flores’in karanlıklar içinden çıkıp Smart’a yardım teklif ettiğini görmüş ancak ikisini yalnız bırakmıştı. Smart’ı canlı gören son kişi olan bu tanık “Onların yanından ayrıldığım için ömrümün geri kalanı boyunca pişmanlık duydum” ifadelerini kullandı.

    Daily Beast 2016 tarihli bir haberinde, dört kadının Flores’i cinsel saldırıyla suçladığını duyurmuştu. Bu olaylardan biri 1994’te yani Flores lisedeyken yaşanmıştı. Kadın, Flores’le bir arkadaşının kendisin ilaç verdiğini ve tecavüz ettiğini söylemişti. Bir diğer kadın da Flores’in 1995’te bir partide kendisi sıkıştırdığını, daha sonra bir doğum günü kutlaması sırasında da tecavüze kalkıştığını söylemişti. Bu kadın da Cal Poly öğrencisiydi.

    BAHÇEDE “GİZLİ BİR MEZAR” İZLERİ BULUNDU

    Savcı Christopher Peuvrelle kapanış konuşmasında Ruben Flores’in oğlunun Smart’ın cansız bedenini evinin arka bahçesindeki verandanın altına saklamasına yardım ettiğini söyledi.

     

    “Daha önce Kristin’in cansız bedeninin saklandığına inandığımız gizli bir mezar bulduk” diyen Peuvrelle, topraktan alınan örneklerin, zeminin aşağı yukarı bir tabut ölçüsü olan 180x120x120 santimetrelik kısmındaki elle kazma izlerinin, kan ve vücut sıvısı izlerinin, Smart’ın giysileriyle eşleşen kumaş liflerinin ve kadavra köpeklerinin tepkilerinin bu sonuca işaret ettiğini söyledi.

    Parti gecesi Flores’in Kristin’e tecavüz ettiğini ya da tecavüz girişiminde bulunduğunu öne süren Peuvrell’e göre genç kadın bu esnada hayatını kaybetti. Bunun üzerine Flores genç kadının cesedimi saklamak için babasından yardım istedi.

    Paul Flores’in avukatı Robert Sanger ortada bir kayıp vakası olduğunu ancak Cinayet delili bulunmadığını söyledi. Ruben Flores’in avukatı Harold Mesick ise müvekkilinin cesedi gizlemeye çalıştığına dair bir kanıt olmadığını belirterek, “Paul Flores ve babası bu kadını gömmemiştir. Müvekkilim hayatında mezar bile kazmamıştır. Kristin Smart okulundan memnun değildi. Belki de bu nedenle çekti gitti. Belki halen hayatta. Savcılık müvekkilimi ve oğlunu canavarlaştırma konusunda çok iyi bir iş çıkardı. Bu dava ‘makul şüphe’ diye bağırıyor” dedi.

    Flores’in evinin arka bahçesinde incelemeler günlerce devam etti
    OĞUL SUÇLU BULUNDU, BABA BERAAT ETTİ

    Ve nihayet 18 Ekim günü, jüri Paul Flores’i Kristin Smart’ın ölümünden suçlu buldu. Baba Ruben ise hakkındaki suçlamalardan beraat etti.

    Kararın açıklanmasının ardından Kristin’in babası Stan Smart, Ruben Flores’in aklanmasının adalet arayışlarının süreceği anlamına geldiğini söyledi. Davanın “çok acı veren ve inişleri çıkışlarından fazla olan uzun bir yolculuk” olduğunu da sözlerine ekleyen Baba Smart, “Kristin hayatta yokken bu kararla neşelenmemiz ya da mutlu olmamız mümkün değil” diye konuştu.

     

    Diğer tarafta Paul Flores ve avukatından bir açıklama gelmedi. 81 yaşındaki Ruben Flores ise oğluna ve kendisine karşı toplanmış delillerin “çok fazla uydurma şey” içerdiğini ve jürinin hükmünün “verilerden çok hislere dayandığını” belirtti.

    Associated Press’in bildirdiğine göre, bahçede bulunan kan ve sıvı örnekleri fazlasıyla sınırlı ve hasarlı olduğundan bir DNA testiyle kimlik tespiti yapmak mümkün olamadı. Nitekim Ruben Flores’in avukatı da “Bu kan herkese, hatta müvekkilime bile ait olabilir. Ama Kristin Smart’ın kanı olmadığını söyleyebilirim size” sözleriyle bu noktaya işaret etti. Baba Flores’in serbest kalmasında bu detay etkili oldu.

    Smart ailesine baş sağlığı dileklerini de gönderen Baba Flores, “Kızlarının başına ne geldiği sorusunun cevabını alabildiklerini düşünmüyorum” ifadelerini kullandı.

    “KRISTIN AİLESİYLE BULUŞANA KADAR SORUŞTURMA SÜRECEK”

    San Luis Obispo Savcısı Dow, adaletin geç de olsa yerini bulduğunu belirtti. Şerif Ian Parkinson ise Kristin Smart’ın cansız bedeninden geriye kalanlar bulunup ailesine teslim edilmedikçe davanın kapanmayacağını söyledi.

    Parkinson, aileye 25 yıl süren soruşturma oyunca sergiledikleri sabır ve destek için de teşekkür etti ve “Onlara yıllar önce bir söz verdim; Kristin’in hatırasının unutulmasına izin vermeyecektik. Katilinin cezasız kalmasına da izin vermeyecektik. Ancak Kristin ailesiyle buluşana kadar gerçek bir adaletten söz edemeyiz. Bu soruşturma biz Kristin’i bulana kadar sona ermeyecek” dedi.

    Savcılık Paul Flores hakkındaki ceza duruşmasının 9 Aralık’ta yapılacağını duyurdu. Flores’in en az 25 yılla cezalandırılması hatta ömür boyu hapis cezası alması söz konusu

  • Pınar Deniz ve sevgilisi Kaan Yıldırım özel gösterimde: Yargı’yı birlikte izliyoruz!

    Pınar Deniz ve sevgilisi Kaan Yıldırım özel gösterimde: Yargı’yı birlikte izliyoruz!

    Bir süredir aşk yaşayan Pınar Deniz ve Kaan Yıldırım, “Hazine” filminin Soho House İstanbul’daki özel gösterimine birlikte katıldı.

    Kaan Yıldırım’a sevgilisinin “Yargı” dizisindeki partneri Kaan Urgancıoğlu ile uyumu soruldu.

    Oyuncu, “Aslında bana laf düşmez ama çok iyiler, seviliyorlar. ‘Yargı’nın zaten çok iyi bir senaryosu var. Pazar günleri Pınar’la beraber izliyoruz” dedi.

    “Yoğun çalışıyorsunuz, birbirinize özlem duymuyor musunuz?” sorusuna ise Pınar Deniz yanıt verdi: “Biz görüşürüz, bir yolunu buluruz. Bizim yerimize endişelenmeyin. İkimiz de çalışmayı seviyoruz. Arta kalan zamanımızı da beraber geçiriyoruz.”
    Ünlü isimlerden tam not aldı

    Çağlar Çorumlu, Boran Kuzum, Serkan Keskin, Şükran Ovalı, Bülent Çolak’ın başrolünde yer aldığı “Hazine” filmi 4 Kasım’da vizyonda. Filmi izleyen ünlü isimler “Ters köşe ve sıra dışı bir kara mizah. Çok beğendik” dedi.

    Çağlar Çorumlu, Boran Kuzum, Serkan Keskin, Şükran Ovalı, Bülent Çolak’ın başrolünde yer aldığı “Hazine” filminin özel gösterimi önceki akşam Soho House İstanbul’da gerçekleşti.

    Canbert Yerguz’un yönettiği BKM yapımı Film, 4 Kasım’da vizyona girecek. Özel gösterime birçok ünlü isim katıldı. İzleyiciler, “Ters köşe ve sıra dışı bir kara mizah. Beklenmedik anlarda yaşanan trajikomik olaylar, izleyene sürekli ‘acaba şimdi ne olacak’ hissini veriyor. Eğlendiğiniz kadar yeni ve farklı bir film izliyor olmaktan da keyif alıyorsunuz” yorumunu yaptı.

    Şükran Ovalı – Songül Öden – Mehmet Yılmaz Ak
    Taklitler hoşuma gitti

    Ezgi Mola, geçen günlerde giydiği kıyafetin sosyal medyada gündem olması hakkında, “Kıyafetimi stilistim seçti. Çok hoşuma giderek ve içime sinerek giydim. Bazıları taklidimi yaptı ama çok güzel şeyler bunlar. Olumlu hepsi” dedi.

  • Seda Sayan yumurtalarını satışa çıkarıyor

    Seda Sayan yumurtalarını satışa çıkarıyor

    Çağlar Ökten’le yakın zamanda nikah masasına oturan Seda Sayan’a, geçen günlerde bebek soruları sorulmuştu.

    O defteri kapattığını söyleyen Sayan’ın yıllar önce yumurtalarını dondurttuğu ortaya çıktı. Ve şimdilerde yumurtalarını satışa çıkarmaya hazırlanıyor.

    Kendisinden 25 yaş küçük olan meslektaşı Çağlar Ökten ile yaklaşık 7 ay önce nikah masasına oturan Seda Sayan, çocuk açıklamasıyla gündeme geldi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Ökten ile çocuk sahibi olmak istemediklerini belirten Sayan, 20 yıl önce dondurttuğu yumurtaları hakkında konuştu. Seda Sayan, 20 yıl önce dondurttuğu yumurtalarını kullanmayacağını söyleyerek “Çağlar’la çocuk işini kapattık. Yumurtalarımı NFT olarak satışa çıkarabilirim” dedi.

    TV8 ekranlarında yayınlanan 2. Sayfa programına telefonla bağlanan Seda Sayan, dondurttuğu yumurtalarını satışa çıkaracağını söyledi.

    Çocuk sahibi olmakla ilgili konuşan 59 yaşındaki Sayan, “Muhabir arkadaşım ‘Bu evliliği çocukla taçlandırmayı düşünüyor musunuz?’ diye sordu. Ben de benim bir yavrum, Çağlar’ın da bir yavrusu var. Biz bu işi kapattık dedim.”

    “Ben 20 sene önce yumurtalarımı dondurttum. Gençken dondurulduğunda hiçbir şey olmuyor. Yaş ne olursa olsun sağlıklı yumurtalık anneye enjekte edildiğinde gebelik mümkün oluyor. Benim onları kullanmama gerek kalmayacağı için yumurtaları satarım” dedi.

    KAYNAK: posta com tr

  • 17 yaşındaki Yiğit, öğretmeninin evinde ölü bulundu

    17 yaşındaki Yiğit, öğretmeninin evinde ölü bulundu

    Antalya’da 17 yaşındaki Yiğit Kalpak, Almanca öğretmeni H.G.’nin evinde ölü bulundu. Yapılan incelemeler sonucunda evde uy-şturucu madde kullanıldığı daha sonra da temizlik yapıldığı belirlendi.

    Olay, saat 09.00 sıralarında, Muratpaşa ilçesi Cumhuriyet Mahallesi 645’inci Sokak’taki 4 katlı apartmanın 1’inci katında meydana geldi.

    Yiğit Kalpak, Almanca öğretmeni H.G.’nin evine saat 01.30 sıralarında 5 arkadaşıyla birlikte geldi. İddiaya göre, ilerleyen saatlerde öğretmen H.G., Kalpak ve arkadaşları uy-şturucu hap aldı. Bir süre sonra Kalpak ve 2 arkadaşı, H.G.’nin evinde kaldı, diğer 3 arkadaşı evden ayrıldı. Sabah saatlerinde uyanan H.G., öğrencisi Yiğit Kalpak’ı uyandıramayınca durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi.

    İNCELEME YAPILDI

    İhbarla adrese gelen sağlık ekipleri, Kalpak’ın hayatını kaybettiğini belirledi. Polis ekipleri, evdeki incelemede, Kalpak’ın üstünün çıplak, evin temizlenmiş olduğunu belirledi. H.G. ile diğer 5 kişi, ifadelerine başvurulmak üzere Muratpaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

    Gençlerden birinin polise verdiği ifadede, olayın gerçekleştiği saatlerde evdeki herkesin uy-şturucu madde kullandığını belirttiği öğrenildi. Öğretmen H.G.’nin ise, öğrencisiyle arkadaşlarının gece kendisine bir şeyler içmek için geldiği, sadece kahve içip saat 03.00 sıralarında uyuduğu, sabah saatlerinde ise Yiğit Kalpak’ı odada hareketsiz gördüğürü anlattığı ortaya çıktı. Kalpak’ın cansız bedeni, yapılan incelemenin ardından Antalya Adli Tıp Kurumu’nun morguna götürüldü.

  • İki yaşında sürekli aynı ismi tekrarlamaya başladı…Annesi araştırınca korkunç gerçekle karşılaştı!

    İki yaşında sürekli aynı ismi tekrarlamaya başladı…Annesi araştırınca korkunç gerçekle karşılaştı!

    ABD’nin Ohio eyaletinde yaşanan tuhaf, tuhaf olduğu kadar da ürkütücü olay, televizyon yapımcılarının ilgisini çekip haber videolarına konu olunca bir anda gündeme bomba gibi düştü.

    5 yaşındaki bir çocuğun ağzından çıkan cümleler adeta duyan herkesin tüylerini diken diken etti.

    Şimdi 5 yaşında olan küçük Luke’un annesi Erika, oğlunun daha iki yaşındayken kendisine anlattığı şeyler karşısında dehşete kapılmış.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Erika, Ohio’da yayın yapan Fox 2 adlı televizyon kanalına oğlunun daha küçücük bir bebekken Pam adında bir kadından bahsetmeye başladığını, ancak ailenin bu isimde kimseyi tanımadığını söyledi.

    OĞLUNUN ANLATTIĞI ŞEYLERE İNANAMADI!

    Erika Ruehlman, oğlu Luke, Pam adında gizemli bir kadın hakkında konuşmaya başladığında korkmaya başladığını söyledi. Ve Luke’un inanılmaz hikâyesini anlattı.

    Oğlunun anlattıkları yüzünden kafası karışan kadın, çocuğa sürekli bahsettiği bu Pam adındaki kadının kim olduğunu sorduğunda aldığı cevap karşısında afalladı.

    Luke annesine döndü ve “Ben Pam’dim dedi.”

    “BEN ESKİDEN PAM’DİM”

    Erika, duyduğu şeye inanamadı. Luke anlatmaya devam etti:

    “Eskiden öyleydim ama öldüm ve cennete gittim. Sonra geri geldim, ben artık bir bebektim ve sen bana Luke adını verdin.”

    Luke, 1993 yılında gerçekleşen bir yangından kurtulmak için bir binadan atladığını ve bu şekilde öldüğünü iddia ediyordu.

    Erika, oğlunun sık sık geçmiş hayatından ‘hatırladığı’ diğer ürkütücü ayrıntıları da anlattı.

    “Kızken saçlarım siyahtı demişti Luke. “Kızken böyle küpelerim vardı”.

    BU AYRINTILARI BİLMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİ…
    Erika’ya göre, oğlunun bahsettiği bu olağanüstü ayrıntıları kendisinin öğrenmiş olması mümkün değildi. Hiç bilmediği bir geçmişe dair doğru detaylardan bahsediyordu.

    Bu yaşananların ardından Luke’un annesi, Chicago’da, 1993 yılında Paxton Oteli’nde çıkan bir yangında ölen Pamela Robinson’dan bahseden eski bir Haber keşfetti.

    Pam Robinson, otel yangınında hayatını kaybeden 19 kişiden biriydi…

    Anne, oğlunun sık sık, akrabalarını görmek için Chicago’ya giden bir trende seyahat ettiğini, ancak hakkında hiçbir şey bilmediği bu şehir hakkında bir sürü ayrıntıyı bildiğini anlattı.

    TELEVİZYON PROGRAMINA KATILDI

    Ruehlman ailesi, yapımcıları Luke’un şok edici iddialarını da araştıran Paranormal soruşturmalar TV programı “Çocuğumun İçindeki Hayalet” programına katıldı.

    Çekimler sırasında Luke’a, biri rahmetli Pam Robinson da dahil olmak üzere, 30’lu yaşlarında farklı siyah kadınların olduğu tam sayfa resimler gösterildi.

    Çocuktan Pam’i göstermesi istendi ve Luke, doğru kadını seçmeden önce hiç tereddüt etmedi.

    PAM’İN AİLESİ KONUŞMAK İSTEMEDİ
    Erika, sonunda aile üyeleri hakkında daha fazla bilgi edinmek için Pam’in ailesiyle iletişime geçmek istedi.

    Oğlu ve Pam arasında, ortak Stevie Wonder sevgisi ve klavye çalma da dahil olmak üzere garip benzerlikler keşfetti.

    Ruehlman’lar ürkütücü hikayelerini paylaşmaya açıktı, ancak Pam’in ailesi yorum yapmaktan kaçındı.