Yazar: admin

  • Bülent Ersoy’dan sahne kostümü çok konuşulan Ajda Pekkan’a: Babam da giyse taş gibi olur

    Bülent Ersoy’dan sahne kostümü çok konuşulan Ajda Pekkan’a: Babam da giyse taş gibi olur

    Geçtiğimiz günlerde İstanbul konserini iptal etmesiyle gündeme gelen şarkıcı Bülent Ersoy, Kuruçeşme Arena’daki 3 farklı kostümü çok beğenilen şarkıcı Ajda Pekkan hakkında dikkat çeken ifadeler kullandı.

    Posta gazetesinin haberine göre; Söylemezsem Olmaz adlı programa telefonla bağlanan Ersoy, Seren Serengil Pekkan’ı övünce “İki tane ibici çorabı babam da giyse taş gibi olur” dedi.

    Bülent Ersoy’un iddiasına göre Ajda Pekkan’ın Almanya’da biletleri satılmayınca 3 konseri de iptal oldu.

    Bülent Ersoy, 6 yıl önce bir iftarda kendisine selam vermeyen Ajda Pekkan için “Kime bu nağmeler. Allah onu ıslah etsin.

    Böyle ucube işte, hödük, küstah” demişti. Ajda Pekkan dava açmış, Bülent Ersoy 3 bin 750 TL para cezasına çarptırılmıştı.

  • Kobra Murat mal varlığını açıkladı: 18 kilo altın, 18 ev ve 4 tane yazlığım var!

    Kobra Murat mal varlığını açıkladı: 18 kilo altın, 18 ev ve 4 tane yazlığım var!

    Kobra Murat lakabı ile tanınan Murat Divandiler, katıldığı bir programda mal varlığını açıkladı.

    Genç yaşta sahne hayatına başlayan Divandiler, ’18 kilo altın, 18 ev ve 4 tane yazlığım var’ dedi.

    Kobra Murat lakabı ile tanınan Murat Divandiler, katıldığı bir programda mal varlığını açıkladı. Genç yaşta sahne hayatına başlayan Divandiler, ’18 kilo altın, 18 ev ve 4 tane yazlığım var’ dedi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    ‘Kobra Murat’ lakaplı Murat Divandiler, Caner Toygar’ın Youtube’da yayınlanan programına konuk oldu. Özel hayatına dair açıklamalarda bulunan Kobra Murat mal varlığı hakkında da bilgi verdi.

    Hemen hemen haftanın her günü program yaptığını söyleyen Divandiler, 21 saat çalışıp 3 saat uyuduğunu dile getirdi.

    EŞİM ‘KASALAR DOLDU ALTIN YAPTIRMA’ DİYOR

    “2 tane altın kasamız var. İçinde 18 kilo altın var. Karım diyor ki ‘artık altın yaptırma Murat, kasalar almıyor.’ Karımın üstüne, benim üstüme paralar var, çocuklarımın üstüne paralar var. 18 tane evim, 4 tane yazlığım var. Ama hepsi alın teri”

    Kobra Murat mal varlığını açıkladı: 18 kilo altın, 18 ev ve 4 tane yazlığım var
    LAKABI NEDEN KOBRA MURAT?

    Murat Divandiler’in ‘Kobra Murat’ lakabının nereden geldiği merak konusuydu. Ünlü isim, bu duruma da açıklık getirdi. Terzilik yaptığı dönemde zengin bir kadına kostüm diken isim, yine aynı kadın tarafından düğüne davet edildi.

    Murat Divandiler’in düğünde yaptığı ‘kobra’ şovu sonrası adı ‘Kobra’ olarak anılmaya başladı. Bu durum sonrası ‘Keskin Makas’ olan dükkanının adını da ‘Romanların Cemil İpekçi’si Kobra Murat’ olarak değiştirdi. Ünlü sanatçı Seda Sayan tarafından çıktığı bir defilede keşfedildiğini belirten Kobra Murat, sonrasında ise sahne şovlarına ve şarkıcılığa başladığını açıkladı.

  • Ahu Tuğba’nın evini, arabasını lan Kasırgası yuttu

    Ahu Tuğba’nın evini, arabasını lan Kasırgası yuttu

    Amerika’nın Florida eyaletini vuran Ian Kasırgası, Ahu Tuğba’nın eviyle arabasını da yuttu. 2018 model Cadillac aracı ile evi sular altında kalan Tuğba, çareyi kızı Anjelik ile birlikte güneye kaçmakta buldu.

    ABD’nin Florida, Güney Carolina, Kuzey Carolina eyaletlerinde etkisini gösteren ve 100’ü aşkın insanın ölümüne neden olan Ian Kasırgası, Yeşilçam’ın ünlü ismi Ahu Tuğba’yı da zor durumda bıraktı.

    Kızı Anjelik’le birlikte Florida’da yaşayan Tuğba’nın hem evi hem de 2018 model Cadillac aracı sular altında kaldı.
    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN


    Magazinsortie com sitesine konuşan Ahu Tuğba, her şeyini kaybettiğini söyledi. Kızının babaannesinin güneydeki evine sığındıklarını belirten sanatçı, yolda da kaza yaptıklarını anlattı:

    “Burası büyük bir felaket bölgesi şu an. Ian Kasırgası Küba’dan başladı, orayı mahvederek buraya geldi. Her yeri paramparça ederek. Benim evim göçtü, arabam sular altında kaldı. Allah kimseye bir daha yaşatmasın.”

  • Aydemir Akbaş: Beyhan ile ayrıyız, yalnız ölmekten korkuyorum

    Aydemir Akbaş: Beyhan ile ayrıyız, yalnız ölmekten korkuyorum

    Usta oyuncu Aydemir Akbaş, Tv8’de yayınlanan 2. Sayfa programına konuk oldu. Yarım asırdan fazla süredir Beyhan Akbaş le evli olan Aydemir Akbaş eşi ile ayrı yaşadıklarını açıkladı.

    ‘YALNIZ ÖLMEKTEN KORKUYORUM’

    *Eşim Beyhan demans hastası oldu. Kız kardeşinde kalıyor ben yalnızım. Şimdi endişe duymaya başladım bir şey olsa ne olacak.

    Geçenlerde ‘yaşlı adam evinde öldü, kediler yedi’ diye bir Haber okudum. Bende koah var. Kalp falan yok ama kalbin ne yapacağı belli olmaz… Bu durum benim huzurumu kaçırmaya başladı.

    * Biz Beyhan ile 60 senedir beraberiz. Otelde mi yaşasam diye düşündüm. Huzurevine mi yerleşsem dedim. Sonra düşündüm, çalışıyorum. Oradan gelip gitmek zor olacak.
    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

     

    ‘BEYHAN’I GÖRMÜYORUM’

    * Hastalıktan beri kız kardeşinde kalıyor. Onu görmüyorum. Görmek de istemiyorum. 1-2 ay oldu, en fazla 3 ay… Onun gelmesini de istemiyorum. Beni özlüyormuş. Kardeşi de aklı başında bir kız umut vermek istemiyor.

    * Yalnızlığa adapte olmaya çalışıyorum. Onu görmeye gidersem sukoyuveririm. ‘Gel’ diyebilirim. Ondan da korkuyorum.

    * Ben evimin dışında bir tek İbrahim’de kalmışımdır. Başka hiçbir yerde kalmamışımdır. Evde bir hizmetçiye tahammülüm yoktur. Ben eve kadın alamam. Beyhan ister. O kafasına kuruyordur ‘şimdi ne yapıyor’ diye.

    ‘HAYATIMA BEYHAN’DAN BAŞKASI GİREMEZ’

    * Benim hayatıma Beyhan Hanım’dan başkası giremez. Ben eşim Beyhan’a ‘birini alacağım’ desem, ‘genç ve güzel al’ der. Ben 86 yaşındayım, 87’ye gireceğim. Benim aklımda ne olabilir? Ben yaşamayı mı düşüneceğim, başka şey mi düşüneceğim?

    * Şafak çok iyi bir oyuncu ama değerlendiremiyor kendini.

    ‘KEMAL’İ O UÇAĞA BİNDİRMEZDİM’

    * Kemal ile ikimiz de uçaktan korkuyorduk. Ben 3 kez bindim, uçak defterini kapattım. Cihangir’deki mekana küskün olmasaydım Kemal Sunal bugün hayatta olurdu. Ben ne yapar ne eder Kemal’in beynini yerdim, o uçağa bindirmezdim.

    ‘KANSERSİN’ DEDİLER

    * Baktım sesim kısık. Ihlamur içip duruyorum. Kız kardeşim ‘doktora gitmezsen gelip seni alacağım’ dedi. Aradım arkadaşları ‘bana doktor bulun’ dedim. Sonra bir arkadaşım bana ‘hazırlan seni yarın götürüyorum’ dedi. Çapa’ya gittik. Doktor ‘aç ağzını’ dedi, baktı ‘kansersin’ dedi. ‘Yak bir sigara’ dedi, yaktım. Ertesi gün başka doktora gittim ‘aç ağzını’ dedi, açtım ‘kansersin, yak bi sigara’ dedi. Yakmadım. 10 senedir aklıma gelmedi.

    * İbrahim’in programına giderken yarı yoldan dönüp eve geldim. Saat 00.00 gibi bana vuruldu haberi geldi. Masanın üzerinde sigara ve puro vardı. ‘Dedim ben bunu içersem, İbrahim bana kızar’ içmedim…

  • Görüntüler isyan ettirmişti! Yaşlı kadına işkence edilen hastanenin faaliyeti durduruldu

    Görüntüler isyan ettirmişti! Yaşlı kadına işkence edilen hastanenin faaliyeti durduruldu

    İstanbul Ataşehir’de bulunan bir özel hastanede personellerin, yoğun bakımda yatan yaşlı kadınla yaptıkları gayri ahlaki konuşma ve ‘böbreğini alacağız’ diyerek kadının yüzüne para saçmaları, cep telefonu kamerasına yansıdı.

    Konu hakkında TELE1’e konuşan hastane yetkilileri önce görüntüleri yalanlasa da sonrada ağız değiştirerek olayın savcılık incelemesinde olduğunu söyledi.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada hastanenin faaliyetlerinin durdurulduğunu duyurdu.
    Olay, geçen yıl İstanbul Anadolu yakasındaki özel bir hastanede meydana geldi. Alınan bilgiye göre, yoğun bakımda yatmakta olan yaşlı bir kadını hastane personelleri korkutarak üzerine para saçtı. Yaşanan o anlar ise personel tarafından cep telefonu kamerası ile saniye saniye kaydedildi. Hastane personellerin yaşlı kadınla yaptıkları diyalog da pes dedirtti.

    “BU PARALAR SAĞ BÖBREĞİNİN KARŞILIĞI
    Görüntülerde personellerin yaşlı kadını, “2 milyon dolar olarak bırakıyorum. Yarın 4 milyon dolarak alacağım. Al paralar, paralar. Bu paraları sana niye veriyorum, biliyor musun? Çünkü senin sağ böbreğini alacağım. Bu paralar sağ böbreğinin karşılığı! Al hadi ameliyata başlıyoruz. Makası getir? Nermin senin ameliyat ediyorlar” diyerek korkuttukları ve üzerlerine para saçtıkları görüldü. Öte yandan hastaneden alınan ilk bilgilerde, olaya karışan 2 personelin iş akdine son verildiği, adli sürecin devam ettiği öğrenildi.

    HASTANE’DEN TELE1’E AÇIKLAMA
    Konu hakkında Tele1’den Fırat Yeşilçınar’a açıklama yapan hastane yetkilileri görüntülere rağmen haberin asılsız olduğunu ileri sürerek yakın zamanda hastane yönetimi tarafından bir basın açıklaması yapılacağı aktardı. Hastane yetkili açıklamasında ” Şu anda süreç savcılık tarafından ilerletiliyor, asılsız haber olduğu bildirildi kısa sürede yönetim basın açıklaması yapacak” ifadelerini kullandı.

    HASTANE AĞIZ DEĞİŞTRİDİ
    Hastaneyi ikinci kez aradığımızda ise görüntüleri doğruladı savcılık incelemesi yapıldığını söyledi ve olayın yargıya taşındığını aktardı. Öte yandan Sağlık Bakanlığı da konu hakkında soruşturma başlattı

    ÖLEN HASTAYA HAYATINI YENİ KAYBETMİŞ GİBİ MÜDAHALE ETTİKLERİ ANLAR
    Ayrıca yine aynı hastane çekildiği iddia edilen ses kaydında iki çalışanın ölen hastaya yeni ölmüş gibi müdahale ettikleri duyulduğu iddia edildi.

    SAĞLIK BAKANLIĞI’NDAN AÇIKLAMA
    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca kendisine ait resmi sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ” Bugün medyada paylaşılan, İstanbul’da bir özel hastanede önceden kaydedildiği anlaşılan kabul edilemez görüntüler üzerine derhal Sağlık Bakanlığı Müfettişlerini görevlendirdim. Duruma vaziyet edildi. Başsavcılığımız adli işlemleri başlattı. Suçlular kesinlikle cezasını çekecek.” dedi.

    Koca daha sonra “Sağlık hizmeti ilkeleri ve insanlıkla bağdaşmayacak davranışların gösterildiği özel hastanenin FAALİYETİ DURDURULMUŞTUR. Suçlular müstahak oldukları cezayı alacak. Sağlıkta güven sarsıcı hiçbir fiile toleransımız yoktur. Mesleğimizin gerçek mensuplarının üzüntüsü tarif edilemez.” açıklamasında bulundu.

    HASTANE ASILSIZ DEDİĞİNİ GÖRÜNTÜLERİ KABUL ETTİ
    TELE1’in ulaştığı hastane yetkilileri, olayın asılsız olduğu iddia etmişti. Kısa bir süre sonra tekrar açıklama yapan hastane geri adım atarak görüntüleri doğrulayarak savcılık incelenmesi yapıldığını söyledi.

    Konuyla ilgili de basın açıklaması yapan hastanede yönetimi, olayın Ocak’ta gerçekleştiğini ve videodaki personellerin görevden alındığını söyledi. Hastanenin yaptığı basın açıklaması şöyle:

    “Bayındır Sağlık Grubu’ndan Kamuoyuna Önemli Duyuru,
    Sosyal medyada bugün yayınlanan ve kabul edilmesi hiçbir surette mümkün olmayan görüntülerden ve bu müessif hadiseden dolayı derin bir üzüntü içerisindeyiz.
    31 Ocak 2022 tarihinde İstanbul İçerenköy’deki Hastanemizde eski bir çalışanımızca çekildiği belirtilen çeşitli görüntü ve ses kayıtları bulunduğu, kendisi tarafından Hastane Yönetimimize şifahi olarak ihbar edilmiştir. Söz konusu bildirim üzerine haklarında ihbar ve ithamda bulunulan şahıslar hemen ve eş zamanlı olarak soruşturmanın selameti açısından görevden el çektirilmiş, kendileri hastaneden uzaklaştırılmış, gerekli soruşturma tıbbi etik ve disiplin kurullarımız tarafından titizlikle ve çok yönlü olarak yürütülmüştür.


    Hastanemize görüntü ve ses kayıtları ile ihbarda bulunan ve elinde başka kayıtlar bulunduğunu da iddia eden kişiden, soruşturmada değerlendirmek ve ilgili personele ilişkin suç duyurusunda bulunmak üzere tüm kayıtlar talep edilmiş, ancak talebimiz kabul görmemiştir. Soruşturmanın tamamlanması akabinde Disiplin Kurulumuzun kararıyla ilgililerin iş akitleri 24 Şubat 2022 tarihinde feshedilerek, eşzamanlı olarak yetkili Cumhuriyet Savcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunulmuştur.
    Bayındır Sağlık Grubu olarak yaşanan bu son derece müessif hadiseye dair hukuki sürecin en yakın takipçisi olduğumuzu ve olacağımızı tüm kamuoyunun bilgilerine saygılarımızla sunarız.”

    SAVCILIKTAN AÇIKLAMA
    Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, işkence görüntüleriyle ilgili açıklama yaptı. Savcılık, “Bahse konu eylemlerle ilgili olarak sorumluların süratle tespiti ve haklarında yasal gereğine tevessül edilmesi amacıyla soruşturma başlatılmıştır” ifadeleri kullanıldı.

  • Sibel Can’ın oğlu Engincan Ural’ın düğünüyle ilgili özel detay! Annesinden dev sürpriz

    Sibel Can’ın oğlu Engincan Ural’ın düğünüyle ilgili özel detay! Annesinden dev sürpriz

    Sibel Can ile Hakan Ural’ın oğulları Egincan Ural evleniyor. 9 Ekim’de nikah masasına oturmaya hazırlanan Engincan Ural’ın düğünüyle ilgili merak edilen detaylar da ortaya çıkmaya başladı.

    İşte Sibel Can’ın oğluna düğün sürprizi!

    Şarkıcı Sibel Can ile sunucu ve oyuncu Hakan Ural’ın oğulları Engincan Ural, kız arkadaşı Merve Kaya ile nikah masasına oturmaya hazırlanıyor. İki ismin düğünleri 9 Ekim’de Bodrum’da bulunan bir mekanda gerçekleşecek. Çiftin düğünlerine dair özel detaylar da ortaya çıktı. Sabah’ta yer alan habere göre; Engincan Ural’ı bu mutlu gününde iş, sanat dünyasından dostları yalnız bırakmayacak. Anne Sibel Can’ın da oğlu ve gelini Merve Kaya’ya özel bir sürprizi olacak.



    Tam iki gece sürecek olan düğünde anne Can, sahneye çıkıp mini bir konser verecek. Ural-Can ikilisinin kızları Melisa Ural ise Alaattin Kadayıfçıoğlu ile birlikte.

  • Erkek mühendis tacize dayanamadı, şube müdürü hepsi ‘rüyaydı’ dedi! Mersin’de sıra dışı dava…

    Erkek mühendis tacize dayanamadı, şube müdürü hepsi ‘rüyaydı’ dedi! Mersin’de sıra dışı dava…

    Mersin’de İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nde görevli ziraat mühendisi Ç.D.’ye sözlü ve fiziksel cinsel tacizde bulunduğu iddia edilen şube müdürü H.C. iddiaları reddederek “Ses kaydım cinsel amaçlı değildir, ben rüyamda cinsel tacize uğrayan bir kadını anlatmıştım” dedi.

    H.C. hakkında 5 yıl 3 aya kadar hapis talebiyle dava açıldı. Mühendis Ç.D. ise şikayetçi olduğu için Mersin’in en uzak ilçesine görevlendirildiğini öne sürdü.

    Ziraat mühendisi Ç.D., İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nde görev yapmaya başladıktan sonra, Eylül 2020’de kadın şube müdürü H.C. tarafından ‘Seks hayatın nasıl gidiyor’, ‘Beni nasıl buluyorsun’, ‘Çok fazla cinsel tecrübem var, senden etkileniyorum’ diyerek sözlü ve fiziki tacize maruz kaldığını belirtip, kurum amirlerine şikayette bulundu. Ç.D. uğradığı tacizi ispatlayabilmek için, şube müdürünün odasına çağrıldığı zaman yapılan görüşmeleri de kaydetti. Ç.D.’nin olayı kurum amirlerine şikayet etmesinin üzerine çözüm bulunacağı sözüyle 3 aylığına başka bir şubede görevlendirildi. 3 ay sonra tacize uğradığı şubeye dönen Ç.D., çözüm bulunmaması üzerine suç duyurusunda bulundu. Ç.D. daha sonra uzak bir ilçede görevlendirildi.

    İDDİANAME DÜZENLENDİ

    Mühendisin şikayeti üzerine savcılık tarafından düzenlenen iddianamede H.C., için cinsel Taciz suçundan 5 yıl 3 aya kadar hapis cezası talep edildi. Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nce davanın ilk duruşmasına katılan sanık H.C. savunmasında iddiaları kabul etmeyerek şunları söyledi:

    “Müştekiyle arkadaş olarak yakınlaşmamız oldu. Aynı evde bulunduk, birlikte bulunduğumuz süre zarfında müştekiye karşı cinsel herhangi bir eylemde bulunmadım. Kendisine makam odasında müştekiye cinsel ve özel hayatı ile alakalı sorular sormadım, bu şekilde konuşmalarımız olmadı. Özel hayatı ile ilgili olan çocukluğundan bu yana olan hayatını müşteki bana anlatıyordu, cinsel birliktelik teklifim olmadı, cinsel içerikli sohbetim olmadı, müşteki 1 yıl boyunca kendisine cinsel tacizde bulunduğumu söylüyor, her odama girdiğinde ses kaydını aldığını söylüyor ancak elinde 1 tane ses kaydı vardır, konuşma kaydındaki ses benimdir, ses kaydını kesip biçmiştir. Benim bu ses kaydım cinsel amaçlı değildir, ben rüyamda cinsel tacize uğrayan bir kadını anlatmıştım. Müştekinin olaydan önce şubeden gitme konusunu da bir üst müdürüme bildirdim. Kendisini işini yapma konusunda uyardım, il müdürüne bu konuyu sözlü bir şekilde bildirdim. ‘Başka yerlerde memurlar yolunu buluyor, rapor alırım gelmem’ diyordu, gitmediği görevlere adını yazıyordu, oturup kendisine çalışma anlamında bana hayal kırıklığını anlattım, becayiş talebinde bulunacağını söyledi. Ben de durumu il müdürüne bildirdim.”

    ‘PSİKOLOJİM BOZULDU’

    Yaşadıklarını anlatan Mühendis Ç.D., maruz kaldığı taciz nedeniyle psikolojik olarak zor günler geçirdiğini söyledi. Ç.D., “Kurumda göreve başladıktan sonra şube müdürüm H.C.’nin sözlü ve fiziki tacizlerine maruz kaldım. Tacizleri giderek artmaya başlayınca kurum amirlerine şikayette bulundum. Sorunu çözeceklerini söyleyerek ilk olarak beni 3 aylığına başka bir şubede görevlendirdiler. 3 ay bekledikten sonra tacize maruz kaldığım şubeye dönünce hiçbir şeyin çözülmediğini gördüm. Bu arada şube müdürünün tacizleri ve psikolojik baskısı da devam etti. Çözüm bulunmaması üzerine savcılığa giderek suç duyurusunda bulundum” dedi.

    ‘AYLARDIR GÖREV YERİME DÖNMEYİ BEKLİYORUM’

    Davanın ilk duruşması eksiklerin giderilmesi için ertelenirken, Ç.D. müdürü hakkındaki şikayeti üzerine bir kez daha geçici görevlendirme ile başka bir yere gönderildiğini ileri sürdü. Mersin’in en uzak ilçesinde gönderildiğini anlatan Ç.D., görevine geri dönmek istediğini belirterek, “Şikayetçi olunca bu sefer beni Mersin’de en uzak bir ilçeye verdiler. Karara itiraz ettim ama kabul edilmedi. Bunun üzerine müdürler hakkında suç duyurusunda bulundum. Çünkü mağdur olan bendim ancak bir kez daha mağdur edildim. Bu sefer de merkezde başka bir ilçede görevlendirdiler. Şube müdürü 2021 Ocak ayında tayin isteyip gittiği halde ben hala başka yerlerde çalışmaya devam ediyorum. Çalıştığım kurumda asıl görev yerine gitmemde bir sakınca olmadığı halde hala dönemedim. Bir an önce asıl görev yerime dönerek işimi yapmak istiyorum.”

  • Süpürgeyi bile almış

    Süpürgeyi bile almış

    İkinci Sayfa’nın haberine göre Hadise’yle boşanan Mehmet Dinçerler evden giderken bir gümüş tepsi ve robot süpürgeyi almış.


    Gümüş tepsiyi anlarım, belki aile yadigârıdır, giderken almıştır.


    Ama robot süpürge? Fiyatına baktım, en pahalısı 10 bin lira civarında. Milyonluk yüzüklerin falan yanında esamesi okunmaz.
    Tamam, evde kendi kendine dolaşıyor falan ama bu düşkünlük niye? Kedi mi bu, ayrılırken onu da alasın?
    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

  • Evinde ölü bulunan polis memurunun cenazesi kaçırıldı

    Evinde ölü bulunan polis memurunun cenazesi kaçırıldı

    Trabzon’da, evinde başından vurulmuş bulunan, yapılan incelemede tabancasıyla yaşamını sonlandırdığı ortaya çıkan, Zonguldak Ereğli’de toprağa verilen polis memuru İlknur Erim Bahadır’ın (45) cenazesini;

    eşinin ailesinin usulsüz aldığını öne süren Ahmet Bahadır’ın suç duyurusu üzerine savcılık, soruşturma başlattı.

    Eşinin Vakfıkebir ilçesinde kazdırdığı mezara defnedilmesini isteyen Bahadır, “Beni kandırdılar, cenazeyi gasilhanenin arka kapısından kaçırdılar. Nasıl oldu, anlayamadım” dedi.

    Beşikdüzü ilçesi Cumhuriyet Mahallesi’ndeki polis lojmanlarında, 20 Eylül’de silah sesi duyanlar, durumu polis ve sağlık ekiplerine bildirdi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Kapıyı kırarak eve giren ekipler, polis memuru İlknur Erim Bahadır’ı başından silahla vurulmuş halde kanlar içinde buldu. Sağlık ekibi, Bahadır’ın hayatını kaybettiğini belirledi. 1 çocuk annesi polisin yanında tabancası ve 1 boş kovan bulundu. Başlatılan soruşturmada Bahadır’ın, tabancasıyla hayatına son verdiği ortaya çıktı.

    ‘DEFİN YERİ’ TARTIŞMASI

    İlknur Erim Bahadır’ın cenazesi, Trabzon Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsi sonrası Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin gasilhanesine konuldu. Bahadır’ın ailesi de kente gelip, cenazeyi memleketleri Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde defnetmek isteyince iki aile arasında tartışması çıktı. Anlaşmazlık nedeniyle 2 gün gasilhanede bekletilen cenaze, daha sonra götürüldüğü Ereğli’de toprağa verildi. Cenazenin eşinin ailesi tarafından usulsüz alınıp, götürüldüğünü öne süren Ahmet Bahadır’ın, sorumluların tespiti ve cezalandırılması talebiyle suç duyurusunda bulunması üzerine savcılık soruşturma başlattı.

    ‘SON ZAMANLARDA BARIŞMIŞTIK’

    Eşiyle aralarındaki sorunları düzelttiklerini anlatan Ahmet Bahadır, “Eşimle boşanma aşamasındaydık ama bir husumetimiz yoktu. Son zamanlarda da barışmıştık. Son günlerini de beraber geçirdik. Olayın yaşandığı akşamüzeri buluşacaktık. Erken çıkmış işten, eve gitmiş. Aradım, kendisine bir türlü ulaşamadım sonra da eve gidince evde ölü bulduk. Cenaze o gece adli tıp morgunda kaldı. Daha sonra cenazeyi bana teslim ettiler. Gasilhaneye hazırlanması için getirdik. Anons yaptırdık, mezarını açtırdık” diye konuştu.

    ‘BENİ KANDIRIP CENAZEYİ KAÇIRDILAR’

    Eşinin ailesiyle aralarında defin yeri nedeniyle anlaşmazlık çıktığını belirten Bahadır, “Eşimin ailesi cenazeyi almak istedi ama biz hala eşiz, evliyiz. Cenaze o yüzden hukuken benim hakkım. Sonuçta oğlum annesini sorduğu zaman getireceğim bir yer, sarılacağı bir toprak olması lazım. Bu cenazenin sahibi ne eşimin ailesi ne de benim. Cenazenin sahibi oğludur. Bunu onlara defalarca söyledim ama onlar yine cenazeyi istediler. Önce ‘Tamam burada defnedelim’ dediler. Beni kandırdılar, cenazeyi gasilhanenin arka kapısından usulsüz bir şekilde kaçırdılar. Nasıl oldu, anlayamadım; şikayette bulundum” dedi.

    ‘EŞİMİN AÇIK KALAN MEZARI KAPANSIN İSTİYORUM’

    9 yaşındaki oğluna annesini sorduğu zaman cevap veremediğini söyleyen Bahadır, “Eşimin mezarı burada boş kaldı. Ben cenazemi istiyorum. Eşimin cenaze namazını bile burada kılamadık. Sürekli namaz için anons yaptırdık ama hep ertelemek zorunda kaldık. Eşimin burada da sevenleri vardı. Birçok kişi 2 gün boyunca camiye gitti geldi, cenaze namazı kılınacak, diye. Mezar şimdi burada açık. Oğluma ‘anne’ dediği zaman verecek cevabım yok. Annesinin mezarı 12 saat uzakta. Oğlumla birlikte gelip annesinin mezarı başında dua etmek istiyoruz. Oğlum karnesini aldığı zaman ya da özel günlerinde gelip annesine anlatsın istiyorum. Cenazemiz buraya, ait olduğu yere gelsin, eşimin açık kalan mezarı kapansın istiyorum” diye konuştu.

  • Şaka ölümle bitti! Arkadaşından kaçan gencin karnına batan cam onu hayattan kopardı

    Tekirdağ’da markette şakalaştığı arkadaşı tarafından itilmesiyle çarptığı kapının camının karnına saplandığı Resul Ilık (27), hayatını kaybetti.

     

    Ilık’ın kapıya çarptığı ve dışarıda ilk müdahalesinin yapıldığı anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Ilık’ın ölümüne neden olan Berk Batı (21), ’taksirli ölüme sebebiyet verme’ suçundan tutuklandı.

    Olay, pazar günü saat 20.40’ta Süleymanpaşa ilçesi Kumbağ Mahallesi’ndeki markette meydana geldi.

    Pazar akşamı arkadaşı Berk Batı’yı çalıştığı markette ziyarete giden Resul Ilık, bir süre sohbet etti. Daha önce de aralarında sık sık şakalaşan 2 arkadaş yine şakalaşırken, Resul Ilık, dışarıya doğru koşmaya başladı.

    Arkasından kovalayan Batı’nın itmesi sonucu 2 arkadaş birlikte marketin giriş kapısına çarpıp yere düştü. Yaralanan ikili çevredekiler tarafından yerden kaldırılırken, Resul Ilık, üzerindeki kıyafeti çıkarırken birden fenalaşıp yere yığıldı. Ilık ile Batı’nın market içindeki kovalaması, kapıya çarpıp yere düşmeleri ve dışarıda kendilerine yapılan müdahale anları iş yerinin güvenlik kamerasına anbean yansıdı.

     

    Çevredekilerin ilk yardım yaptığı Ilık ve arkadaşı Berk Batı, ihbarla adrese gelen sağlık ekipleri tarafından Tekirdağ Dr. Fehmi Cumalıoğlu Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı. Ilık, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Yapılan incelemede ölen Ilık’ın sol alt karın kısmına Cam parçasının girmesiyle yaralandığı, Berk Batı’nın ise alnında 4 santimetrelik kesik olduğu belirlendi.

    Olayın ardından jandarma tarafından gözaltına alınan Berk Batı, işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Batı, çıkarıldığı mahkemede, ’taksirli ölüme sebebiyet verme’ suçundan tutuklandı. Batı’nın ifadesinde arkadaşıyla şakalaştığı sırada kazanın meydana geldiği ve çok üzgün olduğunu söylediği öğrenildi.

    1 GÜN SONRA İŞE BAŞLAYACAKTI

    Resul Ilık’ın Kumbağ Mahallesi’nde kasapta çalıştığı ve bir süre önce ayrıldığı belirtildi. Kasap dükkanının sahibi İbrahim Uyanık, Ilık’ın kendisine gelip yeniden çalışmak istediğini söylediğini belirterek, “Bende daha önce 14 ay kadar çalışmıştı. Ayrılıp, memleketi Kayseri’ye gitti. Ardından bana gelip yeniden çalışmak istediğini söyledi. Ben de kendisini çok seviyorum ve çalışkan biri olduğu için pazartesi günü gelip başlamasını söyledim. Kaza meydana gelmese ertesi gün işe başlayacaktı” dedi.

    Olayı öğrendiğinde üzüntü yaşadığını anlatan İbrahim Uyanık, “Marketteki arkadaşıyla sık sık şakalaşırlardı, iyi arkadaşlardı. O gün de market içinde şakalaşmışlar ve kaza meydana gelmiş” dedi.

     
    KAYSERİ’DE TOPRAĞA VERİLDİ

    Resul Ilık’ın cenazesi, Tekirdağ Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsi işlemlerinin ardından ailesine teslim edildi. Ilık’ın cenazesi, memleketi Kayseri’nin Yeşilhisar ilçesine götürüldü. Camii Kebir Camisi’nde kılınan cenaze namazına, Ilık’ın yakınları ve çok sayıda kişi katıldı. Kılınan namazın ardından Ilık, ilçe mezarlığında toprağa verildi.

  • Ünlü oyuncu kayınvalide olmaya hazırlanıyordu… Mutluluk 16 gün sürdü

    Ünlü oyuncu kayınvalide olmaya hazırlanıyordu… Mutluluk 16 gün sürdü

    Sanatçı çiftin kızları nişanlısından ayrıldı…

    Ferdi Tayfur ile Necla Nazır’ın kızları Tuğçe Tayfur, bir süre aşk yaşadığı sevgilisi Burak Kalfa’dan evlenme teklifi almış, çift 16 Eylül’de aile arasında düzenlenen bir törenle nişanlamıştı.

     

    Düğün için gün sayan çiftten kötü Haber geldi. Tuğçe Tayfur ile Burak Kalfa yollarını ayırdı.

    Ayrılığın ardında Tuğçe Tayfur birlikte yer aldıkları fotoğrafları sildi, Burak Kalfa’yı takipten çıktı.

    Burak Kalfa ise Instagram sayfasından yazılı bir açıklama yayınladı:

    “Hakkımızda çıkan haberler doğrudur. Tuğçe Tayfur Hanım ile ilişkimiz saygı çerçevesinde bitmiştir. Gönlü, yüreği, bahtı açık olsun…”

     
    FERDİ TAYFUR TÖRENE KATILMAMIŞTI

    Tuğçe Tayfur, nişan fotoğraflarını da Instagram hesabında paylaşmış, aile bireylerinin yer aldığı karelerde Ferdi Tayfur’un olmaması dikkat çekmişti.

    Tuğçe Tayfur, Ferdi Tayfur’un nişanda olmamasıyle ilgili bir açıklama yayınlamıştı:

    “Babamla ilgili çok mesaj alıyorum. Açıklama yapalım, kaflarda sorular kalmasın. Gildiğiniz üzere babam Marmaris’te yaşıyor. Onun için yolculuk yapmak maalesef bu dönemde pek mümkün olmadığı için Burak Bey ile biz yanına gittik. Önce Burak Bey babamdan istedi yani anlayacağınız. Dün gece her iki ailenin de rızasıyla evliliğe ilk adımı attık. Bizler de babamızı yanımızda görmeyi çok isterdik ama darısı düğüne diyelim.”

  • 4 gündür kayıp üniversiteli Ömer Faruk Fırat’tan acı haber

    4 gündür kayıp üniversiteli Ömer Faruk Fırat’tan acı haber

    Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde 4 gündür kayıp olan üniversite öğrencisi Ömer Faruk Fırat’ın (21) baraj kıyısına vurmuş cansız bedeni bulundu.

    Kırkpınar Mahallesi’nde ailesi ile oturan Ömer Faruk Fırat, 4 gün önce arkadaşlarıyla görüşmek için evden ayrıldı. Geri dönmeyen Ömer Faruk’un ailesi, jandarmaya kayıp başvurusunda bulundu.

    Yozgat Bozok Üniversitesi İlahiyat Fakültesi 2’nci sınıf öğrencisi Ömer Faruk için bölgede arama çalışması başlatıldı. Jandarma dron ile arama-tarama çalışması yürütürken, Ömer Faruk’un ailesi de tarlalarda gece-gündüz arama yaptı.

    ÇOBANLAR FARK ETTİ

    Ömer Faruk’un evine 10 kilometre uzaklıktaki Hacıhıdır Baraj Gölü yakınlarında hayvan otlatan çobanlar ise kıyıda hareketsiz yatan birini görünce durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbarla olay yerinde sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Ekipler, öldüğü belirlenen kişinin Ömer Faruk Fırat olduğunu tespit etti. Cansız beden, otopsi için adli tıp morguna kaldırıldı. Olay ile ilgili soruşturma sürüyor.