Yazar: admin

  • Mersinli Hande Düşes oldu

    Mersinli Hande Düşes oldu

    Mersin’in Tarsus ilçesinde doğan ve 12 yıl önce eğitim için Hollanda’nın Rotterdam kentine giden Hande Macit, Almanya’nın Mecklenburg-Vorpommern Dukalığı’nın Veliaht Prensi 31 yaşındaki Georg Alexander ile evlendi ve düşes unvanı aldı.

    Bir arkadaşının düzenlediği partide tesadüfen tanıştığı Prens Georg ile nikâh masasına oturan Hande Macit (30) için “peri masalı” gerçek oldu.

    Eşiyle tanışmaları sırasında onun prens olduğunu bilmediğini söyleyen Hande, “Eğlencede yanıma geldi. Sohbet sonrası telefonumu aldı. Bir hafta sonra Almanya’dan Hollanda’ya geldi. Prens olduğunu tanışmamızdan iki hafta sonra öğrendim” dedi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    TÜRK YEMEKLERİNİ SEVİYOR

    Eşi ile tanışmadan önce “Türk kültürünü bilmediğini” anlatan prens, geçen sürede Tarsus’a seyahat ettiğini ve Türk yemeklerini çok sevdiğini söyledi. Çift, şimdilik Hollanda’nın Rotterdam kentinde yaşasa da ilerleyen yıllarda Macklenburg’a taşınma planları yapıyor.

    108 YIL SONRA İLK KEZ

    17 Haziran’da evlenen çift için dukalık töreni 17 Eylül’de yapıldı. Çiftin Neustrelitz Kilisesi’nde yapılan nikâh törenine yaklaşık 500 davetli katıldı. Neustrelitz’de 1914’ten beri bir dukalık düğünü yapılmadığı belirtilirken, 108 yıl aradan sonra gerçekleşen bu seremonide, İngiltere Kraliçesi 2’nci Elizabeth için bir dakikalık saygı duruşunda da bulunuldu. Bu arada Hande Macit’in evlilik yüzüğünde, Mecklenburg’un ulusal renkleri olan mavi ve kırmızının kullanıldığı belirtildi.

    YOĞURT ÜRETİYORLAR

    Türk kökenli Hollanda vatandaşı olan Hande, kardeşi Kerem Macit ile kurdukları Luwia markası ile yoğurt üretiyor. Prens Alexander da şirketin ortağı. Hande ayrıca Hollanda’ya gelmek isteyen Türk şirketlerine danışmanlık hizmeti de veriyor. Çift, Aralık 2020’deHollanda’da nişanlanmıştı.

  • Ayva Yaprağının Faydaları

    Ayva Yaprağının Faydaları

    Uzmanların muhakkak evlerde bulunsun, dedikleri şeyler zaman içerisinde değişim gösterebilmektedir. Değişimlerde özellikle bitkilerin ön plana çıktıkları görülmektedir. Bitkilerin;

    -Antikor sayılarını artırmaları,

    -Bakterilere karşı kalkan oluşturmaları,

    -Türlerine göre değişmekle birlikte bazı hastalıklara iyi gelmeleri bu durumun temel nedenlerinden biridir.


    Ayva yaprağı son yıllarda hemen her yerde konuşulan ve sayılan nedenler yüzünden uzmanlar tarafından da tavsiye olunan bitkiler arasında yerini almıştır. Siz de ayva yaprağını tüketmek istiyorsanız hem çayının nasıl demleneceğini hem de ne gibi hastalıklara iyi geleceğini içeriklerimizden rahat bir şekilde öğrenebilirsiniz.

    Ayva Yaprağı Neye İyi Gelir?
    Bilmeyenler için ayva yaprağı faydaları öncelikle hastalıkların tedavisi kapsamında değerlendirilmektedir. Zira doğru şekilde demlenen ve doğru aralıklarla içilen bu yaprağın çayı;

    -Kansızlık için

    -Soğuk algınlığı için,

    -Kan şekerinin dengelenmesi için,

    -Bağırsak sorunlarının giderilmesi için

    rahat bir şekilde kullanılabilmektedir.
    İnsanların bitki çayları hakkında hatalı bildikleri konu başlıkları da yok değildir. Öncelikle ayva yaprağının da diğer bitki çaylarının da fazla tüketilmesi zararlara neden olacaktır. Bu neden yüzünden dengenin iyi tutturulması gerekmektedir. Ayrıca bu gibi bitki çayları kimi bünyelerde alerjen etkiler de oluşturabilmektedir. Çay tüketiminden sonra derisinde;

    -Kaşıntı

    -Kabarıklık

    -Kızarıklık

    oluşanların tüketimi durdurmaları gerekmektedir.
    Ayva Yaprağı Hangi Hastalığa İyi Gelir?
    Soğuk algınlığı ayva yaprağının iyi geldiği hastalıklar kapsamında ilk akla gelenlerden biridir. İnsanlar genel manada özellikle kış aylarında soğuk algınlığı ile mücadele etmektedir. Bahsedilen hastalığın;

    -Mide bulantısı

    -Kusma

    -Öksürük

    Boğaz şişmesi gibi pek çok belirtisi bulunmaktadır.
    Siz de kış aylarında direkt olarak çay tüketimine başlayarak bu hastalığa karşı bir kalkan oluşturabilirsiniz. Aynı şekilde hastalık sürecinde tüketilen ayva yaprağı çayının da tedavide etkili olduğundan bahsetmek mümkündür.

    Cilt üzerindeki hastalıklar ve lekelenmeler pek çok durumda hücre yenilenmesinin az olması nedeni ile kendini göstermektedir. Düzenli ayva çayı tüketimi kolajen miktarında otomatik bir artış gerçekleştireceği için hem leke görünümüne hem de hücre yenilenmesine katkıda bulunmaktadır.

    Ayva Yaprağının Neye Faydası Var?
    Demir eksikliği bazı durumlarda genetik nedenler yüzünden kendini gösterebildiği gibi bazı durumlarda çevresel etmenler yüzünden oluşabilmektedir. Ayva yaprağı çayı faydaları arasında demir eksikliği yani kansızlığın giderilmesi de bulunmaktadır. Ayva yaprağının çayının içerisinde yer alan vitaminler bedene demir takviyesi gerçekleştirmektedir. Böylelikle yaşanan demir eksikliği problemi de ortadan kalkacaktır. Tabi bunun için ilaç tedavisi geçirmiş olmak da gerekmektedir.

    İltihaplar da farklı nedenler yüzünden vücutta tutunabilmektedir. Ayva yaprağının çayının iltihapları kurutma, temizleme gibi bir etkisinin de olduğundan bahsetmek mümkündür. Siz de ayva yaprağı çayını düzenli aralıklarla tüketerek iltihap sorununuzdan kurtulabilirsiniz. Tabi sorunun büyük boyutlara ulaşmış olması ilk olarak bir uzman muayenesi yapılmasını gerektirmektedir. Diğer türlü tek başına ayva yaprağı çayı istenen sonuçları vermeyecektir.

    Ayva Yaprağı Nasıl Hazırlanır?
    Ayva yaprağı demlemek isteyenlerin hazırlamaları gerekli olan malzemeler;

    Bir bardak kadar su,
    Beş ya da altı adet ayva yaprağı olarak açıklanmaktadır.
    Hazırlanan suyun ilk olarak kaynatılması gerekmektedir. Ocağın altı kapandıktan sonra bir ya da iki dakika kadar beklenmelidir. Sonrasında halen sıcaklığını koruyan suya ayva yaprakları eklenmelidir. Ayva yapraklarının eklenmesinden sonra suyun ağzı kapatılarak beş dakika süre ile demlenmeye bırakılmalıdır. Son aşama ise çayın süzülerek içilmesidir. Burada önemli olan noktalardan biri tatlandırmadır. Bazı kesimlerde çayın şeker ile tatlandırılması konusu gündem oluşturmaktadır. Ancak uzmanlar mümkünse şeker ile tatlandırma yapılmadan tüketimin gerçekleştirilmesi gerektiğinin üzerinde durmaktadır.

    Bebekler İçin Ayva Yaprağı Nasıl Kaynatılır?
    Bebekler ya da hamileleri için de ayva yaprağı konusu konuşulmaktadır. Hamilelikte ayva yaprağı tüketilmesi için öncelikle doktora danışılması gerekmektedir. Çünkü çay kimi hamilelere faydalı olurken kimilerinde istenmeyen sonuçlar ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. bu kapsamda gerek ayva yaprağının çayında gerek diğer bitkilerin çaylarında muhakkak doktor önerisi alınması gerekmektedir. Anneler, bebeklerinin öksürüklerinin tedavi edilmesinde ayva yaprağının çayını kullanabilmektedir. Bunun için yukarıda bahsedilen yöntem aynen takip edilebilmektedir. Hatta çayın etkilerinin artırılabilmesi açısından içine biraz da ıhlamur atılmasında sakınca olmadığından bahsedilmektedir. Tabi bebeklerde ve çocuklarda öksürüğün ilerlemesi halinde zaman kaybetmeden bir doktora muayene olmak de ilaçlı tedaviye geçmek gerektiği de akıllardan çıkmamalıdır.

  • 45 yaşındayım, tüp bebekle anne olacağım

    45 yaşındayım, tüp bebekle anne olacağım

    Geçtiğimiz günlerde iş adamı sevgilisi Mehmet Kaan Çelik’le evlilik yolunda ilk adımı atan Aslı Zen yeniden anne olmak istediğini söyledi.

    Ünlü müzisyen Aslı Zen aile arasında gerçekleşen bir törenle sevgilisi Mehmet Kaan Çelik’le nişanlanmıştı. Altı ay önce tanışan ve kısa sürede evlilik kararı alan ikili “Birlikte kurduğumuz hayalleri gerçekleştirmek için heyecanla ilk adımı attık” mesajıyla güzel haberi paylaşmıştı.

    2. Sayfa programına konuk olan Zen aşk ve özel hayatındaki değişiklikleri anlattı. 45 yaşındaki şarkıcı yeniden anne olmak istediğini dile getirdi.

    İşte Aslı Zen’in açıklamalarından satır başları…

    “Altı aydır birlikteyiz… Evlenmek için altı ay kısa bir süre ama yaş 45 olunca fazla zamanın kalmıyor o yüzden biraz acele ettik!

    Ben yıllardır tekrar anne olmak için çok uğraştım. Kaan da bana ilk böyle yaklaştı ‘bir çocuğumuz olsun mu’ diye… İlişkiye başladık buralara geldi.

    Konser yoğunluğu yüzünden nikahı araya sıkıştıramadık. Önümüzdeki ay imzayı atacağız.

    Kaan’la tesadüf eseri tanıştık. Oyucu Canan Hoşgör benim çok yakın arkadaşım, onların ortak arkadaşıydı yemekte tanıştık.

    İlk başlarda çok iyi arkadaş olduk sonra ilişki başladı, nasıl başladığını biz de anlamadık. Çok sihirli bir ilişkimiz var.

    TÜP BEBEK DÜŞÜNÜYORUZ

    Ben bu zamana kadar her şeyin üstesinden geldim. Allah insanı evladıyla sınamasın, ya da ‘evlatlarıyla’ diyeyim tüp bebek yapmayı düşünüyoruz çünkü…

    45 yaşındayım ama korkmuyorum, yaş dediğimiz şeyi de biz sınırlıyoruz aslında.

    Dün gidip kan testi verdik. Önümüzdeki ay evlenip sonra çocuğu yaparız, tüp bebek olunca ikiz oluyor hayırlısı olsun.

    İlk defa benim kadar güçlü biriyle karşılaştım. İlk defa kendi kendime hayal kurup, yönetmiyorum. Birlikte hayal kurmanın ne kadar güzel olduğunu gördüm. Her yeri gezmek istiyoruz ortak noktamız çok.

    20 GÜN GÖREMEDİM

    Yanlış bir botoks yüzünden 20 gün kadar gözlerim görmedi. Göz sinirlerime denk geldi. Kaşlarımı hareket ettiremiyorum, göz altlarım torba oldu gerdirdim.

    Normal botoks yaptırmaya gittim, kaz ayakları alın bölgesi falan… Doktor ‘başka bir şeyler daha yapalım’ dedi. Gözaltı boşluğuma botoks sıktı. Orada da kas yok gözaltı ve kapakları şişti. 20 gün boyunca göremedim 2.5 ayda anca toparladım.

    KIZIM AT SEVGİSİYLE İYİLEŞTİ

    Kızım Mayra çok büyüdü. 11 yaşında ama boyu 1.70 cm ayakları 39 numara oldu. Kızımın büyüme aşaması benim için çok zordu. Hem tek başıma büyüttüm hem de disleksi durumumuz vardı, özel eğitimlerle büyüdü.

    Kızım her şeyi bir atla halletti. At sevgisiyle halletti. Annesi ona bir at aldı lisanslı at binicisi oldu. O kadar büyük bir sevgi besliyor ki… Bir atla bütün dengeyi kurduk. Bu çocukların özel eğitim alması gerekiyor. Disleksi hastası olanlar her şeyi tersten görüyor. Bizim aynada gördüğümüz gibi… Her şeyi düze çevirmek zorundalar, bizim baktığımız gibi bakmıyorlar. Kendi bakış açıları var, onun için de özel eğitim görmeleri gerekiyor.

  • Festivalin perde arkasında neler yaşandı? Serdar Gökhan’dan Burak Özçivit’e ağır sözler!

    Festivalin perde arkasında neler yaşandı? Serdar Gökhan’dan Burak Özçivit’e ağır sözler!

    Özbekistan’da bu yıl 14’üncüsü düzenlenen Uluslararası Taşkent Film Festivali’nde Türk sineması için özel bir gece düzenlendi.

    Geceye Türkiye’den Burak Özçivit, Serdar Gökhan, Nurgül Yeşilçay ve Azra Akın gibi ünlü isimler katıldı. Büyük ilgi gören festivalin perde arakasında yaşananlar sanat camiasını karıştırdı.


    İddiaya göre Burak Özçivit ve Nurgül Yeşilçay törene katılan diğer Türk oyuncularla sahneye çıkmak istemedi. Usta oyuncu Serdar Gökhan da bu anlara şahit oldu.

    ‘Serdar Gökhan, Burak Özçivit’i kıskandı, olay çıkardı’ şeklinde yayılan haberler usta oyuncuyu kızdırdı.

    2. Sayfa programına telefonla bağlanan Gökhan çok konuşulacak açıklamalara imza attı:

    ‘BEN ÇIKMAM’ DİYE BAĞIRDI

    “Biz Türkiye Cumhuriyeti’nin Kültür Bakanlığı olarak Türkiye’yi temsilen Taşkent Film Festivali’ne Özbekistan’a gittik.

    Bizleri sahneye davet ettiler aşağı yukarı 12 oyuncu arkadaş vardı. İki sandalye boş kaldı Nurgül Yeşilçay ve Burak Özçivit’in oturması için kulisten ‘ben gelmem, ben çıkmam’ sesleri duyduk. Üzüldük.

    Türkiye’yi temsilen gittik. Beş kuruş menfaat gözetmeksizin, vatanımızı tanıtmak için…

    Bu arkadaşların niyetlerini anlayamadık, moralimiz bozuldu bütün oyuncular olarak.

    Sonra laflar üretildi ‘ben kıskanıyormuşum’ Ben onun neyini kıskanayım. 58 yıldır bu meslekte halkımın istekleri doğrultusunda, onlara yanlış mesaj vermeden önlerinde eğildik.

    Kalkıp da bir iki kişi benim adımı kullanarak ‘kıskanıyor mu’ derse neyini kıskanıyorum. Kıskanılacak neleri var da kıskanacağım.

    GİTSİN OKULDA OYUNCULUK DERSİ ALSIN

    Nurgül Yeşilçay için bir şey demiyorum ama o erkek arkadaş için söylüyorum önce okulda oyunculuk öğrensin de sahneye çıksın.

    İki kaş çatmakla oyuncu olunmuyor! Bizim Kültür Bakanlığımız vasıtasıyla gitmiş olduğumuz organizasyonda yanımıza gelip oturma tenezzühünde bulunmadılar.

    İçeriden duyuyorum sesleri; oturduğumuz yer kulisin önü ‘ben çıkmam’ diye bağıran bir ses duyuyorum erkek sesi… Burak’tan başka kim olacak bir o vardı arkada.

    Siz Türkiye’de tarihi bir filmde oynuyorsunuz, Türklüğü temsil ediyorsunuz. Bir Türk ülkesine koşa koşa gitmeniz gerekirken para karşılığı gidiyorsunuz. Bu nasıl Türklüktür. Tam para aldı mı bilemiyorum ama o arkadaş para almadan adım atmazmış. Biz arkadaşlarla hiçbir menfaat gözetmeden oradaydık. Ben onların geleceğini bilseydim bazı şartlar koyabilirdim. Hepimiz aynı ülkenin insanıyız, oyuncularıyız.

    KENDİSİNİ TANIMAM

    Aramızda daha önce hiçbir şey yaşanmadı. O tiplerle de işim olmaz. Belki yapımcı firmaya bir ikili eleştirim olmuş olabilir o da ona alınmış olabilir. Ben sanatçıyım filmi eleştirmekte de özgürüm.

    Burak Özçivit’i tanımam bir kere Diriliş projesinde Mehmet Bey’in odasında gördüm o kadar.

  • Rezene Çayı Nasıl Yapılır? Faydaları ve Zararları

    Rezene Çayı Nasıl Yapılır? Faydaları ve Zararları

    Maydanozgiller familyasından olan ve her derde dava olan rezene adını Latince’den almıştır. En çok yemeklerde kullanılan rezene kokusuyla ve görünümüyle adeta büyüler.

    Sadece yemekler de baharat olarak kullanılmayan bu bitki günümüzde çay olarak da kullanılır. Rezene çayının tadı sert olduğundan dolayı herkes içemeyebilir.

    Rezene sodyum, potasyum, fosfor ve kalsiyum gibi vitaminleri içinde bulundurduğu için anneler emzirme dönemlerinde sıklıkla kullanılır. Vücudunuzda oluşan hastalıkları mide ağrısı, gaz, bağırsak sıkıntısı, migren, regl ağrısı ve sakinleştirici gibi problemlere iyi gelmiştir.

    Rezene Çayı Nedir?
    Rezene yapraklarını öğütüp çay şeklinde sunulmasına rezene çayı denir. Emziren annelerin kurtarıcısı da diyebiliriz. Bu bitki sayesinde emziren annelerin sütün çoğalmasına neden olduğu görülmüştür. Ayrıca bebeklerde oluşan gaz problemlerini de ortadan kaldırarak rahat bir uyku uyumasını sağlamıştır.

    Akdeniz bölgesinde yetiştirilip, kök haliyle toplanır. Her yeri şifa kaynağı olan bu bitki köklerini kabızlık, kolesterol, tansiyon gibi hastalıklar şifa olsun diye içilir. Yaprakları da emziren anneler için bir vitamin ve mineral deposudur.

    Rezene Çayı Nasıl Yapılır?

    Rezene çayı iki çeşit olarak aktarlarda yerlerini almıştır. Birisi çay poşeti olarak diğeri de tohum olarak satılır. Tohumu olarak alındıysa 2 su bardağı klorsuz suyu cezveye konulur ocakta kaynatılırken diğer bir tarafta 1 çay kaşığı rezene tohumunu bir kapta öğütün. Ezilen rezene tohumları kaynayan suya atılır. 5 dakika kaynadıktan sonra ocağın altı kapatılır. Süzgeç yardımıyla rezene tohumları süzülür.

    Rezene çayını tüketirken dikkat edilmesi gerekir. Çok fazla tüketilmemesi ve günlük 2 su bardağı geçilmemesi gerekir. Astım ve Alerjik reaksiyonu olanlar içilmesi önerilmez. Mide bulantısı, kusma, halsizlik oluşursa çay içmeyi kesin. Hamile bayanlar kullanacaksa mutlaka doktor kontrolüyle içmesi hem bebek hem de anne sağlığı için önem taşır.

    Rezene Çayının Faydaları Nelerdir?
    Rezene çayı faydaları saymakla bitmez. Faydalarını sayacak olursak şu şekilde listelenebilir:

    İçerisinde antioksidan bulundurduğu için bağışıklık sistemini güçlendirir.
    Özellikle kış aylarında vazgeçilmez bitkisel çaydır. Kışın soğuk algınlığı, grip gibi hastalıkları geçirmeden kış sezonunu kapatabilirsiniz.
    Balgamı kolay bir şekilde söker. Öksürmede zorlananlar için ideal bitki çayıdır.
    Bayanların en çok zayıflamak için her gün günde bir su bardağı tüketir. İdrarınızda toksin atarak vücuttaki yağ depolarını azaltmaya başlar. Ayrıca iştahınızı keserek acıkma hissiniz ortadan kalkar.

    Rezene Çayının Bebekler Üzerindeki Faydaları Nelerdir?
    Rezene çayı yetişkinlerde olduğu gibi bebeklerde de fayda sağlar. Kolik bebekler genellikle gaz sancısından dolayı ağrı çeker. Az miktarda rezene içirmeniz bebeğinizin gaz kramplarını giderecektir. Sindirim sistemini düzelterek bebeğinizin kabız olmasını engeller. Uyku düzeni bulunmayan yeni doğan bebeklerde uyku düzenini sağlar. Annenin sütüm olsun diye yedikleri ve içtikleri her besin bebeğinize gaz olarak döner. Bu çay sayesinde bebeğiniz rahat bir şekilde gazını çıkarır. Rezene kullanmanız için mutlaka bebeğiniz bir ayı doldurmuş olması gerekir.

    Rezene Çayının Vücut Üzerindeki Etkisi
    Rezene mide üzerinde şifa kaynağıdır. Hazımsızlığı giderir. Mide gastritine iyi gelir. Sindirim sisteminin metabolizmasını çalıştırarak kabız olmasını engeller. Vücudunuzdaki şeker ve tansiyon dengesini kurar. Bayanların regl dönemini daha rahat geçirmesini sağlar. Ayrıca kalbinizin dostudur.
    İçerisinde C vitamini olduğu için diş etlerini tedavi eder. Taze anne adayının prolaktin hormonunu yükselterek süt miktarını artmasını sağlar.

    Rezene Çayının Anneler Üzerindeki Etkisi
    Yeni doğum yapmış olan annelerin en büyük endişelerinden birisi de sütüm yetecek mi korkusudur. Sütü geç gelen anneler doktor tavsiyesi üzerine bu çayı tüketmeye başlamıştır. Çay, prolaktin ve östrojen hormonlarını uyararak beyine sinyal gönderir. Böylelikle beyin bebeğin doğduğunu anlayıp süt bezlerini çalıştırmaya başlar. Bu çay annenin hamilelik kilolarını rahat ve kolay bir şekilde vermesini sağlar. Rahatlatıcı etkisi olduğundan lohusa dönemini daha sakin geçirir. Rezene çayı içemeyen anneler limon ya da bal katarak tüketebilir.

    Rezene Çayının Zararları Nelerdir?
    Çayı yararları olduğu gibi zararları da bulunmaktadır. Rezene çayının zararları ise şu şekildedir:

    Günde 2 fincan fazla tüketmek halsizlik, kusma, mide rahatsızlıkları, tansiyon yükselmesine sebep olur.
    Kronik hastaların tüketmeleri yasaktır.
    Epilepsi hastası iseniz mutlaka doktor kontrolünde kullanmanız sağlığınız acısından önem içerir.
    Anneler emzirme döneminde çok fazla tüketirse bebeğiniz de uyku bozukluğuna yol açar.
    Eğer çayı dikkatli bir şekilde tüketirseniz de herhangi bir zarara uğrama ihtimalinizi bir hayli düşürebilirsiniz.

  • Zeynep’in kahreden ölümü! Bugün nikahı kıyılacaktı, dün gece kalp krizinden öldü

    Zeynep’in kahreden ölümü! Bugün nikahı kıyılacaktı, dün gece kalp krizinden öldü

    Bugün nikahı ve kına gecesi ile hafta sonu da düğünü yapılacak olan Zeynep Kurtuluş (27), dün gece evinde geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi.

    Genç kızın nişanlısının babası Halil Yazıcı sosyal medyada “25 Eylül 2022 tarihinde yapılacak oğlum Ahmet Can Yazıcı’nın düğün merasimi iptal olmuştur.

    Gelinim Zeynep Kurtuluş Hakk’a yürüdü. Mekanı cennet olsun inşallah” paylaşımı yaptı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Adapazarı Karakamış Mahallesi’nde yaşayan Zeynep Kurtuluş ile Ahmet Can Yazıcı hayatlarını birleştirme kararı aldı. Zeynep ve Ahmet Can hazırlıklarını yaparak düğün davetiyelerinde ‘A’dan Z’ye bir aşk hikayesi’ ifadesini kullandılar.

    Bugün nikahı, akşam da kına gecesi ile hafta sonu düğünü olacak Zeynep Kurtuluş, dün gece saatlerinde bir anda fenalaştı. Ailesi hemen sağlık ekiplerini arayarak yardım istedi. Sağlık ekiplerinin kalp masajı ve yaptıkları tüm müdahalelere rağmen Kurtuluş, yaşamını yitirdi. Yapılan incelemede Zeynep Kurtuluş’un kalp krizi sonucu hayatını kaybettiği tespit edildi. Kurtuluşun cenazesi Karakamış Camii’nde kılınan öğlen namazının ardından Karakamış Mezarlığı’nda gözyaşları arasında toprağa verildi.

    Halil Yazıcı, oğlunun mutlu günüyle ilgili davetiyeyi geçen günlerde sosyal medyada paylaşıp yakınlarını düğüne davet etmesinin ardından bugün de Zeynep Kurtuluş’un vefat haberini paylaştı.

    Halil Yazıcı sosyal medyada, “25 Eylül 2022 tarihinde yapılacak oğlum Ahmet Can Yazıcı’nın düğün merasimi iptal olmuştur.

    Gelinim Zeynep Kurtuluş Hakk’a yürüdü. Mekanı cennet olsun inşallah” paylaşım yaparak duyurdu.

  • Eşi ve kayınvalidesi darbetmişti: O hemşire konuştu

    Eşi ve kayınvalidesi darbetmişti: O hemşire konuştu

    Bilecik’te hemşire Onur İ. (25), boşanma aşamasındaki eşi ve kayınvalidesi tarafından sokak ortasında dövülmesinin ardından, darp raporu ve 30 günlük uzaklaştırma kararı aldı.

    Onur İ., “Kadına şiddete karşı olduğum için karşılık vermedim sadece kendimi korumaya çalıştım.

    Bu boşanma sürecinde hem maddi hem manevi bana zarar vermek derdindeler. Ben ise bir an önce boşanmak istiyorum.” dedi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Bilecik’te bir hastanede Hemşire olan Onur İ., 2020’nin eylül ayında evlendiği Sümeyye İ.’den boşanmak için ocakta mahkemeye başvurdu. Çiftin boşanma davası sürerken, önceki sabah işe gitmek için Beşiktaş Mahallesi’ndeki durağa çıkan Onur İ., peşinden gelen eşi Sümeyye İ. ve annesi Sultan D.’nin saldırısına uğradı. Onur İ.’nin sığındığı markete arkasından eşi Sümeyye İ. ve annesi Sultan D. de girdi. Yaşanan tartışmanın ardından Sümeyye İ. ve Sultan D., Onur İ.’ye saldırdı. Çantasındaki anahtarı ve dizüstü bilgisayarını almaya çalışan anne ve kızı, Onur İ.’yi marketin dışına çıkarıp, sokak ortasında dövdü. Sümeyye İ., annesiyle birlikte saldırılarına devam ederken, bir yandan da “Anahtarları vermezsen seni burada geberteceğim” diyerek tehdit etti. Olayı gören çevredekilerin ayırdığı kavgada, eşine ve kayınvalidesine karşılık vermeyen Onur İ. yaralandı. İhbar üzerine adrese gelen sağlık ekibinin ilk müdahalesinin ardından Onur İ. ambulansla hastaneye kaldırılarak tedaviye alındı. Onur İ., Darp raporu alarak eşi ve kayınvalidesinden şikayetçi oldu. Anne ve kızı da Onur İ.’den şikayetçi oldu. Taraflar verdikleri ifadelerin ardından emniyetten ayrıldı.

    ‘SÜREKLİ RAHATSIZ EDİYORDU’

    Onur İ., yaşananları DHA’ya anlattı. Eşi ve kayınvalidesi için 30 günlük uzaklaştırma kararı aldığını ifade eden Onur İ., kadına şiddete karşı olduğu içinde karşılık vermeden sadece kendisini korumaya çalıştığını söyledi. Yaşananlara çok üzüldüğünü ifade eden Onur İ., “2020 yılı eylül ayında evlendiğim eşimden boşanmak için 10 Ocak’ta boşanma davası açtım. Boşanma davası sürecinde eşim bana sürekli tehdit ve baskı altında rahatsız ediyordu. Geçtiğimiz gün de zaten iş yerine giderken hastane servisini bekliyordum. Bu sırada arkamdan biri sopayla bana vurdu. Arkamı dönüp baktığımda kayınvalidem olduğunu gördüm. Sonra markete doğru kaçmaya başladığım zaman yolda eşim bana yumruk attı. Markete kaçarken kayınvalidem ‘sapık bu sapık’ diye bağırdı. Amacı çevredekilerin tepkisiyle beni linç ettirmekti. Kendimi zar zor markete attım ve sonra zaten eşim ve kayınvalidem beni darbetti. Kadına şiddete karşı olduğum için karşılık vermedim sadece kendimi korumaya çalıştım” diye konuştu.

    ‘ANAHTARI ALIP ANNEME ZARAR VERECEKTİ’

    Olay sırasında eşinin, annesiyle birlikte yaşadığı evin anahtarını istediğini ve kendi annesine zarar vermeyi amaçladıklarını öne süren Onur İ. şunları kaydetti:

    “Benden anahtarı istemesinin sebebi, annem bu mahkeme sürecinde beni yalnız bırakmak istemedi. Fiziksel ve psikolojik olarak yanımda olmak istedi. Annem o gün evde yatıyordu ve eşim Sümeyye kulağıma ‘anahtarı ver annene şunu şunu yapacağım’ tarzında tehditlerde bulundu. Annemi darbetme amacıyla anahtarı benden istedi. Dizüstü bilgisayarda kişisel verilerim vardı ve daha öncesinde de zaten malıma zarar vermişti ki olayda da zaten cep telefonumu kaldırıp kırıp attığından dolayı belki maddi değerinden dolayı dizüstü bilgisayarı mı da benden almaya çalıştı. Bu boşanma sürecinde hem maddi hem manevi bana zarar vermek derdinde ve ben ise bir an önce boşanmak istiyorum.”

    Onur İ.’nin avukatı Edip Maltaş yaşanan olayın ardından savcılığın hemen soruşturma başlattığını belirterek, “Müvekkilin bize başvurmasından sonra 10 Ocak tarihinde biz boşanma davasını açmıştık haklı sebeplere dayanarak. Yaşanan olayda burada haklılığın ortaya çıktığını gösterdi. Bu vahim olay neticesinde savcılık incelemesini hemen başlattı. Bu dosya kapsamında da uzaklaştırma kararı da verildi. Aynı zamanda bu dosya ivedilikle boşanma dosyasına da bildirildi. Bu noktada hukuki süreç devam edecektir” dedi.

    Öte yandan Sümeyye İ.’nin annesi Sultan D. ile boşanma aşamasındaki eşi Onur İ.’yi sokak ortasında darbetmesi iş yerlerinin güvenlik kameralarına da yansımıştı.

  • Mardin’de korkunç kadın cinayeti: Pakistan Öner vahşice öldürüldü

    Mardin’de korkunç kadın cinayeti: Pakistan Öner vahşice öldürüldü

    Mardin’in Dargeçit ilçesinde 32 yaşındaki Pakistan Öner, eşi Emin Öner tarafından 2 çocuğunun gözü önünde defalarca bıçaklanıp boğazı kesilerek öldürüldü.

    Jandarma tarafından gözaltına alınan Emin Öner, tutuklanarak cezaevine gönderilirken, taziye evinde toplanan kadınlar yürüyüş yaparak cinayeti protesto etti.

    Olay, 16 Eylül günü Dargeçit ilçesinde meydana geldi. Emin Öner, eşi Pakistan Öner ve 2 çocuğunu alarak, kardeşinin kullandığı sepetli motosikletle kırsal Karabayır Mahallesi’ne götürmek üzere yola çıktı. Emin Öner, yolda, henüz bilinmeyen bir nedenle eşi Pakistan Öner’i defalarca bıçaklayıp, boğazını kesti. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekibi Pakistan Öner’in yaşamını yitirdiğini belirledi. Gözaltına alınan Emin Öner, işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    2 KEZ SIĞINMA EVİNE GİTMİŞ

    Pakistan Öner’in şikayeti üzerine çeşitli tarihlerde eşi Emin Öner için 5 kez ‘eşine yaklaşmama ve evden uzaklaştırma’ kararı verildiği belirtildi. Öner’in, eşinden şiddet görmeye devam edince 2 kez kadın sığınma evine yerleştiği, ardından da annesinin evine geldiği belirtildi. Pakistan Öner’in, en son yine aile büyüklerinin araya girmesiyle eşi ile barıştığı ifade edildi.

    Pakistan Öner için, Dargeçit ilçesinde taziye evi kuruldu. Taziye evi önünde bir araya gelen kadınlar, yürüyüş yaparak cinayeti protesto etti. Pakistan Öner’in defnedildiği Seyit Hasan Mezarlığı’na gelen kadınlar, ellerinde Öner’in fotoğrafını taşıyarak, “Kadın, Yaşam, Özgürlük”, “Kadına vurulan eller kırılsın”, “Kadına kalkan eller kırılsın” ve “Katile idam” sloganları atarak, mezarın başında ağıtlar yaktı.

    ‘TEK İSTEĞİMİZ ADALET’

    Mezarlıkta açıklama yapan Pakistan Öner’in kız kardeşi Gülistan Akiba, “Adalet yerini bulsun, başka hiçbir şey istemiyoruz. Bizim tek isteğimiz bu. Ablam çekti başkaları çekmesin. Aşırı derecede ablama eziyet etti. Elinden geldiği her kötülüğü yapmaya çalıştı. Her defasında onu tehdit etti. Her defasında onu dövdü. Ablam bazen yaşadıklarının yarısını bile bize anlatamıyordu. Sürekli şiddet görüyordu. Kaç defa boşanmaya çalıştı. İkna ederek boşanmayı iptal ediyordu. Sonra ablam da o çocukları için, sırf çocukları için hep onun dediğini yapıyordu, hiç sesini çıkartmadı. Sürekli tehdit ediyordu. ‘Dışarı çıkmayacaksın, bunu yapmayacaksın, bunu çekmeyeceksin, pencereyi açmayacaksın’. Kıskançlık vardı, yani hep böyle yapıyordu. Tek isteğimiz adalet. Adalet, onun idamı. Başka hiçbir şey istemiyoruz. İdam olsun, onu idam etsinler. Bir Pakistan öldü, ikinci Pakistan olmasın. Bir Pakistan yeter bize, ikinci Pakistan çıkmasın” dedi.

    ‘OTOPSİ RAPORUNDA 44 BIÇAK DARBESİ DİYORLAR’

    Pakistan Öner’in erkek kardeşi Ahmet Demir de “Daimi hapis istiyoruz, yani bunun hapisten kesinlikle hiçbir şekilde çıkmaması gerekiyor. Böyle bir caninin insanlar arasında bulunması büyük bir risk teşkil ediyor. Bu tür insanlara örnek olacak, diğer bu tür durumda olan kadınlara el uzatacak, daha caydırıcı cezalar istiyoruz. Bugün bize oldu yarın ya sana ya ona ya onun kardeşine ya onun çocuğuna olacak. 5’ten fazla uzaklaştırma kararı verilmiş ve bu yine de yetmedi, iki defa kadın sığınma evine gitti. Köyden kardeşini çağırıyor motosikletle. Üç tekerlekli motosikletle kardeşi geliyor ve bunlar beraber gidiyor. Yolda, tarif edilecek bir durum değil, yani muhtemelen motor kullanırken o esnada zaten bıçaklama olmuş. Otopsi raporunda 44 bıçak darbesi diyorlar. Bundan bahsettiklerinde insan bunu nasıl kaldıracak bilmiyorum. Boğazı kesilmiş, bütün vücudu bildiğin delik deşik edilmiş” ifadelerini kullandı.

  • Demet Akalın ‘Hira’yı ayıp olmasın diye Türkiye güzeli yapmayın’ dedi, ortalık karıştı… Neşe Erberk’ten cevap

    Demet Akalın ‘Hira’yı ayıp olmasın diye Türkiye güzeli yapmayın’ dedi, ortalık karıştı… Neşe Erberk’ten cevap

    Miss Turkey 2022 güzelleri belirlendi… Gecede Nursena Say kraliçe tacının sahibi olurken, Aleyna Şirin ikinci, Selin Erberk Gurdikyan üçüncü oldu.

    Sosyal medyada Selin Erbek’in derece almasında annesi Neşe Erberk’in etkili olduğu yorumları yapıldı.

    tv8’de yayınlanan 2. Sayfa programına telefonla bağlanan Neşe Erberk iddialara canlı yayında yanıt verdi.

    “EN GÜZELİ BENİM KIZIM”

    “3 nesil oradaydık. Ben, annem ve kızım Lara. Çok gurur duyduk. Selin sahnede yürürken kuğu gibiydi. Konuşmalarıyla da inanılmaz etkiliydi. Gurur duydum kızımla.

    Benim beklediğim ve hayal ettiğim Selin idi karşımdaki. Anne olunca bambaşka duygular hissediyorsunuz. Benim okullarım vardı biliyorsunuz. Hepsinin annesi gibiydim. Anaç duygularla bakıyorum. Bütün kızların heyecanını hissettim. 3 isim belirlenmesi gerekiyordu. Önemli olan medeni cesaretleriyle Türk kızını temsil etmeleriydi.

    Bütün kızlar kendilerini ifade ettiler ama tabi ki en güzeli benim kızım.”

    Ev sahibi bodrumun altındaki gizli odayı keşfetti, nereye gittiğine inanamayacaksınız

    “AYNI YORUMLAR BANA DA YAPILDI”

    “Sosyal medyadaki yorumlara ben şaşırmadım. Miss Turkey seçildiğimde 1983’te sosyal medya yoktu ama bir çok kişi aynı yorumları bana yapıyordu. Avrupa güzeli seçilince konuşmalar durdu. Meyvesi olan ağaç taşlanır. Keşke kızımı tanısalardı, bu yorumlara pişman olurlardı.

    Selin’in ruhu güzel, yetenekli, iyilik sever…

    Bu yarışmaya katılma amacı uluslararası bir yarışmaya katılmak. Sosyal yardım projelerine destek vermekti.

    Tıp öğrencisi 3. sınıf. Seneye mezun olacak inşallah. Amacı uluslararası bir platformda olmaktı, amacına ulaştı.”

    “SONUÇTAN MEMNUN DEĞİLİM”

    “‘Erberk’ soyadını kullanmak Selin’in kendi tercihi. Bu durum gurur verici değil mi? Yazmasaydı ‘meğerse Neşe Erbek’in kızıymış saklamış’ diyecekler. Benim kızım hiçbir şey saklamadan kendini ifade etti.

    Jüriyi etkilemiş olsaydım birincilik tacını takardı. Dürüstçe söyleyeyim ben kızımı 1. görmek istiyordum. Sonuçtan memnun değilim ama saygı duyuyorum tabii ki.

    3 kişinin temsil etme hakkı vardı. Bu üçü seçildi. Dün akşam sadece kızıma sarılma fırsatım oldu. Hemen elimden aldılar. ‘Birkaç gün kızınıza ulaşamayacaksınız’ dediler. Eve döndüğünde gerçek duygularını öğreneceğim. Kızımı 1. görmek isterdim ama Selin hedefine ulaştığı için onun adına mutluyum. O mutlu ise ben de mutluyum.” dedi.”

    Demet Akalın Hirayı ayıp olmasın diye Türkiye güzeli yapmayın dedi, ortalık karıştı… Neşe Erberkten

    “TALİHSİZ BİR AÇIKLAMA”

    Neşe Erberk, Demet Akalın’ın “Hira’yı sakın ayıp olmasın diye Türkiye güzeli yapmayın” yorumuna ise;

    “Demet Akalın’ınki talihsiz bir açıklama diyorum. Demet’i öpüyorum.” sözleriyle yanıt verdi.

  • Kazada ölen üniversiteli Aysun ile ağabeyi, toprağa verildi

    Kazada ölen üniversiteli Aysun ile ağabeyi, toprağa verildi

    Sakarya’da yurda kayıt yaptırdıktan sonra Kocaeli’nin Gebze ilçesindeki evlerine dönerken meydana gelen trafik kazasında yaşamını yitiren üniversite öğrencisi Aysun Kaplan (18) ile ağabeyi Mustafa Kaplan (31),

    son yolculuklarına uğurlandı. Cenazede kardeşlerin yakınları ile arkadaşları, uzun süre gözyaşı döktü.

    Sakarya Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Spor Yöneticiliği bölümünü kazanan Aysun Kaplan, dün yurda kayıt yaptırdıktan sonra ailesiyle birlikte Kocaeli’nin Gebze ilçesindeki evlerine dönmek için yola çıktı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Mustafa Kaplan yönetimindeki 34 FA 5265 plakalı hafif ticari araç, saat 13.30 sıralarında Kuzey Marmara Otoyolu Gebze geçişine geldiğinde aynı yöne giden K.Ş. yönetimindeki 59 TC 867 plakalı kamyona çarptı. Diğer sürücülerin ihbarı üzerine kaza yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Gelen ekiplerin yaptığı kontrolde Aysun Kaplan ile ağabeyi Mustafa Kaplan’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Araçtan yaralı çıkarılan kardeşlerin annesi Fatma Kaplan ise ambulansla hastaneye götürülerek tedaviye alındı.

    Kazada kullanılamaz hale gelen hafif ticari aracın hız göstergesinin 170’te takılı olduğu görüldü.

    YAKINLARI VE ARKADAŞLARI GÖZYAŞI DÖKTÜ

    Mustafa ve Aysun Kaplan kardeşler için Gebze’de Esentepe Camisi’nde ikindide cenaze namazı kılındı. Cenazede kardeşlerin babası Mehmet ile ağabeyleri Turgay Kaplan’ın güçlükle ayakta durduğu görüldü. Aysun Kaplan’ın liseden sınıf arkadaşları ve ailesi uzun süre genç kızın tabutunun başında gözyaşı döktü. Kılınan cenaze namazının ardından kardeşler Pelitli Mezarlığı’nda defnedildi.

    Anne Fatma Kaplan’ın hastanede tedavisinin devam ettiği belirtildi.

  • ‘Yüzünü görmediğim melek oğlum, yukarılarda bir yerlerde bir gün buluşmak üzere…’

    ‘Yüzünü görmediğim melek oğlum, yukarılarda bir yerlerde bir gün buluşmak üzere…’

    ‘BENİM MELEK OĞLUM’

    Merve Terim, geçtiğimiz yıl ikinci kez anne olacağını duyurmuş kısa bir süre sonra ise bebeğini kaybettiğini açıklamıştı.

    Terim, yüzünü göremediği oğlu için duygusal bir yazı kaleme aldı:

    “Geçen sene bugün hayatımın en kötü günlerinden biriydi, yaşadığım fiziksel acının yanında kalbimde belki de hiç kapanmayacak bir yara açıldı o akşam.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Hala tam atlabilmiş değilim yaşadığım kayıbı, bazen hamile birini gördüğümde, bazen birbirlerine sıkıca sarılan abi kardeş gördüğümde, bazen hastanede yeni anne olmuş birine rastladığımda içim hala çok acıyor… Ama eskisi gibi de hayatı ciddiye almıyorum artık, hayat kıymetini fark bile etmediğimiz her nefes aslında..

    Yaşın değil, yaşadıkların öğretiyor sana bu hayatı, yorula yorula yürüyüp, kırıla kırıla büyüyoruz hepimiz…

    Yazmakta iyi geliyor insana, haline şükretmek, elindekinin kıymetini bilmek, senden daha da zor hikayeleri olanlara empati yapabilmek, satırlar ilaç gibi hep…

    Biraz vicdan,biraz bahar,biraz yağmur,biraz hayal, birkaç kitap,çokça umut hepimize iyi gelir.

    Seni hiç göremesemde, sana hiç kavuşamasamda, hayalin hep gözümün önünde Benim melek oğlum, yukarlarda bir yerlerde bir gün buluşmak üzere…”

  • Gamze Erçel’in kızı Mavi’nin ardından Athena Hakan Özoğuz’dan kötü haber geldi! Kanser oldu

    Gamze Erçel’in kızı Mavi’nin ardından Athena Hakan Özoğuz’dan kötü haber geldi! Kanser oldu

    Son olarak Sen Çal Kapımı dizisinde rol alan güzel oyuncu Hande Erçel’in ablası Gamze Erçel’in 2,5 yaşındaki kızı Mavi’nin ardından bir kötü haberde Athena grubunda yer alan Hakan Özoğuz’dan geldi.

    Gökhan Özoğuz’un kardeşi Hakan Özoğuz, hayranlarını çok üzdü. Hakan Özoğuz da kansere yakalandı.

    Gökhan Özoğuz’un Athena grubunda birlikte yer aldığı ikiz kardeşi Hakan Özoğuz’dan kötü haber geldi. Kansere yakalanan Gökhan Özoğuz’un kardeşi Hakan Özoğuz, tedavisi nedeniyle bir süredir konserlerde yer alamıyor.
    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    HAKAN ÖZOĞUZ LENFOMA KANSERİNE YAKALANDI

    Özoğuz’un da bir süre öncesinde lenfoma kanserine yakalandığı öğrenildi. Tedavi gören Özoğuz, bir süredir bazı konserlerde yer alamıyor.

    Özel bir hastaneye yatan ve tedavi gören 45 yaşındaki Özoğuz’un taburcu olduğu öğrenildi. Hakan Özoğuz ve Gökhan Özoğuz cephesinden konuya ilişkin herhangi bir açıklama gelmedi.