Yazar: admin

  • Elif Karlı’dan 30 yıllık eşi Cengiz Karlı’ya veda

    Elif Karlı’dan 30 yıllık eşi Cengiz Karlı’ya veda

    6 aydır Tokat cezaevinde tutuklu bulunan ve geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Cengiz Karlı için

    Ataşehir Mimar Sinan Camii’nde ikindi namazına müteakip cenaze namazı kılınacak. Karlı, Kurtköy Mezarlığı’nda toprağa verilecek.

    Elif Karlı ve çocukları tabutun başında gözyaşı döktü

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Ünlü şarkıcı Elif Karlı’nın, Tokat Cezaevi’nde bulunan eşi Cengiz Karlı, geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. 57 yaşında hayata veda eden Cengiz Karlı son yolculuğuna uğurlandı. Karlı’nın cenaze törenine sanat dünyasından birçok kişi katılrıken, Elif Karlı ve çocukları gözyaşlarına boğuldu.

    6 aydır Tokat cezaevinde tutuklu bulunan ve geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybettiği belirtilen Cengiz Karlı(57) için Ataşehir Mimar Sinan Camii’nde cenaze töreni düzenlendi. Cenaze törenine şarkıcılar Alişan, Yeliz, Ferman Toprak, Cengiz Kurtoğlu, Bülent Serttaş’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda ünlü isim katıldı.

    GÖZYAŞLARIYLA UĞURLADI
    Elif Karlı 30 yıllık eşini gözyaşlarıyla uğurladı. Karlı ve iki çocuğu tabutun başında gözyaşı döktü.

    Cengiz Karlı, kılınan ikindi namazının ardından Kurtköy Mezarlığı’nda toprağa verildi.

    “ÇOK SEVDİĞİM BİR AĞABEYİMDİ”
    Cenaye katılanlardan Şarkıcı Alişan, “Çok sevdiğim bir ağabeyimdi. İlk sahnemi Cengiz ağabeyin mekanında yapmıştım. O günden beri Elif ablam gibi” dedi. Şarkıcı Yeliz ise, “Dünya bir meleğini kaybetti. Hiç ona yakışmayan bir yerde ölümü tattı” diye konuştu.

  • Tekirdağ’da akılalmaz olay… Ameliyatta bebeğin başını kesti! ‘Doğumda doktorun çığlıklarını duydum’

    Tekirdağ’da akılalmaz olay… Ameliyatta bebeğin başını kesti! ‘Doğumda doktorun çığlıklarını duydum’

    Tekirdağ’da bir buçuk yıl önce Sibel Küçük kızı Deniz’i sezaryenle dünyaya getirdi.

    Ameliyat esnasında ise akılalmaz bir olay yaşandı. Doktor neşterle annenin karnını keserken bebeğin başını da kesti.

    Olay sonrası aile doktor hakkında şikayette bulundu. Detaylar CNN Türk’ten Ceylan Sever ve Engin Özbey’in özel haberinde…

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Sibel ve Yasin Küçük çiftinin 3. çocukları Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde özel bir hastanede dünyaya geldi. Ailenin iddiasına göre sezaryenle doğum yapıldığı sırada küçük Deniz’in alnında ömrü boyunca silinmeyecek kesik izi kaldı. Aile Çorlu Adalet Sarayı’na giderek sorumlular hakkında şikayetçi olurken soruşturma sürüyor.

    Avukat Gizem Gonce olayla ilgili konuşurken, ‘Bu durum doktor ihmali sonucu meydana geldi. Doktor sezaryen için müvekkilimin karnını keserken çocuğun başını da kesmiş. Deniz şu an bir buçuk yaşında. Ameliyat sonrası baş ağrıları da meydana geliyor.’ ifadelerini kullandı.

    Baba Yasin Küçük yaşadıkları süreci anlatırken doktorların ameliyatta bebekte küçük bir kesik olduğunu söylediklerini ancak yaklaşık 50 dikiş izi olduğunu söyledi. Baba Küçük, ’15 santim neşterle kesmişler. Doktor eli ile çıkartırken yırtılma meydana gelmiş. Ameliyattan sonra 4-5 doktor geldi, çocuğun kafasında biraz çizik var dediler. Yoğun bakıma gittiğimde bandajları açtırdım. Biraz değil, 15 santim kesik ve 50 dikiş vardı. Bize yalan konuştular.’ şeklinde konuştu.

    ‘DOĞUMDA DOKTORUN ÇIĞLIKLARINI DUYDUM’

    Anne Sibel Küçük ise psikolojilerinin olaydan etkilendiğini söylerken, ‘Çocuğum konuşabilecek mi, hareket edebilecek mi diye geçti aylarımız. Çok etkilendik bu durumdan. Doğuma girdiğimde kendimdeydim, belden aşağımı uyuşturmuşlardı. Kestiklerinde doktorun çığlıklarını duydum. ‘Önümden çekilin, tampon yapın’ diye bağırıyordu Doktor. Karnımda baskı hissettim sonra kendim bayıldım.’ diyerek yaşadıkları kâbus dolu süreci anlattı.

  • Tarık Papuççuoğlu: Genç aşkım için eşimden ayrıldım

    Tarık Papuççuoğlu: Genç aşkım için eşimden ayrıldım

    Ünlü oyuncu Tarık Papuççuoğlu, 29 yıllık eşi ve iki çocuğunun annesi Gülgün Akansu’dan neden boşandığını itiraf etti.

    Genç bir kadına âşık olduğu için eşinden ayrıldığını belirten Papuççuoğlu bu durumdan hiç pişmanlık duymadığını söyledi.


    Tarık Papuççuoğlu, Gökay Kalaycıoğlu’nun sunduğu “360 Derece” adlı televizyon programına konuk oldu. Usta oyuncu programda, 29 yıllık eşi Gülgün Akansu’dan genç bir kadına âşık olduğu için boşandığını ve bu durumdan hiç pişmanlık duymadığını itiraf etti.

    ‘HER ERKEĞİN BAŞINA GELEBİLİR’

    Pabuççuoğlu yaşadıklarını şöyle anlattı: “Eşimle şiddetli geçimsizliğimiz olmadı. Ben âşık oldum. Âşık olmak ihtiyacı hissettim. 29 yıl sonra başkasına âşık olunca bunu da ilk kendisine söyledim. Pişman değilim. Başka bir amaç için bu değişikliği yapmadım, başıma geldi. 50 yaş civarında bütün erkeklerde bu oluyor. Kimi bastırıyor kimi altında eziliyor kimi de tamamen koparıyor. Ama mutlaka bütün erkeklerde oluyor. Benim de başıma geldi. Eşimle kol kola mahkemeye gittik. Eşim bu durumu olgun karşılamış göründü. Bir kadının bunu olgun karşılaması mümkün değil.”

    ‘İlişkimiz 8 sene sürdü’

    Âşık olduğu genç kadınla 8 yıl birlikte olduğunu söyleyen oyuncu, “Boşandıktan sonra eşimle hiç kopmadık. Her dakika görüşerek neye ihtiyaçları varsa ilgilendim. Aramızda hiç kopma olmadı. Çocuklarımda tasvip etmedi ama doğal karşıladı. Aşık olduğum kişi de çok düzgün, sevecen ve oldukça gençti. 8 sene birlikte olduk ve bitti. Onunla evlilik ve çocuk düşünmedim” ifadelerini kullandı.

    “Sevgilimden ayrılınca eşime geri döndüm”

    Usta oyuncu, “8 sene başkasıyla birlikte olduktan sonra eşine döndüğünde nasıl karşılık verdi?” sorusu üzerine de sözlerine şöyle devam etti:

    “Eşim o kapattığı kapıyı çok aşındırtmadı. Bana çok doğal geldi. Bunu kime söylesem kabul etmiyor ama bana olabilir gibi geliyor. Bu süreçte çok şeyi fark ettim. Biz eşimle geçen 29 senede çok iyi arkadaş olmuşuz. Arkadaş olmayı beceremeyen çiftler kopuyor. Benim hayattaki en yakın arkadaşım eşimmiş. İkinci kez barışınca eski eşim evlilik istemedi. Eşimle tekrar evlendiğim eskiye döner miyim diye düşündüm.”

  • Elif Karlı’nın acı günü… 30 yıllık eşi hayatını kaybetti

    Elif Karlı’nın acı günü… 30 yıllık eşi hayatını kaybetti

    Türk Halk Müziği sanatçısı Elif Karlı’nın 30 yıllık hayat arkadaşı Cengiz Karlı kalp krizi nedeniyle hayatını kaybetti.

    İki çocuk babası olan 57 yaşındaki Cengiz Karlı, 6 aydır Tokat cezaevindeydi.

    Acı haberi sabaha karşı alan Elif Karlı 2. Sayfa programına şu açıklamayı yaptı:

    “2 gün önce çok ağır bir grip geçirdi. Zatürreden de şüphelendik. Dün haftalık arama günüydü, aramayınca telaşlandım. Sabaha karşı 04.00 sıralarında cezaevinden bir telefon aldım. Cengiz’in rahatsızlandığını ve kalp krizi geçirdiğini alıştırarak söylediler.


    Vefat ettiğini söylediler. En son geçen salı sesini duydum. 6 Ocak’ta da doğum günüydü görüştük. En son sesini duyduğumda çok iyiydi. Saç sakal tıraşı olduğunu söyledi. Moralinin yüksek olduğunu söyledi ama eşim ağır hastaydı… Kalp rahatsızlığı vardı.”

  • Adıyaman’da sokakta oynayan 4 yaşındaki çocuk kaçırıldı

    Adıyaman’da sokakta oynayan 4 yaşındaki çocuk kaçırıldı

    Adıyaman’da sokakta oynayan 4 yaşındaki yabancı uyruklu kız çocuğu bir kişi tarafından kaçırıldı.

    Şahsın çocuğu elinden tutup kaçırdığı anlar güvenlik kameralarına yansıdı.

    Olay, saat 13.00 civarında Adıyaman merkez Barbaros Hayrettin Mahallesi 1605. Sokak’ta meydana geldi. Suriye uyruklu Ahmet Usu ve Lemia Şeyho çiftinin 2 çocuğundan birisi olan 4 yaşındaki Hele Usu, bir kişi tarafından kaçırıldı.

    Anne Lemia Şeyho, bir süre sonra kızının eve gelmediğini görünce çevreyi araştırdı. Ancak çocuk bulunamayınca mahalle sakinleri durumu polise bildirdi. Polis ekipleri sokakta bulunan iş yerlerinin güvenlik kamera görüntülerini inceledi. Kayıp çocuk ve şahsın bulunması için polisler seferber oldu.

    KAÇIRILMA ANI KAMERADA

    Öte yandan, çocuğun KAÇIRILMA anı güvenlik kameraları tarafından kaydedildi. Kamera kayıtlarında 30-35 yaş aralığındaki bir kişi sokak içerisinde küçük çocuğun yanına yaklaşarak konuştuğu, bir süre çocuğu izledikten sonra ikna ederek, elinden tutup uzaklaştığı görülüyor.

    Gözyaşı sel olan anne ve baba çocuklarının başına bir şey gelmeden bulunmasını istedi. Çocuğunu kaçıran şahsı tanımadığını ve kimseyle husumeti olmadığını dile getiren baba Ahmet Usu, “Diğer çocuğumu okuldan alıp eve geldim. Baktım hanım sokakta geziyor. ‘Ne oldu’ diye sorduğumda bana çocuğumuzun kaybolduğunu söyledi. Bütün sokakları gezdim. Komşumuz Hüseyin Çavuş’un yanına gittim çocuğu görüp görmediğin sordum. Komşumuz polise Haber verdi. Polisler gelip kameraları inceledi. Kameralarda bir kişi çocuğumun elinden tutup götürüyor. Ben bu şahsı tanımıyorum” dedi.

    “ÇOCUĞUMU GERİ GETİRSİN”
    Anne Lemia Şeyho ise, “Sokaktaydı, kendisini eve gelmesi için çağırdım. Geleceğini söyledi. Dışarı çıktım etrafa baktım bulamadım. Sağa baktım, sola baktım, yoktu. Çocuğumu kaçıran şahsa sesleniyorum. Çocuğumu geri getirsin. Sadece getirmesini istiyorum, başka bir şey istemiyorum. Allah çocuğumuzu hayırlısıyla bize kavuştursun” dedi.

    Mahalle sakini Hüseyin Çavuş, “Kameralara baktığımızda bir şahsın çocuğun kolunu tutup, iş yerimizin önünden geçtiğini gördük. Polis arkadaşlar çevre kameraları izledi. Saat 13.00’dan bu yana Çocuk aranıyor. Bu şahsı daha önce hiç görmedik” ifadelerini kullandı.

  • Mine Kocadağ 5 aydır kayıp! Korkunç şüphe… Telefonundan son sinyalin alındığı mahallede aranıyor

    Mine Kocadağ 5 aydır kayıp! Korkunç şüphe… Telefonundan son sinyalin alındığı mahallede aranıyor

    Denizli’nin Pamukkale ilçesinde geçen yıl ağustos ayında kaybolan evli 1 çocuk annesi Mine Kocadağ’ın (25) öldürülmüş olabileceği ihtimali üzerine polis ekipleri,

    telefonundan son sinyalin alındığı Karahayıt Mahallesi’ndeki termal atık su kanalizasyonlarında arama çalışması başlattı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Denizli’nin Pamukkale ilçesinde Gözler Mahallesi’nde yaşayan Mine Kocadağ, geçen yıl 18 Ağustos’ta akşam saatlerinde ortadan kayboldu. Bir otelde garson olarak çalışan eşi Mithat Kocadağ (31), polise giderek Kayıp ihbarında bulundu. Polisin yaptığı aramaya rağmen Mine Kocadağ bulunamadı.

    Kocadağ’ın ağabeyi Tayfun Koç, polise verdiği ifadesinde, kardeşini eşinin öldürmüş olabileceğini söyledi. Mithat Kocadağ ise ifadesinde eşinin nerede olduğunu bilmediğini belirtti. O dönem yapılan aramalardan sonuç alınamadı.

    TELEFONUN EN SON SİNYAL VERDİĞİ MAHALLEDE ARANIYOR

    Soruşturmayı derinleştiren polis ekipleri, Mine Kocadağ’ın telefonunun en son Karahayıt Mahallesi’nden sinyal verdiğini belirledi. Bunun üzerine arama çalışmaları burada yoğunlaştırıldı.

    Kocadağ’ın öldürülmüş ve cesedinin kanalizasyona atılmış olabileceği ihtimalini değerlendiren polis ekipleri, bölgede iş makineleriyle termal atık su kanalizasyonlarında arama çalışması başlattı.

    Denizli Büyükşehir Belediyesi ve Pamukkale Belediyesi’ne ait iş makineleriyle Kocadağ’ı arama çalışmaları sürüyor.

  • ‘Kolay yoldan para kazanma’ linkine tıkladı, 74 bin TL’sini kaptırdı

    ‘Kolay yoldan para kazanma’ linkine tıkladı, 74 bin TL’sini kaptırdı

    Manisa’da, internette gördüğü linki tıklayan A.K. (35), sanal ortamda kendisine verilen görevler üzerinden para kazandığını düşünerek, dolandırıcılara 7 günde 74 bin TL’sini kaptırdı.

    Pişman olduğunu söyleyen A.K., kendisini dolandırılan kişi ya da kişilerin bulunması için avukatı aracılığıyla suç duyurusunda bulundu.
    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Yunusemre ilçesinde yaşayan A.K. isimli kadın, internette dolaşırken, ‘Kolay yoldan para kazanmak ister misiniz?’ yazılı reklamla karşılaştı. Bilgi almak için linke tıklayan kadın, karşısındaki kişiyle WhatsApp’tan görüşmeye başladı. Uygulama üzerinden görevler verilen A.K.’ye, güven kazanmak için bu görevler karşılığında küçük çapta para da yatırıldı.

    30 BİN TL KREDİ ÇEKTİ

    100 TL’lik, 200 TL’lik görevler sonra 1000 TL ve üzeri görevler yapmaya yönlendirilen A.K., bakiyesi yetmediği için 30 bin TL’lik kredi çekti. Kazanacağını düşünerek kredi çeken A.K., görev fiyatlarının 10 bin TL’yi bulmasıyla çekileceğini söyledi. Görevleri yapmadıkça parasını alamayacağını öğrenen A.K., dolandırıldığını anladı. 1 haftada 74 bin TL’sini dolandırıcılara kaptıran A.K., avukatı aracılığıyla suç duyurusunda bulundu.

    ‘BOŞ ANIMA GELDİ YOKSA OYNAMAZDIM’

    Pişman olduğunu dile getiren A.K., “İnternet üzerinde gezinirken linke tıkladım, oradan direkt WhatsApp’a bağlanıldı. Bilgi almak istediğimde, iş platformu olduğunu söylediler. Uygulamada 45 TL’lik bakiyem vardı. İlk olarak o bakiyeyi kullanmamı ve daha sonra 100 TL, 200 TL derken gitgide yükselen miktarda ödeme yapmam söylendi. 500 TL kadar kazandığım söylendi ama görevlerin fiyatları da arttı. Normalde günlük 5 görev verdiler. Bu şekilde 74 bin TL gitti hatta son bir görevim kaldı ve para kazanacağım, diye bütçem yetmediği için 30 bin TL’lik kredi çektim. Haydi son bir görevim kaldı, en azından yatırdıklarımı kurtarayım, diye düşündüm. Zaman aşımına uğradığı için yeniden görev tanımlaması aşaması olduğunu ve paramı çekemeyeceğimi söylediler. Yeni görevler aldım fakat her görev 10 bin TL’ye yükselince, geri çekilmek zorunda kaldım. Her seferinde farklı kişilere para aktarımı oluyordu. Bir daha oynamam. Boş anıma geldi. Normalde böyle bir şey yapmazdım. Bu zamana kadar da böyle şeylere girişmedim. Nasıl yaptığımı ben de bilmiyorum. Çok pişmanım. Kesinlikle tavsiye etmiyorum. Kolay para kazanmak diye bir şey olmadığını öğrendim” diye konuştu.


    ‘YENİ DOLANDIRICILIK YÖNTEMİ’

    Avukat Mehmet Arslan ise “Müvekkilimiz İnternet üzerinde gezerken ‘Kolay yoldan para kazanmak ister misiniz? şeklindeki bir reklamla karşılaşıyor. Kendisi bu linke tıklıyor ve karşısına bir numara çıkıyor. WhatsApp üzerinden mesaj atıp bilgi almak istediğinde, karşıdaki kişi bazı görevlerin olduğu, bu görevleri yapması karşılığında kendisine ücret verileceğini söylüyor. Müvekkilim kabul ediyor. Örneğin; size bir ev aleti aldırıyor. Bunun maliyeti 1000 TL, siz parayı yatırıyorsunuz bunun karşılığında size 100 TL, 200 TL komisyon veriyor. Bunu günde 5 kez yapmanızı istiyorlar. Başta kolay görevler vererek, hesabınıza para yatırıyorlar. Size güven sağlıyorlar. Siz de bu görevler sayesinde gerçekten para kazandığınıza inanıyorsunuz. Müvekkilimizde bu şekilde 74 bin TL dolandırılıyor. Yaptığımız araştırmada olayın daha çok yeni olduğu, başka mağdurların olduğunu da gördüm. Bu patlamak üzere olan yeni bir DOLANDIRICILIK yöntemi. Müvekkilimin hangi hesaplara para gönderdiği, hangi hesaplardan para geldiği dosyamızda mevcut. Suç duyusunda bulunduk. Savcılığın bu kişileri bulabileceğine inanıyoruz. Mağdurların sayısı her geçen gün artıyor” diye konuştu.

  • Nihat Doğan baba oldu! ‘Oğlum Badıkan dünyaya geldi’

    Nihat Doğan baba oldu! ‘Oğlum Badıkan dünyaya geldi’

    Geçtiğimiz eylül ayında İranlı hayranı Arezoo Doğan ile nikah masasına oturan Nihat Doğan baba oldu.

    Sosyal medya hesabından oğlu ve eşiyle verdiği pozları paylaşan Doğan, “Oğlum Badıkan dünyaya geldi. Rabbime şükürler olsun” dedi.

    Ünlü türkücü Nihat Doğan, geçtiğimiz yıl eylül ayında İranlı hayranı Arezoo ile sessiz sedasız evlenmişti. Mutlu çiftin birliktelikleri bebekle taçlandı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    “BANA DÜNYANIN EN GÜZEL HEDİYESİNİ VERDİ”

    Instagram hesabından oğlu ve eşiyle verdiği pozları paylaşarak müjdeli haberi duyuran Nihat Doğan, “Bu dünyada en çok istediğim şey evlat sahibi olmaktı. Çok şükür 13 Ocak’ta Oğlum Badıkan dünyaya geldi. Rabbime şükürler olsun. Bana dünyanın en güzel hediyesini veren canım eşim Arezoo ya da teşekkürler olsun. Hoş geldin” ifadelerini kullandı.

  • Ebru Şallı’nın yüzündeki değişim dikkat çekti… İşte Beren’in aşkı!

    Ebru Şallı’nın yüzündeki değişim dikkat çekti… İşte Beren’in aşkı!

    Ebru Şallı oğlu Beren ve kız arkadaşı ile alışverişe çıktı. Şallı’nın yüzündeki değişim dikkat çekti.

    Ebru Şallı, Harun Tan ile evliliğinden olan oğlu Beren ve oğlunun kız arkadaşı ile birlikte Akmerkez’deydi.

    Flaşların patlamasıyla panik yaşayan Beren, kız arkadaşıyla birlikte hızla uzaklaşırken, anne Ebru Şallı muhabirlerle sohbet etti.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Ebru Şallı “Beren küçüklüğünden beri fotoğraf çektirmeyi sevmez. Biz bile beraber çekemiyoruz, sevmediği için gitti.” dedi.

    Şallı ‘Oğlunuzun yanındaki sevgilisiydi galiba. El ele yürürken bir anda uzaklaştılar. Gelininiz ile alışverişe mi çıktınız?’ sorusuna ‘Evet, kendisi oğlumun kız arkadaşı. Beraber alışveriş yapmaya geldik. Sonrasında da bir şeyler içeceğiz.’ yanıtını verdi.

    Ebru Şallı ardından “Biz daha önce tanışmıştık oğlumun kız arkadaşı ile. Gelin-Kaynana alışverişte diye yazarsınız kesin.” dedi. Ünlü modelin yüzündeki değişim de dikkatlerden kaçmadı.(Sayit DURMAZ)

    FOTOĞRAFLARI SOSYAL MEDYAYI SALLAMIŞTI

    Yaşadığı zor günleri Beren Tan’ın desteği ile atlatmaya çalışan oğlu ile çektirdiği fotoğrafı Instagram sayfasında takipçileri ile paylaştı.

    18 yaşındaki Beren Tan yakışıklılığı ile sosyal medyada ilgi odağı oldu. Anne-oğlu görenler ‘abla-kardeş’ benzetmesi yaptı.

    Ebru Şallı, geçtiğimiz eylül ayında oğluyla birlikte yer aldığı tatil fotoğraflarını da sosyal medya hesabında paylaşmıştı…

  • Vahşet! Genç kadın evinin önünde defalarca bıçaklandı

    Vahşet! Genç kadın evinin önünde defalarca bıçaklandı

    Eskişehir’de yaşlı bakım teknikeri olarak çalışan Tuğçe Can (25), evinin olduğu apartmanın girişinde kimliği belirsiz kişi tarafından defalarca bıçaklanarak öldürüldü.

    Olay, bugün saat 08.30 sıralarında Tepebaşı ilçesi Yenibağlar Mahallesi Hacı Hüsnü Sokak’ta meydana geldi.

    5 katlı bir apartmanda oturan Tuğçe Can, yaşlı bakım teknikeri olarak çalıştığı özel huzurevine gitmek için evden çıktı. Can, apartman çıkışında kimliği belirsiz kişinin saldırısına uğradı. Tuğçe Can’ı bıçakla boğazından, karnından ve sırtından bıçaklayan şüpheli, kaçtı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekibinin yaptığı kontrolde, Tuğçe Can’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Savcılık ve polisin incelemesinin ardından Tuğçe Can’ın cenazesi otopsi için Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı.

    Eskişehir Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekipleri, çevredeki güvenlik kameralarının kayıtlarını incelemeyle aldı, şüphelinin yakalanması için çalışma başlattı.

  • 29 yaşındaki Hüseyin, kırık dişi yüzünden dil kanseri oldu

    29 yaşındaki Hüseyin, kırık dişi yüzünden dil kanseri oldu

    İstanbul´da yaşayan Hüseyin Güvenaltun, çürük dişleri nedeniyle 3 ay önce doktora gitti.

     

    Güvenaltun’un dişlerinden biri çekildi, kırık ve çürük olan diğer dişine ise iltihap geliştiği için ilaç tedavisi uygulandı.

    Ağrısı geçtiği için yeniden doktora gitmeyen Güvenaltun’un, ihmal edilen kırık dişi yüzünden dilinin sol tarafında yara oluştu ve bu da zamanla kansere dönüştü. Geç kalındığı için Güvenaltun’un boynundaki lenflere sıçradı. Ağrı yüzünden uyumakta, konuşmakta zorlanan ve yemek yiyemeyen Güvenaltun, 10 Ocak’ta yapılması planlanan nişanından bir gün önce 6 saatlik operasyonla dilinin yüzde 80´i alınarak kanserden kurtuldu

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Dilindeki yara büyüyünce peltek konuşan, S´leri söyleyemeyen, kolları moraran ve gözleri kanlanan Hüseyin, doktordan korktuğu için gitmediğini söyledi. Bu süreçte 6 kilo veren Güvenaltun, dilinin büyük bir kısmı alındığı için tat alma duyusunu büyük oranda kaybetti. Ölümden dönen genç adam bundan sonraki hayatında da konuşmakta güçlük çekecek.

    3´üncü evre dil kanseri teşhisi konulan Güvenaltun, ameliyatla sağlığına kavuştuktan sonra en çok hamburger yemeyi özlediğini ifade etti. Hastaneden taburcu edilen Güvenaltun, önce işe başlayacağını ardından da ertelediği nişanını yapacağını dile getirdi.

     

    10 OCAK’TA NİŞANI VARDI, ERTELENDİ
    Hüseyin konuşmakta zorlandığı için hastalık sürecini anlatan annesi Hatice Eryılmaz, “Oğlumun 2 dişi çürüktü, biri çekildi diğerine iltihap olduğu için doktor önce tedavi vermiş, sonra çekelim demiş. Oğlum da ağrısı geçince dişin çekilmesi için gitmemiş. Diş zamanla kırılıp, dilini kesmiş, oğlum geçer diye önemsemedi. 1 aydan sonra yara iyileşmeyince biz de tedirgin olduk ama oğlum geçeceğini söyledi.

    Dildeki yara büyüdü, konuşmakta, yemede, içmede zorluk çekiyordu. Ağrılarından dolayı sürekli ağrı kesici kullanıyordu. Oğlum biraz ihmalkâr davrandı. Çok korktuk çünkü yaşı küçük, hiç aklımızda yoktu. Alkol ve sigara da kullanmazdı. Şükür ameliyattan sonra daha iyi olacağız. 10 Ocak´ta nişan yapacaktık, yarası geçmeyince doktor arayışına girdik. Bazı doktorlar bizi daha çok korkuttu. En sonunda Tayfun hocamla tanıştık, bize umut oldu. Çok şükür şu anda oğlum iyi. Çok hareketli, yerinde duramayan bir çocuktu, bir anda her şeyden kopması ona da bize de ağır geldi. Oğlum bir giyim mağazasında müdür, işine de dönecek patronları ve nişanlısı bu dönemde bizi hiç yalnız bırakmadı” dedi.

     

    “DİL KANSERİ HIZLI YAYILIR, ÖLÜMCÜLDÜR”

    Ameliyatı yapan Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tayfun Apuhan ise dil kanserine yönelik ve hastanın son durumuna ilişkin şunları söyledi: “Dil kanseri boş boyun kanser türleri arasında önemli bir yer tutuyor. Erken teşhis konulup yeterli tedavi yapılmazsa ağız tabanından boyun bölgesine oradan da vücuda yayılarak ölümcül olabilir. O nedenle dil kanserine neden olan etmenlerin bir an önce ortadan kaldırılması gerekir. Hasta bir süre sonra çiğnerken, yutkunurken dil hareketlerinde kısıtlanma, ağrı, uyuşukluk meydana gelir. Boyun bölgesinde metastaz olduysa lenf bezleri büyür. Kulak ağrısı olabilir. Alkol, sigara, gözden kaçmaması gereken HPV virüsü, diş çürüğü, kırığı bu etmenler arasında yer alıyor. Hastamız uzun süre diş problemi yaşamış, kırık ve çürük dişi nedeniyle özel bir merkeze başvurmuş. Diş tedavisi devam ederken dilinin sol tarafında özellikle çürük ve kırık olan dişin yanında yara oluşmuş. Bir süre sonra hasta dilini hareket ettiremez hale gelmiş. Kişilerde dil kanserini genelde 40´lı yaşlardan sonra görürüz. Hastamız genç, aklına böyle bir şey olacağı gelmemiş, geciktirmiş doktora başvurmamış.”

    “HASTAYI ACİL OLARAK AMELİYATA ALDIK, TÜMÖRLÜ DOKUYU ÇIKARDIK”

    Hüseyin´in çok genç olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Apuhan, “Hasta bize geldiğinde dilinin üzerinde kırmızı, beyaz renkli kanseri andıran bir görüntüyle karşılaştık. Yapılan testlerden sonra dil kanseri teşhisini koyduk, hızlı yayılmıştı. Dilin çok az bir kısmında tümörlü doku yoktu. Hastayı acil olarak ameliyata aldık. Ameliyat sırasında tümörlü dokuyu çıkardık, kanser boyun bölgesine sıçramıştı oradaki lenf bezlerini temizledik. Daha sonra ağız tabanının tamirini yaptık. Dili flep ile onardık. Ameliyat 6 saat sürdü, başarılıydı. Hastamızın sağlık durumu iyi, taburcu edeceğiz. Diş çürüklerini, kırık dişleri özellikle sağlıksız yapılan diş protezlerini mutlaka kontrol etmek lazım. Bunlar dil kanserlerine zemin hazırlar” diye konuştu.

     

    “TAT ALMA KAYBI OLACAK”

    Ameliyat sonrasında radyoterapi planladıklarını söyleyen Prof. Dr. Apuhan, “Kanser tekrarlayabilir ama cerrahi sınırları temizledik, yakından takip edeceğiz. Hastamız kısmen şanslı biraz da olsa konuşabilecek, dilinin büyük bir kısmını tekrarlama riski yüksek olduğu için aldık. Vücudunun başka bölümünden dil kısmına doku transferi yapabiliriz. Tat alma kaybı olacak. Hasta 1 ay içerisinde normal hayatına dönebilir” ifadelerini kullandı.

    AMELİYAT SIRASINDA NAZAL ENTÜBASYON YAPILARAK NEFES ALMASI SAĞLANDI
    Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Prof. Dr. Yakup Tomak da “Baş ve boyun bölgesinde yapılan böyle büyük operasyonlar anestezi açısından da önem arz etmektedir. Ağız ve boyun bölgesinde çalışılacağı için ameliyat süresince nazal entübasyon dediğimiz burundan bir tüp yerleştirerek akciğerlere kadar indirip hastanın solunumunu devam ettirdik. Değerleri stabildi, uygun bir şekilde uyandırdık. Hasta bana operasyon öncesinde ameliyattan sonra çok ağrım olacak mı diye sormuştu. Ben de kesinlikle ağrın olmayacak, biz sana çok güzel bir şekilde ağrı kesici bir sistem oluşturacağız dedim. Biz buna hasta kontrollü analjezi diyoruz. Bir pompa vasıtasıyla damar yolunda hasta ağrı kesicinin dozunu kendisi ayarlıyor. Bu sistemle hasta ağrısız bir dönem geçirdi. Ameliyat sırasında ve sonrasında anestezi açısından bir sorun yaşamadık. Hastamızı sağlıklı bir şekilde taburcu ediyoruz” dedi.

  • Dünyanın büyük müzik efsanesinin tek varisiydi… Trajedilerle dolu hikâyesi çok erken sonra erdi: Lisa Marie Presley 54 yaşında hayatını kaybetti!

    Dünyanın büyük müzik efsanesinin tek varisiydi… Trajedilerle dolu hikâyesi çok erken sonra erdi: Lisa Marie Presley 54 yaşında hayatını kaybetti!

    Dünyaya gözlerini yaşamış en büyük müzik yıldızının kızı olarak açmıştı.

    Babasını küçük yaşta trajik şekilde kaybetti.

    Kendi hayatı da miras aldığı ün ve servete rağmen büyük trajedilerle dolu oldu. Yaptığı evlilikler, bağımlılık sorunları hep çok konuşuldu. Daha birkaç gün önce dünya onu babasının hayatını anlatan filmin ödül kazandığı Altın Küre töreninde sevinç gözyaşları dökerken görmüştü.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    TRAJİK HAYATI ERKEN SONA ERDİ…

    Ama bu mutluluk kısa sürecekti. Tıpkı hayatındaki diğer mutluluklar gibi. Elvis Presley’nin tek kızı, şarkıcı ve söz yazarı Lisa Marie Presley, evinde geçirdiği kalp krizinin ardından kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Açıklama hastanede kızının başından bir an bile ayrılmayan annesi Priscilla Presley tarafından yapıldı. Tek çocuğunu genç yaşında kaybeden Priscilla Presley, herkesten ailenin yasına saygı göstermesini rica etti ve “Güzel kızım Lisa Marie bizi terk etti” diyerek haberi doğruladı.

    ELVIS PRESLEY’NİN TEK VARİSİYDİ
    Elvis Presley’in tek çocuğu Lisa Marie Presley, Kaliforniya Calabasas’ta yaşadığı evde kalp krizi geçirdikten saatler sonra 54 yaşında öldü. Presley’nin evini hâlâ paylaştığı eski kocası Danny Keough sağlık görevlileri gelene kadar Lisa Marie’ye kalp masajı yaptı. Presley hastaneye kaldırıldığında yapılan ilk açıklamada kalp krizinin ardından komaya girdiği açıklanmıştı. Sevenleri hemen hastaneye akın edip iyi Haber gelsin diye beklemeye başladıysa da birkaç saat sonra Lisa Marie Presley’nin hayatını kaybettiğini öğrendiler.

    ÖLÜMÜNÜ ANNESİ DUYURDU: GÜZEL KIZIM BİZİ TERK ETTİ

    Presley, mide ağrılarından şikayet etmiş, sonra da evinde kriz geçirerek durumu kritik hale gelmişti. Kadınlarda karın ağrısının kalk krizi belirtilerinden biri olduğu biliniyor. Priscilla Presley kızının ölümünün ardından “Tanıdığım en tutkulu, güçlü ve sevgi dolu kadındı. Bu derin kayıpla başa çıkmaya çalışırken mahremiyet istiyoruz. Sevgi ve dualar için teşekkürler. Şu anda daha fazla yorum yapılmayacaktır” diyerek ailenin yasını tutabilmesi için anlayışlı davranılmasını rica etti.

    4 EVLİLİK YAPTI, 4 ÇOCUĞU OLDU… MUTLULUĞU İSE HİÇ BULAMADI

    Lisa Marie Presley, 54 yıllık ömründe 4 evlilik yapmış ancak aradığı mutluluğu hiç bulamıştı. 1988 – 1994 arasında müzisyen Danny Keough, 1994 -1996 yılları arasında Michael Jackson, 2002- 2004 arasında Nicolas Cage ve 2006 – 2021 yılları arasında Michael Lockwood’la evli kalan Lisa Marie Presley’nin dört de çocuğu oldu. Trajik yaşantısına, daha küçücükken, o günlerde dünyanın en ünlü adamı olan babasının cansız bedenini bularak başlayan Lisa Marie Presley, 2020 yılında, 27 yaşındaki oğlu Benjamin Keough da tıpkı babası gibi aşırı doz uyuşturucudan hayatını kaybetti. Ömrünün en büyük acısını tatmıştı. Oğlunun ölümü polis raporlarında intihar olarak yer aldı.

    MICHAEL JACKSON’LA EVLİLİĞİ ÇOK KONUŞULMUŞTU

    Michael Jackson’la olan evliliği de çok konuşulmuştu. Bütün dünya bu evliliğin reklam amaçlı yapıldığını söylüyor, Jackson ve Presley’nin aslında gerçekten karı koca olmadığını iddia ediyordu. Michael Jackson’la ilgili olarak ortaya atılan çocuk tacizi iddialarında bile onun yanında durmaya devam eden Lisa Marie Presley, eski kocasının anlaşılamadığını ve aslında kötü bir insan olmadığını iddia ediyordu. Hatta çift ayrıldıktan sonra bile Presley, Michael Jackson’la birlikte dünyayı turlamaya, onun konserlerine gitmeye devam etti. Michael Jackson 2009 yılında öldüğünde Lisa Marie, onunla en son 2005’te konuştuğunu açıkladı. Eski eşinin yanında daha fazla duramamış ve onu savunmaktan vazgeçmek zorunda kalmıştı.

    BAĞIMLILIK HAYATINI KARARTTI, BÜYÜK MİRASINI KAYBETTİ

    Hayatı boyunca bağımlılık sorunlarıyla boğuştu. Kokain, ağrı kesiciler, alkol daha birçok maddeye bağımlı olmuş, ömrü boyunca rehabilitasyon görmesine rağmen bu korkunç kâbusun içine tekrar tekrar düşmüştü. Ondan babasını ve oğlunu alan illet kendi yakasını da hiç bırakmadı. Lisa Marie Presley, çok büyük bir mirasın tek varisiydi. Elvis Presley’nin 100 milyon dolardan fazla olduğu söylenen mirası aslında onundu. Ama yıllar boyunca peşini bırakmayan bağımlılık, yaptığı yanlış evlilikler ve bu türlü problemler yüzünden servet içinde yaşayacağına çok büyük borçların altına girdi. Basında yer alan bilgilere göre Presley zengin bir varisken 16 milyon dolar borç sahibi biri olmuştu.

    DAHA BİRKAÇ GÜN ÖNCE TÜM DÜNYA ONU ÇOK MUTLU GÖRMÜŞTÜ

    Daha birkaç gün önce oyunculuk yapan kızı Riley Keough annesinin mutlulukla gülümseyen bir fotoğrafını paylaşmış ve “Anneme bakın! Ne kadar da güzel” yazmıştı. 10 Ocak’ta dağıtılan Altın Küre’lerde de başrollerde yer alan Lisa Marie Presley, törene annesi Priscilla ile katılmıştı. Babasının hayatını anlatan Elvis filmiyle en iyi erkek oyuncu seçilen Austin Butler’ın yaptığı duygusal konuşma sırasında gözyaşı döken Lisa Marie, birkaç gün sonra hayatını kaybedip herkesi yasa boğacağından habersiz son kez adını manşetlere bu mutlu günle taşımıştı…