Yazar: admin
-

Yıldız Çağrı Atiksoy ile Berk Oktay dünyaevine girdi
Daha önce ‘Savaşçı’ adlı dizide birlikte rol alan oyuncular Yıldız Çağrı Atiksoy ile Berk Oktay iki yıldır aşk yaşıyor.
-

Gamze Açar otelin beşinci katından düşüp ölmüştü… Adli tıp raporu çıktı
Ankara’da liseli Gamze Açar’ın (17) iş görüşmesi için gittiği termal otelin 5’inci katından düşüp, hayatını kaybetmesiyle ilgili 2’si tutuklu 5 sanığın yargılandığı davada dosyaya giren adli tıp raporunda,
Açar’ın balkondan düşmeden önce herhangi bir travmaya maruz kalıp kalmadığı konusunda tıbben değerlendirme yapılamadığı belirtildi.

Raporda, mahkeme ve taraf avukatlarının bu yönde sorduğu soruların cevaplarının yargılama aşamasında tespit edilebileceği yönünde değerlendirme yapıldı.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Gamze Açar, 7 Kasım 2020’de internette gördüğü iş ilanı üzerine Rıza Doğan ile irtibata geçip, iş görüşmesi için Kızılcahamam ilçesinde, odaları devre mülk olarak kiralanan termal otele gitti.
Açar, aynı gün sabaha karşı, kaldığı 5’inci kattaki odanın balkonundan düşerek hayatını kaybetti. Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı’nca başlatılan soruşturma kapsamında, Açar’ın otelde görüştüğü ve kendilerini devre mülk şirketi çalışanları olarak tanıtan 5 kişiden Rıza Doğan, Mehmet Doğan, Mustafa Emre Demiral ve Emre Eker tutuklandı; Hüseyin Emre Gürgen ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 5 sanık hakkında ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’, ‘çocuğun nitelikli cinsel istismarı’ ve ‘kasten öldürme’ suçlarından ağırlaştırılmış ömür boyu ve 63’er yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Batı Adliyesi 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın önceki celsesinde sanıklardan Mehmet Doğan ve Emre Eker de adli kontrolle serbest kaldı.
Açar ailesinin avukatı Ali Fatih Çetin’in talebi üzerinde mahkeme, Gamze Açar’ın vücudunda oluşan kırık, ekimoz ve morlukların düşme öncesine mi ait olduğu, öncesine ait ise ne kadar süre öncesine ait olduğu ve Gamze Açar’ın kendisinin mi atladığı, başkası tarafından mı atıldığı ya da kaza sonucu mu düştüğü yönünde Adli Tıp Kurumu’nun tespitte bulunmasını istedi.
TIBBEN DEĞERLENDİRME YAPILAMADI
Mahkemenin son 2 celsedir beklediği Rapor, dosyaya girdi. Raporda, “Kişinin ölümüne neden olan travmatik değişimlerin tamamının olay yeri inceleme raporunda özellikleri kayıtlı yerden yüksekten düşme ile oluşmasının mümkün olduğu, yüksekten düşme eyleminin kişinin kendi iradesi ile mi, bir başkası ya da başkalarının etkisi ile mi ya da kazayla mı meydana geldiği, düşme eyleminden kısa bir süre önce ayrı bir travmaya maruz kalıp kalmadığı hususunda tıbben değerlendirme yapılamadığı oy birliğiyle mütalaa olunur” değerlendirmesi yapıldı.
AVUKAT: İTİRAZ EDECEĞİZ
Açar ailesinin avukatı Ali Fatih Çetin, sordukları hiçbir soruya yanıt verilmeyen rapora itiraz edeceklerini söyledi. Çetin, “Otopsi raporuna göre Gamze Açar’ın dirseklerinin ve bacaklarının iç kısmında ekimozlar olduğu, kafasında ise çoklu kırıklar bulunduğu tespit edilmişti. Mahkemeden bu ekimoz ve çoklu kırıkların düşmeden öncesine mi ait olduğunun tespit edilmesi için Adli Tıp Kurumu’ndan rapor aldırmasını talep etmiştik. Gelen rapor ise vücudun tamamına yönelik bir değerlendirme içerip, bu durumun yargılama neticesinde tespit edilebileceği, tıbben tespit edilemeyeceği yönünde oldu. Yani Adli Tıp Kurumu bu dosyada da bir tespit yapmaktan kaçındı. Sadece son 3 yılda 30’dan fazla kadın yüksekten düşerek şüpheli bir şekilde hayatını kaybetti. Adli Tıp Kurumu bu şüpheli ölümlerin birçoğunda değerlendirme ve tespitten kaçındığı gibi Gamze Açar dosyasında da bir tespit yapmadı. Oysa Adli Tıp Kurumu raporunda düşme açısı ve düşme hızı yönünden değerlendirme yapılarak, düşmeden kaynaklanmayacak noktalarda oluşan ekimoz ve kırıklar da incelenerek maddi gerçeğin ortaya çıkmasına katkı sunacak şekilde bilimsel ve teknik görüş bildirmesi gerekiyordu” dedi.
-

Nöbette hayatını kaybeden hemşire Yasemin Çelebi’ye acı veda
Ordu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yapan ve gece nöbetinde hayatını kaybeden hemşire Yasemin Çelebi için hastane bahçesinde tören düzenlendi.
Sağlık Bakanlığı-Ordu Üniversitesi(ODÜ) Ordu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde gece nöbetinde olan Yasemin Çelebi’nin (42) cansız bedeni arkadaşları tarafından hastanenin tuvaletinde bulundu.

2 çocuk annesi olduğu öğrenilen Yasemin Çelebi’nin kalp krizi geçirdiği şüphesi üzerine durulurken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKALYIN
Hemşire Yasemin Çelebi için görev yaptığı Sağlık Bakanlığı Ordu Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tören düzenlendi. Burada alınan helalliğin ardından Altınordu ilçesi Dikence Mahallesi’nde toprağa verilecek.
Cenaze törenine, AK Parti Ordu Milletvekili Op. Dr. Şenel Yediyıldız, İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Dursun Tüzün, Hastanenin Başhekimi Do. Dr. Hakan Temur, yakınları ve mesai arkadaşları katıldı.
-

Bir dönemin en çok konuşulan isimi Kaynana Semra’nın son hali merak konusu oldu. İşte Semra Yücel’in şimdiki hali…
Bir dönem damga vuran Türkiye’nin uzun süre gündemini meşgul eden program ”Gelinir Olur musun?”, aradan geçen bunca zamana rağmen hala adından söz ettirmeye devam ediyor.
Özellikle programda oğlu Ata ile birlikte fenomen haline gelen Semra Kaynana’nın son hali de merak konusu oldu.

Yarışma sırasında oğluyla gelin adayı Sinem’in evlenmemesi için elinden geleni yapan kaynana, geçtiğimiz günlerde bir canlı yayına konuk olmuş ve yine oldukça ilginç açıklama yapmıştı.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Katıldığı programda yine olay yaratacak açıklamalar yapan Semra Yücel, şunları söyledi: ”Ben hiçbir zaman ‘oğlum Sinem’le evlenirse bar köşelerinde öldürülür’ demedim. Kesinlikle böyle bir şey yok. Sinem istediği yere gidebilir, bu kimseyi de ilgilendirmez. Ama tekrar ediyorum ben kesinlikle ve kesinlikle böyle bir şey demedim. Kızlar yarışmaya oynamaya gelmişti, biz ise dinlenmeye… Oğlumu da beni de hayat çok yormuştu, biz yarışmaya girdikten sonra ne olduğunu öğrendik orada.
Sonradan öğrendim şimdi şimdi anlıyorum… O yarışmada sevgi yoktu. Hale ile Ahmet evlendi çok kısa bir süre sonra ayrıldı. Evi arabayı alalım sonra da boşanalım. Evlilik bu değildir…” Bu sözleri üzerine bahsi geçen Sinem Ulaş yayına bağlanmış ve ikili arasında yine ilginç diyaloglar geçmişti. Semra Yücel’in oğlu olan Ata Yücel ise 2005 yılında hayatını kaybetmişti. Yapılan incelemelere göre ise Ata’nın kanında uyuşturucu ve uyarıcı nitelikli ilaç maddeye rastlanmıştı.
Başka bir programda ise şimdiki hayatına ilişkin açıklama yapan Kaynana Semra, ”Kızım Seçil’i evlendirdim. Artık televizyonalar bir program yapılabilirim.
Şu an işim gücüm yok, televizyona dönebilirim. Geçimimi babamdan olan maaşımla sağlıyorum. Gelirim kızım Seçil’di. Kızım da damadım da çok iyi insanlar ama ne olursa olsun ben onlara destek olmalıyım. Seçil’in geliri çok iyiydi ben de çalışmadım. Onların yemeğini, temizliğini falan yapıyordum. Yani tam bir eski model ev hanımı modundaydım. Şimdi eskimiş bir yeni model ev hanımı olmak istiyorum. Buradan yapımcılara sesleniyorum” demiş ve eski halinden eser kalmadığını da izleyiciler ile paylaşmıştı.
SEMRA KAYNANA”NIN GÖZYAŞLARI! OĞLU ATA’NIN VEFATINDAN SONRA NELER YAŞADI?
“Gelinim Olur musun?” yarışmasıyla hayatımıza giren Semra Kaynana, bugün UçanKuş TV ekranlarında yayınlanan “Hayatın İçinden” programına konuk oldu.
Oğlu Ata’nın vefatından sonra zor günler geçirdiğini belirten Semra Kaynana, canlı yayında gözyaşlarını tutamadı.
Ata’nın vefatına daha alışamadığını söyleyen Semre Kaynana, “Acısı gün geçtikçe katlanıyor” dedi.
Bir döneme damga vuran evlilik programında adını duyuran Semra Kaynana, katıldığı canlı yayında gözyaşları içinde oğlunun vefat ettiği günü anlattı.
Yıllar önce yayınlandığı döneme damga vuran ‘Gelinim Olur Musun?’ yarışmasının Semra Kaynanası Semra Güler, Kanal D ekranlarında yayınlanan Müge ve Gülşen’le 2. Sayfa programına konuk oldu.Semra Kaynananın 24 yaşındaki oğlu Ata Türk, yıllar önce bir otel odasında ölü bulundu. Türk’ün kan örneği alınarak yapılan incelemede aşırı miktarda uyuşturucu madde tespit edildi. Oğlu Ata’nın ölümü hakkında konuşan Semra Yücel, gözyaşları içinde yaşadıklarını anlattı.
TELEVİZYONDA MADDİ VE MANEVİ ÇOK ŞEY KAYBETTİM”Semra Yücel, canlı yayında oğlunun ölümünü şu sözlerle anlattı:”O yıllarda hiçbir güzellik yaşamadım. Ebru Akel limuzine bindiğimde ‘Semra Hanım ne hissettiniz?’ dedi. Benim büyük ablam evlenirken, eniştem limuzinle gelin almaya gelmişti. Ben bunu televizyonda görmüş bir ailenin çocuğu değilim. İnanın her şeyin artılarını görmüş bir ailenin çocuğuyum.Televizyonda manevi olarak da maddi olarak da çok şey kaybettim. Başta İstanbul’da bir evim vardı, yok pahasına bir milyar taksitle evimi sattım. Neden sattım, evde duramıyordum. Oğlum vardı evin içinde duramıyordum. Helal olsun, gönülden gelerek sattım güle güle otursun alan ama üzüldüm.
Şimdi yok mu Allah’a şükür iki evim var üçtü birini sattım iki kaldı. Tekirdağ’da yaşıyorum. Kader diye bir şey var. Allah bizim akıbetimizi bildiği için yarışmaya gönderdi. Ben aptal değilim, gerizekalı hiç değilim Allah’ın adalete şaşmaz.”OĞLUMUN BÖYLE OLMASINA VESİLE OLANLAR MÜEBBET CEZASI ALDI”Benim oğlumun bu şekilde olmasına vesile olanlar müebbet hapse mahkum edildi. O yarışmaya katılmak oğlumun istediği bir şeydi. Bu olacak şeymiş olacak ile ölecek şeyin önüne geçilmez.
BELKİ DE HEDEF BENDİM”Seçil’imle Ata’ya dünya kötülüklerini öğretmedim. Evlatlarımdan çok memnunum. Oğlumu o gün evden gönderirken içimde bir his yoktu o gün 20 liramız vardı. Onlar beni çağırmıştı. ‘Oğlum benim yerime sen git’ dedim ufak bir sunuculuk işiydi. Cüzi miktarda bir para alınacaktı. Ve Ata gitti. Belki de hedef bendim. ‘Parayı buldu kötü maddi kullandı gitti’ denilecekti ama bizim yaşantımızda böyle şeyler yok. Ata namazında niyazındaydı. Takdiri ilahi olacakmış.
“DOKTOR BENİ ARADIKTAN 2 SAAT SONRA OĞLUM ÖLDÜ”Oğlumun ölümünde sadece Allah’tan geldiğine inandım. Ata’ya kötü bir şey yapmak isteyen yoktu. Oğlum olağanüstü bir yaşantısı olan çocuktu. Ben çocuklarımı akşam ezanından sonra eve toplardım.Doktor bey aradı henüz ölmemişti. 2 saat sonra öldü. Hayat devam ediyor akıllı olmak lazım. Bazı yerlerde susmak şart. 2 kişi var Allah’ın adaletinden korksunlar. Allah’ın adaleti varsa siz daha bin beter olacaksınız artık benim size yaptığım iyilikler bitti.
“SİNEM BENİ ARAMADI”Sinem aramadı. Ben kimseyi üzmek istemem Sinem iyi bir kız. Hayat standartlarımız uyuşmadı. Yetişme döneminde çocuk ailenden gördüklerini lanse ediyor. Aramızda kırgınlık yok.”
-

‘Bekleyen Katie’ çoktan tarih oldu: Diana’nın ölümünden sonra bir ilk
İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth’in 96 yaşında ölümünden sonra ülkesinde hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
Zaten onun son nefesini verdiği andan itibaren de değişim önce ailesinden başladı. İlk sıradaki veliahtı hemen kral oldu.

Bundan böyle Kral 3’üncü Charles olarak anılacak. Fakat değişimin ilk adımları bu kadarda da sınırlı kalmadı.
DUYURUYU KRAL 3’ÜNCÜ CHARLES YAPTI
Tam 25 yıldır yani Prens Charles’ın ilk eşi Diana’nın ölümünden sonra kimsenin taşımadığı Galler Prensesi unvanı bir başkasına geçti.RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Duyuruyu da “kral” sıfatıyla Charles yaptı. Kendisinden sonra taht için ilk sırada olan oğlu William’ın Galler Prensi olduğunu duyurdu. Ardından da William’ın eşi Kate Middleton’ın bundan böyle Galler Prensesi unvanını taşıyacağını ekledi.
GÖREVLERİNE AYNI ŞEKİLDE DEVAM EDECEKLER
William’ın Galler Prensi olduğunu belirten Kral Charles, eşi Kate Middleton’ın da Galler Prensesi olduğunu açıkladı. Charles,Galler Prensi ve Galler Prensesi’nin yeni görevlerine de bundan öncekilere olduğu gibi mütevazı bir şekilde yaklaşacaklarını belirtti.SORU İŞARETLERİ GİDERİLMİŞ OLDU: Aslında William’ın babasından sonra Galler Prensi unvanını alacağı belliydi. Fakat Kate Middleton’ın bu unvanı resmen taşıyıp taşımayacağı konusunda soru işaretleri vardı. Nedenine gelirsek..
BU UNVAN DIANA İLE ÖZDEŞLEŞMİŞTİ
Charles, annesi tarafından kendisine verilen bu unvanı 1958 yılından bu yana taşıyor. Onunla evlendiğinde de Diana Galler Prensesi unvanını aldı. Bu evlilik bitti, çift boşandı. Charles daha sonra Camilla Parker Bowles ile evlendi. Camilla’nın teknik olarak Galler Prensesi olması gerekiyordu. Fakat, bu unvan Diana ile özdeşleştiğinden hiçbir zaman Galler Prensesi Camilla olarak anılmadı. Yine evlilik yoluyla edindiği Cornwall Düşesi unvanını kullandı.KENDİ YOLUNU ÇİZMEK İSTİYOR
Kral 3’üncü Charles’ın bu açıklamasıyla Diana Spencer’ın ölümünden bu yana yani 25 yıl sonra ilk kez Kate Middleton, Galler Prensesi unvanını resmen almış oldu. Yeni Galler Prensesi Kate Middleton bu konuda “tarihe büyük bir saygı duyduğunu” ancak Diana’dan sonra bu unvanı elinde tutan ilk aile üyesi olarak kendi yolunu yaratmak istediğini” belirtti.KRALİÇE’NİN ÖLÜMÜYLE CORNWALL DÜKÜ VE DÜŞESİ UNVANLARINI DA ALDILAR
Charles’tan sonra tahtın ilk sıradaki varisi olan William ile Kate, Kraliçe’nin ölümünden sonra anında Cornwall Dükü ve Düşesi unvanını aldı. Şimdi de veliahtların taşıdığı Galler Prensi ve Galler Prensesi unvanı geldi.BÜYÜK GELİNİYLE ARASI ÇOK İYİ
Bu arada Charles’ın, büyük oğlu William’ın eşi Kate ile gayet iyi geçindiğini hatırlatalım. Hatta Kraliçe’nin haziran ayında kutlanan tahta çıkışının 70’inci yıl kutlamaları kapsamında düzenlenen bir törende ona uzaktan öpücük gönderdiği anların videosu sosyal medyada gündem olmuştu.SOSYAL MEDYA HESAPLARINDAKİ İSİM DEĞİŞTİ
Her ne kadar Kral Charles, oğlu Wililam’ın Galler Prensi, onun eşi Kate’in de Galler Prensesi olduğunu ilan etse de çiftin resmi Twitter hesabında kullandıkları isim dikkat çekti. Hesapta “Galler Prensi ve Cornwall Düşesi” ibaresi yer alıyordu.Fakat bir süre sonra çiftin resmi Twitter hesabındaki isim, Galler Prensi ve Prensesi olarak değişti.
Kate ile William’ın resmi Instagram hesaplarında ise “Galler Prensi ve Prensesi” adını kullandığı görüldü. -

Gupse Özay ve Barış Arduç kızlarına kavuştu! Ünlü çiftin bebeği dünyaya geldi
Oyuncu Barış Arduç’la iki yıl önce nikâh masasına oturan Gupse Özay, anne oldu. Ünlü çift bugün kızlarına kavuştu.
Hamileliğini gözlerden uzak yaşayan Gupse Özay ile Barış Arduç bugün anne baba oldu. Çiftin kız bebekleri dünyaya geldi.
Geçtiğimiz yaz 7 aylık hamile olan oyuncu Gupse Özay, Çeşme’de yakın arkadaşı Bengisu Uzunöz’le denize girerken objektife yansımıştı.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Deliha Film setinde tanışan ve arkadaşlıkları aşka dönüşen Barış Arduç ve Gupse Özay, 2020 yılında evlenmişti.
Pandemi döneminde nikah masasına oturan çift Çeşme’de aile arasında gerçekleşen bir törenle dünyaevine girmişti.
37 yaşındaki başarılı oyuncu Gupse Özay’ın geçtiğimiz sene de hamile olduğu iddia edilmişti. Konuyla ilgili çıkan haberleri yalanlayan Özay “Hamile değilim ama çok istiyorum” diyerek Bebek istediğini söylemişti.
Sosyal medyayı sık kullanan Gupse Özay, hamile pozlarını takipçileri ile paylaşıyordu.
-

Ağrılı beşiz kızlar okullu oldu
Ağrı’da 6 yaşındaki beşiz kız çocukları Tenzile, Rabia, Havva, Berfin ile Hiranur, okullu olmanın sevincini yaşadı.
Fırat Mahallesi`nde oturan Fatih ve Hatice Yılmaz çifti, beşiz kızları Tenzile, Rabia, Havva, Berfin ile Hiranur`un bir süre önce İbrahim Çeçen İlköğretim Okulu`na kayıtlarını yaptırdı.
Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) anasınıfı ve ilkokul 1. sınıfa başlayacak öğrenciler için düzenlenen uyum eğitimi için, evlerinde büyük heyecanla hazırladıkları çantalarını sırtlarına alan beşizler, ebeveynleriyle okula gitti.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Okulun bahçesinde arkadaşlarıyla tanışıp oyunlar oynayan çocuklar, daha sonra sınıflarına geçerek sıralarına oturdu.
İlkokul birinci sınıfa başlayan beşizler okul sıralarını doldururken, ilk defa böyle bir deneyim yaşayacak olan öğretmenlerini de şaşkına çevirerek mutlu etti.
İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek de okulu ziyaret edip beşizlerle bir araya geldi.
Çocuklarla sohbet eden Kökrek, okuldaki öğrencilere kek ve meyve suyu ikram etti.
Kökrek, gazetecilere, il genelinde 25 bin öğrencinin 1. sınıf ve anasınıfına başladığını söyledi.Öğrencilerin okula geldikleri için sevinçli olduklarını ifade eden Kökrek, “Bir haftalık süreç içerisinde öğrenciler uyum eğitimi alacaklar. Uyum eğitiminin içerisinde velilerimiz ve öğrencilerimize yönelik rehberlik çalışmaları, okulun iç ve dış mekanlarının ziyaret edilmesi, gezdirilmesi gibi aktiviteler olacak. Beşiz öğrencilerimizin birinci sınıfa başlıyor olması bizi çok mutlu etti. Öğrencilerimiz ve aileleriyle tanıştık. Beşiz öğrencilerimizle ilk defa karşılaşıyoruz.” diye konuştu.
Beşiz kız çocuklarının babası olan Fatih Yılmaz, “Bugün kızlarımın ilk günü. Çok heyecanlılar. Allah zihin açıklığı versin inşallah başarılı olurlar. Sabah 6’da kalktık hazırlanmak için. Zar zor yetiştirebildik. Zor oluyor ama gurur duyuyoruz, mutluyuz. Çok güzel bir duygu”
-

Ünlü oyuncunun büyük acısı: Tüm aile doğmamış bebekleriyle birlikte kazada yok oldu!
Haftanın ilk günü ABD’nin Seattle kentinden gelen uçak kazası haberinin arkasından sanılandan da büyük bir trajedi çıktı.
ÜNLÜ OYUNCUNUN KARDEŞİ, TÜM AİLESİYLE BİRLİKTE HAYATINI KAYBETTİ
ABD’de Mutiny körfezinde düşerek sulara gömülen bir deniz uçağında ünlü oyuncunun hamile kardeşinin de kocası ve küçük kızıyla hayatını kaybettiği ortaya çıktı.KARDEŞİ, İKİNCİ BEBEĞİNE HAMİLEYDİ
Rol aldığı Smash adlı diziyle hafızalara kazınan daha sonra da kariyerini hem Sinema ve TV’de hem de Broadway müzikallerinde sürdüren Megan Hilty’nin kız kardeşi Lauren Hilty, kocası Ross Mickel ve kızı Remy geçtiğimiz pazar günü
ABD’de meydana gelen deniz uçağı kazasında hayatını kaybetti.RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
BEBEĞİN ADINI BİLE BELİRLEMİŞLERDİ
Megan Hilty’nin kardeşi Lauren’ın ikinci bebeğine hamile olduğu belirtildi. Lauren Hilty ve kocası Ross Mickel’in bir erkek bebek beklediği, adını da Luca olarak belirlediği de gelen haberler arasında.ÜNLÜ AKTİVİST DE DAHİL 10 KURBAN: Deniz uçağının bağlı olduğu şirket yetkilileri henüz kazanının nedenini belirlenmediğini, bu konudaki soruşturmanın sürdüğünü açıkladı. Megan Hilty’nin kardeşi Lauren ile ailesinin bulunduğu deniz uçağında aktivist olarak tanınan Sandy Williams da bulunuyordu. Kazada pilot Jason Winters da hayatını kaybetti.
UÇAK BURUN ÜSTÜ ÇAKILDI
Kazayı gören bir tanığın ifadesine göre, deniz uçağı burun üstü suya çakıldı. Ardından da büyük bir patlama meydana geldi.SADECE BİR YOLCUNUN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI
Bu korkunç kazanın ardından şu ana kadar sadece aktivist Sandra Williams’ın cansız bedeni sudan çıkarıldı. Diğer kurbanlara ise henüz ulaşılamadı. Görgü tanıklarının ifadesine göre uçakta bulunan talihsiz yolculara ait olduğu düşünülen bazı eşyalar su yüzüne çıktı.‘ORTAK ACIMIZ HAYAL BİLE EDİLEMEZ’
Megan Hilty’nin kardeşi Lauren’in bir iş insanı olan eşi Ross Mickel’in ailesi yaptığı açıklamada, bu acı haberin ardından yıkıldıklarını belirtti. Hamile gelinleri ile oğulları ve torunlarının kaybını doğrulayan aile ortak acılarının hayal bile edilemez olduğunu belirtti.‘MİRASLARINI GELECEĞİ TAŞIYACAĞIZ’
Ailenin, kayıplarıyla ilgili olarak yaptığı açıklamada “Onlar; kendilerini tanıyan herkesin hayatını aydınlatan birer ışıktı. Her ne kadar bizimle geçirdikleri zaman çok kısa olsa da miraslarını geleceğe taşıyacağız” sözleri yer aldı.HENÜZ BİR AÇIKLAMA YAPMADI: Megan Hilty ise kardeşi ve ailesinin ölümüyle ilgili olarak şu ana kadar kamuoyuna herhangi bir açıklama yapmadı.
O DA İKİ ÇOCUK ANNESİ
Smash adlı diziyle adını duyuran Megan Hiltl, daha sonra da ses getiren Broadway müzikallerinde kamera karşısına geçti. Brian Gallagher ile 2013 yılında evlenen 41 yaşındaki Hilty’nin biri erkek diğeri kız iki tane çocuğu bulunuyor. -

Beylikdüzü’nde 2 yaşındaki bebeğe nitelikli istismar: Aile otopsi yapılmasını istemedi
6 Eylül’de Beylikdüzü Devlet Hastanesi’ne ‘düştü’ beyanıyla getirilen bebek yaşamını yitirdi.
Bebeğin muayenesini yapan doktorlar, nitelikli cinsel saldırı bulguları görmeleri nedeniyle durumu adli makamlara bildirdiler. Ancak ailenin bebeğe otopsi yapılmasını istememesi ve bebeği muayene esnasında alıp götürmek istemeleri görevlileri şüphelendirdi.
Uyarı: Bu haberin içeriğinde bazı okuyucularımızın etkilenebileceği görseller ve ifadeler yer almaktadır.
“2 YAŞINDAKİ BEBEK YAŞAMINI YİTİRDİ”
Beylikdüzü Devlet Hastanesi’ne 6 Eylül’de, ‘Balkondan düştü’ denilerek adli vaka olarak getirilen 2 yaşındaki bebek, yaşamını yitirdi.Gazeteci Hakan Gülseven, olaya ilişkin kendisine belirli bilgilerin ve fotoğrafların geldiğini belirterek sosyal medya hesabından tepki gösterdi ve bu olay ülke gündemine oturdu.
“OTOPSİ İSTEMİYORUZ, DÜŞTÜ DİYE YAZ”
Cumhuriyet’e iletilen raporlarda, bebek hastaneye ilk geldiğinde yazılan metinde “2 yaşındaki çocuk evinin balkonundan düşme beyanıyla acil servise getirildi. Gelişinde nabız ve tansiyon alınamadı. Yüzü soluk ve siyanoze görünümde idi. Genel durum kötü, bilinç kapalı. Göğüs havalanmıyor.” ibareleri mevcut.Muayene raporunda ise “Cilt soluk görünümde, perianal bölgede hasar mevcuttu” ifadeleri yer alıyor.
“KALP MASAJI YAPILIRKEN ALIP GÖTÜRMEK İSTEDİLER”
Bu ifadeler, “Bebeğe nitelikli cinsel saldırıda bulunulduğuna dair bulguların olduğu” anlamına gelmektedir.Çocuğun otopsi raporunda da “Çocuğun balkondan düşme sonucu” öldüğü bilgisine yer verilmiştir. Ancak ilgilenen doktorlardan biriyle ilgili ulaşılan ifadede ise, doktorun durumu ilgili kişilere bildirdiği ve ailenin ‘Otopsi istemiyoruz, düştü diye yaz, tek görgü şahidi 5 yaşındaki ablası’ dediği öğrenildi. Doktorun ifadesine göre, çocuğa kalp masajı yapılırken, aile çocuğu götürmek istedi.
“CENAZE ŞU AN OTOPSİYE VERİLDİ”
Olayı sosyal medyadan ilk duyuranlardan biri olan gazeteci Hakan Gülseven, Cumhuriyet’e konuştu. Olayı, bilen bir arkadaşından öğrendiğini söyleyen Gülseven, “Bu yaşananların duyulmasını istiyoruz. Fotoğraflar geldi elimize. Doktor zaten bunun bir tecavüz vakası olduğunu söyledi. Aile otopsi yapılmamasını, normal defin olmasını istemiş. Çok net tecavüz belirtileri var. Cenaze şu an otopsiye verildi” ifadelerini kullandı.“DEVLETİN KONTROL MEKANİZMASI KALKTI”
Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği’nde psikiyatrist olarak çalışan Dr. Ezgi Gevher, son zamanlarda çocuğa yönelik cinsel istismar vakalarının artmasıyla ilgili konuştu. Faillerin artık çok daha fazla yakınımızda olduğunu belirten Gevher, bu durumun rastlantısal olmadığını aktardı. Çocukların ailenin mülkü olarak görüldüğünü söyleyen Gevher, “Herkes kendi çocuğunu kendi kanunlarına göre yetiştirmek istiyor. Bu da hukukun, milli eğitimin, öğretmenin denetiminin çözülmesiyle ilişkili. Çocuğun ifadesi de ciddiye alınmıyor. ‘Çocuktur’ deniyor, güvenilmiyor. Devletin kontrol mekanizması kalktı. Daha güvensiz bir toplumdayız artık” dedi.GÖRGÜ TANIĞI CUMHURİYET’E KONUŞTU
Olay günü ameliyat olmak için hastaneye giden A.K. isimli şahıs Cumhuriyet’e ulaştı. 14.00’de hasta sırasında olduğunu söyleyen A.K. “O sıralarda üstü başı aşırı kan içinde bir adam geldi. Görevlilere ‘bebeğin babası olduğunu ve bebeğin düştüğünü’ söyledi. Sonra 3-4 kişi girdiler sarı alana. Ben sol taraftaydım. Ondan sonra adamı içeri aldılar. Sonrasında hiçbir haber alamadık. Hastanedeki insanlar da kendi aralarında konuşuyorlardı. “Bir çocuk düşmüş, ağır yaralıymış” diyorlardı.” ifadelerini kullandı.Çocuğun 5 yaşında bir ablası olması nedeniyle, çocuk hakları aktivistleri 5 yaşındaki çocuk için endişeli. Cumhuriyet’in ulaşmaya çalıştığı hastane yönetimi, çalışan doktorların bu konuyla ilgili görüşmek istemediğini belirtti.
ÇOCUK İSTİSMARI VERİLERİ
2021 yılında çocukların cinsel istismarı suçu kapsamında ceza mahkemelerinde görülen davalardan toplam 29 bin 822 karar çıktı. 2021 yılında alınan karar sayısı 2020 yılına oranla yüzde 32,55 arttı. 2021 yılında açılan davalardaki suç sayısı ise kayıtlara 20 bin 459 olarak geçti. Çocuğa cinsel istismar suçu kapsamında açılan dosyaların oranının, TCK uyarınca açılan tüm dosyalar içindeki oranının yüzde 0,7 olduğu bildirildi. 2001-2021 yılları arasında 15 yaş altı 20 bin 895 çocuk doğum yaptı. Son 20 yılda 15-17 yaş arası doğum yapan çocukların sayısı ise 548 bin 488 oldu.Kaynak: Cumhuriyet
-

Tuğba Altıntop: Köpeğin suçu yok hata bende
Arkadaşının köpeğinin saldırısına uğrayan Tuğba Altıntop’un yüzüne 50’den fazla dikiş atıldı.
“Hayvanın suçu günahı yok, ben onun alanına girdim” diyen Altıntop, bu olayın hayvan sevgisini etkilemediğini söyledi.

RAFET El Roman’ın eski eşi manken Tuğba Altıntop, tatil için gittiği İstanbul-Şile’de dehşeti yaşadı. Arkadaşının Akita cinsi köpeğinin saldırısına uğrayan Altıntop’un yüzüne 50’den fazla dikiş atıldı.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Ünlü manken o anları şöyle anlattı: “Arkadaşımın köpeği yerde yatıyordu. Yanına gittim, sevdim okşadım. Eğilip yüzünü öpmek istedim. Bir anda yüzüme saldırdı. Kimse müdahale edemeden bıraktı, kenara çekildi. Olay 10 saniye içinde olup bitti. Yüzümün sol tarafı parçalandı. Hemen hastaneye gittik. Doktorlar yapabileceklerini yaptı ama ‘İz kalma ihtimali var’ dediler. Daha sonra deri nakli ya da hücre nakli yapılabileceğini söylediler.”ÖLÜM HABERİMİ YAZABİLİRDİNİZ
Köpeğin sahibi olan arkadaşından şikâyetçi olmadığını söyleyen Tuğba Altıntop, “Şikâyetçi değilim, zaten ilgileniyor her şeyle. Akita cinsi köpekler böyle saldırgan olabiliyor. Benim de daha önce bahçeli evimde Macar Rottweiler köpeğim vardı. Ama hiç böyle bir şey yaşamadık. Şimdi sitede oturduğum için Pomeranian Spitz cinsi bir köpek besliyorum” dedi. Ünlü manken, olayın hayvan sevgisini etkilemediğini, ancak kendine ders çıkardığını söyledi: “Bu vahim saldırı hayvanlara olan sevgimi etkilemedi ama bana ders oldu. Hata bendeydi, onun özgürlük alanına girdim. Hayvanın suçu günahı yok. Yanağını niye öpüyorum ki? Bugün benim ölüm haberimi de yazabilirdiniz, ben kaşındım. Hayvanları hep seveceğim ama artık karakterini bilmediğim, tanımadığım hayvanlara daha temkinli yaklaşacağım.”
Tuğba Altıntop, Akita cinsi köpeklerin zaman zaman saldırganlaşabileceğini söyledi.
Ömür Gedik: Okullarda eğitim vereceğizHayvanları Çaresizlik ve İlgisizlikten Koruma Derneği (HAÇİKO) Başkanı Ömür Gedik, hayvanlara nasıl yaklaşılması gerektiği konusunda eğitim vereceklerini söyledi: “Tuğba’nın hayvansever olduğunu biliyordum, büyük geçmiş olsun. Vicdanlı, merhametli bir açıklama yapmış. Hep hayvanları suçlayacağımıza kendi davranışlarımıza bakmak zorundayız. Bu konuda biz dernek olarak bir çalışma yürütüyoruz. Okullarda hayvanlara nasıl yaklaşılması, nasıl iletişim kurulması gerektiğiyle ilgili seminerler vereceğiz.”
-

Güney Koreli Seokjin, gezi için geldiği Türkiye’de tanıştığı Sidar ile evlendi
GÜNEY Koreli Seokjin Jeong (36), kültür gezisi için geldiği Türkiye’de tanıştığı Adanalı Sidar Döngel (26) ile evlendi. Jeong, “Aşkı Türkiye’de bulacağımı hiç düşünmezdim” dedi.
Antalya’da 7 yıl önce Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nde öğrenim gören Adanalı Sidar Döngel, kültür gezisi için ülkeye gelen Güney Koreli tarih öğretmeni Seokjin Jeong ile tanıştı.Arkadaşlıkları aşka dönüşen Sidar ve Seokjin, bir süre sonra arkadaş çevreleri ve aileleriyle de tanışıp evlenmeye karar verdi.
Adana’ya gelen Seokjin ile Sidar, Seyhan Belediyesi Evlendirme Dairesi’nde, davetlilerin katılımıyla kıyılan nikahta, ömür boyu mutluluğa ‘evet’ dedi.Türk kültürünü çok sıcak bulduğunu dile getiren Seokjin Jeong, “Aşkı Türkiye’de bulacağımı hiç düşünmezdim ancak en iyi Türk kadınıyla evlendim” dedi.
-

Ankara’da 3 yaşındaki çocuğun korkunç ölümü! Her şeyi tek tek itiraf etti
Başkent’te kaldırımda cesedi bulunan Iraklı Rayyan Hassım’ın (3) ölümüyle ilgili soruşturmada tutuklanan annesinin teyzesi Muna Elias Hıdır Hayo’nun, küçük çocuğu boğarak öldürdüğü ortaya çıktı.
Kadının, Rayyan Hassım’ı, dilencilik yapmak için kaçırdığı, ağlaması nedeniyle de boğarak öldürdüğü belirlendi. Olayla ilgili taksici Taner P. de gözaltına alındı.

Keçiören ilçesine bağlı 19 Mayıs Mahallesi Çamlık Sokak’taki kaldırımda, aydınlatma direğinin yanında önceki gün Iraklı Rayyan Hassım’ın cesedi bulundu. Olayla ilgili küçük çocuğun annesinin teyzesi Muna Elias Hıdır Hayo, gözaltına alınıp, çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe ‘çocuğu kasten öldürmek’ suçundan tutuklandı.

BOĞARAK ÖLDÜRMÜŞMuna Elias Hıdır Hayo’nun, küçük çocuğu birlikte dilencilik yapmak için kaçırdığı, bir süredir birlikte yaşadığı taksici Taner P. evde ağlaması üzerine boğarak öldürdüğü ortaya çıktı. Muna Elias Hıdır Hayo, savcılıkta verdiği ifadede suçunu itiraf etti. Muna Elias Hıdır Hayo, dilencilik yaptığını, yanında çocuk olunca daha çok para verildiğini, bu nedenle Rayyan’ı zaman zaman ailesinden kaçırarak birlikte dilencilik yaptığını söyledi.
Muna Elias Hıdır Hayo, bir süredir birlikte yaşadığı Taner P’nin evine gittiklerini, o gece çocuğun hiç susmadan ağladığını belirtti.
Çocuğu susturmak için salona gittiğini, susturamayınca elleriyle boğarak öldürdüğünü söyledi. Muna Elias Hıdır Hayo, çocuğun ölmesi üzerine de kaçtığını belirtti.

TAKSİCİ GÖZLATINA ALINDIKadının ifadesinin ardından taksici Taner P. de gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından savcıya ifade veren Taner P., kadınla bir süredir birlikte olduklarını; ancak çocuğun ölümüyle ilgili bilgisi olmadığını söyledi. Olay gecesi kadının evi terk etmesi üzerine çocuğu sokağa bıraktığını; ancak ölmüş olduğunu bilmediğini iddia etti. Taner P. de savcılık sorgusunun ardından tutuklanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
Öte yandan Muna Elias Hıdır Hayo’nun, küçük Rayyan’ı kaçırıp kucağında götürürken ve boğarak öldürdükten sonra da evden ayrılırken güvenlik kamerasına yansıyan görüntüleri ortaya çıktı.




















































































