Yazar: admin

  • Nihat Doğan’dan eşine mesaj… Gelin ve kaynanadan ilk fotoğraf

    Nihat Doğan’dan eşine mesaj… Gelin ve kaynanadan ilk fotoğraf

    Nihat Doğan, nikah fotoğraflarını sosyal medya hesbında paylaştı… Eşi için yazdıkları dikkatlerden kaçmadı: Sen bana Allah’ın verdiği bir ödülsün!

    Şarkıcı Nihat Doğan, geçtiğimiz günlerde yaklaşık bir yıldır birlikte olduğu İranlı hayranı ile Nikah masasına oturmuştu.

    Arzu Doğan’ın hamilelik haberinin ardından düğünü erkene aldıklarını açıklayan şarkıcı “Dini nikâhımız yapılmıştı, Düğün yapacağımız esnada amcamın hanımını kaybettik. Bu nedenle düğünü ertelemiştik. Ama eşimin bebek beklemesi nedeniyle şimdi resmi nikâhı kıydık” diye konuştu.

    Nihat Doğan, nikahtan günler sonra eşi ile birlikte yer aldığı fotoğrafı Instagram sayfasında takipçileri ile paylaştı.

    Doğan, fotoğrafın altına romantik bir de not düştü:

    “Sen bana Allah’ın verdiği bir ödülsün. Sen bana cennetten bir gülsün, gülücüksün. Hoşgeldin hayatıma. Sonsuza kadar birlikte yaşamak ve yaşlanmak dileğiyle dünyam benim”

    RESİMLERİ ÜZERİNE TIKLAYARAK BÜYÜTÜN

  • Kadir İnanır Son Hali

    Kadir İnanır Son Hali

    Yakışıklılığı dillere destan Kadir İnanır’ı uzun zamandır görmüyorduk.
    Yıllar geçse de jantiliğinden bir şey kaybetmemiş.

     
    En spor haliyle bile gençlere taş çıkaran usta oyuncu gözümüzü, gönlümüzü açtı.
    Seçtiği mavinin tonundan dümdüz spor ayakkabısına kadar her şeyi dozunda.
    Bravo Kadir Bey.
    Sizi daha çok görelim lütfen.


  • Yağmur Atacan’dan Pınar Altuğ paylaşımı: Direnemiyorum, yaşlanacağım!

    Yağmur Atacan’dan Pınar Altuğ paylaşımı: Direnemiyorum, yaşlanacağım!

    2008 yılında kendisi gibi oyuncu olan Yağmur Atacan (39) ile nikâh masasına oturan Pınar Altuğ (47), Ocak 2009’da Su adını verdikleri kızlarının dünyaya gelmesiyle anne olma mutluluğu yaşadı.

    Geçtiğimiz haziran ayında “Mert Vidinli’yle Sıkıştıran Sorular” programına konuk olan oyuncu, çarpıcı açıklamalarda bulunmuştu.

    “YAĞMUR’LA BİRLİKTE OLMAKTAN ÇOK MUTLUYUZ”

    Eşi ile arasındaki dokuz yaş farkın sürekli magazin gündeminde olmasına rağmen mutlu bir evlilik sürdüren Altuğ, şu ifadeleri kullanmıştı:

    Alıntı Metni Pınar Altuğ güzel havanın tadını çıkardı

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    “ADAMIN BENİMLE GEÇİNMEYE GÖNLÜ VAR”

    Pınar Altuğ, “Evimizin içinde biz ünlü değiliz, anne baba ve çocuk olarak bir çekirdek aileyiz. Birbirimize saygımız ve tanıdığımız alanlar var. Ben hep söylüyorum; ‘adamın benimle geçinmeye gönlü var’. Benim de onunla geçinmeye gönlüm var tabi. Hiçbirimiz dört dörtlük değiliz. İkili ilişkiyi sürdürmek istiyorsan ve geçinmeye gönlün varsa bazı şeyleri tolere edebiliyorsun. Hiç geçinmeye gönlün yoksa ‘Neden gözünün üstünde kaşın var’ diyerek, sorun çıkarıyorsun. Bizim çok ortak noktamız da var.

    Doğayı seviyoruz, denizi seviyoruz, deneyimlere açığız. İkimiz de birbirimizin fikirlerine saygılıyız. Fikirlerimizi kestirip atmıyoruz. Dolayısıyla evde sürekli yeni deneyimler için yeni fikirler ortaya çıkıyor” şeklinde konuşmuştu.

    “KARAYA İNMİYORUM, HİÇBİR FİKRİM YOK”

    Yaz aylarını tekne tatilinde geçiren ikili, güneşin ve denizin tadını doyasıya çıkarıyor. Geçtiğimiz günlerde Bebek’te bir dondurmacıda objektiflere yansıyan Altuğ, “Ben karaya inmiyorum, hiçbir fikrim yok. Bizi etkileyen şeyler var ama restoran fiyatlarını bilmiyorum” sözleriyle, Bodrum’daki pahalılığın kendilerini etkilemediğini belirtmişti.

    ‘Güzel bir kadın gördüğümde kocama gösteririm’


    “HANGİ YILLAR LEN BU YILLAR”

    47 yaşındaki oyuncu, güzelliği ve formda görüntüsüyle de sık sık haberlere konu oluyor. Yağmur Atacan, eşinin yeniden bu yöndeki övgüyle magazin gündemine gelmesine esprili bir göndermede bulundu.

    Bikinili bir fotoğrafı kullanılan Altuğ için “Yıllara meydan okuyor” yorumu yapıldı. Ünlü oyuncu, söz konusu haberi eşine gösterdi. Gazete kupürünü takipçileriyle paylaşan Yağmur Atacan ise “Her sene ‘Yıllara meydan okuyor’. Hangi yıllar len bu yıllar. Daha fazla direnemiyorum, ben yaşlanacağım” mesajını yazdı.

  • Rock sevmem ama gelsinler kahve ikram edeyim

    Rock sevmem ama gelsinler kahve ikram edeyim

    Dünyaca ünlü İngiliz rock grubu Arctic Monkeys’in üyelerini dükkânının önünden kovalayan bakkal Aydın Gül, Hürriyet’e konuştu.

    Gül “Bağırmam yanlış oldu. Rock müziği sevmem ama gelsinler tanışalım kahve ikram edelim, yeter ki insan olsunlar” dedi.

    KONSER için İstanbul’a gelen Arctic Monkeys’in üyeleri önceki gece Beyoğlu, Asmalımescit’teki bir mekâna gitti. Saat 01.00 sıralarında mekândan ellerinde içki şişeleriyle çıkan grup üyeleri hemen karşıdaki Bakkal dükkânının önünde sohbet ediyordu. Bu sırada bakkalın sahibi grup üyelerine bağırdı. İşte o anlar dünyada gündem oldu.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Bakkal Aydın Gül ise o anları Hürriyet’e şöyle anlattı: “Biz depodan mal çıkarıyorduk ve orada kalabalık bir grup vardı. Buralara şişeleri bırakmaya başladılar.

    ‘LÜTFEN ŞİŞELERİ BURAYA BIRAKMAYIN’ DİYE UYARDIM

    Önce ‘Şişeleri buraya bırakmayın’ diye uyardım. ‘Lütfen bırakmayın, bu şişeler kepenkleri patlatıyor, kazaya sebep olmasın’ dedim. Çıktım dışarı, bir tanesi yine buradaydı. Sinirlendim ve şişeleri çöpe attım. Zaten bunalmıştım. Hoş olmayan bir olay tabii. Belki bağırmam yanlış ama bunu yapmaya hakları yok, şişeleri çöpe atabilirlerdi.

    Yarım şişeler vardı, ‘Atayım mı’ diye sordum. Grup orada içiyordu bir sinir patlaması oldu. Benim takıldığım nokta, uyarıdan sonra hâlâ şişelerin oraya bırakılması. Rock müziği sevmem ama grup gelsin tanışalım, kahve ikram edelim. Yardım istesinler yardıma koşarız, yeter ki insan olsunlar.”

  • “Aynı kulvardaydık ama farklılıklarımız vardı” Fatma Girik: Film gibi bir hayat

    “Aynı kulvardaydık ama farklılıklarımız vardı” Fatma Girik: Film gibi bir hayat

    Sinemaya adım attığı ilk günden bugüne memleket insanının sevgisini kazandı. Yaşamına 200’ün üstünde sinema filmi ve dizi sığdırdı. Canlandırdığı her rolle toplumun sesi oldu.

    Emekçinin, ezilenin ve halkın yanında olan bir sanatçıydı… Fatma Girik’in yaşam öyküsü, kariyeri, siyasi çalışmaları ve özel yaşamı kapsamlı bir çalışmayla kitap haline getirildi. İşte raflardaki yerini alan “Fatma Girik” kitabından öne çıkan bölümler…

    Mutlu bir çocukluk

    Fatma Girik, aslen Kafkasyalı bir baba ile Batum’dan göç eden Beyaz Rus köklere dayanan bir annenin çocuğu olarak 1943’te dünyaya geldi. Ailesi ile birlikte Sultanahmet semtinde ikamet etti.
    Sultanahmet, Osmanlı’nın en mutena semtlerinden biridir. Hanların, konakların, cumbalı ahşap evlerin eksik olmadığı bölge, Cumhuriyet’le birlikte bir sessizliğe bürünür.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Eski başkent İstanbul’un önemli devlet binaları Eminönü, Sirkeci, Gülhane, Sultanahmet, Şehzadebaşı hattından Fatih’e kadarki yerleşim yerlerinde bulunurken, başkentin Ankara’ya taşınmasıyla birlikte binalar da boşalmaya, binaların etrafında kümelenen önemli insanlardan oluşan yerleşim yerleri de değişmeye başlar.
    Dönemin önemli bürokratlarının, Babıali eşrafının ve entelektüellerin uğrak yeri olan Şehzadebaşı’nın sessizliğe bürünmesi bölgenin de başına geleceklerin bir habercisidir. Sessizlik evresinden sonra Osmanlı’nın son görkemli yerleşim yerleri yeni konuklarına ev sahipliği yapmaya başlayacaktır.

    Anadolu’dan İstanbul’a göç eden, çocuklu geniş ailelerin ilk yerleştirileceği yerler çoğu zaman birden fazla aileye ev sahipliği yapacak olan bu bölgedeki eski konutlar olur.
    İstanbul, yeni bir hayata başlayacak insanlar için bir çıkış noktasıdır. Sultanahmet’in ev sahipliği yaptığı ailelerden biri de Girik Ailesi’dir.
    Aile, iki katlı eski ve köhnemiş bir evde tek göz odada yaşar. Evin her odasında ayrı bir aile bulunur; toplamda dört odada dört ayrı hayat vardır. Fatma Girik o dönemi tüm yoksunluklarına rağmen “mutlu bir çocukluk” dönemi olarak anlatır.


    O dönemde Girik derslerinden kalan vakitlerini küçük kardeşinin bakımı, Yemek yapma gibi rutinlerle geçirir. Boş vakitlerinde annesiyle sinemaya gider.
    Haberin Devamı

    ‘Erkek Fato’luktan ‘kadın Fatma’lığa

    “Ben Bir Sokak Kadınıyım” filmi, Fatma Girik’in 1966 yılında çektiği en tartışmalı filmlerden olur. Filmin tartışmaların odağı olması, Fatma Girik’in o dönemin koşullarını zorlayarak alışılmış olanın dışına çıkıp starlar içinde farkını ortaya koyuşu, cinselliğini cesaretle sergileyişinden kaynaklanır. Girik’in bu çıkışı “Erkek Fato” imajından kopup “Kadın Fatma”lığa yönelmesi olarak değerlendirilir.
    Ünlü sanatçı bu kadarla kalmaz, aynı günlerde dönemin en popüler sinema/Magazin dergilerine verdiği “yarı çıplak” ya da dönem başlıklarına yansıyan “sere serpe” pozlarıyla “Kadın Fatma”lığını “Ben açılıp saçılsam da seyircim beni kabulleniyor” diyerek ilan eder.

    1970’li yıllar: Nitelikli yapımlara doğru

    Fatma Girik’in sinemada hem nitelik hem nicelik olarak altın dönemi 60’lı yıllar olur. Girik’in hiç kimsenin yadsıyamayacağı aurası, komediden drama her tür anlatıya denk düşen yeteneği, oynadığı Film sayısından da gözlenen verimliliği ve tüm bunlara ilave olarak yapımcı-yönetmen Memduh Ün’le iş ve yaşam ortaklığı onun sinemada izlediği politikanın başarılı olmasında rol oynar.
    Sinema, 60’lı yıllarda olduğu gibi 70’lerin ilk yarısında da halkın en ucuz eğlence araçlarından biri olma özelliğini korur.


    Bu dönem kapalı (kışlık) ve açık (yazlık) sinemaların giderek artması, sinema sektöründeki film verimliliğinin artmasını da sağlar. İster yazlık/bahçe, ister kapalı/kışlık olsun sinemalar, yalnızca film izlenen mekânlar değil, aynı zamanda bireylerin kamusal alandaki sosyal yaşamlarının da vazgeçilmezi haline gelip en çok keyif aldıkları yerler olurlar.

    Aynı kulvardaydık ama farklılıklarımız vardı

    Kitapta, Fatma Girik’in Burçak Evren’e verdiği röportajdan şu kesite de yer verildi:
    “Türkan Şoray iyi oyuncu. Gizemli kadını oynuyor ve ortalarda pek gözükmüyor. Hülya Koçyiğit, Kerime Nadir romanlarının, amcasının, dayısının oğluna ‘Of… Of…’ yaparak veremliyi oynayan bir kadın. Ona yakışıyor. Filiz Akın, Aliki Vuyuklaki gibi cici kızı oynadı. Ben ise kafası ezilmeyen kadını. Hepimiz aynı kulvarda koşuyorduk ama bu tür farklılıklarımız da vardı.”

    Sinema emekçileriyle yan yana bir yürüyüşün öyküsü

    1977’de politik ve ilerici eğilim taşıyan filmlere baskı uygulanmaya başlanır. Bu baskı sonucunda 1977-1978 sinema sezonunda birçok film vizyon olanağı bulamadığı için eski filmler piyasaya sürülür.
    Bu baskının giderek sinemadaki üretimi ciddi ölçüde tehdit etmesi sonucunda sinema emekçileri durumu protesto etmek, aynı zamanda siyasal iktidarın dikkatini çekmek için İstanbul’dan Ankara’ya yürüyüş düzenler.
    Fatma Girik de 5 Aralık 1977’de Yeni Sansür Tüzüğü’nü protesto etmek ve sosyal haklara kavuşmak amacıyla İstanbul’dan Ankara’ya yürüyen Türkiye Sinema Emekçileri Yürüyüşü’ne katılmakla yetinmez, yürüyüşün düzenleyicilerinden olur.

    Barış Saydam, Bircan Usallı Silan, Burçak Evren, Cengiz Özkarabekir, Doğuşcan Göker, Haydar Ali Albayrak ve Şükran Kuyucak Esen tarafından hazırlanan “Fatma Girik” kitabı, İBB Yayınları tarafından okura sunuldu.
    Sinemada kazandığı ödüller

    ◊ 1965 – Keşanlı Ali Destanı – Antalya Altın Portakal Film Festivali – En İyi Kadın Oyuncu Ödülü
    ◊ 1967 – Sürtüğün Kızı – Antalya Altın Portakal Film Festivali – En İyi Kadın Oyuncu Ödülü
    ◊ 1969 – Büyük Yemin – 2. Adana Altın Koza Film Festivali- En İyi Kadın Oyuncu
    ◊ 1969 – Ezo Gelin – 1. Adana Altın Koza Film Festivali-En İyi Kadın Oyuncu
    ◊ 1971 – Acı – 3. Adana Altın Koza Film Festivali – En İyi Kadın Oyuncu Ödülü
    ◊ 1998 – Sürtüğün Kızı – 35. Antalya Film Festivali – Yaşam Boyu Onur Ödülü
    ◊ 2007 – 18. Ankara Uluslararası Film Festivalinde Aziz Nesin Emek Ödülü

  • Bıçaklanan kadının sezaryenle alınan bebeğinden üzücü haber geldi!

    Bıçaklanan kadının sezaryenle alınan bebeğinden üzücü haber geldi!

    Kocaeli Gebze’de yolda yürürken kendisinden para isteyen G.M. tarafından bıçaklanan Kunduz İsmailova’nın 6,5 aylık bebeği sezaryenle alındı. 6,5 aylık bebek 5 gün süren yaşam savaşını kaybederken İsmailova’nın tedavisinin ise sürdüğü bildirildi.

    Olay, 4 Ağustos günü Gebze ilçesi Güzeller Mahallesi Yeni Bağdat Caddesi’ndeki stadyumun bahçesinde meydana geldi.

    Osman Yılmaz Mahallesi’nde yaşayan Kunduz İsmailova, evine giderken yanına gelen kişi tarafından bıçaklandı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Gebze’de bir özel hastaneye kaldırılan 6,5 aylık hamile Kunduz İsmailova’nın bebeği, iç kanama nedeniyle sezaryenle alınarak kuvöze kondu. Ancak bebek, salı günü yaşamını yitirdi. Bebeğin cenazesi Balçık Mezarlığı’nda toprağa verildi. Darıca Farabi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilen Kunduz İsmailova ise hayati tehlikeyi atlattı. Olayın ardından polis tarafından yakalanan G.M. tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    Bir uzman askerle evli olan, ancak işlemler nedeniyle resmi nikahları olmayan Kunduz İsmailova, olay günü 3 kişinin kendisini takip ettiğini belirterek, “Benden para istedi, ‘Param yok abi’ dedim. Elimde bozuk olarak 5-6 lira vardı onu verdim. Poşetimi vermemeye çalıştım, ‘Beni evden attılar. Para verir misin bana?’ dedi. Param yok dedim, o 5-6 lirayı da almayıp 100 lira istedi. Bende ‘yok’ deyince bıçakladı. Ondan sonra kaçtı gitti. Arkadaşları da arkasından gitti” dedi.

    Kunduz İsmailova’nın ablası Yıldız İsmailova, kardeşinin hayati tehlikeyi atlattığını söyledi.

  • Mustafa Sandal ve Melis Sütşurup’tan en güzel düğün hediyesi

    Mustafa Sandal ve Melis Sütşurup’tan en güzel düğün hediyesi

    Mustafa Sandal ve Melis Sütşurup’un haziran ayında Marmaris’te düzenlenen düğün törenine katılan davetliler çiftin isteği üzerine hediye almak yerine Engelsiz Yaşam Vakfı’na bağış yaptı.

    Düğün töreninden elde edilen bağışlarla alınan tekerlekli sandalyeler ve kıyafetler önceki gün sahiplerine ulaştırıldı.

    Mustafa Sandal ve Melis Sütşurup geçtiğimiz haziran ayı başında İtalya’da Roma Büyükelçiliği’nde kıyılan nikâhla evlenmişti.

    Ünlü çift nikâhtan sonra dostları için Marmaris’te düğün daveti vermişti. Yeni evliler dostlarından düğün hediyesi yerine Engelsiz Yaşam Vakfı’na bağış yapmalarını istemişti.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Engelsiz Yaşam Vakfı, Mustafa Sandal ve Melis Sütşurup’un düğün töreninden elde edilen bağış geliriyle alınan tekerlekli sandalyeler ve kıyafetleri önceki gün sahiplerine ulaştırdı.

    Etiler No:1903’te düzenlenen basın toplantısına aileleriyle birlikte katılan 35 engelli bireye tekerlekli sandalyeleri ve kıyafetleri Engelsiz Yaşam Vakfı Başkanı Atilla Kaplakarslan ile vakıf yönetim kurulu üyeleri ve Beykoz Engelliler Derneği Başkanı Hasan Polat tarafından teslim edildi.

    HERKESE ÖRNEK OLSUN

    Törende bir konuşma yapan Engelsiz Yaşam Vakfı Başkanı Atilla Kaplakarslan “Sevgili vakıf dostumuz ve sanatçımız Mustafa Sandal ve kıymetli eşi Melis Hanım’a teşekkür ederim. Gerçekten takdir edilecek bir davranış sergileyerek önünde engel olan insanlara destek oldular. Onların bu davranışının örnek olmasını diler, tekrar mutluluklar dilerim” dedi.

  • 18 Yıldır Yatağından Çıkamayan Nursela’nın Tek İstediği Ziyaret Edilmek

    18 Yıldır Yatağından Çıkamayan Nursela’nın Tek İstediği Ziyaret Edilmek

    Denizli’nin Merkezefendi ilçesinde doğduğu günden itibaren yatağa bağlı olarak yaşamını sürdüren Nursela Yıkım, 18 yıldır tek çeşit verilen mamayla beslenerek yaşamaya çalışıyor. Ailesinin cennet kuşu olarak hitap ettiği yüzde 94 ağır engelli Nursela, ziyaret edilmeyi bekliyor.

     

    Denizli’de yaşayan emekli Mehmet Emin ile Gülcan Yıkım çiftinin kızları olan Nursela Yıkım, 18 yıl önce Denizli Devlet Hastanesi’nde 6 ay 24 haftalık olarak dünyaya geldi.

    Doğuştan gelen rahatsızlığı sonucu duyamayan, konuşamayan ve yürüyemeyen Nursela, yatağa mahkum kaldı. Yaşamını sadece devlet imkanlarıyla sağlanan mamayla sürdüren Nursela, ailesinin güçlükle yedirebildiği bu mamayla yaşama tutunmaya çalışıyor.

    Sürekli gözetim altında tutukları ve “Cennet kuşu Nursela” olarak hitap ettikleri evlatlarına kol kanat geren Mehmet Emin ve Gülcan çifti, 18 yıldır birçok zorluklarla karşılaşmalarına rağmen büyük bir fedakarlık gösteriyor. En büyük sevinç kaynaklarının Nursela’nın yaşaması ve onun tebessüm etmesi olduğunu belirten Yıkım ailesi, hayatlarını 3 çocuklarından birisi olan engelli kızlarına adadı.

     

    Kızlarını yalnız bırakıp dışarıya çok çıkamayan ve hiç bir sosyal faaliyette bulunamayan aileyi, en çok evlerine gelen ziyaretçiler sevindiriyor. Kızlarının da eve gelen ziyaretçilerle mutlu olup moral kazandığını ifade eden Yıkım ailesi, evlerine daha çok ziyaretçinin gelmesini istiyor.

    “Kaşık kaşık ağzına mama dökerek büyüttük”
    Cennet kuşu Nursela diye hitap ettiği kızının dünya erken geldiğini ve bu yüzden engelli doğduğunu belirten baba Mehmet Emin Yıkım, birçok zorluk çektiğini anlattı. Yıkım, 18 yıldır kızına kaşık kaşık mamayla besleyip büyüttüğünü ifade ederek, “Engelli doğan cennet kuşum Nursela, 6 aylık iken dünyaya geldi. Doğuma gittiğimizde doktorlar ultrasonda ölü gördü. Doğum yapıldıktan sonra Nursela, ses çıkarıyor ve yaşadığı anlaşılıyor. Daha sonra kızımın hasta ve ağır özürlü olduğunu doktorlar söyledi. Hastalık süreci bu şekilde başladı. Başlangıçta beslenmesi için burundan sondaj takmak istediler ama biz takmayarak kaşık kaşık ağzına mama dökerek büyüttük ve 18 yaşına kadar getirdik” dedi.

     

    “Nursela kızımızın ve ailesinin en büyük istediği ziyaret edilmek”
    Sosyal faaliyetleri kısıtlı Yıkım ailesine moral vermek ve yanlarında olmak adına fırsat buldukça ziyarete giden Denizli Büyükşehir Belediye Meclis üyesi Ebru Leman Kalkan ise “Nursela ve ailesine moral vermek için buradayız. Bugün bizim için çok önemli bir yerdeyiz. Cennet kuşunun evindeyiz ve birçok özürlü çocuğumuzun sesini duyurmaya çalışıyoruz. Nursela kızımızın ve ailesinin en büyük istediği ziyaret edilmek. Bizler de inşallah ziyaretlerimiz sürdürmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

  • Adana’da 3 çocuğunu çalıştığı kebapçıya bırakıp, ortadan kayboldu

    Adana’da 3 çocuğunu çalıştığı kebapçıya bırakıp, ortadan kayboldu

    Adana’da yürekleri sızlatan bir olay meydana geldi. Nurcan Kaymaz (30), 3 çocuğunu çalıştığı kebapçıya bırakıp, “Mersin’e gidiyorum.

    Sizi 10 gün sonra alacağım” diyerek ortadan kayboldu. İş yeri sahibi Şaban Erkek, durumu polise bildirirken baba Sabahattin Darende’nin, çocuklarını teslim almak istemediği öğrenildi. Bunun üzerine yetkililer, 3 çocuğu da yurda yerleştirdi.

    Seyhan ilçesi Dumlupınar Mahallesi’nde oturan Nurcan Kaymaz ile Sabahattin Darende (32) çifti, 6 yıl önce boşandı. Çiftin bu evlilikten dünyaya gelen Doğa (12), Yasin (10) ve Elif (7) isimli çocuklarının velayeti anne Nurcan Kaymaz’a verildi. Kaymaz, kebapçıda çalışarak çocuklarını tek başına büyüttü. Dün öğle saatlerinde Obalar Caddesi’ndeki kebapçıya gelen Kaymaz, çocuklarını bırakıp, “Mersin’e gidiyorum. Sizi 10 gün sonra alacağım” dedi. Kaymaz, iş yeri sahibi Şaban Erkek’e ise “Çocuklarıma iyi bak, babaları gelip alacak” dedi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    POLİS, AİLEYE ULAŞAMADI

    Kebapçı Şaban Erkek, çocukların babası Sabahattin Darende’yi arayıp ulaşamayınca, polise ihbarda bulundu. İş yerine gelen Çocuk Şube Müdürlüğü ekipleri de çocukların ailesine ulaşamadı. Polis, ağlayan çocukları sakinleştirmeye çalıştı. Korumaya alınan çocuklar, emniyete götürülmek üzere polis aracına bindirilirken de ağladı.

    ‘BABALARININ ALACAĞINI SÖYLEDİ’

    Şaban Erkek, “Çocukların anne ve babaları ayrılmış. Çocuklar annelerinde kalıyor. Bugün çantalarıyla birlikte getirip benim yanıma bıraktı. Çocukları babalarının alacağını söyleyip gitti ancak telefonuna ulaşamadım.

    Ben de polise haber verdim. Anneleri daha önce yanımda çalışıyordu, onu da aradım, ulaşamadım. Mersin’e gideceğini söyledi” diye konuştu.

    BABALARI KABUL ETMEDİ, YURDA YERLEŞTİRİLDİLER

    Adana’da, anneleri Nurcan Kaymaz’ın (30) “Mersin’e gidiyorum. Sizi 10 gün sonra alacağım” diyerek kebapçıya bıraktığı 3 çocukla ilgili Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü harekete geçti. Görevliler, 3 çocuğun babası Sabahattin Darende’ye (32) ulaştı. Baba Sabahattin Darende, çocuklarını teslim almak istemedi. Bunun üzerine yetkililer, 3 çocuğu da yurda yerleştirdi. Anne Nurcan Kaymaz’a ise hala ulaşılamadığı kaydedildi.

  • Petek Dinçöz sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla nişanlandığını duyurdu

    Petek Dinçöz sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla nişanlandığını duyurdu

    Temmuz 2014’te iki aydır birlikte olduğu Serkan Kodaloğlu ile Baltalimanı’nda bir mekanda nikah masasına oturan Petek Dinçöz, 2017 yılında oğluİrfan Aslan’ı kucağına alarak ilk kez anne olmanın mutluluğunu yaşamıştı.

    Mutlu birliktelikleri devam eden ünlü çiftten geçtiğimiz aylarda kötü haber gelmişti.Mahkemeye başvuran Petek Dinçöz ile Serkan Kodaloğlu, sekiz yıllık evliliklerini geçtiğimiz mart ayında tek celsede sonlandırmıştı.

    “ANNE-BABA İLİŞKİMİZ DEVAM EDECEK”

    41 yaşındaki şarkıcı, ayrılık haberini sosyal medya hesabından; “Sn. Serkan Kodaloğlu ile 2014 yılından beri devam eden evliliğimizi karşılıklı saygı çerçevesinde, anlaşmalı olarak bitirme kararı aldık. Oğlumuz İrfan Aslan Kodaloğlu için her zaman anne-baba ilişkimiz devam edecek. Sürece ve yaşananlara saygı duyulması dileğiyle” sözleriyle duyurmuştu.

    Boşandıktan sonra bir süre sessiz kalan Dinçöz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla suskunluğunun sebebini açıklamıştı. Oğlu İrfan Aslan ile Miami’ye yerleştiğini belirten 41 yaşındaki şarkıcı, oğlu ile yeni evinin bahçesinde verdiği pozuna şu notu düşmüştü:

    Alıntı Metni Eşinin elini öpen Petek Dinçöz bayram harçlığı aldı
    “SÜRPRİZLERE AÇIK OLUN”

    Geçtiğimiz ay oğlu ile Etiler’de objektiflere yansıyan Petek Dinçöz, Amerika’ya yerleşmesiyle ilgili olarak;“Miami’ye çocuğumun eğitimi için yerleşme kararı aldım. Her şeyim onun üzerine kurulu. Bir ayağımız yine Türkiye’de olacak. Ama şunu söyleyebilirim ki sürprizlere açık olun. Güzel işlerle döneceğim” demişti.

    ‘Petek’ten sonra kafayı bana taktı’

  • Nihat Doğan hayranıyla evlenmişti… Bebek haberi düğünü öne çekti

    Nihat Doğan hayranıyla evlenmişti… Bebek haberi düğünü öne çekti

    ŞARKICI Nihat Doğan, İranlı kız arkadaşı Arzu Doğan’la evlendi.

    Bir arkadaş ortamında tanışan çift, bir yıllık beraberliğin ardından nikâh masasına oturdu.

    Arzu Doğan’ın hamilelik haberinin ardından düğünü erkene aldıklarını açıklayan şarkıcı “Dini nikâhımız yapılmıştı, Düğün yapacağımız esnada amcamın hanımını kaybettik. Bu nedenle düğünü ertelemiştik. Ama eşimin bebek beklemesi nedeniyle şimdi resmi nikâhı kıydık” diye konuştu.

    Eşini evliliğe ikna etmek için peşinden İran’a gittiğini de vurgulayan şarkıcı, “Arzu Hanım’ın peşinden çok koştum, evlenmek için çok uğraştım. Sonra annemle İran’a gidip ailesinden istedik” dedi.

    RESİMLERİ ÜZERİNE TIKLAYARAK BÜYÜTÜN

    Baba olacağı için heyecanlı olduğunu da belirten Doğan, “Dostlarımız haber vermeden evlendiğimiz için kırılmış ama bebek için elimizi çabuk tutmak istedik. Allah nasip ederse, daha sonra büyük bir düğün yapacağız” diye konuştu.

  • Ufuk Özkan biten evliliğinin ardından ilk kez konuştu

    Ufuk Özkan biten evliliğinin ardından ilk kez konuştu

    “Cenazemize Hoş Geldiniz” adlı filmde rol alan oyuncu Ufuk Özkan biten evliliğinin ardından ilk kez konuştu: Sadece evleri ayırdık!

    Çekim öncesi okuma provası

    Gonca Vuslateri’nin senaryosunu kaleme aldığı “Cenazemize Hoş Geldiniz” adlı filmin oyuncu kadrosu tamamlandı. Filmde Sinem Ünsal, Kubilay Aka, Büşra Pekin, Gözde Seda Altuner, Güven Hokna, Ufuk Özkan, Timur Acar, Müge Boz, Şükran Ovalı, Yiğit Özşener, Reha Özcan ve Beren Gözyıldız gibi ünlü isimler rol alacak.

    Ekip, çekimlerden önce okuma provası için yapımcı ve yönetmenle bir araya geldi. İlk kez senaryo yazan Gonca Vuslateri yapımda rol alacağını da söyledi. Oyuncu, “Bol kahkahalı gerçekleşti. Bir aile hikâyesi, ben de rol alacağım” dedi.


    Sadece evleri ayırdık

    Nazan Güneş’le 17 yıllık evliliklerini sonlandıran Ufuk Özkan, “Her gün görüşüyoruz. Sadece evleri ayırdık” dedi.