Yazar: admin
-

Davetliler dehşet içinde izledi: Damat düğünün ortasında gelini döverek öldürdü! İşte verilen ceza…
Davetliler dehşet içinde izledi: Damat düğünün ortasında gelini döverek öldürdü! İşte verilen ceza…
2 yıl öce Rusya’yı şoke eden cani Damat davasında verilen ceza belli oldu. Evlendiği gün kıskançlık krizine giren ve gelini düğünün ortasında döverek öldüren adama 18 yıl hapis cezası verildi.
Baş müfettiş Kirill Petrushin ise olayın kan donduran detaylarını şöyle anlattı:
DAVETLİLER DEHŞET İÇİNDE İZLEDİ: KORKTUĞUMUZ İÇİN MÜDAHALE EDEMEDİK
-

Sokakta oynarken kaçırmaya çalıştı, çığlıkları duyan kurye çocukları kurtardı! ‘Torunum şoka girdi, konuşmuyor’
İstanbul Fatih’te sokakta oynarken yabancı uyruklu T.A. tarafından kaçırılmaya çalışıldığı iddia edilen M.G.’nin (7) babaannesi Seher Güngör, yaşananları anlattı.
Torununun olaydan sonra şoka girdiğini ve konuşmadığını belirten Güngör, “Etraftakiler de babası sanıp karışmak istememiş.

Sonra ‘İmdat bizi kaçırıyorlar’ diye bağırınca o sırada yoldan geçen bir kurye çocuğumuz durumu fark etmiş ve kaskını çıkararak kaçmaya çalışan adama vurmuş” dedi.RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Olay, dün Fatih İskenderpaşa Mahallesi’nde saat 14.00’te meydana geldi. İddiaya göre, sokağın başındaki çeşmede elini yıkayan M.G., arkadaşıyla oyun oynarken yanlarına tanımadıkları T.A. yaklaştı. T.A., bir süre çocukları izledikten sonra M.G.’yi sırtına aldı. M.G.’nin çırpınışların aldırmayan T.A., M.G.’nin birlikte oynadığı arkadaşının da elini tutunca 2 çocuk birden çırpınmaya başladı.O sırada olay yerinden geçenler duruma tepki göstermeyince M.G., ‘İmdat, bizi kaçırıyorlar’ diye bağırdı. M.G.’nin çığlığı üzerine sokaktan geçen bir motokurye durumu fark etti ve kaskını çıkararak T.A.’ya vurdu. Bunun üzerine kaçmaya çalışan T.A.’yı mahalleli yakaladı ve darp etmeye başladı. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, şüpheli T.A.’yı gözaltına aldı.
“GÖZALTINA ALINDI AMA GECE HİÇ UYUYAMADIK”
Şüphelinin emniyetteki işlemleri devam ederken M.G.’nin babaannesi Seher Güngör, yaşananları anlattı.
Torununun olaydan sonra şoka girdiğini ve konuşmadığını belirten Güngör, “Evle dedesinin dükkanı yakın. Dedesinin dükkanına gitmek istedi çıktı gitti. Orada oynarken ellerini yıkamak istemiş dedesinden izin alıp gelip ellerini yıkamış. Ellerini yıkadıktan sonra bu adam onları izliyormuş zaten, omzuna almış, yanındaki kız arkadaşının da elinden tutmuş. Sonra torunum çırpınmaya başlamış. Etraftakiler de babası sanıp karışmak istememiş.
Sonra ‘İmdat bizi kaçırıyorlar’ diye bağırınca o sırada yoldan geçen bir kurye çocuğumuz durumu fark etmiş ve kaskını çıkararak kaçmaya çalışan adama vurmuş. Sonra tabi mahalleli çıkmış, müdahale etmiş, adamı linç etmeye çalışmışlar. Polis alıp götürmüş. Torunum hiç iyi değil, konuşmuyor o konu hakkında hiçbir şey söylemiyor. Biz de kendimizden korkar olduk. Desem ki başka bir yer tamam ama kapımızın önü. Allah korusun başkasının başına da gelebilirdi. Alıp götürebilirlerdi de. Farz edelim bir şey verdi, bir şey koklattı nerden bulacaktık biz bu çocukları. Gözaltına alındı ama gece hiç uyuyamadık. Çocuk da uyuyamadı. Bugün doktora gideceği için stres de oldu. Hiçbir şey de söylemiyor. ‘Sana bir şey dedi mi, yaptı mı?’ diyoruz sadece kafasını sallıyor” dedi.
-

Özgü Namal kızdı: Ben onlar gibi değilim!
Özgü Namal kızdı: Ben onlar gibi değilim! İki yıl önce eşi Serdar Oral’ı kalp krizi sonucu kaybeden Özgü Namal çocukları Nefes ve Elemsu ile Bodrum’da.
Muhabirleri görünce sinirlenen Özgü Namal tepki gösterdi. Özgü Namal’ın eşi ve iki çocuğunun babası Ahmet Serdar Oral, iki yıl önce yaşamını yitirmişti.

Kalp krizi geçiren Oral, Muğla Köyceğiz Devlet Hastanesi’nde tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamış ve 53 yaşında hayata gözlerini yummuştu. Tarifsiz bir acı yaşayan Özgü Namal, uzun süre sonra Bodrum’da görüntülendi.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Şezlongunda arkadaşları ile sohbet eden Özgü Namal, basın mensuplarının kendisini görüntülediğini fark edince tadı kaçtı. Hemen üstünü giyen oyuncu, çocukları Nefes ve Elem Su’yu yanına çağırarak, plajı terk etmek üzere yürümeye başladı. Namal, fotoğraflarını çeken gazetecilere ise “Çocuklarımı çekemezsin. Hemen buraya gel, gel Buraya” diyerek sert çıktı.Gazetecilerin yanına gelmesine rağmen sakinleşmeyen oyuncu, “Çocuklarımı çekmeni istemiyorum. Burası özel bir alan, sen beni çekemezsin. Hemen sil o fotoğrafları” diyerek bağırdı. “Özgü Hanım, sizi yasal alanlardan çekiyoruz. Lütfen sakin olun” cevabına daha da sinirlenen 43 yaşındaki oyuncu, çok tartışılacak bir polemiğe imza attı.
Kendisi gibi Ortakent’deki otelde tatil yapan Azra Akın, aynı gün gündüz erken saatlerde eşi ve çocuğu ile görüntülenmişti. Muhabirlere Azra Akın’ın oturduğu yeri gösteren Özgü Namal, “Buradakiler kendi çocuklarının çekilmesini isteyebilir, kendi çocuklarını çektirebilir, ben istemiyorum. Çocuğumu çekemezsin, ben onlar gibi değilim” ifadelerini kullandı.
Sinirli bir şekilde plajdan ayrılan Namal’ın oğlu Nefes, gazetecilerin yanına gelerek, kısık sesle “Abi fotoğrafları bence silmeyin çünkü ben gazetede çıkmak istiyorum” diyerek herkesi tebessüm ettirdi. Öte yandan Özgü Namal’ın oğlu Nefes’in, annesinin neredeyse boyuna yetişmesi dikkat çekti.
-

Aysun Kayacı bu kez görüntülendi! Yıllar hiçbir şey götürmemiş!
Geçtiğimiz günlerde Aysun Kayacı olduğu iddia edilen bir fotoğraf sosyal medyaya damga vurmuştu.
Sonrasında o kişinin Kayacı olmadığı ortaya çıkmıştı. Yıllardır ortalıkta görünmeyen Aysun Kayacı, bu kez gerçekten görüntülendi. Yıllar güzelliğinden hiçbir şey götürmemiş!

Güzelliği ile bir dönem baş döndüren Kayacı’nın son halini görenler ise gözlerine inanamadı. Uzun süredir ortalarda görünmeyen Kayacı’nın bu görüntüleri yıllar içinde değiştiği ve estetiğin dozunu kaçırdığı yönünde yorumlara neden oldu.RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Ancak görüntülerdeki kişinin Aysun Kayacı olmadığı ortaya çıktı. Görüntülerdeki kişi Paula Erikaadında bir model.
BU KEZ GÖRÜNTÜLENDİ!
1997 yılında katıldığı güzellik yarışmasında 3. seçilen, ardından da podyumların ve ekranların aranılan ismi haline gelen Aysun Kayacı, uzun süre sonra ilk kez objektiflere takıldı.Habertürk’ten Onur Aydın’ın haberine göre; yaşamının büyük kısmını İngiltere’de sürdüren bir dönemin ünlü mankeni ve oyuncusu, Bodrum’da görüntülendi.
43 yaşındaki Kayacı, önceki gün Gündoğan’daki bir plajdaydı.
Kayacı’nın son halini görenler tanımakta güçlük çekti. Eski mankenin sürekli elini karnına götürmesi “hamile mi?” sorusunu akıllara getirdi.
Kayacı, denizden çıktığı sırada görüntülendiğini fark etti. Şaşkınlığı gizleyemeyen Kayacı, objektiflere böyle yansıdı.
-

“Oğlumun ölmesine izin vermeyin!” Annesi dünyaya seslendi… Archie’nin yaşam desteğine son verilecek…
Archie Battersbee’nin acı öyküsü sadece İngiltere’yi değil dünyayı da etkisi altına almış durumda.
Yaşam destek ünitesine bağlı olarak nefes almaya devam eden 12 yaşındaki oğlunu hayatta tutmaya çalışan annesinin haykırışı ise duyanın adeta yüreğini yakacak kadar etkileyici… “Oğlumun ölmesine izin vermeyin!”
12 yaşındaki Archie Battersbee, 7 Nisan’da Southend, Essex’teki evinde baygın halde bulunduğundan beri bir yaşam destek ünitesine bağlı. Archie, dört aydır komada.
Archie’nin annesi, ailesinin tedavisine devam etmek için yüksek mahkemeye yaptığı başvurunun reddedilmesinin ardından, oğlunun yaşam desteğinin bugün saat 13.00’de geri çekileceğini söyledi.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Archie Battersbee’nin ailesi kararın uygulanmasını durdurmak için acil olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuracak.TİKTOK KURBANI MI OLDU?
Talihsiz çocuğun annesi Hollie Dance, oğlunun beyin hasarının çevrimiçi bir yarışmaya ya da ‘meydan okumaya’ katılmış olmasından kaynaklandığına inanıyor.
“Archie’nin hâlâ bizimle olduğunu biliyorum. Archie, klinisyenlerin gerçekte mahkemeye sunduklarından çok farklı işaretler gösteriyor. Aslında orada, pek çok yönden ilerliyor.”
Özellikle Archie yaşındaki çocukları ve genç yetişkinleri etkisi altına alan bu ‘meydan okumalar’ başta TikTok ve YouTube olmak üzere, sosyal medya sitelerinden yayılıyor.
Şimdiye kadar dünya çapında sayısız çocuk ve genç bu tür yarışmaların kurbanı oldu: Birçoğu hayatını kaybetti, büyük bir bölümü de geçici ya da kalıcı sakatlıklar yaşadı.
BEYİN SAPI ÖLÜMÜ GERÇEKLEŞTİ
Çocuğun yatırıldığı Royal London Hastanesi’ndeki doktorlar, Archie’nin beyin sapı ölümünün ‘büyük olasılıkla’ gerçekleştiğine inanıyor ve yaşam desteğinin sona ermesinin kendi yararına olduğunu savunuyorlar.
Dün, Yüksek Mahkeme başvurusunu kaybettikten sonra anne Hollie Dance, yaşam desteğinin kapatılmasını ertelemek amacıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuruda bulunacaklarını söylemişti.
“Avukatlarımız Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuracaklar. Onlara başvuru için sabah 09:00 saati uygun görüldü. Yani, yine, zamanımız çok dar. Elimizdeki her davada, tüm belgeleri hazırlamak ve bir araya getirmek için bir veya iki günümüz oldu. Bu da aslında hiç zamanımız olmadı demek.”
“Oğlumun ölmesine izin vermeyin” Annesi dünyaya seslendi… Archie’nin yaşam desteğine son verilecek…
Haberin Devamı“ACI SONA KADAR SAVAŞMAYA DEVAM EDECEĞİM”
Hollie Dance, daha önce yaptığı ve İngiltere’yi aşarak dünyada ses getiren açıklamasında şunları söylemişti:
“Acı sona kadar savaşmaya devam edeceğim. Bu ülkede ilerlemenin yolu bu mu? O zaman engelli oldukları için çocukları idam etmemize izin verecekler? Sırada ne var?”
Temyiz Mahkemesi pazartesi günü, Archie’nin tedavisinin Yüksek Mahkeme kararıyla aynı gün olan salı günü öğleden sonradan itibaren devam etmemesi gerektiğine karar verdi.
Temyiz Mahkemesi, Archie’nin ebeveynleri Hollie Dance ve Paul Battersbee’nin davayı Yüksek Mahkemeye iletme talebini de reddetmişti ve aile bunun yerine doğrudan Birleşik Krallık’ın en yüksek mahkemesine başvurmak zorunda kaldı.
Pazar günü, Temyiz Mahkemesi kararından bir gün önce, sağlık sekreteri Steve Barclay, yargıçlara, BM komitesinin Archie’yi yaşam desteğinde tutmaya devam etme talebi ışığında konuyu acilen gözden geçirmelerini istemek için yazdı.
Temyiz iznini reddeden üç Yüksek Mahkeme yargıcından oluşan bir panel, Archie’nin ‘her vücut işlevinin artık yapay yollarla sürdürüldüğünü’ söyleyen Temyiz Mahkemesinin ‘doğru kararı verdiği’ sonucuna vardı.
“Oğlumun ölmesine izin vermeyin” Annesi dünyaya seslendi… Archie’nin yaşam desteğine son verilecek…
Archie’nin annesi Hollie, oğlunun son durumunu sosyal medya hesaplarından paylaştı
MAHKEME VERDİĞİ KARARIN GEREKÇESİNİ AÇIKLADILords Hodge, Kitchin ve Stephens’dan oluşan panel, kararlarını açıklayan uzun bir yazıda şunları söyledi:
“Bu panelin geçen haftaki kararlılık notunda belirttiği gibi, yargıçlar, her ebeveynin kâbusu olan bir durumla karşı karşıya kalan Archie’nin özverili ebeveynlerinin yaşadığı kötü duruma büyük sempati duyuyor.”
“Oğlumun ölmesine izin vermeyin” Annesi dünyaya seslendi… Archie’nin yaşam desteğine son verilecek…
Talihsiz çocuğun hastane odası oyuncaklarla donatıldı
Yargıçlar devam etti:“Ne yazık ki, bir yandan Archie’nin ebeveynleri ile Archie’nin çok deneyimli koruyucusu tarafından desteklenen NHS tröstü arasındaki temel sorunun Archie’nin iyileşmesiyle ilgili değil, zamanlamayla ilgili olduğu akılda tutulmalıdır.”
Mahkemenin açıkladığı karar sade ve duygudan uzaktı:
“Sir Andrew MacFarlane’in 25 Temmuz tarihli önceki kararında belirttiği gibi, anlamlı bir iyileşme umudu yok. Hayatı idame ettiren tedavi sürdürülecek olsa bile, Archie önümüzdeki birkaç hafta içinde organ yetmezliği ve ardından kalp yetmezliği nedeniyle ölecekti.”
Mahkeme aynı zamanda bu sonucun, yargıcın ‘en derin pişmanlıkla’ aldığı bir karar olduğunu açıkladı.
“Oğlumun ölmesine izin vermeyin” Annesi dünyaya seslendi… Archie’nin yaşam desteğine son verilecek…
Hollie Dance, Archie’nin hastane odasından canlı yayınlar yaptı ve oğlu için yardım istedi
NİHAİ KARAR
Ve nihai hüküm açıklandı:
Panel şu sonuca varmıştır: ‘İngiltere ve Galler yasalarına göre, Archie’nin çıkarları ve refahı en önemli husustur. Panel bu sonuca büyük bir üzüntüyle varıyor ve bu çok üzücü zamanda Archie’nin ebeveynlerine derin taziyelerini iletmek istiyor.”
Ebeveynlerin yasal işlemlerini destekleyen Hıristiyan Hukuk Merkezi tarafından yayınlanan bir açıklamada şunlar söylendi:
“BM CRPD (Engelli Kişilerin Haklarına İlişkin Sözleşme) dışında hiçbir makam bize merhamet veya anlayış göstermedi. Biz bir aile olarak sonuna kadar mücadele edeceğiz”
“Oğlumun ölmesine izin vermeyin” Annesi dünyaya seslendi… Archie’nin yaşam desteğine son verilecek…
Hollie Dance, oğlu Archie için mahkeme mahkeme dolaştı“HASTANE İLE SAVAŞMAK ZORUNDAYIZ”
Yüksek Mahkeme kararını açıklamadan önce anne Hollie Dance şunları söyledi:
“Hastane ile her karar için savaşmak zorundayız.
“Bu durumda bir aile olarak bize onurlu bir şekilde davranılmadı. Bu acelenin neden olduğunu ve neden tüm dileklerimizin reddedildiğini anlamıyoruz.”Barts Health NHS Trust’ın baş sağlık görevlisi Alistair Chesser, hastanenin yaşam destek tedavisini sona erdirmek için aile ile irtibat kuracağını söyledi ve ekledi:
“En derin sempatimiz Archie’nin ailesiyle birlikte. Mahkemelerin talimatına göre, şimdi tedavinin geri çekilmesine hazırlanmak için aile ile birlikte çalışacağız. Bu zor zamanda herkese mümkün olan en iyi desteği vermeyi amaçlıyoruz.”
*Haberde kullanılan fotoğraflar haber ajansları ve Archie’nin annesi Hollie Dance’in Facebook paylaşımlarından temin edilmiştir
-

Müslüme Yağal’ın ölümüyle ilgili davada şok gelişme! Babaannenin sözleri duruşmaya damga vurdu
Mersin’in Gülnar ilçesinde kayıp olarak aranırken, 10 gün sonra cesedi bulunan 3 yaşındaki Müslüme Yağal’ın cinayet şüphelisi olarak tutuklanan dedesi Hasan Yağal’ın yargılanmasına başlandı.
Mahkemede hakkındaki tüm suçlamaları reddeden dede Yağal’dan aile üyeleri de şikayetçi olmadı.

Babaanne Ayşe Yağal, Hasan Yağal’ın gelinine tecavüz iddiasına yönelik ise “Selvi bizim öz yeğenimiz. Ben eşime güveniyorum. O öyle bir şey yapmaz. Benim eşim suçsuz” dedi.
Mersin’in Gülnar ilçesinde kayıp olarak aranırken, 10 gün sonra cesedi bulunan 3 yaşındaki Müslüme Yağal’ın cinayet şüphelisi olarak tutuklanan dedesi Hasan Yağal’ın yargılanmasına başlandı. Hakim karşısına çıkan Hasan Yağal, DNA raporunda Müslüme’nin babası olduğunun tespit edilmesi hakkında “Raporu bilemem, gelinim ile cinsel ilişkim olmadı” diyerek kendini savundu. Mahkemede söz verilen aile üyeleri ise dede Yağal’dan şikayetçi olmadı.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
GENİŞ GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ALINDI
Tutuklu sanık Hasan Yağal, Silifke 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya Diyarbakır 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan getirildi. Hakkında ‘Kendini savunamayacak yakın akrabayı bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak amacıyla kasten öldürme, çocuğun nitelikli cinsel istismarı, nitelikli cinsel saldırı, cinsel amaçla cebir, tehdit veya hile kullanarak çocuğu hürriyetinden yoksun kılma, suçluyu kayırma suçuna azmettirme’ suçlarından iddianame hazırlanan Yağal’ın Silifke Adliyesi’ne girişinde geniş güvenlik önlemi alındı.
SUÇLAMALARI REDDETTİLER
‘Suçluyu kayırma’ suçundan tutuksuz yargılanan anne Selvi, babaanne Ayşe Yağal ile ağabey O.Y. de duruşmaya katıldı. Baba Mehmet, ağabeyler K., H. ile abla A.Y. de duruşmada hazır bulundu. Öte yandan mahkeme heyeti, Müslüme’nin bulunduğu sırada çekilen ceset fotoğraflarını ekrana yansıtıp, sanık ve tanıkların ifadelerini vicdanlarına seslenerek vermelerini istedi. Duruşmada aile bireyleri tanık olarak dinlendi. Sanık dede Hasan Yağal ile anne Selvi Yağal, babaanne Ayşe ile ağabey O.Y., haklarındaki tüm suçlamaları reddetti. Anne Selvi Yağal, duruşmada Müslüme’nin ölümüyle ilgili kimseden şikayetçi olmadığını söyledi.
SUÇLAMALARI REDDETTİLER
‘Suçluyu kayırma’ suçundan tutuksuz yargılanan anne Selvi, babaanne Ayşe Yağal ile ağabey O.Y. de duruşmaya katıldı. Baba Mehmet, ağabeyler K., H. ile abla A.Y. de duruşmada hazır bulundu. Öte yandan mahkeme heyeti, Müslüme’nin bulunduğu sırada çekilen ceset fotoğraflarını ekrana yansıtıp, sanık ve tanıkların ifadelerini vicdanlarına seslenerek vermelerini istedi. Duruşmada aile bireyleri tanık olarak dinlendi. Sanık dede Hasan Yağal ile anne Selvi Yağal, babaanne Ayşe ile ağabey O.Y., haklarındaki tüm suçlamaları reddetti. Anne Selvi Yağal, duruşmada Müslüme’nin ölümüyle ilgili kimseden şikayetçi olmadığını söyledi.
BABAANNE: EŞİME GÜVENİYORUM
Baba Mehmet Yağal da duruşma salonunda hazır bulundu. Duruşmada ilk olarak Ayşe Yağal’ın ifadesi alındı. Ayşe Yağal, Müslüme’nin kaybolduğunu eşine kendisinin söylediğini, eşinin de böylece haberinin olduğunu ve traktörle aramaya çıktığını kaydetti. Ayşe Yağal, Hasan Yağal’ın gelinine tecavüz iddiasına yönelik ise “Selvi bizim öz yeğenimiz. Ben eşime güveniyorum. O öyle bir şey yapmaz. Benim eşim suçsuz” dedi.
“KAYINPEDERİMİN SUÇU YOK”
Ayşe Yağal’ın ardından ağabey O.Y.’nin ifadesine geçildi. O.Y., ifadesinde Müslüme’nin kaybolmasına yönelik herhangi bir bilgisinin olmadığını kaydetti. Daha sonra anne Selvi Yağal’ın ifadesi alındı. Selvi Yağal, ifadesinde kayınpederi Hasan Yağal’dan şikayetçi olmadığını kaydetti. Yağal, “Kayınpederimin suçu yok. Bana tecavüz etmedi. Cenab-ı Allah bana hesap sorar, bana bir şey yapmadı” dedi.
“KABUL ETMİYORUM”
Bunun üzerine mahkeme heyeti, çocuğun babasının DNA raporlarında dedesi olduğunun ortaya çıktığını hatırlatınca Selvi Yağal, “Kabul etmiyorum, öyle bir şey olmadı. Müslüme olayından dolayı kimseden şikayetçi değilim” diye konuştu.
DEDE YAĞAL: HER YERDE ARADIK
Dede Hasan Yağal, olay günü küçükbaşlarla birlikte eşi Ayşe ve torunu Müslüme ile çadıra geldiklerini belirterek, “Yemek yedik, sonrasında torunum Kerim ile ben hayvan otlatmaya gittim. Ben alt yoldan gittim, Kerim de üst yoldan gitti. Müslüme’yi en son saat 14.30 gibi çadırdan çıkarken görmüştüm. Hayvan otlatmaktan geldim. Çocuklar ağlıyordu, O.Y., Müslüme’nin kaybolduğunu söyleyince traktöre binip, asfalta doğru gittim. Gittiğim yerde Ayşe ve Selvi’yi görünce onlar da bulamadıklarını söyleyince jandarmaya haber verdik. Her yerde aradık bulamadık” dedi.
“HER GÖRDÜĞÜMDE YÜZÜNDEN ÖPERİM”
Müslüme’nin bulunduğu yere kendi başına gitmiş olabileceğini öne süren Hasan Yağal, “Çocuk bu, kendi başına gider. Her gördüğümde Müslüme’yi yüzünden öperim. 9 gün sonra boynundan DNA çıkması normal. Bundan cinsel bir eylem olduğu çıkmaz. O benim torunum, bu konu söz konusu bile olamaz” diye konuştu.
“GELİNİM İLE CİNSEL İLİŞKİM OLMADI”
Mahkeme heyeti, Hasan Yağal’a Müslüme’nin ablası diğer torunu A.Y.’nin kendi çocuğu olup, olmadığı konusunda soru sordu. Yağal ifadesinde, “O benim torunum, raporu bilemem. Belki akrabalıktandır. Gelinim Selvi ile bir cinsel ilişkim olmadı” ifadelerini kullandı.
Mahkeme heyeti, dede Hasan Yağal’ın tutukluluğunun devamına karar verip, duruşmayı eksiklerin giderilmesi için erteledi.
-

Eşini kaybetmişti… Özgü Namal yıllar sonra ortaya çıktı
Eşinin ani vefatıyla zor günler yaşayan ve uzun süredir de ekranlardan uzak olan Özgü Namal, yıllar sonra ortaya çıktı.
İki çocuk annesi Özgü Namal, zor günleri atlattı. Keyifli halleriyle böyle görüntülendi….
Özgü Namal, evlendikten sonra şehir dışına yerleşmişti. İki çocuk annesi olan başarılı oyuncu, yıllar sonra ilk kez görüntülendi.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Habertürk’ün haberine göre; eşini kaybettikten sonra zor günler geçiren ve bu günleri atlatmaya başlayan Özgü Namal, Bodrum’da tatil yapıyor.
Ortakent’te bulunan bir otelde çocukları ile birlikte olan Özgü Namal, oldukça keyifliydi. Ünlü oyuncu sadece bir gün sonra çocukları ile plaja indi.
Denize girmeyip onlar ile ilgilenen ve yanındaki arkadaşları ile sohbet eden 43 yaşındaki oyuncu, sonrasında evinin yolunu tuttu.
-

Tüm Türkiye ona ağlamıştı! Müslüme’nin dedesi hakim karşısında: Gelinimle ilişkim yok
Tüm Türkiye ona ağlamıştı! Müslüme’nin dedesi hakim karşısında: Gelinimle ilişkim yok
Mersin’in Gülnar ilçesinde kayıp olarak aranırken, 10 gün sonra cesedi bulunan Müslüme Yağal’ın (3) cinayet şüphelisi olarak tutuklanan dedesi Hasan Yağal’ın (70) yargılanmasına başlandı.

Mahkeme heyeti, Müslüme’nin bulunduğu sırada çekilen ceset fotoğraflarını ekrana yansıtıp, sanık ve tanıkların ifadelerini vicdanlarına seslenerek vermelerini isterken, dede Hasan Yağal, hakkındaki tüm suçlamaları reddetti.
Karaman’dan kış mevsimini geçirmek için 10 Kasım 2021’de Gülnar ilçesinin 175 metre rakımlı Yanışlı Mahallesi’ne gelen 7 çocuklu Yağal ailesinin 6’ncı çocuğu Müslüme, saat 17.00 sıralarında kayboldu. En son çadır kurdukları alanın yanında oynarken görülen Müslüme’yi bulamayan ailesinin yardım çağrısı üzerine bölgeye jandarma, itfaiye, AFAD, AKUT ve sağlık ekipleri sevk edildi. Arama çalışmalarının 10’uncu gününde Müslüme’den acı haber geldi. Ailesinin çadır kurduğu noktaya 7 kilometre uzaklıktaki Karaağaç mevkisinde, çalılıkların arasında Müslüme’nin cansız bedeni bulundu. Müslüme’nin cenazesi, Gülnar Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı, buradan da otopsi için Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Birimi’ne götürüldü. Otopsinin ardından Müslüme’nin cenazesi, memleketi Karaman’da toprağa verildi.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
DEDE TUTUKLANDIMüslüme’nin cesedinin bulunduğu gün, jandarma ekipleri, annesi Selvi, babası Mehmet, dedesi Hasan Yağal, anneannesi, babaannesi, kardeşleri ve halasının da aralarında olduğu 9 yakınını gözaltına aldı. Anneanne Yağal, gece ifadesinin alınmasının ardından serbest bırakıldı. Gözaltında 3 gece geçiren şüpheliler, işlemlerinin ardından 22 Kasım’da adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan şüphelilerden dede Hasan Yağal tutuklandı, 7 aile üyesi ise savcılıkça serbest bırakıldı. Silifke Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olayla ilgili yürütülen soruşturmada iddianame hazırlandı.
HAKİM KARŞISINA ÇIKTI
Tutuklu sanık Hasan Yağal, Silifke 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya Diyarbakır 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan getirildi. Hakkında ‘Kendini savunamayacak yakın akrabayı bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak amacıyla kasten öldürme, çocuğun nitelikli cinsel istismarı, nitelikli cinsel saldırı, cinsel amaçla cebir, tehdit veya hile kullanarak çocuğu hürriyetinden yoksun kılma, suçluyu kayırma suçuna azmettirme’ suçlarından iddianame hazırlanan Yağal’ın Silifke Adliyesi’ne girişinde geniş güvenlik önlemi alındı.
‘İFADELERİNİZİ VİCDANLARINIZA SESLENEREK VERİN’
‘Suçluyu kayırma’ suçundan tutuksuz yargılanan anne Selvi, babaanne Ayşe Yağal ile ağabey O.Y. (15) de duruşmaya katıldı. Baba Mehmet, ağabeyler K., H. ile abla A.Y. (14) de duruşmada hazır bulundu. Öte yandan mahkeme heyeti, Müslüme’nin bulunduğu sırada çekilen ceset fotoğraflarını ekrana yansıtıp, sanık ve tanıkların ifadelerini vicdanlarına seslenerek vermelerini istedi. Duruşmada aile bireyleri tanık olarak dinlendi. Sanık dede Hasan Yağal ile anne Selvi Yağal, babaanne Ayşe ile ağabey O.Y., haklarındaki tüm suçlamaları reddetti. Anne Selvi Yağal, duruşmada Müslüme’nin ölümüyle ilgili kimseden şikayetçi olmadığını söyledi.
‘BENİM EŞİM SUÇSUZ’
Baba Mehmet Yağal da duruşma salonunda hazır bulundu. Duruşmada ilk olarak Ayşe Yağal’ın ifadesi alındı. Ayşe Yağal, Müslüme’nin kaybolduğunu eşine kendisinin söylediğini, eşinin de böylece haberinin olduğunu ve traktörle aramaya çıktığını kaydetti. Ayşe Yağal, Hasan Yağal’ın gelinine tecavüz iddiasına yönelik ise “Selvi bizim öz yeğenimiz. Ben eşime güveniyorum. O öyle bir şey yapmaz. Benim eşim suçsuz” dedi.
‘KİMSEDEN ŞİKAYETÇİ DEĞİLİM’
Ayşe Yağal’ın ardından ağabey O.Y.’nin ifadesine geçildi. O.Y., ifadesinde Müslüme’nin kaybolmasına yönelik herhangi bir bilgisinin olmadığını kaydetti. Daha sonra anne Selvi Yağal’ın ifadesi alındı. Selvi Yağal, ifadesinde kayınpederi Hasan Yağal’dan şikayetçi olmadığını kaydetti. Yağal, “Kayınpederimin suçu yok. Bana tecavüz etmedi. Cenab-ı Allah bana hesap sorar, bana bir şey yapmadı” dedi. Bunun üzerine mahkeme heyeti, çocuğun babasının DNA raporlarında dedesi olduğunun ortaya çıktığını hatırlatınca Selvi Yağal, “Kabul etmiyorum, öyle bir şey olmadı. Müslüme olayından dolayı kimseden şikayetçi değilim” diye konuştu.
DEDE: ARADIK BULAMADIK
Duruşmanın devamında tutuklu sanık Hasan Yağal’ın ifadesi alındı. Dede Hasan Yağal, olay günü küçükbaşlarla birlikte eşi Ayşe ve torunu Müslüme ile çadıra geldiklerini belirterek, “Yemek yedik, sonrasında torunum Kerim ile ben hayvan otlatmaya gittim. Ben alt yoldan gittim, Kerim de üst yoldan gitti. Müslüme’yi en son saat 14.30 gibi çadırdan çıkarken görmüştüm. Hayvan otlatmaktan geldim. Çocuklar ağlıyordu, O.Y., Müslüme’nin kaybolduğunu söyleyince traktöre binip, asfalta doğru gittim. Gittiğim yerde Ayşe ve Selvi’yi görünce onlar da bulamadıklarını söyleyince jandarmaya haber verdik. Her yerde aradık bulamadık” dedi.
‘RAPORU BİLEMEM, GELİNİMLE İLİŞKİM YOK’
Müslüme’nin bulunduğu yere kendi başına gitmiş olabileceğini öne süren Hasan Yağal, “Çocuk bu, kendi başına gider. Her gördüğümde Müslüme’yi yüzünden öperim. 9 gün sonra boynundan DNA çıkması normal. Bundan cinsel bir eylem olduğu çıkmaz. O benim torunum, bu konu söz konusu bile olamaz” diye konuştu.
Mahkeme heyeti, Hasan Yağal’a Müslüme’nin ablası diğer torunu A.Y.’nin kendi çocuğu olup, olmadığı konusunda soru sordu. Yağal ifadesinde, “O benim torunum, raporu bilemem. Belki akrabalıktandır. Gelinim Selvi ile bir cinsel ilişkim olmadı” ifadelerini kullandı.
Mahkeme heyeti, dede Hasan Yağal’ın tutukluluğunun devamına karar verip, duruşmayı eksiklerin giderilmesi için erteledi.
-

Vicdanları sızlatan olay! Ağaç altında bebek bulundu
Antalya’da dut ağacının altına bırakılmış yaklaşık 10 günlük olduğu değerlendirilen erkek bebek bulundu.
Mahallede bir anne tarafından emzirilen bebek daha sonra hastaneye kaldırıldı. Polis ekipleri bebeği bırakanları bulmak üzere 3 kameradan 100’un üzerinde araç plakasını mercek altına aldı.
Aksu ilçesi Hacıaliler Mahallesi Aksu Caddesi üzerindeki dut ağacının altında ağlama sesi duyan vatandaşlar, kontrol ettiklerinde yaklaşık 10 günlük olduğu değerlendirilen bir bebek buldu. Vatandaşlar tarafından alınan erkek bebek önce yakınlarda bulunan bir markete getirildi. Burada yakından ilgilenilen bebek, daha sonra mahallede 13 aylık bebeği bulunan Teslime Yılmaz tarafından emzirildi. Durum 112 Acil Çağrı merkezine bildirildi. İhbarın ardından olay yerine gelen sağlık ekipleri bebeği, Kepez Devlet Hastanesine kaldırdı. Bebeğin hastanede yoğun bakımda tedavisinin devam ettiği öğrenildi.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
100’UN ÜZERİNDE PLAKA ARACI MERCEK ALTINDAÖte yandan bebeği bırakan kişi ya da kişileri bulmak için polis ekipleri tarafından çok geniş çalışma gerçekleştiriliyor. Çalışma çerçevesinde cadde üzerinde bulunan 3 güvenlik kamerasından yola çıkan ekipler 100’ün üzerinde araç plakasını mercek altına aldı.
“KÖTÜ BİR DURUM BİZ DE ÇOK ÜZÜLDÜK”
Bebeği bulan kızın kardeşi Gaye Üstüntaş, “Olayı benim ablam duymuş. Sabah 07.30 gibi marketi açıyor. Daha sonra bir sesler duyuyor. Bakıyorlar bebek olduğunu görüyorlar. Marketin içerisine getirmişler. İlgileniyorlar. Sonra polise ve sağlık ekiplerine haber veriyorlar. Yeni doğum yapan bir annemiz vardı, onu çağırmışlar. Annemiz emziriyor. Sonra da sağlık çalışanları götürüyor. Umarım ailesi bulunur. Kötü bir durum biz de çok üzüldük” dedi.
“BİR ANNE BUNU NASIL YAPAR”
Bebeği emziren Teslime Yılmaz ise, “Sabah saatlerinde bulunmuş. Çocuğu ağlamasını durduramayınca beni arıyorlar. Ben de hemen geldim. Çocuğa baktık, kucağımızda salladık, durmadı. Ben de anneliğin verdiği duygu ile emzirmeye karar verdim. Emzirirken uyumaya başladı. Çok açtı. Çok emdi, hatta ben geri çekmeye çalıştıkça beni bırakmadı. Sonra sağlık ekiplerine teslim ettik. Çok kötü oldum. Sokakta bir hayvan bile yavrusunu bırakmaz. Bir anne bunu nasıl yapar. Hiçbir şekilde ben bırakamam. Çocuğu emzirirken sürekli o bebek aklıma geliyor. Ben çok etkilendim” diye konuştu.
-

Fahriye Evcen ve oğlu Karan’dan kötü haber
Fahriye Evcen ve oğlu Karan’dan sevenlerini üzecek bir haber geldi.İkinci bebeğine 3.5 aylık hamile olan Fahriye Evcen, Bodrum tatilinde koronavirüse yakalandı.
3 yaşındaki oğlu Karan’ın hastalığı kapmasının ardından Bodrum’da özel bir hastaneye başvuran Fahriye Evcen’in de test sonucu pozitif çıktı.

Anne-oğulun evlerinde tedavi gördüğü, Burak Özçivit’in de test yaptıracağı öğrenildi.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
-

Seda Sayan’ın estetik doktoruna gitmişti! Serap Paköz’ü kimse tanıyamıyor
Geçtiğimiz sene Seda Sayan’ın doktoruna giderek, ‘Fransız Askısı’ yöntemiyle yüzünü gerdiren sunucu Serap Paköz, değişimiyle dikkatleri üzerine çekti.
Estetik operasyonlar sonrası sosyal medyada son görüntüsünü paylaşan Paköz’e ‘ Gittikçe çocuklaşıyor’ yorumları yapıldı.

Ekranların sevilen isimleri arasında yer alan ünlü sunucu Serap Paköz de Seda Sayan’ın tavsiyesiyle bir dizi estetik operasyon geçirmişti.
Kısa bir süre önce operasyondan çıktığını belirten Serap Paköz, Seda Sayan’ın kendisi için araya girdiğini ve doktoruna telefon ettiğini söyledi.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINAmeliyattan sonra fotoğrafını paylaşan Serap Paköz, sosyal medyada tepkilerin merkezi olmuştu.
Estetik izleri iyileşen Serap Paköz, son görüntüsüyle sosyal medyadan bol bol paylaşım yapıyor.
Değişimi ile dikkat çeken ünlü televizyoncuyu görenler tanımakta güçlük çekti.
akipçilerini ikiye bölen Serap Paköz’e gelen, ‘Gittikçe çocuklaşıyor’ yorumu ise dikkat çekti.
ESTETİKLE BAMBAŞKA GÖRÜNÜME KAVUŞAN ÜNLÜLER
-

Ufuk Özkan 17 yıllık eşinden boşandı! Ayrıldığı eşi de tanıdık çıktı
Geniş Aile dizisinde canlandırdığı Cevahir karakteriyle hafızalara kazınan ünlü oyuncu Ufuk Özkan’dan üzücü haber geldi.
Ünlü oyuncunun 17 yıllık evliliği tek celsede bitti. Boşanma haberinin ardından Özkan’ın eşi Nazan Güneş, merak konusu oldu.

Ufuk Özkan, Geniş Aile dizisinde canlandırdığı Cevahir karakteriyle büyük beğeni toplamış ve ‘Yapıştır’ repliğiyle hafızalara kazınmıştı. Özkan’dan üzücü haber geldi. Ünlü oyuncunun 17 yıllık evliliği tek celsede bitti.RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
SESSİZ SAKİN BOŞANDILAR
Birsen Altuntaş’ın haberine göre; Eren adında bir de oğulları olan çift, anlaşmalı olarak bugün evliliklerini noktaladı. İstanbul Adliyesi 8. Aile Mahkemesi’nde görülen duruşmada çift yollarını anlaşmalı olarak ayırdı. Daha önce de fikir ayrılıkları yaşadıkları için boşanma kararı alan çift, uzun bir aradan sonra yeniden ayrılık kararı aldı ve birbirlerini yıpratmadan sessiz sakin boşandı.Son dönemde fazla kilolarından kurtulan ve “Ah Be Birader” filminde kamera karşısına geçen Özkan, eşiyle mutlu günlerinden çekilen fotoğraflarını da sosyal medya sayfasından kaldırmadı.
Boşanma haberinin ardından Özkan’ın eşi merak konusu oldu. Özkan’ın 2005’te nikah masasına oturduğu 17 yıllık eşi Nazan Güneş Özkan, Türk dansçıdır. Yaklaşık 10 yılı aşkın bir süre Anadolu Ateşi’nde başdansçı olarak görev yaptı.

































































