Yazar: nihals2

  • Yaşlanma ve Yüz Makyajı

    Yaşlanma ve Yüz Makyajı

    Yüz Deri yaşlandıkça kuruma eğilimindedir ve bu yüzden zengin bir nemlendirici her gün kullanılma­lıdır. Makyaj yapmadan önce, yüzünüze nemlendirici sürün ve bir tabaka oluşturacak biçimde, nemli bir sünger ya da parmak uçlarınızla iyice yedirin yü­zünüze. Sonra da, deri renginizden bir ton daha açık, nemlendirilmiş, bej ya da şeftali tonlarında bir fon­döten kullanın. Daha açık renkte olması ışığı yansıt­maya ve yüz çizgilerinin etkilerini en aza indirmeye yarayacaktır. Çok az pudrayla fondötenin üstünü pudralayın. Eğer pudrayı çok sürerseniz kırışıklıkla­rı dolduracak ve her zamankinden daha belirgin bi­çimde görülmelerine neden olacaktır. Gün içinde hiç­ bir zaman yeniden pudra kullanmayın, almak iste­diğiniz nemi kağıt mendil ya da pamukla silin.

    Karmaşık gölgelemeler ve renk açmalardan kaçı­nın. Başarıyla yapmak çok zor olduğu gibi hafifçe kı­rışmış bir yüzde hiç de doğal durmayacaktır. Bunun yerine, yoğunlaşmanız gereken konu allıkla rengi canlandırmaktır. Sarı-kahverengi bir kayısı tonunu (hiçbir zaman pembe değil) yeğleyin ve elmacık ke­miğinin en tepe noktasına uygulayın; ilk kullanışta hiçbir zaman fazla allık sürmeyin, sonradan daha fazla sürme olanağınız her zaman için vardır. Yuka­rı ve dışarı, şakaklara doğru hafifçe yumuşatın.

    İlle de gölgelendiricileri ve renk açıcıları kullan­mak istiyorsanız, elmacık kemiklerinizden başlayın. Her iki elmacık kemiğinin altma, ucu kulağa doğ­ru süzülen birer üçgen çizmek için fondöteninizden biraz daha koyu bir makyaj çubuğu kullanın. Rengi makyaj mızın geri kalan bölümüyle kaynaştırın ve herhangi bir çirkin çizgi kalmadığından kuşkunuz olmasın. Bundan sonra açık renk bir gölge kapatıcı krem alın (çubuklardan değil, onlar çok ağır oluyor) ve bunu gözlerinizin altma (çok az sayıda torba ol­sa bile), üst gözkapağınızm üstüne ve tüm kaş bölgesine uygulayın. Gülme çizgilerini ve kaş ya da du­dak kırışıklıklarını gizlemek için, bir eye-liner fırça­sıyla, bu çizgilerin içini iyice boyaym. Yarıkların içine makyajı iyice yedirin, sonra da pudrayla kapatm. Gö­rünen damarları, içinde hafif yeşil renk bulunan bir nemlendiriciyle, kapatın, sonra da üstüne bej bir fon­döten sürün.

    Saç: Saç görünümünüz açısmdan önemli olan et­kenlerden biridir. Yumuşak bir saç biçimi seçin ve eğer boyarsanız akılcı bir renk kullanın.

    Elmacık kemikleri: Renk açıcılar ve gölgelendiriciler yerine yalnızca allık kullanın sonuç çok daha çekici olacaktır.

    Dudaklar: Renklerinize uyan bir dudak boyası seçin. Akmayı en aza indirmek için, uygulamadan he­men önce dudaklarınızı pudralayın.

    Gözler: Kendi yeğlemelerinize uyan yeni eğilim­leri benimseyerek çağdaş bir göz makyajı yapm.

    Kırışıklar: Bunlar yaşlanmanın doğal sonuçları­dır, ama sizi gene de kaygılandınyorlarsa, gölgeleri hafifletmek için açık renk bir fondöten kullanın.

    Boyun: Boynunuza fondöten sürmeyin. Çenenizde bir fondöten çizgisinin görünmediğinden kuşku duy­mazsanız yeterlidir.

    Ağız: Yaşlandıkça ağzımız belirgin çizgisini yitirmeye yüz tutacaktır ve dudaklarımız da aşamalı olarak, çizgilerden oluşan ince bir ağla kaplanacaktır. Bu ağ da, kaçınılmaz olarak dudak boyasını akmasma (kanamasına) neden olacaktır. Bu sorunları önleye­cek biçimde dudak makyajı yapmanın en iyi yolu.. bir dudak fırçasıyla dudak kenarlarını dikkatlice be­lirtmektir. Bu yöntem ağzmıza daha cömert ve ke­sin bir biçim verecektir. Bu dış çizgiyi bir kağıt men­dille yumuşatın, ağzınızı kapatıp yumuşaym ve son­ra da hafifçe pudralayın. Bu dış çizginin içini de, kendi renklerinize uyacak açık bir tonla (koyu ton­lar yaşlı gösterir) doldurun. Ağzın dış çizgisini çek­mek: Dudak boyanızı kendi renklerinize göre seçin, sonra da bir dudak fırçasıyla ağız biçiminizi dikkat­lice çevreleyin. Bir kağıt mendille, özenle yayın.

  • Yaşlanma ve Göz Makyajı

    Yaşlanma ve Göz Makyajı

    Gözler:

    Bir kadının yaşını, hiçbir şey göz makyajı kadar belli edemez. Herhangi bir kadın topluluğundaki ka­dınların hemen hemen yarısının yaşını buldurmak, gözlerindeki makyaj sayesinde çoğu kez olanaklı ol­maktadır  bu herhalde 25 yıldır değişmemiştir. Yap­manız gereken, yaygın eğilimlerin gerisinde kalmamak ve gerektiğinde size uygun olanlarını kendinize uyarlamaktır. Bununla birlikte, izlenmesi gereken be­lirli genel kılavuz çizgiler vardır. Yumuşak yeşiller, gri ya da kahvenrengi gibi akılcı ve nötr tonlar, yaşlı gözler için en uygun olanlarıdır. Mavi ya da mor gi­bi çarpıcı renklerden ve tüm donuk gölgelerden kaçmılmalıdır, çünkü kırışıkları abartırlar. Gölgeyi gö­ze uygularken bunu en uygun biçimde yapın (ister yalnızca dış köşeye dokundurun, ister göz altına ha­fifçe sürün), ama üst göz kapağının üstüne yoğun bi­çimde sürmekten kaçının, çünkü bu yalnızca ilgiyi kırışıklara çekmeye yarayacaktır. Gözlerinizi daha fazla belirtmek için üst kapağınızda eye-liner kul­lanmak isteyebilirsiniz; yalnız koyu kalemlerini kul­lanmayın, Çünkü çok ağır görünecektir. Kahverengi ya da gri, akmayan rimeller kullanın (özellikle eğer sulu gözlüyseniz); siyah rengi ancak eğer çok esmerseniz yeğleyin.

    Birçok kadın takma kirpik kullanma düşüncesini sevmez; oysa bence gözleri büyüttüğü ve güzelleştirdiği için, orta yaşlı bir kadının kullanabileceği en et­kili güzellik gereçlerindendir. Çok çarpıcı olmaları ge­rekmez; gerçekten de takıldıkları zaman hemen he­men görünmez olmalıdırlar. Her zaman kahverengi kirpik kullanın; siyah olanları kullanmayın, çünkü ağır ve kaba bir görünüşleri vardır. Takma kirpik kullanmaya uzun ve ince olanlarla başlayın ve tut­turmak için bulabildiğiniz en iyi yapışkanı kullanın (pahalı olsa bile). Yerine yerleştirdikten sonra dik­katle düzeltin. Takma kirpiklerinizi kendi kirpikleri­nizle birlikte rimelîemeniz yolundaki öğütlere kulak asmayın; bu onları daha kaba ve eskidikçe daha ya­pay göstermeye yarayacaktır.

  • Yaşlanma ve Makyajınızı Yenilemek

    Yaşlanma ve Makyajınızı Yenilemek

    Makyajınızı yenilemek

    Benim düşüncemi sorarsanız olgun bir yüzün hiçbir parçası makyajdan yoksun kalmamalı derim ve yaşlandıkça da bu makyajın daha akıllıca ve daha ince olması gerektiğine inanırım.

    Eğer makyajınızı son bir yılda hiç değiştirmemişseniz, denemeye başlamanın zamanı geldi geçiyor demektir. Kaim kadın dergilerini inceleyin, karıştırın modellerin göz ve ağız makyajlarını nasıl yaptıklarını gözleyin. Yüzle­rini nasıl gölgelendirdiklerine ve yüzlerinin dış çiz­gilerini nasıl belirlediklerine özellikle dikkat edin. Sonra da bu resimlerden herhangi birini taklit etme­ye çalışmaksızın, ‘mevsimin’ görünümünün ne oldu­ğunu kafanıza göre ana çizgileriyle çıkartın. Mak­yajla ilgili eski düşüncelerinizi atın ve bu yeni bulunmuş olanları deneyin.

    Gerekirse bir makyaj uzmanına gidin (bir koz­metik üreticisine bağlı bir salona değil). Artık her yerde güzellik uzmanı adı altında bulabileceğiniz kişilere sıklıkla rastlamanız mümkün. Yüzünüzü nasıl en iyi göstereceğinizi size öğretecektir en iyi çizgilerinizi nasıl vurgulayıp öne geçireceğinizi, ku­surlarınızı nasıl saklayacağınızı, ki ikisi de kat kat makyaj yapmaksızın başarılabilir. Uzman, makyajı­nızı yapmak için belirli bir marka ya da tür kozme­tik kullanacak ve büyük olasılıkla da bunları satın alıp almamayı sizin seçiminize bırakacaktır. Size önerileni almak konusunda kendinizi baskı altında saymayın. Aynı ya da benzer malları başka yerde da­ha ucuza alabileceğinizi düşünüyorsanız öyle yapın araştırın cildinizde ne şekilde durduğunu analiz edin ve kararınızı ondan sonra verin. Ve unutmayın ki bu çabanın tüm amacı yüzünüzü ve kişiliğinizi daha iyiye götürmektir  birkaç dene­meden sonra sonuçların sizi mutlu etmediğini fark ederseniz, artık üstüne gitmeyin ve başka bir şey, si­ze uyacak bir şey bulun. Olumlu olun iyi görünürseniz kendinizi iyi duyarsınız ve kendinizi iyi hissedersiniz..

  • Meyve Kürü

    Meyve Kürü

    Her gün biraz taze meyva yemekle vitamin ve mineral ihtiyacınızı karşılamış olursunuz. Ama en fazla iki gün sürecek bir meyva kürünün yararları çok daha büyük olur. Hayvani yağlarca zengin, pişmiş yemeklerden oluşan bir diyet sindirim sisteminin tembelleşmesine ve kabızlığa yol açarken fazla lifli meyvalar ve bol bol sudan oluşan bir diyet vücudunuzu temizler ve size gerçekten bir canlılık kazandırır.
    Kan dolaşımının hızlanmasına yardım etmek için, aşağıda verdiğimiz iki günlük meyva kürünü jimnastikle destekleyin ve sonra, kendinizi gerçekten canlı ve taptaze hissetmeniz için, meyvaların güzelleştirici özelliklerinden yararlanın.

    KÜR İÇİN İPUÇLARI

    İki günlük meyva kürü başlamadan önce aşağıdaki noktalara dikkat edin.
    Ne Zaman Yapmalı?
    Tercihan çalışmadığınız, sakin geçecek iki günü seçin. Eğer bu mümkün değilse, akşam meyva yerine hafif bir yemek yiyin. Böylece, çalışırken size gerekecek protein ve karbonhidratı almış olursunuz.

    Alışveriş Rehberi
    • Renklendirici, tatlandırıcı, şeker ve katkı maddesi içermeyen meyva sularını seçin (mümkünse, evde kendinizin yapacağınız taze meyva sularını tercih edin)
    • Musluk suyu içemiyorsanız şişe suyu alın. Midenizin gazla dolmasını istemiyorsanız maden sodası yerine su için.
    • Mümkünse organik gübre kullanılarak yetiştirilmiş meyvaları tercih edin. Suni gübreyle yetiştirilenlerden daha pahalı olabilirler ama hem lezzetleri daha güzeldir, hem de kimyasal maddeler İçermezler.

    Meyvanın Hazırlanışı
    • Mutlaka iyice yıkayın ve C vitamini kaybını önlemek için ince dilimler halinde değil, kalınca doğrayın.
    • Zamandan kazanmak için büyük bir kase doğranmış meyva hazırlayın ve ağzını yapışkan noylanla sıkıca kapatarak buzdolabında saklayın. Böylece her öğün zaman kaybetmekten kurtulursunuz.

    DİKKAT!
    Yediğiniz meyva miktarında aşıraya kaçmayın. Vücudunuz fazla pişmiş besinlere alışıksa meyva sindirimi fazlasıyla yumuşatır. Dolayısıyla pişmiş sindirimi zor besinlerden birdenbire taze meyvalara geçerseniz, bünyeniz bu değişikliği hemen kabul edemeyecektir. Böyle bir durumda diyetinize hafif bir akşam yemeği ekleyin.

    Diyet
    İki saatte bir yemenizi sağlamak için kuşluk ve ikindi olmak üzere diyetimize iki ö-ğün daha ekledik. Bu, kan şekerinizin düşmesini önleyecektir.

    Kahvaltı: Bir kaç kuru hurma ve bir elmayla birlikte doğranmış büyük bir portakal. Karıştırılmış çeyrek litre su ve portakal suyu ya da içine bir kaç dilim limon katılmış su.

    Kuşluk: Dilediğiniz kadar üzüm ve bir büyük muz. Çeyrek litre sulandırılmış elma suyu.

    Öğle: Dilimlenmiş elmayla karıştırılmış bir büyük tabak doğranmış domates. Üstüne kuru hurma ya da kuru incir serpilmiş bir kase böğürtlen ya da kuş üzümü. İçine limon dilimleri atılmış mümkün olduğu kadar çok su.

    İkindi: Bir kase çilek ya da ahududu, bir kaç kuru kaysı; ıhlamur yada meyva çayı.

    Çay saati: Büyük bir tabak frenkeriği, bek-taşiüzümü, ahududu ya da çilek, bir muz. Yarı yarıya karıştırılmış çeyrek litre meyva suyu ve maden suyu ya da ıhlamur, adaçayı.

    Akşam: Doğranmış hurma ya da taze ananas dilimleri. Bir bardak su ve meyva suyu karışımı ya da ıhlamır vb. faydalı ot çayı. Çok açsanız ve daha tok tutan bir şey istiyorsanız kepek ekmeği ve çırpılmış yumurta, ızgara biftek, balık ya da tavuk, buharda haşlanmış sebze ve fırınlanmış küçük bir patatesle biraz peynir yiyebilirsiniz.

    Egzersiz
    Taze meyva diyetimizi uygularken düzenli olarak egzersiz yapmanız gerekir. Böylece, kanın vücutta daha hızlı dolaşmasını sağlayarak metabolizmanın oluşturduğu atıklardan kurtulursunuz. Egzersiz terlemenizi de sağlar. Terleme hücre atıklarının vücudun dışına atılmasına yardım ettiği gibi vücudun tuttuğu suyu da azaltır.
    Sabahları: Ayaklarınızı iki yana açıp kollarınızı başınızın üstüne kaldırın, dizleri kırarak aşağı ve ileri doğru eğilin, elinizin tersini yerde sürüyerek doğrulun ve kollarınızı gene başınızın üstüne kaldırın. On kez tekrarlayın.
    Öğle yemeğinden önce ve sonra: Temiz havada 20 dakika hızlı ve canlı biçimde yürüyün, bu sırada kollarınız sallayın ve derin derin soluyun. Hızınızı sizi rahat ettirecek düzeyde tutun.
    Yatmadan önce: Bir iskemlenin arkasına tutunun ve bacağınızı öne ve arkaya doğru sallayarak becerebildiğiniz kadar yükseğe kaldırın. Her bacak için 15 kez tekrarlayın, iki kolunuzla, göğsünüzün üstünden çapraz geçip başınızın üstünden döndürerek daireler çizin; 15 kez tekrarlayın. Sonra sırayla her kolunuzla büyük daireler çizin; 10 kez soldan sağa, 10 kez sağdan sola.

    Banyoda güzellik
    Yemeğin hazmolması için uzunca bir süre bekledikten sonra küveti sıcak suyla dol¬durun. İki kapak dolusu banyo tuzunu akan suyun altında iyice eritin. Küvete uzanıp 15-20 dakika dinlenin; su soğumaya başlayınca sıcak suyu açarak eski ısısına getirin. Bu banyo, terleyerek toksinleri at¬manıza yardım eder. Daha sonra, o günkü kürden artan meyvalarla kendinize bir banyo-sonrası bakımı uygulayın.
    1 Bir kaç çileği ezerek yüzünüzün ve boynunuzun yağlı kısımlarına sürün. Maskeyi daha da sıkıştırıcı hale getirmek için içine bir kaç damla konyak katabilirsiniz. Uzanıp 10 dakika kadar dinlenin, sonra soğuk suyla yıkayın, yüzünüzü havluyu hafif hafif bastırarak kurulayın.
    2 Dişleriniz donuk ve kirli görünüyorsa limon kabuğuyla ovalayarak parlatın, sonra daha taze bir çeşni vermek için bir çileğin yarısını üstlerinde gezdirin.
    3 Küvetten çıkmadan önce bütün vücudu¬nuzu keseleyerek ölü derileri atın; böylece hücrelerin ve terbezlerinin atıklarıyla tıkan¬mış olan gözeneklerinizi açmış olursunuz. Bu banyo günün stresini atmanız için de en güzel yöntem olacaktır.

  • Yaşlılıkta Görünümü Korumak, Elbise Seçimi ve Hatlarınız

    Yaşlılıkta Görünümü Korumak, Elbise Seçimi ve Hatlarınız

    GÖRÜNÜMÜ KORUMAK
    Birçok kadın yaşlanmanın yüzlerindeki ve vücut­larındaki etkilerinden çok rahatsız olurlar; kimi za­man o derece ki artık kendilerine yardım etmek için hiçbir çaba göstermezler. Aynaya bakıp da gördüğü­nüz şeyden nefret etmek kadar bunaltıcı, üzücü çok az şey vardır herhalde. Oysa, öte yandan, aynaya ba­karsanız ve gördüğünüzü beğenirseniz bunun tüm gö­rünümünüze ve davranışlarınıza olumlu katkısı ola­caktır. Bu olumlu kendini beğenme duygusu ileri yaş­larda giderek daha büyük önem kazanır ve görünü­münüze sürekli dikkat etmek bunu sağlamanın en iyi yollarından biridir. İyi bir diyetin, ve düzenli alıştır­maların görünümünüze yararlı etkilerine, sonradan, iyi giyinmeniz ve cildinize, saçınıza bakmanızın sağ­layacağı katkılar da eklenecektir.

    Hatlarnızı yeniden gözden geçirin
    Yeni elbiseler almadan önce, öncelikle vücüdunuzu düşünün; ince ve sağlıklı bir biçim, genç bir görü­nümü sürdürebilmede en önemli etkenlerden biridir. Bu nedenle aynanın önüne geçtiğinizde, vücudunuzun yağlandığını fark ederseniz rejim yapma çabasını gös­terin ve düzenli alıştırmalara başlayın; hemen.

    Kadın vücudunun, genç bir biçimi belli eden be­lirli anahtar noktaları vardır: Göğüs çizgisi, bel çiz­gisi, sırt ve kalçalar. Eğer hatlarınız kusursuz değilse bu anahtar noktalara dikkat etmeli ve ona göre gi­yinmelisiniz. Göğüs çizgisi omuzla dirseğin tam orta­sında olmalı ve eğer gerekirse telli bir sutyenle orada tutulmalıdır. Eğer kiloluysanız, sutyenin sırtınızı sı­kıp kıvrımlar oluşturmamasına dikkat edin.

    Öte yandan en iyi noktalarınızı olabildiğince ön plana çıkarmalısınız: Eğer göğüsleriniz güzelse belli edin; beliniz çekiciyse bunu vurgulayacak giysiler gi­yin; bacaklarınız güzelse etek boylarını göreceli ola­rak, olabildiğince kısa tutarak görülmelerini sağlayın ve çekici ayakkabılar giyin.

    Uygun giyinme biçimini seçmek
    Neyin giyilmesi konusunda kesin öğütler vermek olanaksızdır. Yalnızca kendi giyinme biçiminizi za­ten geliştirmiş olmayacaksınız, moda da sürekli ola­rak değişiyor olacak. Bununla birlikte gene de genel moda çizgilerinden uzaklaşmamanız gerekir – eğer paspal bir kadın olarak görülmek istemiyorsanız. Bu yüzden size uyan, hoşunuza giden renk ve biçimler­den oluşturun gardrobunuzu, ama büyük olasılıkla size uygun olmayacak daha abartılı ve geçici stiller­den uzak durun. Kişiliksiz çizgiler taşıyan ‘müdirhanım’ tipi giysilerden de, güvenli olarak sınıflandırılabilecek her şeyden de uzak durun. Kaba ve kalın kumaşlar seçmeyin, çünkü vücudunuzu esnek değil­miş gibi ve hareketsiz göstereceklerdir. Beliniz kısaysa, belinizi saklayarak sizi kısa ve kalın gösterecek elbiselerden kaçının. İdeali tepeden tırnağa aynı renkte giyinmenizdir. Eğer kalçalarınız büyükse uzun tunikler, ceketler ya da bluzlar giyerek gizleyin ve dar etekler ya da pantolonlar giyinmekle kalmaz, ay­nı zamanda daha genç ve daha çağdaş duyarsınız kendinizi.

    Elbise almak
    Kimi kadınlar alışverişten nefret ederler ve bu nefretin yaşlandıkça azalacağına inanmak zordur. Gene de sabah erkenden, dükkânlar ve soyunma oda­ları boşken alışveriş yaparak bu tepkiyi hafifletebi­lirsiniz. Aynı biçimde size uyan belirli bir stil bulun­ca birçok renkte alın. Kimi kadınların düşündüğü gi­bi, siz de yaşlandıkça renk duyunuzun yok olmaya yüz tuttuğunu düşünüyorsanız ya yanınıza bir arka­daşınızı alın ya da tezgahtarlardan birinden yardım­cı olmasını isteyin. Yaşlandıkça birçok kadını etkile­yen bir başka olay da beldeki bükülmedir, alacağı­nız elbiselerin buna uygun olmasına dikkat edin.

  • Bronz Tenler

    Bronz Tenler

    Güneşle ya da güneşsiz… Bronz rengi bir tene sahip olmak için öğütlerimizi izleyin.

    RAKAMLARLA GÜVENLİK
    Aşağıdaki önlemleri alarak hem kendinizi koruyabilir hem de uzun süre dayanacak bronz bir ten kazanabilirsiniz:

    1 Güneşe her çıkışınızda, güneş sütü ya da losyon kullanın. Makyaj yaparken önce onu sürün (tıpkı nemlendiriciyi kullanır gibi) ve mümkün olduğu kadar, güneşi engelleyen maddeler içeren makyaj malzemelerini seçmeye çalışın.

    2 Güneşe ilk çıktığınız birkaç gün boyunca koruma faktörü yüksek (SPF 8-10) bir ürün kullanın. Çocuklar için SPF 10-12 olmalıdır. Yanmaya başladıktan sonra SPF 4-6 kullanabilirsiniz.

    3 Koruyucuyu; iki saatte bir, ya da suya dayanıklı bir ürün kullanmıyorsanız, denizden her çıktığınızda, tekrar sürün. Suya dayanıklı olanları günde 2-3 kez ya da havluyla her kurulanıştan sonra sürmeniz yeter.

    4 Her banyo ya da duştan sonra cildi serinletip nemlendiren bir güneş sonrası (aftersun) losyonu kullanın. Yüzünüze ve vücudunuza bol bol sürün.

    Gerçekten Bronzlaşmak
    Gerçekten güneşte bronzlaşmış bir cilt görünüşünüzde harikalar yaratır: Elmacık kemikleri belirginleşir, gözler daha parlak, dişler daha beyaz görünür. Yaz makyajınız bu güzellikle rekabet etmesin; onu vurgulasın!..

    Cilt
    Gündüzleri yüzünüze, koruma faktörü (SPF) 6’yla 8 arasında değişen bir güneş sütünden ince bir tabaka sürün. Burun gibi kolayca yanan yerlere özellikle dikkat edin. Gece, cildinizin güneş yanığı rengini koyulaştırmak ve bütün yüzünüzün aynı tonda olmasını sağlamak için hafif renklendirilmiş bir nemlendirici kullanın.

    Tavsiyemiz: Kullandığınız güneş sütü ya da losyon, yüzünüzün parlak görünmesine neden oluyorsa çok ince bir kağıt mendille hafifçe bastırarak emdirin.

    Gözler
    Yanık teninizle gözlerinizin akı arasındaki kontrast onların biçimini daha da ortaya çıkartır; o yüzden, gündüzleri kahverengi ya da siyah bir göz kalemiyle ince bir çizgi çekmekle yetinin ve renksiz maskara kullanın. Gece yeşil, mavi göz kalemiyle renklendirin ya da göz kapağınızın üst kısmını altın rengi farla gölgelendirin.

    Tavsiyemiz: Gündüz gerçekten doğal bir görünüm sağlamak için, kirpiklerinize birazcık vazelin sürerek onların birbirinden ayrı ve kıvrık durmasına yardımcı olabilirsiniz.

    Yanaklar
    Cildinizin güneş yanığı rengini ve elmacık kemiklerinizi vurgulamak için gece allık ve gölgelendirici kullanın; parlak tonlardan ka¬çının. Yüzünüze sert bir görünüm vermekten ve teninizin yanık rengini solgun göstermekten başka bir işe yaramazlar. Aynı rengin koyu ve açık tonlarından oluşan ikili allıkları kullanın. Koyu allığı elmacık kemiğinizin hemen altına, açık tonda olanı da hemen üstüne sürün.

    Tavsiyemiz: Ağır bir makyaj yapmak istemiyorsanız, elmacık kemiklerinizi belirginleştirmek için hafifçe renklendirilmiş bir nemlendirici kullanabilirsiniz.

    Dudaklar
    Doğal parlaklıkta bir dudak rengi gündüz i- çin idealdir, ama yüzünüzün güneş yanığı renginin dudaklarınızı “görünmez” hale getirdiğinden şikayetçiyseniz, gece daha koyu bir renk seçin ve dudaklarınızını biçimlendirip belirginleştirmek için fırçayla sürülen bir ruj kullanın. Daha sonra, hava çok sıcaksa, dudaklarınızı hafifçe pudralayın.

    Tavsiyemiz: Dişlerin daha beyaz görünmesi için mavimsi pembe, kırmızı ya da portakal rengi ruj kullanmaktan kaçının. Bu renkler sarı tonları vurgularlar. Onun yerine kahverengi ya da şeftali tonlarında bir ruj seçerek, dudaklarınızı renklendirin.

  • Yaşlılarda Diyet Düzenlenmesi

    Yaşlılarda Diyet Düzenlenmesi

    DİYETİN DÜZENLENMESİ

    Yaşlanmayla bir­likte giderek kilo sorunlarının  arttığı tesbit edilmiştir özellikle menopoz sonrası bir çok kadın bundan şikayet etmektedir..  Çünkü kilo almanın belli başlı nedeni metabolizmadaki düşüştür. 55 yaşa gelindiğinde  vücut ağırlığını aynı tutmak için ge­reken günlük kalori çok azalmıştır. Bu yüzden, es­kiden olduğu kadar yemeğe devam etseniz bile (es­kisinden daha fazla değil) çok gelecek ve yediklerini­zi kısıtlamak zorunda kalacaksınız. İkincil bir etken de, çoğu orta yaşlı ve yaşlı kadın için düzenli alış­tırma eksikliğidir.

    Bu kilo artışı sorunu nasıl çözülebilir? Basitçe, da­ha az yemek ve daha çok alıştırma yapmanız gere­kir. Bu da söylemesi yapmasından kolay bir şeydir. Çünkü daha az kalori alınması gerektiği gerçeğine karşın vücudun beslenme gereksinimlerinde bir de­ğişme olmamıştır. Bu da vücudun işlevlerini düzgün biçimde yerine getirebilmesi için gereken her şeyi da­ha az kalori içeriğiyle bulmanız gerektiği anlamma gelir. Yaşlı kadınlar için diyetlerinin yeterli protein ve vitamin miktarlarını içermesi özellikle çok önem­lidir. Besinlerin besleyici değerlerini ve kalori değerle­rini tam olarak hesaplamak ve toplamak çoğu kadı­na zor gelir. Bu yüzden en iyisi dengeli bir diyeti bu kitapta da bulabileceğiniz gibi belirli bir listeden seç­mektir.

    Birçok yaşlı insan için geçerli olan yaygın bir so­run da özellikle eğer yalnız yaşıyorlarsa, sindirim sis­temi, dişler ya da tat duyusunda hiçbir bozukluk ol­masa bile yemeğe duyulan ilginin tümüyle yok olma­sıdır.  Bu gibi durumlarda yemek yemek için çaba göstermek gereklidir.  Örneğin eğer çok fazla israfa neden olduğu gerekçesiyle kendiniz için yemek pişir­me düşüncesine karşı çıkıyorsanız o zaman büyük miktarlarda pişirmeyi ve yalnız küçük bir bölümünü yiyip geri kalanını sonra kullanmak üzere dondurma­yı deneyin. Aynı zamanda değişik yemek stillerini de­neyin  sebze ağırlıklı yemekleri, Çin, Hint yemek­lerini tekdüzeliği önlemek ve tat duyusunu uyarmak için.

    Kimi kadınlar günde” üç ana öğün yemeyi bece­remediklerini farkederler. Bu sizin için de böyleyse düzgün aralıklarla beş ya da altı öğün yemeyi de­neyin ki besleyici değerleri gün içine iyice yayılmış olsun.

    Daha önce de belirttiğimiz gibi yüksek miktarda tuz almak yüksek tansiyon ve kalp hastalığıyla sıkı sıkıya ilin­tilidir ve bu nedenle bırakılmalıdır bu alışkanlık; ye­meklere tuz koymaktan vazgeçin.

  • Egzersizler

    Egzersizler

    Isınma Alıştırmaları

    Daha zor alıştırmalara başlamadan önce isten­meyen, gereksiz gerilmeleri önlemek için vücudu yu­muşatmak zorunludur. Vücut ısındıkça kol ve bacak­lara kan taşıyan damarlar aşamalı olarak genişler ve vücudun aerobik alıştırmayla birlikte artan oksijen gereksinimini karşılarlar. Isınma hareketleri, yumu­şak alıştırmalar öncesinde 5 dakika, daha şiddetli alıştırma öncesinde ise “10 dakika süreyle yapılmalı­dır.

    Omurga germe: (10 kez) Ayaklarınızı hafifçe ay­rık tutarak ayakta durun ve kollarınızı yukarı kaldı­rıp kendinizi gerin. Dizlerinizi bükerek eğilip kolla­rınızı aşağı ve arkaya doğru sallayın. Kollarınızı ye­niden yukarı doğru sallayın ve sırtınızı bükün.

    Bel germe (10 kez): Ayaklarınız açık olarak ayak­ta durun, germin. Bacaklarınızı kırmadan sol elinizi bacağınızın yanmdan aşağı doğru kaydırırken sağ kolunuzu başınızın üstüne sallayın. Aynı hareketi kolları değiştirerek yineleyin.

    Diz tutma (10 kez): Bacaklarınız açık olarak ayakta ve dik durun. Bir dizinizi bükün ve yukarı kaldırıp sıkıca göğsünüze doğru getirin, öbür bacak­la aynı hareketi yineleyin.

    Aerobik egzersizleri
    Vücudun işlevlerini düzgün biçimde yerine geti­rebilmesi, kalp ve akciğerlerin sağlamlığına bağlıdır, bu yüzden onları iyi durumda tutmak zorunludur. Koşmak, tenis, kayak ve yüzme gibi sporlar hem kas­ları çalıştırır, hem de kalp ve akciğerlerin dayanıklı­lık ve gücünü artırır. Bu, özellikle yaşlı kadınların yapabileceği ideal bir spor olan yüzme için geçerlidir, çünkü suyun içinde vücut ağırlığı rahatlıkla destek­lenir ve kollara bacaklara hiçbir istenmeyen yük bin­mez.

    Hareketlilik ve esneklik egzersizleri
    Tenis, duvar tenisi ya da jogging gibi zorlu spor­ları yapmak düşüncesi size çekici gelmiyorsa, olduğu­nuz yerde yapabileceğiniz belirli yararlı alıştırmalar vardır. Bunların esnekliğe bir katkısı olmasa da zi­hinsel ve fiziksel yanıtları canlandırırlar ve görünü­münüze olumlu katkıda bulunurlar. Bununla birlikte ola ki kendinizi iyiden iyiye bırakmışsanız ya da eğer artritiniz varsa aşağıda anlatılan bu alıştırmalar ide­al bir seçenek oluşturur.

    Bacak hareketliliği: Oturun, bir ayak tabanınızın altın­dan bir eşarp geçirin. Her iki elinizle eşarbın birer ucundan tutarak ayağınızın ucunu hafifçe yukarı çek­meye çalışın. Öbür ayağınıza da aynı şeyi uygula­yın.

    Bel hareketliliği: İskemleye oturun, hafifçe döne­rek bir dirseğinizi iskemlenin arkalığına atın. Aynı hareketi öbür kolunuzla da yapın.

    Ayak bileği hareketliliği: Bacak bacak üstüne atın ve yavaşça ayak başparmağınızla bir daire çizin. Aynı hareketi öbür ayağınızla da yapın.

    Genel duruş: Sandalyeye kalçanızı iyice geriye ata­rak oturduktan sonra, belinizi dikleştirin: Göğüs dışarı, baş yu­karı şekilde bir süre oturun..

    Ayak hareketliliği: Sandalyeye oturun, her iki ayak bileğinizi, önce parmaklarınızı sonra da topuklarınızı yukarı kaldırarak bükün.

    Boyun hareketliliği: Başınızı öne doğru bırakın ve yavaşça kaldırın ve sağa sola doğru aynı hareketleri tekrarlayın..

    Kol kasları: Bu egzersiz kolların altındaki sark­maları önlemeye yardımcı olur. Sandalyeye otu­rup, ellerinize birer ağırlık alın göğsünüze tutun ve yavaşça yanlara doğru kol­larınızı açın, kendinizi zorlamayın.

  • Fırça Darbeleri

    Fırça Darbeleri

    Kötü yapılmış ve lekeli bir makyaj, kozmetik ürünlerinden çok kullandığınız sünger ve fırçaların ürünüdür. Dolayısıyla ne kadar kaliteli kozmetik ürünü kullanırsanız kullanın, eğer bunları uygulamak için kalitesiz malzemeleri seçerseniz sonuç tümüyle olumsuz olacaktır. Çok para harcayarak aldığınız kozmetik ürünlerini yüzünüze sürmeden önce kullanacağınız fırçaları çok iyi seçmelisiniz. Bilinçli ve doğru bir seçimle makyajınızı gerçekten mükemmel kılabilirsiniz.

    FONDÖTEN

    FONDÖTEN SÜNGERLERİ
    Doğal ve sentetik olmak üzere iki çeşittir. Her ikisi de fondöteniniz silinse bile pürüzsüz bir görüntü sağlar, ama yapay sünger daha ucuzdur. Kullanım için, süngeri ıslatın ve sonra kuru hale gelene kadar sıkın. Fondöteni noktalar halinde sürdükten sonra süngerle çabucak yayın.

    Doğru seçim; fondöteni ağız, burun ve gözünüzün çevresindeki çatlaklara yedirecek kadar küçük olanıdır. Kama şeklindeki süngerlerin özellikle yararım görebilirsiniz.

    PUDRA POMPONLARI
    Pomponlar pudralıkların içinde hazır olarak vardır. Yünlü kadife ve köpük olmak üzere iki çeşit bulabileceğiniz pomponları ayrıca satın da alabilirsiniz. Yünlü kadife olanları daha düzgün bir görüntü verir ve uzun süre kullanılır. Kullanım için, cildinizi pürüzsüzleştirdikten sonra pudrayı bütün yüzünüze sürün ve büyük bir fırçayla fazlalığı alın.

    Doğru seçim; pudralığınıza uyacak boyutlarda yumuşak olanıdır.

    PUDRA FIRÇASI
    Pudra pomponu kullandıktan sonra arta kalanları almak için kullanılır, pudra pomponu yerine de kullanabilirsiniz. Taş pudranın fazlalıklarını alabileceğiniz gibi toz pudraya batırıp yumuşak darbelerle yüzünüze de sürebilirsiniz.

    Doğru seçim; yumuşak ve doğal kıldan üretilmiş olanlarıdır.

    YÜZ FIRÇASI
    Derin temizleme için kullanılır. Küçük yuvarlak fırçası yumuşak olmalıdır. Yüzü yıkarken köpürtmek ya da derideki ölü hücreleri temizlemek üzere hafif canlandırıcı daireler yapmak için kullanılır.

    Doğru seçim; yüzünüzü tahriş etmeyen yumuşak naylon kıllı olanlarıdır.

    GÖZLER

    SÜNGER FIRÇA
    Far sürmek için kullanılır. Çoğu farın içinde kendi fırçası zaten vardır, ama dışardan alırsanız tutma yerleri daha uzun olduğundan ne yaptığınızı daha rahat görürsünüz. On ya da daha fazla kullandıktan sonra atılabilir fırçalardan da alabilirsiniz, ama bu sürlgerlerin kalın yapısı lekeli”bir görüntü yaratabilir.

    Doğru seçim; pürüzsüz bir uygulama verecek iyi bir yapıya sahip olandır.

    FAR FIRÇASI
    ince bir tabaka etkisi yaratmak ya da renk karıştırmak için çok iyidir. Fırçaya fazla far almayın ya da fazlasını eğer rengi uyuyorsa yanaklarınıza sürün.

    Doğru seçim; yumuşak kıllı olandır. Bunlar yeterince düz ve dar olmalı ki rahatlıkla köşelere girebilsin.

    EYELİNER FIRÇASI
    Çok ince olmalıdır (60’ların görüntüsünü sağlamak için ideal). Önce ıslatın, ardından fırçaya koyu bir far sürün yada eyeliner tüpünü kullanın ve kirpiklerinizin tam üstüne düzgün bir çizgi çekin.

    Doğru seçim; kısa, gittikçe incelen kılları olandır. Ayrıca tutma yeri uzun olursa kullanımı kolay olur.

    KAŞ FIRÇASI/KİRPİK TARAĞI
    Düzenli bir görünüm elde etmek için kaşlarınızı uzama yönünde fırçalayın. Kirpiklerinizi ise rimel sürdükten sonra tarakla ayırın.

    YANAKLAR

    ALLIK FIRÇASI
    Yanaklara renk vermek için kullanılır. Fırçanızı allığa batırın ve fazla gelmemesi için üfleyin. Kulağınızın üst noktasından dudağınıza üç parmak kalana kadar bir çizgi çekin, bu çizgiyi kulağınızın iç tarafına da uzatarak allığı oluşan bu üçgenin içine sürün.

    Doğru seçim; kalın, rahatça bükülebilen , yumuşak (samur) kıllı olandır.Tutma yerinin uzunluğu isteğe bağlı olarak değişebilir.

    DUDAK

    DUDAK FIRÇASI
    Rujdan daha net ve daha doğal bir görünüm verir. İçini boyamadan önce dudaklarınızın kenarlarını çizin. Bunu bir ruj kalemi ile yapabileceğiniz gibi piyasaya yeni çıkan ispirto boya görünümündeki kalemlerle de boyayabilirsiniz.

    Doğru seçim; yumuşak ve kıllı olandır. Fırça çok ince olmamalıdır. Kapaklı olanlar daha iyidir.

    TEMİZLEME
    Herşeye rağmen eğer fırçalarınız kirli ve bakımsız ise bunları kullanmanız faydasızdır. Böyle fırçalarla uygulanan makyajlarda lekeler ve noktalar yapan bakteriler oluşacaktır. Fırçanın üstünde, cildinizden dolayı oluşan yağlar kozmetiklerinizi kirletecek ve fırçalarınızı cildinize sürdüğünüzde kullandığınız kozmetikleri bozacak ve kötü bir görüntünün oluşmasını sağlayacaktır. Bu da ne kadar para harcarsanız harcayın yine de hoş olmayan bir makyaj oluşturacaktır. Bakım için haftada bir kez ılık sabunlu suyla fırçalarınızı yıkayın (şampuanla yıkayabilirsiniz). Bol tüylü fırçaları iyice sabunlayın. Daha sonra temiz suyla durulayın. Hatta suyun altında beş, şltı dakika tutun. İyice sabundan arındığına emin olduktan sonra sirkeleyin ve kuruması için bir havlunun üzerine alın.

  • Östrojenler menopozdaki kadınlarda koroner trombozunu önler mi?

    Östrojenler menopozdaki kadınlarda koroner trombozunu önler mi?

    Yaşlanmanın vücut üzerindeki etkileri

    Östrojenler menopozdaki kadınlarda koroner trombozunu önler mi?

    Dişilik hormonlarının menopoz öncesinde koruyucu bir etkileri olduğu düşünülmektedir ve menopozdan sonra da hormonların kalp hastalığını önleyebileceği yolunda bulgular var olmakla birlikte kanıt yoktur. Bununla birlikte bu hastalığı önlemenin en iyi yolu sağlıklı bir diyet izlemek ve düzenli olarak alıştır­malar yapmaktır.

    Birkaç gün önce olmuş olayları unutmak ve bunun giderek şiddetlenmesi bir bunama belirtisi midir?

    Yakın zaman belleği yaşlanmayla birlikte bozu­lur, ama bu genellikle altmışlardan önce olmaz Unutkanlık büyük olasılıkla gerilim altında olduğu­nuzu ve normalde bir kimseden beklenebileceğinden fazla şeyi anımsamak durumunda olduğunuzu göste­rir. Listeler yaparak üzerinizdeki baskıyı kaldırın, evin her yanında bloknotlar bulundurun.

    Bir şeyler okurken yazıyı gözden giderek daha uzakta tutmak zorunda kalmak gözlerin yaşlandığının bir belirtisi midir?

    Gözlerin yaşlandığının değil, ama gözdeki kaslar nedeni ile göz küresi ve merceğin biçimindeki aşa­malı bir değişikliğin belirtisidir. Eğer merceği uzatır­larsa odaklamayı sağlamak için kitabı daha uzakta tutmak zorunda kalırsınız; eğer kısalırsa tersini yap­mak zorunda kalırsınız. Aynı şeyler göz küresinin bi­çiminde değişmeler (uzama ya da yassılaşma) oldu­ğunda da söz konusudur.

    D vitamininin kemiklerin incelmesini önlemede yardımcı olduğu doğru mu?

    Evet, ama yalnızca altmış beş yaşın üstünde. Bu yaştan önce genelde östrojenler ve dengeli beslenme yardımcı olur.

    Kambur oluşmasını önlemenin bir yolu var mıdır?

    Evet, kalsiyum ve proteinden zengin, iyi diyet ve eğer altmış beş yaşın üstündeyseniz D vitamini ta­mamlayıcıları. Duruşunuza dikkat edin ve alıştırma­larınızı düzenli olarak yapın.

    Omuzlar gevşetilir ve boynunuzu yukarı doğru esnetin.  Gergin olduğunuz anlarda omuzlardaki kaslarınız sıkışır ve hareket etmenizi bile zorlaştırabilir. Bu kasılmalardan kurtulabilmek istiyorsanız her gün düzenli olarak esneme egzersizleri yapın.

  • Yaşlanmanın Vücut Üzerindeki Etkileri

    Yaşlanmanın Vücut Üzerindeki Etkileri

    Yaşlanmanın Vücut Üzerindeki Etkileri

    İskelet: Yirmi yaşına doğru tam erişkin boyuna ulaştıktan sonra hiç büyüme olmamakla birlikte vü­cut kemikleri yaştan etkilenirler. 60’ın üstündeki ka­dınların hemen hemen hepsinde artrit ya da eklem iltihabının şu ya da bu biçimde belirtileri bulunabilir. Genelde sırtın alt bölümlerini, beli, dizleri, ayak bilek­lerini ve ayakları tutan osteoartritte eklem araların­daki kıkırdaklar aşmır ve bu da her iki kemiğin uç­larında kalmîaşmaya yol açar. Bu da klasik, kemik çıkıntılar bulgusuna neden olur. Menopozdan sonra kadınlar ellerinde, özellikle parmakların son eklem­lerinde kalınlaşma ve biçimsizleşmeler olduğunu farkederler ki bunlara Maberden nodülleri denir.

    Menopozdan sonra her dört kadmdan biri osteoporozun etkilerinden yakınır – kalsiyum ve protein yi­tirme sonucu kemiklerde aşamalı bir incelme ve yu­muşama olur. Bu, kimi zaman omurgadaki omur disk­lerinin incelmesi ve düzleşmesi ile de birliktedir ki, omurgada aşamalı bir bükülmeye ve boy kısalması­na yol açar.

    Kaslar: Maksimum kas gücüne ortalama 25-30 yaşlar dolayında ulaşılır. Bu yaştan sonra kas kasıl­malarının hızı ve gücünde aşamalı bir azalma ve ay­nı zamanda kasm eforu sürdürebilme kapasitesinde de bir azalma olur. Kasm esnekliğinde de azalma olur ve esnek olmayan fibröz doku artar. Kas liflerinin sayısı ve kaslardaki protein miktarı düzenli olarak azalır.

    Deri: Derideki dikkat çekici esneklik özelliği kol-lajenin varlığına bağlıdır. Yaşla birlikte kollajenin bu uzama özelliği giderek azalır ve sonuçta da kırışık­lıklar ve sarkmalar ortaya çıkar. Bu da görünümün güzelliğini büyük ölçüde yok eder, deri ince ve le­keli bir hal alır. Yüzde ve bacaklarda küçük damar­lar görünür hale gelir ve yaş ilerledikçe hemen hiç­bir esnekliği kalmayan deri neredeyse saydam bir nitelik alır. Yeni kollajen yapımı biz yaşlandıkça ya­vaşlar ve artık daha az su tutabilir. Yaş’ ya da ‘ka­raciğer’ lekeleri denilen kahverengi lekelerin ortaya çıkışı orta yaşlarda olur.

    Yaşlandıkça kilo tutmak için daha az kalori ya-terli olmaktadır. Bu yüzden birçok kadın yediklerini fiziksel gereksinimlerine göre ayarlamadıkları takdir­de çok kolay kilo aldıklarını farkederler. Bununla bir­likte daha da yaşlandıkça kas kitleleri gibi bu yağlar da yok olmaya yüz tutar ve yerlerini esnek olmayan deri kıvrımlarına ve kırışıklıklara bırakır.

  • Tehdit Altındaki Cilt

    Tehdit Altındaki Cilt

    TEHDİT ALTINDAKİ CİLT
    Şurası kesindir; vücudumuzun dışındaki koruyucu yüzey daima zarar görmeye açıktır. Bunun için çok çabuk yıpranarak yaşlanırlar. Günlük yaşamda kullanılan giysilere sürtünme ve terin teması cildi yıpratır. Eğer cildin çabuk yıpranmasını ve yaşlanmasını engellemek istiyorsanız çok iyi bakmanız gerekir. Bu nedenle, bakıma geçmeden önce cildimizin düşmanlarını çok iyi öğrenmeliyiz.

    Kirlilik:
    Bilinçsizce yapılan makyaj, sabun, hava kirliliği cildin dış yüzeyi için çok zararlıdır. Hatalı kullanımlar cilde zarar vererek onu bozulmasına ve sağlığını yitirmesine neden olur. Son zamanlarda sık sık adını duymaya başladığımız hava kirliliği de cilde alışık olmadığı yabancı maddelerin girmesine ve dolayısıyla yıpranmasına neden olur. Özellikle makyaj yaparken kullanılan ürünler dikkatle seçilmelidir. Aksi takdirde çok kötü sonuçlar doğurabilir. Bu yüzden, bilinç, bu malzemelerin kullanımında en önemli unsurdur.

    Güneş:
    Morötesi ışınları cildi etkileyerek soyulmasına neden olur. Bu ışınlar cilde derinlemesine işleyip, kolojen ve elastinin (cilde esneklik veren maddeler) zayıflamasına yol açar. Bu ise doğal yenilenmeyi yavaşlatır, daha da kötüsü yaşlanmayı hızlandırır. Onun için cildi güneşe tutmadan önce ne kadar ve hangi saatlerde güneşlenmemiz gerektiğine özen göstermeliyiz. Aksi takdirde cilde yarar sağlamak yerine büyük zararlar verebilirsiniz.

    Hava:
    Yazın sıcak hava ve vücuttan aşırı miktarda çıkan nem, cildi kurutur. Kışın ise, kapalı yerlerdeki sıcaklık ile dışarıdaki soğuk hava arasında gidip gelmek, rüzgarda, yağmurda, karda kalmak, cildin kızarmasına, sertleşmesine ve çatlamasına neden olur. Bunun için cildi havanın olumsuz etkilerine karşı nemlendirici ile koruyabilirsiniz. Ancak bunda dikkat edeceğiniz nokta cilt tipinize uygun olanı seçmek olacaktır.

    Rejim:
    Rejim, daima cildimizi kuruma eğilimine doğru iter. Çünkü, yağsız, vitaminsiz ve mineralsiz, üstelik çok azaltılmış
    besinler karaciğere toksin yükler. Karaciğer de tepkisini cilde göstererek onu kurutur ve bozar. Onun için rejim reçetelerinizi, doktor kontrolünde uygulamalısınız.

    İçki:
    Alkol, cilt üzerindeki etkisini iki şekilde gösterir. Birincisi, dolaşımı yavaşlatır. İkincisi, nem oranını ciddi şekilde düşürür. Bu etkilerden kurtulmak için alkol miktarını iyi ayarlamalısınız.

    Sigara:
    Sigara C vitaminini öldürür; bu da kolojen üretiminin düşmesine, dolayısıyla cildin esnekliğinin kaybolmasına neden olur.

    Adet dönemi: Aylık periyodlarınız da cildinizi etkileyebilir. Hormonlardaki değişen dengeler olumsuz olarak cilde yansıyabilir. Bu yüzden, bu dönemlerde cilde çok daha fazla bakım gösterilmelidir.

    CİLT TİPİNİZ
    Her şeyden önce ne tür bir citde sahip olduğunuzu öğrenmeniz çok önemlidir. Böylece ona nasıl faydalı olacağınızı bilirsiniz. Unutmayın; cilt yaşayan ve en çok yıpranmaya açık bir organizmanızda. Dolayısıyla her türlü dış etkenden ve yaştan etkilenmektedir. Eğer cildinizi tanır ve bilinçli bir bakım yaparsanız, bütün bu etkileri olumlu yöne çevirebilirsiniz.

    NORMAL CİLT
    Cildiniz şu durumlarda normaldir: Eğer;
    • Cildinizin her tarafı aynı renkse,
    • Ergenlik akneleri 19 yaşından sonra kalmamışsa
    • Bütün gün cildiniz aynı (nemli) kalıyorsa,
    • Sert bir havada dahi nemlendirici kullanmadan parlak olabiliyorsa,
    • 30 yaşını geçtiğiniz halde yanaklarınızda kuruluk ve çizgiler yoksa.

    KURU CİLT
    Cildiniz şu durumlarda kurudur: Eğer; 30 yaşın altında-
    • Saçınız kuruysa,
    • Ergenlik akneniz hiç yoksa,
    • Cildinizde yıkadıktan sonra hafif acı hissediyorsanız,
    30 yaşın üstünde-
    • Cildinizde banyodan sonra kaşınma oluyorsa,
    • Soğuk, nemli ve rüzgarlı havada çatlıyorsa,
    • Göz ve ağız çevresinde çizgiler varsa.

    YAĞLI CİLT
    Cildiniz şu durumlarda yağlıdır: Eğer;
    • 20 yaşını geçtiğiniz halde yüzünüzde sivilce ve noktalar varsa,
    • Saçınız yağlı ise,
    • Sabah uyandığınızda cildinizin üzerinde hissedilir, yağlı bir tabaka varsa,
    • Makyajdan saatler sonra da cildiniz parlak kalıyorsa.