Yazar: nihals2

  • Alternatif Tıp

    Alternatif Tıp

    ALTERNATİF TIP
    Yalnızca geleneksel doktorların sunduğu, geleneksel, eskimiş tıp hizmetlerinden yararlanmanız gerekmez. Belirli durumlarda çok iyi sonuçlar veren birçok alternatif tıp tekniği de vardır. Ne yazık ki, alternatif tıp uzmanları, yöntemlerini, tedavi biçimlerini ve elde ettikleri sonuçları, geleneksel tıp biliminde kabul edilen norm olan nesnel bilimsellikle ölçmedikleri için, öbür hekimlerce egzantrik kişiler olarak görü¬lürler.
    Bununla birlikte, tüm tıbbı, içinden size en çok uyan ve en iyi sonuçlar verecek yemekleri seçebilece¬ğiniz bir menü olarak görmelisiniz. Bence, hastanın kendini daha iyi duymasını sağlayan, rahatsızlığı gi¬deren ve hiçbir zarar vermeksizin genel bir iyi hal duygusu yaratan ve hastayı zorunlu tıbbi tedavilerden yoksun bırakmayan (örneğin kalp yetersizliği için dijital kullanılması gibi) her tıp biçimi bence iyi tiptir ve bu yöntemleri uygulayan doktorlar da iyi doktorluk yapıyorlardır.
    Vücudunuzu bir bütün olarak görmelisiniz. Bir başka deyişle, sağlığınızın tüm yönlerini görmelisiniz ve sizi doktorunuza gitmeye ilk zorlayan nedenler olabilen fiziksel yönlerin yanısıra, yaşamınızın, evle ilgili, meslekle ilgili, duygusal ve psikolojik yönlerini de hesaba katmalısınız.
    Aşağıdaki özet, her şeyi içine aldığını ileri sürüyor değildir. Alternatif tıp denilen genel sınıfa girebilecek her tıp türünü kapsamaz. Bunu yalnızca bir giriş olarak kullanın.

    Homeopati
    İlk olarak Hipokrat sözünü etmiştir, ama on sekizinci yüzyılda, Samuel Hahnemann adlı bir Alman doktor başlatmıştır. Hahnemann’ın kuramı vücudun bir kendini iyileştirme kapasitesi olduğudur. Bir hastalığın belirtileri, vücudun, kendi yaşam gücünü tehdit eden bu hastalığı yenme yolundaki başarısız savaşımının yansımalarıdır. Homeopatinin arkasındaki temel kuram, doktorun, hastalığın temel nedenini bulması ve ortadan kaldırması, sonra da, vücudun kendi kendini iyileştirme gücünü uyararak, şifa bulmasını sağlaması gerektiğidir. Homeopatinin temel inançlarından biri de, herhangi bir ilacın en küçük etkili dozunun kullanılması gerektiğidir*. Yan etkiler seyrektir. Hahnemann özel bir sulandırma yöntemi kullandı ve ilaç ne kadar sulandırılırsa, o kadar güçlü etki gösterdiğini gördü. Homeopatik ilaçlar hayvan, bitki ve mineral kaynaklıdır; bu yüzden doğaldır ve sentetik değildir. Otlar ve bitkisel ilaçlar, kendiliğinden oluşan, porfin, kokain, arsenik, kum, kömür, tuz, fenol ve kurşun gibi ilaçlar kullanılır. Homeopati, bü¬tüncü bir tıp anlayışıdır ve hastayı bir bütün olarak tedavi eder, yalnızca belirtileri ya da yalnızca hastalığı değil. Saptanmış birçok şifa olayı vardır ve öbür doktorların kabul etmesi gereken bir alternatif tıp dalıdır.

    Akupunktur
    Basitçe, iğneyle delmek anlamına gelir. Başlayışı, savaşta okla yaralanan Çinli askerlerin, yalnız ok ya-ralarının değil, bu yaraya uzak bölgelerdeki başka hastalıklarının da iyileştiğinin farkedilmesiyle olmuştur. Akupunktur kuramı, yaşam güçlerinin, sinirlerin izlediği çizgilerden çok farklı olan, meridyen denilen çizgiler boyunca uzanan enerji kanallarından aktığıdır.
    Akupunktur uzmanları, hastalıkta, bu yaşam güçlerinin kesintiye uğradığına inanırlar; eğer sağlık yeniden kazanılacak ve sürdürülecekse, bu enerji akımı yeniden kurulmalıdır. Bu da, kesintiye uğradığına inanılan meridyene bakır, gümüş ya da altın bir iğne batırılarak yapılır. İğne ete yüzeyel olarak batırılır ve ağrısız olmalıdır. Bu iğnenin, meridyen çizgisi boyunca bir tür elektrik akımı yaratarak, yaşam gücü çıkımını yeniden kurduğu ve bunun da, merkezi sinir sistemini, böbrekler, karaciğer, kalp ya da akciğerler, mide, mesane vb gibi uzak bir organı etkilediği düşünülür. Akupunktur, Doğu’da, doktorların düzenli olarak uyguladığı tedavilerden biridir. Batı’da uygulanan, özel muayene odalarındaki 10 dakikalık seanslar, Doğulu akupunkturcularca benimsenmemektedir. Akupunkturla şifa bulan sayısız hastalık ve sa3rısız olay kaydı vardır: Akupunkturla sağlanan anestezi altında yapılan, açık kalp ameliyatlarını gösteren filmler vardır. Nasıl çalıştığını bilmesek de, bu yöntemi görmezden gelemeyiz.
    özellikle eğer geleneksel tıbbi ilaçlar etkili olamamışsa, akupunktur, seçmeyi düşünebileceğiniz alternatif tedavilerden biridir. Migrenden astıma kadar çeşitli hastalıkların tedavisinde ve hatta anestezide bile kullanılmaktadır.

    Chiropractic
    Sözcük anlamı, ‘ellerle uygulamak’tır. Birleşik Devletier’de, 1890’larda Daniel Palmer kurmuştur. Osteopati gibi, chiropractic de omurgaya elle müdahale ederek hastalıkları tedavi eder. Omurgadan çıkan ve çıktığı yere göre, vücudun çeşitli bölümlerine (deri, kas, kemik ve iç organlar) giden spinal sinirlerin etkilenmesiyle sağlanır bu. Temel kuram şudur: Belirli bir omurla oynayarak ve o spinal siniri uyararak, o sinirle sinirlenen kas ve organların sağlığı etkilenebilir, örnek olarak, orta göğüs omurlarından sinirlerini alan karaciğer verilebilir. Elle müdahale osteopatidekinden farklıdır. Kemiği yerine koymayı amaçlayan, kısa ve sert hareketler kullanılır. Hareketler çoğu kez ani, aşağı ve yukarı doğrudur ve ellerin yerleştirilmesi, zamanlama ve hareketlerin yönünün belirlenmesi büyük bir kesinlik gerektirir.

    Herbalism (otçuluk)
    Herbalizm, insanlık tarihinin en eski tıp biçimlerinden biridir. Genellikle kuşaktan kuşağa reçeteler halinde geçerler ve birçok ailenin kendi özgün ilaçları ve teknikleri vardır. Ot tedavileri, yıllar boyunca, deneme yanılma yöntemiyle elenerek yaşamlarını sürdürdüler ve belirli otların belirli özellikleri olduğu, belirli hastalıklarda yararlı olabileceği ortaya çıktı. Başlangıçta temel kuram benzerliklere dayanıyordu: Sarı bitkiler sarılığın tedavisinde, kalp biçimli yaprakları olan bitkiler kalp hastalıklarının tedavisinde kullanılıyordu.
    Kimi bitkiler, adlarını ilaç olarak kullanımlarından almaktadır. Ot ilaçlarıyla ilgili kitaplarda yüzlerce bitki adı vardır ve tedavi alanlarının çeşitliliği de oldukça şaşırtıcıdır: Anemi, astım, mesane sorunları, ‘kadınlık sorunları’, uykusuzluk, akne, uyurgezerlik, unutkanlık, baş ağrıları vb.

  • Yağlı Cilt Bakımı

    Yağlı Cilt Bakımı

    Yağlı cilt, irsidir. Fakat çevreye, ısıya, gıdaya, hormon ^ # değişikliğine karşı çok has-sas olan yağ dokularının fazla uyarılması sonucunda da oluşabilir.

    TEMİZLEME
    Yüz
    • Yüz maskeleri yağlı cilt üzerinde olumlu sonuç verirler. Yağı emer, ölü hücreleri ve kiri uzaklaştırırlar.
    • Yağlı cildin yağını almak için üretilen özel kremlerden kullanabilirsiniz.
    • Yüz banyoları da yararlı olacaktır. Bunun için şöyle bir yöntem kullanabilirsiniz: Bir kaba sıcak su doldurun Başınızdan aşağı bir havlu örterek bu suyun üzerine eğilin. Buharın suratınıza çarpmasına özen gösterin. Ancak suyun kaynamamış olmasına dikkat edin. Çünkü kaynamış suyun buharı cildi yakarak haşlanmasına neden olabilir. Unutulmamalıdır ki buhar yanıkları bazen çok ciddi sonuçlar doğurabilir.

    Vücut
    Banyo ya da duş aldığınızda, kese ya da doğal bir fırça ile fazla kir ve terden kurtulmak için cildi fırçalayın. Ayrıca  haftada bir, vücut temizleyicisi kullanın. Kendi temizleyicinizi, evde bir miktar yulafla yoğurdu karıştırarak hazırlayabilirsiniz. Bu karışımı banyodan önce, vucudunuza sürün (hazırladığınız karışımı eşit olarak bütün vücuda yayın, bu işlemi yaparken aynı zamanda vücuda masaj da yapın). Bu şekilde 5 dakika bekledikten sonra duş yaparak temizlenin.
    Eğer yağlı ciltten çok şikayetçi iseniz haftada bir gün Türk hamamına giderek cildi yenileyebilirsinz.
    Kükürt yağlı cildin en iyi dostlarından biridir. Dolayısıyla yağlı cildi kükürtlü sabunla günde bir kez yıkayabilirsiniz. Ayrıca ülkemizde bulunan çeşitli kükürt içeren kaynaklardan da yüzünüz ve vücudunuz İçin yararlanabilirsiniz.

    TONİK
    Tonik, yağlı ciltler için uygundur. Çünkü yağ kalıntılarını rahatça uzaklaştırabilir. Fakat tercih yaparken alkol ihtiva etmeyenleri seçin. Aksi takdirde yağ üretimi artacağından, cildiniz yine yağlı gözükecektir.

    NEMLENDİRME
    Vücut ve yüz
    • Yağsız kremler cildi, herhangi bir yağ birikimine yol açmadan çevre etkilerinden korurlar. Dolayısıyla tercihiniz bu yönde olmalıdır.

  • Yenileyici Hücre Tedavisi Kozmetik Cerrah ve Kozmetik Cerrahiye Karar Vermek

    Yenileyici Hücre Tedavisi Kozmetik Cerrah ve Kozmetik Cerrahiye Karar Vermek

    Kozmetik cerrahı seçmek

    Kozmetik cerrahinin yardımını arama işine ger­çekten başlamadan önce ,bu işin son derece pahalı bir iş olduğunu bilin.

    Önce güvenilir bir öğüt alın. Olabilecek en iyi öğüt kendi doktorunuzun vereceğidir, çünkü size nes­nel meslek görüşünü söyleyebilir. Kozmetik ameliyat geçiren bir arkadaşınızın söyleyeceği de hemen he­men doktorunuzunki kadar iyidir; özellikle eğer hem ameliyatlardan önceki, hem de sonraki halini biliyor­sanız. Hiçbir zaman gazete ya da dergilerdeki ilan­lara başvurmaya kalkmaym. Reklam, tıbbın meslek ahlâkına aykırıdır ve buna ek olarak, sunduğu hiz­metlerin reklammı yapmak zorunda olan birisi çok iyi olamaz, çünkü iyi bir cerrahın zaten reklama ge­reksinimi yoktur.

    Sizin istediğiniz ameliyatı tümüyle kabul eden ve aslında neye gereksiniminiz olduğu konusunda mesleksel görüşlerini açıklamayan bir cerrahtan kuş­ku duyun. İyi bir cerrah, sizin için en iyi sonuçları verecek olan ameliyat konusunda öğütler verecek ve neyin yapılması gerektiği konusunda önerilerde bu­lunacaktır.

    Ameliyatın sonuçları konusunda gerçekçi ol­mayan bir cerrahtan kuşku duyun. Hiçbir iyi cerrah size yüzde yüz başarı garantisi vermez. Ameliyatın neler içerdiğini size tümüyle ve ayrıntılarıyla açıkla­yabilmek, ne başarmaya çalıştığını anlatabilmek ve başarı şansı konusunda gerçekçi bir belirleme yapa­bilmek için sizden zaman isteyecektir.

    Sorularınıza ayrıntılı bir biçimde çözümlerle, fotoğraflarla ve yaptığı işlerden örneklerle, özellikle öncesi ve sonrası fotoğraflarıyla, yanıt vermeyen bir cerraha güvenmeyin.

    İyi bir cerrah, vücudunuzun ya da ameliyat edeceği bölgenin birçok fotoğrafını çekmelidir; çün­kü, düzeltmeyi tam olarak nasıl yapması gerektiği ve nelere gereksinimi olacağı konusunda bu fotoğraf­lar üzerinde çalışmak zorundadır. Eğer cerrah bu fo­toğrafları, çekmezse niye çekmediğini sorun ve eğer iyi bir neden gösteremezse başka bir cerrah arama­ya başlaym.

    İyi bir uyum kuramadığınız bir cerrahla ça­lışmayın. Eğer bir cerrahı, ilk görüşte sevmezseniz ilerde ısınabilmeniz düşük olasılıktır. Bu yüzden ken­dinizi en başından beri sıcak bir ilişki kurduğunuz bir cerrahın ellerine bırakın.

    Kozmetik cerrahiye karar vermek

    Kozmetik cerrahi yaptırmak sizinle cerrahınız arasjnda iki yönlü bir anlaşma yapılması demektir. Cerrahınız size yüksek standartta hizmet sunmakla yükümlüdür. Siz de ameliyatın birçok ayrıntısını dü­şünmekle yükümlüsünüz. Bir karara varmadan önce düşünmeniz gereken kimi noktalar şunlardır:

    —  Kimi zaman, birtakım ameliyat tipleri için ön­
    koşullar aranır: Belli bir yaşta olmak, olabildiğince in­
    ce olmak, artık çocuk yapmayı düşünmüyor olmak, emzirebilme yeteneğini yitirmiş olmak ve eğer mastektomi sonrası meme büyütme ameliyatı söz konu­suysa kanserin yayıldığını gösteren hiçbir belirti ol­maması gibi.
    Ameliyatın sonuçları beklediğiniz kadar iyi ol­mayabilir ve kimi olaylarda hiç de iyi olmayabilir; böylece de işler planladığınız gibi yürümez. Dahası iyileşmenizi geciktiren komplikasyonlar ortaya çıka­bilir ve doğal olarak her zaman her ameliyatın az da olsa riski vardır.

    Hemen ameliyat sonrasında durum hiç de hoş olmayacaktır. Her yanınızı duyarlı bulacaksınız; çü­rükler, deride şişmeler olabilir, kızarıklık, rahatsızlık ve hatta ağrı günler ya da haftalar boyu sürebilir. Kısa bir süre için tümüyle hareketsiz kalabilirsiniz ya da etkinlikleriniz kısıtlanabilir. Eğer ameliyatı ol­manıza yol açan dürtüler güçlüyse, tüm bu geçici zorlukların kolayca üstesinden gelebilirsiniz, hemen hemen kesinlikle, ama önceden hazırlıklı olmanız ge­rekir.

    Kimi ameliyatlar ufak yara izleri bırakırlar. İyi bir cerrah yara izlerini doğal deri çizgilerine, ağ­zın içine ya da saç çizgisinin altma saklamaya özen gösterecektir. Ama kimi zaman, gene de görünür ka­labilirler. Eğer yara izleri sizi kaygılandırıyorsa, ame­liyattan sonra kalabilecek olan yara izleri konusun­da cerrahınızla ayrıntılı biçimde konuşmalısınız.

    — Her ameliyat belirli bir risk taşır  genel anestezinin riski, bunun sonucu olarak bir göğüs en­feksiyonunun riski ve çok çok seyrek olarak ölüm ris­ki ve birkaç özel durum dışında, tümüyle gereksiz olan, ciddi bir cerrahi sürecin içine girdiğinizin bilincinde olun. Buna ek olarak, kozmetik ameliyat geçi­ren hastaların büyük çoğunluğu genç değildir; kalp ve göğüsleri daha genç kadınlar kadar sağlıklı ve dinç değildir. Cerrahi ve anestezinin bunlar için da­ha büyük bir risk taşıdığı söylenebilir.

  • Yenileyici Hücre Tedavisi Soru-Cevap

    Yenileyici Hücre Tedavisi Soru-Cevap

    YENİLEYİCİ HÜCRE TEDAVİSİ

    Hastalıklara şifa vermekten tutun da, yaşlanma­nın etkilerini ertelemeye kadar çeşitli aşırı savları vardır, özgün organ yakınmalarının tedavisi için hayvan organlarının hücreleri insanlara şırınga edilir. Örneğin, eğer karaciğer hastalığınız varsa, sağlıklı hayvanların karaciğer hücreleri şırınga edilir. başarısızlığın ise tedavinin kendisine değil, kötü uy­gulanmasına bağlı olduğu ileri sürülür. Eğer yarar sağlarsa, bu psikolojiktir. Çok sıkı tıbbi testlere karşın, hiçbir tıbbi etkisi bulunamamıştır. Aşırı pahalı­dır.

    Güzellik klinikleri, kalıcı bir görünüm değişikliği sağlayabilirler mi?
    Bir güzellik kliniğinde sunulan hiçbir tedavi, kalıtımla size geçen deri görünümünü ve doğasını kalıcı bir biçimde değiştiremez. Çünkü siz bunları kalıt­ımla almışsınızdır. En az göz renginiz kadar değişmezdirler. Bir güzellik kümğinin yapabileceği hiçbir «0 şey derinizi olduğundan daha kuru ya da daha yağ­lı kılamaz; yapmayı umabileceğiniz tek şey, derinizdeki fazla yağı alacak ya da derinizi nemlendirecek işlemleri, günde bir ya da birçok kez yinelemektir.

    Yaşlanmayı yavaşlatan tedaviler var mıdır?
    Güzellik kliniklerinin sunduğu tedavilerin çok çe­şitli olması gerçeği, kendiliğinden hiçbirinin doyuru­cu olmadığı anlamına gelir. Bir güzellik uzmanının cildinizin yaşlanmasını yavaşlatmak için ne yapabi­leceği bir şey, ne de almanızı önerebileceği ilaçlar vardır. Gerek derinin görünümü açısından, gerekse vücut işlevleri açısından. Eğer biri yaşlanmayı yavaş­latmanın yolunu bilseydi, hem yaşamın gizine ulaşır, hem de milyarder olurdu.

    Güzellik klinikleri kırışıklıkları ortadan kaldırabilir mi?
    Kırışıklıkları ortadan kaldırmanın tek yolu koz­metik cerrahidir. Başka hiçbir şey, satış eğrisi ne kadar inandırıcı görünürse görünsün, etkili olamaz. Derinin gerilmesini ve kırışıklıkların küçülmesini sağlayan çeşitli maddeler deriye uygulanabilir. Bir­kaç saat için kırışıklıklarınız daha az görünebilir, ama derinin su yitirmesine neden olan her şey deri için kötüdür; kaçınmalı ve kuUanmamalısmız. Eğer kimi özel günlerde özel olarak güzel görünmek isti­yorsanız, bu güzellik tedavisi biçimini, çok sakınarak ve çok seyrek kullanmalısınız. Eğer kullanmadan du-rabilirseniz en iyisini yapabilirsiniz.Batı dünyasında, özellikle de Amerika’da, kozmetik cerrahiden yararlanma, yaşlanmanın kaçınılmaz bir parçası durumuna gelmiştir. Gençlik tutkusu yü­künden, birçok kadın genç görünümlerini, yapay yöntemlerle sürdürmeye   kendini zorunlu   duymaktadır. Kozmetik cerrahinin, yaşlanmanın kimi etkilerini yok ettiği kesindir ve hazır bir  pazar bulduğundan, gü­nümüzde, parlamış ve gelişmiştir. Oysa, bir zamanlar üstünde az konuşulan ve hemen hemen tabu olan bir konuydu. Artık kadınlar bununla övünüyor ve Betty Ford ya da Ethel Kennedy gibi biri, total yüz kaldırmayla (total face lift) görünümünü tümüyle değişti­rince, basın aracılığıyla herkes bunu öğreniyor. Çoğu olayda, sonuçlar kusursuzdur. îyi bir cerrahın gö­rünümünüzü tümüyle, yalnız yüz değil, tüm vücut çiz­gilerinizi değiştirmesi olanaklıdır.    Bununla birlikte, eğer kozmetik cerrahi yaptıracak? anız güçlü dürtü­lerle hareket etmeniz zorunludur, çünkü ameliyattan hemen sonra etkiler henüz belirgin değilken ameli­yatın neden olduğu rahatsızlıkları çekmek zorunda kalacaksınız ve depresyona    girebilirsiniz.    Buna ek olarak, yanlış nedenlerle ameliyat olmamanız da çok önemlidir: Yaşamınızın görünüm dışındaki öbür yön­lerini de etkileyen ciddi psikolojik sorunlarınız varsa, kozmetik cerrahi bunları düzeltmeyecektir, öte yan­lan, örneğin, bir deformitenin sonucu olarak şiddetli psikolojik gerilim yaşadıysanız, kozmetik cerrahinin uzun dönemdeki yararları kuşkuya yer bırakmaz ve /aşamınızm tüm yönlerini, öbür insanlarla ilişkileri­nizi, işinizi   nasıl yaptığınızı ve özgüveninizi etkiler. Çoğu kez, kendinizle daha iyi uyuştuğunuzu ve daha öz güvenli olduğunuzu duyumsarsınız ve yalnızca bunun sonucu olarak bile daha iyi görünürsünüz. Ki­mi insanlar için yeni bir yaşama başlamakla eş değerdedir.

  • Saçlarınızın Bakım Zamanı

    Saçlarınızın Bakım Zamanı

    BAKIM
    Tercih ettiğiniz saç şekillendirme ürünü ne olursa olsun, bilinçsizce kullanıldığında, mutlaka saçınızda bazı değişikliklere yol açacaktır. Saçınızın özel bakıma ihtiyacı vardır. Saçınızı temizlemekle işe başlayın. Yumuşak formüllü şampuanlar her zaman iyi sonuç verir. Bunun için saçınızı üç günde bir yıkamanız yeterli olacaktır. Briyantin dışındaki diğer saç şekillendirme ürünleri saçlarınızı kurutacaktır! Bu yüzden, eğer çok fazla saç şekillendirme ürünleri kullanıyorsanız, haftada bir, bakım kremi de kullanmalısınız. Özellikle saçlarınızı perma veya boya yaptırdığınızda, yumuşaklığını ve parlaklığını geri kazandırmak için yoğun saç bakımı uygulayın.

    ŞEKİL VERME
    Jölelerin etki dereceleri markalarına göre birbirlerinden farklıdır. Ancak genelde saça .ıslak veya kuru görünüm kazandırırlar. Kullanımları kolaydır.

    KULLANIM: Eğer jöle uygulayacaksanız, saçınızın nemli olmasına dikkat edin. Kuru saça sürülen’jöle mutlaka saçınızı kırar.

    UYGUN SAÇ STİLİ: Jöleler kısa saçlara şekil vermek için idealdir. Kısa saç tellerine ve uçlarına tek tek şekil verebilirsiniz. Ayrıca jöleler yapışkan, geriye-taralı görünüm için de mükemmeldir. Özellikle geriye tarama, saçın uzama everesinin, kötü görünmeden kolayca atlatılmasına yardımcı olur.

    HACMİNİ ARTIRIN
    Şekillendirici saç köpüğü saçlara yumuşak ve dolgun görünüm kazandırır; doğal görünümlü bir kabarıklığı ve saça şekil verilmesini sağlar.

    KULLANIM: Avucunuza domates büyüklüğünde köpük alın, saçınıza sürmeden önce parmaklarınız arasında oğuşturarak dağıtın. Havluyla kurulanmış veya nemli bırakılmış saçlarınıza sürün. Daha sonra parmaklarınızla yayıp saçınıza şekil vererek saç kurutma makinesiyle kurutun.

    UYGUN SAÇ : Omuz hizasındaki saçlar, saç köpüğü ile çokrahat forma girebilirler

    GÜÇLÜ ŞEKİL VERME
    En son çıkan ekstra güçlü biçim veren saç spreyleri kelimenin tam anlamıyla saçınızı şekil verdiğiniz yerde hapsederler. Dolayısıyla uzun süreli kullanımlar içindir. Piyasada satılan saç spreylerinin de orta veya çok kuvvetli olanları var. Saçınızı ne kadar süreyle belli bir biçimde tutmak istediğinizi belirleyerek bunlardan birini seçebilirsiniz.

    KULLANIM: Saçlarınızı spreyledikten sonra kesinlikle fırça veya tarak kullanmayın. Bunun yerine parmaklarınızı saçlarınızın arasına gezdirerek spreyin etkisini uzaklaştırın. Zira dikkat etmezseniz, saçlarınızın kırılmasına sebep olursunuz.

    UYGUN SAÇ STİLİ Uzun ve kuru saçlara kıvrım kazandırmak için başınızı yere eğin ve saç diplerinizi spreyleyin. Kuruması için 30 sn bekledikten sonra doğrulun.

    KIVIRCIKLAŞTIRMA
    Doğal veya permalı cansız kıvırcık saçlarınız için özel ürünlere ihtiyacınız olacaktır. Zira saçınız permalı ise, normalden çok daha fazla kurudur. Bu tip saçlara sahip olanlar, permalı saçlar için özel satılan biçimlendirici malzeme kullanmalıdır. KULLANIM: Nemli saçlara uygulayın. Geniş uçlu bir tarakla veya perma tarağınızla saçınızın uçlarıns az miktar jöleyi yedirin. İUYGUN SAÇ STİLİ: Doğal olarak dalgalı, kıvırcık veya permalı tipteki bütün saçlar için idealdir.

    NOSTALJİ
    Bir zamanlar saçları briyantinle geriye yatırılmış erkek modası vardı. Kısa bir zaman öncesine kadar ise briyantin, erkeklerin kokulu saç jölelerine verilen modası geçmiş adlardı. Ama artık bu ürünler günümüzde yeniden kullanılmaya başlandı. Artık piyasada eskiden olduğu gibi saçlarınıza parlaklık vermek için mumlusunu (wax), yağlısını (grease) bulabilirsiniz.

    KULLANIM: Sadece küçük bir miktar kullanarak saçınıza form verebilirsiniz. Bunun için parmak uçlarınızı kullanmanız yeterli olacaktır.

    UYGUN SAÇ STİLİ: Bütün kısa saçlara parlaklık ve kıvrıklık kazandırmak için idealdir.

  • Deri Tedavileri

    Deri Tedavileri

    DERİ TEDAVİLERİ

    Fırça ile temizleme: Deri yüzeyindeki ölü hücre tabakası ve deri daha düzgün ve  temiz duruma ge­lir. Deri, dönen bir fırça kullanılarak temizlenir. Fır­ça yerine pomza taşı kullanılarak daha sert bir etki sağlanabilir. Cildinizi kesinlikle daha düzgün duyumsayacaksınız, ama yalnızca geçici olarak, ölü hücre­ler yemden deri yüzeyine ulaşacaklar ve birkaç sa­at içinde başladığınız yere geri döneceksiniz. Derinin daha alt katmanlarındaki bakterileri harekete geçir­diğinden, deri yüzeyindeki bakteri sayısı artabilir. Deriyi etkileyen herhangi bir yakınmanız varsa, bu tedaviyi uygulamanız sakıncalıdır. Eğer sivilceleriniz varsa, herhangi bir güzellik kliniğinde böyle bir temizleme işlemi uygulanmasına izin vermeyin.

    Deriyi soyma: Deriyi daha taze, genç, temiz ve daha esnek kıldığı ve yüzey kırışıklıklarını yok ede­bildiği bile ileri sürülür, özellikle soluk ciltlerin ve akne sonrası yara izlerinin yarar gördüğü söylenir. Meyve ve sebze çıkartıları ve abrazivler ölü hücreleri çıkartırlar ve derinin ölü hücreleri yitirme hızını art­tırırlar. En çok birkaç saat kalıcı olan, temiz, yumu­şak bir cilt sağlar. Soluk bir cildi parlaklaştırmaz, akne sonrası yara izlerine etkisi yoktur. Eğer bir de­ri hastalığınız ya da duyarlı deriniz varsa (açık renk bir cilt, örneğin güneşte kolay yanan bir cilt) ölü de­ri tabakaları gerekli korunmayı sağladıklarından ya­pay olarak çıkarılmamalıdır.

    Yüz masaja Derinin işlev kapasitesini daha ve­rimli hale getirdiği söylenir. Yüz derisine ve kasla­rına, çeşitli yönlerde, genellikle yukarı ve dışa doğ­ru masaj yapılır. Yön, tedavinin etkisi açısından ya­şamsal önem taşır. Birçok, daha karmaşık masaj yön­temleri vardır. Örneğin Viyana yüz tedavisi, temizle­me, masaj, yüz maskesi, deriye gerginlik kazandırılma­sı, makyaj ve yüksek frekanslı elektrik akımı kullanıl­ması gibi çeşitli işlemleri içerir. Bu yöntemlerin hiç­birinin fizyolojik bir dayanağı yoktur. Kendinizi ra­hatlamış ve büyük olasılıkla gevşemiş duyarsınız. Yüzün, ne derisinin ne de kaslarının masaja gereksi­nimi vardır. Yüz derisini ve kaslarını çalıştırmanın konuşma,  gülme,  çiğneme,  gülümseme gibi  normal etkinliklerden daha iyi bir yolu yoktur.

    Yüz maskeleri: Derideki porlan (gözenekleri) te­mizlediği, boyutlarmı küçülttüğü, deri yüzeyindeki ölü hücreleri ortadan kaldırdığı, deride kan akımını arttırdığı söylenir. Bal, yumurta sarısı, şeftali, avo­kado ya da gliserin gibi maddeler içeren bir maske yüze uygulanır. Kurumaya bırakılır, sonra da silinip atılır. Anlamsız bir hoş, rahat dönem verir. Delikler-deki küçülme kalıcı değildir ve verdiği gerginlik duy­gusu da kısa zamanda yok olma eğilimindedir. Du­yarlı bir cildiniz, egzema, dermatit ya da bir deri en­feksiyonu (örneğin akne) varsa sakıncalıdır.
    Basınçlı püskürtme ile gerdirme: Su içeriğini art­tırarak deriyi gerdirdiği söylenir. Genellikle bir yüz maskesini çıkartmak için, yüze basınçlı su püskürtü­lür. Psikolojik etkisi vardır. Bu yolla deriye giren su. yalnız buharlaşma nedeniyle aşağı yukarı, yirmi da­kika içinde yok olacaktır.
    Vakumla yüz tedavisi: Yüzün lenfatik drenajını arttırdığı, dokunun beslenme durumunu düzelttiği ve kara noktalarla, yağlı salgıların ortadan kaldırılma­sına yardımcı olduğu ileri sürülür. Vakum tedavisi, temizleme için üç, beş dakikadan, masaj ve lenf da­marları dolaşımı için on, on iki dakikaya kadar sü­rebilir. Yararı psikolojiktir. Temizler ve kara nokta­larla yağlı salgıların çıkarılmasında yardımcı olabi­lir. Dokunun beslenme durumuna ve lenf dolaşımı­na etki edemez. Bunu en verimli biçimde yapan yer-çekimidir; çünkü yüz, kafa ve boynun tüm lenf da­marlarının dolaşım yönü aşağı doğrudur. Herhangi bir deri hastalığınız varsa vakum uygulaması sakın­calıdır.

    Ozon tedavisi: Seboreik deriye, özellikle akneleri turuttuğu, iyileştirdiği, uyardığı için, rahatsız ve lekeli jütlere yararlı olduğu söylenebilir. Kimyasal olarak, saf oksijene molekül başına bir atol daha eklenmesi  olan ozon yüze genellikle buhar biçiminde uygulanır. Psikolojik yarar sağlar. Bir zamanlar ozonun çeşitli ilaç özelliklerine sahip olduğu düşünülürdü. Bunlar hiçbir zaman bırakın kanıtlanmayı, açıkça ianımlanmamıştır bile. Ozon uygulanması çok du­varlı bir cildiniz ya da bir deri hastalığınız varsa sakıncalıdır.

  • Fondöten Deyip Geçmeyin

    Fondöten Deyip Geçmeyin

    Doğru rengi seçmek
    Fondöten, yüzünüzün rengini değiştirmek için değil, doğal cilt renginizi eşitlemek ve daha iyi hale getirmek içindir. Dolayısıyla seçiminiz kendi doğal cilt renginize en yakını olamalıdır. Cildinizden açık olursa maske gibi, çok koyu olursa da sahne makyajı gibi durur.
    Satın almadan önce fondöteni mutlaka yüzünüzde deneyin. Çünkü elinizdeki derinin dokusu ve rengi, yüzünüzdekinden çok farklıdır. Dolayısıyla elinizde yapacağınız test doğru sonuç vermeyecektir. Alt çene çizginiz bu iş için en ideal yerdir; çünkü genelde o yörede cilt, pek renk farklılıkları göstermez. Bir seferde iki üç değişik ton sürüp doğal renginize en yakın olanını seçin Eğer renginize tam uyan bir fondöten bulamazsanız, iki rengi karıştırarak istediğinizi elde edebilirsiniz. Sıvı fondötenlerden bir koyu, bir de açık renk alın. Her ikisinin de yarısını daha büyük bir şişeye doldurup, iyice çalkalayın. İstediğiniz tonu tutturana kadar açık ya da koyu fondötenden damla damla ilave edin.

    Ton seçimi
    Tenler üç gruba ayrılır: Açık, orta ve koyu. Teninizin hangi gruba girdiğini bildikten sonra, hangi ton fondöten kullanacağınızı bulabilirsiniz. Aşağıda her tene uygun ton çeşitlerini bulabilirsiniz.
    AÇIK:
    Cilt tipi: Çok uçuk ya da açık renge sahip olanlar. Daha çok sarışınların cilt rengidir. Ton çeşitleri: Açtk, sedef, doğal, krem rengi, solgun, bej, soluk şeftali, fildişi tonların-daki renkler tercih edilmelidir.
    ORTA:
    Cilt tipi: Pembe ya da ara bir ton; ne çok uçuk, ne de çok koyu bir ten. Daha çok kumralların cilt tipidir.
    Ton çeşitleri: Bal rengi, bej, doğal bej, şeftali, ya da badem tonları tercih edilmelidir.
    KOYU:
    Cilt tipi: Esmer ten, koyu kahverengi ya da siyah saç; aşırı bronzlaşmış cilt. Ton çeşitleri: Koyu bej, bronz, sarımsı kahverengi ve koyu şeftali tonları tercih edilmelidir.

    Mükemmel rötuş
    Makyaj yapmaya başlamadan önce, cildinizin temiz olmasına dikkat edin, sonra da teninize uygun fondöten için hazırlayın. Cildiniz kuru ya da normalse, önce hafif bir nemlendirici sürün, böylece fondötenin kuru cilt ü-zerinde dalgalı durmasını önlemiş olursunuz. Cildiniz yağlıysa, önce tonik türü bir losyon ile fazla yağı silin, böylece fondöteniniz daha uzun süre dayanır.
    1 Fondöteni yüzünüze büyük bir parça halinde değil, küçük küçük noktalar halinde sürün ve dağıtın. Başta az bir miktar kullanın, gerekirse sonradan ekleyin. Baştan çok sürerseniz, hiç doğal gözükmez ve hepsini silmek zorunda kalırsınız.
    2 Nemli makyaj süngeri kullanarak hafif ve dışa doğru dokunuşlarla yüzünüze yayın, Bu süngerleri kullanmaya eliniz bir kere alıştı mı, sonucun ne kadar profesyonelce olduğunu ve fondötenin ne kadar uzun süre dayandığını göreceksiniz. Fondöteni sürmeye ortadan başlayıp saç çizginiz ve boynunuza doğru ilerledikçe iyice yayarak emdirin.
    3 Her ne kadar fondöten sürmeye boyundan a-şağı devam etmeniz gerekiyorsa da (omuzları açıkta bırakan bir elbise için o-muzlara da sürmelisiniz), aşırıya kaçmayın. Yanaklar ve çeneden aşağıya doğru gittikçe fondöteni azaltın.

    4 Eğer cildinizde kusurlu yerler ya da koyu lekeler varsa, uygun renkteki fondöteninizi sürmeden önce, kapatıcı bir krem kullanarak bunları örtün. Bu kremi noktalar halinde sürün.
    5 Büyük, yumuşak bir fırça ya da pudra ponponuyla yarı-şeffaf bir pudra sürün. Makyaj fırçası ya da yumuşak bir boya fırçası, toz pudrayı daha iyi yaydığı ve aynı zamanda fazlalıkları aldığı için daha kullanışlıdır. Pudra parlamayı önler ve fondötenin uzun süre bozulmadan kalmasını sağlar; aynı zamanda, cildinizin dokusuna daha çok benzeyen bir görüntü oluşturur.

  • Zayıflama Tedavileri

    Zayıflama Tedavileri

     ZAYIFLAMA TEDAVİLERİ

    Elektriksel kas uyarılan (Slendertone); Siz her­hangi bir iş yapmasanız da kasları çalıştırdığı ileri sürülür. İçinden elektrik akımı geçen yastıkçıklar uygulanır ve bunların altında kalan kaslar dönüşüm­lü olarak gevşer kasılır, gevşer kasılır. Yastıkçığın altında kalan deride hafif bir gıdıklanma duygusundan başka bir şey olmaz. Eğer bir kas siz bir şey yap­madan kasılırsa enerji harcamazsınız. Bu yüzden kilo vermezsiniz ve kasın da forma gireceği kuşkuludur. Dermatit ya da sedef hastalığı gibi bir deri yakınma­nız varsa bu tedaviyi uygulatmamanız gerekir.

    Masaj: Gerginliği azalttığı, kasları gevşettiği, kanlanmayı arttırdığı söylenir. Çeşitli masaj biçimleri vardır, örneğin Şiatsu. Birçok kişi için gevşemeye yardım edebilir. Kaslara ve deriye kan akımını arttı­rabilir. Hafif yapılırsa hiçbir zararı yoktur.

    Terleme; Su yitimi yoluyla vücut ağırlığını dü­şürmeye çalışır. Çok terleyerek, geçici olarak nem yi­tirirsiniz ve bu yüzden, eğer terleme yöntemi çok şid­detliyse 2 kg’ a kadar ağırlık yitirebilirsiniz. Kilo yiti­mi yalnızca birkaç saat sürer. Vücut, ağırlık yitimi­ne, yitirmiş olduğunuz sıvıyı yerine koymak için, sonraki birkaç saat içinde tüm sıvıları tutarak tepki verir. Isı nedeniyle kendinizi zayıf duyabilirsiniz, yaş­lı ve zayıf bir insanda dehidrasyona (susuz kalma) neden olabilir. Kalbiniz zayıfsa, yüksek ya da düşük tansiyonunuz varsa, ya da tıbbi olarak zayıf bünyeli kabul ediliyorsanız ve bayılmaya eğilimliyseniz bu tedaviyi almamanız gerekir.

    Şişe çekmek: Yağları erittiği ve kilo vermede yardımcı olduğu ileri sürülür. Lenf drenajını da art­tırdığı söylenir. Hava pompasına bağlı bir kauçuk bardak deriye uygulanır ve deri altı yağ dokusu de­riye doğru çekilerek deri altında bir vakum yaratılır. Yalnızca psikolojik etkisi vardır. Ne kadar masaj yaptırırsanız yaptırın, ve şişe çektirirseniz çektirin, yağ dokusu yok olmaz. Lenf drenajının artması kilo yitirmenizi sağlamaz.

    Sarma: Su kaybettirerek kilo verdirmeye çalışır. Şifalı otların ya da bitkilerin sularıyla, jölelerle ya da losyonlarla ıslatılmış da olabilen bezlerle vücut sarılır. Etkileri terleme gibidir.

  • Koton İple Örülmüş Mavi Delikli Bluz Modeli

    Koton İple Örülmüş Mavi Delikli Bluz Modeli

    ÖRGÜ NOTLARI

    Aynı motif tüm örgü boyunca tekrar edildiği için az örgü bilenlerin bile kolaylıkla yapabileceği bir kazaktır.
    Kol uçları tığ işi ile yapılmıştır.

    BEDENLER
    Göğüs ölçüsü:
    81(86,91,97) cm.
    Kazak eni: 90(99,103,112) cm.
    Omuz boyu: 53(55,54,56) cm
    Kol boyu: 13-5 cm.

    MALZEMELER
    8(8,9,9)x50 gr. mavi koton iplik
    3.5 ve 4 numaralı şişler
    3 numaralı tığ

    ARKA
    3.5 numaralı şiş ile 85(91,95,103) ilmek atın.
    1.lastik sırası: (ön yüzde) 1 düz, (1 ters, 1 düz) sonuna kadar
    2.lastik sırası: 1 ters, (1 düz, 1 ters) sonuna kadar.
    Bu iki sırayı 8 cm. boyunca tekrarlayın ve 1. lastik sırası ile bitirin.

    Arttırma sırası: 3(2,4,3)lastik, (bir sonraki ilmeği arttır, 5(4,4,4) ilmek lastik) son 4(4,6,5) İlmeğe kadar, bir sonraki ilmeği arttır, 3(3,5,4) lastik, 99(109,113,123) ilmek, 4 no’lu şişe geçin. Motife başlayın.
    1. ve 3. boylar için: 1 sıra: (ön yüzde) 1 düz (iplik ileri ve şişin üzerinden geçirerek bir ilmek yapın, 3 düz, bir ilmek atlayın, bir düz, atlanan ilmeği geçirin, şişin üzerinden geçirerek bir ilmek yapın, bir kaydırın 2 düz beraber, atlanan ilmeği geçirin, şişin üzerinden bir ilmek yapın, 2 düz beraber, 3 düz, şişin üzerinden geçirip bir ilmek yapın, 1 düz) sonuna kadar
    2.sıra: ters
    3.-9, sıra: 1. ve 2. sıraları 3 kez tekrarlayın, daha sonra 1. ve 2. sıraları 3 kez örün, daha sonra 1. sıra örün.
    10. sıra: düz
    11 ve 12. sıra: ters
    Bu 12 sıra 1. ve 3. boylar için motifi oluşturur. 2. ve 4. boylar için:
    1 sıra: (ön yüzde) 2 düz beraber, (3 düz, şişin üzerinden geçirip bir ilmek yapın, 1 düz, şişin üzerinden geçirip bir ilmek yapın, 3 düz, bir ilmek atlayın, 1 düz, atlanan ilmeği geçirin, şişin üzerinden geçirip bir ilmek yapın, 1 kaydırın, 2 düz beraber, atlanan ilmeği geçirin, şişin üzerinden geçirip bir ilmek yapın, 2 düz beraber) son 9 ilmeğe kadar, 3 düz, şişin üzerinden geçirip bir ilmek yapın, 1 düz, şişin üzerinden geçirip bir ilmek yapın, 3 düz, bir atlayın, 1 düz, atlanan ilmeği geçirin.
    2. sıra: ters
    3-9 sıra: 1 ve 2. sıraları 3 kez tekrarlayın, 1. sırayı tekrar çalışın.
    10. sıra: düz
    11. ve 12. sıra: ters
    Bu 12 sıra 2. ve 4. boylaf için motifi oluşturur.
    Tüm boylar: arka taraf 53(54,55,56) cm. olana kadar örün, ters yüzde bitirin.

    OMUZLAR
    Bir sonraki sıra 33(38,39,44) ilmek kesin, sağ şişte 33(33,35,35) ilmek olana kadar motifle, kalan 33(38,39,44) ilmeği kesin. Kalan 33(33,35,35) ilmeği ayrı bir şişte bırakın.

    ÖN
    Arka tarafta olduğu gibi çalışın, yalnız 8(8,9,9) cm. eksik olunca ters yüzde bitirin. Yaka oyuğu: Bir sonraki sıra: 42(47,49,54) ilmeği motifleyin, dönün. 1. taraf için sadece bu ilmeklere devam edin, diğerlerini ayrı bir şişte bırakın. Motife uyarak, bundan sonra 5 sıranın yaka kenarında birer ilmek eksiltin, daha sonra aynı işlemi birer sıra atlayarak ve 33(38,39,44) ilmek kalıncaya kadar tekrarlayın. Arka taraf ile aynı omuz boyuna gelinceye kadar devam edin. Ters sırada bitirin. Kesin. Örgünün ön yüzünde, ayrı şişe alınmış ilmeklere dönün, ortadaki 15 ilmeği ayrı şişe alın, ipliği kalan ilmekler ile örerek sonuna kadar motifleyin. 42(47,49,54) ilmek. 1. tarafa uygun olarak tamamlayın.

    KOLLAR
    4 numaralı şiş ile 85(85,95,95) ilmek atın. Arka tarafın 1. boyunda (1.,2.,2.) olduğu gibi 12 motif sırası 3 kez çalışılıncaya kadar örün. Gevşek olarak kesin.

    YAKA BANTI
    Sağ omuz dikişini yapın. Ön yüzde ve 3.5 numaralı şiş ile, sol ön yakadan 23(23,25,26) ilmek düz, ön ortadan 15 düz, sağ ön yakadan 23(23,25,25) ilmek düz ve arka yakadan 33(33,35,35) ilmek düz alarak örün. 94(94,100,100) ilmek. 5 sıra:1 düz, 1 ters lastik örün. Lastik ile kesin.

    Koton İple Örülmüş Mavi Delikli Bluz Modeli
    KOL KENARI
    Ön yüzde, ve 3 numaralı tığ ile, ilmek atılmış kol ucunda her ilmeğe çift zincir atın. DÖNMEYİN! Aşağıda gösterilen şemayı izleyin. Soldan sağa çalışarak, ters çift zincir çalışın. Kesin.

    YAPILIŞI
    Sol omuz ve yaka kenarı dikişini birleştirin. Kolaltını omuzlardan 20(20,22,22) cm’ye belirleyip kolları yerleştirin. Kenar ve kol dikişlerini yapın.

    TIĞ İŞİ
    Soldan sağa çalışarak, tığı bir önceki sıranın bıraktığı aralığa batırın. Tığı ipliğin üzerinde tutup, ilmeği örgünün önüne doğru çekin. Tığın üzerine iki kez dolayıp, ipliği her iki ilmeğin içinden geçirin. Bu üç işlemi sonuna kadar tekrarlayın.

    Koton İple Örülmüş Mavi Delikli Bluz Kol Ucu Örneği

    Koton İple Örülmüş Mavi Delikli Bluz Şeması

     

  • Isı Tedavileri Sauna Buhar Odaları ve Kaplıcalar

    Isı Tedavileri Sauna Buhar Odaları ve Kaplıcalar

    Isı Tedavileri

    Kaplıcalarda ısı tedavilerinin iki tür etkisi olduğu ileri sürülür: Birincisi vücut ısısını arttırarak vücut­tan toksinlerin atılmasını hızlandırmak, ikincisi vü­cudun terlemesini sağlamak. Toksinlerin deriden ter yolu ile atıldığı sanılmaktadır.
    Saunalar ve buhar odaları: Bunlar en kökten ısı tedavilerindendir ve vücut ısısını birkaç derece art­tırarak şiddetli terlemeye neden olurlar. Sağlığı ye­rinde olmayan, kalp ya da akciğer hastalığı olanlarca denenmemelidir. İlk sauna ya da bunar odası se­ansının birkaç dakika sürmesi ve kişinin kendini iyi duymaması halinde hemen sona erdirilmesi öğütlenmektedir. Saunada, bir havlu üzerinde yatılır, buhar odasında oturulur. Her seanstan sonra soğuk bir duş almanız söylenir; saunada duştan sonra birkaç daki­ka daha sıcağa dönebilirsiniz. Saunanın sıcaklığı her gün birkaç derece olmak üzere yavaş yavaş arttırıl­malıdır.

    Vücut ısısı arttığı ve derideki kan damarları ge­nişlediği için kalp atım sayısı artar, kalbin yaptığı iş de artar. Bu durum kan akımını arttırır. Sauna ya da buhar odasından sonra, soğuk duş yapmak, ardından birkaç dakika dinlenmek kişinin kendini iyi duymasını sağlar.
    Sıcak battaniye: Bu yöntem, bütün vücuda sıcak­lığın yayılması için özel  olarak yapılmış elektrikli battaniyeye sarınmak demektir.

    Kaplıcaya gitmek kilo vermeme yardımcı olur mu?
    Çok fazla kilo vermeyi beklemeyin; hemen her zaman ancak hafif bir kilo düşme olur. Bunun nede­ni, daha az yiyor olmanızla birlikte, etkinlik düzeyi­nizin de genelde alıştığınız normal iş yaşamınızdakinden daha düşük olmasıdır. Zamanın çoğu dinlenmey­le geçer, kaplıca bahçesinde küçük gezintiler yapıla­bilir, ama gerçekten enerji harcamanıza neden ola­cak bir etkinlik yoktur. Bu yüzden de, daha az ka­lori alsanız bile, daha az kalori harcarsınız. Sıcak banyolarına, battaniye banyolarına, saunalara, bu­har banyolarına ya da terlemeye bağlı olarak yitiri­len kilolar, sıvı almaya başlanır başlanmaz geri alı­nır, çünkü vücut, sıvı dengesini, terlemeyle yitirdiği tüm sıvıyı tutarak yeniden kurar.

    Kaplıcalar, hastaların şifa bulmasında yararlı olur mu?

    Kaplıcalarda, özgün hastalıklar için özgün olarak düzenlendiği öne sürülen çeşitli tedaviler bulunmak­la birlikte, yalnızca kaplıcaya gitmenin var olan tıbbi durumlarında kökten değişiklikler yapacağını uman çoğu kişi, düş kırıklığına uğrayacaktır. Artrit için bal­mumu banyoları, astım için solunum tedavisi ve sin­dirim sorunları için kolon yıkanması ve oturma ban­yoları kullanır ve tüm bu sorunlarda düzelme gö­rülebilir, ama bu düzelmenin uygulanan özgün teda­viler sonucu olması gerekmez. Gerçekten de çoğu kaplıca, kullanılan ilâçları kaplıca süresinde de al­mayı önermektedir, öte yandan, yaşam biçimindeki kimi genel değişiklikler eğer ciddiye alınır ve düzen­li yapılırsa, (astım için solunum alıştırmaları ya da divertikülit için lifli besinlerden zengin beslenme gi­bi yöntemler) sorunlarda düzelmeye ve olasılıkla, alışılmış tıbbi tedavilerin daha düşük dozlara inmesi­ne yol açarlar.

  • Özel Tedavi Yöntemleri ve Masaj Yöntemleri

    Özel Tedavi Yöntemleri ve Masaj Yöntemleri

    Masaj

    Çoğu kaplıcanın programında masajın değişmez bir yeri vardır; masajın gerilimi yok ettiği, kan dolaşımını uyardığı ve deri yoluyla toksinlerin atılma­sına yardım ettiği ileri sürülür.

    Bir şeyi iyice anlamalısınız: Masaj kilo vermenizi, yağlarınızı eritmenizi sağlamaz, işi yapan masör ya da masöz biraz kilo yitirebilir, ama siz yitiremezsiniz. Masaj kasların güçlenip sertleşmesine de yara­maz. Mutlaka gevşemenizi sağlar, daha iyi duyumsarsınız, ama daha önce olmayan birkaç ağrının, sızı­nın da ortaya çıkmasına neden olabilir. Masaj, yapı­lan bölgede kan dolaşımının artmasını sağlar, doku­ların beslenmesini düzenler, kaslardaki gerilimi azal­tarak duygusal gerilimin de boşalmasını sağlar.
    Özellikle masör ya da masöz çok sert hareket ediyorsa, masaja alışmak zaman alabilir. Yaptırdı­ğım ilk iki, üç masaj bana çok rahatsız edici gelmişti.

    Masaj yöntemleri: Masaj vücuttaki gerilimin bo­şaltılması ve kan dolaşımının arttırılmasının bir yo­ludur. Sürtünmeyi önlemek ve masörün ellerinin ha­reket etmesini kolaylaştırmak için vücuda yağ, talk pudrası ya da krem sürülür. Kullanılan teknikler ya da masörün vücudunuzda çalışacağı bölgeler kişisel zevk sorunudur; kanın dönüşünü arttırmak için her zaman kalbe doğru çalışacaktır. Kullanılan masaj yön­temi ne olursa olsun, hareketler hep düzgün ve ritmik olmalıdır; sert hareket olabilir, ama kaba olmamalı­dır.

    İsveç masajı denilen türde hareketler enerji ve güç katılarak yapılır. Masaj hareketleri özellikle bal­dırlar, bacakların üst bölümleri, sırt gibi geniş kas kütleleri olan bölgelerde uzun ve ağırdır. Masörünüz elinin kenarıyla vurarak ya da el ayasıyla bastırıp ovarak masaj yapabilir.

    Şiatsu (belirli sinirleri uyarmak amacıyla başpar­mağın vücutta belirli bölgelere bastırılması), Jakuzi (özel bir küvette ince fıskiyelerin tüm vücuda çarp­ması) ve nöromüsküler  masaj    (kaslardaki gerilimi azaltmak için belirli motor bölgeler parmak uçlarıyla bastırılır) gibi masaj yöntemleri de vardır.

     

  • Pürüzsüz Bir Cilt İçin Fondötenin Etkileri

    Pürüzsüz Bir Cilt İçin Fondötenin Etkileri

    Size en uygun fondöteni seçip, pürüzsüz bir cilde sahip olabilirsiniz. Gözleriniz, dudaklarınız ve saçınız güzel gözüksün diye bir sürü zaman ve para harcamanız çok normal, ama eğer cildiniz lekeli ise bütün bu zamana yazık. Çünkü hatlarınızı ne kadar belirginleştirseniz de cildinizdeki pürüzlü görüntü herşeyi bozacaktır.

    Sorunlar ve Çözümleri
    Göz altındaki torbalanma:
    Gözlerinizin altında gok belirgin çizgiler ya da torbalar oluşmuşsa, hafif bir formül seçin ve fondöteni göz bölgesinde çok az kullanın. Koyu bir fondöten tu tür kusurları daha da belirgin hale getirir.
    Çene:
    Göze batan bir çene yapısına sahipseniz ya da oyuk bir çeneyi daha yumuşak göstermek istiyorsanız, kulaklardan çeneye doğru, çene çizginizin hemen altına bir ton daha koyu fondöten sürürek sahte bir “gölge” yapabilirsiniz.
    Aşırı renkli yüz:
    Al yanaklarınız varsa ya da çok kolay kızarıyorsanız, fondötenin altına yeşil tonlu bir nemlendirici ya da üstüne yeşil tonlu bir pudra sürün.
    Lekeler:
    Fondötenle kapatamadığınız leke ya da kızarıklıkları, ‘üste süreceğiniz kapatıcı bir kremle görünmez hale getirebilirsiniz. İlaçlı bir krem kullanırsanız lekenin tamamen geçmesini de sağlayabilirsiniz.
    Akne:
    Cilt sorunlarınızı kapatmak istiyorsanız mat bir fondöten kullanın. Akneden dolayı cildinizde pürüzler varsa, kalıp fondöten gibi yoğun bir formül kullanın, ama gece yatarken tamamen temizlemeye özen gösterin.
    Çiller:
    Bütün yüze yayılmış çilleri azaltmak için ten renginizden biraz daha koyu bir sıvı fondöten kullanın.
    Güneşyanığı:
    Güneşyanığını fondötenle kapatmaya çalışmayın, işe yaramaz. Onun yerine, soğuk bir bezle örterek ya da soğuk su çarparak cildi serinletin, sonra da güçlü bir nemlendirici sürün.

    Fondöten çeşitleri

    SIVI FONDÖTEN
    İnce, belli belirsiz bir tabaka oluşturur. Kuru cilde sahip olanlar nemlendiricili, yağlı cilde sahip olanlar ise hafif ilaçlı ya da yağsız fondöten kullanmalıdır.

    KREM FONDÖTEN
    Biraz daha kalın bir tabaka oluşturur. Kuru ve normal ciltler için idealdir. Bu tür fondöten parlak bir görüntü verdiği için yağlı ciltlere uygun değildir.

    JÖLE FONDÖTEN
    Kalın bir tabaka oluşturmaz ve şeffaf bir renk verir. Lekesiz genç ciltler için idealdir. Güneş ışınlarına karşı koruyucu maddeler içerdiğinden yazın kullanabilirsiniz.

    En iyi sonucu elde edebilmek için cilt türünüze uygun bir formül bulup, sorunlu yerleri en iyi şekilde kapatacak gerekli miktarı belirlemeniz yeterli olacaktır.

    KALIP FONDÖTEN
    Yoğun bir tabaka oluşturur.Nemli bir süngerle sürülmelidir. Kurutucu etkisi olduğundan, yağlı ciltler için idealdir.

    RENK SEÇENEKLERİ:

    Eğer sarı yada siyah ırktansanız, teninizin rengine uyan bir fondöten bulmakta zorluk çekebilirsiniz. Dermatologlar, beyaz ırkı üg ayrı ten rengine ayırıyorlar; ten renkleri ise sütlü kahveden fildişine kadar uzanan 39 çeşit farklı tona sahip.

    KARANLIĞINIZI AYDINLATIN:
    Tonları denerken, gün ışığında bakmaya çalışın. Çünkü elektrik ışığı sarımsı; floresan ışığı ise mavimsi bir gölge bırakır. Fondöten sürerken ışık mutlaka tam karşıdan gelmeli, yoksa gölgeler oluşacağından düzgün sürmek zorlaşır. Makyaj yapmak için en ideali, gün ışığında camın önüne yerleştireceğiniz bir aynadan yararlanmak olacaktır.
    Banyoda pencereniz yoksa, Hollywood tarzı, çevresi ışıklandırılmış ya da üstünde herhangi bir ışık kaynağı olan bir ayna da aynı işi görür. Ama gene de siz siz olun, yüzünüzü tüm dünyaya göstermeden gün ışığında bir kontrol edin.