Kategori: Kadın Sağlığı

Kadın Sağlığı kadın hastalıkları tedavi uzmanı

  • Kansere Yakalanan Annesi İçin Bakın Ne Yaptı

    Kansere Yakalanan Annesi İçin Bakın Ne Yaptı

    Bizi doğuran büyüten sevgili annelerimiz… Haklarını asla ödeyemeyiz. Bu video bir annemiz kansere yakalanmış. Bir evladın da yapabileceği pek bir şey yok ona moral vermek dışında. İşte o evlat harika bir moral vermiş annesi için. Kocaman alkışlar evlada gelsin.

     

    https://www.youtube.com/watch?v=aW6aqJgCGU0

  • Rahim Ağzı Kanseri Aşısı

    Rahim Ağzı Kanseri Aşısı

    Rahim Ağzı Kanseri Aşısı Nedir?

    Human papilloma virüsü denilen HPV virüsü, özellikle kadınların genital bölgelerinde siğillerin çıkmasına sebep olmaktadır. Bu virüs, rahim ağzında kanser öncüsü lezyonlara neden olmakta hatta ileriki evrelerde rahim ağzı kanserine yakalanma riskini yükseltmektedir.

    HPV virüsü, özellikle gelişmiş ülkelerde sıklıkla karşılaşılan bir virüstür. Ülkemizde daha az yaygın olsa da HPV geçiren kadınların oranı yükselmeye başlamıştır. 100’den fazla alt türü bulunan HPV virüsünden korunmak için geliştirilen aşılar ile vücutta bağışıklık oluşmakta ve hasta virüsün yarattığı sıkıntılardan korunabilmektedir.

     Aşı Tipleri

    1)      Gardasil: HPV’nin genital bölgede en sık siğil yaratan türü olan 6 ve 11 numaraya karşı ve rahim ağzı kanseri öncüsü lezyonuna ve rahim ağzı kanserine neden olan 16 ve 18 numaralı türlerine karşı geliştirilmiş aşıdır.

    2)      Cervarix: Yine virüsün 16 ve 18 numaralı türlerine karşı yaratılmış bir aşıdır.

    Koruma oranları % 100 olmasa da bu aşılar, rahim ağzı kanserinde son derece yüksek etkilere sahiplerdir.

    rahim ağzı kanseri aşısı

     Rahim Ağzı Kanseri Aşısında İzlenmesi Gereken Yol

    Öncelikle doktorunuzla görüşerek jinekolojik muayene olmalı ve aktif cinsel hayata sahipseniz papsemar testi yaptırmanız gerekir. Cinsel hayatı olmayan bayanlarda daha evvel HPV geçirmiş olma ihtimali çok az da olsa, doktorun her ihtimale karşı genital bölgenin dışında oluşma ihtimali olabilecek HPV lezyonlarına karşı genital bölgesi incelemesi gerekir.

    Eğer muayeneniz sonucunda bir sıkıntı çıkmaz be smear testinizin sonuçları da normalse (yani HPV problemine sahip değilseniz) 6 ayda toplam 3 defa aşı vurulmalısınız. Bu 6 aylık zaman zarfı içerisinde HPV geçirdiğinizi düşündürecek bir problemle yüz yüze gelmediyseniz, her aşıdan önce tekrar muayene olmanıza gerek yoktur.

     Bu Konu ile İlgili Bilmeniz Gereken Önemli Bilgiler

    1)      9 ve 26 yaş arasındaki bayanlar aşı için uygundur. Daha ileri yaşlardaki bayanların doktorlarından onay almaları gerekir.

    2)      Bu aşılar virüs yüzünden meydana gelen hastalıkları tedavi etmez, sadece korur.

    3)      Daha evvel bu virüs yüzünden sorun yaşayan bayanların aşıdan yararlanma oranı düşüktür. Fakat eğer bu virüsün sadece bir türünden sorun yaşadıysanız aşı sizi, diğer türlerden koruyabilir.

    4)      Hamilelik esnasında aşı uygulanması ya da aşıların devam etmesi önerilmez.

    5)      Aşıların yan etkileri neredeyse yok denecek kadar azdır.

    6)      Aşı uygulaması, kalça veya kol kaslarının içine yapılmaktadır.

    7)      Aşı yaptırdıktan sonra artık jinekolojik muayeneye ihtiyacım yok demek son derece yanlış bir tutumdur. Bu yüzden jinekolojik muayeneleriniz devam etmelidir.

    Bu Konuyu Ayrıca Videoda İzleyin

  • Genital bölge bakımı nasıl yapılmalıdır

    Genital bölge bakımı nasıl yapılmalıdır

    GENİTAL BÖLGE BAKIMI
    Overler, rahim, vajina, tüpler, vulva genital organı oluşturur. Anatomik olarak vajina cinsel ilişkiye girdiğimiz ve regl kanının dışarı çıkmasını sağlar 7 – 9 cm uzunluğu, kaslar ve mukozadan olan bir yapısı vardır. Her kadında vajinal doğal akıntı görülür. Söz konusu be akıntı ergenlik dönemi başlar menopoza dek östrojen hormonunun etkisi ile rahmin ağzındaki bezden ve hücrelerden salgı salgılanması nedeniyle vajinal mukoza nemli kalır.

    Vajinal akıntılar, kişisel ve cinsel hayatı son derece olumsuz etkileyen bir durumdur. Yaşamın her döneminde ortaya çıkabilmekte, üreme çağında ve cinsel yönden aktif her kadında görülür. Akıntılarda önemli noktalardan biri anormal olan akıntıyı normal olmayan akıntıdan ayırmak ve anormal akıntıya neden olacak kötü alışkanlıklar ve hijyenik hatadan vazgeçmektir. Hijyene dikkat etmek, kadın doğum uzmanına belli aralıklarla görünmek, çoğu zaman hastalıklardan korunma sağlar.

    vajinal akıntı enfeksiyon mu?
    genital bakımNormal vajina akıntısının miktarıyla kıvamı değişiktir. Berrak ve kokusuz olup rahatsızlık vermemekte. Ayrıca ilişki öncesi vajina girişinde bezden salgı artar ve cinsel ilişkiyi kolaylaştırır. Adet dönemi yumurta çatlamasına denk 12 – 14. günlerde akıntıda artış olur bunun sebebi ilişkide vajinaya boşalan meni içindeki sperm rahim içine kolay geçebilsin ve tüplere ulaşıp dölleyebilmesi içindir. Adet dönemini öncesinde akıntıda artış normaldir. Vajinanın kuru olması iyi olmayıp ilişkinin ağrılı olmasına neden olur.

    Sağlıklı kadında vajinal flora mikroorganizma içerir ve arasında denge mevcuttur. Vajinal florayı oluşturan mikroorganizmalar arasında olan denge bozulursa enfeksiyonlara bağlı yakınmalar olur.

    Menopoz sonrası ve Ergenlik öncesi dönemde östrojen yetersizliğinden tabaka incelir ve enfeksiyonlara direnç göstermez. vajinal hücre normalde glikojen molekülü içerir. Vajinal denge sağlayan bakteriler glikojeni kullanır, laktik asit oluşturur. Bu ortam vajinada olan yararlı mikroorganizmaların devamlılığını sağlar Gardnerella gibi hastalık oluşturacak mikroorganizmanın üremesini kontrol eder. Vajinal florada olan mikroorganizmalar arasında denge bozukluğunda çoğalır enfeksiyona yol açar. Akıntı, kaşıntı, kötü koku, tahriş, idrarda yanma, ilişkide ağrı gibi yakınma ortaya çıkar.
    Vajinit

    Antibiyotik kullanımı, menopoz, , gebelik, şeker hastalığı, kanser tedavisi, kronik hastalıklar, prezervatif ve steroid tedavisi, stres gibi direnç düşüren durum, spermisid kullanımı, vajinal duş, pudra ve sabun, sprey, gibi, kimyasal içeren maddeler, tampon kullanımı, genital bölgenin terlemesi, dezenfekte edilmemiş havuz suları, ıslak bırakmak, çok sıkı iç çamaşırı giyilmesi mikroorganizmadaki dengeyi bozar enfeksiyona yol açar. Vajina iltihabına vajinit, genital bölge de olduğunda vulvovajinit ismi verilir.
    Koyu sarı, grimsi ve beyaz süt akıntı, kaşıntı, yanma, kötü koku, batma hissi, idrar sırasında yanma hissi, ilişkide ağrı gibi durumda hekime başvurulmalıdır.
    Bu Konuyu Ayrıca Videoda İzleyin

  • Kadınlarda Sistit Nedir?

    Kadınlarda Sistit Nedir?

    KADINLARDA SİSTİT NEDİR

    İdrar kesesi enfeksiyonu çoğunlukla kadınların hayatında kimi dönemlerde yaşadıkları hastlıktır. Ancak devamlı bunun tekrarlaması hayat kalitesini düşürür ve sorunlar getirir. Yaklaşımların Günümüz amacı koruma ve tedbir. Enfeksiyon olmadan önlemek, tekrarlamamak için önlemler almak gerekir.

     İdrar Yolu Neden Enfeksiyon Olur?

    İdrar yolları Kadınlarda kısa yolla dışarı açılır. Bu sebeple dışarıdan mikrop girmesi oldukça basittir. Vücudun dış kısmında belirli oranda her kadında az ya da çok  mikrop vardır. Söz konusu bu mikroplar idrar kesesine girer ve çoğalır iltihap olmasına neden olur. Vücut direncinin özellikle azaldığı hallerde daha sık meydana gelmektedir. Aynı biçimde cinsel ilişki,  deniz, sauna, havuz, gibi ıslak mekanlar , genital akıntı halleri enfeksiyonların diğer sebepleri arasında gösterilebilir.

     Doktora Ne zaman Başvurmalı?

    İdrarın kanlı olması, İdrarda yanma, idrarda zorlanma, karın ağrısı, bel ağrısı, akıntı, idrar tutamama, halsizlik ateşlenme gibi belirtiler idrar yolları iltihaplanması olabileceğine işaret etmektedir. Daha önce sistit olan kadınlar tekrarladığını hemen anlayabilir. Kesinlikle uzman bir hekime başvurmak bu durumda gerekir.  Yakınmalar çok fazla değilse ilk önce alınan sıvı miktarı çoğaltılmalıdır. Şikâyetler bu durumda idrarla mikropları dışarı yıkamasıyla azalabilmekte. Doktorlara idrar tahlili bu tür hastalıklarda önemli bilgi verir. Kimi durumlarda yeterli olmadığı için idrar kültürü de talep edilebilir. Bu zamanlarda en önemli hatalardan  biri de  antibiyotikleri bilinçsiz kullanmaktır. Hatalı kullanılan ilaç daha sonraki zamanlarda önemli problemler ortaya çıkarabilir. enfeksiyonlar şayet 1 senede üç  ve daha sık tekrarlarsa altta yatan sebeplerin araştırılması şarttır.

     Tedavi Planı

    Tedavide esas ilaçlarla gereken uygun tedavi yapılması. Uzun antibiyotik kullanmak ya da uygun olmayan ilaçlar tercih edilmesi, tüm vücutta etkili olan yararlı mikropları öldüren ilaç kullanımı ilerisi için çeşitli problemlere neden olabilmekte. Kısa süreli tedaviler tercih edilmelidir.  Asitlik derecesi idrar yollarının ayarlanması, sıvı tüketimini artırmak ve taş, kum gibi sebepleri ortadan kaldırmak iyileşme sürecini hızlandırmaktadır. Uzmanlar idrar yolu iltihabını komplike ve basit olmak üzere 2 kategoride incelemekte. İdrar yolu enfeksiyonlarında başka bozukluk da bulunmakta. Bu durumda sadece enfeksiyonun kuruması değil ayrıca sebebinin bilinmesi ve bunun tedavisi de son derece önemlidir. İdrar tahlili yanında ultrasonografi ile kan tahlili de hekim tarafından gerekli görülürse sizden istenecektir.

    İlaçlar: genellikle 2 farklı ilaç tercih edilmekte.  Birisi idrar yolu ile atılan idrar yolu enfeksiyonuna sebep olan mikroba etkili antibiyotik, diğeri yakınmaları azaltmaya yönelik olan kas gevşetici haplardır. Bu ilaçlara idrar yolu antiseptikleri ilave edilebilmektedir. Üç günlük tedavi sonrası yakınmalar azalmaz ise farklı bakteriler olma olasılığı için de idrar kültürü tetkiki yapılması icap etmektedir. Antibiyotik tercihi de buna göre farklılık göstermektedir.

     Bu Konuyu Ayrıca Videoda İzleyin

  • Rahim ameliyatı nasıl yapılır?

    Rahim ameliyatı nasıl yapılır?

    RAHİM AMALİYATLARI
    Halen çalışması sürmekte olan rahim ve yumurtalık nâkili kadınların tüm hayatını değiştirir nitelikte. Tıp dünyası yakından takip ediyor gelişmeleri kadınların hem de menopozunu geciktirecek hem hamile kalma şansını artıracak. Çalışmaların tamamlanmasıyla kadınlar yaptıracağı yumurtalık nakli ile hamileliği ileri yaşlara erteleyebilecek. Yumurtalık nakli ile genç yaşta gebe kalmak istemeyen kadın, 20 yaşında yumurtalarını dondurup 40’lı yaşında çok sağlıklı yumurtayla gebe kalabilecek. Yumurtalık nakli hakkında çalışmaların yalnız ABD, Belçika’da yapılıyor. Yumurtalık nakli işi zor bir uygulama değil, ülkemiz ‘de şimdi kanser tedavisi görmekte olan kadınların yumurtaları dondurulmaya izin veriliyor, fakat yakın tarihte ülkemiz ‘de de tüm kadınlara uygulanmaya başlanacaktır.
    Yumurtalığını dondurarak, istediğin yaşta anne olabilirsin. Yumurtalık naklini şimdiye kadar dokuz tek yumurta, bir de çift yumurta ikizi denedik. 8 kadın, yardımcı olan yöntem olmadan kendi hamile kaldı. İlk vakada yumurtalık dokusu ikizinden alındı ve taze olarak dondurmadan naklettik. Hamilelik tabi yöntemlerle sağlandı. Ancak bir süre sonrasında nakledilen yumurtalık tükenmiş. 3 yıl dondurularak sakladığımız yumurtalık diğer parçası da nakledildi. Hasta ikinci çocuğa gebe kaldı. Bu yöntemin 2 şekilde yapılabilir. Birinci yöntem de yumurtalıkta sorun olduğu için başka bir kişiden tüm yumurtalık nakletmek. Bu rahim naklini böbrek nakli şeklinde düşünebilirsiniz. Sistem aynı başka bir insandan alınıp ihtiyacı olana verilmesi.
    Modern zamanın kadını, genç doğurmak istemiyor.
    Yumurtalık naklinde diğer yöntem ise kadının yumurtasının bir kısmının alınıp dondurulmasıdır. Bu işlem genellikle genç yaşta gebe kalmak istemeyen kadın tarafından ilgiyle karşılanıyor. Bu yöntem, ayrıca genç yaşta vücudu kanser olan kadın için de çok önemli! 20 yaşta kanser olan kadın bu yöntemle yumurtalığını dondurur ve tedavi bittikten sonra hamile kalabilir.
    Rahmi olmayan kadın da anne olabilir. Rahim nakliyle ilgili ilk çalışma 2000 yılında Arabistan’da yapıldı, Bu ilk denemede kadın vücudu 60 gün sonrasında rahmi reddetmesiyle uygulama başarısız oldu. İsveç’te rahim nakli ilk olarak farede daha sonrasında koyunda ve maymunda denendi. Başarılı sonuç elde edildi ve 3,5 yıl sonra insanda da rahim nakli başarıyla gerçekleştirilebilecek bilim adamlarının bu konuda araştırmaları ve çalışmaları hızla devam ediyor.

    Bir kadın için dünyadaki en büyük mutluluk elbette çocuk sahibi olmaktır. bu onlara verilecek en güzel hediyedir.  Bundan mahrum olmaması için rahim nakli bekleyen çok fazla insan vardır. Araştırmalar yüz güldürücü.
    Bu Konuyu Ayrıca Videoda İzleyin

  • Emzirirken korunma

    Emzirirken korunma

    EMZİRİRKEN KORUNMA
    Emzirme dönemi doğurganlık azalır. Doğumdan sonra yeniden doğurganlığın kazanılması âdetin başlaması ve emzirme süresi ile ilgili değişir.
    Bebek eğer anne sütü emiyorsa 6 – 8 ay arası koruyabilir. Ama bebek gıda alıyorsa loğusa doğumdan 3. haftada sonra korunma yöntemi uygulamaya başlamak gerekir. Emziren kadınlarda risk % 1-2 az olmakla ilk reglden önce ovulasyonun olma ihtimali vardır.
    Anne sütü bebekler için doğal ayrıca oldukça değerli besindir. Emzirme dönemi hastalıklara karşı koruyan protein maddeler bebeğe geçer solunum yolu enfeksiyonları, ishal, orta kulak iltihapları, idrar yolu enfeksiyonları, zehirlenmeden bebeği korur. Emzirme sırasında hormonlar annenin rahminde adale kasılmasını küçülmesini, kanamanın az olmasını sağlar. Emzirme anneyle bebek arasında iletişim ve bebekte psikososyal gelişim önem taşır. Bu dönem bebekle ilgilenmek isteyen kişi için yeni gebelik düşüncesi ürkütücü olmakta. Emzirme döneminde fertilite azalır.
    Doğumdan sonra fertilite kazanılması âdetin başlaması ve emzirme ile ilgilidir. Yumurtlama genellikle reglden birkaç hafta sonrası başlar.
    Emzirme döneminde amonere gebelikten korur mu?
    Emzirmeyle sütün sağılması yumurtlama gelişimini baskı altına alan prolaktin hormonunu arttırarak gebelikten koruyabilir. Bebek yalnız anne sütüyle besleniyorsa, bebek 6 aydan küçük, annenin regl başlamamışsa %98,1 gebelikten koruduğu gösterilmiştir. Gündüz yâda gece emzirme olmalı. Bu çalışan annede başarılı değil. Bebeğe 6. aylıktan sonra ek gıdaya başlanmasıyla emzirme devam ederse koruyuculuk azalır.
    Bariyer yöntemi ;
    Başarısızlık %10 civarıdır. Prezervatif kullanmak hem gebelikten korur hem de cinsel yollarla bulaşan hastalık dan da korur. Diyafram doğumdan sonra altı hafta öncesi kullanılamaz. Vaginal tablet kullanımı emzirirken oluşan vajina kuruluğu arttırır.
    Doğum kontrol hapı: progesteron ve östrojen içerirler. Yapılan çalışmalar bu hapın östrojen içerdiği süt miktarını aza indirdiği gösterilmiştir. Östrojen içerdiğinden hamilelikte olan kanın pıhtılaşması eğilimi sebebiyle damar tıkanıklığı olasılığı taşır doğum sonrası 6 haftadan önce başlamamak gereklidir. Anne emzirmese dahi doğum kontrol hapı içmeye başlamak için altı hafta beklenmelidir.
    Yalnız progesteron içeren haplar: Doğumdan altı hafta geçince başlanmalıdır. Emzirme sırasında güvenle kullanılabilir.
    Üç aylık iğne: Uzun yıllar denenmiştir. Yan etkileri yoktur sütü biraz arttırdığı saptanmıştır. Regl görmemeye sebep olur ve iğne kesilince bu düzelir.
    Aylık İğneler: Östrojen içerdiğinden sütü azaltır, emzirme esnasında kullanım konusunda bilgi yoktur.
    İmplant: Koldan cilt altına hormon içeren 3 cm çubuk uygulanan bir yapıdır. 3 yıl koruyuculuğu bulunur. Süte az miktarda geçer bebeği etkilemez. Adet görmemeye sebep olabilir.

    Bu Konuyu Ayrıca Videoda İzleyin

  • Adet kanaması neden gecikir?

    Adet kanaması neden gecikir?

    ADET KANAMASININ GECİKMESİ

    Adet kanaması, bazı özel durumda doktor önerisiyle ve alınan bazı önlemle ileri alınabilir. Sağlıklı olan kadın da her ay hormonal ve genital sisteminin yenilenme süresinin bir parçası olan bir ile beş gün arası süren bir regl kanaması dönemi olur. Kanama bazı kadında iş yaşamını ve sosyal yaşamını etkileyen kramp şeklinde sancıyla da beraber olabiliyor. Kadınların önemli çok büyük bir kısmı adet günleri rahatsız olmaz ve günlük hayat bu kanamadan az etkilenir.

    Nitekim bazı durum da var ki burada olacak adet kanamasının rastladığı tarih hiç  uygun olmayan bir güne denk gelebilir. Tam evlilik veya balayı gününe rastlayan, ya da çok önceden planlanmış tatile denk gelen regl kanaması veya yoğun iş temposunda olan adet sancısı kadın için dezavantaj  olabilir.

    İşte bu durumda doktor önerisi ile, çok özel durumda beklenen regl kanaması ileri almak mümkün. Adet kanaması senede bir, iki defa bu şekilde düzenlenmesi kadın sağlığı üzerinde kötü bir etki yarattıgı teorik olarak gözükmemekte Bu, yalnız doktor önerisi ile doğum kontrol hapını kullanan kadınlar içindir. İki kutu arası normalde verilen ilaç olmayan 1 hafta aralıgı yerine doğum kontrol hapını yeni kutuyla regl geciktirme istenen zaman devam ettirilir. İlaç kesildiği bir hafta içinde regl kanaması gerçekleşir. Bu yöntem senede 1 defadan fazla kullanacaksanız eger doktora danışmalı, uygularken doktorun aksini önermediği zaman maksimum 2 kutu bittiğinde bir hafta ara vermelisiniz.

    Tarihi doktorun  ileri alması

    Bu progesteron içeren ilaç, jinekolojik muayene doğal sonuçlandıktan sonrası, beklenen regl kanaması en geç 3-5 gün önce başlanır ve geciktirilme istenildigi kadar devam ettirilir. Adet kanamasına 3 günden az süre kalınca ilacın regl geciktirme ihtimali düşüktür. Bu yöntem asla eczaneden alacagınız ilaçla kendiniz denememelisiniz. Jinekolojik muayene şarttır.

    Uygun olmayan yöntem

    Geciktirici iğne yaptırmak ve  hap:

    Ülkemizde eczaneye gidince çoğu durumlarda doktor muayenesi yapılmadan şikayete ve arzuya göre ilaç verilmektedir. Bu durum regili belli süre geciktirmeyi isteyen kadın için de geçerli. Ancak hormon içeren ilaçlar doktor muayenesi  olmadan kullanılmak istenmeyen  yan etkiye yol açabileceği için kolay tercih edilmemelidir.

    Söktürücü iğne:

    Esasen hamilelik dışında bir sebebe bağlı gecikmiş regl kanamasını söktüren bu ilaç, bazen yanlış olarak beklenen regili öne alma için kullanılır ve %100 başarısız sonuçlanmakta. Bu ilaçlar sonra oluşan tesadüf kanama regl kanaması değildir ara kanamadır. Yine eczanede reçetesiz temin edilen bu ilaçlar kaçının.

    Bu Konuyu Ayrıca Videoda İzleyin

  • Göğüs ucu çatlamaları

    Göğüs ucu çatlamaları

    GÖGÜS UCU ÇATLAKLARI VE NEDENLERİ
    Göğüs ucu çatlakları kadınların çok rahatsız oldukları ve çok karşılaşılan bir durumdur. Tedavisi vardır. İlaç tedavisi şart değildir. Kimyasal kremlerin yanı sıra bitkisel karışımlarda göğüs ucu çatlaklarında kullanılır. Bu bitkisel karışımları evde kendimiz çok rahatlıkla yapabiliriz. Bu tariflerden bir tanesi
    Ayva çekirdeği
    Az miktar su
    Az miktar zeytinyağı
    Ayva çekirdeği az suyla krem kıvamı olana kadar kaynatın. Kaynadıktan sonrada cildi yumuşatsın diye içine de biraz zeytinyağı ilave edin. İyice karıştırıp sonrada göğüs uçuna masaj yaparak sürebilirsiniz. Dikkat gereken nokta göğüs uçları temiz olması gerek. Bu nedenle banyodan sonra bitkisel maskeyi uygulamak faydalı olacaktır. Bu işlemi çatlak geçene kadar uygulayabilirsiniz. Meme ucunun çatlamasının en önemli sebebi, hatalı emzirme, yani bebeğin emiş pozisyonu veya tutma şeklinin düzgün olmamasıdır. Diğer nedense meme ucunun ıslak bırakılması, meme ucunun alkol gibi temizlik ürünleriyle temizlenmesidir.

    Ne yapmalıyım?

    Meme ucunun çatlakları emzirmeye başlandığında sık olmakla birlikte emzirmede rastlanan problemdir, giderilmesi için şu önlemler yardımcı olabilecektir;
    Hamilelikte vücut süt üretmeye doğal hazırlanmaya başlar. Bu dönem meme dokusu büyüyünce memeye gerekli olan desteği verecek sutyen kullanılması uygundur. Hamileliğin 8. ayı itibarıyla göğüslerin emzirmeye hazırlanmak için bitkisel pomadılar, hem acı çekmenizi engeller hem göğüslerin gerekli sürede süt üretmesine yardımcı olacaktır
    Bebeği emzirirken meme ucunu ve çevreleyen koyu kısmı (areola) bebeğin ağzına tümüyle almasını sağlayın. Bebeğin yalnız memenin ucunu emerek daha az sütü alır hem meme ucunu tahriş olmasına neden olur. Eğer göğsünüz süt nedeniyle şişmişse bebeğinizin koyu kısmı tümüyle kavramasını zorlaştırıyorsa emzirmeden önce pompayla süt alarak şişliği azaltabilir, bebeğin iyi kavramasına yardımcı olabilirsin.
    Her emzirme sonrası az miktar süt sıkarak memelerin ucuna sürmeli ve kendi kurumasını bekleyin.
    Meme uçlarını mümkünse emzirme sonrası havayla temas ettiriniz.
    Sutyendeki astarları havayı engellediğinden çıkarın.
    Eğer bir meme tahriş olmuşsa diğeriyle daha çok emzirmeyin. Önce az tahriş olanla emzirin bebeğin açıkmış olduğundan kuvvetli emecek buda tahrişi arttıracaktır. Eğer iki memede tahriş varsa her öğün memeyi değiştirin. Eğer mümkünse emzirme süresini 5 dk. indirin, sık emzirin.
    Göğüs uçlarına doğal, bakım uygulayın. Doğal cilt yağlarıyla meme uçları korunur. Bitkisel lanolin krem etkilidir. Petrol tabanlı merhem ve vazelin etkili olmaz.
    Meme uçlarını duru suyla temizleyin. Asla sabun, benzin ve alkol gibi havlular kullanmayın. Bebek mikroplardan süt deki antikorlarla korunur, sütünüz temizdir.
    Bu Konuyu Ayrıca Videoda İzleyin

  • Rahim Filmi Nasıl Çekilir?

    Rahim Filmi Nasıl Çekilir?

    Rahim Filmi Nedir?

    Histerosalpingografi (HSG) denilen rahim filmi, rahmin içerisinin ve kanallarının yapısını, işleyişini ve durumunu incelerken faydalanılan bir yöntemdir. Film çekilmeden önce jinekolojik olarak detaylı bir muayene yapılır ve enfeksiyon var ise rahim filmi ertelenir.

     Rahim Filmi Nasıl Çekilir?

    Rahim filmi çekilirken jinekolojik muayene pozisyonunda yatılır. Rahim ağzını rahatça izleyebilmek için vajinaya bir alet yerleştirilir ve daha sonra kanül denilen alet üzerinde bulunan enjektör ile rahme ilaç verilir. Bu esnada rahim filmleri çekilir. HSG, röntgen ışınlarıyla yapılan bir uygulamadır fakat ışının dozu çok azdır.

     Rahim Filmi Ağrılı Bir İşlem midir?

    Kadınlar arasında işlemin çok ağrılı olduğu belirtilse de nazik ve dikkatli bir işlem yapılırsa karında sadece gerilme ve batma hisleri oluşacaktır. Filmden 1 saat önce alınan hafif bir ağrı kesici ile bile işlem daha kolay gerçekleştirilebilir. Ancak normal jinekolojik muayenede bile ağrı çeken, çok hassas kadınlarda genel anestezi tercih edilebilir.

     Rahim Filmi Hangi Durumlarda Çekilir?

    1)      Kısırlığın tespit edilebilmesi için

    2)      Rahme yapılan bir müdahale sonucu rahim ağzı kanalında oluşabilecek tıkanmalarda (adet kanamaları kesilir veya azalır)

    3)      Rahimde yapışıklık olması durumunda

    4)      Tekrar eden düşüklerde

    5)      Rahimde doğumsal bir gelişme problemi olup olmadığına bakılmak istendiğinde

     Rahim Filmi Ne Zaman Çekilir?

    Genel olarak regl kanamasının bittiği günden birkaç gün sonra uygulanır. Bunun sebebi, regl kanamalarının rahim içerisindeki tüpleri ve karın boşluğunu doldurma riskini ortadan kaldırmak ve olası bir hamileliğe zarar vermemektir.

     Rahim Filminden Sonra Neden Hamilelik Artar?

    Rahim filmi çekilirken basınçla verilen ilaç sayesinde, tüplerdeki yapışıklıklar açılmaktadır. Böylece hamilelik daha da kolaylaşmaktadır. Ayrıca mikrobik bir durum yüzünden kısırlık var ise ilacın antimikrobiyal özelliği sayesinde bu durum iyileşebilir ve hastanın hamile kalma ihtimali artmaktadır. Kısırlık tedavisi olmak için rahim filmi çektiren kadınların bir çoğu film çekimi sonrası hamile kalabilmiştir.

     Rahim Filmi Çekildikten Sonra Dikkat Edilmesi Gerekenler

    1)      Az miktarda kanama ya da lekelenme olabilir. Eğer kanama çok ve bir iki günden fazla sürüyorsa mutlaka doktorunuzu arayın.

    2)      Hafif ya da ortaya yakın şiddette kasık ve bel ağrısı oluşabilir. Ağrının artması veya ateşlenmeniz durumunda bu bir enfeksiyon habercisi olabileceği için mutlaka doktorunuzu arayın.

    3)      Uygulama esnasında rahim ağzı az da olsa zorlandığı için film sonrasındaki iki gün boyunca banyo yapmamaya, cinsel ilişkiye girmemeye ve kanama için tampon kullanmamaya özen gösteriniz.

    Bu Konuyu Ayrıca Videoda İzleyin

  • HSG nedir?

    HSG nedir?

    HSG hangi durumda uygulanır?
    HSG genel söylemek gerekse rahim ağzı kanalında olan tıkanıklıktan, Fallop tüpündeki bir tıkanıktan rahim içinde bir yapışıktan yada şüphelenince uygulanır.Daha genişletecek olursak HSG’nin kullanım alanı şu şekildedir:
    • Hamile kalamamak halinde tıbbi değerlendirilme aşamasında tüpün açık olup olmadığı belirlemesinde;
    • Rahim ağzına veya rahime yapılmış bir müdahale akabinde (kürtaj gibi) regl kanamasının kesildigi durumda rahim ağzı kanalında olacak olası bir tıkanıklık veya rahim içinde meydana gelebilecek muhtemel bir yapışıklık  değerlendirmede;
    • Yineleyen düşükte rahimde olan doğumsal bir gelişme kusuru olup olmadığının tespitinde ;

    HSG Nasıl Uygulanmakta?
    HSG prensip de regl kanaması bütünüyle bittiği zaman dilimiyle adet döngüsünün 1. yarısında uygulanır. Bunun sebebi bir yanda regl kanaması rahim içinden tüpe ve buradan karın boşluğuna dolmasının oluşturacağım probleme engel olmak, diger yandan rahim içinde olacak muhtemel bir hamileliğe (hamile kalamama sebebiyle değerlendirilen bir kadın her zaman hamilelik oluşacagı gerçeği gözardı edilmemeli) zarar vermemektir.
    HSG uygulanma öncesi tüm bir jinekolojik muayene yapılır. Bu değerlendirmede pelvik enfeksiyon bulgusu saptanma durumunda enfeksiyonu tedavisi olana dek bu işlem ertelenir. İltihaplanma varken uygulanacak bir HSG hastalığın dağılmasına sebeb olabilmekte.
    HSG bir Kadın Doğum Uzmanı yada Radyoloji Uzmanı uygulayabilir. Rapor verme Radyoloji Uzmanına aittir.
    Jinekolojik muayene pozisyonunda rahim ağzı görüntülenmesi için spekulum isimli cihaz yerleştirilir. Rahim ağzı sabitlenince sonra rahim ağzı kanül ismi verilen pipete benzeyen alet yerleştirilir. Kanüle yerleştirilen enjektörden aşamayla basınç uygulanır kontrast madde ismi verilen özel sıvı verilir. Bu sıvı tıpkı röntgen filminde oldugu yere radyoopak gibi beyaz görünüm kazandırır. Sıvı verilmesi sırasında belli aralıkla tek röntgen filmi alınır yada floroskopi ismi verilen yöntem kullanılır ekranda sıvı geçişi sürekli izlenerek kaydedilir.
    HSG röntgen ışını verilerek uygulanan yöntem olmasına ragmen ışın dozu fazla yüksek değildir.
    HSG genellikle az ağrılı bir işlemdir, bu nedenle genelde genel anestezi uygulanmaz.
    • Rahim içine sıvı ulaşmadığında rahim ağzı kanalında tıkanıklığını gösterir.
    • Rahim içinin yapısı içinde leke görüldüğünde yapışıklığın belirtisidir, rahim içinin yapısı bozulduğunda doğumsal rahim kusuru belirtisidir.
    • Kılcal yapılar görülemediğinde, devamında sıvı karın içinin boşluğuna dağılma gözlenmediğinde tüplerin tıkalı olduğu belirtisidir.
    HSG sırasında sıvı basınçlı verildiğinden hafif tıkalı rahim ağzı kanalları açılabilmekte. HSG’nin tedavi özelliği yoktur.
    Bu Konuyu Ayrıca Videoda İzleyin

  • Kadınlarda Saç Dökülmesinin Nedenleri

    Kadınlarda Saç Dökülmesinin Nedenleri

    Her kadın gür ve sağlıklı saçlara sahip olmak ister fakat bunun için gerekli önlemleri almaz. Saçlarımız da bakım ve özen ister ve gereken ilgi gösterilmediğinde zarar görebilir. Özellikle bilinçsizce kullanılan kozmetik ürünleri, saça uygulanan yanlış bakımlar ve stres gibi durumlarda saçlarımız dökülerek cansız hale gelirler. Aynı zamanda genetik özelliklere de bağlı saç dökülmelerinin birçok nedeni vardır.

    İşte bunlardan bazıları;

     1)      Hastalıklara bağlı dökülmeler:  Demir eksikliği, herhangi bir nedenle oluşan kansızlık, tiroit, hormonsal bozukluklar, kanser tedavileri gibi durumlara bağlı olarak saç dökülmeleri gerçekleşmektedir.

    2)      Genetiğe bağlı dökülmeler: Kadınlarda da, erkeklerde görüldüğü gibi genetiğin etkisi vardır. Fakat bu durum erkeklerde çok daha sık yaşanmaktadır. Kadında erkek tipi saç dökülmesi denen dökülmelerde saçlar giderek incelir ve tepe kısma doğru alında açılmalar yaşanabilir. Ve daha ilerleyen evrelerde tıpkı erkeklerdeki gibi kelleşme sorunu ortaya çıkabilir.

    3)      Doğal dökülmeler: Saçlarımız içerisinde doğal yaşama süresini bitirmiş ve dökülmesi gerekli saçlar vardır. Bunlar dökülür ve yerine yenisi çıkar. Genel olarak günde 100 tel saçın dökülmesi normal kabul edilir.

    4)      Saçlara uygulanan yanlış yöntemlere bağlı dökülmeler: Fön, boya, perma gibi işlemlerde saçlar fazlaca zarar görür ve kırılmalar oluşur. Bu genelde saç diplerine değil, saç uçlarına zarar verir. Aslında saçlarınız dökülmüyor daha ziyade kopuyor veya kırılıyor olabilir. O yüzden yaptırdığınız bakımlara ve uygulamalara dikkat etmeniz gerekmektedir.

    5)      Psikolojik sorunlara bağlı dökülmeler: Hem saçlarımızın hem vücudumuzun sağlığı genelde psikolojimize de bağlıdır. Daha sakin, stressiz bir yaşam hem bedenimize hem de saçlarımıza yararlı olacaktır.

    6)      Beslenmeye bağlı dökülmeler: Kilo kaygısıyla beslenme alışkanlıklarının bozulması saçların da sağlık bozulmasına yol açacaktır. Dengesiz beslenme, zayıf kalmak için yağ alımından uzak durma vb. sürekli hale gelen dökülmelere neden olabilir. Beslenmede mineral, vitamin, protein vb. alımına mutlaka dikkat edilmelidir.

    Saç dökülmelerine neden olan problemler belirlendiğinde buna karşı önlem almak daha kolay olacaktır. Örneğin demir eksikliğinden kaynaklanan bir saç dökülmesinde saç kremleriyle sorunu çözemezsiniz. Bu tür bir çözüm sadece saçın görünümünü değiştirecektir.  O bakımından yapılacak en doğru şey bir uzmana danışarak, saç dökülmelerinin nedenini öğrenmek olacaktır.

    Kadınların estetik olarak sıkıntı yaşadığı saç dökülmeleri bazen daha zorlu rahatsızlıkların nedeni olabilir. Bu tür durumlarda saçlara uygulanan bitkisel çözümler ya da bakım ürünleri kullanmak size daha fazla zarar verebilir. Önce sebebini belirlemeden, yanlış uygulamalara gitmeyiniz.

     

    Bu Konuyu Ayrıca Videoda İzleyin

  • Miyomlar ne şekil karşımıza çıkar

    Miyomlar ne şekil karşımıza çıkar

    MİYOM NEDİR, NEDEN OLUR

    Kadınlarda miyomun neden ortaya çıktığı şu an tam olarak bilinmemektedir. . Ergenlik zamanında torik olarak miyoma rastlanması enderdir. Miyomlarda genellikle menopoz döneminde gerileme olur. Siyah nesilde beyaz nesile göre miyom görülme sıklığı 5 kat fazladır. Aileden birisinde özellikle anne, kardeş, gibi birinci derecede yakın olanlarda miyom varsa ve buna sık raslanıyorsa hasltalıgın kalıtsal olma riski artmaktadır. Üreme çağında olan miyomların meneppoz sonrası hızlı bir şekilde gerilemesi miyomların gelişmesinde östrojen hormonunun çok etkili bir rolü olduğunu göstermektedir. Hamilelik döneminde artış gösteren östrojen hormonuna bağlı olarak irileşen miyomlar hamilelikten sonra tekrar hızla küçülme göstermesi bu düşünceyi dogrular yönündedir.

    Miyomlar ne şekil karşımıza çıkar ve nasıl tanımlanır ?

    Miyomlar her durumda rahimin içerisinde yer alır. Bir kadın rahminde yalnız tek miyom olabileceği gibi, fazla sayıda da bulunabilir. Miyomlar yalnız 1 cm kadar küçük ebatta olabileceği gibi çapı 30 cm geçen miyoma da rastlamak mümkün.

    Miyomlar ne belirti yapar?

    Miyomlar çok sık belirti vermez ve başka nedenle yapılan bir jinekolojik değerlenmede tesadüf saptanır. Belirtiye neden olan miyomun yaptığı şikayetler önce rahim içinde oldukları bölgeye, sonrasın da büyüklük ve sayıya bağlıdır. “Submüköz” yeri çok küçük bir miyom rahmin iç tabakasını tahrip ederek düzensiz kanamaya neden olabilir, “subseröz” yeri portakal büyüklüğünde olan bir miyom bir belirti vermeyebilir.

    Genel olarak, miyomların sıklıkla aralarda kanamalara sebeb olduğu söylenebilir. Yine bu yerleşimde miyomların rahmin iç tabakasında etkiledikleri alan  büyük olursa, hamilelikte düşüğe sebep olma olasılığı da bir o kadar artma ihtimali vardır..

    “İntramural” yerleşimli miyomda ise sık adet kanamasının uzun sürmesi gibi belirti verirler. Bu durum,miyomların rahim kasılması kanamayı durdurma etkinliğinin azaltmasına bağlanabilir.

    Subseröz miyom ufak oldugunda sık belirti vermez, fakat çok büyük oldugunda etraf dokuda yaptıkları baskıya bağlı belirti verebilir. Örnek öne büyüyen miyom idrar torbasına basınç yapar sık idrar çıkması yakınmalarına sebeb olabilir. Yine arkaya büyüyen miyom kalınbağırsağa basınç yapar kabızlık şikayetine sebeb olabilir. FalMlop tüplerine basınç, bir hamile kalamama sebebi olabilir.

    Miyomlarda Bozulma

    Miyomlar özellikle çabucak büyüdüklerinde kendini besleyen damarlarının yetersiz olması sonucunda dejenerasyon denen yapısal değişiklige uğrar. Vücutta kanla beslenen her organda olan bu durum miyomda oluşması ani şiddetli ağrılar hissedilmesine sebeb olur. Miyomların bozulmasına hamilelikte nispeten çok sık rastlanır.

    Miyomda kanserleşme nadir görülür. Miyom dokularında gelişen  kanser oldukça kötü kanserlerdir.

    Bu Konuyu Ayrıca Videoda İzleyin