Blog

  • Bağımlılık Alkolizm

    Bağımlılık Alkolizm

    ALKOLİZM
    Alkolizm, ve sarhoşluk yüzünden tutuklanmalar, karaciğer sirozundan ölümler gibi alkole bağlı sorunlar ve alkolizmle ilgili kurumlaşmalar kadınlarda hızla artmaktadır. Dahası, en büyük artış 30 yaş ve altındaki genç kadınlarda görülmüştür.

    Alkole fiziksel tepkiler
    Vücudunuz erkeklerinkine oranla yüzde 5-10 daha az su içerir ve böylece aynı miktar alkol sizin sisteminizde daha yoğun bulunur ve sonuçta da vücut organlarınıza daha büyük bir toksik etki yapar. Aynı miktar alkolle kanınız, herhangi bir erkeğinkinden daha yüksek bir alkol düzeyine ulaşır ve böylece daha kısa bir zamanda daha fazla zehirlenirsiniz. Bu nedenle erkeklere oranla daha az alkol, daha kısa zamanda karaciğer yıkımına neden olabilir. Kadınlarda, sorun yaratan içki içmenin başlamasıyla fiziksel hastalığın oluşması arasında daha az zaman geçer.
    Kadınlarda alkole verilen yanıtın adet döngüsüyle değiştiği bulunmuştur. Adet öncesi ve yumurtlama dönemlerinde daha yüksek alkol düzeyleri vardır. Değişkenliğin varlığının kadınları alkol kullanırken daha dikkatli davranmaya iteceği ve böylece de yüksek alkol tolerans düzeylerine varmayacakları düşünülmüştür. Alkolizm, karaciğer ve kalp işlevlerini tehlikeye sokmasının, beyin yıkımına yol açmasının ve sizi başka birçok bozukluğa eğilimli kılmasının yanısıra, erken doğum yapma ve şiddetli zihinsel ve fiziksel sakatlıkları olan çocuklar doğurma olasılığınızı da artırır. Büyüme yetersizliği, kafa ve yüz anormallikleri, zeka geriliği de kimi zaman anormal kalp ve böbrek gelişimini içeren fötal alkol sendromuna (FAS) alkolik annelerin çocuklarında giderek daha sık rastlanmaktadır.
    Kadınlar, daha yarışmalı çalışma alanlarına girdiklerinden ve daha fazla sorumluluk taşıyan görevler aldıklarından beri daha büyük gerilimlerle karşı karşıyadırlar. Çalışan kadınlardaki artışın en büyük bölümünü evli olanlar oluşturduğundan, ev ve aile baskısı, işin getirdikleriyle birleşince dayanılmaz bir yük haline gelebilir. Kadınların alkolü ruh halini değiştiren bir madde, bir sakinleştirici olarak gördükleri ve çoğunlukla ‘kaçmak’ için içtikleri bildirilmiştir. Bu yüzden, kaçılacak daha yoğun ve giderek artan gerilimle kadınların daha fazla içmesine şaşmamak gerekir.
    Kadınların, yaşamın güçlükleriyle karşılaştıklarında da alkol tüketimini arttırmak eğiliminde oldukları gösterilmiştir. Herhangi bir kayıp (adetten kesilme menopoz çocukların evden gitmesi boş yuva sendromu boşanma ve ayrılma) içki içmenin artmasıyla büyük ölçüde ilgilidir ve işin kötü yanı tartışma kabul etmez bir biçimde çağdaş yaşamın bir parçası durumundadır. Bir kadının anne, eş, yuva kurucu ya da sevgili olarak ortaya çıkan dişilik rolüne yönelen tehditler, alkolizmle yakından ilişkilidir. Toplumun, bir kadının gerçek rolünün ne olduğu ve bu rolü nasıl uygulaması gerektiği konusundaki, değişen ve sıklıkla çatışan görüşlerinin ortaya çıkardığı yetersizlik duyguları, gerek evde gerekse işteki kişisel başarı beklentileri ve bunların sürekli sonuçsuz kalmasıyla daha da karmaşıklaşır.

    Alkolizme eğilim yaratan etmenler var mıdır?
    Araştırmalar, alkolik kadınların çoğunun yaşam¬larının erken dönemlerinde ana babadan ya da kardeşlerden birinin kaybı gibi bir duygu travması (duygusal yaralanma) geçirdiğini ve büyük olasılıkla alkolik anne babaları olduğunu göstermiştir. Yaşamlarının daha ileriki dönemlerinde yüksek bir dengesiz evlilik ve psikiyatrik sorun oranına sahiptirler ve çoğunun eşleri de alkoliktir.

    Özel olarak rizikolu, belirli bir kadın tipi var mıdır?
    Küçük çocuklu, destekten yoksun anne babalar, bütün gün evde oturan ya da çocukları evden ayrılan kadınlar, işte erkeklerle yarışmak zorunda olan kadınlar gibi zihinsel gerilim altında olan kadınların alkolik olma olasılıkları daha yüksektir. Aynı zamanda, belki bir kürtajın, doğum sonrası depresyonunun ya da menopozun sonucu olarak büyük fiziksel gerilimler yaşayan kadınlar için de bu olasılık yüksektir.

    İçki içmenin ‘sorun olma’ aşamasına vardığını nasıl anlayacağım?
    Alkolün yasanımızı büyük ölçüde etkilediğini ve kendinize yardım etmek için bir şeyler yapmak zorunda olduğunuzu anlamanız için aşağıdaki soruların yalnızca birine ‘evet’ yanıtı vermeniz yeterlidir:
    Size yakın biri hiç içmenizin onu düşündürdüğünü söyledi mi?
    Bir sorunla karşılaştığınızda rahatlamak için genellikle içer misiniz? •**
    Ev ve iş sorumluluklarınızı içki yüzünden yerine getiremediğiniz olur mu?
    Hiç içki yüzünden tıbbi yardıma gereksindiğiniz oldu mu?
    İçerken (uyanık olduğunuz halde) tam bir bellek yitimi yaşadığınız oldu mu?
    İçkiyi bırakmaya çalıştığınızda bunaltıcı fiziksel ve/ya da psikolojik tepkiler yaşadınız mı?
    İçmenizi denetlemek ya da kesmek yolunda kendinize verdiğiniz sözleri tutamıyor musunuz?
    Sizin içmeniz yüzünden çocuklarınız arkadaşlarını eve getirmeye utanıyorlar mı?

  • Süslü Ajur Örgü Tekniği

    Süslü Ajur Örgü Tekniği

    Süslü Ajur Örgü Tekniği

    (17 ilmek üzerinde çalışılır)

    Sıra 1 (Örgünün ön yüzü) SKP, şişe iplik dolayın, 2 düz, 2 ilmeği birlikte düz örün, şişe iplik dolayın, 1 düz, şişe iplik dolayın, 1 boş alın-2 ilmeği birlikte düz örün-boş alınan ilmeği örülmüş olan ilmeğin içinden geçirin, şişe iplik dolayın, 1 düz, şişe iplik dolayın, SKP, 2 düz, şişe iplik dolayın, 2 ilmeği birlikte düz örün.

    Sıra 2 ve tüm örgünün ters yüzü sıraları Ters örün.

    Sıra 3 SKP, 3 düz, şişe iplik dolayın, 2 ilmeği birlikte düz örün, şişe iplik dolayın, 3 düz, şişe iplik dolayın, SKP, şişe iplik dolayın, 3 düz, 2 ilmeği birlikte düz örün.

    Sıra 5 SKP, iki kez [2 düz, şişe iplik dolayın], 2 ilmeği birlikte düz örün, 1 düz, SKP, iki kez [şişe iplikdolayın, 2 düz], 2 ilmeği birlikte düz örün.

    Sıra 7 SKP, 1 düz, şişe iplik dolayın, 3 düz, şişe iplik dolayın, 2 ilmeği birlikte düz örün, 1 düz, SKP, şişe iplik dolayın, 3 düz, şişe iplik dolayın,1 düz, 2 ilmeği birlikte düz örün.

    Sıra 8 Ters örün.

    1-8. sıraları tekrarlayın.

    Süslü Ajur Örgü Tekniği nasıl yapılır anlatımı yapılışı

  • Bağımlılık ( Tutkunluk )Uyuşturucu Bağımlılığı ve Tutkunluğun Tedavisi

    Bağımlılık ( Tutkunluk )Uyuşturucu Bağımlılığı ve Tutkunluğun Tedavisi

    BAĞIMLILIK (TUTKUNLUK)
    Zihin durumunu değiştirmek için kimyasal maddelerin kullanılması insanlık tarihi kadar eskidir.
    Belirli uyuşturucularda (ilaçlarda), yinelenen kullanımın, kullananın uyuşturucuya tepkimesinde bir değişikliğe neden olmasıyla bağımlılık ortaya çıkar. İlk değişim, kullanıcının ilacı ne zaman ve nerede alacağını seçme yeterliğindeki azalmadır; başka bir deyişle karar verme denetiminin ve kendi üstündeki egemenliğinin yok olmasıdır. Aşırı olaylarda, denetim aşama aşama ortadan kalktıkça, kullanıcı yaşamını tümüyle uyuşturucuyu bulmaya ve onu kullanmaya adar. Belirli bir dönem ilaç almadıktan sonra bile, tedavi altında olsa bile ilacı yeniden kullanma¬ya başlama yolunda bir eğilim vardır.
    Bağımlılık nasıl doğar
    Bağımlılığın başlamasında iki ana yol vardır: Birincisi daha çok potansiyel tiryakinin kişiliğiyle, ikincisi ise ilacın tipiyle ilgilidir.
    Kişilik sorunları: Kullanıcı, uyuşturucuyu öncelikle sorunlar üstüne düşünmektense, onlardan kaçmak için arar; bunlar başka birine yaşamın basit gerçekleri olarak görünen sorunlar olsa bile. Bu gibi kullanıcılar uyuşturucu aramaya genellikle buluğ çağında, ya da daha önce, başlarlar ve ‘yetersiz kişilikli” olarak tanımlanırlar.
    New York’taki genç eroinmanlarda güçlü bir ye tersizlik duygusunun olduğu ve hemen hemen hiç özsaygılarının olmadığı belirlenmiştir. Bunların yanısıra çalışmada doyum bulamazlar ve öteki insanlarla ilişkilerinde de başarısızdırlar. Eroini işte bu yüzden kullanırlar gerginlik zevkli bir biçimde azalır ve doz etkisini sürdürdüğü sürece başka gereksinimleri ortadan kalkar.
    Bir başka çalışmada ise uyuşturucu tutkunları, başkalarıyla içten ilişkiler kurmakta güçlük çeken, depresyonlu ve saldırgan kişiler olarak tanımlanmıştır. Bu nedenlerden dolayı, olgun olmayan, ahlaki sorumluluklardan uzak, başkalarını sömürmeye hazır, gereksinimlerinin anında karşılanmasını isteyen kişiler olarak görülürler.
    Buna karşın, göreceli olarak normal kişilikli insanların da uyuşturucu kullanmayı ‘öğrenebilecekleri’ bilinmektedir. Araştırmacılar bağımlılıktan ya da bıraktıktan sonra yeniden başlamadan psikopatik kişiliğin, aile sorunlarının ya da sosyoekonomik sorunların sorumlu olduğunu söylerler. Kişilik bozukluğu olmaksızın bağımlılığa nikotin gibi maddeler örnek verilebilir; doğal olarak sakinleştiriciler, uyku ilacı ya da opium türevleri içeren reçeteler verilen hastalarda da görülebilir.
    Uyuşturucuların özellikleri: Yapılan son çalışmalar, opioidler (ve belki alkol ve barbiturat) gibi’belirli ilaçların daha ilk dozdan fiziksel bağımlılığa yol açabilecek biyolojik değişikliklere yol açtığını ortaya koymuştur. Buna karşın birçok hastaya ameliyatlardan sonra ağrıyı gidermek için günde birkaç doz opioid verilmekte ve hiçbirinde ne ruhsal bağımlılık ne de tutkunluk gelişmektedir.
    Neden kimi insanlar fiziksel bağımlılıkları olsa bile yalnızca ufak tefek güçlüklerle karşılaşarak uyuşturucu kullanmayı kesebilirken, kimileri toplumun yasaklamasına karşın uyuşturucu ararlar ve onsuz yapamazlar. Bunda uyuşturucunun, kişinin ve koşulların sorumluluk payları nedir? Yıllardır yapılagelen araştırmalar bu sorunlara yanıt verememiştir.

    Ancak ortaya çıkartılan gerçek, uyuşturucu kullanımı ve bağımlılığın düzenli olarak arttığı ve farklı etmenlerin farklı aşamalarda farklı etkiler gösterdiğidir. Psikolojik, sosyolojik, biyolojik ve farmakolojik etkenlerden herhangi birisi, ilk kullanımı (deneme), sonra kullanıcının uyuşturucuyu yine alıp almayacağını (ve aradabir ya da eğlence için uyuşturucu alan bir kullanıcı haline gelip gelmeyeceğini), daha sonra çok ya da yoğun kullanmaya başlayıp başlamayacağını ya da zorunlu bir kullanıcı (tutkun) haline gelip gelmeyeceğini ya da alkol örneğindeki gibi alkolik olup olmayacağını belirler. Aynı soru, belirli bir süre kullanıma ara verdikten sonra neyin yeniden başlamaya neden olduğu konusunda da sorulabilir.
    Yeniden başlamanın nedenleri oldukça karmaşıktır. Uyuşturucunun her dozundan sonra ortaya çıkan eksiklik belirtilerini, tutkun kişi, yeni bir dozla tedavi etmeye o kadar alışmıştır ki, yeni bir doza duyulan bu güçlü isteğin refleks haline gelmesi olasıdır. Bu nedenle tedavi edilen ve hastanede hiçbir istek duymayan narkotik tutkunu, uyuşturucu kullanmış olduğu ve eksiklik belirtilerini yaşamış olduğu ev ortamına dönünce yeni bir doza gereksinim duyabilir.
    Bağımlılık, tutkunluğa karşı
    Uyuşturucu bağımlılığının terminolojisi biraz akıl yarıştırıcıdır. Uyuşturucu, kullanımı kesildiğinde, eksiklik belirtilerine yol açmaya yetecek kadar biyolojik değişime neden olmuşsa, o uyuşturucuya fiziksel olarak bağımlı olduğu söylenir. Başka bir deyişle, ilaç şiddetli bağımlılık sendromuna yol açar. Böyle etki yapmayan uyuşturucular ise alışkanlık ya da ruhsal bağımlılığa yol açarlar. Ancak bu, bağımlılık ve tutkunluk konusunu incelemek için aşırı yalınlaştırılmış bir yoldur. Uzun bir sürede yinelenerek verilen çoğu uyuşturucu fiziksel bağımlılık ve bir eksiklik sendromunu oluşturur. Ama bu sendromun şiddetli rahatsızlık, anksiyete, ya da daha fazla uyuşturucu alma isteğiyle birlikte olması gerekmez. Oysa, tutkunluk ve ruhsal bağımlılıkta bunlar hemen her zaman vardır.
    Uyuşturucu bağımlılığı ve tutkunluğun tedavisi
    Uyuşturucu bağımlılığı alanında çalışan otoriteler genellemelerin yapılabileceğini ve bu genellemelerin herhangi bir uyuşturucu bağımlılığı tedavisinde kullanılabileceğini anlamışlardır: Toplumsal destekle önlenebilir ya da hiç değilse hafifletilebilir. Tedavinin bir bölümü zorunlu olarak toplumsal ilişkilere ve evlilik ilişkisine (eğer tutkun kişi evliyse) yöneltilir. Sigara, uyuşturucu tutkunu ve alkoliklerde karşılaşılan en önemli güçlük, yeniden başlamayı önlemektedir. Uyuşturucuyu birkaç gün ya da hafta bırakmak genellikle o kadar güç olmamakta, ama depresyon, kızgınlık, başarısızlık ve umutsuzluk gibi bir bunalımla kullanmaya yeniden başlamaktadır. Bu nedenle, böyle durumların ortaya çıkmasını önlemekte yardımcı olmak ve önlenmezse sürekli destek olarak aşmasını sağlamak önem kazanmaktadır. Aynı zamanda uyuşturucunun varlığının (ne tür olursa olsun) isteği de arttırdığı bilinmektedir. Uyuşturucu tutkununun genellikle birden fazla ilacı kullanmaya eğilimi vardır ve tüm bağımlılıkların birden ortadan kaldırılması, birini kullanmaya devam etmesinin öbürlerine yeniden başlamasına neden olabileceğinden önemlidir.
    Pratisyen hekimler genellikle tutkunlara yardım konusunda yeterli gereçlere sahip değillerdir, ama aile doktorunuz sizi uyuşturucu bağımlılığı konusunda uzmanlaşmış bir hastane kliniğine yöneltebilir.
    Uyuşturucu bağımlılığı programlarının uygulandığı iki hastane tedavisi yöntemi vardır. Birinci yöntem üç aya kadar olabilen uzun, ikincisi ise üç hafta ya da daha az olan kısa bir hastane tedavisi dönemini içerir. Tedavide görevli personel, hekimler, psikiyatrlar, psikologlar ve toplumsal görevlilerden oluşur. Hastane tedavisi, alkolikseniz tam bir alkol orucunu, uyuşturucu tutkunu iseniz bir uyuşturucu kullanımını kesme programı içine girmenizi gerektirir. Eksiklik belirtileri ve depresyona karşı size belirli ilaçlar verilecektir. Bunlara ek olarak uyuşturucu tutkununun kendi sorunlarını görmesine yardım edecek grup terapi seansları ve bir psikiyatr ya da psikologun uygulayacağı psikoterapi vardır. Denetimli çalışmalar yapılmış ve hastalar iki yıla varan sürelerle izlenmiştir her iki tedavi yöntemi arasında hiç bir fark bulunamamıştır.
    Hiçbir zaman kolay olmamakla birlikte uyuşturucu tutkunluğunu yenmek olanaklıdır ve bir uyuşturucuyu bırakma şansı zamanla artar. Birtakım eski uyuşturucu tutkunları bu alışkanlıktan kurtulmaktaki başarılarını yaşamlarındaki kökten bir değişikliğe bağlar genellikle iyi bir olay, sıklıkla yeni bir arkadaşlığın kuruluşu. Bunlar özel birine duyulan
    sevginin önemine de değinirler. Hemen hepsi dönüş noktasını, değişme nedenlerinin, sürdürme nedenlerinden daha ağır bastığı an olarak belirler.

  • Kız Çocuk Dantel Yaka Süslemeli Hırka Modeli

    Kız Çocuk Dantel Yaka Süslemeli Hırka Modeli

    Malzeme: şekerim batik , şekerim bebe
    Renk no: 2126 – 2 yumak, 501 – 2 yumak
    Şiş no:   3,5
    Tığ no:  –
    Örgü şekli: haraşo düz örgü


    Kız Çocuk Dantel Yaka Süslemeli Hırka Modeli açıklamalı anlatımı

    YAPILIŞI
    ÖN: 48 ilmekle haraşo başlanır. 5 sıra sonra düğmeleme kenarında tüm örgü boyunca 6 ilmek haraşo olacak şekilde düz örgüye geçilir. 12 sırada bir kol kenarından 1 er ilmek eksilterek 24 cm örülür. Roba kısmına gelindiğinde 6 ilmek haraşo ve 1 düz / 1 ters lastik devam edilir. bu bölümde kol kenarlarından her sırada 1 er ilemk keserek örülür. önlerden birine robaya geçilince haraşo kenara 3 tane düğme için ilik açılır. 3 ilmek haraşo 1 dolayarak arttırma 1 kesme 2 haraşo . 13 cm lastik örgüsünden sonra düğme kenarından 10 ilmek birden kesilir. diğer sıralarda aynı kenardan 3, 2 ve 1 ilmek keserek roba tamalanır.

    ARKA: 90 ilmek haraşo başlanır. 5 sıra sonra düz örgüye geçilir. 12 sırada bir her iki yandan 1 er ilmek eksilterek 24 cm örülür. roba kısmına gelince 1 düz / 1 ters lastiğe geçilir. ve her sırada yanlardan 1 er keserek devam eder. 13 cm lik lastik örgüsünden sonra ilmekler kapatılır.

    KOL: 42 ilmekle haraşo başlanır, 4 sıra sonra düz örgüye geçilir. 7 sırada bir yanlardan 1 er arttırarak 20 cm örülür. burdan sonra her sırada yanlardan 1 er keserek 13 cm daha örülür ve ilmekler kapatılır. ön arka ve kollar birbirine dikildikten sonra yakaya şiş takıp 5 sıra haraşo örülür. arzuya göre yaka kısmı ve etek kısmına danteller yapılır. ılık ütü tavsiye edilir.

  • Yarım Parmak Delikli Eldiven Modelleri

    Yarım Parmak Delikli Eldiven Modelleri

    Eldiven çok eski tarihlerden beri kullanılan bir giyecek türüdür. Günümüzdeki soğuktan korunmanın yanı sıra, bazı tarihlerde erkekler arasında zenginliğin ve gücün göstergesi olarak kullanılmıştır. Çok zaman sonra eldiven, kadınlar arasında da yaygınlaşmış ve günümüze gelene kadar çok çeşitli modelleri türemiş. Şunu da belirtmekte fayda var ki, eldivenin ele tam oturmasını sağlayan kesme biçme makinesi Fransızlar tarafından bulunmuş ve eldivenin hazır seri üretimde bu kadar çok kullanılması o tarihten sonra tamamen gelişmiş.  Biz insanlar, konu üzerinde çalışmadan basit bir kelimenin aslında ne kadar çok içerik içerdiğini her zaman idrak edemeyiz. Bu yüzden böyle zamanı geldiğinde bu şekilde kısa bilgileri vermekte fayda var diye düşünüyorum. Velhasıl, eldiven o tarihlerden günümüze bu şekilde gelse de, günümüzde bir sürü çeşitleri var.
    Resimlerin büyük hallerini görmek için lütfen küçük resimlerin üzerine tıklayın. 

    İşçi eldivenleri, arıcı eldivenleri, bulaşık eldivenleri bir de günlük kullandığımız şu şık eldivenler. Bizim konumuz tabiî ki günlük eldivenlerimiz. Ama onun da ayrıntıları olduğu için, bu yazımızda sadece çok modern duran yarım parmak delikli eldiven modellerinden bahsedeceğiz. Evet ben bile, bu konuya ilk başladığımda bu kadar şık yarım parmak delikli eldiven örneklerinin olduğunu düşünmemiştim. O kadar trend ve moda olan yarım parmak delikli eldiven resimlerini göreceksiniz ki galerimizde, emin olun hayran kalacaksınız. Özellikle deri yarım parmak eldivenler, yerine ve giyiminize göre çok frapan, yerine göre de çok seksi duracak ellerinizde. Örgü yarım parmak delikli eldivenler ise özellikle gençler arasında trend olacak gibi görünüyor. Dantel yarım parmak delikli eldivenler, inanın daha bir çekici yapacak ellerinizi. Yani demek istiyorum ki, en başında bahsettiğimiz gibi çok eski tarihlerden günümüze gelene kadar bu kadar değişmiş ve gelişmiş eldiven modellerinden, metal baskılı yarım parmak eldivenlerin modernliğini, deri yarım parmak delikli eldivenlerin frapanlığını, dantelli yarım parmak eldivenlerin çekiciliğini, Örgü yarım parmak delikli eldivenlerin ise rahatlığını, günlük hayatınızda yerine ve zamanına göre en uygun şekilde kullanmanızı öneririm sevgili bay ve bayanlar..

  • Oyma Ajur Örgü Tekniği

    Oyma Ajur Örgü Tekniği

    Oyma Ajur Örgü Tekniği

    (14’ün katları, artı 5 ilmek)

    Sıra 1 (Örgünün ön yüzü) *5 düz, şişe iplik dolayın, SKP, 2 düz, 1 ters, 2 düz, 2 ilmeği birlikte düz örün, şişe iplik dolayın; *’dan itibaren tekrar edin, 5 düz ile bitirin.

    Sıra 2 ve 4 9 ters, * 1 düz, 13 ters; *’dan itibaren tekrar edin, 1 düz, 9 ters ile bitirin.

    Sıra 3 6 düz, *şişe iplik dolayın, SKP, 1 düz, 1 ters, 1 düz, 2 ilmeği birlikte düz örün, şişe iplik dolayın, 7 düz; *’dan itibaren tekrar edin, son tekrarı 6 düz ile bitirin.

    Sıra 5 7 düz, *şişe iplik dolayın, SKP, 1 ters, 2 ilmeği birlikte düz örün, şişe iplik dolayın, 9 düz, *’dan itibaren tekrar edin, son tekrarı 7 düz ile bitirin.

    Sıra 6 2. sırayı tekrar edin.

    1-6. sıraları tekrarlayın.

    Oyma Ajur Örgü Tekniği örgü modelleri anlatımı yapılışı örneği

  • Bunalım Depresyon

    Bunalım Depresyon

    BUNALIM (DEPRESYON)
    Hepimiz ruhsal durumumuzda değişmeler (normal değişmeler) yaşarız ve çoğumuzun ruhsal durumu belirli dönemlerde belirli değişiklikler gösterir. Bu değişiklikler bizi ne şaşırtmalı, ne de korkutmakdır. Bunların üstesinden gelmeyi öğrenmeliyiz. Vücut ısımız, vücudumuzun çevredeki değişmelere kendiliğinden tepki gösterip belirli yanıtları devreye sokmasıyla nasıl değişmez kalıyorsa, duygusal yapımız da belirli bir çizgiyi izleme eğilimindedir. Buna karşın çoğumuz hoş bir olayla karşılaştığımızda iyi mizaçlı, işler iyi gitmediğinde ise kötü mizaçlı kişi görüntüsü veririz.
    Herkesin ruhsal durumunda şu ya da bu zamanda dalgalanmalar yaşadığını rahatça söyleyebilirsek de bu değişmelerin ortaya çıkış biçimleri konusunda kesin konuşamayız. Kimileri kendilerini ‘huysuz’ olarak kabul ederler ve tek bir gün süresince bile duygularında sık sık değişmeler yaşarlar, öbürleri ise oldukça değişmez mizaçlıdır ve hemen hiçbir şey onların mizaçlarını sarsmaz görünür. Kimi kişilerde bu dalgalanmalar oldukça gürültülüdür.
    Ruhsal durumdaki değişmeler yavaş yavaş ortaya çıkabilir ya da ansızın oluşabilir. Uzun sürebilir ya da bir iki saniyede ortadan kalkabilir. Genelde, bir kez bu duygusal sallanmanın farkına varınca, ya mutluluk ve doyum duygularmı korumayı öğrenmelisiniz ya da mutsuzluk duygunuzu yumuşatmalısınız. Ancak böylece, olumsuz duygu ve heyecanların ruhsal durumunuzu daha da kötüleştirmesini önleyebilirsiniz.
    Tüm bunlara karşm, gerçek depresyon, ruhsal durumdaki olağan değişmelerle aynı tutulamaz. İçinden yardımsız çıkabileceğiniz bir durum değildir. Gerçek bir depresyon yaşıyor olmanız, kendinizi ve çevrenizi artan bir biçimde değersiz gördüğünüzü gösterir. Bu tür olumsuz duygular, zamanla yalnız özgörüntünüzü değil, çalışma ve öbür insanlarla olan ilişkileri sürdürme yeteneğinizi de etkileyebilir ve hatta inançlarınızı yok edebilir.

    Gün içi değişmeler: Sabahın erken saatlerinde çoğumuz kendimizi biraz moralsiz hissederiz. Ruhsal durumumuz gün içinde düzelir, öğlene doğru ve bir kez de öğleden sonra olmak üzere iki kez en iyi durumuna ulaşır. Bu değişmeler doğrudan doğruya adrenal bezinin işlevine ve ürettikleri kortizol adlı hormonun miktarına bağlıdır. Kortizol F yalnız fizyolojik işlevleri normalleştirmekle kalmaz, aynı zamanda ruhsal durumumuzu da normalleştirir. Uykudan kalktıktan sonra kortizolün kan düzeyi yükselir ve bizi fiziksel, entellektüel ve psikolojik olarak uyandırır ve kendimizi daha iyi hissetmeye başlarız.
    Hastalık: Grip gibi sık rastlanan ve çoğunlukla hafif geçen enfeksiyonlar da moral bozukluğuna neden olabilir. Dahası, bu depresyon 6-9 ay sürebilir. Buna neden olan düzenek tam olarak bilinmemekle birlikte hemen her virüs beynin nazik çevre dokularında ya da beyin hücrelerinin kendilerinde iltihaba yol açabilir. Depresyon, sıklıkla diyabet, anemi ve nefrit gibi hastalıklara da eşlik eder ve herhangi bir şiddetli hastalık ya da büyük bir ameliyattan sonra da ortaya çıkabilir.
    Hormonlar: Östrojen ya da progesteron eksikliğinin ya da göreceli yokluğunun depresyonla ilişkili olduğunu gösteren birçok kanıt vardır. Adet öncesi, doyum sonrası ve menopoz depresyonları, kanda kadınlık hormonlarının eksikliğine bağlıdır ve her üçünün  de aynıdır. Adet öncesi gerginlik ve menopoz depresyonu hormonlarla düzeltilebilir.
    Doğum sonrası depresyonu dolaşımdaki hormon yüzeylerindeki değişmelere bağlanmıştır. Gebelikte bu düzeyler normale göre astronomik denecek kadar yüksektir. Bebeğinizin doğduğu andan itibaren hormon düzeyleri çok ani bir düşme gösterir ve bunun güçlü fizyolojik ve psikolojik etkileri vardır.

    Yalnızlık, sıkıntı, umutsuzluk ve kırgınlık, çoğu kez, yaşamlarını çocuklarını yetiştirmeye adamış anneleri etkiler. En yüksek depresyon oranlan küçük çocuk bakan, evli, çalışan kadınlardadır.
    Kişisel deneyimler: Toplumsal durumumuz ve bir birimizle olan ilişkilerimizden doğan duygusal ayaklanmalar da depresyona neden olabilir. Sevdiğimiz birini yitirmemiz, evliliğimizin bozulması, arkadaşlıkların kopması, güvensiz bir iş durumu, çocuklarm buluğ çağma girmesi, evden ayrılmaları, hatta yeni bir çevreye taşınma  tüm bunlar ve yaşadığımız birçok başka olay depresyona kadar gidebilen anksiyete ve gerilime  yol açar.
    Depresyonun değişik tipleri
    Hekimler depresyonu genellikle iki tipe ayırırlar: Endojen ve reaktif. Endojen depresyon, kişideki biyolojik değişikliklerin neden olduğu, beyin metabolizmasındaki kimyasal bir düzensizlik ya da eksikliktir. Hekimler henüz endojen depresyou başlatan nedenin ne olduğunu söyleyememekle birlikte, ilaçlarla tedavi edebilmektedirler. Reaktif depresyon, özel bir duruma, çoğunlukla bir yitime — eşin ölümü, bir ilişkinin kopması gibi verilen bir yanıttır, ya da bir hastalığa, tedavi ya da hormonal dengesizliğe gösterilen bir tepkidir.
    Depresyonu belirleyen ruhsal durum değişmeleri öforiye doğru da olabilir ki bu durumlar mani olarak nitelendirilir. Olay ‘manik-depresif’ döngülerden geçebilir ve birbiri ardısıra depresyon ya da mani ya da her ikisinin karışımı özellikler gösterir.

    Depresyonun belirtileri
    Depresyon kendini üç alanda gösterir: Psikolojik: Ruhsal durum değişmeleri, üzüntü, mutsuzluk, kasvet, karamsarlık ve daha sonra da umutsuzluk yönünde kayma gösterir. Sevgi ve sevecen duygularda azalma vardır. Aşağılık, yetersizlik ve yararsızlık en yaygın duygulardır. Davranış biçimleri kökten değişebilir ve hırsızlığa, sahtekârlığa ve cinsel sapmalara kadar gidebilir.
    Manik depresiflerdeki bu içe dönük depresyon, aniden ajitasyonlu, aşırı heyecanlı ve vahşi bir manik döneme girebilir. Manik depresif kadınlar için durum daha kötüdür, çünkü artmış cinsel isteklerinden dolayı bir nimfomanyak olarak görülebilirler. Bunun yanısıra yargı bozulması doğum denetim yöntemlerinin uygulanmasmı da aksatan istenmeyen gebeliklere neden olabilir. Bir de, depresyonu kederin yoğunlaşması değil de, zevklerin azalması olarak yaşayan kadınlar vardır. Bu ‘gülen depresifler’ her ne kadar tedaviye en az normal depresifler kadar gereksinim gösteriyorlarsa da hekimlerine pek inandırıcı gelmeyebilir.
    Psikomotor etkinlik: Düşünme, dikkat, yoğunlaşma ve bellek bozulabilir. Çok deprese bir kişi sessiz, köşesine çekilmiş ve hareketsiz olabilir; canlılığmda ve yaşama olan ilgisinde azalma görülür; genellikle dağınık, duyumsamaz ve uyuşuktur.
    Fiziksel belirtiler: Önce iştah azlığı ve yemeklere olan ilginin kaybolması gözlenir. Bunu cinsel etkinlikte azalma ve adet bozuklukları izler. Uyku düzeni şiddetle etkilenir ve bir enerji yitimi vardır. Depresyon, hazımsızlığa, karın şişliğine, terlemeye ve ağrıya da neden olabilir.

    Depresyonun sonuçları
    Bir akıl hastalığı olarak depresyon, genellikle bireye kalıcı zararlar vermemekle birlikte, ailesi ve arkadaşlarında büyük bir gerginliğe neden olmaktadır. En kötü sonucu, cana kıymaya neden olmasıdır. Kadınlar erkeklere oranla daha fazla canına kıyma denemesinde bulunmakta ve bunu yinelemektedirler. Ama, özellikle 60 yaşın üstündekiler de olmak üzere, kadınların canlarına kıymada başarı oranı giderek artmaktadır.
    Depresyonun tıbbi tedavisi
    Önemli ve ciddi depresyonlar özellikle eğer bundan sorumlu olan koşullar değiştirilemiyorsa, kişinin kendi çabasıyla ortadan kaldırılamaz. Profesyonel yardıma gereksiniminiz vardır.
    Doktorunuz öncelikle sizi evinizde görmeye gelip, sorunlarınız üstüne konuşacak ve doğru çözümü bul manız konusunda yol gösterecek bir toplumsal görevli ya da sağlık görevlisinin desteğini önerebilir.
    İkinci olarak, depresyonda genellikle uyuma güçlüğü çekildiğinden, uyku düzeniniz yeniden kuruluncaya kadar kullanılmak üzere doktorunuz size uyku hapları verebilir: Hiçbir ruhsal hastalık uyku olmadan daha iyiye gitmez.
    Daha da ötesi, doktorunuz size şiddetli depresif hastalıkların tedavisinde kullanılan güçlü maddeler olan antidepresan ilaçlar verebilir.

    Depresyondaki kişinin kendine yardımı
    Henüz ciddi bir hastalık haline gelmemişse, depresyonu ortadan kaldırmak için yapabileceğiniz bir iki şey vardır. Olaylar üstüne düşünmek ya da onları değiştirmeyi istemek işe yaramaz, ama olabildiğince olağan bir düzeni sürdürmeye çalışmak yardımcı olabilir.
    Güldürü duygusu: Çok önemlidir. Yalnız mutsuzluk duygusunu azaltmakla kalmaz, olaylara yeniden belirli bir perspektifle bakmanızı da sağlayabilir.
    Etkinlik: Her çeşidi önemlidir, çünkü başarının zevki her kederin üstesinden gelebilir.
    Çalışma: Herhangi bir işe kalkışmak ve onu bitirmek büyük moral kazandırır ve eşsiz bir değerli¬lik duygusu verir – bu depresyon için hemen hemen eşsiz bir panzehirdir. Kararlıysamz, kendinizi uzun zamandır ertelediğiniz bir işi yapmaya zorlayın; so¬nuçtaki doyum size uygulanabilecek olan en iyi tedavidir.
    Hoşgörü: Kendinizi tedavi ederken moraliniz yük-selebilir, ama her zaman için yemek ve alkol konusunda aşırı hoşgörünün ilerde kilo ve bağımlılık sorunlarına yol açabileceğini ve alkolün depresyonu ağırlaştırabileceğini aklınızdan çıkartmayın. Yalnız başına kitap okumak, yürümek ya da banyo yapmak kimi insanlara rahatlatıcı gelmektedir.
    Müzik: Çoğumuz için ruhsal durumu düzeltici bir  etmendir.
    Arkadaş: Başkalarıyla birlikte olmak sorunlara bakışımıza perspektif verebilir ve onların iyi niyeti bize yardımcı olabilir.

    Zaman ve pişmanlık: Çoğu depresif duygu zamanla yok olmaya yüz tutar ve eğer acı ya da zararın kendi başınızın altından çıktığını düşünürseniz yapacağınız düzeltmelerle daha da hafifletilebilir.
    Artmış cinsel etkinlik: Depresyon libidonuzu tümüyle yok etmediyse eşinizle cinsel yaşamınız hakkında konuşun iyi, doyumlu bir cinsel yaşantı, yaşamı her açıdan yalnız güzel ve parlak göstermekle kalmaz, güzel ve parlak kılar.
    Din: Bir tür temizlenme ya da ‘ruhun arınması’, gerçekten kaçmak için bir yol olarak kullanılmadığı sürece kimileri için yararlı, hatta uzun dönemde güvenilir bir destek de olabilir.
    Depresyona yaşlılarda daha mı sık rastlanır?
    Yaşamın ikinci yansında çok daha fazladır ve çağdaş tıp yaşlılardaki depresyonun açığa çıkartılması ve tedavisine yönelmiştir. Kimi depresyonlar yaşlılık işareti olarak kabul edilirler.

  • Miss Defne Nişanlık Modelleri

    Miss Defne Nişanlık Modelleri

    Gelin, gelinlikten önce birde nişanlık giyer değil mi arkadaşlar gelinlik kadar heyecan verir mi bilmiyorum giymemiş biri olarak ama bu aşamanın da oldukça heyecan verici olduğu kesin..

    Kırmızı bir nişanlık cezbedici rengi ile ilginizi çekebilir, straplez ve gümüş renkli işlemeleri ve taşları ile görülmeye değer kabaruk bir model..
    Yine straplez drapeli gümüş işlemeli alt kısmı fırfırlı fazla kabarık olmayan şık bir Miss Defne tasarım nişanlık modeli ilgi çekici..
    Gri derin yırtmaçlı uzun fırfırlı tüllü işlemeli yerlere kadar uzun nişanlık modeli de göz dolduruyor..
    Kırmızı straplez başka bir modelde de drapeli ve gümüş renk işlemeli ve taşlı alt kısmındaki bir buket çiçek ile dikkat çekici..
    Pastel tonlarda tasarlanmış straplez drapeli model kumaşından yapılmış güllerle detaylandırılmış şık ve sorf bir görünümde..
    Lacivert mor yanar döner kumaştan dizayn edilmiş göğsün bir kısmı taşlarla detaylandırılmış diğer tarafı ise tülden fırfırlarla bukle bukle kabarık ve gösterişli bir model..
    Uçuk lila tonunda sade ve şık bir nişanlık gösterişten uzak ve çok zarif hafif taş detaylı oldukça güzel görünüyor..
    Saks mavisi saça kondurulan aksesuar görünümündeki şık detay, göğüs kısmı işlemeli vücuda oturan drapeli alt kısmı bol şık tasarım nişanlık da tercih sebeplerinizden biri olabilir..
    Gösterişi sevenler için gül kurusu renginde üst kısmı bele kadar işlenmiş tafta kumaş kullanılmış altı kısmı kabarık kumaşında güllerle şekillendirilmiş model de siz gösterişi sevenler için:)
    Tem omuzu askılı diğerini açıkta bırakan yanar döner renge sahip nişanlık siyah gibi görünse de moru da içinde barındırıyor, göğüs kısmı işlemeli bele kadar drapeli alt kısmı yine güllerle detaylandırılmış ve güllerin ortalarında şık taşlar bulunan modelde dikkat çekici..
    Straplez derin yırtmaçlı drapeli yine yanar döner mor görünümlü nişanlık modeli alt kısımdaki tüllerle dikkat çekiyor..
    Daha fazlasını görebilmek için galerimize göz atmanız yeterli olacaktır~~
    Aşağıdaki bütün fotoğraflarımızın büyük hallerini görebilmek için fotoğrafların herhangi birinin üzerine tıklayarak bu konunun fotoğraf galerisine gidebilirsiniz.

  • Rimel Alırken

    Rimel Alırken

    İPUÇLARI
    1. Rimeli satın alırken dolu olmasına dikkat edin.
    2. Kullandıktan sonra kapağını sıkıca kapatın, içi kurumasın.
    3. Rimeli sonuna kadar kullanabilmek için ılık suya oturtun. Ancak fırçayı dört, beş kez içine soktuğunuzda hala rimel gelmiyorsa, kendinize yeni bir tane alın.

    RİMEL ALIRKEN RENK SEÇİMİ
    Birçoğumuz rimel seçerken siyah, kahve­rengi, lacivert, gri gibi natürel renkleri arı­yoruz. Ancak daha parlak renkleri ya da piyasaya yeni sürülen renksiz rimelleri u-nutmayalım. Hata yapmamak için aşağı­daki önerilerimizi aklınızda tutarak seçimi­nizi yapın, yaratacağınız etkiden memnun kalacaksınız.
    Natürel rimel: Seçtiğiniz rengin sizin genel “renginiz” ile uyum sağlaması gere­kir. Gözrenginiz çok önemlidir, ancak saç­larınızın rengini de gözönüne almalısınız. Örneğin eğer açık saçlarınız ve koyu göz­leriniz varsa kahverengi veya gri rimel se­çin, siyah çok yapay duracaktır.Natürel ri­mel almaya karar verdiğinzde önce saç ve göz renginlzi bir kenara yazın. Bunlara dikkat ederek rimelinizi seçin. Hatta göz renginizden çok saç renginize göre rimeli­nizi seçebilirsiniz. Siyah saçlılar siyah, sarı ve kahverengi saçlılar kahveringi, kızıl saçlılar gri rimel kullanabilirler.
    • Parlak rimel: Bu çeşit rimellerde olduk­ça fazla seçeneğiniz var, açık mavi, koyu mor, yeşil gibi. Ancak bu renkleri gece kullanmalısınız, güneş ışığında fazla çarpı­cı dururlar. Bu parlak renkleri natürel renk­leri kullandığınız gibi sürmeyin, sonuç faz­lasıyla parlak olacaktır. Kirpiklerinize renkli bir ton vermek için önce natürel bir renk sürüp sonra sadece kirpiklerin ucuna, el­bisenizin ya da farınızın rengine uyacak parlak rimeli kullanın. Bunun için göz ya da saç renginize dikkat etmeniz gerek­mez. Önemli olan sürdüğünüz far ya da giydiğiniz elbise olmalıdır. Mesela mor bir kıyafet kullanacaksanız siyah rimel sür­dükten sonra kirpiklerinizin uçlarına mor rimel sürebilirsiniz.

    • Renksiz rimel: Bu en son çıkan rimel türüdür. Bu rimeli, gerçekten natürel ba­kışlar için kullanın. Aynı rimeli kaşlarınızın parlak durması için de kullanabilirsiniz. Pi­yasaya yeni sürülen bu rimeli özellikle gündüz makyaj yapmadığınız zamanlarda kullanabilirsiniz. Veya plajda da sürebilir­siniz. Özellikle kirpikleri gür ve koyu renk­te olanlar bu rimeli tercih edebilirler.

    RENK KATALOĞU
    Rehberimizi kullanırken kendi renklerinizi ve giysilerinizin rengini göz önüne alın.

  • Tığ İşi Abiye Yazlık Simli Hırka Modeli

    Tığ İşi Abiye Yazlık Simli Hırka Modeli

    ÖRGÜ NOTLARI
    BEDEN
    Göğüs
    81(86,91) cm.
    Kazak eni 90(94,98) cm.
    Omuz boyu 54(55,59) cm.
    Kol boyu 39 cm.

    MALZEMELER
    25 gramlık 12(13,13) adet bronz (A) renkte iplik
    50 gramlık 2 adet siyah (B) renkte iplik
    2.5 ve 3 numaralı tığlar
    6 adet düğme

    ÖLÇME
    3 numaralı tığınızla 81 aralıklı zincir atıp 7 sıra örerseniz 5 cm. denk gelir.

    ARKA
    3 numaralı tığ ve A 104(110,116) zincir atın. İlk sıra: (ön yüzde) 6. zincire üçlü, (1 zincir, 1 atla, üçlü) sonuna kadar, dön. 50 (53,56) birli zincir arası.

    Motif sırası: 4 zincir, 1. üçlüyü atla, (bir sonraki üçlü üze¬rine üçlü, 1 zincir) sonuna kadar, dönüş zincirini atla, bir sonraki zincirde üçlü, dön.
    Motif sırasını 9 kez tekrarlayın.

    Artırma sırası: 4 zincir, ilk üçlü üzerine üçlü, (1 zincir, bir üçlü) sonuna kadar, son üçlüyü ikinci dönüş zincirinde çalışın, 1 zincir, aynı zincirde üçlü, dönün. Sıranın her iki tarafında 1 zincir arası arttırın. Bundan sonra, her dört sırada bir 7 kez, sıranın her iki ucunda 1 zincir arası arttırıp. 66(69,72) 1 zincir aralığı, 4(6,8) sırayı motife uygun örün.

    Kol oyuğu:
    1. sıra: (ön yüzde) 1. üçlüde ilmeği atlayın, (bir sonraki zinciri kaydır, bir sonraki üçlüde zinciri kaydır) 3(4,5) kez, 2 zincir, bir sonraki zincirde üçlü*, (1 zincir, bir sonraki zincirde üçlü) son 4(5,6) 1 zincir aralığına kadar, bir üçlü, dönün.

    Eksiltme sırası: 2 zincir, 3. üçlüde bir üçlü, (1 zincir, bir sonraki üçlüde 1 üçlü) son üçlüye kadar, son üçlüde 1 üçlü, dönün. Sıranın her iki tarafında 1 zincir aralığı kadar eksiltin. Bu eksiltme sırasını 3 kez tekrarlayın. 50(51, 52) 1 zincir aralığı. 20 (20,22) sırayı motife uygun örün.

    Omuzlar:
    1. sıra: (ters yüzde) 4 zincir, 1. üçlüyü atlayın, bir sonraki üçlüde 1 üçlü, (1 zincir, bir sonraki üçlüde 1 üçlü) 15 kez bir sonraki üçlüde 1 üçlü, dönün.
    2. sıra: 2 zincir, 3. üçlüde 1 üçlü, (1 zincir, bir sonraki üçlüde 1 üçlü) 5 kez, bir sonraki üçlüde 1 üçlü, bitirin.
    A’yı diğer kol oyuğu kenarından 18. üçlüye birleştirip, b (ters yüzde) 2 zincir, bir sonraki üçlüde 1 üçlü, kol oyuğu kenarına kadar motifle bitirin.
    2. sıra: İşi döndürün ve A’yı kol altı kenarında 10. üçlüye birleştirin, 2 zincir, bir sonraki üçlüde 1 üçlü, (1 zincir, bir sonraki üçlüde 1 üçlü) 5 kez, bir sonraki üçlüde 1 üçlü, bitirin.

    SOL ÖN
    3 numaralı tığ ve A ile 64(68,72) zincir yapın. Arkada olduğu gibi başlangıç sı¬rasını çalışın. 30(32,34) 1 zincir aralığı. 10 sıra motifle. Bir sonraki sırada ve bundan sonra 4 sırada bir, toplam 8 kez, sıranın iki kenarında 1 zincir aralığı kadar arttırıp. 4(6,8) sıra motifle. Kol oyuğu: Arka taraf kol oyuğunun 1. sırası gibi *’a kadar çalışın, sonuna kadar motife uygun çalışın. Kol altında 4 sıra boyunca 1 zincir aralığı kadar eksiltin. 30(31,32) 1 zincir aralığı. 15(15,17) sırayı motife uygun örün. Kol altı kenarında bitirin.

    Yaka oyuğu:
    Bir sonraki sıra: 4 zincir, bi-rinci üçlüyü atlayın, bir sonraki üçlüde 1 üçlü, (1 zincir, bir sonraki üçlüde 1 üçlü) 20 kez, bir sonraki üçlüde 1 üçlü, dönün. 5 sıra boyunca, yaka kenarında 1 zincir aralığı kadar eksiltin. 16(1 zincir aralığı. Kesin. Arka omuz oyuğunun 2. tarafının 2. sırasını çalışın. Kesin.

    SAĞ ÖN
    Sonda değil başta artırın. Kol oyuğuna kadar sol tarafta olduğu gibi çalışın. Kol oyuğu: 4 zincir, 1. üçlüyü atlayın, bir sonraki üçlüde 1 üçlü, (1 zincir, bir sonraki üçlüde 1 üçlü) son 4(5,6) 1 zincir aralığına kadar bir sonraki üçlüde 1 üçlü, dönün. Sonraki 4 sırada kol altı kenarında 1 zincir aralığı. 15(15,17) sıra motifle. Ön kenarda bitirin. Kesin.

    Tığ İşi Abiye Yazlık Simli Hırka Modeli

    Yaka oyuğu:
    Bir sonraki sıra: Ön kenar¬dan sayarak 8 üçlüyü atla¬yın, A’yı bir sonraki üçlüye birleştirin, bir sonraki üçlüde 1 üçlü, sonuna kadar örün. 21 bir zincir aralığı. 5 sıra boyunca yaka kenarında 1 zincir aralığı kadar eksiltin. 16 bir zincir aralığı. Arka omuz oyuğunun 1. tarafının 2. sırasını çalışın. Kesin.

    KOLLAR
    3 numaralı tığ ve A ile 58(62,70) zincir atın. Arkada olduğu gibi başlangıç sırası¬nı çalışın. 27(29,33) 1 zincir aralığı. Her dört sırada bir her iki tarafta 1 zincir aralığı kadar artırın. 11 kez. 49(51,55) 1 zincir aralığı. 5 sırayı motife uygun örün. Üst kenar: Arka kol oyuğunun 1. sırasını çalışın. Bir sonraki sıranın iki tarafında 1 zincir aralığı eksiltin. 47(47, 49) 1 zincir aralığı. 9(9,10) sırayı motife uygun örün. Bir sonraki sıra: 2 zincir, 1. üçlüyü atlayın, bundan sonra gelen 2 üçlü üzerine birer üçlü, son 2 üçlüye kadar devam edin, bir sonraki üçlüde 1 üçlü, her üçlünün son ilmeğini tığda bırakarak bir sonraki üçlüye 1 üçlü çalışın, ipliği tığın etrafında döndürerek her 3 ilmeği çalışın. Son sırayı iki kez çalışın. Kesin.

    KOL KENARI
    Ön yüzde, 2.5 numaralı tığ ile ve kol başlangıcındaki başlangıç zincirinin diğer tarafına çalışın.
    1. sıra: 1 zincir, 1 zinciri atlayın, sonuna kadar her zincirde çift zincir, dönün.
    2. sıra: 1 zincir, 1. çiftliyi atlayın, her çift zincirde çift zincir, 1 zincirde 1 çift, dönün. 2. sırayı 3 kez tekrarlayın. Kesin.

    KAZAK KENARI
    Omuz dikişlerini yapın. Kenar dikişlerini alt kenardan 5 cm.’ye kadar yapın. Ön yüzde 2.5 numaralı tığ ile B’yi sağ omuz dikişinden yaka kenarına birleştirerek örmeye başlayın.
    1. tur: 1 zincir, çift olarak ça¬lışın. Her dış kenarda 3. çiftli çalışın, 1 zincirde atlayarak bitirin, dönün.
    2. tur: 1 zincir, her çiftte 1 çift zincir, her ön yaka kıvrımında, üst kenar yırtmacında, üst kenar yırtmacında 1 çift örüp, her yırtmacıp iki kenarında çiftliyi atlayın, 1 zincirde atlayarak bitirin, dönün. Sağ ön kenarda 6 düğmenin yerini belirleyin: 1. düğme aşağıdan 2.5 cm.’ye 6. düğme yaka kenarından 1 çift zincir aşağıya diğer dört tanesi aralara eşit olarak dağıtılmış olarak.
    3. tur: (ilikleri yapın) 1 zincir, 1. çiftliyi atlayın, çift olarak çalışın, her dış köşede 3 çift çalışın, omuz dikişinde 1 çift eksiltin, her ilikte, 2 zinciri, 2 çift atlayın, 1 zincirde atlayarak bitirin.
    4. tur: 1 zincir, 1. çifti atlayın, her çiftte 1 çift, her ilikte 2 çift, kenar yırtmacının her iki kenarının üstünde bir eksiltin, aynı işlemi ön yakada tekrarlayın, 1 zincirde 1 atlayarak bitirin.

  • Ruh Sağlığı Kaygı Bozukluğu ve Tedavisi

    Ruh Sağlığı Kaygı Bozukluğu ve Tedavisi

    KAYGI
    Kaygı, hem gerilim hem de depresyonla yakından ilişkili bir olaydır. Gerilime yol açabilir ve bunalımın erken belirtilerinden biridir. Kaygı bir korku tepkisidir ve bizi, çocuklarımızın sağlığı gibi dikkatli olmamız gereken konularda uyardığı sürece, yararlı bir koruyucu mekanizmadır. Bununla birlikte çok sık yinelenirse tehlikeli olabilir. Çünkü kaygı da gerilim gibi, adrenalin salgılanmasına neden olan bir olaydır.

    Adrenalin nabzı hızlandırır, kalp vurumunu şiddetlendirir, solunumu ise hızlandırır ve yüzeyselleştirir. Tüm vücut, gergin bir durumdadır kendinin farkında ve uyangan olması, nabzın hızlanmasını ve kalp vurumunun şiddetlenmesini kolaylaştırır. Bu da sonuçta kaygının asıl nedenini bile unutturup korkuya yol açar. Kafamız gerek gerçek, gerekse uslamsal sorunlarla dolar ve bunlardan kurtulmaya yönelik hiçbir çaba göstermeyiz.
    Kaygının tedavisi
    Olabildiğince yalın, normal bir yaşam sürme bu tedavinin temelini oluşturur: Düzenli beslenme, az içki içme, sık sık temiz hava alma, bol alıştırma, başkalarına yardım etme yoluyla kendi üstüne düşmekten kurtulma gibi. Yatıştırıcı ilaçları kullanmak iyi bir düşünce değildir, çünkü fiziksel olmasa bile kolayca ruhsal bağımlılık yaratabilirler. Eğer kaygılarınız gerçekten şiddetli ise bu sizin için kötü bir deneyim olabilir ve doktorunuza kesinlikle durumdan haber verilmesi gerekir. Burada psikoterapi yararlı olabilir.
    Kaygı karşısında ne yapmalı?
    Bunaldığınız zaman vücudunuzun nasıl davrandığını gözleyin; başka bir deyişle duygularınızı duyun. Vücuttan bir kerede salgılanabilecek adrenalin miktarı belirlidir ve en zorlu panik duygusu bile birkaç dakikada kaybolur. Bir kere bunu anladıktan sonra artık paniğe ve yeniden adrenalin salgılanmasına izin vermeyin. Sakin olun ve bekleyin. Cesarete ve sabıra gerek duyacaksınız. Kendinizden ve sorununuzdan başka bir konu üstünde yoğunlaşmaya çalışın. Bir resmi ya da deseni inceleyin. Ayrıntılarını gözden geçirin. Zihninizi kendinizden uzak tutun.

    Duygularınız bir kez normale dönmeye başladıktan sonra rahatlayın, sakin olun. Yapmakta olduğunuz işi yavaş ve gürültüsüzce sürdürün. Acele etmeyin, ağırdan alın. Küçük, ulaşılabilir bir hedefe doğru ilerleyin ve hedefe ulaşınca hemen kendinize yeni bir hedef, yeni bir amaç oluşturun. Ama hedefe kesinkes ulaşılabilir ve kısa zamanda ulaşılabilir olmalıdır. Her küçük adım, sizi, bir aşamada başarmayı düşündüğünüzde ulaşılmaz görünen o ana amaca biraz daha yaklaştıracaktır. Hedefe doğru süzülün, savaşa savaşa ilerlemeyin. Savaşırsanız alarm düğmenize basarsmız ve o korkutucu duygular gene gelir.
    Her tür hoş olmayan duygu ve düşünceden, gözlerinizi kapatıp dikkatle sessizliği dinleyerek kurtulabilirsiniz. Deneyin. Bunu yapmayı öğrendikten sonra korkularınız azalacaktır. Artık yaşamın getirdiği gerilimlerle savaşabilecek ve duygularınızı denetleyebilecek durumdasınız. Bu yolla kendini tanıma özgürleştiricidir.
    Unutmayın, duygularınız hiçbir zaman size zarar veremez. Kendinizi inandırıncaya kadar bunu yineleyin.

  • Devedikeni Ajur Örgü Tekniği

    Devedikeni Ajur Örgü Tekniği

    Devedikeni Ajur Örgü Tekniği

    (10’un katları, artı 1 ilmek)

    SI2b-p1k1-p2sso: 2 ilmeği birlikte sağ elinizdeki şişe ters yüzden boş alın, 1 ters (1 düz), her iki boş alınan ilmeği birlikte 1 ters (1 düz) örgü ilmeklerinin içinden geçirin.

    Sıra 1, 2, 3, 4 ve 5 Düz örün.

    Sıra 6 (Örgünün ters yüzü) 1 ters, *şişe iplik dolayın, 3 ters, sl2b-p1k1-p2sso, 3 ters, şişe iplik dolayın, 1 ters; *’dan sona kadar tekrar edin.

    Sıra 7 2 düz, *şişe iplik dolayın, 2 düz, sl2b-p1k1-p2sso, 2 düz, şişe iplik dolayın, 3 düz; *’dan itibaren tekrar edin, son tekrarı 2 düz ile bitirin.

    Sıra 8 3 ters, *şişe iplik dolayın, 1 ters, sl2b-p1k1-p2sso, 1 ters, şişe iplik dolayın, 5 ters; *’dan itibaren tekrar edin, son tekrarı 3 ters ile bitirin.

    Sıra 9 4 düz, *şişe iplik dolayın, sl2b-p1k1-p2sso, şişe iplik dolayın, 7 düz; *’dan itibaren tekrar edin, son tekrarı 4 düz ile bitirin.

    Sıra 10 2 ters, *2 düz, 3 ters; *’dan itibaren tekrar edin, son tekrarı 2 ters ile bitirin.

    Sıra 11 1 düz, *şişe iplik dolayın, SKP, 1 ters, şişe iplik dolayın, sl2b-p1k1-p2sso, şişe iplik dolayın, 1 ters, 2 ilmeği birlikte düz örün, şişe iplik dolayın, 1 düz; *’dan sona kadar tekrar edin.

    Sıra 12 3 ters, *1 düz, 3 ters, 1 düz, 5 ters; *’dan itibaren tekrar edin, son tekrarı 3 ters ile bitirin.
    Sıra 13 2 düz, şişe iplik dolayın, SKP, şişe iplik dolayın, sl2b-p1k1-p2sso, şişe iplik dolayın, 2 ilmeği birlikte düz örün, şişe iplik dolayın, 3 düz; *’dan itibaren tekrar edin, son tekrarı 2 düz ile bitirin.
    Sıra 14 2 ters, *1 düz, 5 ters, 1 düz, 3 ters; *’dan itibaren tekrar edin, son tekrarı 2 ters ile bitirin.
    Sıra 15 2 düz, *1 ters, 1 düz, şişe iplik dolayın, sl2b-p1k1- p2sso, şişe iplik dolayın, 1 düz, 1 ters, 3 düz; *’dan itibaren tekrar edin, son tekrarı 2 düz ile bitirin.
    Sıra 16 14. sırayı tekrar edin.
    1-16. sıraları tekrarlayın.

    Devedikeni Ajur Örgü Tekniği nasıl yapılır örgü örnekleri modeli anlatımı