Yazar: admin

  • 2 yaşında reklam yıldızı olan Karan Özçivit, ilk deneyimini annesi Fahriye Evcen Özçivit ile yaşadı.

    2 yaşında reklam yıldızı olan Karan Özçivit, ilk deneyimini annesi Fahriye Evcen Özçivit ile yaşadı.

    2 yaşında reklam yıldızı olan Karan Özçivit, ilk deneyimini annesi Fahriye Evcen Özçivit ile yaşadı.


    Babası Burak Özçivit’in izniyle bir bebek bezi reklamlarında annesi Fahriye Evcen Özçivit ile oynayan Karan Özçivit, çekimlerini profesyonel oyuncu gibi ilk gününde tamamladı.

  • Damat yarışması: Kızı ile evlenecek kişiye 314 bin dolar verecek

    Damat yarışması: Kızı ile evlenecek kişiye 314 bin dolar verecek

    Taylandlı iş insanı, evlenmek isteyen kızına eş bulmak için yarışma düzenleyeceğini açıkladı.

    Durian meyvesi satışı yapan 58 yaşındaki Arnon Rodthong, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 26 yaşındaki kızının bir süredir evlenmek istediğini ve kızına ideal bir eş bulmak için yarışma düzenleyeceğini belirtti.

    İş insanı Rodthong, kızıyla evlenecek kişiye 10 milyon Tayland bahtı (314 bin dolar) para vereceğini ifade etti.

    Kızına eş bulmak için ne tür bir yarışma düzenleyeceği bilgisini paylaşmayan iş insanı, “Eğer birinin gelip kızıma damat olmasını beklersem uzun zaman alır. O yüzden şimdiden gelmesini talep ediyorum.” dedi.

    İş insanının kızı Karnsita Rodthong ise babasının fikrinden gayet memnun olduğunu belirterek, “Seçici biri değilim, sosyal etkinliklere götürüp beraber fotoğraf çektirebileceğim birini arıyorum.” ifadesini kullandı.

    Zengin iş insanının sosyal medya paylaşımının ardından yüzlerce kişi, iş insanının kızıyla evlenmek için başvuruda bulundu.

  • Okul sırasından nikah masasına!

    Okul sırasından nikah masasına!

    Kimi henüz çocuk denecek yaşta dünya evine girdi, kimi evlenmek için 40 yaşını bekledi.

    Türk Sanat Müziği’nin sevilen ismi Umut Akyürek eşi Oktay Ertuğrul ile 27 yıl öncesine ait bir fotoğrafını paylaştı.


    Konservatuvar yıllarında Mahsun Kırmızıgül tarafından tanıştırılan ve o günden beri birbirlerinden kopmayan çift birlikteliklerinde 27 yılı geride bıraktı.

    Gençlik yıllarına ait fotoğrafları sosyal medya hesabından paylaşan Akyürek altına, ‘Yaklaşık bir ömür önce… Konservatuvar yıllarımız… 27 yılı devirdik’ notunu düştü.

  • Chloe Loughnan’ın yeni sevgilisi futbolcuymuş!

    Chloe Loughnan’ın yeni sevgilisi futbolcuymuş!

    Ünlü şarkıcı Serdar Ortaç’tan iki yıl önce boşanan model Chloe Loughnan’ın gönlünü futbolcu Andy O’Connell’e kaptırdığı ortaya çıktı


    Serdar Ortaç ile beş yıllık evliliğini 2019’da sürpriz şekilde tek celsede bitiren Chloe Loughnan, uzun süre sonra aşk hayatındaki sessizliğini bozdu.


    28 yaşındaki İrlandalı model, geçtiğimiz günlerde Instagram hesabından “Benim” notuyla birlikte yeni sevgilisiyle ilk kez fotoğrafını paylaşmıştı.


    Connell’in, 14 Şubat Sevgililer Günü’nde birlikte çekilen bu kareyi, “Seni seviyorum” sözleriyle yayınladığı görülmüştü. Loughnan’ın kalbini kaptırdığı ismin İrlandalı futbolcu Andy O’Connell olduğu ortaya çıktı. Chloe Loughnan’ın sevgilisi İrlanda’nın Avondale United isimli futbol takımında top koşturuyor.


    Loughnan’ın futbolcu aşkıyla evlenmesi halinde, Serdar Ortaç artık İrlandalı güzele nafaka ödemeyecek.

    “5-6 AYDIR NAFAKA ÖDEMİYOR”

    Serdar Ortaç, 1 milyon TL tazminatı 24 ay taksitle ödemeyi kabul etmişti. Ancak ödemeler aksamıştı. Loughnan, geçtiğimiz yıl yaptığı açıklamada, “Serdar 5-6 aydır nafaka ödemiyor. Bir ara beni aradı ‘Chloe ödeyemiyorum’ diye. ‘Niye’ diye sormadım bile. İki yıl her ay ödeme yapacaktı ama canı sağ olsun” demişti.


    Ortaç, eski eşi Chloe Loughnan’ın, “Nafaka ödemiyor” sözlerine, “Kız bu konuda çok haklı. Birinciyi ödeyemedim, sabretti. İkinciyi ödeyemedim sustu. Üçüncü, dördüncü derken hep sustu. Sonra mesaj attı. ‘Serdar burada aç mı kalayım? Burada ihtiyaçlarım oluyor’ yazmış. Özür diledim. Şimdi biraz toparladım, toparladıkça gönderiyorum. Ama tabi daha çok borcum var.” şeklinde konuşmuştu.

  • Fas’ta doğum yapan Malili kadın 9 çocuk dünyaya getirdi

    Fas’ta doğum yapan Malili kadın 9 çocuk dünyaya getirdi

    Fas’ın Kazablanka kentinde 7 çocuk bekleyen Malili bir kadın 5’i kız, 4’ü erkek 9 çocuk doğurdu. Anne ve çocuklarının durumun iyi olduğu öğrenildi

    Fas’ın Kazablanka kentinde doğum yapan Malili kadın, 5’i kız 4’ü erkek 9 çocuk dünyaya getirdi.

    Mali Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, Mali vatandaşı Halime Sisi’nin, sezaryen yöntemiyle Kazablanka’da bir sağlık kuruluşunda doğum yaptığı belirtildi.

    Anne ve 9 çocuğun sağlık durumlarının iyi olduğu kaydedildi.

    Halime Sisi’nin, Mali’nin başkenti Bamako’da yapılan tetkiklerde 7 bebek taşıdığının tespit edildiği, bunun üzerine sağlık durumunun takibi için 30 Mart’ta Fas’a sevk edildiği ancak doğumda 9 bebek dünyaya getirdiği aktarıldı.

    Ayrıca doğumla ilgili harcamaların, ülkedeki geçici hükümet tarafından karşılandığı vurgulandı.

  • Beren Saat, eşi Kenan Doğulu’nun annesi Serpil Doğulu ile buzları eritti

    Beren Saat, eşi Kenan Doğulu’nun annesi Serpil Doğulu ile buzları eritti

    Oyuncu Beren Saat ile Kenan Doğulu boşanma haberleriyle gündemi uzun süre meşgul etmişti. Evliliğine ikinci bir şans veren Beren Saat, Kenan Doğulu’nun ailesiyle de buzları eritti.

    Beren Saat 35. doğum gününde sosyal medya hesabında mesaj yayınlamış, Saat’in sert sözleri evliliğinde sorunlar yaşadığı dedikodularına neden olmuştu.

    Bir süre ayrı evlerde yaşayan çift, 9 aylık ayrılığın ardından ilişkilerine ikinci bir şans verdi.

    Ayrılık döneminde Kenan Doğulu’nun ailesiyle arasına da mesafe koyan Beren Saat, buzları eritti.

    Şubat ayında Instagram’da kayınvalidesi Serpil Doğulu’nun doğum gününü paylaşan Beren Saat, önceki gün de Canan Doğulu için yeni yaş mesajı yayınladı.

    Doğulu’dan ‘kız kardeşim’ diyerek bahseden Beren Saat’e karşılık gecikmedi.

    Doğum günü fotoğrafını sayfasında takipçileri ile paylaşan Canan Doğulu, altına şu notu düştü:

    “Aslında bu fotoğrafta epey eksiğiz. Ailemizin diğer yarısıyla yasaklar sebebiyle yan yana değiliz ama kalp kalbeyiz.. Yeni yaşımda tek dilegim özgürce biraraya gelebildiğimiz, birbirimize çekinmeden sarılabileceğimiz, hayatı sevdiklerimizle doya doya paylaşabileceğimiz, bütün kötülüklerin geride kaldığı sağlıklı günlere bir an önce kavuşabilmek…”

    Beren Saat ile Serpil Doğulu, aylar sonra aynı karede olması dikkatlerden kaçmadı.

  • Zara, organik tarıma el attı… İzmir’deki çiftlik evinde sebze meyve yetiştiriyor!

    Zara, organik tarıma el attı… İzmir’deki çiftlik evinde sebze meyve yetiştiriyor!

    ‘Bahçe ile ilgilenmek beni ruhsal olarak dinlendiriyor’ “Mavera” dizisinde rol alan Zara, organik tarıma el attı.

    Sebze ve meyvesini İzmir’deki çiftlik evinin bahçesinde yetiştiren Zara, “Bahçe ile ilgilenmek beni ruhsal olarak dinlendiriyor.

    Bu sayede hem deşarj oluyorum hem de organik besleniyoruz” dedi. Zara ayrıca rol aldığı dizisiyle ilgili olumlu dönüşlerden de çok mutlu olduğunu dile getirdi.

  • Kemal Sunal’ın eşi Gül Sunal’dan duygusal paylaşım: Elbet bir gün kavuşacağız, bu böyle yarım kalmayacak!

    Kemal Sunal’ın eşi Gül Sunal’dan duygusal paylaşım: Elbet bir gün kavuşacağız, bu böyle yarım kalmayacak!

    Kemal Sunal’ın eşi Gül Sunal’dan duygusal paylaşım: Elbet bir gün kavuşacağız, bu böyle yarım kalmayacak!

    Gül Sunal, 1975’te evlendiği ve 21 yıl önce ani bir şekilde kaybettiği eşi Kemal Sunal ile nikah fotoğrafını Instagram sayfasında takipçileri ile paylaştı.

     

    Sunal, fotoğrafın altına “30.04.1975….’Elbet Bir Gün BuluşacağızBu Böyle Yarım Kalmayacak’ Sanki hissetmişiz gibi “bizim şarkımız olsun” demiştik…” notunu düştü.

     

    ‘2,5 SENE MEKTUPLAŞTIK’
    Gül Sunal, yıllar önce verdiği bir röportajda Kemal Sunal ile tanışma hikayesini ve aşklarını anlatmıştı…

    “Ben 20, Kemal 29 yaşındaydı. O sahnedeydi, ben seyirciler arasında. Havuz sahnesi var. O havuza girmiş, bekçi geliyor, çamaşırları kucağında duruyor. Yani repliği yok, öylece durduğu bir sahne. Orada göz göze geldik. Sonra 2.5 sene mektuplaştık…”

    ‘EN ÇOK GÖZLERİNDEN ETKİLENDİM’
    “En çok gözlerinden etkilendim. Kemal’in gözleri, birçok insana albenisi olmayan bir çift göz gibi gelebilir ama çok derin bakardı. Çok hüzünlüydü bir kere. Ona ne yaparsanız yapın ya da o size ne yaparsa yapsın en sonunda “Aman üzülmesin” dersiniz.”

     

    ‘ÇOK MÜTEVAZIYDI’
    “Bebek gibi. Ezo bile ilkokuldayken ona bebek gibi bakıyordu. Hepimize merhamet duygusunu çok ağır yaşatıyordu. Annesi de söylerdi, çocukluğundan beri bir mahzunluk vardı. Ama tabii çok eğlenceliydi de… Kemal utangaç biriydi. Çok mütevazıydı. Böyle Kemal Sunal falan dedikleri zaman ne yapacağını şaşırır, kabuğuna çekilirdi. Mesela siz buraya gelseniz, yine yadırgar ama sonra güvenirse çok keyifli olurdu. Bir çok arkadaşımız var, söyleyip gülüyorlar, söyleyip gülüyorlar, öyle değil.”

     

    ‘ÇOK GÜZEL GÖZLEM YAPARDI’
    “Ağzının içinden mır mır bir şey söyler, onu yakalarsanız günlerce gülersiniz. Çok güzel gözlem yapardı. Sabahları uyanır, ben salonda bir şeyle uğraşıyor olurdum. O Ciguli taklidi yapardı. Başka gün başka biri gibi girerdi. Şimdiki evliliklere bakıyorum. Daha net görüyorum. Biz çok mutlu yaşamışız.”

    ‘BİZ FARKLIYDIK’
    “Bunu bilinçli yapmadık. O zaman öyle yaşadık gittik, herkes öyle zannediyorduk. İlk farklı aileleri okul açtığım zaman gördüm. Çünkü biz daha önce akrabalarımızla, arkadaşlarımızla görüşüyorduk. Herkes memnun ama bizler farklıydık.”

     

    ‘HİÇBİR ZAMAN ŞOFÖRÜ OLMADI’
    “Ben kendimi değiştirmedim. Kemal de sıradan bir ev erkeğiydi. Biz onun star olduğunun farkında bile değildik. Bazı arkadaşlarımız var -belki zamanın ruhundan kaynaklanıyor- menajerleri var, ulaşmak zor. Kemal telefonlarını kendi açardı, oynayacağı şeye kendi karar verirdi. Hiçbir zaman şoförü olmadı mesela.”

    ‘EŞYALAR AYNI’
    “Ben de o da çok tutucuyduk. Bu evde 25-30 senedir eşyalar aynı. Onun koltuğu belli, benimki belli. Hayat görüşümüz değişmez. Yenilik güzel ama bize göre değildi. Biz muhafaza etmeyi seviyorduk.Sabah uyanır, kahvaltısını yapar, gazete okurdu. Seri ilanlara kadar, saatlerce… Bizde ağır bir öğle yemeği hazırlığı olurdu. Çalışmadığı günlerden bahsediyorum. Birçok insan bilirdi, bunlar öğlen 1’de yemek yer. Bu tarafa işi düşen veya alışverişe çıkıp, yolu düşen eş dost gelirdi. Yine televizyona bakar, kitabını okur, telefonla konuşmayı severdi. Haftanın 3-4 günü akşam üzeri Çiçek Bar’a giderdi.Ama eve erken dönerdi…”

     

    ‘SIRADAN BİR TÜRK AİLESİ’
    “Akşam 8.30’da eve gelirdi. Herkes benim yüzümden zannederdi ama hayır. Yemeği evde yemek istiyordu. O geldiğinde sofra hazırdır, akşam mutlaka bir misafirimiz olur. Sıradan bir Türk ailesi gibi. Ev dışında yemek yemeyi hiç sevmezdi. Seyahate gidiyorsa arabanın bagajına pazartesi, salı, çarşamba yenecekler diye yemekleri koyduğumu hatırlarım. Tatlı bile koyardım. İlla evden olacak yemek. “

  • Rahmi Özkan Müge Anlı’da neden yok? Müge Anlı’dan Rahmi Özkan öldü haberlerine açıklama

    Rahmi Özkan Müge Anlı’da neden yok? Müge Anlı’dan Rahmi Özkan öldü haberlerine açıklama

    Müge Anlı’dan Rahmi Özkan öldü haberlerine açıklama geldi. Müge Anlı geçtiğimiz haftadan bu yana programda yer almayan Rahmi Özkan’ın durumuyla ilgili açıklamada bulundu. Peki, Rahmi Özkan neden yok? Rahmi Özkan Müge Anlı’dan rıldı mı?

    Programın yorumcularından Müge Anlı’nın takipçileri, ‘Rahmi Özkan neden yok’ ve ‘Rahmi Özkan Müge Anlı’dan ayrıldı’ sorularına geçtiğimiz haftadan bu yana yanıt arıyordu. Özkan’ın programda yer almaması ardından farklı iddialar gündeme gelmişti. Anlı o iddialardan birine canlı yayında açıklık getirdi.

    Müge Anlı bazı sitelerde yapılan Rahmi Özkan öldü haberlerine canlı yayında açıkladı. Anlı “Rahmi Özkan öldü mü haberleri yapılmış, kendisi gayet iyi. Yalnız hapşırsak dahi önlem alıyoruz. Kaç yaşında insan. Bu haberleri yapanların hiçbir vicdanı yok mu? Seviyoruz seni Rahmi Özkan. Gelir birkaç güne. Klimalardan sorun yaşıyor. Bağışıklığı düşük bir insanı burada tutmanın ne anlamı var.” ifadelerini kullandı.

    21 Nisan günü yayınlanan programda Müge Anlı, Rahmi Özkan’ın yayında olmamasıyla ilgili ” Burnum akıyor, Rahmi Bey’i de dinlendirdik. Sen birkaç gün dinlen dedik. Ben alıştım artık, koronavirüsü gelmez diye düşünüyorum. Bendeki böyle bir ciğere neden gelsin ki?” açıklamasını yapmıştı.

  • Şarkıcı Yeliz gözyaşı dolu hayat hikayesini anlattı: Özcan ile Hilmi Topaloğlu yüzünden ayrıldık… ‘Baba çok acı çekiyorum’

    Şarkıcı Yeliz gözyaşı dolu hayat hikayesini anlattı: Özcan ile Hilmi Topaloğlu yüzünden ayrıldık… ‘Baba çok acı çekiyorum’

    Bir dönemin popüler isimlerden Yeliz, Armağan Çağlayan’ın YouTube programı ‘Dur Bi Dinle’ye konuk oldu. Yeliz, şöhret yolculuğunu, evliliğini ve Özcan Deniz ile yaşadığı aşkı anlattı…

    *Öğrenciyiz, Nilüfer orta ikide, ben hazırlıktaydım. O zaman rahibe okuluydu. Aramızda bahçe vardı, hazırlık okuyanların oraya çıkması yasaktı.

    *Ben bir ses duyuyordum yukardan, şarkı söyletirlerdi sesi güzel olanlara. Orta bire geçtiğim zaman Nilüfer de orta üçe geçmişti. O zaman görmüştüm, tanımıştım. Ama o zaman ünlü değildi. Yemek aralarında şarkı söylerdi. Benim aklımda şarkıcılık yoktu, aklım fikrim hostes olmaktaydı.

    *Nilüfer mezun oldu gitti, ben de orta ikiye geçtim. Şarkıcı olmak için belge almak gerekiyordu. Belge aldım ben.

    *Sonra ‘dünya dönüyor’ çıktı. Pikap var evde, bayılıyorum tabi okuldan arkadaşım. Bir baktım ben de onun gibi söyleyebiliyorum. Ve Nilüfer’i aradım hemen. Dedim ki, “Ben de şarkı söylemek istiyorum” dedim. Bana o zaman DiscoTürk Plak telefonunu verdi, ‘Onu ara hemen kabul edecektir’ dedi. Aradım ve randevu verdi bana.

    Şarkıcı Yeliz gözyaşı dolu hayat hikayesini anlattı: Özcan ile Hilmi Topaloğlu yüzünden ayrıldık… Baba çok acı çekiyorum

    *Ben hayatımın ilk ve son yalanını o zaman söyledim. Koşarak anneme gittim. “Bana plak şirketinden teklif geldi” dedim. Nilüfer bahsetmiş dedim ve öyle şirkete gittim.

    *Orta sonda ilk plağım çıktı, ünlü oldum. Nilüfer Şişli Koleji’ne geçmişti, ben de Şişli Koleji’ne geçtim. Sonra konserler başladı, devamsızlık… Sonra ben de ayrıldım.

    *Türkiye’deki ilk Eurovision şarkı yarışması, canlı yayın. O zaman intro’nun ne demek olduğunu bilmiyorum, kaçırıyorum sürekli. Orkestra şefimiz Timur Selçuk’tu. “Timur abi benim gireceğim zaman sen hafif bir şey yap, ben öyle başlayayım” dedim.

    *Babaannemi kaybetmiştim küçükken. Babaannem Aşiyan’da gömülüydü. Ben de ilk para kazanınca mezarlığı satın alacağım demiştim. Tam Minür Nurettin ve Yahya Kemal Beyatlı’nın yanında şahane bir mezarlığım var, babacığım da orada yatıyor.

    *Ben babama çekmişim, babam da Bebek’te apartmanı olan bir insanmış. Boğaziçi Üniversitesi’nin orası çiftlikleriymiş. Babam da bir güzel eş dost ahbap… Ben de öyleyimdir, yenilsin içilsin.

    Şarkıcı Yeliz gözyaşı dolu hayat hikayesini anlattı: Özcan ile Hilmi Topaloğlu yüzünden ayrıldık… Baba çok acı çekiyorum

    *Hayatım boyunca bir erkeğe asla para yedirmedim. Ama metazori olmuştu rahmetlinin zamanında. Çok karanlık bir hayatı vardı, çok şiddet falan görmüştüm. Herkes biliyor zaten. O dönemki iki arabam, evim hepsi gitti. Ama nasıl gitti inan ben de hatırlamıyorum.

    *Hem eğlenmeyi severim, hem de evciyim. bir sürü Yeliz var benim içimde. “Ben yoruldum evimin kadını olayım” dedim. O zaman Maksim’de solist altı başlamıştım. Fahri bey bir sene sonra astsolist yapacağım seni demişti. Ve ben sahneyi bıraktım.

    *Hem ‘Bu ne dünya’ da ne de Türk müziği arabesklerde; bu arada ‘Kimbilir’i ilk ben yaptım. Fakat denetim olduğu için duyuramadık. Sonra yılbaşı gecesi Kibariye çıktı söyledi ve ona mal oldu.

    *Yankı Plak… Çok hakkımı yediler. Altın plağımı yediler, paramı vermediler. Ben hep Allah’a havale ettim. Bak ben buradayım, onlar yok.

    Şarkıcı Yeliz gözyaşı dolu hayat hikayesini anlattı: Özcan ile Hilmi Topaloğlu yüzünden ayrıldık… Baba çok acı çekiyorum

    UFUK DEVECİ İLE İLİŞKİSİ

    *Bir sürü şey öğrendim ama çok ağır bedeller ödeyerek öğrendim. Şimdi kadına şiddet deniyor ya, ben çok ağır bedeller ödedim. Psikolojik ve fiziksel olarak büyük bedeller ödedim.

    *Yasaklı madde kullanıyordu o zaman. İki evlilik yaptım ikisi de öyleydi. Tabi onu içince noluyor bilmiyorum. Kendi kurduğu hayaliyle bir sürü psikopatlık derecesinde şiddet ve işkence gördüm. Eskiden hiç anlatamıyordum. Zaten rahmetli oldu.

    *Benim o kadar şahane bir ailem vardı ki. Babacığım, annem. Benim annemin babamın evini de kurşunladı. Benim her şeyimi aldı elimden çalışamayayım diye. Hiçbir yerde iş bulamaz oldum, iş vermediler bana.

    *O kadar mücevherim vardı ki hepsini aldı. Kaçamıyorum, evden dışarı çıkamıyorum. Anne-baba lafı dinlemeyiz ya; hep bana bunu söylediler.

    *Mesela İstanbul’da bir gece evden kaçtım. O kadar kötüydüm ki hastaneye yatırdılar beni, sinir sistemin bitmişti. Korkunç durumdaydım, sokağa falan çıkamazdım. Boşandıktan sonra da uzun zaman doktorlara gittim. Korkudan devamlı yutkunmaktan nefes borum küçülmüş.

    *Ben bir korkuda heyecanda tıkanırım hemen. Kolonyayı da duyduğum zaman bile nefes alamıyorum, çok kolonya kullanırdı.

    *Bir tek şey hayal ederdim. Gece lambasını çok severdim, kendim anahtarımla açıp içinde sarı gece lambasının yanabileceği tek odalı da olsa, huzur duyacağım bir ev hayal ederdim. Bana o kadar uzak gelirdi ki o kuyunun dibinden. Öyle öyle öyle 6.5 sene geçti.

    Şarkıcı Yeliz gözyaşı dolu hayat hikayesini anlattı: Özcan ile Hilmi Topaloğlu yüzünden ayrıldık… Baba çok acı çekiyorum

    NASIL KURTULDU?

    *Benim şöyle bir huyum vardır. Sen bana yaparsın, yaparsın. Ama hiçbir şey yoktur ben birden keserim. Hiç habersiz mahkemeye verdim. Bütün raporları verdim, polisle işbirliği yaptım. Yakalattım, mahkememiz oldu, hapse girdi. Ondan sonra boşandım.

    *O dönem Gülhane Konserleri olurdu. Çıkacağım zaman telefon geldi “Çıktığın zaman vurulacaksın” diye. Çok korkuyla yaşadım ama bir müddet sonra bir deli kuvveti geldi bana beyin olarak ve ruh olarak. Allah’ıma sığındım ve ne korku ne bir şey.

    SESİNİ KAYBETME TEHLİKESİ

    *Benim çok korkunç bademciklerim vardı. Sedat Katırcıoğlu’ydu benim doktorum. Bademciklerimdeki iltihap ses tellerime kabuk bağlatmış. Çok büyük bir ameliyat geçirdim ben. Önce bademciklerimi aldı, sonra ses tellerimi kazıdı. 11 gün hiç konuşmadım.

    *Evet hamile kaldım fakat şiddetten dolayı düştü. Ve ondan sonra bir daha hamile kalmadım, istemedim.

    Şarkıcı Yeliz gözyaşı dolu hayat hikayesini anlattı: Özcan ile Hilmi Topaloğlu yüzünden ayrıldık… Baba çok acı çekiyorum

    İKİNCİ EVLİLİĞİ…

    *Yine bir kişi girdi hayatıma. Ne bileyim ki o da o maddelerin tutkunuymuş. Beraberliğim, evliliğim hepsi bir, bir buçuk yıl sürdü. O dönem Anadolu Yakası’na taşındım 91-92’de. Ondan sonra o kişiyle, Volkan ile evlendim.

    *Bir gün stüdyodan geldim. Benim çok sevdiğim bir köpeğim vardı. Birden bire yüzümde bir ateş hissettim. Yine korkunç bir şiddet. O gün gece saat 2’ydi, berbat bir halde çıkıp Yeşim’in evine gittim.

    *Albüm için kıyafetlerim falan orada kaldı, alamıyorum. Lanet olsun dedim, Yeşim’in kıyafetleriyle çektirmiştim o albüm kapağını.

    Şarkıcı Yeliz gözyaşı dolu hayat hikayesini anlattı: Özcan ile Hilmi Topaloğlu yüzünden ayrıldık… Baba çok acı çekiyorum

    ÖZCAN DENİZ İLE İLİŞKİSİ

    *Ben çalışıyordum, gece dönüyordum. O bekliyordu beni. Sonra ayrıldık. Çünkü o yeni çıkıyordu piyasaya. Şimdiki gibi rahat değildi o zaman. Rahmetli Hilmi Topaloğlu, “Sen daha yolun başındasın. Kendinden 10 yaş büyük kadınla niye berabersin” falan… Onun için ayrıldık. Ben ayrıldığım zaman babamı çağırmıştım. Orada babamın dizine yatıp ‘Baba çok acı çekiyorum’ dediğimi hatırlıyorum.

    *99 depreminden önce ben bir albüm yaptım, bir iş adamı sponsor oldu. Ve bu albümün de müzik direktörlüğünü asla ve asla ismini vermeyeceğim biri üstlendi. Çünkü verdiğim anda cevap verecek, prim yaptırmak istemiyorum.

    *Hep diyorum, ben bu ülkede iki kişiye ne ölüme ne dirime. Biri kadın şarkıcı, biri bu adam. İkisi de benim ekmeğimle oynadılar. Bunlar 99 depreminden önce olan hadiseler.

    *Şahane bir albüm yaptım 12 şarkıcılık. Müzik direktörü, besteci ve sponsor arasında anlaşmazlık yüzünden ben güme gittim. Ve çöpe atıldı, ben orada tamamen küstüm her şeye. Pisi pisine bir insanın egosu, bir insanın ben bilirim demesi yüzünden benim albüm, şahane şarkıların olduğu longplay çöpe gitti.

    *Bodrum’da bir mekan açılacak. O zaman Kastelli’nin oğluydu, ‘Yeliz hanım sizinle açmak istiyoruz’ dedi, tamam dedim. Biz şarkılar çalıştık. Ben üç aylığına Bodrum’a gittim. Mekan açıldı, çalışıyoruz. Bir müddet sonra bir şeyler olmaya başladı. “Bu gece iş yok” denmeye başladı.

    *Ama şöyle oldu bir gün beni dinlemeye bir şarkıcı geldi. Onu sahneye çağırdım. “İyi cesaret beni sahneye çağırman” dedi. Bir müddet sonra baktım iş yok diyorlar, yine parasız kalmaya başladım. Kaldım Bodrum’da. Bir baktım o kadının ilanı çıktı. Allem etti kullem etti beni ekmeğimden etti. Ama sonra zaten kapandı ve ben İstanbul’a döndüm.

  • Azeri şarkıcı Günel Estetiği Abarttı, Bu Halini Unutun Son Halini Gören Hiç kimse Tanıyamıyor Onu

    Azeri şarkıcı Günel Estetiği Abarttı, Bu Halini Unutun Son Halini Gören Hiç kimse Tanıyamıyor Onu

    Didem şarkısıyla Türkiye’de şöhreti yakalayan Azeri şarkıcı Günel Zeynalova, meşhur olduğunda henüz küçücük bir kızdı. Şöhretle küçük yaşta tanışan Azeri kızı, aradan geçen 21 yılda öyle bir değişti ki onu tanımak neredeyse imkansız. Tabii ki bu duruma yaşın yanında estetik operasyonların da etkisi büyük. İşte Günel’in inanılmaz değişimi.

    İbrahim Tatlıses’in konserinde sahneye çıkarmasıyla ünlenen Azeri kızı Günel, o günden sonra bir anda şöhreti yakalamıştı.

    İlk klibinde kalın kaşları ve sevimliliğiyle dikkat çekmişti Azeri kızı Günel.

    Küçük yaşta başladığı sanat hayatına başarılı bir ses sanatçısı olarak devam eden Azeri kızı Günel’in eski halinden eser kalmadı.

    Günel Zeynalova geçirdiği estetik operasyonlarla uğradığı değişim sonrası takipçiler tarafından “Michael Jackson’a benzetilince çok kızdı. Sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Azeri kızı Günel “Yazmayın, siliyorum. Ellerime acıyorum” diyerek kendisine kötü yorum yazanları engellediğini söylemişti.

    Ancak başarılı şarkıcının değişimi hız kesmeden devam ediyor. Değişimi oldukça keskin olan Azeri kızını görenler ilk başta tanıyamıyor. Ta ki sesini duyana kadar. İşte şarkıcının yıllar içindeki değişimini gösteren kareler.

    25 Ekim 1985 Ağdam doğumlu olan ünlü isim şu anda 35 yaşında. Azeri şarkıcı, Didem adlı şarkısıyla Türkiye’de büyük bir şöhrete kavuştu. Özellikle bu şarkının klibindeki hareketleri ve danslarıyla dinleyiciler tarafından oldukça beğenildi.

    Müzik kariyerine devam eden ünlü ismin albümleri arasında 1998 yılında çıkardığı Ne Olur Allahım, 2003 yılında çıkardığı Azeri Kızı Günel ve 2008 yılında çıkardığı Adı Yok albümleri bulunuyor.

    Ünlü şarkıcının single’ları arasında ise Sevgi İstiyorum, Yeni Sayfa (2010), Senden İnsaf Diler Yarin (2014), Her şeye Değer (2014), Yandım Evladım (2016), Gel Çağıramam (2016), Azılı Bela (2017) ve Kırık Vazo (2018) yer alıyor.

    Aktif olarak sosyal medya kullanan ünlü ismin Instagram hesabında şu anda 822 bin takipçi bulunuyor.

  • Bahçeşehir’de bir iş adamı cinnet getirdi

    Bahçeşehir’de bir iş adamı cinnet getirdi

    İstanbul Bahçeşehir’de bir iş adamı, 14 yaşındaki kızını boğarak öld*rdükten sonra silahla int*har etti. Yaklaşık 5 yıldır psikolojik tedavi gördüğü belirtilen zanlının bıraktığı mektupta ise eşini suçladığı ortaya çıktı.

    Bahçeşehir’de dün meydana gelen olayda, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği Başkanı Faik Yılmaz’ın oğlu iş insanı Cüneyt Yılmaz, 14 yaşındaki kızı Zeynep Yılmaz’ı boğarak öldürdü.

    6 SAYFALIK MEKTUP BIRAKTI

    6 sayfalık mektup bırakan Yılmaz daha sonra tabancayla int*har etti.

    Eve gelen Cüneyt Yılmaz’ın öğretmen eşi Serap Yılmaz kızı ve kocasının cansız bedenini görünce sinir krizi geçirdi.

    Polisin incelemesinin ardından baba ve kızının cenazesi, Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi. Yakınları tarafından cenazeleri alınan baba ve kızı, bugün Büyükçekmece’de toprağa verildi.

    ALDATILDIĞI İÇİN ÖLD*RMÜŞ

    Yılmaz’ın int*har öncesinde yazdığı 6 sayfalık mektup ise incelemeye alındı. Cüneyt Yılmaz’ın mektupta eşinin kendisini aldattığını öne sürüp, “Bu olayın tek sorumlusu eşimdir” yazdığı öğrenildi.