Yazar: admin

  • Gebelik Nasıl Oluşur?

    Gebelik Nasıl Oluşur?

    Uzmanların gebeliğin ilk haftasını hesaplama işi biraz karışıktır. Bunun sebebi aslında birinci ayın ortasına gelmeden tam olarak gebe sayılmamanızdır. Gebe kalma ancak ikinci haftanın sonunda gerçekleşir ve gebeliğin resmi başlangıcı budur. Ondan önce bedeniniz gebeliğe hazırlanmaktadır.

    1 ve 2. Haftalar Size biraz tuhaf gelebilir ama gebeliğinizin ilk haftası aslında gebe kalmadan önceki son âdet döneminizin başlangıcıdır. Peki, neden böyle? Doktorlar ve diğer tıp uzmanları doğum yapacağınız tarihi saptarken son âdet kanamanızın başlangıcından itibaren 40 hafta olarak hesaplarlar. Bu da, bebeğiniz ana rahmine henüz düşmediği halde âdet kanamanızı gebeliğinizin bir parçası olarak kabul ettikleri anlamına gelir. Gebe kalma genelde son âdet kanamanızın başlangıcından iki hafta sonra gerçekleşir.

    gebelik nasıl olurGebelik Nasıl Oluşur?: Bedeniniz âdet kanaması sırasında, yumurtalığınızdaki bir yumurtanın büyümesini sağlayan folikül uyarıcı adı verilen bir hormon salgılamaya başlar. Yumurta, yumurtalığmızda folikül adı verilen küçük bir boşluğun içinde olgunlaşır. Âdet kanaması bittikten birkaç gün sonra vücudunuz luteinizan hormon adı verilen bir hormon salgılamaya başlar. Bu hormon folikülün şişmesine, yumurtalık duvanm yırtarak yumurtayı salmasına neden olur. Buna ovülasyon (yumurtlama) denir. İki yumurtalığınız vardır ama bir âdet döneminde bunlardan sadece birinde ovülasyon oluşur. Yumurta, yavaş yavaş rahimle yumurtalığı birbirine bağlayan dölyatağı borusuna ilerlerken kendisini dölleyecek bir sperm bekler. Yumurtalığınızla fallop tüpünün birleştiği noktadaki fimbriya adı verilen parmak biçimindeki yapılar, yumurtlama gerçekleştiğinde yumurtayı yakalayarak normal rotasında ilerlemesini sağlar. Eğer bu dönemde veya öncesinde cinsel ilişkide bulunursanız, gebe kalabilirsiniz. Şu veya bu sebeple döllenme gerçekleşmezse, yumurta ve rahim cidarınız kanamaya başlar. Döllenme İşte her şey burada başlıyor. Sizin yumurtanızla partnerinizin spermi birleşerek tek bir hücre oluşturur ki bu olağanüstü bir olaylar zincirinin başlangıç noktasıdır. Bu mikroskobik hücre defalarca bölünecek ve 38 hafta sonra 2 trilyondan fazla hücreden oluşan bir insana yani sizin erkek ya da kız bebeğinize dönüşecektir.

    Bu süreç partnerinizle cinsel ilişkide bulunmanızla başlar. Partneriniz boşaldığında, vajinanıza 1 milyon sperm hücresinden oluşan tohum bırakır. Her bir spermin, onu sizin yumurtanıza doğru iten kırbaca benzer, uzun bir kuyruğu vardır. Yüzbinlerce sperm sizin üreme kana-lınız boyunca yüzerek ilerler. Vajinanız-dan rahim ağzına (serviks) doğru hareket eder, rahimden de fallop tüpüne (döl yatağı borusu) girer. Bu hareket sırasında birçok sperm telef olur ve döl yatağı borusuna sadece bir kısmı ulaşır. Tek bir sperm bu yolculuğu başanyla tamamlayıp yumurtanızın duvanm deldiğinde döllenme meydana gelir.

    Yumurtanızın etrafında korona radiata adı verilen besleyici hücrelerden oluşan bir zar ve zona pelusida adı verilen jelatinimsi bir kabuk vardır. Yumurtanızı dölle mek için partnerinizin sperminin bu zan delmesi gerekir. Bu aşamada yumurtanız 0,0127 cm çapındadır ve gözle görülemeyecek kadar küçüktür.

    100 kadar sperm yumurtanızın duvarını delmek için uğraşır ve birkaçı da dış yumurta kapsülüne girmeye başlayabilir. Ama sonunda sadece tek bir sperm başarıya ulaşarak yumurtanın içine girer. Sonra da yumurtanın zan değişir ve diğer bütün spermler dışarıda kalır. Bazen yumurtalıkta birden fazla folikül olgunlaşır ve döl yatağı borusuna birden fazla yumurta düşer. Eğer yumurtaların her biri bir sperm tarafından döllenirse, çoğul doğum gerçekleşir.

    gebeliğin oluşumu
    gebeliğin oluşumu

    Sperm yumurtanızın merkezine girdiğinde, iki hücre birleşerek zigot (döllenmiş yumurta) adı verilen tek hücreli bir birim oluşturur. Zigotta 23’ü sizden, 23’ü partnerinizden olmak üzere 46 kromozom vardır. Bu kromozomlarda bin-lerce gen vardır. Bu genetik malzeme bebeğinizin cinsiyetini, saç ve göz rengini, boy ve kilosunu, yüz hatlarını ve bir ölçüde de zekâsını ve kişiliğini belirleyen bir şablon gibidir.

    3 ve 4. Haftalar Bebeğiniz ana rahmine düştükten sonra derhal işe koyulur. Sürecin bir sonraki aşaması hücre bölünmesidir. Döllenmeden hemen hemen 12 saat sonra, tek hücreli zigot iki hücreye bölünür. Sonra o iki hücrenin her biri de ikiye bölünür. Her 12 saatte bir hücre sayısı iki katına çıkarak bu böyle devam eder. Hücreler, zigotun fallop tüpünden rahme doğru yaptığı yolculukta bölünmeye devam ederler. Döllenmeyi takip eden yaklaşık’ üç gün içinde küçük bir duta benzeyen 13-32 arası özellik taşımayan hücrelerden oluşan bir küme haline gelir. Bu aşamada bebeğinize morula adı verilir. Ve artık rahme girmek üzere fallop tüpünü terk eder.

    Döllenmeden dört beş gün sonra, 500 hücre sayısına ulaşan bebeğiniz rahmin içindeki hedefine varır. Bu süre zarfında, yekpare hücre kitlesinden, sıvıyla dolu bir boşluğun etrafına dizilmiş bir grup hücreye dönüşüp blastokist adını almıştır. Blastokistin iç bölümünde bebeğe dönüşecek olan kompakt bir hücre kümesi vardır. Trofoblast adı verilen dış hücre katmanı bebeğinizi gelişimi süresince besleyecek olan plasentaya dönüşecektir.

    Blastokist rahme vardıktan sonra rahim yüzeyine bir müddet tutunur. Daha sonra rahim zarını aşındıracak bir takım enzimler salgılar. Böylece blastokist rahme yerleşme imkanı bulur. Bu, genelde döllenmeden bir hafta kadar sonra gerçekleşir. Döllenmeden 12 gün sonra blastokist yeni evine iyice yerleşmiştir. Endometriyum adı verilen rahim cidarına iyice tutunarak sizin kanınızdan beslenir.

    Yine döllenmeden 12 gün kadar sonra plasenta oluşmaya başlar. Önceleri blastokistin duvarından küçücük uzantılar çıkar. Bu çıkıntılardan, küçük kan daman dolgulu doku kümeleri oluşur. Koryon vilusları adı verilen bu kümeler, rahmin kılcal damarları arasında büyür ve zamanla plasentanın büyük bir bölümünü kaplar.

    Ana rahmine düştükten 14 gün sonra yani son âdet kanamasından dört hafta sonra bebeğiniz 0,1016 cm uzunluğundadır. Zamanla tüm doku ve organlarını oluşturacak üç farklı katmana bölünmüştür.

    Dışderi (ektoderm); Bu üst tabaka, bebeğinizin bedeninin orta hattında nöral tüp adı verilen bir oyuk oluşturacaktır. Bebeğinizin beyni, omuriliği, omurilik sinirleri ve omurgası burada gelişecektir.

    Ortaderi (mezoderm) Orta hücre tabakası bebeğinizin kalbinin, ilkel dolaşım sisteminin (kan damarları, kan hücreleri ve lenf damarlan) ilk oluşumlarını meydana getirecektir. Kemiklerin, kasların, böbreklerin ve yumurtalık veya hayaların temeli de burada atılacaktır.

    Içderi (endoderm) İç hücre tabakası mukoz zarlarla kaplanmış basit bir tüpe dönüşecek ve bebeğinizin ciğerleri, bağırsakları ve idrar torbası burada oluşacaktır.

  • Hamile Kadınlara Boya Kokusu Zararlı mıdır?

    Hamile Kadınlara Boya Kokusu Zararlı mıdır?

    Boya kokusu zararlı mı?

    Genelde yüzeylerden kazınan eskimiş boyalarda bulunan yağ bazlı boyalar, kurşun ve cıvadan kendinizi koruyun. Ayrıca boya çıkarıcı gibi içinde solvent bulunan maddelerden de sakının. Küçük bir odayı ya da bir bebek mobilyasını bile boyuyor olsanız, dikkat edin. Boya kokusu ciğerlerinize gitmesin diye iyi havalandırılan bir yerde çalışın ve koruyucu giysiler ve eldivenler kullanın. Boya yaptığınız yerde yiyip içmeyin. Eğer merdiven kullanıyorsanız, daha da dikkatli olun. Bedeninizin değişen şekli dengenizi bozabilir.

    Şunlara da dikkat edin:

    Kedi kumu kapları ile ilgili kaygılar nelerdir? Toksoplazma, toksoplasma göndü denilen bir parazitin neden olduğu, doğmamış bir bebeğin sağlığını tehdit eden bir enfeksiyondur. Bu parazit kedinin bağırsaklarında çoğalır ve dışkısıyla kum kaplarına ya da bahçe toprağına atılır. Dışkının olduğu kumla ya da toprakla temas ederseniz bu parazit size bulaşır. Ayrıca, parazitin bulaştığı hayvanların az pişmiş etlerim yemek de aynı sonucu verir.

    Gebelikte toksoplazmaya yakalanmamak için, kumu değiştirme işini başka bir aile bireyine havale edin. Eğer bu işi siz yapmak zorundaysanız, lastik eldiven takın ve ellerinizi iyice yıkayın. Bahçeyle ilgilenirken de eldiven kullanmayı ihmal etmeyin.

  • Hamilelikte Sinek İlacı Kullanmak Zararlı mıdır?

    Hamilelikte Sinek İlacı Kullanmak Zararlı mıdır?

    Sivrisinek Isırmasına karşı sinek kovucu kullanmak uygun mudur?

    Pek çok sinek kovucunun içerdiği aktif madde, üretici firmanın koyduğu kullanım kurallarına uyulduğu sürece güvenlidir. Bu madde, Batı Nil humması ve Laym hastalığı gibi sivrisnek ve kene yoluyla geçen hastalıklara karşı etkin koruma sağlar. Bu hastalıklardan korunmak az miktarda aktif maddenin deri yoluyla kan dolaşımınıza girmesinden daha önemlidir. İşi sağlama almak için, özellikle de ilk üç aylık dönemde dışarıda geçireceğiniz zamanı en aza indirgeyin ve bu ilacı mümkün olan en düşük dozda kullanın.

     

  • Gebelik Aknesi İçin Reçetesiz Kremler Kullanabilir miyim?

    Gebelik Aknesi İçin Reçetesiz Kremler Kullanabilir miyim?

    Akne için reçetesiz kremler kullanabilir miyim?

    Gebelik aknesi özel bir akne türü değildir. Kadınların çoğunun gebeyken akne sorunu olur. Bunun sebebi hormonların fazla çalışmasından dolayı yağ (sebum) üretiminin artmasıdır.

    Gebelik aknesiyle baş etmenin en iyi yöntemi:

     Yüzünüzü günde iki kez yıkayın: Ilık suyla yumuşak bir sabun kullanın.

    Her gün saçınızı şampuanlayın: Saçınızın yüzünüze değmemesine dikkat edin.

    Yağsız ürünler kullanın: Etiketlerde su bazlı, sivilce yapmayan (noncomedogenic) veya akne yapmayan (nona-cnegenic.) gibi ibareler olmasına dikkat edin.

    hamilelikte akneElinizi yüzünüze koymayın: Bu, derideki yağın ve terin akneyi tetiklemesine neden olur. Teninize uygulayacağınız ya da ağız yoluyla alacağınız her türlü ilaç dolaşım sisteminize gireceğinden temkinli olmakta fayda var. Bu söylediğimiz reçetesiz satılan ürünler için de geçerlidir. Eritromisin (Erygel) gebelik aknesi için en çok tavsiye edilen ilaçtır. Azelaik asit de (Azelex, Finacea) iyi bir seçenektir. Her ikisi de reçeteyle satılan topikal ilaçlardır.

    Birçok reçetesiz üründe bulunan benzoil peroksitin kullanımıyla ilgili farklı görüşler var. Bugüne kadar pek şikayet gelmemiş olsa da, gebelikte benzoil peroksit kullanımıyla ilgili çok az araştırma var.

    En doğrusu doktora danışmak: Doğum kusurlarına neden oldukları için bazı akne ilaçlarından her durumda uzak durmak gerekir. Bunlar adapalen (Differin), tazaroten (Avage, Tazorac) and izotretinoin (Accutane) gibi reçeteli ilaçlardır.

  • Gebelikte Çalışma ve Dikkat Edilecek Noktalar

    Gebelikte Çalışma ve Dikkat Edilecek Noktalar

    GEBE İKEN ÇALIŞMA
    Gebe kaldığınızda, sabah bulantısı ve yorgunluk hissi gibi sorunlarınız varsa işe gitmek işkence gibi gelebilir size. Eğer işiniz müsaitse, gebeliğinizin ilk üç dört ayında programınızı biraz hafifletmek isteyebilirsiniz. İkinci üç aylık döneme girdiğinizde biraz daha rahatlarsınız. Bulantınız azalır, enerjiniz geri gelir ve yüzünüzü o gebelik ışıltısı kaplar. Son üç aylık dönemde ise işleri biraz ağırdan almak isteyebilirsiniz.

    Bazı kadınlar için çalışmak, bebeğin dünyaya gelmesini beklerken bir tür zihni meşgul etme yoludur. Aşağıda, gebeyken çalışmayı kolaylaştıracak ve sizi rahat ettirecek bazı püf noktalan bulacaksınız. Aynı püf noktalan ev işleri için de geçerlidir.
    Yorgunluk hissiyle baş etmek: Bedeninizin gebelikle başa çıkmak için fazladan çalışması size yorgunluk hissettirir ve iş sırasında dinlenmek zordur. Şunların faydasını göreceksiniz:

    Demir ve protein açısından zengin besinler tüketin: Yorgunluk demir eksikliği anemisinin belirtisi olabilir ama diyetinizi değiştirmek fayda sağlayacaktır. Kırmızı et, kümes hayvanları, balık, yeşil yapraklı sebzeler, tam tahıllı gevrek ve hamur işleri, fasulye, kuruyemiş ve tohumları tercih edin.

    gebelikte çalışmaKısa ve sık molalar verin: Birkaç dakikalığına ayağa kalkıp hareket etmek size canlılık verecektir. Işıkları söndürüp birkaç dakika gözlerinizi kapatıp dinlendirmek ve ayaklarınızı havada tutmak enerjinizi yeniden kazandırır.

    Aktivitelerinizi azaltın: Mesai saatlerini azaltmak size daha fazla dinlenme imkanı verecektir. Azaltabileceğiniz ya da başkasına devredebileceğiniz faaliyetler ve işler olup olmadığına bakın.
    Egzersiz programınızı bozmayın: Egzersiz yapmak uzun bir günün sonunda aklınıza gelecek en son şey olsa da, fiziksel aktivite enerji düzeyinizi arttıracaktır- hele gününüzün tamamını masa başında geçirmişseniz. Doktorunuz izin veriyorsa, iş çıkışı yürüyüş yapmayı deneyin ya da doğum öncesi fitness derslerine katılın.

    Erken yatın. Gecede yedi ila dokuz saat uyumayı hedefleyin. Gebeliğinizin son dönemlerinde sol tarafınıza yatmak bebeğe kan akışını artırır ve şişmeleri önler. Bacaklarınızın arasına ve belinizin altına yastık koymak sizi daha da rahat ettirir.

    Oturma, ayakta durma, eğilme ve ağırlık kaldırma: Karnınızda büyüyen bir bebeğin olması oturma, kalkma, eğilme ve ağırlık kaldırma gibi günlük aktiviteler sırasında size rahatsızlık verecek, idrar torbanız ve belinize sürekli baskı yapacak, ayak ve bacaklarınızda şişmelere neden olacakta. Sık sık idrara çıkmak sizi rahatlatacaktır. Bir iki saatte bir hareket etmek kaslarınızı gevşetecek ve sıvı birikmesini önleyecektir. Ama siz bir iş günü boyunca kendinizi rahat hissettirecek ve sağlığınıza zarar gelmesini önleyecek başka yollara da başvurabilirsiniz.

  • Yalan Rüzgarı’nın Victor Newman’ı Ne Kadar da Değişmiş

    Yalan Rüzgarı’nın Victor Newman’ı Ne Kadar da Değişmiş

    90’lı yılları yaşamamış gençler bilmezler Yalan Rüzgarı’nın Victor Newman’ını oysa o yıllarda Yalan Rüzgarı zamanı geldi mi kadınlı erkeli çocuklu herkes ekran karşısına geçer ve dizi bitene kadar d akimseden ses çıkmazdı.

    Victor Newman da dizinin başkahramanlarından biriydi o kadar yakışıklı ve çekiciydi ki pek çok genç kız sırf onu görebilmek için ekran karşısına geçerdi. Dizi Türkiye’de o yıllarda çok beğenildi ve yıllarca sürdü.

    Gel zaman git zaman Victor Newman’ı merak ettik bir araştıralım bakalım ne durumdaymış, son hali nasılmış dedik, ve Victor Newman albümünü oluşturmaya karar verdik.

    İşte Victor Newman eski ve yeni fotoğrafları….

  • Köylü Ahmet’in Son Hali

    Köylü Ahmet’in Son Hali

    Acımasız bilge muallim zaman… Sen ki -Allah’ın emriyle- hem yok edici hem de var edicisin: Zamanla olur, zamanla yok olur… Sen ki ne güzel insanları yok ettin, sen ki ne güzel insanları var ettin. Hababam sınıfının yakışıklı, dürüsüt Köylü Ahmet’ini ne yaptın söyle, o güzel kaşlarını, saçlarını nereye savurdun, genç kızların yüreklerini delen o bakışlarını ne ettin, peki haksızlıklar karşısındaki dik duruşunu nereye sakladın? Nasıl bir üflemedir ki bu, o güzelim delikanlıyı bu hale getirdin? Söyle zaman hiç durmayacak mısın sen, senin elinden hiç kurtulan olmayacak mı? Hadi çirkinlere acımadın ya bu güzelim delikanlılara gencecik körpe kızlara da mı acımıyorsun? Zaman, zamanla verdiğini zamanla geri alıyorsun. Dur zaman dur, en güzel anlarımızda dur, ne olur zaman bitirme, yok etme bizi…

    (Yusuf Kenan DURMUŞOĞLU)

  • Sezercik Büyüdü ve Çok Değişti

    Sezercik Büyüdü ve Çok Değişti

    Bir zamanların özellikle 80’li yılların bebek yüzülü oyuncusu Sezercik belli bir yaşa kadar adeta kamera önlerinde büyümüştü. Yapımcı olan babası sayesinde onlarca filmde başrolde oynadı ve Türkiye’de onu tanımayan kalmadı.

    Sevimliliğiyle bebeksi masum yüzüyle adeta Türk halkının gönüllerinde taht kurmuştu. Gel zaman git zaman Sezercik büyüdü.

    2011 yılında silah kaçakçılığı, uyuşturucu suçlamalarıyla göz altına alınmış ve herkesi şaşırtmış ve gündeme bomba gibi düşmüştü.

    Sezercik büyüdükten sonra da 1-2 filmin yapımcılığını üstlenmiş lakin bunlarda başarılı olamayınca ortalıklarda görünmez olmuştu.

    Sezerciğin büyümüş halini merak eden ziyaretçilerimiz için güzel bir albüm oluşturduk.

    Sizleri albümle başbaşa bırakıyoruz.

  • Çocuklar Duymasın’ın Duygusu Ne Kadar da Değişmiş

    Çocuklar Duymasın’ın Duygusu Ne Kadar da Değişmiş

    Bir zamanlar izlenme rekorları kıran Çocuklar Duymasın adlı dizinin minik oyuncusu Ayşecan Tatari dizi bittikten sonra Amerika’ya gitmiş ve uzun bir süre ortalıkta görünmemişti.

    Aradan yıllar geçti, dizi yeniden başladı ve o hala Amerikada olduğu için yerine başka bir oyuncu başladı.

    Geçenlerde Türkiye’ye döndü ve öyle pozlar verdi ki, görenler Çocuklar Duymasın’ın Duygusu Ne Kadar da Değişmiş demekten kendini alıkoyamadı. Gerçekten de o sevimli kız çocuğu gitmiş yerine alımlı çekici bir genç kız gelmişti, görenler bu değişime inanamadılar.

    Biz de sizler için güzel bir albüm oluşturduk, umarız beğenirisniz.

  • Keloğlan Ne Kadar da Değişmiş

    Keloğlan Ne Kadar da Değişmiş

    Bir zamanlar – henüz o zamanlar çocuktuk – bizi siyah – beyaz tv ekranlarına kilitleyen ve Keloğlan olarak ünlenen Rüştü Asyalı aradan geçen onca sene içinde ne kadar da değişmiş değil mi? Tiyatrodan hala kopmayan Rüştü Asyalı günümüzde pek medyada görünmüyor, biz de son halini merak ettik araştırdık ve siz değerli ziyaretçilerimiz için güzel bir albüm oluşturduk.

    Ancak insan bu fotoğraflara bakınca hüzünlenmeden edemiyor, zaman ne de hızlı akıp gidiyor değil mi? Sanki bu filmleri izlediğimiz yıllar dündü ve biz de yaşlandık tabi.
    Rüştü Asyalı’ın Rol Aldığı Fimler

    • Keloğlan Aramızda 1971-Keloğlan
    • Keloğlan 1971-Keloğlan
    • Keloğlan’la Can Kız 1972-Keloğlan
    • İki Öküz 1972
    • Sefer Seferde 1975
    • Keloğlan İş Peşinde 1975-Keloğlan
    • Yaman Delikanlı 1976-Yaman
    • Ben Bir Garip Keloğlanım 1976-Keloğlan
    • Ben Bir İnsan 2002
    • Havada Bulut 2002-Kömürcü Hristo
    • Kod Adı 2006-Savcı Doğan
    • Kod Adı Kaos 2007-Savcı Doğan
  • Damla Çikolatalı Limonlu Cheesecake

    Damla Çikolatalı Limonlu Cheesecake

    Damla Çikolatalı Limonlu Cheesecake

    Malzemeler
    Crumble (taban hamuru) için:
    90 gr tereyağı (veya margarin)
    1 çay bardağı toz şeker
    1 su bardağı un
    1 kahve fincanı toz badem
    2 çorba kaşığı damla çikolata
    1 çorba kaşığı kakao
    Cheesecake için:
    2 adet yumurta beyazı
    2,5 çorba kaşığı toz şeker
    300 gr labne peyniri
    50 gr toz şeker (1 kahve fincanı)
    50 gr krema (1 kahve fincanı)
    2 adet yumurta
    2 adet yumurta sarısı
    1 adet limonun ince rendeienmiş kabuğu
    5 gr nişasta (2 çorba kaşığı)
    50 gr un (3,5-4 çorba kaşığı)
    1 paket vanilya 2,5
    Üzeri için:
    3-4 çorba kaşığı damla çikolata

    Damla Çikolatalı Limonlu Cheesecake Tarifi:
    Taban hamuru için yumuşatılmış yağı, şeker, un, damla çikolata, Damla Çikolatalı Limonlu Cheesecakekakao ve toz bademle karıştırın.
    Hazırladığınız hamuru kelepçeli kalıbın tabanına elinizle bastırarak yayın. 170 derece fırında 15 dakika kadar pişirip soğumaya bırakın.
    Yumurta beyazlarını 2,5 kaşık toz şekerle ayrı bir kapta çırparak kabartın.
    İnce rendelenmiş limon kabuğunu toz şekerle karıştırıp ellerinizle ezerek rengi çıkana kadar ovun. Labne peyniri, limonlu şeker ve kremayı bir kapta çırpın. Yumurtaları ve yumurta sarılarını birer birer ilave edip karıştırarak yedirin. Nişasta, un, vanilya ve eritilmiş beyaz çikolatayı ekleyip tekrar karıştırın. Hazırladığınız merengi (şekerli yumurta beyazı) labneli karışıma ilave edip tel çırpıcı ile karıştırın. Kalıba doldurun. Fırının içine bir kapla bir miktar su koyun. Önceden ısıtılmış 120 derece fırında 90 dakika kadar pişirin. Ilıkken üzerini damla çikolatalarla kaplayın. Buzdolabında soğutun. Servis için yarım saat önce dolaptan çıkarın ve dilimleyerek servis yapın.

  • Bürüksel Lahanası Tarifi

    Bürüksel Lahanası Tarifi

    Kişi Sayısı: 4 kişilik
    Pişirme Süresi: 30 dakika ocakta kısık ateşte

    Gerekli Malzemeler:

    * 300 gr Brüksel lahanası,
    * 3 adet küçük boy patates,
    * 1 su bardağı arpacık soğan,
    * 3 adet küçük boy havuç,
    * 3 yemek kaşığı zeytinyağı,
    * 1 tatlı kaşığı tuz,
    * 1 yemek kaşığı şeker,
    * 2 su bardağı sıcak su,
    *1 adet limon.

    Not: Parlzyen kaşığınız yoksa patates ve havuçları küp şeklinde dograyabilirsiniz.

    1 3 adet küçük boy patates ve 3 adet kü­çük boy havuçtan yuvarlak uçlu bir parizyen kaşığı yardımıyla misket şeklinde parçalar çıkarın.

    2 Orta boy yayvan bir tencerenin içi­ne 3 yemek kaşığı zeytinyağı ko­yun. Misket şeklindeki patates ve ha­vuçları zeytinyağında kabuğunu soy­duğunuz 1 su bardağı arpacık soğan­larla birlikte 5 dakika sote edin. Ardından bol suda yıkadığınız 300 gram brüksel lahanasını ekleyin ve karıştırın.

    3 Bütün sebzeleri 2-3 dakika da­ha beraber kavurduktan sonra içine 1 yemek kaşığı şeker, 1 tatlı kaşığı tuz ekleyin

    4 Sebzelerin üzerine çıkacak kadar (yakla­şık 2 bardak) su ilave edin. Tencerenin kapağını kapatıp kısık ateşte 30 dakika piş­meye bırakın. Ilık olarak servis edin.

     

     

    Başka bir brüksel lahana tarifi için videoyu izleyiniz.