Yazar: admin

  • Kulak Çınlamasından 1 Dakika İçinde Kurtulabileceğiniz Harika Teknik

    Kulak Çınlamasından 1 Dakika İçinde Kurtulabileceğiniz Harika Teknik

    Kulak çınlaması son derece sinir bozucu olabiliyor. Bilmeyenler için hemen açıklayalım. Kulak çınlaması, kulakta uğultu, su gürültüsü ve cızırtı duymak şeklinde tarif edilebilir. Uzun süreli ve geçici olabilen kulak çınlaması yorgunluğa ve depresyona bile neden olabilir. En kötüsü ise herkes için tedavisi mümkün olmayabiliyor.

    Son zamanlarda ise kulak çınlamasının önüne geçebileceğiniz bir tüyo paylaşıldı.

    Kulak çınlamasına sahipseniz ve verdiğimiz tüyonun yararlı olduğunu düşünüyorsanız, yazıyı kulak çınlaması olan tanıdıklarınızla da paylaşın.

    Mayo Clinic’te belirtilenlere göre kulak çınlaması her beş kişiden birini etkiliyor.

    Kulak çınlamasına sahip olan kişiler, bunun yaşam standartlarını düşürdüğünü söylüyorlar.

    Ek olarak kulak çınlamasının bir çaresi olmadığını da ekliyorlar.

    Kulak çınlamasını geçirmek için ise uzmanlar farklı yöntemler öneriyorlar. Bunlardan bazıları kulağa takılan özel bir cihaz, terapi veya bazı ilaçlar.

    Son günlerde ise kulak çınlamasını geçirdiği söylenen bir teknik internette hızla yayıldı.

    1- Öncelikle avuç içinizi masanın üstüne hizalayın. Daha sonra işaret parmağınızı orta parmağınızın üstüne aşağıdaki gibi bastırın. Tıpkı parmaklarınızı şıklatır gibi hissedeceksiniz.

    2- Şimdi de avuç içinizi kulağınıza hizalayın.

    3- Şimdi de ilk adımı avuç içiniz, kulağınız hizasındayken tekrarlayın. Bunu 50 kez tekrarlamanız gerekiyor.

    Kulak çınlamasından yıllardır çeken kişiler tekniğin işe yaradığını söylüyorlar. Çözüm geçici olsa da kulak çınlaması çekenleri rahatlatacağa benziyor.

    Hemen, bu tekniği ilk kez deneyen insanların tepkilerini izleyin. Tekniği uyguladıktan sonra suratlarında bir rahatlama görüyorsunuz. Gerçekten işe yarıyor olmalı!

    Kulak çınlaması, her beş kişiden birini etkilese de bazıları bunu anlayamıyorlar ya da bundan bahsetmiyorlar.

    İnanılmaz tekniği kulak çınlamasından yıllardır çeken arkadaşlarınızla paylaşmayı ihmal etmeyin.

  • ‘Yalımın mazotunu alamadığım günler oldu’

    ‘Yalımın mazotunu alamadığım günler oldu’

    Yeşilçam’ın Afrodit’i Banu Alkan, Kanal D’de yayınlanan 2. Sayfa programına konuk oldu.

    Yeşilçam’ın sarışın güzeli Banu Alkan, henüz 17 yaşındayken dönemin ünlü iş insanlarından Gürbüz Hanif ile aşk yaşamaya başlamıştı. 20 yıl boyunca Gürbüz Hanif’in Boğaz’daki yalısında yaşayan Banu Alkan, Hanif’in vefatından sonra taşınmıştı.

    Banu Alkan ‘hiç maddi sıkıntı çektiniz mi sorusuna şaşırtan bir yanıt verdi:
    “Herkes gibi ben de ekonomik olarak zorlandım. Yalımın mazotunu alamadığım gün oldu.”
    Banu Alkan, özel jet ile Paris’e gittiğini de anlattı:

    “80’li yıllarda saçımı boyatmak için yurt dışına giderdim. Bütün gazeteler günlerce bunu yazardı…”
    Banu Alkan; Burcu Esmersoy, Bülent Ersoy ve Safiye Soyman ile birlikte yaptığı programla ilgili de konuştu…
    “Herkes haddini bilecek, bizim gibi isimlerle bir arada olsun, yıldızın orada parladı. Üstün olmak otorite olmak istiyordu. Bana üstünlük tasladı ve ben de ona ‘Sen kimsin’ dedim. Burcu Esmersoy bana ‘Seni sosyal medyadan takip etmem’ dedi. Ardından Türkiye’ye döndükten sonra konuk olduğu bir kanalda absürt şeyler söyledi. Sen kimsin, Banu Alkan kim! Herkes haddini bilecek”

  • Sigortalı bir işte çalışmayan ev hanımlarına emeklilik yolu!

    Sigortalı bir işte çalışmayan ev hanımlarına emeklilik yolu!

    İsteğe bağlı sigortayla nasıl emekli olunur?

    Sigortalı olarak bir işte çalışmayan ev kadınları emekli aylığı bağlatmanın yollarını arıyor. Ev kadınlarının, isteğe bağlı sigorta primi ödeyerek emekli olmaları mümkün. Bu şekilde emekli olabilmek için düzenli prim ödemek gerekiyor. Sigortalı olarak çalıştığı halde sonradan işten ayrılanlar da eksik prim günlerini tamamlamak için isteğe bağlı sigorta yaptırabilir. 4/a’dan isteğe bağlı sigortaya, isteğe bağlı sigortadan 4/a’ya geçiş yaparak daha kısa sürede emekli olmak da mümkün. Bu haktan yararlanabilmek için dikkat edilmesi gereken ayrıntılar bulunuyor. Habertürk’ten Ahmet Kıvanç, isteğe bağlı sigorta ile ilgili merak edilenleri yazdı.


    Sosyal güvenlik sistemi, herhangi bir işte çalışmayan, ayda 30 günden az çalışan veya işten çıktığı için prim günü eksik olanların isteğe bağlı sigorta sayesinde emekli aylığı bağlatabilmesine olanak tanıyor. Bu konuda ihtiyaç duyan kesimlerin başında ev kadınları geliyor.

    2008 yılı öncesinde isteğe bağlı sigorta SSK, BAĞKUR veya Emekli Sandığı kapsamında yaptırılabiliyordu. 2008’de sistem değiştirilerek, tüm isteğe bağlı sigortalılar BAĞ-KUR (4/b) kapsamında değerlendirilmeye başlandı.

    İsteğe bağlı sigorta primini 4/a statüsünde ödeyenler daha az primle ve daha erken yaşta emekli olabiliyordu. İsteğe bağlı sigorta 4/b statüsüne alınınca daha fazla prim ödemek ve daha geç yaşta emeklilik uygulaması zorunlu hale geldi. Bununla birlikte, isteğe bağlı sigorta ile başlayıp uygun tarihte 4/a’ya geçiş yapanlar, daha avantajlı koşullarla ve daha erken emekli olabiliyor.

    1261 GÜN 4/A’LI ÇALIŞMAK ERKEN EMEKLİ EDEBİLİR

    İlk defa sigorta girişi 2008 yılından önce olup da birden fazla statüde çalışması bulunanların emeklilik işlemlerinin hangi statüden yapılacağı, son 7 yıldaki çalışmasına göre belirleniyor. Son 7 yıl içinde en çok hangi statüde geçirilmişse emeklilik işlemleri o statüden gerçekleştiriliyor.

    İsteğe bağlı sigorta primi ödeyenler, SSK statüsünde emekli olabilmek, doğru zamanda 4/a’ya geçiş yapmalı. Örneğin, isteğe bağlı sigortada devam ettiği takdirde 58 yaşında emekli olabilecek bir kadın sigortalı, 4/a’lı olarak 56 yaşında emekli olabiliyorsa 56 yaşından 3.5 yıl önce 4/a’ya geçiş yapabilir. 4/a statüsünde bin 261 gün prim ödedikten sonra emeklilik dilekçesi verdiğinde, iki yıl daha erken emekli olabilir.

    BAZEN DE İSTEĞE BAĞLI SİGORTAYA GEÇİŞ DAHA AVANTAJLI

    Sosyal güvenlik sistemimiz çok sık değiştiği için, her dönemin ve her statünün farklı emeklilik koşulları bulunuyor. Genel olarak 4/a’ya geçiş yapmak daha kolay emeklilik imkanı vermekle birlikte, bazen 4/a’dan isteğe bağlı sigortaya geçmek daha avantajlı olabiliyor. Bu avantaj daha çok, ilk defa çalışmaya “ileri yaşta” ve 8 Eylül 1999 ile 1 Ekim 2008 tarihleri arasında başlayanlar için söz konusu.

    Örneğin, 45 yaşında iken Aralık 1999’da ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başlayan bir kadın, SSK’dan 7000 prim günüyle 58 yaşa veya 25 yıl sigortalılık + 4500 prim günüyle yine 58 yaşa tabi olur. Ancak, 7000 prim gününü 65 yaşında, 25 yıl sigortalılık süresini ise 70 yaşında doldurabilir. 60’ından sonra istese de sağlığı elvermediği için çalışamama riski olan söz konusu kadının bu koşullarla 4/a’dan emekliliği çok zordur.

    Oysa, aynı kadın 4/b statüsünden 5400 prim günüyle 60 yaşında emekli olabilir. Bunun için 56 yaşının ortalarında iken 4/a’yı bırakıp 1261 gün isteğe bağlı sigorta primi yatırması yeterli. Böylece hem 1600 gün (4.5 yıl) daha az prim öder, hem de daha erken emekli olur.

    Sözünü ettiğim tarihler arasında ve geç yaşta işe başlayan kadın veya erkek sigortalıların doğru zamanda isteğe bağlı sigortaya geçiş yapmaları büyük avantaj sağlar.

    İSTEĞE BAĞLI SİGORTA PRİMİ NE KADAR?

    İsteğe bağlı sigorta prim primi, asgari ücret ile bunun 7.5 katı arasında değişen tutarlar üzerinden, sigortalının kendisi tarafından belirleniyor. Herhangi bir tutar tercihinde bulunmayanlardan ise asgari ücret üzerinden prim alınıyor. Aylık prim tutarı, beyan edilen prime esas kazancın yüzde 32’si oranındadır. Örneğin, 2019 yılı için asgari ücret üzerinden prim ödeyenlerden 818.70 lira prim alınır. Tavandan prim tutarı ise 2019 yılı için 6 bin 140 liradır.

    İsteğe bağlı sigorta priminin yüzde 20’si malullük yaşlılık ve ölüm sigortası, yüzde 12’si genel sağlık sigortası primi olarak alınıyor.

    Türkiye ile sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan ülkelerde Türk müteahhitlerince çalıştırılan işçilerden GSS primi alınmadığı için onlar isteğe bağlı sigorta için yüzde 20 oranında prim ödüyor.

    KİMLER İSTEĞE BAĞLI SİGORTA YAPTIRABİLİR?

    İsteğe bağlı sigorta yaptırabilmek için aranan şartlar şöyle:

    Türkiye’de ikamet etmek,

    Zorunlu sigortalı olmayı gerektirecek şekilde çalışmamak,

    Sigortalı olarak çalışmakla birlikte ay içerisinde 30 günden az çalışmak ya da tam gün çalışmamak,

    Kendi sigortalılığı nedeniyle aylık bağlanmamış olmak,

    18 yaşını doldurmuş bulunmak,

    Sosyal Güvenlik Kurumu’na isteğe bağlı sigorta talebinde bulunmak.

  • Kibariye’nin kızı dün akşam dünyaevine girdi

    Kibariye’nin kızı dün akşam dünyaevine girdi

    Kibariye’nin kızı Birgül Küçükbalçık dün akşam Ataköy Marina’da bulunan bir mekanda dünyaevine girdi. Düğüne sadece çiftin ailesi ve yakın dostları davet edildi.

    Şarkıcı Kibariye’nin kızı Birgül Küçükbalçık, bir dönem rızası olmadan cinsel ilişki yaşadığı iddia edilen Bülent Burak Uçak isimli kişiyle dün Ataköy Marina’da evlendi. Düğüne sanat camiasından az sayıda kişi davet edildi. Çift 2015 senesinde karakolluk olmuştu o dönem duruma müdahale etmek için devreye Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı da girmişti.

    GEÇMİŞTE NE OLMUŞTU?

    Kibariye’nin kızı Birgül Küçükbalçık sosyal medya üzerinden tanıştığı Burak isimli genç ile 14 yaşında cinsel ilişkiye girmişti. Yaşanan bu olayı duyan aile çılgına dönerek kolluk kuvvetlerine başvurmuş olay sonrası Küçükbalçık ve Uçar aileleri karakolluk olmuştu. Hatta o dönem Birgül Küçükbalçık, reşit olmadığı için devreye Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı da girmişti. Birgül, 18 yaşına basıp reşit olduktan sonra, iki aile buluşup uzlaştı ve gençler evlilik yolunda ilk adımı atarak 2018 senesinin ekim ayında nişan yüzüklerini taktı.

  • SON DAKİKA HABER: Kendisini öldürmesi için kiralık katil tuttu! “112’yi arama, parayı al git”

    SON DAKİKA HABER: Kendisini öldürmesi için kiralık katil tuttu! “112’yi arama, parayı al git”

    SON DAKİKA HABER: Kendisini öldürmesi için kiralık katil tuttu! “112’yi arama, parayı al git”
    Pendik’te yaşanan kiralık katil dehşetinden son dakika haberi geldi! Türkiye’yi sarsan olayın detayları polisleri bile dehşete düşürdü. Öğretmen İlkay Sivaslı, kiralık katil Tanju D.’ye kendisini nasıl öldürmesi gerektiğini tek tek anlattıktan sonra zanlı tetiği çekti. Ağır yaralı kadının kiralık katile söyledikleri kan dondurdu! Cinayet olayının öncesinde de katilin öldürme girişimlerinin olduğu, öğretmeni boğmak isterken son anda vazgeçtiği ortaya çıktı. İşte gündeme son dakika haberi olarak düşen olayın detayları…

    İstanbul Pendik’te yaşanan kiralık katil cinayetinde son dakika gelişmeleri yaşanmaya devam ediyor. İstanbul’da para karşılığı anlaştığı kiralık katil tarafından öldürülen öğretmen İlkay Sivaslı (41) cinayetinde yeni detaylar ortaya çıktı. Kiralık katil Tanju D., “İnternette tanıştık. Silahı birlikte satın aldık. Birkaç kez öldürmeyi denedim ama olmadı” dedi. Pendik’te 21 Nisan’da yaşanan cinayetin zanlısı Tanju D.’nin ve polisin tespitlerine göre süreç şöyle gelişti:

    ‘YİNE BAŞARAMADIN’ TOKADI

    Kartal’da öğretmenlik yapan ve evli bir adamla 10 yıllık ilişkisinin ardından psikolojik bunalıma giren İlkay Sivaslı, olaydan 24 gün önce sosyal medyada tanıştığı Tanju D.’yle kendisini öldürmesi için anlaştı. Tanju D., hayatında ilk kez birinden şefkat görünce kadına bağlandı. İlkay öğretmen geçen ay Tanju D.’yi evine çağırdı.

    “Bugün bu işi bitir” dedi. Tanju D. eline aldığı sargı bezini Sivaslı’nın boynuna dolayıp sıkmaya başladı. Öğretmen nefessiz kalıp kızarınca bıraktı. İlkay Sivaslı, “Yine başaramadın” diyerek Tanju D.’yi tokatladı. İkili, olay günü öğretmenin evinde buluştu. İddiaya göre İlkay Sivaslı, “Beni yatağa yatır, yastığı göğsüme bas ve ateş et, beni öldür artık” dedi.

    Bunun üzerine Tanju D. tek kurşunla kadını ağır yaraladı. Sivaslı, bilincini kaybetmek üzereyken Tanju D.’ye, “Çantamda para var. Al onu git. 112’yi de arama” dedi. Tanju D., daireden çıkıp ambulans çağırdıktan sonra kaçtı. Adana’ya gitme kararı alan Tanju D., kadının ölmediğini düşünüp geri dönünce yakalandı.

    Zanlı Tanju D., ifadesinde silahı birlikte satın aldıklarını, parasını da İlkay öğretmenin ödediğini söyledi. İncelemelerde, ikilinin telefonlarında olayla ilgili ses kayıtlarının olduğu ve kadının sürekli Tanju D.’ye baskı yaparak kendini öldürmesini istediği bilgisine ulaşıldı.

  • Evleremoda.com Lisanslı Ürünleri

    Evleremoda.com Lisanslı Ürünleri

    Evleremoda.com ile kalitede farkı yaşayın. Yüzlerce lisanslı üründen sizin için olanı ücretsiz kargo ile alın. Bornoz takımlarından, havluya kadar bir çok ürün çeşidine taksit seçenekleri ile sahip olabilirsiniz. Lisanslı plaj havluları ile yazınıza renk ve kalite katın yada Lisanslı Nevresim Takımları ile odanızın bütünlüğünün tamamlayın. Yıllarca kullanabileceğiniz modeller ile dayanıklılığına sizde şahit olacaksınız. Angry Birds, Hello Kitty ve Disney ile çocuk odalarına canlılık katmak sizin elinizde. Evleremoda kalitesiyle lisanslı ürünler tutkunlarını bekliyor. Capcanlı modeller evinize ve ailenize renk ve uyum katacak.
    Müşteri Hizmetleri: ( 0850 840 76 77) – evleremoda.com

  • Gümüşe Dair Takıları Sizlerle

    Gümüşe Dair Takıları Sizlerle

    HAKKIMIZDA
    Gümüşe Dair; Sertaş Kuyumculuk san.tic.ltd.şti. Markasıdır.
    Sertaş Kuyumculuk san.tic.ltd.şti. 1997 yılında kurulmuş, İstanbul Sultanahmet merkezli, İmalat ve Toptan satış yaparak Turkiye geneline ürünlerinin dağitimini yapan bir firmadır.
    Güvenli alışveriş kuralını e-ticaret sektörüne Gümüşe Dair adıyla taşıyan firmamız, müşterilerine hem bayan, hemde erkek kullanımı için zengin çeşitli ürünleri, altın işçiliği ve kalitesinde sunmaktadır.
    Firmamız gümüş takı sektöründe 925 ayar gümüş kullanarak klasik, modern, fantezi ve otantik el sanatını bir araya getirip tasarımlarını üretmekte ve yenilemektedir.
    Misyonumuz; Siz değerli müşterilerimize en yeni modelleri, en farklı tasarımlarla, kişiliğinizi yansıtacak ve güzelliğinize eşlik edecek şekilde sunmaktır.

  • Ablasının benzin döküp yaktığı kız hayatını kaybetti

    Ablasının benzin döküp yaktığı kız hayatını kaybetti

    O henüz 18 yaşında gencecik bir kızdı. Mersin’in Tarsus ilçesinde yaşıyordu. İddiaya göre 27 yaşındaki ablasının sevdiği erkekle kaçtı. Belli bir zaman sonra aile bu iki kardeşi barıştırmak istedi. Konuşmak bahanesi ile ablası genç kızı odaya çağırdı ve ne olduysa o anda oldu. Daha önceden odaya sakladığı benzin dolu bidonu kardeşinin üzerine boşalttı ve ateşe verdi. Kardeşi gözleri önünde alev alev yandı ve o seyretti.

    kötü

    Evin diğer sakinlerince üzerine su tutuldu alevler söndürüldü ve hastaneye kaldırıldı, 8 Mart gününden bu yana hayata tutunmaya çalışan genç kız bugün öğle saatlerinde hayata gözlerini yumdu.

  • Ünlüler ve Bilinmeyen Çocukları

    Ünlüler ve Bilinmeyen Çocukları

    Ünlüler ve Bilinmeyen Çocukları

    Ünlülerimiz çocuklarını merak ediyorsak eğer bir kaç ünlümüzün bir araya getirdik ve bakın çocukları kim ve neler yapıyorlar..

    Ahmet Tatlı oğlu İbrahim Tatlıses’ in hala evli olduğu hanımdan oğlu

    Aktör Peker Açıkalın’ ın Niran Ünsaldan kızı Narin Şeker isiminde bir kızı var,

    Coşkun Sabah ve kızı Roza ile birlikte ekranlardan uzaktalar..

    Çetin Tekindor ile Zerrin Tekindor’un oğlu Hira kocaman bir delikanlı ve kameraların uzağında yaşamını sürdürüyor..

    Şener Şen ‘in kızı Bengü Şen Türkiyeden ve ailesinden uzakta eğitim alan bir kız olarak tanınmaktan hoşlanmayanlardan…

    Genç yaşta evlenen Yavuz Bingöl’ün de boyunca kızı var ve arkadaş gibiler..

    İpek Açar ve Kayahan kızı Aslı Gönül..

    Ediz Hun oğlu Burak ile kızı Bengü ile birlikte..

    Şarkıcı Emrah oğlu Tayfunla birlikte..

    İki ünlü oyuncu Uğur Yücel ve Derya Alabora’nın da Can adında bir çocukları var.

    Talat Bulut’un Pınar Afşar ile evliliğinden olan kızı Hazal şimdiler tam bir genç kız..

    Tarık Akan üç çocuk babası çocukları Özlem, Barış ve Özgür ama çocukları ile kameralar önüne çıkmayanlardan..

    Perihan Savaş’ın Yılmaz Zafer ile yaptığı evlilikten Savaş Zafer adında bir oğlu var. Eşi Yılmaz Zaferi erken yaşta kaybetti ve çocuğuna hem annelik ve babalık yaptı.

    Daha fazla ünlümüzü ve çocuklarını görmek için galerimize bakabilirsiniz..

    Aşağıdaki bütün fotoğraflarımızın büyük hallerini görebilmek için fotoğrafların herhangi birinin üzerine tıklayarak bu konunun fotoğraf galerisine gidebilirsiniz.

  • Doğum Odasında Bulunan Alet ve Eşyalar ve Görevleri Nelerdir

    Doğum Odasında Bulunan Alet ve Eşyalar ve Görevleri Nelerdir

    Bugüne kadar hiç hastaneye yatmadıysanız, bu tıbbi aletlerle dolu ortam biraz gözünüzü korkutabilir. Ama etrafınızda olup bitenleri anlarsanız, rahatlayabilirsiniz. Aşağıda tipik bir doğum odasında bulunan alet ve eşyaların ve doğum sırasında her birinin ne için kullanıldığının dökümünü bulacaksınız.

    Doğum yatağı: Doğum yatağı genelde yerden epeyce yüksek geniş bir yataktır. Doğum yataklarının tasarımında kullanışlılık ön plandadır. Yatak yükseltilip alçaltılabildiği gibi, uç kısmı da doğumu kolaylaştırma amacıyla yerinden çıkartılabilir. Yatağın ıkınırken tutunmanız için kol demiri olabilir. Çoğu doğum yatağının çıkarıp takılabilir baldır destekleri (marsipet ayağı) vardır. Bu destekler bazen doğuma yardımcı olur veya doğum sonrasında dikiş atılacağı zaman ihtiyaç duyulabilir.

    Fetal monitör: Bu alet sizin kasılmalarınızı ve bebeğinizin kalp atışlarını kaydeder. Dış fetal izlemede, karnınızın etrafına iki geniş kemer takılır. Rahmin üstündeki kemer, kasılmaların sıklığını ölçer ve kaydeder. Karnın alt kısmına takılı olan öbür kemer ise bebeğin dogum-odasikalp atışlarını ölçer. Her iki kemer de iki ölçümü de aynı anda gösteren ve bu sayede aralarındaki etkileşimin gözlemlenmesini sağlayan ve bilgisayar çıktısı veren bir monitöre bağlıdır. Fetal izleme bebeğin nasıl olduğunu gösterir. Ortaya çıkabilecek bazı özel durumlar doğum sürecinin bebeği olumsuz etkilediğini ve müdahale gerektiğini gösterebilir.

    Tansiyon monitörü: Bu alet doğum süreci boyunca ve bebeği dünyaya getirirken tansiyonunuzu ölçer. Dirseğinizin hemen üstüne ölçme aletine bağlı bir manşet takılır.

    Diğer eşyalar: Odanızda sallanan koltuk, doğum sandalyesi, taburesi ve doğum topu gibi lüks sayılabilecek eşyalar da olabilir. Fazla yastık, battaniye ve havlu talebinde de bulunabilirsiniz. Bazı odalarda doğum süreci sırasında kullanabileceğiniz banyo küveti ya da duş teknesi bulunur. Bir ara odanıza bebeğin doğduktan sonra konulabileceği bir bebek sepeti de getirilebilir.

  • Gebelik Esnasında En Çok Nelere Dikkat Edilmeli

    Gebelik Esnasında En Çok Nelere Dikkat Edilmeli

    Bebeğinizin en savunmasız olduğu dönem gebeliğin beşinci ve onuncu haftaları arasıdır. Bu süre içinde bebeğin tüm belli başlı organları oluşur ve embriyoya gelebilecek herhangi bir zarar önemli bir doğum kusuruyla sonuçlanabilir.

    Embriyoda hasara yol açabilecek şeyler şunlardır;

    Teratogenler: Bunların arasında alkol, bazı ilaçlar ve uyuşturucular sayılabilir. Bunlardan uzak durun.

    Enfeksiyonlar: Virüs ve bakteriler, gebeliğin erken döneminde bebeğe zarar verirler. Bebek, enfeksiyonu ancak annesi kanalıyla kapabilir. Bebekte ciddi kusurlara yol açabilecek bazı durumlarda siz hasta olduğunuzu hissetmeyebilirsiniz bile. Aşı yaptırma ve doğal bağışıklık sizi birçok zararlı enfeksiyondan korur. Suçiçeği, kızamık, kabakulak, kızamıkçık ve sitomegalovirüs (CMV) gibi hastalıklara maruz kalmamak için önlem almak doğru olur.

    gebelik nasıl olurRadyasyon: Kanser tedavisinde kullanılan radyoterapideki gibi yüksek dozda iyonizan radyasyon bebeğinize zarar verir. Öte yandan, tanı amaçlı röntgende kullanılan türde düşük dozda radyasyon, doğum kusurları oluşması riskini belirgin bir şekilde artırmaz. Bununla birlikte, işi sağlama almak için, tıpkı gerekli olmadıkça gebelikte herhangi bir tıbbi işlem görmemek ve ilaç kullanmamak gibi, çok gerekli olmadıkça röntgen çektirmemek de en doğrusudur. Röntgenin önemli ölçüde aydınlatacağı ciddi bir sağlık sorununuz varsa, en doğrusu röntgen çektirmektir elbette. Doktorunuzla konuşun. Çok geniş kapsamlı olmadıkça, tanı amaçlı röntgenler gebeliğin erken döneminde bile, zarardan çok yarar sağlar. Eğer gebe olduğunuzu öğrenmeden önce röntgen çektirdiyseniz, paniğe kapılmayın. Ceninin sorun yaratacak kadar radyasyon almış olma ihtimali bir hayli zayıftır.

    Yetersiz Beslenme: Gebelik sırasında yetersiz ve kötü beslenme alışkanlıklarının olması bebeğinize zarar verebilir. Belli bir besin maddesini çok az tüketmek hücre gelişimini etkileyebilir. Bununla birlikte, mide bulantısı ve kusma günlük kalori alımınızı sınırlasa da, embriyonun kalori azlığından zarar görme ihtimali düşüktür, içinde en az 400 mikrogram folik asit olan vitamin takviyelerinden her gün mutlaka almalısınız. Bu, bebeğinizde spina bifida gibi nöral tüp defektlerinin oluşma riskini azaltacaktır.

  • Gebeliğin 1. Ayında Sizde ve Bebeğinizde Nasıl Değişiklikler Olur?

    Gebeliğin 1. Ayında Sizde ve Bebeğinizde Nasıl Değişiklikler Olur?

    Bu ilk ayda pek fazla bir değişiklik hissetmeyebilirsiniz. Bunun nedeni erken gebelik belirtilerinin ikinci ayın ortalarına kadar ortaya çıkmamasıdır.

    Nerede, neler oluyor? Belki gebeliğinizi hissetmiyorsunuz ama buna kanmayın. Bedeniniz bir sürü değişim yaşıyor.
    Hafta 1: Gebe kalmadan önceki süre zarfında, bedeninizi gebeliğe ve anneliğe hazırlayacak ve bebeğinizin mümkün olan en iyi başlangıcı yapmasını sağlayacak yaşam biçimi tercihleri yapmak önemlidir. Gebeliğe hazırlanırken sigara, alkol ve uyuşturucu kullanmayın. Eğer reçeteli ilaçlar kullanıyorsanız, gebelik sırasında kullanıp kullanamayacağınızı doktorunuza danışın. İçinde en az 400 mikrogram folik asit olan günlük vitamin takviyesi kullanmak da doğru olur. Yeterli folik asit bebeğinizin beyni, omuriliği, omurilik sinirlerini ve omurgasını oluşturan embriyo bileşeni olan nöral tüpünde defekt oluşma riskini azaltacaktır. Bebeğinizin omurlarının birleşmesini engelleyen bir omurilik defekti olan spinal bifidayı, yeterince folik asit alımıyla büyük ölçüde engellenebilecek olan nöral tüp defektlerine örnek olarak sayabiliriz.

    gebelikte ilk ayHafta 2 ve 3: Yumurtlarken ve dölyatağı borunuza yumurta düşerken salgılanan östrojen ve progesteron hormonları vücut ısınızda ufak bir artışa ve serviks bezlerinin salgılarında değişime neden olur. Döllenmeden hemen sonra, bebeğinizi saran korpus luteum büyümeye ve küçük miktarlarda progesteron üretmeye başlar. Bu gebeliğinizin devamını sağladığı gibi rahim kasılmalarını da önler. Aynı zamanda, rahim cidarındaki bebeğinizin beslenmesi için gerekli olan kan damarlarının büyümesine de katkıda bulunur.

    Döllenmeden yaklaşık olarak dört gün sonra plasentaya dönüşecek olan parmağa benzeyen uzantılar yüksek miktarlarda human koryonik gonadotropin (HCG) adı verilen bir hormon üretmeye başlarlar. Bu hormon yumurtalıklara, rahim, endometriyum, serviks vajina ve göğüslerinizde değişimlere yol açan östrojen ve progesteron hormonlarını üretmeyi sürdürmesi için uyan gönderir. Östrojen ve progesteron üretimi zamanla plasenta dokusunun işlevi haline gelir. HCG hormonu önce kanda ve hemen sonra da idrarda tespit edilebilir. Evde yapılan gebelik testleri, döllenmeden sonraki 6-12 gün içinde idrar örneğinizde bu hormonu tespit edebilir.

    Gelişmekte olan bebeğiniz dölyatağı borusundan yola çıkıp rahim cidarına yerleştiğinde (döllenmeden yaklaşık bir hafta sonra), endometriyum onun ağırlığını çekebilecek kalınlığa erişmiştir. Bebeğiniz yerleşmeye başlayınca hafif bir âdet kanaması ya da sarımsı bir vajinal akıntı gibi bir leke fark edebilirsiniz. Bunun sebebi bebeğinizin rahim cidarına yerleşirken neden olabileceği ufak bir kanamadır. Bu aşamada artık resmen gebesinizdir ama âdet atlaması için vakit henüz erkendir.

    Döllenmeden sonraki bu ilk günlerde düşük yapmak yaygındır. Çoğu zaman kadın gebe olduğunun farkına bile varmadan düşük yapar. Bilim adamları, tahmini olarak dört düşükten üçünün rahim duvarına yerleşme sırasında oluştuğunu söylüyorlar. Gebe kaldıktan sonraki 7-10 gün içinde enfeksiyonlar ve uyuşturucu, alkol, ilaç ve kimyasallar gibi zararlı çevresel faktörlere maruz kalmalar yerleşme sürecine engel olabilir. Bununla birlikte, düşüklerin çoğunlukla bilinmeyen ve kontrol edilemeyen etmenlerden dolayı meydana geldiği de bir gerçektir.

    Hafta 4: Bedeniniz gebeliğin bu kadar erken dönemindeyken bile (gebe kalmadan birkaç gün sonra) önemli değişimlerden geçer.

    hamilelikte 1. ayKalp ve dolaşım sistemi:Vücudunuz bebeğinize oksijen ve besin taşıması için derhal daha fazla kan üretmeye başlar. Artışın en fazla olduğu zaman, gebeliğin dolaşım sisteminize aşırı baskı yaptığı ilk 12 haftalık dönemdir. Gebelik bittiğinde kan hacminiz %30-50 arası artmış olacaktır. Artan kan akışına ayak uydurmak için kalbiniz daha sert ve hızlı atacak, nabzınız da dakikada 15 fazla atış yapacaktır. Gebeliğin ilk döneminde kendinizi bu kadar yorgun hissetmenizin başlıca nedeni bu değişimlerdir. Akşam yemeğini yedikten sonra doğru yatağa gitmek istemeniz ya da gün içinde şekerleme yapmaya ihtiyaç duymanız bundandır.

    Göğüsler: Gebeliğin ilk fiziksel değişimlerinden biri göğüslerde yaşanır. Göğüsleriniz hassaslaşıp acılı ve ağrılı bir his verebileceği gibi daha dolgunmuş ve ağırmış gibi de gelebilir size. Göğüslerinizin ve meme uçlarınızın büyümeye başladığını zannedebilirsiniz ama belki de zaten öyledir. Bu değişimlere yol açan, östrojen ve progesteronun artan üretimidir. Meme uçlarınızın etrafındaki kahverengi ya da kırmızımsı kahverengi halkaların büyüdüğünü ve koyulaştığını da fark edebilirsiniz. Bunun nedeni artan kan dolaşımı ve pigmentli hücrelerin büyümesidir. Bu değişiklik kalıcı olabilir. Ayrıca meme uçlarınızda, emzirme sırasında meme uçlarını korumak için yağlayıcı ve enfeksiyon önleyici maddeler salgılayan kabarcıklar da görülür.

    Rahim: Rahmin hızlı değişimler geçiriyor olmasına şaşmamak gerek. Cidarı kalınlaşır ve buradaki kan damarlan, bebeğinizi beslemek için genişler.

    Rahim ağzı: Bebeğiniz dünyaya adım atacağı kapı olan rahim ağzınız daha şimdi¬den yumuşuyor ve renk değiştiriyor. Doktorunuz ilk muayenede bu değişimin olup olmadığına bakarak gebeliğinizi onaylayabilir.