Yazar: admin

  • Metin Şentürk: 11 aydır kanserle mücadele ediyoruz

    Metin Şentürk: 11 aydır kanserle mücadele ediyoruz

    Metin Şentürk, hastanede tedavi gören kardeşi için dua istedi; “11 aydır kardeşimin amansız kanser hastalığı ile mücadele ediyoruz. Acılarının dinmesi için hepinizden dua bekliyorum”

    Metin Şentürk, sosyal medya hesabından yayımladığı bir videoyla takipçilerinden dua istedi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    “AMANSIZ HASTALIKLA MÜCADELE ETTİK”
    Kardeşinin 11 aydır kanserle mücadele ettiğini söyleyen Metin Şentürk; “Kıymetli dostlarım, hayat bazen hepimizi farklı acılarla sınar biliyorsunuz.

    11 aydır kardeşimin amansız kanser hastalığıyla büyük bir mücadele göstererek savaştık. Ancak şimdi hastanedeyiz ve acıları yoğun… Kardeşimi bu acılardan duanın gücünün de kurtaracağına çok inanan biri olarak hepinizden acısının dinmesi için dua bekliyorum. Allah dualarınızı kabul etsin. Allah, hepinizden razı olsun” diyerek takipçilerinden dua istedi.

  • İmplant vidası ciğerine kaçan hasta ölümden döndü

    İmplant vidası ciğerine kaçan hasta ölümden döndü

    Van’da diş tedavisi sırasında implant vidası soluk borusuna kaçan hasta, başarılı müdahale sonucu sağlığına kavuştu.

    Van’ın İpekyolu ilçesinde ikamet eden F.T. isimli hasta, dış merkezli bir diş kliniğinde implant tedavisi gördüğü sırada, implant vidası yanlışlıkla soluk borusuna kaçtı. Nefes borusuna kaçan vida nedeniyle hasta, ileri tetkik ve tedavi amacıyla Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Göğüs Cerrahisi uzmanları Dr. Sadullah Aksoy ve Dr. Beniz İrem Ersoy Şığva tarafından hastaya bronkoskopi işlemi uygulandı. Sol akciğerin üst lobunda saplanmış şekilde tespit edilen vida, vidalı yapısı ve bulunduğu konum nedeniyle güçlükle yerinden oynatılabildi. Yapılan uzun ve titiz müdahale sonrası vida yerinden çıkarılamasa da hasta bir süre sonra geçirdiği öksürükle birlikte implant vidasını midesine gönderdi. Vida, daha sonra doğal yollarla vücuttan atıldı.

    “İmplant tamamen çıkarılamadı ancak yerinden oynatılabildi”

    Konuya ilişkin konuşan Göğüs Cerrahi Op. Dr. Sadullah Aksoy, bir diş merkezinde diş tedavisi sırasında hastanın çenesine yerleştirilen implantın vida kısmının işlem esnasında yanlışlıkla aspire edildiğini belirtti. İlk olarak hastanenin ek hizmet binasında çekilen tomografi sonucunda, vidanın sol akciğerin hava yollarının yaklaşık dördüncü dalına kadar ilerlediği tespit edildiğini ifade eden Op. Dr. Aksoy, “Geçtiğimiz cumartesi günü öğle saatlerinde tarafımıza ulaşıldığında, hastanın Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne yönlendirilmesini istedik. Burada acil bronkoskopi planı yapılarak hasta kabul edildi. Hasta geldiğinde genel durumu iyiydi; solunumunu tamamen engelleyen bir bronş tıkanıklığı söz konusu değildi. Aynı gün hastamızı hazırladık. Bronkoskopi sırasında, implant vidasının sol üst lobun anterior segment bronşuna saplanmış pozisyonda olduğunu gördük. Üroloji bölümünde taş çıkarma işlemlerinde kullanılan cihazla müdahale ettik. İlk denemede implant tamamen çıkarılamadı ancak yerinden oynatılabildi. Bunun üzerine bir süre bekleyip hastayı yeniden bronkoskopi için hazırlamaya başladık. İşlem yaklaşık 3,5-4 saat sürdü ve saat 18.30 civarında hasta işlemden çıkarıldı” dedi.

    “İmplant vidası öksürük sonrası akciğerden çıktı”

    Daha sonra hasta için yeniden bronkoskopi planladıklarını ancak bu süreçte hasta şiddetli bir öksürük geçirdiğini anlatan Aksoy, “Şiddetli öksürük sonrası yapılan kontrol akciğer filminde implant vidası görünmedi. Bunun üzerine toraks ve batın BT (bilgisayarlı tomografi) görüntülemesi istedik. Sonuçlarda implantın akciğerden çıktığı ve vücutta herhangi bir yerde bulunmadığı tespit edildi” diye konuştu.

    “İyileşme süreci sorunsuz tamamlandı”

    Göğüs Cerrahi Op. Dr. Beniz İrem Ersoy Şığva ise merkezde ilk kez böylesi bir vakayla karşılaştıklarını ifade ederek, “Vidanın dişe özel ve vidalı yapıda olması, ayrıca bronşların küçük dallarına saplanması nedeniyle çıkarma işlemi beklenenden uzun sürdü. Ancak hasta takiplerinde herhangi bir komplikasyona rastlanmadı ve iyileşme süreci sorunsuz tamamlandı” şeklinde konuştu.

  • Okul kaydı için yola çıkmışlardı… Bir aile yok oldu

    Okul kaydı için yola çıkmışlardı… Bir aile yok oldu


    Kara Harp Okulu için sağlık raporu almak üzere Bursa’ya giden Kahyaoğlu ailesi dönüş yolunda kaza yaptı. Aynı aileden 3 kişi hayatını kaybederken, 5 yaşındaki çocuk yaralandı.

    Kaza, saat 22.00 sıralarında Karacabey-Mustafakemalpaşa karayolu üzerindeki bir kutu fabrikası önünde meydana geldi. İddiaya göre, Karacabey’den Mustafakemalpaşa yönüne giden Süleyman Kahyaoğlu (52) yönetimindeki 16 SK 645 plakalı otomobil, tali yoldan ana yola çıkan Ramazan Çetinkaya yönetimindeki 16 ALZ 236 plakalı kamyonla çarpıştı.

    Çarpışma sonucu otomobil hurdaya döndü. İhbar üzerine olay yerine sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık görevlilerinin yaptığı kontrolde, otomobilde bulunan aynı aileden Şükrü Kahyaoğlu, eşi Fatma Kahyaoğlu (45) ve çocukları Süleyman Kahyaoğlu’nun (19) hayatını kaybettiği diğer çocukları Alaattin Kahyaoğlu’nun ise yaralı olduğu belirlendi.

    Yaralanan Alaattin Kahyaoğlu Karacabey Devlet Hastanesinde tedavi altına alınırken, hayatını kaybeden anne, baba ve ağabeyinin cenazeleri de olay yerindeki incelemelerin ardından aynı hastanenin morguna konuldu.

    AİLE SAĞLIK RAPORU İÇİN BURSA’YA GİTMİŞ

    Hayatını kaybeden baba Şükrü Kahyaoğlu’nun bölge trafik müdürlüğünde polis memuru olarak görev yaptığı ve ailenin Süleyman Kahyaoğlu’nun Kara Harp Okuluna başvurusu için Bursa’dan sağlık raporu aldıktan sonra evlerine giderken kazanın meydana geldiği öğrenildi. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı

  • Şizofreni hastası, başka bir hastanın gözlerini oydu

    Şizofreni hastası, başka bir hastanın gözlerini oydu

    Kütahyada özel bir engelli bakım merkezinde kalan şizofreni hastası N.K. (41) adlı kadın, aynı hastanede farklı odada kalan yatağa bağımlı S.Ç. (47) adlı kadının iki gözünü oydu.

    DHAnın haberine göre gözlerini kaybeden S.Ç., tedaviye alındı. S.Ç.nin yakını Hüseyin Girgin, olayın ihmal sonucu meydana geldiğini belirterek, “Teyzemin odaya girip, üstüne çıkıp 29 saniyede gözlerini oymuş. Gözlerini çıkarırken yüzünde tırnak izleri kalmış” dedi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    5 YIL ÖNCE DE AYNI KÂBUSA YOL AÇTI

    10 yıl önce babaannesini başına baltayla vurarak öldüren N.K.nin 2020 yılında da Adanadaki bir hastanede aynı odada yatan Sultan Güner adlı kadın hastanın iki gözünü oyduğu belirtildi.

    Yoncalı Mahallesindeki özel bir engelli bakım merkezinde kalan şizofreni hastası N.K., haziran ayında yan odada kalan ve yatağa bağımlı olan S.Ç. adlı kadının iki gözünü oydu. Saldırı sonrasında Kütahya Şehir Hastanesine kaldırılan S.Ç., geçirdiği iki operasyona rağmen görme yetisini tamamen kaybetti. Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığı, S.Ç.nin ailesinin şikayeti üzerine olayla ilgili soruşturma başlattı. Bu kapsamda özel engelli merkezindeki görevlilerin ifadesi alındı. Kütahya Valiliği de olayla ilgili idari soruşturma başlattı.

    S.Ç.nin yeğeni Hüseyin Girgin (23), teyzesinin 2 yıldır özel engelli bakım merkezinde kaldığını söyledi. Merkezden gelen telefonla olaydan haberdar olduklarını kaydeden Girgin, “Vasisi olduğu için teyzeme telefon gelmiş. Hastamızın tek gözünden sıkıntı yaşadığını ve hastaneye götürdüklerini söylemişler. Teyzem beni aradı. Yakınlardan ilk annem gelmiş. Annem, teyzemi gördüğünde iki gözünün de oyulduğunu anladı. Biz zaten olayın hala şokundayız. Daha sonra öğrendik ki, bir şizofreni kadın teyzemle birlikte bahçede oturuyorlarmış, bakıcılar odalarına çıkarıyor. Teyzem ile vukuatı işleyen hastayı odalarına koyuyorlar. Bakıcı çamaşırları atmaya makinenin başına gidiyor. Makineye atarken fırsattan yararlanıp, teyzemin odaya girip, üstüne çıkıp 29 saniyede gözlerini oymuş. Gözlerini çıkarırken yüzünde tırnak izleri kalmış” dedi.

    “GEÇMİŞ OLSUN BİLE DEMEDİLER”

    Kamera kayıtlarını izlemek istediklerini ancak yetkililerin izin vermediğini belirten Girgin, bakım merkezinin yönetiminden hiçbir destek ya da özür alamadıklarını da kaydetti. Girgin, “Olaydan sonra hala bir muhatap yok karşımızda. Biz de dedik Devletimize sığınalım, savcılığa şikayette bulunalım Savcının kapısına gittiğimizde bu vakayı işleyen hasta ile kurum müdürleri, yardımcıları, çalışanları vardı, hepsi ifadedeler. Biz Hasta yakınıyız, mağduruz, kimseyi muhatap göremedik, devletimize sığındık dedik. Vasisi teyzem ile yengem odaya girdi. Şikayetimizde bulunduk. Ancak kurum müdürleri, yardımcılarının yaptığı o kadar insanlık dışı ki, bize gelip bir Geçmiş olsun, Allah şifa versin, kusura bakmayın bile demediler. Bizim yanımızda kahkaha atıp, gülüyorlar. Bizim de devletimizden isteğimiz, soruşturmanın genişletilip, suçlu kişilerin tutuklanmasını istiyoruz. Şu an hiçbir şey teyzemin iki gözünü geri getirmeyecek ama bir nebze olsun içimiz soğur. Bundan sonraki insanlara faydamız olur. Çünkü bu kişinin ilk vakası değilmiş. Biz üçüncüsü vakasıyız. Sağdan soldan duyduklarımızla, tam emin değiliz ama Adanada kaldığı bir merkezde de arkadaşının gözünü çıkarmış” diye konuştu.

    Hüseyin Girgin, teyzesi S.Ç.nin gözlerinden, beyninden iki kez ameliyat geçirdiğini ve gözlerinin görme yetisini tamamen kaybettiğini de sözlerine ekledi.

    BAŞKA BİR HASTANIN DA GÖZLERİNİ OYMAYA ÇALIŞMIŞ

    Şizofreni tedavisi gören N.K.nin 10 yıl önce babaannesini başına baltayla vurarak öldürdüğü, 2020 yılında ise Adana Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı Hastanesinde tedavi gören Sultan Günerin iki gözünü parmaklarıyla oyduğu, Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinde bir başka kadın hastanın da gözlerini diş fırçasıyla oymaya çalıştığı belirtildi.

  • Ayşe Tokyaz’ın ikizinden kahreden sözler: Cansız bedeni tanınmayacak haldeydi

    Ayşe Tokyaz’ın ikizinden kahreden sözler: Cansız bedeni tanınmayacak haldeydi

    İstanbul’da valiz içerisinde cansız bedeni bulunan üniversite öğrencisi 22 yaşındaki Ayşe Tokyaz’ın cenazesi, memleketi Hatay’da son yolculuğuna uğurlandı. Tokyaz’ın ikizi Esra Tokyaz, kardeşinin evlilik vaadiyle kandırıldığını söyleyerek cansız bedeninin parçalanmış olduğunu ve tanınamadığı söyledi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    AYŞE TOKYAZ’IN CESEDİ VALİZDE BULUNDU
    İstanbul’da hemşirelik bölümünde öğrenci olan 22 yaşındaki Ayşe Tokyaz’dan haber alamayan ikiz kardeşi Esra Tokyaz, kardeşi için kayıp başvurusunda bulundu. Kardeşinde bir süre haber alamayan ve kardeşinin sevgilisi Cemil Koç’tan şüphelenen Tokyaz’ın ısrarcı arayışı sonrası genç kadının cansız bedeni parçalanmış halde valiz içerisinde bulundu. Cansız bedeni memleketi Reyhanlı ilçesine getirilen Tokyaz, ailesi tarafından son yolculuğuna uğurlandı. Öte yandan genç kadının ölümüyle ilgili eski polis olan Cemil Koç başta olmak üzere 7 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi.

    “KARDEŞİMİ EVLİLİK VAADİYLE KANDIRDI”
    Kız kardeşinin katil zanlısıyla 5 ay önce evlilik vaadiyle tanıştığını söyleyen ikiz kız kardeşi Esra Tokyaz, “Ayşe Tokyaz, benim tek yumurta ikizimdi. Biz Hatay’dan İstanbul’a üniversite okumaya gittik. Hemşirelik bölümü son sınıf öğrencisiyiz. Kız kardeşim, Cemil Koç ile 5 ay önce evlilik vaadiyle birbirleriyle tanıştılar. Cemil Koç kız kardeşimi kaçırdı, ben de bunu fark ettim. Kardeşimde morlukları görünce aynı günü gittim ve polisleri çağırdım. Sonra Cemil Koç beni görüntülü aradı. Ben de ona kardeşimin yerini söyle diyordum ama bana söylemiyordu. Ben de ona kardeşimi bırakmasını sonrada istediğini yapmasını söyledim. Kardeşimi bir yerde bıraktığını söylemişti ve de kardeşimin cesedini bir yere bıraktı. Adli Tıp Kurumuna gittim, üzüntüden başımı duvarlara vuruyorum. Sonra uzun süre sonra kız kardeşimin cenazesini aldım ve Hatay’a getirdim” dedi.

    İkiz kız kardeşinin tanınamayacak halde olduğunu ve kimseye cansız bedenini göstermediğini ifade eden Esra Tokyaz şunları söyledi: “Ben kardeşimi en son çarşamba günü Mecidiyeköy’de gördüm. Ondan sonra görmedim ama sesini duydum. Sesini duyduğum gün zaten onun yanına gittim. Yanına gittiğimde işte eşyası vardı. Bana onu getir dedi ve eşyalarını götürdüm. Cemil Koç kapıyı açtı ve ‘Kardeşin burada değil’ dedi. Ama kardeşimin ayakkabıları kapının önündeydi.

    “KARDEŞİM GÖRÜNMEYECEK HALDEYDİ”
    Ayşe mutlu olmak istiyordu. Cemil Koç onu çok sevdiğini ve değer verdiğini hissettiriyordu. Kardeşim bana Cemil Koç’un kendisine gelinlik ve yüzük fotoğrafları attığını, çocuğum olursa şu ismi koyacağız diye aralarında konuştuklarını anlatıyordu. Benim kardeşimle evlilik vaadiyle kandırıp konuşmaya başladı. Benim kardeşim de onun güzel sözlerine kapıldı. Bugün de defin işlemi yapıldı. Hatay’a bugün ben kardeşimi getirdim. Kardeşimi kimseye göstermedim, görünmeyecek haldeydi. Tek ben gördüm o halini. Kimseye yaklaşmak istemedim. Annemi bile yaklaştırmadım ve sadece önlerinde durdum. Ben şu an güçlü olmak zorundayım, benden başka kimse yok. Ben adli tıptayken ben tek başıma bir şeyleri halledemeyeceğimi anladığım için aileme haber verdim. Onlar da yanıma geldiler. Beraber kardeşimi getirdik ve gerekeni yaptık. Şimdi kardeşimin biz acısını hissetmiyoruz. Biz önce adaleti arıyoruz. Ondan sonra acımızı çekeceğiz ve adalet istiyorum.”

  • Burçin Orhon Yıllar Sonra Gerçeği Açıkladı! Hastalığına Yanlış Teşhis Konulmuş! “Bu İddialar Beni ‘Alzheimer’ Teşhisi Kadar Üzmedi”

    Burçin Orhon Yıllar Sonra Gerçeği Açıkladı! Hastalığına Yanlış Teşhis Konulmuş! “Bu İddialar Beni ‘Alzheimer’ Teşhisi Kadar Üzmedi”

    Bir zamanlar danslarıyla sahnede fırtına gibi esen “Bambi” lakaplı Burçin Orhan’a Alzheimer teşhisi konulmuştu. Yıllar sonra açıklama yapan, Burçin Orhan gerçeği açıkladı. Burçin Orhon, O zaman doktor alzheimer diye tanı koymuştu. Sonradan gerçekler ortaya çıktı alzheimer değilim. dedi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

     

    90’lı yılların unutulmaz dansçılarından ve “Bambi” lakabıyla hafızalara kazınan Burçin Orhon, sosyal medyada hesabından yaptığı açıklamayla, alzheimer teşhisiyle ilgili konuştu. Tam 11 yıl önce alzheimer teşhisi konulan Burçin Orhon konuyla ilgili açıklık getirdi.

    Bir zamanlar danslarıyla sahnede fırtına gibi esen “Bambi” lakaplı Burçin Orhan’a Alzheimer teşhisi konulmuştu. Yıllar sonra açıklama yapan, Burçin Orhan gerçeği açıkladı.

    Burçin Orhon, O zaman doktor alzheimer diye tanı koymuştu. Sonradan gerçekler ortaya çıktı alzheimer değilim. dedi. 90’lı yılların unutulmaz dansçılarından ve “Bambi” lakabıyla hafızalara kazınan Burçin Orhon, sosyal medyada hesabından yaptığı açıklamayla, alzheimer teşhisiyle ilgili konuştu. Tam 11 yıl önce alzheimer teşhisi konulan Burçin Orhon konuyla ilgili açıklık getirdi.

    1995 yılında Süheyl Uygur ile dünyaevine giren Orhon, doktorların yanlış teşhis koyduğunu belirtti. Orhon, Büyük bir yanlıştı, yanlış teşhisti. Benzer bir hastalığım vardı. Bir sene boyunca kendimi Alzheimer hastası zannettim. Birtakım hazırlıklar yaptım. Sonradan gerçek ortaya çıktı. Alzheimer değilim, bu çok sevindirici ama üzerimde ciddi etkiler bıraktı. ifadelerini kullandı.

    Şimdilerde Kuşadası’nda yaşamına devam eden ve sağlık durumunun iyi olduğunu belirten usta sanatçı, Alzheimer reklam yapılacak bir şey değil. Hiç kimse, hele de benim gibi bir insan, bundan bir şey kazanamaz. Anca kötü bir şekilde gündeme gelinir. İnsanlar çocuklarını bana güvenip bale dersine yollamaz, Alzheimer olan birine dizi ya da reklam teklifi gelmez. Bu yorumlara, teşhisten daha çok üzüldüm. Bir insan Alzheimer’la reklam yapacak kadar alçalamaz. dedi.

  • Ölüm lunapark dönüşünde yakaladı! Baba ile oğlu hayatını kaybetti

    Ölüm lunapark dönüşünde yakaladı! Baba ile oğlu hayatını kaybetti


    Kaza, dün gece 00.50 sıralarında Konyaaltı ilçesi Atatürk Bulvarı üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, akşam saatlerinde 8 yaşındaki oğlu Adem Efe Tekerci’yi lunaparka götüren Yunus Tekerci (38), bir süre burada oğlu ile birlikte vakit geçirdikten sonra eve dönmek için yola çıktı. Lunaparktan çıkan baba-oğul kaldırımda yürümeye başladı.

    Bu sırada alt geçitten çıkıp direksiyon hakimiyetini kaybeden Caner S.’nin kullandığı 34 GU 5081 plakalı otomobil önce refüje çarptı. Çarpmanın şiddetiyle savrulan araç kaldırıma çıkarak o sırada kaldırımda yürüyen baba-oğula çarptı.

    BABA HASTANEDE, OĞLU İSE OLAY YERİNDE HAYATINI KAYBETTİ

    Kazayı görenlerin 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarı ile olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edilirken, yapılan kontrollerde 8 yaşındaki Adem Efe’nin olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Kazayı ağır yaralı olarak atlatan baba Yunus Tekerci ve otomobilde yolcu olarak bulunan Şenay A. (27) olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Baba Yunus Tekerci kaldırıldığı hastanede doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Baba-oğulun cansız bedenleri işlemleri için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

  • Otoyolda mola verdi kayboldu, 7 saat sonra bulundu! Gurbetçinin hazin sonu

    Otoyolda mola verdi kayboldu, 7 saat sonra bulundu! Gurbetçinin hazin sonu

    Almanya’dan eşiyle birlikte Ankara’ya giderken Sakarya’da TEM Otoyolu’nda aracını durdurup tuvalet molası veren Selim Güzel (70), kayboldu. Ekiplerin çalışmasıyla 7 saat sonra bitkin halde bulunan Güzel, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Otoyol Jandarması, saat 22.00 sıralarında TEM Otoyolu’nun Ankara istikametinde devriye görevi sırasında, yol bakım çalışmaları nedeniyle dubalarla kapatılmış en sol şeritte park halindeki Almanya plakalı BB SE 889 otomobili fark etti. Aracın yanına yaklaşan ekipler, içinde tek başına oturan E.G. (65) adlı kadınla karşılaştı. E.G., Almanya’dan Ankara’ya seyahat ettiklerini, eşinin tuvalet ihtiyacı için aracı kenara çekerek Ankara yönündeki bir dinlenme tesisine gittiğini, ancak bir saatten uzun süre geçmesine rağmen geri dönmediğini belirterek yardım talep etti.

    TESİS ÇEVRESİ, ÇALILIKLAR ARANDI

    Bunun üzerine bölgeye takviye jandarma ekipleri istendi. Jandarma ekipleri, dinlenme tesisi ve çevresi ile çalılıklar da dahil geniş bir bölgede detaylı arama yaptı, park halindeki araçların altlarına bakıldı. Bölgeye sevk edilen AFAD ve jandarma komandoları da çalışmalara katıldı. Gece görüşlü dron ve iz takip köpekleriyle aynı bölge defalarca tarandı. Kadının yanılma ihtimali göz önünde bulundurulup, otoyolun İstanbul yönünde de arama yapıldı. Ormanlık alana doğru genişletilen aramalar, gece boyunca devam etti.

    BİTKİN HALDE BULUNDU, HASTANEDE HAYATINI KAYBETTİ

    Selim Güzel, saat 05.30 sıralarında, dinlenme tesisinin arka tarafındaki tel örgüleri aşarak ormana geçmeye çalıştığı koruluk alanda bulundu. Bitkin haldeki Selim Güzel, yapılan müdahalenin ardından sağlık ekipleri tarafından Hendek Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedaviye alınan Güzel, doktorların tüm çabasına karşın kurtarılamadı.

    GÖRÜNTÜLER İNCELENİYOR

    İlk bulgulara göre olayda herhangi bir şüpheli duruma rastlanmazken, dinlenme tesisine ait güvenlik kamerası kayıtları incelemeye alındı.

    Güzel’in kesin ölüm nedeni otopsi sonrası netleşecek.

  • SON DAKİKA | Rüçhan Çamay hayatını kaybetti

    SON DAKİKA | Rüçhan Çamay hayatını kaybetti

    Son dakika haberine göre; ses sanatçısı Rüçhan Çamay hayatını kaybetti. Ünlü isme ilişkin acı haberi kızı Melike Demirağ duyurdu. İşte detaylar…

    Seslendirdiği ‘Para Para Para!’, ‘Gönlüm Çok Zengin’, ‘Ne Haber’ gibi parçalarla bir döneme damga vuran ünlü şarkıcı ve sinema oyuncusu Rüçhan Çamay 94 yaşında hayatını kaybetti.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    ÜNLÜ SANATÇININ KIZI MELİKE DEMİRAĞ ACI HABERİ DUYURDU!

    Rüçhan Çamay’ın kızı Melike Demirağ sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda yaşadığı acıyı şu sözlerle dile getirdi:

    “Annem annem, hayat arkadaşım, yoldaşım. Sensiz zor gelecek”

    RÜÇHAN ÇAMAY KİMDİR?

    Rüçhan Çamay 30 Mayıs 1931 yılında İstanbul’da doğdu. Annesi Mebrure Hanım (Hasekin), babası Asım Bey’dir (Çamay). Annesi ve babası o henüz bir yaşındayken ayrıldı.

    Çocukluğunda bir süre İstanbul’da yaşadıktan sonra, Ankara Radyosu’nda Türkiye’nin ilk kadın spikerlerinden biri olarak çalışan annesi tarafından Ankara’da büyütüldü.

    İlkokul ikinci sınıftan itibaren Maarif Koleji’nde yatılı olarak eğitim gördü. Müzik yeteneğini, müzik öğretmeni Celal İnce fark etti.

    Ankara Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nın Piyano ve Şan Bölümlerinde eğitim aldı. 12 yaşında konservatuvar öğrencisi iken Ankara Radyosu Çocuk Kulübü’nde Nedim Otyam’ın yönetimindeki koroda yer aldı. Caz müziğe ilgisi öğrencilik yıllarında başladı ve Ankara Radyosu’nda caz söyledi.

    Sahneye ilk kez 1947 yılında İstanbul’da çıktı. Konservatuvar eğitimini yarıda bırakarak İstanbul’a yerleşti. Taksim Belediye Gazinosu’nda bir Belçikalı kimliğinde şarkı söylemeye başladı; “Fransız vedeti (şarkıcı) Rüşan” adını kullandı; Türk olduğu anlaşılınca Taksim Belediye Gazinosu’nun gece kulübü bölümünde orkestra şarkıcısı olarak devam etti. Aynı yıl Kani Kıpçak’ın yönettiği, baş rolünde Cahide Sonku’nun oynadığı Yuvamı Yıkamazsın adlı filmde rol aldı.

    1950’de İstanbul Radyosu’nda Şerif Yüzbaşıoğlu orkestrası eşliğinde Rüçhan Çamay ve Arkadaşları adıyla caz programları yapmaya başladı. Mehmet Muhtar’ın yönettiği İstanbul Geceleri adlı komedi filminde rol aldı, şarkı söyledi. 1953’te şov artisti olarak çalıştı. Aynı yıl film yapımcısı ve yönetmeni Turgut Demirağ ile evlendi. 1954’te Muhteşem, 1956’da film yıldızı ve şarkıcı olan kızı Melike dünyaya geldi. 1953 yılında ABD’li sanat ajanı William Morris’ten aldığı davet üzerine ABD’ye gitti. 2,5 ay kaldığı New York’ta Mezonette adlı kulüpte çalıştı; çok sayıda radyo programına katıldı. CBS televizyon kanalının bir programına davet edildi ve konuk olduğu Art Link Letter Show adlı programda Türk Halk Müziği seslendirdi. Çamay, bu programa katılarak Türk sanat dünyasından “televizyonda şarkı söyleyen ilk şarkıcı” oldu.

    1969 yılında ise Alman televizyonunda Studio Europa adlı programda Helmut Zacharias orkestrası eşliğinde Samanyolu şarkısını ve modernize edilmiş bir Azeri türküsünü seslendirdi.

    Çamay, 1962 ve 1964 yıllarında iki filmde daha rol aldı.1960’lı yıllarda Türkiye’de Türkçe şarkı talebi artınca “Gölgen Yeter Bana” adlı parçasını 45’lik plak yaparak ilk Türkçe sözlü plağını çıkardı. 1966’da Moskova Film Festivali’nde konserler verdi. Milliyet Liseler arası Müzik Yarışması’nda, Ayla Dikmen, Erkin Koray, Bedri Koraman ve Dario Moreno ile birlikte jüri üyesi olarak yer aldı. Rüçhan Çamay, 1967’de bir kez daha ABD’Ye giderek burada çalışmalar yaptı.

    Sanatçı, 1972 ve 1974 yıllarında iki plak kaydetti. 1974 yılında kızı Melike Demirağ’ın başrollerinden birini oynadığı Arkadaş filmi ve aynı isimli şarkısıyla yaptığı çıkışın ardından Rüçhan Çamay, 1975 yılında bir yüzünde, Cabaret müzikalindeki Money Money şarkısından esinlenerek oluşturulan “Para Parra Parrra” adlı şarkının, diğer yüzünde Şanar Yurdatapan-Atilla Özdemiroğlu’nun Çocukluğum adlı şarkısının yer aldığı plağı kaydetti.

    Bu plak çok kısa sürede en çok satanlar listesine girdi. 1980 yılında şarkıcı Leyla Sayar ile beraber bir grup tarafından fidye için kaçırıldı. 9 Ağustos 1981 tarihinde Fenerbahçe’de bir gazinoda jübile yaparak sanat çalışmalarını bıraktı. 2003 yılında, intihar sonucu oğlu Muhteşem Demirağ’ı kaybetti.

    Sanatçı, 2007 yılında İKSV Caz Festivali’nin Yaşam Boyu Onur Ödülü’ne değer görüldü. Hayatı, 2021 yılında gazeteci Dilek Yaraş tarafından Kayıp Diva – Rüçhan Çamay’ın Hayatı adıyla kitaplaştırıldı.

  • İstanbul’da denizde facia! Bu kez Burcu’yu kaybettik!

    İstanbul’da denizde facia! Bu kez Burcu’yu kaybettik!

    İstanbul Sarıyer’de yürekleri yakan bir facia yaşandı. Olayda Kısırkaya Plajı’nda denize giren 35 yaşındaki Burcu Erarslan boğulma tehlikesi geçirip hastaneye kaldırıldı. Erarslan, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Sarıyer’de boğulma tehlikesi geçiren Burcu Eraslan (35), can kurtaranlar tarafından denizden çıkarıldı. Hastaneye kaldırılan Erarslan bugün hayatını kaybetti.

    DHA’nın haberine göre Kısırkaya plajında 6 Temmuz’da ailesiyle birlikte denize girmeye gelen Burcu Erarslan akıntıya kapıldı.

    KALP MASAJI YAPILDI, HASTANEYE KALDIRILDI

    Çevredekilerin görerek müdahale etmeye çalıştığı kadın, plajdaki can kurtaranlar tarafından denizden çıkarıldı.

    İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, plajda kalp masajı yaptıkları kadını hastaneye kaldırdı. Yoğun bakımda tedavisi süren Erarslan bugün hayatını kaybetti.

  • Umut Akyürek’in kızı Melek Bal’dan kötü haber! Annesine verdiği sözü tutamadı

    Umut Akyürek’in kızı Melek Bal’dan kötü haber! Annesine verdiği sözü tutamadı

    Türk Sanat Müziği’nin güçlü sesi Umut Akyürek’in bir dönem uyuşturucuyla mücadele eden 20 yaşındaki kızı Melek Bal, sosyal medyada yaptığı açıklamalarla yeniden gündemde. Ailesiyle yaşadığı tartışmanın ardından yaptığı paylaşımlar, takipçilerini şaşırttı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ

    13 yaşında madde kullanmaya başlayan ve daha önce birkaç kez tedavi gören Melek Bal ailesini korkuttu. Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarla; evde kalmadığını, günlerini kafelerde ve otobüslerde geçirdiğini belirten Bal, takipçilerinden gelen “Eve dön” çağrılarına uydu.

    ‘ŞİKAYETÇİYİM’
    Anne ve babasının bulunduğu eve giden Melek Bal ailesiyle büyük bir tartışma yaşadı. Yaşanan arbedede elinden yaralanan Bal, sosyal medyadan o anlara ait görüntüler paylaştı. Annesi Umut Akyürek’i video kaydına aldığı anları da yayınlayan Melek Bal, ailesinden şikayetçi olduğunu söyledi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ

    ‘3 GÜNDÜR UYUMADIM’
    Devamında ise ailesine ağır suçlamalarda bulunan genç kadın, yaşadıklarını şu sözlerle özetledi:

    “Odamı çok kötü buldum. 3 gündür uyumadım, sinirim tepemdeydi. O anki sinirle her şeyi dağıttım. Bunu yapacağımı biliyorlardı.”

    Umut Akyürek ile Oktay Ertuğrul çiftinin kızları Melek Bal, geçtiğimiz aylarda psikolojik sorunlar ve madde bağımlılığı için hastaneye yatırılmıştı. Tedavisinin ardından taburcu edilen Bal, ailesinin yanına dönmüştü.

    Umut Akyürek’in kızı Melek Baldan kötü haber Annesine verdiği sözü tutamadı
    Umut Akyürek, kendisi gibi ses sanatçısı olan Oktay Ertuğrul ile 2004 yılında nikah masasına oturmuş ve çift 2005 yılında kızları Melek Bal’ı kucaklarına almıştı.

    Umut Akyürek, geçtiğimiz aylarda sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda kızı 19 yaşındaki kızı Melek Bal’dan korktuğu için kendini odaya kilitlediğini açıklamıştı.

    Madde bağımlısı ve psikolojik sorunlar yaşadığı kızları Melek Bal, tedavi görmeye başlamıştı. Tedavisi devam eden ve zor günleri atlatan aile Kanal D’de ekrana gelen Neler Oluyor Hayatta programına konuk olmuştu.

    Annesinin kendini odaya kilitlediği görüntüleri izlemediğini belirten Melek Bal, “Ben kaldığım yerde telefon kullanmıyorum. O hareketlerimi hatırlamıyorum. Tamamen bilincinizi kaybediyorsunuz. Ayıldığınızda hatırlamıyorsunuz.” demişti.

    ‘OKULU BIRAKMAK ZORUNDA KALDIM’
    Okulla bağının kesildiğini ve çocuk yaşta madde bağımlısını olduğu aktaran Bal, “Bizim çevremizi, alışkanlıklarımızı tamamen değiştirmemiz lazım. Ben çocuk yaşta başladığım için biraz merak ve bilinçsizlikle başladım. Benim okulla bağlarım kesildi ve okulu bırakmak zorunda kaldım. Önce gitmemeye başladım, sonra hastaneye yatışım oldu. Tamamen farklı bir kişiliğe bürünmüş oluyorsunuz.” ifadelerini kullanmıştı.

    ’20 SENE ÖNCE ALDIM SENİ KUCAĞIMA!’
    Umut Akyürek geçtiğimiz günlerde kızı Melek Bal ile ilgili duygusal bir paylaşımda bulunmuştu:

    “Ah benim sevdalı başım… Ah benim çılgın telaşım. Hiç büyümeyen ve büyümeyecek asi rüzgarım. Tam 20 sene önce aldım seni kucağıma prensesim zorluklarla dolu olsa da yıllar geçiyor işte. Nice sağlıklı hayırlı yaşların olsun. Allah’ım seni korusun kollasın adın gibi melekler hep yoldaşın olsun. Yolun doğru ,huyun güzel, ömrün bereketli afiyetli olsun. Seni her şeyden çok seviyorum bebeğim.”

  • Abla ve kardeşin can verdiği kazaya arı neden olmuş

    Abla ve kardeşin can verdiği kazaya arı neden olmuş

    Rize’nin Çayeli ilçesinden geçen Karadeniz Sahil Yolu’nda önceki gün, Artvin’den Rize istikametinde seyreden H.A’nın kullandığı araç, sürücüsünün kontrolünden çıkarak bariyerlere çarpıp yan döndü.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    ABLA-KARDEŞ OLAY YERİNDE CAN VERDİ
    İhbar üzerine adrese gelen ekiplerce araçtan çıkarılan Muhammet Aşçi (13) ile ablası Ayşe Aşçi’nin (21) olay yerinde hayatını kaybettiği belirlenirken, kazadan yaralı kurtarılan sürücü ve yolcular M.A. ile S.A., Rize RTEÜ Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alındı.


    ARACA GİREN ARI NEDEN OLMUŞ
    Yaralılar tedavileri sonrası taburcu edilirken, yaşamını yitiren abla ve kardeşi, Artvin’in Yusufeli ilçesinde toprağa verildi. Kazada araçta bulunan ailenin bayram dönüşü Artvin’den Rize’ye gittikleri, yolda sürücünün araç içerisine giren arı nedeniyle panik yapıp, direksiyon hakimiyetini kaybettiği ortaya çıktı.