Yazar: admin

  • Parasızlıktan düğün yapamadığı eşine, yıllar sonra gelinlik giydirmişti… Son paylaşımı 22 saat önce! Bu dünyadan bir Volkan Konak geçti…

    Parasızlıktan düğün yapamadığı eşine, yıllar sonra gelinlik giydirmişti… Son paylaşımı 22 saat önce! Bu dünyadan bir Volkan Konak geçti…

    Kıbrıs’ta verdiği konser sırasında sahnede fenalaşan ve tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayan Volkan Konak 58 yaşında hayatını kaybetti. Konak geride 33 yıllık acılı bir eş, üç çocuk ve milyonlarca sevenini bıraktı…

    1967 yılında Trabzon’un Maçka’da doğan Volkan Konak, ilk orta ve Lise Eğitimini doğduğu ilçede tamamladı. Konak, 1983-1984 yılları arasında İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarına girdi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Yaptığı yöresel derlemeleri 1987 yılında hazırladığı ‘Suların Horon Yeri’ albümünde topladı.

    1988 yılında Konservatuarı bitirip aynı yıl İstanbul Teknik Üniversitesinde Sosyal Bilimler Master Eğitimine başladı.

    Volkan Konak, İlk albümü Efulim’i 1991-1992 yılında yaptı.

    1994 yılının Ekim ayında Gelir misin Benimle adlı albümünü hazırladı. Daha sonra hemen üçüncü albümü Volkanik Parçalar, 1998 yılının Nisan ayında ise Pedaliza isimli albümünü müzikseverlerin beğenisine sundu.

    Konak, piyasaya ilk girdiği dönemlerde en büyük desteği Orhan Gencebay’dan görmüş…

    “Ben, ilk çıktığım zaman Orhan Gencebay’dan büyük destek gördüm. Konservatuvar düşünüyordum. Hoca “Bestelerini değerlendir” dedi. “Kuzey’in Oğlu” diyorlar ya bana, isim babası da odur. O günlerde tarzımızla müthiş bir çığır açmıştık. Peşimizden çok güzel

    örnekler geldi. “Volkan Konak müziği” yapmaktan gurur duyuyorum. Karadeniz rengini taşımaktan da bahtiyarım.”

    2000 yılında DMC bünyesine katılan Volkan Konak, Şimal Rüzgarı adlı albümünü çıkararak dinleyicilerine ulaştırdı.

    2003 yılında Maranda, 2006 yılında Mora, 2009 yılında Mimoza, 2012 yılında Lifor, 2015 yılında ise Manolya albümlerini sevenlerine sundu.

    Usta sanatçı 2017 yılında verdiği bir röportajda bazen gelgitler yaşadığından bahsetmişti…

    “Zaman zaman gelgitlerimiz oluyor. Ama öyle zamanlarda şunu yapıyorum; daha prestijli, daha olgun düşüncelere geçiyorum. Bırakıp gitmeyi değil ama konser sayılarımı azaltmayı düşünüyorum. Mesleğim müzik ve ben mesleğimi icra etmeye devam edeceğim.”

    Volkan Konak 1992 yılında Selma Konak ile nikah masasına oturdu. Çift, bu evlilikten dünyaya gelen çocuklarına ‘Şimal’, ‘Volkan’ ve ‘Derin’ adlarını verdi.

    Konak, maddi imkansızlıklar nedeniyle düğün yapamadığı eşine yıllar sonra gelinlik giydirdi ve çift nikah tazeledi.

    Sürpriz nikahın hikayesini Polat Yağcı anlatmıştı…

    “Bir ömrü birlikte geçirip, üç evlat yetiştirdiler. Evlendikleri zaman şartlar, hayallerindeki düğünü yapmalarına imkan vermemişti ama Kuzeyin Oğlu aklına koymuştu bir kere… İmza attıkları günün üstünden 25 yıl geçse de, o bugün ‘Kadınım’ dediği eşine harika bir düğün yaptı… Biz de buna şahitlik ettik. Büyük keyif! Bir yastıkta kocayın Volkan&Selma”

    Şarkıları, şiirleri ile sevenlerinin kalbinde ayrı bir yere sahip olan Volkan Konak, abartılacak kadar duygusal olduğundan da bahsetmişti….

    “Haddinden fazla, abartılmış şekilde duygusalım. Gözyaşını seviyorum. Nemli gözlü olmaktan gurur duyuyorum. Uzun yolda ve geceleri çok ağlarım. Ağlamak, ruhumu terbiye eder. Kötü insanın gözyaşı yoktur, iyi insanın gözyaşı vardır. Kötü insan kurumuş ağaç gibidir. Gölgesi bile olmaz. Ben hep böyle yeşil, nemli olmayı seviyorum.”

    Volkan Konak’ı en mutlu eden şeylerden biri de hak ettiği değeri görmekti…

    “Nankör olamam. İdeolojisi farklı olan insanlar bile dinliyor beni. Ben mesleğime çok emek verdim ve karşılığını saygıyla, sevgiyle alıyorum. Hangi şehre gidersem gideyim, müthiş bir sevgi seliyle karşılaşıyorum. Ben de onların yüzünü kızartmadım. Gerek aile yaşantımla, gerek ideolojimle, dürüstlüğümle kimseyi mahcup etmedim. Mesela insanları yanıltmayayım diye reklam filmleri, dizi tekliflerini kabul etmedim. Başka projelerde yer almadım. İnandırıcılıktan uzaklaşırım diye sadece şarkılarda kaldım. Bu da karşı tarafa güzel geçti.”

    SON PAYLAŞIMI 22 SAAT ÖNCE

    Volkan Konak, son paylaşımını 22 saat önce yapmış ve takipçilerinin bayramını kutlamıştı.

    ‘ÖLÜM BİLE GÜZEL OLMALI’

    Volkan Konak’ın 2011 yılında katıldığı programda söylediği sözler vefatının ardından gündem oldu. Konak, “Kavgan güzel ve büyük olmalı. Ölüm bize güzel olmalı… Şu lodosta soba zehirlenmelerine çok üzülüyorum. Bayramda ölümlere çok üzülüyorum… Ölüm bile güzel olmalı” demişti…

    ‘VASİYETİM YOK, O SAHNE ŞOV’

    Volkan Konak’ın ani vefatının ardından, usta sanatçının yıllar önce sahnede yaptığı vasiyet konuşması gündeme geldi. Konak, günlerce konuşulan o açıklaması için şunları söylemişti..

    “Vasiyet yok. Vasiyet yapacaksam da kendi aileme yaparım. Gazino müşterisine yapmam. O bir sahne şovudur. Sahnedekileri ciddiye almasın arkadaşlarım. Sahnede bazen argo da konuşuyoruz… Ferman yazıcılar var. Onlara gün doğmuş oldu. Ya bu insanlar hiç konsere gitmemiş, tiyatroya gitmemiş, hiç sahne şovu seyretmemiş.Röportajda söylediklerim beni bağlar ama sahnedeki sözler şov.”

    ‘YATACAĞIM YERİ ŞİMDİDEN HAZIRLADIM’

    Ünlü sanatçı yıllar önce Hürriyet’e verdiği röportajda şunları söylemişti:

    Yatacağım yeri de şimdiden ayarladım. Maçka’da babamın yattığı yerde bizim sülale mezarlarında incir altında yatacağım. Dolayısıyla oradan kopmam mümkün değil.

    Volkan Konak 58 yıllık ömrüne birçok ödül sığdırdı:

    2003 Kral Tv en iyi Halk Müziği Sanatçısı Ödülü

    2004 Magazin Gazetecileri en iyi Sanatçı Ödülü

    2004 Maranda Albümü En Çok Satış Yapan Albüm Ödülü

    2007 Mora Albümüyle Altın Plak Ödülü

    2009 Hürriyet Altın Kelebek En İyi Halk Müziği Erkek Solist Ödülü

    2009 Mimoza Albümü Altın Plak Ödülü

    2009 Mimoza Albümü Platin Plak Ödülü (Türkiye`nin En Çok Satan Albümü Ödülü)

    2010 16. Kral Tv en iyi Türk Halk Müziği Özel Ödülü

    2010 37. Altın Kelebek en iyi Türk Halk Müziği Erkek Solist Ödülü

    2011 38. Altın Kelebek en iyi Türk Halk Müziği Erkek Solist Ödülü

    2011 TRT Müzik Ödülleri En İyi Türk Halk Müziği Erkek Sanatçı Ödülü

    2011 TRT Müzik Ödülleri Yılın En İyi TV Müzik Programı Ödülü (Kuzeyin Oğlu – Show TV)

    2015 42. Pantene Altın Kelebek en iyi Türk Halk Müziği Erkek Solist Ödülü

    2016 Magazin Gazetecileri Derneği 22. Altın Objektif Ödülleri En İyi Erkek Sanatçı Ödülü

  • Kanser Olduğunu İddia Ederek Yardım Toplamaya Başladı Foyası Bakın Nasıl Ortaya Çıktı

    Kanser Olduğunu İddia Ederek Yardım Toplamaya Başladı Foyası Bakın Nasıl Ortaya Çıktı

    Müge Anlı’daki hikayeleri aratmıyor! Kocası tek sözüyle kanser tezgahını bozdu

    Sosyal medya bir yandan yardıma ihtiyacı olanlara umut ışığı olurken, diğer yandan en ustaca kurgulanmış dolandırıcılık hikayelerine de ev sahipliği yapıyor. Jessica Ann Smith’in ismi de işte tam bu noktada karşımıza çıkıyor. Kolon kanseri olduğunu söyleyerek kendine duygulara hitap eden bir hikâye yazdı. Ve bu hikayeyi o kadar ustalıkla anlattı ki kimse sorgulamadı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    HİKAYENİN ÇÖZÜLMESİ SAĞLAYAN İLK İPUCU

    GoFundMe ve Facebook üzerinden kampanyalar başlatan Smith, kolon kanseriyle mücadele ettiğini ve tıbbi masraflarını karşılayabilmek için desteğe ihtiyacı olduğunu söyledi. Kampanyalarında, hastalığı yüzünden çalışamadığını ve çocuklarına bakmakta zorlandığını belirten Smith, insanların iyi niyetinden faydalanarak 10 bin doların üzerinde bağış topladı. İnsanlar onun durumuna üzülerek para gönderdi. Herkesi çok ciddi bir kanser teşhisi konduğuna herkesi inandırdı. Sosyal medyada paylaştığı hastane fotoğrafları ve sağlık durumu hakkındaki açıklamalar kısa sürede dikkat çekti.

    ‘BAŞINDAN BERİ ÇOK FAZLA ŞÜPHELERİM VARDI’

    Podcast sunucusu Jeff Bergh, verdiği röportajda, Jessica’nın hikayesini duyduktan sonra şüpheleri olduğunu söyledi. Bergh, “Başından beri çok fazla şüphem vardı. Dürüst olmak gerekirse, röportajın en başından itibaren tuhaf görünüyordu. Vücut dilini okuma konusunda çok deneyimim var, bu yüzden yalan söylediğini anlayabiliyordum” ifadelerine yer verdi. Tüm bunların üzerine Jessica bir yayın daha yaparak, kendisini yalancılıkla suçlayanlara cevap verdi. Jessica, “Eğer biri bana yalan söylediğimi söyleseydi, ‘Tamam, o zaman pazartesi benimle kemoterapiye geliyorsun’ derdim” bilgisini paylaştı.

    Dolandırıcılığın ortaya çıkışındaki en büyük etken, Jessica Ann Smith’in eşinin şüphesi oldu. Smith’in kocasının da polise gelip karısının kanser olduğuna inanmadığını söylemesinin ardından resmi bir soruşturma başlatıldı. Polis soruşturması derinleştirildiğinde, Smith’in herhangi bir kanser tedavisi görmediği, yalnızca anemi teşhisi konduğu ve bunun için basit demir takviyeleri kullandığı tespit edildi.

    KOCASI TÜM YALANINI ORTAYA ÇIKARDI

    Üstelik bu Jessica’nın söylediği tek yalan değildi. Aynı zamanda doktor ve hemşire gibi davrandığı ve babasının öldüğü yalanını söylemişti. Polise ifade veren Jessica’nın kocası Smith, kanıtlar sunarak yalan söylediğini dile getirdi. Ayrıca karısının herhangi bir kanser türü için tedavi gördüğünü gösteren bir sigorta kaydı, beyanı veya belgesi yoktu. Smith, Jessica’nın hemşire gibi davrandığını ve çalıştığı iş yerine kanser tedavisi alabilmek için izin günlerine ihtiyacı olduğunu söylediğini de iddia etti. Ayrıca tek bir gün izin alabilmek için, patronlarına babasının öldüğünü söylediğini ve iş yerinden izin aldığını da dile getirdi. Tüm bunları araştıran polis, babasının aslında hayatta olduğunu ve Smith’in babasının adıyla uyuşmayan bir ölüm belgesi kopyası sunduğunu belirledi.

    ‘BAĞIŞ YAPMADAN ÖNCE DOĞRULUĞUNU ARAŞTIRIN’

    Polis, soruşturmalarına dayanarak Smith’in kanser teşhisi hakkında yalan söylediğini belirledi. Bu gelişmeler üzerine, Smith Kasım 2019’da tutuklandı. Mahkeme süreci boyunca suçlamaları reddeden Smith, daha sonra suçunu kabul etti. 2021 yılında sonuçlanan dava neticesinde, dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından 3 yıl denetimli serbestlik cezasına çarptırıldı. Ayrıca, mağdurlara topladığı bağışları iade etmesi kararlaştırıldı.

    Bu olay, sosyal medya bağış kampanyalarının nasıl suistimal edilebileceğini gözler önüne serdi. Uzmanlar, bağış yapmadan önce kampanyaların doğruluğunun araştırılması gerektiğini vurguluyor. Sahte yardım kampanyaları, yalnızca bağış yapanları dolandırmakla kalmıyor, gerçekten ihtiyacı olan insanların da güvenini zedeliyor. Yetkililer, dolandırıcılıkla mücadele için bağış platformlarının daha sıkı denetimler yapması gerektiğini belirtirken, kullanıcıların da her kampanyaya sorgusuz sualsiz destek vermemesi gerektiğinin altını çiziyor.

  • Önce rahim sonra meme kanseri olmuştu! Nursel Ergin müjdeli haberi duyurdu

    Önce rahim sonra meme kanseri olmuştu! Nursel Ergin müjdeli haberi duyurdu

    2024 yılında kanser teşhisi konulan Nursel Ergin, yoğun bir tedavi sürecinden geçti. 8 aydır mücadele eden Nursel Ergin, sosyal medya hesabından müjdeli haberi verdi.

    Sunduğu yemek programını ani bir kararla bırakan Nursel Ergin geçtiğimiz haftalarda ekranlara geri döndü. Uzun süredir gözlerden uzak yaşayan Ergin’in 8 aydır kanser tedavisi gördüğü öğrenildi. Zorlu bir süreçten geçen Ergin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla müjdeyi verdi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ

    2007 yılında Var Mısın Yok Musun yarışma ile adını duyuran Nursel Ergin, Gelinim Mutfakta adlı yemek programını sunuyordu.

    Ergin’in 8 ay boyunca meme kanseri ile mücadele ettiği ortaya çıktı.

    KANSERE YAKALANDIĞINI AÇIKLAMIŞTI
    44 yaşındaki Nursel Ergin hastalığa dair merak edilenleri sosyal medya hesabından yaptığı canlı yayında açıklayarak şunları söylemişti: “Ben doktora gittim. Muayenede hemen anlaşıldı. Biyopsi yapılmaya karar verildi. Çok acıtan ağrılı bir işlem, aslında o sonucu beklemek çok kötü bir his…”

    “RAHİMDEN SONRA İKİNCİ ŞOK MEMEDEYDİ”
    “Çok güzel sonuçlarla karşılaşmadım. Rahimden sonra yaşadığım ikinci şok mememdekiydi. Aslında ilk duyduğumda ‘tedaviye ihtiyacım olmayabilir’ diye konuşulmuştu ama sonra gerçeklerle yüzleştim; ‘6 seans kemoterapi’ denildi. Bana süreçle ilgili bilgiler verildi.

    İlk kemoterapiye girdiğimde, meditasyon müziği koydum ve şöyle düşündüm bu beni iyileştirecek bir şifa… Kemoterapi inanılmaz şeyler yapıyor vücuda, zor bir süreç bu süre kendinizi sağlam hazırlamanız gerekiyor.”

    “PSİKOLOJİK OLARAK YIPRANDIM”
    “21 güne bir alınıyor kemoterapi 2 ve 3’üncüden sonra bedeniniz sizden çıkıyor, iyi beslenin kendinizi sevmekten vazgeçmeyin. Psikolojik olarak çok yıprandığınız bir dönem olduğu için herkes size fazla geliyor. Kendimi tamamen eve kapattığım bir süreç oldu. Sosyal medyamı da bu yüzden kapattım. Ben de bir insanım, ben de bir kadınım.”

    “KIZIMA, KÖPEĞİME TAHAMMÜL EDEMEDİĞİM DURUMLAR OLDU”
    “Hayatı boyunca her şey için savaş vermiş bir kadınım. Kim ne söylerse söylesin umurumda değil. Ne olması gerekiyorsa öyle olması gerekiyor aynı şekilde yaşanması gerekenlerde… Evliliğimle ilgili başka türlü şeyler anılmak istedi ama hayat kaygıları yaşadıklarımız boşanmamıza neden oldu. Yine bu süreçte de Murat çok yanımdaydı, ben içsel olarak bazı şeyleri kabul edemedim. Aynı şekilde, kızıma köpeğime tahammül edemediğim durumlar da oldu. İlk doğru yaptığım şey işimi bırakmak oldu.”

    “42 KİLOYUM”
    “Şu an 42 kiloyum. Kendinize bebekler gibi bakmanız gereken bir dönem. Kimin ne dediğini boş verin. Enerjinizi kim düşürüyorsa, onlardan uzaklaşmanız gereken bir dönem bu dönem. O kadar uykusuz zor gecelerim oldu ki… O gecelerin içinden yeniden doğarak çıktım.

    MÜJDEYİ VERDİ
    Nursel Ergin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda müjdeli haberi verdi.

    “BEBEKLER GİBİ BAKILDIM VE BİTTİ”
    Kanseri yendiğini açıklayarak doktorlarına teşekkür eden Ergin, şu ifadeleri kullandı: “Çok zor bir süreç ama bu kadar güzel bir aileye, profesyonel ellere teslim olduğum için hepsinin ellerinden öpüyorum. Çok minnettarım. Bebekler gibi bakıldım ve bitti!”

  • Çocuğunu okuldan almaya gitmedi, evinde ölü bulundu

    Çocuğunu okuldan almaya gitmedi, evinde ölü bulundu

    Edirne’nin Medrese Ali Bey Mahallesi’nde yaşayan 44 yaşındaki Faize Özkan, çocuğunu okul çıkışı almadı. Komşularının telefon çağrılarına cevap vermeyince şüphelenen vatandaşlar, 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulundu.

    Kadının evine itfaiye, ambulans ve polis ekibi sevk edildi. Eve giren ekipler, kadının cansız bedeniyle karşılaştı.
    Kadının hayatını kaybettiğini öğrenen yakınları sinir krizi geçirdi. Vücudunda herhangi bir darp izine rastlanmayan kadının cansız bedeni hastane morguna kaldırıldı. Polis ekipleri, Özkan’ın ölüm sebebinin belirlenmesiyle ilgili inceleme başlattı.

  • Sevim Emre’den Filiz Akın’ın vasiyetine yorum! ‘En güzelini yapmış’

    Sevim Emre’den Filiz Akın’ın vasiyetine yorum! ‘En güzelini yapmış’

    Türk sinemasına damgasını vurmuş isimlerden usta sanatçı Filiz Akın hayatını kaybetti. İstanbul’da tedavi gören ünlü oyuncu, 82 yaşında yaşama gözlerini yumdu. Akın’ın naaşı Aşiyan’da toprağa verildi. Sanatçının vasiyeti hakkında Sevim Emre yorum yaptı.

    HABER MERKEZİ – Filiz Akın, zatürre ve enfeksiyon hastalıkları nedeniyle İstanbul’da bir süredir tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

    Karakter derinliği taşıyan rollerde bulunduğu Gurbet Kuşları, Kader, Ankara Ekspresi, Umutsuzlar, Utanç, Acı Hayat ve Memleketim gibi eserlerde boy gösteren isim, vasiyeti üzerine yakın çevresiyle birlikte sessiz sedasız toprağa verildi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    EŞİ DUYURDU

    Vefat haberini, usta oyuncunun eşi Sönmez Köksal sosyal medya hesabından duyurdu.

    “Sevgili eşim, hayat arkadaşım Filiz’i uzun süren bir hastalık sonucu 21 Mart 2025 gecesi kaybettim. Vasiyeti uyarınca her türlü dini vecibeler yerine getirilerek en yakın aile mensupları tarafından bugün (22 Mart 2025) Aşiyan’da toprağa verildi. Sevenlerinin başı sağ olsun. Filiz’in anısını yaşatmak isteyenler Türkiye Eğitim Derneği’ne (TED) bağış yapabilirler.”


    “İYİ Kİ BENİM ANNEM OLMUŞSUN”

    Usta sanatçının oğlu İlker İnanoğlu’da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla yürekleri burktu:

    “Bu dünyaca beni en çok seven insan, Yumurcak filmlerindeki partnerim, her şeyim… Asaletin, zarafetin, kibarlığın, merhametin ve tabii ki olağanüstü güzelliğinle ülkemizin insanlarının kalbinde taht kurdun, kraliçe oldun. Sana veda etmek çok zor çünkü artık yalnız kalıyorum…Allah rahmet eylesin, mekanın cennet olsun. Torunun Alec’in dediği gibi; Cennetteki en uzun ağacın altında buluşuyoruz. Orada bekle bizi.”

    “EDEP DİYORUM”

    Vasiyeti üzerine sessiz sedasız toprağa verilen Filiz Akın hakkında Orhan Gencebay’ın eşi Sevim Emre’den çarpıcı bir yorum geldi.

    Yapılanı destekleyen Emre, ‘En güzelini yapmış. Çünkü maalesef cenazelerde bazı kişiler oradaki acıyı paylaşmak yerine sanatçılarla selfie yapmak istiyor. Edep diyorum başka bir şey demiyorum.’ ifadelerini kullandı.

  • Çatı tamiri yapan baba ve oğlunu rüzgar uçurdu! 10 metreden düşerek öl*düler

    Çatı tamiri yapan baba ve oğlunu rüzgar uçurdu! 10 metreden düşerek öl*düler


    İzmir Çiğli’de çatı tamiri yaparken rüzgarın savurduğu baba- oğul, 10 metreden düşüp öl*dü.
    Çatı tamiri yapan Muharrem Barışık (43) ile oğlu Eren Barışık (17), şiddetli rüzgar nedeniyle 10 metre yükseklikten düşüp, yaşamını yitirdi.

    Olay, saat 17.00 sıralarında Güzeltepe Mahallesi 8422 sokakta meydana geldi. İddiaya göre, çatı tamiri işleri yapan Muharrem ve oğlu Eren Barışık, 3 katlı bir evin çatısına çıktı. Baba- oğul çalıştığı sırada, şiddetli rüzgarın savurması sonucu, yaklaşık 10 metre yükseklikten düştü. Çevredekilerin durumu bildirmesi üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, Muharrem Barışık’ın olay yerinde yaşamını yitirdiği tespit edildi. Ağır yaralanan Eren Barışık ise Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Eren Barışık da doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Baba ve oğlunun cenazesi, savcının incelemesinin ardından İzmir Adli Tıp Kurumu’nun morguna kaldırıldı.

    Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürdürülüyor.

  • Kayıp Mertcan ölü bulundu

    Kayıp Mertcan ölü bulundu

    Hatay’ın Samandağ ilçesinde 2 gün kayıp olarak aranırken cansız bedeni bulunan 23 yaşındaki Mertcan Güvercin’in av tüfeğiyle öld*rüldüğü ortaya çıktı.
    Olayla ilgili yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 6 şüpheliden 1’inin silahla bölgeden ayrıldığı anlar güvenlik kamerasına yansıdı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ

    Samandağ’ın Avcılar Mahallesi’nde yaşayan Mertcan Güvercin’den 14 Mart’ta haber alamayan ailesi, jandarmaya haber verdi.

    Bölgede arama yapan jandarma, önceki gün Mızraklı Mahallesi’ndeki dağlık bölgede Güvercin’in cansız bedenine ulaştı. Jandarmanın yaptığı olay yeri incelemesinin ardından Mertcan Güvercin’in ces*edi, kesin öl*üm nedeninin belirlenebilmesi için morga kaldırıldı. Yapılan otopsinin ardından ailesine teslim edilen Güvercin’in cenazesi yakınları tarafından toprağa verildi.

     

    CİNYETE KURBAN GİTTİĞİ ORTAYA ÇIKTI

    Güvercin’in yapılan otopsisinde av tüfeğiyle vurularak öld*rüldüğü tespit edildi. Güvercin cansız bedeninin bulunduğu bölgedeki güvenlik kameralarını inceleyen jandarma, bir kişinin elinde av tüfeği ile uzaklaştığını belirledi.

    Eşkali belirlenen şüphelinin kimliğini saptayan jandarma harekete geçti. Jandarmanın yaptığı operasyonda cin*yete karıştığı öne sürülen ve kameralara silahlı görüntüsü yansıyan şüpheli ile birlikte 6 kişi yakalandı. Gözaltına alınan şüpheliler, İlçe Jandarma Komutanlığı’na getirildi.

    Jandarmanın olayla ilgili soruşturması devam ediyor.

  • Melike Eşiyok cinayetinde 6 yıl sonra flaş gelişme: Kardeşlerin itirafları şoke etti “Babamız hep kalorifere bağlardı…”

    Melike Eşiyok cinayetinde 6 yıl sonra flaş gelişme: Kardeşlerin itirafları şoke etti “Babamız hep kalorifere bağlardı…”

    Arnavutköy’ün Sazlıbosna Barajı’nda 6 yıl önce bulunan 4 yaşındaki Melike Eşiyok’un cinayetine ilişkin hazırlanan iddianamede kan donduran detaylar ortaya çıktı. Öğretmenlerine korkunç olayı anlatan kardeşler H. ve E. Eşiyok, babalarının ve üvey annelerinin Melike’ye işkence yaparak öld*rdüğünü söyledi. Çocuklar, “Bizi de Melike’yi de aç ve susuz bıraktılar, tek ayak üzerinde saatlerce durmaya zorladılar, Melike’yi kalorifer peteğine bağladılar. Babamız ve üvey annemiz onu öld*rdü, çantasına koyup göle attı” dedi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ

    6 YIL SONRA AYDINLANAN VAHŞET

    Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, 15 Nisan 2018’de Sazlıbosna Barajı’nda çarşafa sarılı şekilde bulunan kız çocuğu cesedinin kimliğinin belirlenemediği ve soruşturmanın askıya alındığı belirtildi. Ancak yıllar sonra Melike’nin kardeşleri öğretmenlerine, korkunç olayın detaylarını anlatarak cin*yeti aydınlattı.

    “MELİKE’Yİ AÇ BIRAKIP İŞKENCE ETTİLER”

    Çocukların ifadelerine göre, üvey anne Zehra ve baba Cahit Eşiyok, Melike’yi ve kardeşlerini sistematik olarak aç bıraktı, şiddet uyguladı ve işkence etti. Çocukların beyanlarına göre: Tek ayak üstünde ceza: Altlarına kaçırdıkları için tek ayak üstünde saatlerce bekletildiler.

    Şiddet ve eziyet: Üvey anneleri, ayakları yere değdiğinde çekiçle vuruyordu Dışarıda ıslatma cezası: Yağmurlu havalarda dışarı çıkarılıp üvey anneleri tarafından içeriden izlendiler. Tazyikli su ile işkence: Günlerce aç bırakıldılar, üzerine tazyikli su sıkıldı. Melike kalorifer peteğine bağlandı: Aç bırakılan Melike, en son kalorifer peteğine bağlandı ve kısa süre sonra hayatını kaybetti.

    “CES*EDİ MEZARLIĞA GÖMEMEDİK GÖLE ATTIK”

    Baba Cahit Eşiyok, iddianamedeki ifadesinde, Zehra’nın Melike’nin öld*ğünü haber vermesi üzerine korkarak ces*edi gömmeye çalıştıklarını, ancak mezarlıkta uygun yer bulamadıkları için göle attıklarını itiraf etti.

    ÜVEY ANNE ZEHRA’NIN İFADESİ KAN DONDURDU!

    “Cahit çocuklarını darp ediyordu. Ben bu konuda uyarınca ‘sen karışma onlar benim çocuklarım’ diyordu. Oklava ile sürekli dövüyordu çocukları. Melike ölm*den önceki gün ateşlendi. Ateş düşürücü şurup verdim. Ateşi ve yaraları olduğu için diğer odada kardeşlerinden ayrı yattı. Cahit olay günü Melike’yi odaya kilitledi. Sonra ben baktım. Buz gibi olduğunu ve nefes almadığını söyledim. Cahit bana ‘ben halledeceğim polisi ve ambulansı arama’ dedi. Ben ‘polise anlatalım her şeyi’ dedim.

    Bana ‘sen üvey annesisin, Melike’de darp var inanmazlar bize’ dedi. Cezaevine girme korkusundan ve tehdit edildiğimden sustum. O gün akşama kadar Melike odada kaldı. Cahit, Melike’yi banyoya götürdü, yıkadı, kefenledi. Sonra Cahit arabaya Melike’yi koydu. Ertesi gün ne yaptığını sorduğumda ‘denize bıraktım’ dedi. Bu olaydan sonra psikolojim bozuldu, evden ayrıldım. Suçmaları kabul etmiyorum” ifadelerini kullandı.

    ÖZ ANNE: “KORKTUM, KİMSEYE BİR ŞEY DİYEMEDİM”

    Melike’nin öz annesi Meryem Ataman ise, babanın baskısı nedeniyle sessiz kaldığını belirterek, “Cahit, Melike’nin öld*ğünü eve döndüğümde söyledi. Hayatta kalan çocuklarım zarar görmesin diye susmak zorunda kaldım” dedi.

    SANIKLARA AĞIR CEZA TALEBİ

    Savcılık iddianamesinde baba Cahit ve üvey anne Zehra’nın “çocuğa karşı kasten öld*rme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, “çocuğa eziyet” suçundan ise 3 ila 8 yıl hapis cezası istendi. Öz anne Meryem Ataman hakkında ise “suçluyu kayırma” suçundan 6 ay ila 5 yıl hapis talep edildi. Mahkeme tarafından kabul edilen iddianame kapsamında, sanıkların yargılanmalarına önümüzdeki günlerde başlanacak.

  • Yakın arkadaşının cenazesine katılamamıştı… ‘Paranın kölesi olmuşsunuz’ sözleri ünlü oyuncuyu çıldırttı!

    Yakın arkadaşının cenazesine katılamamıştı… ‘Paranın kölesi olmuşsunuz’ sözleri ünlü oyuncuyu çıldırttı!

    “Kardeş Payı” dizisinde canlandırdığı ‘Büyük Hilmi’ karakteriyle tanınan Şinasi Yurtsever dün son yolculuğuna uğurlandı. 51 yaşında hayatını kaybeden ünlü oyuncu için Atatürk Kültür Merkezi’nde veda töreni düzenlendi. Törene katılamayan İlker Aksum tepki çekti. Ünlü oyuncu sosyal medya hesabından isyan etti.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Ölümüyle sanat dünyasını yasa boğan Şinasi Yurtsever için dün Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) veda töreni düzenlendi. Törene ünlü oyuncunun 18 yıllık eşi Ferihan Kaya Yurtsever, annesi Güler Yurtsever, kardeşi Mümtaz Sadi Yurtsever ve çok sayıda sanatçı dostu katıldı.

    AHMET KURAL GÖZYAŞLARINA BOĞULDU

    “Kardeş Payı” dizisinde Şinasi Yurtsever ile rol alan Ahmet Kural törende yaptığı konuşma sırasında gözyaşlarını tutamadı. Ahmet Kural, “Daha oyunculuk yapmadan önce 2006 yılında buralarda bir mekânda karşılaşmıştım kendisiyle. Çok büyük hayranı olduğumu söylemiştim. Sonra 2009 yılında dizi çekmeye gittik. Orada her hafta sonu bekliyordum gelsin diye. Hepimizin başı sağ olsun” diye konuştu.

    GÜLE GÜLE ŞİNASİ ABİ

    Onur Buldu da Şinasi Yurtsever’e duygusal bir konuşma ile veda etti: “Çocuk adam, derdim ona, bence onu en iyi anlatan cümle budur. Biz şimdi kiminle uğraşacağız abi? O kocaman boşluğu nasıl doldurabileceğiz? Güle güle Şinasi Abi. Güle güle çocuk adam. Güle güle en büyük Beşiktaşlı Şinasi Yurtsever. Hayatımızdaki varlığın için sana teşekkür ederiz.”

    ‘CENAZEYE KATILAMADIM’

    Sanat camiasının akın ettiği cenaze törenine bir dönem ‘Yabancı Damat’ dizisinde birlikte rol aldığı yakın arkadaşı İlker Aksum’un katılmaması dikkat çekmişti. Cenaze törenine katılamayan ve Instagram hesabından bir paylaşım yapan İlker Aksum şu ifadeleri kullanmıştı;

    “Arkadaşlar, 53 yaşındayım 35 yıldır bu mesleğin içerisindeyim. İlk defa serzenişte bulunuyorum mesleğime. Hayattaki en yakın dostlarımdan biri Şinasi Yurtsever’in bugün cenazesi kalkıyor ve ben onun yanında olamıyorum. Çünkü eğer bugün çekimimi yapmazsam yayın olamayacak. 150 kişi parasını alamayacak. Ne diyeyim? Şinasiciğim, kardeşim, canım, dostum beni affet”

    İlker Aksum’un paylaşımı sosyal medyada çok konuşuldu. Yakın arkadaşının cenazesine katılamadığı için Aksum’u eleştirenler oldu.

    Yeni bir açıklama yapan ünlü oyuncu, ‘Paranın kölesi olmuşsunuz’ eleştirilerine isyan etti:

    ‘BEN ŞİNASİ’Yİ YAŞATACAĞIM’

    ‘Dün bir yayın yaptım Şinasi Yurtsever’in cenazesine katılamadığım için mesleğime serzenişte bulundum. Sağ olun, yüz binler baş sağlığı diledi. Fakat bazı yorumlarda da ‘Sizin dünyanız böyle, yapımcılar şöyle… Siz paranın kölesisiniz’ gibi şeyler vardı. Benim yapımcımın haberi dahi yok. Ben başıma ne geleceğini biliyorum, burada tecrübe konuşuyor.

    Ben ‘150 kişi para alamayacak’ dedim. Hayır, aileleriyle beraber 500’ü buluyor. Biz bölüm başına kazanıyoruz. Bu olmayacaktı. Diyorlar ki ‘Sen karşılasaydın’ karşılasam bile bunun bizim elimizde olmayan tarafları var. Ben Şinasi’mi yaşatacağım, üzüntümü telafi edeceğim…

    Şinasi’me ben kendimi affettireceğim. Lütfen ‘Paranın kölesi olmuşsunuz’ demeyin. Yazıklar olsun! Ne zaman gördünüz benden böyle bir şey? Kaç yıldır bu işin içindeyim, ne zaman paranın kölesi oldum. Ne zaman ben para için yalakalık yaptım. Hayır, kabul etmiyorum bunu, hiç kimseye laf etmenizi kabul etmiyorum’

  • Şinasi Yurtsever’e son yolculuğuna uğurlandı! Acılı anne oğlunu tabutuna kapanıp ağladı

    Şinasi Yurtsever’e son yolculuğuna uğurlandı! Acılı anne oğlunu tabutuna kapanıp ağladı

    Mide kanseriyle mücadele ederken hayatını kaybeden ünlü oyuncu Şinasi Yurtsever için Atatürk Kültür Merkezi’nde tören düzenlendi. Yurtsever’in cenaze namazının ardından defnedileceği Zincirlikuyu Mezarlığı’nda son yolculuğuna uğurlanırken acılı anne, oğlunun tabutuna kapanıp ağladı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ

    Mide kanseriyle mücadele ederken kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden ünlü oyuncu Şinasi Yurtsever son yolculuğuna uğurlanıyor. 51 yaşında hayatını kaybeden Yurtsever için ilk tören Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlendi.

    ÜNLÜ İSİMLER ARKADAŞLARINI UĞURLUYOR
    Törene Kerem Kupacı, Ahmet Kural, Ferit Aktuğ, Bahar Şahin, Onur Buldu, Sadi Celil Cengiz, Selçuk Aydemir, Sarp Apak, Ruhi Sarı, Cem Gelinoğlu, Metin Keçeci, Bora Akkaş gibi ünlü isimler katıldı.

    ACILI ANNENİN FERYADI
    Salon girişinde taziyeleri kabul eden anne Güler Yurtsever ‘Yavrum’ diyerek ağladı.

    ONUR BULDU: GÜLE GÜLE ÇOCUK ADAM
    Erken saatte törenin düzenlendiği AKM’ye gelerek acılı aileye destek olan oyuncu Onur Buldu da konuşmasında “‘Çocuk adam’ derdim ona, bence onu en iyi anlatan cümle budur. Onu anlatacak çok kelime, çok cümle var ama dilimin ve yüreğimin yetişebileceğini zannetmiyorum. Biz şimdi kiminle uğraşacağız abi? O kocaman boşluğu nasıl doldurabileceğiz? güle güle Şinasi Abi… Güle güle çocuk adam… Güle güle en büyük Beşiktaşlı Şinasi Yurtsever… Hayatımızdaki varlığın için sana teşekkür ederiz. Bir gün yeniden buluşacağımıza eminiz.”

    Törende ön sıralarda yer alan Devin Özgün Çınar ve Engin Günaydın da törende gözyaşlarına hakim olamadı.

    AHMET KURAL AĞLADI
    Konuşma yapmak için sahneye çıkan Ahmet Kural, gözyaşlarına hakim olamayarak “Daha oyunculuk yapmadan önce 2006 yılında buralarda bir mekanda karşılaşmıştım kendisiyle. Çok büyük hayranı olduğumu söylemiştim. Sonra 2009 yılında dizi çekmeye gittik. Orada her hafta sonu bekliyordum gelsin diye. Hepimizin başı sağ olsun” diyerek tabutu öpüp hızlıca sahneden indi.

    BİROL GÜVEN: ÇOK İYİ İNSANDI ÖLÜM ERKEN GELDİ
    Törende konuşan Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven, “1999 yılında bir dizi yaptık. O zaman hiçbirimiz bir şey bilmiyorduk. Her şeyi o diziden öğrendik. Sete ilk gelişini dün gibi hatırlıyorum. Bir baktım Şinasi’nin yüzünde bir gülümse. O gülümse milyonlarca kez paylaşılan bir gülümseme. Herhalde onun kimliği gibi bir şey. Birkaç bölüm dizide oynadı ama asıl hedefi senaryo yazmaktı. Bizim yolumuz ayrıldı ama hep karşılaştık. Yüzündeki o gülümseme hiç gitmedi. Şinasi gerçekten çok iyi bir insandı. Her ölüm erken gelir ama Şinasi’ninki çok erken oldu. Sayın Bakanımızın başsağlığını da iletmek isterim. Ailesine ve eşine sabırlar diliyorum” dedi.

    AYHAN TAŞ: BU AİLEDE YAŞADIĞIM İLK KAYIP
    Oyuncu Ayhan Taş ise, “Biz bir aileyiz. Birbirimizi tanımasak da aileyiz. Hep beraberiz. Bu ailede ilk yaşadığım kayıp. Kayıpta diyemiyoruz. Canım arkadaşımız, sevdiğimiz, birlikte mesleğimizi paylaştığımız. İnsanları güldürebilmek onlara moral verebilmek için hem de yaşamımızı kazanmak için Şinasi’yle gönülden çalıştık. Seti her zaman iyi, eğlenceli, keyiflidir. İyi bir ekip arkadaşıdır. Bizim aile olduğumuzu dışarıdaki insanlar biliyor. Birebir tanımayanlar gelip başınız sağ olsun diyorlar. Uğurlar olsun Şinasi” diye konuştu.

    İNAN GÜNAY:MHER YOLCULUK BİZDEN BİR KOPUŞTUR
    Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Günay, “‘O güzel insanlar o güzel atlara binip gittiler’ diyor şair. Şinasi kardeşimiz de yine o yitip giden kardeşlerimizden oldu. Son dönemde içimizi acıtan birçok sanatçı, aydını yolcu ettik. Her yolculuk bizden de bir kopuştu. Şinasi Bey Beyoğlu’ndan komşumuzdu. Mahallesine, ilçesine duyarlıydı. Dönem dönem belediyeye taleplerini iletirdi. Hallolduğunda da geri döner teşekkür ederdi. Duyarlılığı kadar nezaketiyle bildiğimiz bir kardeşimizdi. Uğurlar olsun. Yolu açık olsun” ifadelerini kullandı.

    SADİ CELİL CENGİZ: HİKAYELERİN ADAMI ARAMIZDAN AYRILDI
    Oyuncu Sadi Celil Cengiz, “Onun yanında bir saniye bile canınız sıkılmazdı. Ya size ilginç bir hikaye anlatırdı ya da entelektüel bir sohbet açardı. Yaşını, kariyerini hiçbir zaman bizim önümüze bir bariyer olarak koymadı. Hep açık iletişimdeydi. Hep böyle hayatın içindeydi. Bir saniye boş baktığını görmedim. Hayatını dolu dolu yaşadı. Nihayetinde de hikayelerin adamı aramızdan ayrıldı” dedi.

    Sarp Apak da “Hepimiz çok seviyoruz. Mekanı cennet olsun. Bize çok önemli bir hatıra bıraktı. İyi ki vardın. Seni seviyorum Şinasi” şeklinde konuştu.

    ELÇUK AYDEMİR: HAKSIZLIĞA KARŞI HİÇ SESSİZ KALMADI
    Selçuk Aydemir, “Bence Şinasi’yi en iyi anlatan cümle, hepimizin bir Şinasi’si var. Benim yolum onunkiyle 17 yıl önce kesişti. 17 yıl önce hayatıma neşe ve mutluluk kaynağı oldu. Bir ağabeylik rolü üstlendi. Üstlendiği rollerde ne kadar başarılı biliyorsunuz. Hep hakkı gözetti. Haksızlığa karşı da hiç sessiz kalmadı. Zor zamanlarımda yanımdaydı. Sıra kendisine geldiğinde hep dik durdu. Hastalığıyla alakalı hiç yakındığını görmedim. İyiye gidiyor demişti. Benim için ayakta öldü gibi bir şey. Adam kimseye yük olmadan sadece neşe ve mutluluk saçmak için dünyaya gelmiş gibi. Sevmediğim bir özelliği vardı. Aceleciydi. Hala öyle. Hepimizden önce eve döndü. Hakka emanet. Elbet kavuşacağız. O zamana kadar evdekilere selam söyle Şinasi” ifadelerini kullandı.

    CENAZE NAMAZI KILINDI
    51 yaşında hayatını kaybeden oyuncu Şinasi Yurtsever için öğle namazına müteakip Barbaros Hayrettin Paşa Camii’nde cenaze töreni düzenlendi. Törene Yurtsever’in ailesi ve yakınlarının yanı sıra pek çok ünlü isim de katıldı.

    Üzgün olduğunu belirten oyuncu Ahmet Kural, “Çok sevdiğim bir ağabeyim, bir arkadaşımdı, 16-17 sene. Ani bir ölüm oldu. Mekanı cennet olsun, diyecek bir şey yok” ifadelerini kullandı.

    ENGİN ALTAN DÜZYATAN: DURUMUNUN İYİYE GİTTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORDUM
    Oyuncu Engin Altan Düzyatan, “Benim için ani oldu, ben durumun iyiye gittiğini düşünüyordum. Bu yaz karşılaşırız, görüşürüz, bu yaz birlikte vakit geçiririz diye düşünüyordum ama maalesef böyle bir anda bu haberi aldık. Başımız sağ olsun hepimizin, söylenecek çok fazla şey olmuyor bu durumlarda, hayatın bir gerçeği bu, bunu hatırlıyoruz hepimiz. Bir şekilde de maalesef hayat devam ediyor. Hepimize Allah sabır versin” şeklinde konuştu.

    DEFNEDİLDİ
    Yurtsever, Levent Hayrettin Paşa Camii’nde öğlen namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrası Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verildi.

    15 GÜN ÖNCE ZATÜRREYE YAKALANDI
    Bir süredir mide kanseri tedavisi gören ve 15 gün önce zatürre hastalığına yakalandıktan sonra hastaneye yatırılan Şinasi Yurtseverden acı haber geldi. 51 yaşındaki oyuncu hayatını kaybetti.

    SON PAYLAŞIMINI 24 GÜN ÖNCE YAPTI
    Oyuncu Şinasi Yurtsever, Cengiz Bozkurt ve Engin Günaydın ile yer aldığı fotoğrafı “Güzel Dostluklar” notu ile paylaşmıştı.

    ŞİNASİ YURTSEVER KİMDİR?
    1997 ile 2000 yılları arasında yayınlanan Küçük İbo dizisinde Selçuk karakteriyle tanındı. Ardından Yılan Hikâyesi, Kınalı Kar, Avrupa Yakası, Yabancı Damat, Bir Bulut Olsam ve Aşk ve Ceza gibi birçok televizyon dizisinde rol aldı. 2003 yapımı Yazı Tura filminde Basri karakteriyle ilk sinema tecrübesini yaşadı.

    BİRÇOK FİLMDE YER ALDI
    Ardından Hayatımın Kadınısın, Hokkabaz ve Küçük Kıyamet adlı sinema filmlerinde rol aldı. 2011 yılında Çalgı Çengi filminde nakliyatçı rolünü canlandırdı.

    2012 yılında başlayan İşler Güçler dizisinde yapımcı Hakkı karakteriyle ün kazandı. 2013 yapımı Düğün Dernek filminde Yılmaz karakterini canlandırdı. 2014 yılında başlayan Kardeş Payı dizisinde ise Hilmi karakterini canlandırdı ve Düğün Dernek 2 filminde de rol almıştır.

  • Şarkıcı Züleyha Ortak’ın evinde korkunç olay! Tamire gelen usta vuruldu

    Şarkıcı Züleyha Ortak’ın evinde korkunç olay! Tamire gelen usta vuruldu

    Etnik ve Türk Halk Müziği’nin güçlü yorumcusu Züleyha Ortak’ın başına korkunç bir olay geldi. Ünlü ismin, tamir için evine çağırdı usta vuruldu. Ortak, sosyal medya hesabından yaşadığı olayı anlattı.

    Olay dün saat 15.00 sıralarında Şişli’deki 19 Mayıs Mahallesi 19 Mayıs Caddesi üzerinde bulunan bir rezidansın önünde meydana geldi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ

    Edinilen bilgiye göre, sanatçı Züleyha Ortak’ın evine duşakabin yapımı için giden Taştan Karaca malzeme almak için sokakta bulunan park halindeki aracına indi. Taştan Karaca bu sırada yeğeni Caner K.’nın silahlı saldırısı sonucu ağır yaralandı. Sağlık ekiplerince hastaneye kaldırılan Taştan Karaca, tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.

    Kaçan şüpheli Caner K.’nin Taştan Karaca’nın yeğeni olduğu tespit edildi. Şüpheliyi yakalama çalışmaları sürerken, Caner K.’nin poliste 3 suç kaydı olduğu da ortaya çıktı.

    ÜNLÜ SANATÇIDAN AÇIKLAMA

    Diğer yandan yeğeni Caner K. tarafından öldürülen Taşdan Karaca’nın, Türk Halk Müziği sanatçısı Züleyha Ortak’ın evine tamir için gittiği ve olayın bu sırada gerçekleştiği ortaya çıktı.

    Konuyla ilgili sosyal medya hesabından paylaşım yapan Ortak, “Evime duşakabin yapımı için gelen adamcağız güpegündüz vuruldu. Allahım inşallah hayattadır. Arabadan malzeme almaya gidiyor. ‘Amca seni görmeye geldim, konum at’ diyen yeğeni tarafından vuruluyor. Eşyalarına dokunmadan çıkıyorum evden. Rabbim hayırlı evlat, hayırlı yeğen, hayırlı insanlarla karşılaştırsın” ifadelerini kullandı.

  • Nurdan Torun’dan Cenk Torun açıklaması! Adı ihanete karışan oğluna destek verdi

    Nurdan Torun’dan Cenk Torun açıklaması! Adı ihanete karışan oğluna destek verdi

    Cenk Torun’la Mahassine Merabet hakkında çıkan ihanet iddiaları sonrası, sanatçı Nurdan Torun’dan ilk açıklama geldi. Nurdan Torun, oğlu Cenk Torun’dan yana bir tavır takınmayı seçti.

    Cenk Torun’un eşi Nevin Torun, eşinin kendisini Esaret dizisinde başrolü paylaştığı oyuncu Mahassine Merabet ile aldattığını öne sürmüş ve boşanma davası açtığı eşinden, 40 milyon TL tazminat ve 300 bin TL nafaka istediği öğrenilmişti.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Avukatı aracılığıyla açıklamada bulunan Cenk Torun’sa, sosyal medyada değil mahkemede konuşacağını söylemişti.

    Söz konusu açıklamada; Cenk Torun ve Nevin Torun hakkında başlamış olan boşanma davası hakkında bilgi vermenin hukuki olarak doğru olmadığı belirtilirken, ‘Boşanma davası açmış olan Nevin Torun’un, asılsız olan “zina” iddialarına karşı tüm cevaplarımız mahkemeye, delilleriyle birlikte sunulmuştur. Elbette bu iddialar asılsızdır, doğru değildir. Sayın mahkeme en doğru kararı verecektir’ ifadeleri yer almıştı.

    NURDAN TORUN’DAN OĞLUNA DESTEK
    Cenk Torun’un Türk sanat müziği sanatçısı annesi Nurdan Torun’sa, yaşanan gelişmeler sonrası sessizliğini bozdu. Nurdan Torun oğlu Cenk Torun’a, ‘Eskiden çok acı çekmiş ruh, bugün güçlü bir umursamamayı seçecektir’ sözüyle destek oldu.

    “İDDİALAR TAMAMEN ASILSIZDIR”
    Cenk Torun ise kendisiyle ilgili çıkan iddialara sosyal medya hesabından yanıt vermişti:

    “Son dönemde yıllarımı sevgi ve saygı ile paylaştığım, Nevin Torun’la yaşadığımız boşanma sürecimiz sebebiyle istemeden gündemin bir parçası oldum. Boşanmak zaten zor bir süreç iken gerçeğe aykırı yayınlar ya da ithamlar nedeniyle son derece üzgün olduğumu belirtmek isterim.

    Konuşmak, iddialara yanıt vermek ve olası polemiklere girmek tarzım olmadığı için susmayı ve hukuki haklarımı aramayı bu zamana kadar tercih ettim. Sadece işimi doğru ve iyi yapmaya çalışırken ve işimden başka hiçbir şeyle konuşulmak istemezken, 3 yıldır rol aldığım günlük dizi sebebiyle her anımı paylaşmak durumunda olduğum partnerim ve benimle ilgili gündeme gelen iddialar tamamen asılsızdır.

    Yapılan itibarsızlaştırma çabalarının eşimle olan boşanma kararımla hiçbir bağlantısı yoktur. Asılsız iddiaların, yalancı şahitlerin ve de haberlerin tamamı hukuki mücadelemiz sonucunda aydınlığa kavuşacaktır.

    Kanıt olarak ortaya atılan tüm görüntüler, dizinin çekim sürecine dahil çalışmalardır. Yapılan çirkin suçlamalara rağmen, saygı ve şevkle devam edeceğim.

    Bu süreçte beni yalnız bırakmayan, güven ve inançla yanımda olan yapımcım, ekip arkadaşlarım, sevgiyle sarmalayan takipçilerime teşekkür ederim.”