Yazar: admin

  • İstanbul’da yamyam vakası! İş insanını öl*ürüp kurban eti diye dağıttılar!

    İstanbul’da yamyam vakası! İş insanını öl*ürüp kurban eti diye dağıttılar!

    Türkiye inanılmaz bir vahşete tanıklık etti. Afganistan uyruklu iş insanı kurban bayramında esrarengiz bir şekilde ortadan kayboldu. Cep telefonuna takılan başka bir SIM karttan yola çıkan polis, zincirleme bağlantılarla iş insanın en son gittiği evi tespit etti. Banyo duvarındaki kan izlerinin badana ile kapatılmasına ‘Kurban kestik’ diyen Afgan şüphelinin oyununu taraktan alınan saç kepeği bozdu.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ

    Saç kepeğindeki DNA ve duvardaki kan izinin kayıp iş insanına ait olduğu saptandı. Şüphelilerin iş insanını banyoda parçalara ayırıp ‘Kurban kestik’ diye etini komşulara dağıttığı ortaya çıktı. Kan donduran bu cin*yeti çözen cinayet uzmanı emekli polis memuru Mustafa Bayram detayları Habertürk’e anlattı. Mustafa Şekeroğlu’nun özel haberi…

    Kurban Bayramı’ndan dolayı İstanbul’un birçok yerinde kurban alım satım işleri ve kesimleri yapılıyordu. Yoğun ilçelerden biri olan Zeytinburnu’nda da ev sahibinin kapı ziline basıldı. Kapıyı açan ev sahibi karşısında, Afganistan uyruklu kiracısını buldu. Afgan kiracı elindeki poşeti ev sahibine uzatarak ‘Kurban kestik. Dana eti’ dedi. Şaşkın olan ev sahibi bu nezaket davranışına karşı hayır diyemedi ve kurban etini aldı. Ev sahibi aldığı eti yemeğe koyup pişirip yedikten sonra, onun bir insan eti olduğunu asla düşünememişti. O gün kan donduran bir vahşetin Zeytinburnu’nda işlendiğinden kimsenin haberi yoktu.

    BİR GÜN SONRA

    O yıl Kurban Bayramı’ndan iki gün sonra Zeytinburnu Merkez Karakolu’na giden Afganistan uyruklu bir kişi iş insanı yeğeninin 2 gündür eve gelmediğini söyleyerek hayatından endişe ettiğini söyledi. Afganistan’da, Suudi Arabistan ve Türkiye’de iş yerleri olan İş insanı İsmet bey, esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolmuştu. Cep telefonu da kapalıydı. Dayısının başvurusu kayıplar masasına gitti. Ancak önemli bir konu olabileceği için olay Gayrettepe’nin en ağır masası olan cinayet masasına verildi. Olaya cinayet masasının tecrübeli dedektifleri bakacaktı.

    HESAP HAREKETLERİNE BAKILDI
    Dosya cin*ayet masasının deneyimli dedektiflerinden biri olan cinayet uzmanı Mustafa Bayram’a verildi. Tecrübeli dedektif Bayram ve ekibi hemen çalışma başlattı. Cinayet uzmanı emekli polis memuru Mustafa Bayram dehşet veren olayın detaylarını anlattı. Bayram “Tabii önemli bir iş insanıydı. En son nereye gittiğini ve kimlerle görüştüğünü bulmamız gerekiyordu. Zengin bir iş insanı olduğu için bu, parayla ilgili bir durum da olabilir diye hesap hareketlerine baktık. Hesap hareketlerini incelediğimizde, anormal bir hareket görülmüyordu.” dedi.

    CEP TELEFONUNU BİR KADIN KULLANMIŞ
    Cep telefonu numarasının kayıtlarını inceleme aldıklarını belirten Bayram şöyle devam etti: “Afgan iş insanının kullandığı cep telefonu kayıtlarını incelediğimizde, adamın telefonu kapanmadan son iki gün içinde İran, Özbekistan ve Afganistan’la yoğun bir telefon trafiğini yaptığını gördük. Ama bu görüşmeler bizim işimize pek yaramıyordu. Bizim için en önemli ipucunun, adamın cep telefonu kapandıktan sonra makineye başka bir SIM kartın takılması olduğunu tespit ettik. Bu cep telefonunu kullanan kişi de bir kadın çıktı. Ve tam 15 gün bu telefonu kullanmış. Bu kadın kimdi? Kayıp iş insanıyla bağlantısı neydi? Tüm bunları araştırmamız lazımdı.”

    KADINDAN AFGAN ŞÜPHELİLERE UZANILDI
    Kayıp iş insanı öl*ürüldü mü? Fidye için kaçırıldı mı? O da bilinmiyordu. Çünkü ortada ne bir ceset ne de bir fidye isteme vardı. Kadının kim olduğunu tespit eden cinayet masası, soruşturmayı derinleştirdi. Ortalarda bulunmayan kadın kimlerle bağlantılıydı? O araştırılmaya başlandı. Zincirleme izler iş insanın kaybolduğu Zeytinburnu’na uzandı. Kadının bağlantılı olduğu birkaç Afgan ve İranlı tespit edildi.

    Tespit edilen bu isimler Zeytinburnu’nda oturuyordu. Cinayet uzmanı Bayram bulunan izlere uzanan soruşturmayı şöyle anlattı: “Kadının bağlantılarından Afgan olan isimlere ulaştık. Kadın ortalarda yoktu. Ama kadının bağlantısı olduğu bir kişiyi tespit ettik. Biz iş insanının en son Zeytinburnu’nda gittiği bir adresten sonra bir daha kendisine ulaşılmadığını biliyorduk. Bu bağlamda, Afgan birini de tespit edince, bunlar üzerinde yoğunlaştık.”

    “KURBAN KESTİK”
    Evde 3 Afgan oturuyordu. Eve gidildi. İçeri giren cinayet masası dedektifleri her olayda olduğu gibi bu olayda da hemen evin içini göz ucuyla inceledi. Banyodaki yeni yapılmış badana izleri göze çarptı. Bayram, duvara sıçramış kan izlerini badanayla kapattıklarını fark ettiklerini belirterek, “Evi görür görmez olay yeri burası dedik. Tabii bizim bunu delillendirmemiz gerekiyordu. Banyo duvarındaki kan izlerini kapatmak için badana yapmışlar. Sorduk ne yaptınız burada diye bize ‘Kurban kestik. Kan sıçradı komşularımıza da dağıttık’ dediler. Tabii ki bu bize inandırıcı gelmedi. Olay yeri inceleme ekip arkadaşlarımızı çağırdık.” dedi.

    KOMŞULARDAN DA KURBAN ETİ TEYİDİ GELDİ
    Olay yeri inceleme ekipleri badana yapılan duvardaki izleri incelemek için aldı. Ayrıca evde bulunan ve duvarın silinmesinde kullanılan bir fırça da incelenmek üzere alındı. Afgan şüphelinin ‘Kurban kestik’ iddiası üzerine komşuların bilgisine başvuruldu. Afganların ev sahibi verdiği ifadesinde, kiracılarını teyit ederek “Evet bize kurban kestik dana eti dedi. Bize et getirdiler” dedi. 3 şüphelinin cinayet masasında ifadeleri alındı. İfadelerinde iş insanının kendi evlerine gelmediğini belirterek, kendisinin nerede olduğunu da bilmediklerini söylediler. Evden alınan bulguların sonucu hemen çıkmadığı için 3 şüpheli serbest bırakıldı.

    SAÇ KEPEĞİNDEN ANLAŞILDI
    Kriminal Daire Başkanlığı’na gönderilen kan örneklerinin bir insan kanı olduğu saptandı. ‘Kurban için dana kestik’ diyen Afgan şüpheliler yalan söylemişti. Çıkan sonuç hayvan kanı değil insan kanıydı. Peki bu insan kanıysa iş insanının kanı olabilir miydi? Bunun için de iş insanının dayısında kaldığı evde bulunan saç tokasındaki kepekten DNA karşılaştırılması yapıldı. Çıkan sonuç bulunan kan kayıp iş insanı İsmet beye aitti.

    KAN DONDURAN CİNAYET
    Olay yeri tespit edilmişti. Daha önce serbest bırakılan 3 şüpheli DNA’nın uyuşması üzerine yeniden gözaltına alındı. Ortaya deliller konunca iki şüpheli tüyler ürperten cinayeti itiraf etti. Tanıştıkları iş insanını eve çağırarak öld*rmüşlerdi.

    ‘KURBAN KESTİK’ DİYE KOMŞULARA DAĞITTILAR
    Yapılan soruşturmada vahşetin inanılmaz ayrıntıları çıkmaya başladı. Öl*ürdükleri iş insanını yok etmek için onu banyoda parçalara ayırıp komşulara ‘kurban kestik’ diye dağıttılar. Tüyler ürperten olay gündemde bomba etkisi yarattı.

    Şüphelilerle ilgili iddianame hazırlandı. İddianameye göre, Zeytinburnu’nda dayısının evinde kalan 43 yaşındaki iş insanı arkadaşlarıyla buluşmaya gitti, bir daha geri dönmedi. Dayısı polisten yardım istedi. Çalışmalar sonucunda Halil B.’nin evinin duvarlarında yeni yapılan badananın altında ve lavaboda kan izleri bulundu. Şüpheli Halil B. bunu, “Kurban kestim” diye açıkladı. Ancak kan lekelerinin kayıp iş insanına ait olduğu belirlendi. Bunun üzerine, Halil B. ile ev arkadaşları Mehmet C. ve Cora Ç. gözaltına alındı. Sanıklar, parası için öldürdükleri iş insanını parçalara ayırıp, etini komşulara kurban eti diye dağıttıklarını itiraf ettiler. İddianamede sanıklar hakkında, “canavarca bir his zevki ile adam öl*ürme” suçundan müebbet hapis cezası istendi.

    TANIKLAR: “KEMİKLER BÜYÜKTÜ”
    İlk duruşma şoke eden ifadelere tanık olundu. Mahkemede ev sahipleri tanık olarak dinlendi. Tanık çift, “Bize dana eti diye getirdiler. Kemikleri biraz büyüktü. Tadı güzeldi ama. Hala inanamıyorum” dediler. Bakırköy 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi, “Canavarca bir his zevki ile adam öldürme” suçlamalarıyla yargılanan 3 şüpheliden 2’sini ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum etti. Bir kişi hakkında ise beraat kararı verdi.

  • Hastaneden kaçırdığı bebeğini mezarlığa bırakan üniversite öğrencisi konuştu

    Hastaneden kaçırdığı bebeğini mezarlığa bırakan üniversite öğrencisi konuştu



    Arnavutköy’de doğumun ardından hastaneden kaçırdığı bebeğini mezarlığa bırakan üniversite öğrencisi Aynur Ç. ve bebeğin babası olduğu iddia edilen S.A. gözaltına alındı.

    Olay, dün öğle saatlerinde Anadolu Mahallesi’ndeki Asri Mezarlığı’nda meydana geldi. Mezarlıkta çalışan güvenlik görevlisi, mezarlığı kontrol ettği sırada bir mezarın üzerinde bebek cesedi buldu. İhbar üzerine mezarlığa gelen olay yeri inceleme ekiplerinin yaptığı incelemede erkek bebeğe ait olan cesedin vücudunun bazı yerlerinde çizikler olduğu belirlendi. Cinayet Büro Amirliğine bağlı polis ekiplerinin olay yerinde yaptığı incelemede bebeğin 2-3 günlük olduğu ve göbek bağının halen üzerinde bulunduğu da belirlendi. Çalışmaların devamında çevre hastanelerde araştırma yapan polis, Arnavutköy Devlet Hastanesinde doğum yapan Aynur Ç.’nin, doğumun ardından emzirme bahanesiyle bebeğini yanına aldığı ve görevlileri atlatarak hastaneden kaçtığı tespit edildi.

    Hastanenin güvenlik kamerası kayıtlarını inceleyen ekipler, kadının bebeğini alarak bir süre dolaştıktan sonra hastanenin bahçesine çıktığını ardından da hastaneden ayrıldığını belirledi.

    GÖZALTINA ALINDI

    Kimlik tespitinin ardından aynı bölgede oturan Aynur Ç., polis ekipleri tarafından yakalandı. Polisteki ifadesinde bebeği mezarlığa bıraktığını itiraf eden Aynur Ç., bebeğin babasının bir süredir birlikte olduğu S.A. adli kişi olduğunu söyledi. Bu gelişme üzerine bebeğin babası olduğu iddia edilen S.A. da polis ekipleri tarafından yakalandı.

    ‘ÖNCE ALDIRMAYI DÜŞÜNDÜM’

    Polisteki ifadesinde Aynur Ç.’nin “Ailemle birlikte İstanbul’da yaşıyordum. 2018 yılında babamı kaybettim. Babam öl*ükten sonra tüm ailem memlekete geri döndü. Ben de geri dönecektim. Ancak Üniversite sınavında Türkçe öğretmenliğini kazanınca İstanbul’da kaldım. Özel bir üniversiteye kaydımı yaptırarak okumaya başladım. Ailem bana para gönderiyor destek oluyordu” dediği öğrenildi.

    Aynur Ç. ifadesinin devamında bir süre önce tanıştığı S.A. ile birliktelik yaşadıklarını söyleyerek, “Ancak daha sonra aramız bozuldu. Kavga ederek ondan ayrıldım. Ondan ayrıldıktan bir süre sonra hamile olduğumu fark ettim. Önce çocuğumu aldırmayı düşündüm. Ancak daha sonra onu doğurup bakabileceğim aklıma geldi. Aileme de bir şekilde kabul ettirmeyi düşündüm. Normal bir hamilelik geçirdikten sonra bebeğimi doğurmak için Arnavutköy Devlet Hastanesine yattım” dedi.

    ‘BIRAKTIĞIMDA ÖL*ÜŞTÜ; GERİ DÖNEREK HAYATIMA DEVAM ETTİM’

    Hastanede doğum yaptıktan sonra yasal olarak 24 saat hastanede kalması gerektiğini anlatan şüpheli Aynur Ç. “Ancak hastanede duramadım. Bebeğimi emzirmek bahanesiyle yanıma aldıktan sonra, hastane içinde dolaşıyor gibi yaparak bebekle birlikte dışarı çıkıp evime geldim. Bebek önceleri emiyordu; ancak daha sonra emmez oldu. Bir süre sonra hiç hareket etmeyip ağlamayı kesti. Öldüğünü düşündüm. Babamın da mezarının bulunduğu mezarlığa giderek bebeğimi oraya bıraktım. Bıraktığımda ölmüştü. Sonra geri dönerek hayatıma devam ettim” dedi.

    Diğer yandan gözaltına alınan S.A.’nın ise bebekten hiç haberi olmadığını, bir süre sevgili olarak birlikte yaşadığı Aynur Ç.’yi ayrıldıktan sonra bir daha hiç görmediğini iddia etti. Asayiş Şube Müdürlüğünde işlemleri tamamlanan şüpheliler adliyeye sevk edildi. (DHA)

  • Nur Sena Düzgün int*har mektubunda onu işaret etmişti! Araştırma görevlisi hakkında karar

    Nur Sena Düzgün int*har mektubunda onu işaret etmişti! Araştırma görevlisi hakkında karar

    Diyarbakır’da, bıraktığı notun ardından int*har eden İlahiyat Fakültesi öğrencisi Nur Sena Düzgün’ün (21) işaret ettiği araştırma görevlisi Ahmet P., görevinden uzaklaştırıldı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Olay, 26 Mayıs’ta Dicle Üniversitesi Onkoloji Hastanesi’nin bahçesinde meydana geldi. Ailesinin evine dönmemesi üzerine yaptığı kayıp başvurusunun ardından polis ekiplerince arama çalışması başlatılan Nur Sena Düzgün’ün cansız bedeni, 1 gün sonra bahçedeki bir ağaca as*ılı halde bulundu. Nur Sena’nın cenazesi, Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsi işlemlerinin ardından defnedildi.

    ‘ASIL MESELE AHMET, MEZARIMA GELMESİN’

    Olay yerine polis ekiplerinin yaptığı çalışmada, Nur Sena’nın kişisel eşyaları ve bir deftere yazılmış not bulundu. Notunda, aynı bölümde görev yapan araştırma görevlisi Ahmet P.’yi işaret eden Nur Sena şu ifadeleri kullanmıştı: 2 gündür yemek yemedim. Şimdi acıktığımı fark ettim.

    Bari ölmeden bir ciğer yeseydim. Canım elma ve karpuz çekiyor. Bir de salatalık. Telefonun taksitini F.Z. hocaya muhakkak verin. Ödeyin bitsin. Hatta telefonu satın, kalanı ödersiniz. Ardımda bıraktığım tek borç bu oldu.

    Bilseydim bunu da bırakmazdım, özür dilerim. İp boyumda uzun kaldı, yetişebilmek için kozalak topladım, üstüne bastım, çöktü. Tezek topladım, o da çöktü ama hallettim. Ölüyorum bu defa. Bütün elbiselerimi yardım kuruluşlarına verin. Kitaplarımı üniversiteye, oyuncaklarımı yuvaya, balığımı Ahmet’e. Benden hiçbir şey kalmasın bu dünyada. Mezarımda tek bir çiçek dahi istemiyorum.

    Mezar taşım dahi olmasın. Hiç kimse 5 dakikadan fazla kalmasın mezarımın başında. Ağlamak isteyen evine gitsin, annem de dahil. Ve asıl mesele Ahmet. Ahmet, asla mezarıma gelmesin. Telefon şifrem 144650, ne yapıyorsanız yapın.

    GÖREVİNDEN UZAKLAŞTIRILDI

    İddialar üzerine Ahmet P., ifadesine başvurulması için emniyete götürüldü. İfadesinin ardından Ahmet P., serbest bırakıldı. Ahmet P. hakkında Dicle Üniversitesi tarafından idari soruşturma da başlatıldı.

    Ahmet P.’nin görevinden uzaklaştırıldığını belirtilen üniversite açıklamasında, “Üniversitemiz İlahiyat Fakültesi öğrencisi Nur Sena Düzgün’ün vefatı dolayısıyla Üniversitemiz, Emniyet Müdürlüğü ve Savcılık tarafından durum ile ilgili geniş çaplı bir araştırma ve soruşturma süreci devam etmektedir. Söz konusu iddiaların üniversitemiz etik değerleri ve kamu hizmetine olan sorumluluğumuzla bağdaşmaması nedeniyle, Rektörlüğümüz tarafından ivedilikle soruşturma başlatılmış ve ilgili öğretim elemanı görevden uzaklaştırılmıştır” denildi.

  • Marmaray’da babaya yumruklu saldırı! “Bir anlık heyecan” diyen saldırgan tutuklandı

    Marmaray’da babaya yumruklu saldırı! “Bir anlık heyecan” diyen saldırgan tutuklandı


    Marmaray’da çocuklarının yanında yumruklu saldırıya uğrayan D.E.’nin burnu kırıldı. Saldırgan E.D. ise kısa sürede yakalandı. Savcılıkta ifade veren E.D. “Yaşadığım heyecanla bir anda müştekiye vurdum. Daha sonra durağıma geldiğim için trenden indim. Olay nedeniyle pişmanım. Bugüne kadar herhangi bir suç kaydım yoktur. Bir anlık heyecanla yaşandı” dedi. Saldırgan tutuklandı.


    Maltepe’de, Marmaray’daki tartışma sırasında iki çocuğunun yanında D.E.’yi (46) darbeden E.D. (50) tutuklandı. E.D.’nin savcılıkta verdiği ifadesi ortaya çıktı.

    Olay, dün saat 16.45 sıralarında Marmaray Süreyyapaşa İstasyonu’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, iki çocuğuyla birlikte seyahat eden D.E. ile bir kadın yolcu arasında yer verme meselesi nedeniyle tartışma çıktı. Tartışma sırasında Marmaray’da bulunan E.D. (50), D.E.’yi darbetti. Kavgaya sonradan dahil olan İ.A.’nın da araya girmesiyle arbede büyüdü. Trenin durağa yanaşmasıyla inen taraflar, tartışmaya burada devam etti. Yaşanan olayda korkan çocukları ise duraktaki kadın yolcular sakinleştirmeye çalıştı. Olayın ardından iki şüpheli adliyeye sevk edildi.

    “BİR ANLIK HEYECANLA YAŞANDI, BİR KERE VURDUM”
    Şüpheli E.D. savcılık ifadesinde, “Ben Yenikapı durağından Marmaray trenine bindim. Bostancı durağına geldiğimde müşteki şahıs trene biniş yaptı. O esnada kapıda duran 18-20 yaşlarında kıza hakaret içerikli söylemlerde bulunarak kapıda durduğu için söylenmeye başladı. Ben ilk başta olaya karışmadım ancak ineceğim durak olan Küçükyalı durağına tren yanaştığında kapıya yöneldiğim sırada müştekinin bağırdığı ve aşağıladığı kızın ağladığını gördüm. Bunun üzerine müştekiye dönerek yaptığın oldu mu, genç bir kızın kalbini kırdın, bu kadar söylenmeye ne gerek vardı, hoş mu oldu şeklinde sitemde bulundum. Müşteki o bunu hak ediyor, az bile yaptım şeklinde yanıt verdi. Bana sen kimsin sen karışma, istediğimi söylerim, istediğimi yaparım dedi.

    Her kapıda insanların durduğunu, kızın hatalı olmadığını anlatmaya çalıştım. Aramızda sözlü bir münakaşa başladı. İstasyona geldik. Tam o sırada mavi gömlekli treninin içerisinde bulunan genç bir arkadaş müştekiye aynı şekilde bağırmaya, üzerine saldırmaya başladı. Ben yaklaşık 1,5 sene önce akciğer sönmesi nedeniyle entübe olmuştum. Bu nedenle nefes darlığı çekmeye başladım. Yaşadığım heyecanla bir anda müştekiye vurdum. Daha sonra durağıma geldiğim için trenden indim. Olay nedeniyle pişmanım. Bugüne kadar herhangi bir suç kaydım yoktur. Bir anlık heyecanla yaşandı. Ben şahsa bir kere vurdum” dedi.

    MARMARAY’DA ÇOCUKLARININ YANINDA BABAYI DARBEDEN ŞAHIS ADLİYEYE SEVK EDİLDİ

    “ATMOSFERDEN ETKİLENEREK VURDUĞUMU DAHİ HATIRLAMIYORUM”
    Şüpheli hakimlik sorgusunda ise, “Ben çok üzgünüm, çok pişmanım. Bende akciğer yetmezliği bulunmaktadır. Atmosferden etkilenerek vurduğumu dahi hatırlamıyorum. Benden sonra diğer şahıs kavgaya devam etmiştir. Benim sabıkam bulunmamaktadır. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Tutuksuz yargılanmayı talep ediyorum, mahkeme aksi kanaatte ise adli kontrol hükümlerinin uygulanmasını talep ediyorum” dedi.

    TUTUKLANDI

    Şüpheli E.D. hakimlik ifadesinin ardından nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı.

    YAŞANANLARI ANLATTI

    Marmaray’da darp edilen E.D., yaşananları Show Haber’e anlattı. E.D., “İlk başta trene binerken gerçekleşti. İkizlerimle uğraşırken, kapının önünden çekilmedi. Orada tartıştık. Beyefendi inmek için kapıya ilerlerken kızın ağladığını gördü. Ben çocuğumu korumaya çalışıyorum. Beyefendi kızın ağladığını gördü, erkeksen aşağı in dedi. Beni tutup indirmeye çalıştı. Başka birisi de aynı şekilde konuşmaya başladı. Ben çocuklarımın yanında kavga etmek istemiyorum dedi. Beni itmeye başladı. Ben o sırada çocuklarımı korumaya çalışıyorum. Vurdu ve kaçtı. Diğeri de üstüme doğru geldi. O da vurmaya çalıştı” dedi.

    BAKANLIKTAN ÇOCUKLARA PSİKOSOSYAL DESTEK
    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, İstanbul’da iki çocuğuyla bindiği Marmaray’da çıkan arbedede darbedilen D.E.’nin (46), çocuklarına psikososyal destek verilmesi için harekete geçti.

    Bakanlıktan alınan bilgilere göre; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya platformlarında yer alan ‘Marmaray’da iki çocuğunun yanında darbedildi’ şeklindeki haber ve paylaşımlar sonrası çocuklara psikososyal destek verilmesi için İl Müdürlüğü ekiplerine talimat verdi. Bakan Göktaş’ın talimatı sonrası harekete geçen İl Müdürlüğü ekipleri, aileye ulaşarak çalışmalara başladı.

  • Düğünden sadece 12 gün sonra! Genç öğretmenin kahreden öl*ümü

    Düğünden sadece 12 gün sonra! Genç öğretmenin kahreden öl*ümü

    Konya’nın Akşehir ilçesinde evinden çıktıktan sonra haber alınamayan ilkokul öğretmeni Onur Uçkun’un (35), 135 metre derinlikteki uçurumda ce*edi bulundu. Uçkun’un 12 gün önce kendisi gibi öğretmen olan Tuğba Uçkun ile evlendiği öğrenildi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Isparta’nın Yalvaç ilçesindeki Kozluçay İlkokulu’nda öğretmen olarak görev yapan Onur Uçkun, önceki gün 04.00 sıralarında yaşadığı Konya’nın Akşehir ilçesindeki evinden 42 BM 226 plakalı otomobiliyle çıktıktan sonra kendisinden haber alınamadı.

    İhbar üzerine çalışma başlatan polis ekipleri, Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) görüntülerini inceledi. İncelemede, Uçkun’un otomobili 04.35 sıralarında Akşehir’in Yalvaç çıkışında görüldüğü tespit edildi.

    Onur Uçkun’un ait cep telefon sinyalinin Cankurtaran mevkisinde alınması üzerine jandarma ve AFAD ekipleri, bu bölgede çalışma başlattı. Bölgedeki bir çobanın, aynı mevkide kırık ağaçların olduğunu, trafik kazası olabileceğini söylemesi üzerine dronla arama çalışmasına devam edildi. Uçkun’un beyaz renkli otomobilinin uçuruma düştüğü tespit edildi.

    Onur Uçkun’un ait cep telefon sinyalinin Cankurtaran mevkisinde alınması üzerine jandarma ve AFAD ekipleri, bu bölgede çalışma başlattı. Bölgedeki bir çobanın, aynı mevkide kırık ağaçların olduğunu, trafik kazası olabileceğini söylemesi üzerine dronla arama çalışmasına devam edildi. Uçkun’un beyaz renkli otomobilinin uçuruma düştüğü tespit edildi.

    AFAD ekiplerinin halatlarla indiği uçurumun 135’inci metresinde, otomobilin dışında Onur Uçkun’un cesedine ulaşıldı. Buradan çıkartılan Uçkun’un cansız bedeni otopsi için Akşehir Devlet Hastanesi morguna götürüldü.

    DÜĞÜN FOTOĞRAFLARINA BAKMIŞLAR

    Onur Uçkun’un 12 gün önce kendisi gibi öğretmen olan Tuğba Uçkun ile evlendiği öğrenildi. Uçkun’un alınan ifadesinde, eşiyle gece geç saatlere kadar düğün fotoğraflarını inceledikleri, sabah olduğunda kendisine ulaşamadığını söylediği öğrenildi.

    Onur Uçkun’un cenazesi Akşehir ilçesi Ilıcak Mahallesi’nde defnedilecek.

  • Hiçbir rahatsızlığı yoktu! 6 yaşında kalp krizi!

    Hiçbir rahatsızlığı yoktu! 6 yaşında kalp krizi!

    Siirt’in Baykan ilçesinde, kalp krizi geçiren 6 yaşındaki Muhammed Yusuf Celbek, ambulans helikopterle sevk edildiği Ankara’da yaşamını yitirdi. Küçük çocuğun daha önce bir şikayetinin olmadığı öğrenildi

    Siirt’te olay, önceki gün sabah saatlerinde Baykan ilçesinde meydana geldi. İlçeye bağlı Atabağı beldesindeki evinde rahatsızlanan Muhammed Yusuf Celbek (6), ailesi tarafından Baykan Devlet Hastanesi’ne götürüldü.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

     

    DİYARBAKIR VE ANKARA’YA SEVK EDİLDİ

    DHA’daki habere göre kalp krizi geçirdiği belirlenen Muhammed Yusuf önce Diyarbakır’a, buradan da ambulans helikopterle Ankara’ya sevk edilerek tedaviye alındı.

    MÜDAHALELERE RAĞMEN KURTARILAMADI

    Muhammed Yusuf, doktorların tüm müdahalelerine rağmen önceki gün akşam saatlerinde hayatını kaybetti. Muhammed Yusuf’un cenazesi, işlemlerinin ardından ilçeye getirilerek beldedeki aile mezarlığında toprağa verildi.

    AİLESİ GÖZYAŞINA BOĞULDU

    Küçük çocuğun yakınları gözyaşlarına boğuldu. Küçük çocuğun daha önce bir rahatsızlığının olmadığı öğrenildi.

  • Düğün salonunda kahreden olay! Doktor öldü, eşi ağır yaralı

    Düğün salonunda kahreden olay! Doktor öldü, eşi ağır yaralı

    İzmir’de bir anaokulunun düğün salonunda düzenlenen organizasyonda üzerlerine dekoratif kemer yıkılan Doktor Mehmet Fatih Baltacı (35) hayatını kaybetti, eşi Güler Baltacı’nın (35) ise hayati tehlikesi bulunuyor.

    İzmir’in Menemen ilçesinde, bir anaokulunun düğün salonunda düzenlenen kahvaltı organizasyonda üzerlerine dekoratif kemer yıkılan Doktor Mehmet Fatih Baltacı (35) ile eşi Güler Baltacı (35), enkaz altında kaldı. Doktor Mehmet Fatih Baltacı yaşamını yitirirken, eşi Güler Baltacı ise ağır yaralandı.

    DEKORATİF KEMERİN ALTINDA KALDILAR

    Olay, sabah saatlerinde Yahşelli Mahallesi’nde meydana geldi. Bir anaokulunun düğün salonunda düzenlediği kahvaltı organizasyonu sırasında, Menemen Devlet Hastanesi’nde görev yaptığı öğrenilen Doktor Mehmet Fatih ile eşi Güler Baltacı’nın üzerine dekoratif kemer yıkıldı. İhbar üzerine bölgeye sağlık, itfaiye, jandarma ve AFAD ekipleri sevk edildi. İtfaiye ve AFAD ekipleri yaralıları enkazdan çıkarıp, sağlık görevlilerine teslim etti.

    EŞİNİN HAYATİ TEHLİKESİ BULUNUYOR

    Düğün salonunda kahreden olay! Doktor öldü, eşi ağır yaralı
    Baltacı çifti, ilk müdahalenin ardından Menemen Devlet Hastanesi’ne kaldırdı. Buradaki müdahalelerinin ardından İzmir Şehir Hastanesi’ne sevk edilen çitten Mehmet Fatih Baltacı, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Güler Baltacı’nın ise hayati tehlikesinin devam ettiği öğrenildi.

    GÜVENLİK KAMERASI GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI

    Doktor Mehmet Fatih Baltacı’nın hayatını kaybettiği, eşi Güler Baltacı’nın ağır yaralandığı olaya ilişkin düğün salonuna ait güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde; çiftin kız çocuklarıyla kapıya doğru yürüdükleri, bu sırada bölgede etkili olan kuvvetli rüzgar nedeniyle ağaçların savrulduğu görüldü.

    TABİP ODASI’NDAN AÇIKLAMA GELDİ

    Konuya ilişkin İzmir Tabip Odası’nın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada şöyle denildi:

    “İhmalkarlık, özensizlik, adam sendecilik, genç bir hekim arkadaşımızı, Dr. Mehmet Fatih Baltacı’yı hayattan kopardı. Hastalara şifa olmak için defalarca acil servise girmiş bir hekim yaralı bedeniyle girdi bugün acil servise. Menemen Devlet Hastanesi’nde görev yapan meslektaşlarımızın yoğun uğraşına rağmen ne yazık ki hayata döndürülemedi” denildi.

    Öte yandan jandarma ekiplerince düğün salonu sahibi N.C. (50) gözaltına alınırken, olayla ilgili başlatılan soruşturma sürdürülüyor.

  • Serpil Alkan’dan şok iddia! “14 yaşındayken kuzenim Edip Akbayram bana tcvz etti”

    Serpil Alkan’dan şok iddia! “14 yaşındayken kuzenim Edip Akbayram bana tcvz etti”

    Türk müziğinin usta ismi Edip Akbayram’ın vefatının ardından ortaya atılan bir iddia gündeme bomba gibi düştü. Sanatçının öz kuzeni olduğunu öne süren Serpil Alkan, Akbayram’ın mezarı başında yaptığı açıklamada, 14 yaşındayken kendisine cnsl saldırıda bulunduğunu iddia etti.

    Edip Akbayram’ın vefatının ardından ailesi ve sevenleri yas tutarken, mezarı başında dillendirilen bir iddia gündemi sarstı. Sanatçının öz kuzeni olduğunu öne süren Serpil Alkan, yıllardır sustuğunu belirterek 14 yaşındayken Akbayram tarafından cinsel saldırıya uğradığını iddia etti.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    EDİP AKBAYRAM’IN KUZENİ SERPİL ALKAN’DAN ŞOK İDDİA: “14 YAŞINDAYKEN BANA TECAVÜZ ETTİ”

    Türk müziğinin unutulmaz isimlerinden biri olan ve geçtiğimiz Mart ayında 75 yaşında hayatını kaybeden Edip Akbayram hakkında, ölümünün ardından gündemi sarsan bir iddia ortaya atıldı. Sanatçının kuzeni olduğunu öne süren Serpil Alkan, Akbayram’ın 14 yaşındayken kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu iddia etti.

    “YILLARCA SUSTUM, ŞİMDİ MEZARI BAŞINDA KONUŞUYORUM”

    Sanatçının ölümünden sonra mezarı başında açıklamalarda bulunan Serpil Alkan, “14 yaşındayken kuzenim olan şahıs Edip Akbayram bana tecavüz etmişti. Yıllar sonra, annem babam vefat ettikten sonra televizyonlara çıktım, yayınlar yaptım. Kendilerini de çağırdım ama kimse yardımcı olmadı” dedi.

    “TELEVİZYONLARDA BİLE SÖYLEDİM, YİNE DE SESSİZ KALDI”
    Serpil Alkan’ın iddiaları yalnızca bir duygusal çıkış değil. Kendisi bu olayı daha önce farklı platformlarda dile getirdiğini, ancak sanatçının hiçbir zaman yüzleşme cesaretini göstermediğini ifade etti. Başka bir videosunda “Televizyona çıktım ama yine de sessiz kaldı” açıklamasında bulundu.

    AİLE SESSİZLİĞİNİ KORUYOR

    Edip Akbayram’ın ailesinden – eşi Ayten Akbayram ve çocukları Türkü ile Ozan Akbayram’dan – henüz bu iddialara yönelik bir açıklama yapılmadı. Ailenin konuyla ilgili nasıl bir tutum sergileyeceği merakla bekleniyor.

    HUKUKİ SÜREÇ BAŞLATILACAK MI?

    Serpil Alkan’ın iddialarının ardından gözler şimdi Akbayram ailesine ve olası bir hukuki sürece çevrildi. Ancak olayla ilgili henüz herhangi bir resmi açıklama yapılmadı. Hukukçular, olayın zaman aşımına uğrayıp uğramadığı, iddiaların belgelenip belgelenemeyeceği gibi konuların detaylı olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor.

    KAMUOYUNDA TEPKİLER YÜKSELDİ

    Serpil Alkan’ın Edip Akbayram’a yönelik mezarı başında dile getirdiği cinsel saldırı iddiası, kamuoyunda derin bir sarsıntı yarattı. Açıklamaların ardından sosyal medyada geniş bir tartışma başladı ve pek çok kullanıcı iddianın zamanlaması ile içeriğini sorguladı.

    Sosyal medyada yapılan yorumlar iki ana eksende yoğunlaştı. Bir kesim, Serpil Alkan’a destek vererek “Bir kadın, çocuk yaşta yaşadığı bir travmayı dile getiriyor, saygı duymak gerekir” derken, bir diğer kesim ise “Onlarca yıl susulup, iddiaların ölümden sonra gündeme getirilmesi inandırıcılığı zedeliyor” görüşünü savundu. Kimi kullanıcılar ise olaya daha nötr yaklaşarak, “İddialar çok ciddi ama kanıt ve hukuki süreç olmadan yargıya varmak doğru olmaz” şeklinde yorum yaptı.

    En çok dile getirilen soru, “Neden şimdi konuştu?” oldu. Edip Akbayram hayattayken değil de ölümünden sonra bu açıklamanın yapılmış olması, tepkileri ikiye böldü. Kimileri bu durumun travmanın ağırlığından kaynaklanabileceğini savunurken, kimileri ise iddiaya temkinli yaklaştı.

    SERPİL ALKAN KİMDİR?

    Edip Akbayram’ın öz kuzeni olduğunu iddia eden Serpil Alkan, Türk Sinemasında bazı filmlerde oynamıştır. İşte Serpil Alkan’ın aylar önce bir sosyal medya kanalında paylaştığı hayat hikayesi…

    “ASIL MESLEĞİM KUAFÖRLÜKTÜ”

    Fotoroman “Aşkın Gözüküyordu” adlı yapımda yer aldım. O zamanlar PR olarak başlamıştım. 1985 yılında ilk başrolümü aldım. Daha önce figüranlık bile yapmamıştım. Asıl mesleğim kuaförlüktü; manikür, pedikür yapardım. Bir gün sakal tıraşı yaparken, nişanlanacak bir gencin yüz derisini kaldırınca bir daha tıraş yapmamaya karar verdim.

    CÜNEYT ARKIN’LA BAŞLAYAN SİNEMA SERÜVENİ

    “Son Kahramanlar” filminde Cüneyt Arkın yönetmenlik yapıyordu, orada oynadım. Ardından “Şeytanın Oğulları” geldi. O dönem Japon tipli olmam dikkat çekiyordu. Bir ajans sahibi aracılığıyla figüranlık teklifi aldım, ilk kez bir film setine gittim.

    Sette tanıştığım bir oyuncu bana kartvizit vererek ajansa yönlendirdi. Manol Ajans’a gittim, Hasan Utkan’la tanıştım. O da beni Cüneyt Arkın’ın aradığı tipe benzetti.

    Telefonda Cüneyt Bey’e “aradığın kişiyi buldum” dedi. Beni Sinemaray stüdyosuna götürdüler. İlk kez başrol teklif edildiğinde çok heyecanlandım ama kabul ettim.

    CÜNEYT ARKIN’IN SEVGİLİSİNİ OYNAYACAKTI

    Üçüncü filmde Cüneyt Bey’in sevgilisini oynamam gerekiyordu. Fakat ben onun tavırlarından rahatsız olup rolü başka bir oyuncuya kaptırmak için sahneyi terk ettim. Çadırda oturdum. Yılmaz Köksal ve diğer oyuncular ikna etmeye çalıştı. Sonunda rolü kabul ettim ama gerginlik sürdü.

    Filmlerden biri gazetelerde manşet oldu. Ancak üçüncü film teklifinde artık Cüneyt Bey’le çalışmak istemediğim için kabul etmedim. Yemeğe davet edildim ama babamla bir telefon görüşmesi ayarlayarak “kızımı oynatmak istemiyorum” dedirttim. Böylece projeden çekildim.

    “TORPİLLE GİRMEDİM”

    Sinemaya hiçbir eğitimle ya da torpille girmedim. Sıfırdan başladım, sahne kültürüm vardı ama kamera önü deneyimim yoktu. Kimsenin sevgilisi, yakını ya da torpilli ismi olmadım. Ajanslar ve yönetmenlerin zoruyla sahneye çıktım. Hayatımın kontrolünü hep kendim elimde tutmaya çalıştım.

  • Cansız Bedeni dondurucuda bulunmuştu: Kırıkkale’deki vahşette yeni gelişme

    Cansız Bedeni dondurucuda bulunmuştu: Kırıkkale’deki vahşette yeni gelişme

    Kırıkkale’de 11 yıl önce kaybolan kişinin ce*edinin bir apartman dairesindeki derin dondurucuda bulunmasına ilişkin 4 şüpheli serbest bırakıldı.

    Kırıkkale’ye 16 Mayıs’ta il dışından gelen ev sahibi C.Ç., uzun süredir haber alamadığı kiracısı için çilingir çağırarak kapıyı açtırdı.
    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Evde yapılan aramada, derin dondurucu ve buzdolabında çöp poşetlerine sarılı erkek cesedi bulundu. Olay yerine sevk edilen polis ve savcılık ekipleri, detaylı inceleme yaptı.

    İlk değerlendirmelere göre ce*edin, 2014 yılından bu yana kayıp olan ve 2 çocuk babası olan Hüseyin Okumuşoğlu’na ait olduğu tespit edildi.

    Okumuşoğlu’nun cenazesi, sabah saatlerinde kılınan cenaze namazının ardından Yahşihan İlçe Mezarlığı’na defnedildi

    GÖZALTINDAKİ 4 ŞÜPHELİ SERBEST BIRAKILDI

    Soruşturma kapsamında, evi kiralayan ve iki hafta önce vefat eden Meliha Veske’nin eşi S.V., kızı S.V., oğlu H.V. ve yeğeni K.G. gözaltına alındı.

    Emniyetteki işlemleri tamamlanan 4 şüpheli, sevk edildikleri adliyede adli kontrolle serbest bırakıldı.

  • Manisa’da baba dehşeti! Çıplak halde kovaladığ eşini öldürdü, kızını yaraladı

    Manisa’da baba dehşeti! Çıplak halde kovaladığ eşini öldürdü, kızını yaraladı

    Manisa’nın Turgutlu ilçesinde eşini sokak ortasında bıçaklayarak öld*ren adam 8 yaşındaki kızını da yaraladı. Şahıs olay yerine gelen polis ekiplerine de saldırmaya çalışınca polis tarafından bacağından vurularak etkisiz hale getirildi. Yaşanan dehşet anları güvenlik kameraları tarafından kaydedildi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ

    Olay, 18 Nisan’ı 19 Nisan’a bağlayan gece saat 03.00 sıralarında Turan Mahallesi Baltacı Mahmut Yolunda meydana geldi. İddiaya göre uyuşturucu aldığı belirtilen Fırat Aslan eşi Şenaye Aslan ile bilinmeyen bir nedenden dolayı tartıştı. Evden 8 yaşındaki kızı D.A. ile Turan Mahallesi Geyik sokak üzerinden kaçan eşi Şenaye Aslan’ı takip eden Fırat Aslan, Turan Mahallesi Baltacı Mahmut yolu üzerinde yakaladığı eşini çocuğunun yanında defalarca bıçakladı.

    Çocuğu D.A.’yı da bıçaklayan cani baba olay yerinden çıplak halde kaçmaya başladı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda polis ekibi ile ambulans sevk edildi.

    BACAĞINDAN VURULARAK DURDURULDU

    Kaçmaya çalışan Fırat Aslan polisin tüm uyarılarına rağmen elindeki bıçakla ekiplere saldırı girişimde bulundu.

    Uyarı amacıyla önce havaya ateş eden polis ekipleri Fırat Aslan’ın saldırmaya devam etmesi üzerine bacağından vurarak etkisiz hale getirdi. Aldığı bıçak darbeleriyle ağır yaralanan Şenaye Aslan ambulansla Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesine kaldırıldı. Burada yapılan tüm müdahalelere rağmen Şenaye Aslan hayatını kaybederken 8 yaşındaki kızı D.A.’nın tedavisine devam edildiği, hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.

    DEHŞET ANLARI GÜVENLİK KAMERASINDA

    Öte yandan yaşanan korkunç olay güvenlik kameraları tarafından saniye saniye kaydedildi.

    Olayla ilgili soruşturma sürüyor

  • Öğretmen kızı Tuba Bahar Günaydın’ı canice öld*rdü! Annesi önce in*ihar dedi, sonra kan donduran gerçek ortaya çıktı

    Öğretmen kızı Tuba Bahar Günaydın’ı canice öld*rdü! Annesi önce in*ihar dedi, sonra kan donduran gerçek ortaya çıktı

    Samsun’un Atakum ilçesinde, Sultan Günaydın (59), tartıştığı öğretmen kızı Tuba Bahar Günaydın’ın (34) boğazını sıkıp boynunu kırarak öld*rdü. Kızının bileğini keserek olayı int*har gibi göstermeye çalıştığı tespit edilen anne Sultan Günaydın, gözaltına alındı. Öte yandan Sultan Günaydın’ın ifadesine de ulaşıldı. Tuba Günaydın’ın ağabeyinin 2021 yılında Hakkari’de şehit olduğu öğrenildi.

    Olay, saat 03.30 sıralarında, Atakum ilçesi Esenevler Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre; Sakarya İlkokulu’nda Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik (PDR) Öğretmeni olan Tuba Günaydın ile annesi Sultan Günaydın arasında tartışma çıktı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ

    Tartışmanın büyümesiyle anne ve kızı arasında evin banyosunda boğuşma yaşadı. Daha sonra 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayan Sultan Günaydın, kızının bileğini kesip intihar ettiğini belirterek ihbarda bulundu.

    OLAYI İN*İHAR GİBİ GÖSTERMEK İSTEDİ

    Adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yapılan incelemelerde Tuba Günaydın’ın boğazı sıkılarak boynunun kırılarak öl*üğü, annesinin olayı in*ihar gibi göstermek için kızının bileğini kestiğini tespit etti.

    2021 yılında eşinden ayrıldığı ve bekar olduğu öğrenilen Tuba Günaydın, otopsi için Samsun Adli Tıp Grup Başkanlığı’na götürüldü.

    İFADESİ ORTAYA ÇIKTI

    Polis ekipleri tarafından gözaltına alınan Sultan Günaydın ise ifadesinde kızının kendisini banyoya çağırdığını, gittiği anda kendisine saldırdığını, öld*ğünü anlayınca int*har gibi göstermeye çalıştığını söylediği öğrenildi.

    ‘ANNE’ TUTUKLANDI

    Samsun’da öğretmen kızı Tuba Günaydın’ın boğazını sıkıp boynunu kırarak öld*rdükten sonra in*ihar izlenimi vermek isteyen anne Sultan Günaydın, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı hakimlik tarafından tutuklandı.

    AĞABEYİ ŞEHİT OLMUŞ, AYNI YIL EŞİNDEN BOŞANMIŞ

    Tuba Günaydın’ın ağabeyinin 2021 yılında Hakkari’de şehit olduğu bildirildi. Aynı yıl eşinden de boşanan Günaydın’ın, Malatya’da biriktirdiği parasıyla 1 yıllık kirasını peşin verip, Psikolojik Danışmanlık Kliniği açtığı ifade edildi.

    DEPREMDE KLİNİĞİ YIKILMIŞ

    6 Şubat 2023’te yaşanan depremde kliniği yıkılan Günaydın’ın, mülk sahibinin de öl*mesi nedeniyle ödediği kirayı geri alamayınca maddi sıkıntılar yaşadığı bildirildi.

    Samsun’a taşınan Günaydın, bir dönem özel okullarda öğretmenlik yaptıktan sonra şehit ve gazi yakını kadrosundan, buradaki Sakarya İlkokulu’nda Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Öğretmeni olarak göreve başladığı bildirildi.

    GÖZÜNDEN AMELİYAT OLMUŞ, KISMİ FELÇ GEÇİRDİĞİ DE ORTAYA ÇIKTI

    Gözünden yaşadığı sıkıntıdan dolayı ameliyat olan ve sağ bacağından ise kısmi felç geçiren Günaydın’ın annesiyle yaşadığı, babasının ise memleketi Malatya’da ikamet ettiği öğrenildi.

    BAHAR ÖĞRETMENE VEDA

    Tuba Bahar Günaydın’ın cenazesi ise getirildiği memleketi Malatya’da öğle saatlerinde kılınan cenaze namazının ardından defnedildi.

  • Pınar Deniz ve Kaan Yıldırım’ın mutlu günü! Minik oğullarına kavuştular

    Pınar Deniz ve Kaan Yıldırım’ın mutlu günü! Minik oğullarına kavuştular

    Son olarak Kanal D ekranlarında yayınlanan Yargı dizisi ile izleyici karşısına çıkan Pınar Deniz ve kendisi gibi oyuncu olan eşi Kaan Yıldırım’dan beklenen müjdeli haber geldi. Bebeklerini kucaklarına almak için gün sayan çift, minik oğullarına bugün kavuştu.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ

    Pınar Deniz ve Kaan Yıldırım, mutlu birlikteliklerini 17 Eylül 2024 tarihinde İtalya’nın başkenti Roma’da evlilikle taçlandırmıştı.

    Pınar Deniz ve Kaan Yıldırım nikahtan kısa bir süre sonra çıkan hamilelik haberlerini doğrulamıştı.

    MİNİK BEBEK DÜNYAYA GELDİ

    Birsen Altuntaş’ın haberine göre ikili oğullarına saatler önce kavuştu.

    Anne ve bebeğin sağlığının yerinde olduğu öğrenildi. Çift, konuyla ilgili herhangi bir açıklama ya da paylaşımda bulunmadı.