Yazar: admin

  • İki mektup, iki kadın ve 19 yıllık korkunç sır: Bin yıl düşünsem böyle bir olaya ihtimal vermezdim

    İki mektup, iki kadın ve 19 yıllık korkunç sır: Bin yıl düşünsem böyle bir olaya ihtimal vermezdim

    Kahramanmaraş’ta 2024 yılında polise başvuran yakınları, Fatma Alıç ile Gülcan Alıç kardeşlerin 2005 yılında aniden ortadan kaybolduğunu, bir daha da kendilerinden haber alamadıklarını söyledi. Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği’nde kurulan özel ekibin çalışması sonucu kardeşlerin cinayete kurban gittikleri tespit edildi.

    Olayla ilgili Gülcan Alıç’ın dini nikahla birlikte yaşadığı Behçet Yediminareli ile kuzeni Mevlüt Doğan (60), Yediminareli’nin dini nikahla birlikte yaşadığı Y.K. ve kız kardeşi A.K., 2024 yılı Kasım ayında gözaltına alındı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    ‘İKİSİNİ DE BEN ÖLDÜRDÜM’

    Sorgusunda suçunu itiraf eden Mevlüt Doğan, kardeşleri öldürdükten sonra bağ evinin bahçesine gömdüklerini anlatırken, gösterdiği yerde de Gülcan ve Fatma Alıç’ın kemikleri bulundu. Behçet Yediminareli ile Mevlüt Doğan tutuklanırken, Y.K. ve A.K., adli kontrolle serbest bırakıldı.

    Mevlüt Doğan, cezaevine götürülürken gazetecilere, “İkisini de ben öldürdüm” dedi.

    Cinayete kurban gittikleri ortaya çıkan kız kardeşlerin davasında sanıklar birbirini suçladı

    Sanıklar hakkında ‘Birden fazla kişiyi aynı sebeple taammüden öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemi ile 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. 2’si tutuklu 4 sanığın yargılandığı davanın 2’nci duruşması, bugün görüldü. Duruşmaya, tutuklu sanıklar Behçet Yediminareli ile Mevlüt Doğan, sanık avukatları ile Alıç kardeşlerin yakınları katıldı. Tutuksuz sanıklar Y.K. ve A.K.’nın katılmadığı duruşmada; Gülcan Alıç ve Fatma Alıç’ın öldürüldükten sonra bahçesine gömüldükleri bağ evinin sahibi Ali K. tanık olarak dinlendi.

    ‘İKİ KADIN, OFİSİME MEKTUPLA GELDİ’

    İnşaat mühendisi olduğunu belirten Ali K., Behçet Yediminareli’nin kalıp ustası olduğunu ve bir arkadaşının inşaatında tanıştıklarını, yaptığı işleri beğenince de kendisine iş vermeye başladığını belirterek, “Bir gün benim ofisime elinde mektupla bir kadın geldi, ‘Ben Behçet’in eşiyim. Eşim tutuklandı, size bir mektup gönderdi’ dedi. Mektupta iftiraya uğradığını ve eşi ile çocuklarına yardımcı olmamı istiyordu. Ben de yardımcı oldum. Aradan 1 hafta geçtikten sonra bir başka kadın, daha geldi elinde mektupla, ‘Ben de Behçet’in imam nikahlı eşiyim. Behçet bana herhangi bir sıkıntım olduğunda size müracaat etmemi söyledi’ dedi.

    Ben de ‘Bir ihtiyacınız olursa yardımcı olurum’ dedim” diye konuştu.

    ‘İHTİMAL BİR VERMEZDİM’

    Yediminareli’nin cezaevinden çıktıktan sonra ofisine geldiğini anlatan Ali K. “Bir gün Behçet usta çıktı geldi, ‘Ağabey ben suçsuzluğumu ispat ettim, şu anda serbestim. İçeride çok yıprandım, müsaade edersen senin bağ evinde 1 hafta kafayı dinlemek istiyorum’ dedi. Ben de anahtarı verdim. Bir gün bağ evine yakın bir yere kalıp ustamı götürdüm. Dönüşte de selam vermek için bağ evine gittim. Kapıyı Behçet açtı, 10 metre arkasında da imam nikahlı eşi vardı. Beni içeri davet ettiler ama ben içeri girmeden hal hatır sorduktan sonra çektim, gittim. 1 hafta sonra Behçet usta anahtarı getirdi. Olayla ilgili herhangi bir bilgim yok. Bu olay bana intikal ettiğinde, benim için de büyük bir şok oldu. Bin yıl düşünsem, bin yıl yaşasam böyle bir olayın yaşanabileceğine ihtimal bile vermezdim” dedi.

    DURUŞMA ERTELENDİ

    Behçet Yediminareli ile Mevlüt Doğan ise ilk duruşmadaki savunmalarını tekrar edip, beraatlerini ve tahliyelerini istedi. Beyanların ardından mahkeme heyeti, duruşmayı 8 Ocak’a erteledi.

  • Ünlü oyuncu Uraz Kaygılaroğlu’nun acı günü: ‘Biriciğim vefat etmiştir’

    Ünlü oyuncu Uraz Kaygılaroğlu’nun acı günü: ‘Biriciğim vefat etmiştir’

    Oyuncu Uraz Kaygılaroğlu’nun babaannesi Nezahat Kaygılaroğlu (82), solunum yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetti. Kaygılaroğlu, Balıkesir’de son yolculuğuna uğurlandı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ

    Oyuncu Uraz Kaygılaroğlu’nun babaannesi Nezahat Kaygılaroğlu, bir süre önce solunum yetmezliği nedeniyle Balıkesir Atatürk Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı.

    Tedaviye alınan Kaygılaroğlu, dün yaşamını yitirdi. Uraz Kaygılaroğlu, acı haber, sosyal medyadan yaptığı, “Biriciğim, babaannem Nezahat Kaygılaroğlu vefat etmiştir” paylaşımı ile duyurdu.

    Nezahat Kaygılaroğlu için bugün ikindide Balıkesir Zağnos Paşa Camii’nde cenaze namazı kılındı.

    Törene oyuncu Uraz Kaygılaroğlu ile ailesi, yakınları ve sevenleri katıldı. Oyuncu Uraz Kaygılaroğlu, tabutun başında taziyeleri kabul etti.

    Kılınan namazın ardından Kaygılaroğlu ‘nun cenazesi Başçeşme Mezalığı’nda toprağa verildi. (DHA)

  • Adını yarışmayla duyuran fenomen Semra Dal türbanını çıkardı

    Adını yarışmayla duyuran fenomen Semra Dal türbanını çıkardı


    Sosyal medyada “Semra Chef” adıyla tanınan ve 2024’te “En Hamarat Benim” yarışmasını kazanarak adını duyuran fenomen Semra Dal, son paylaşımıyla takipçilerini şaşırttı. Tesettürlü kimliğiyle bilinen Dal, yayınladığı videoyla artık türbanlı olmadığını duyurarak sosyal medyada gündem oldu.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    2024’te Kadir Ezildi’nin sunduğu “En Hamarat Benim” yarışmasına Isparta’dan katılarak birinci olan sosyal medya fenomeni Semra Dal (Semra Chef), yeni paylaşımıyla gündem oldu. Tesettürlü kimliğiyle tanınan Dal, son yayınladığı videoda türbanını çıkardığını duyurdu.

    “BUGÜN SİZİ ŞAŞIRTTIM”
    Paylaşımında, “Bugün sizi şaşırttım, ben de şaşırdım” sözleriyle takipçilerine seslenen Dal, kararıyla ilgili gelen yorumlara da yanıt verdi. Dal, “Güzel olmak için açılmadım, saçma sapan konuşup durmayın. Ben kapalıyken de güzeldim zaten. Hem size ne, benim mezarıma siz mi gireceksiniz?” ifadelerini kullandı.

    “HAKARET EDENE DAVA AÇACAĞIM”
    Fenomen isim, uygun bir dille yapılan eleştirileri anlayışla karşılayacağını belirtirken, hakaret içerikli yorumlar için ise hukuki yollara başvuracağını duyurdu. Dal, “Uygun dille eleştirenlere bir şey demiyorum ama hakaret edenlere dava açacağım” dedi.

  • SON DAKİKA | Eşi ve oğlu boğularak ölmüştü! Doktor babadan çelişkili ifadeler: Görgü tanığı korkunç gerçeği anlattı

    SON DAKİKA | Eşi ve oğlu boğularak ölmüştü! Doktor babadan çelişkili ifadeler: Görgü tanığı korkunç gerçeği anlattı

    Son dakika haberi: Samsun Bafra’da kullandığı otomobilin Kızılırmak Nehri’ne uçması sonucu eşi ve çocuğu ölen doktor Serdar Kıyak, çelişkili ifadeler verince cinayetten tutuklandı. Gülşah Kıyak’ın, arkadaşına ‘Kocam beni tehdit ediyor’ mesajı gönderdiği iddia edildi. Bir görgü tanığı da ‘Onları kurtarmak için hiç çabalamadı’ dedi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Son dakika haberi: Samsun Bafra’daki Ondokuzmayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde doktor olan Serdar Kıyak’ın (32) sürücüsü olduğu otomobil, Kızılırmak Nehri’ne uçtu.

    Kıyak’ın Aile ve Sosyal Hizmetler il müdürlüğünde çalışan eşi Gülşah Kıyak (31) ile oğulları Alperen Poyraz (3) boğuldu. Serdar Kıyak olaydan yara almadan kurtuldu.

    Cenazede gözyaşı döken Serdar Kıyak tabuta sarılıp, ‘oğlum’ diye feryat etmişti.

    Soruşturmada çelişkili ifadeler veren Serdar Kıyak ‘eşe karşı tasarlayarak kasten öldürme ve çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak altsoya karşı tasarlayarak kasten öldürme’ suçlarından tutuklandı.

    Zanlı Kıyak ifadesinde “Virajı alamadık, nehre uçtuk. Sonrasında ben kurtuldum ama tekrar suya girip onları kurtarmaya çalıştım” dedi.

    Ancak bir görgü tanığı “Sudan çıktı kenarda bekledi. Kurtarmaya yönelik çabası olmadı” şeklinde ifade verdi.

    ORTAYA ÇIKAN MESAJ KAN DONDURDU: KAZA DEĞİL CİNAYET!

    Araçtan çıkabilen doktor Serdar Kıyak ise olayı yaralı halde atlattı.

    Kazaya ilişkin başlatılan soruşturmada, Gülşah Karaman Kıyak’ın olaydan kısa süre önce cep telefonundan ailesine ‘Beni tehdit ediyor’ şeklinde mesaj gönderdiği ortaya çıktı.

    BAŞSAVCILIKTAN AÇIKLAMA

    Bafra Cumhuriyet Başsavcısı Olcay Aksoy, yaptığı yazılı açıklamada, 12 Eylül’de saat 16.50 sıralarında Serdar Kıyak idaresindeki otomobilin Asar Mahallesi Asarkale mevkisinde Bafra-Tepebaşı Mahallesi istikametine doğru seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu Kızılırmak Nehri’ne düştüğünü belirtti.

    Sürücünün eşi Gülşah Karaman Kıyak ile çocukları Poyraz Kıyak’ın hayatını kaybettiği, Serdar Kıyak’ın ise hafif yaralı olarak kurtulduğu olayla ilgili Cumhuriyet Başsavcılıklarınca resen adli soruşturma başlatıldığını aktardı.

    Aksoy, “Şüpheli sürücü Serdar Kıyak’ın çıkarıldığı Bafra Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince, ‘Eşe karşı tasarlayarak kasten öldürme ve çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak altsoya karşı tasarlayarak kasten öldürme’ suçlarından tutuklanmasına karar verilmiştir.

    Soruşturmaya çok yönlü şekilde titizlikle devam edilmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.” ifadelerini kullandı.

  • Başkomiser evde eşiyle gördüğü jandarma personelini öldürdü

    Başkomiser evde eşiyle gördüğü jandarma personelini öldürdü


    Elazığ’da, Başkomiser Metin K. evine döndüğünde içeride gördüğü jandarma personeli Orhan Öksüm’e tabancayla vurarak öldürdü.

    Olay, öğle saatlerinde Çaydaçıra Mahallesi’ndeki Elisa Park Konutları’nda meydana geldi. Eevine gelen Başkomiser Metin K., içeride eşi ve jandarma personeli Orhan Öksüm’ü görünce tartışma çıktı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Tartışma sırasında Metin K., belindeki tabancayla Öksüm’e ateş etti. Kurşunların isabet ettiği Orhan Öksüm yere yığılırken, ihbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.

    Sağlık ekiplerinin kontrolünde Öksüm’ün hayatını kaybettiği belirlendi. Orhan Öksüm’ün cenazesi otopsi için Fırat Üniversitesi Hastanesi morguna götürüldü.

    Metin K. gözaltına alınırken, olaya ilişkin soruşturma başlatıldı. (DHA)

  • SON DAKİKA… Miami’de hayatını kaybetmişti: Defne Akçakayalıoğlu toprağa verildi!

    SON DAKİKA… Miami’de hayatını kaybetmişti: Defne Akçakayalıoğlu toprağa verildi!

    Sosyete, Amerika Birleşik Devletleri’nden gelen haberle sarsıldı. Zeynep-Hasan Akçakayalıoğlu çiftinin henüz 19 yaşındaki kızı Defne Akçakayalıoğlu’nun Miami’de kaldığı evde cansız bedenine ulaşıldı. Yatağında hareketsiz bulunan ve hayatını kaybettiği anlaşılan Defne için bugün İstanbul’da cenaze töreni yapıldı. Genç kızın ailesi ve arkadaşları gözyaşlarını tutamadı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ

    İş dünyasının tanınan isimlerinden Hasan Akçakayalıoğlu ve Zeynep Akçakayalıoğlu, Miami’de bulunan kızları Defne’yi ziyarete gitti. Edinilen bilgiye göre, ailesiyle birlikte plaja giderek denize giren Akçakayalıoğlu, evlerine döndükten sonra uyudu.
    Sabah saatlerinde genç kızın yatağında hareketsiz yattığını gören anne ve babası, durumu sağlık ekiplerine bildirdi. Eve gelen ekipler, genç kızın hayatını kaybettiğini belirledi

    ARKADAŞLARI TÖREN SIRASINDA FENALAŞTI

    Hayatını kaybeden genç kızın cenazesi yapılan incelemelerin ardından İstanbul’a getirildi. Akçakayalıoğlu için bugün Levent Barbaros Hayrettin Paşa Camii’nde öğle namazı sonrası cenaze töreni düzenlendi. Törene, ailesi ve sevenlerinin yanı sıra iş dünyasından ve siyasetten birçok kişi katıldı.

    Öte yandan, cenaze töreninde duygusal anlar da yaşandı. Akçakayalıoğlu’nun yakın arkadaşlarından birisi fenalaşarak baygınlık geçirdi. Çevrede bulunan vatandaşlar ve diğer yakınları genç kıza hemen müdahale bulunarak sakinleştirmeye çalıştı.

    Defne Akçakayalıoğlu’nun cenazesi kılınan cenaze namazının ardından Ulus Mezarlığı’nda defnedildi. 19 yaşındaki Defne Akçakayalıoğlu’nun yaklaşık bir ay önce Miami’ye gittiği öğrenildi.

  • Sadece 9 gün yaşadı! Güzellik uzmanı Çiğdem’in kahreden sonu: ‘Doktorlar yüzde 2 şans verdi’

    Sadece 9 gün yaşadı! Güzellik uzmanı Çiğdem’in kahreden sonu: ‘Doktorlar yüzde 2 şans verdi’

    Adana’da geçirdiği mide fıtığı ameliyatı sonrası rahatsızlanan güzellik uzmanı Çiğdem Bulut (33), operasyondan 9 gün sonra hayatını kaybetti. Bulut’un yakınları, yanlış ameliyat yapıldığı iddiasıyla şikayette bulundu.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ

    Irak’ta güzellik uzmanı olarak çalışan Çiğdem Bulut, bir yakının taziyesi için kısa süre önce Adana’ya geldi. Burada mide rahatsızlığı yaşadığı için gittiği doktorda mide fıtığı teşhisi konulan Bulut, tedavi için ameliyat olmak istedi. Bulut, 15 Ağustos’ta ameliyat için muayene olduğu Genel Cerrah Uzmanı Opr. Dr. B.G. ile anlaştı. Özel bir hastanede 18 Ağustos’ta ameliyata alınan Bulut, 20 Ağustos’ta taburcu edildi.

    Ameliyat sonrası kusma şikayetleri başlayan Bulut’un durumundan endişelenen yakınları, durumu operasyonu gerçekleştiren doktora anlattı. Doktorun kendilerine “Psikolojiktir, benim ameliyatımla alakalı değildir” dediğini öne süren yakınları, Bulut’un durumunun ağırlaşması üzerine 25 Ağustos’ta ameliyat olduğu hastaneye getirdi. Burada daha da kötüleşen Bulut, yoğun bakım ünitesine alınarak entübe edildi. Bulut aynı gün, Seyhan Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Mide fıtığı ameliyatı sonrası iç organlarında hasar oluştuğu iddia edilen Bulut, burada da ameliyata alındı ancak 27 Ağustos saat 18.30 sıralarında hayatını kaybetti.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ

    YAKINLARI DOKTOR VE HASTANE HAKKINDA ŞİKAYETÇİ OLDU

    Bulut’un vefatının ardından acılı yakınları, mide fıtığı ameliyatının yapıldığı özel hastaneye gelerek, doktor ve hastane yönetimine tepki gösterdi. Yakınlarının doktor ve hastane hakkında şikayette bulunması üzerine Bulut’un cansız bedeni, otopsi için Adana Adli Tıp Kurumu’nun morguna kaldırıldı.

    ‘BASİT BİR AMELİYATA GİTTİ, CENAZESİ GELDİ’

    Her şeyin 10 gün içinde olduğunu anlatan Çiğdem Bulut’un üvey ağabeyi Barış Tumur (35), ameliyata güle güle şarkı söyleyerek gittiğini anlattı. Doktorun ameliyat sonrası şikayetleri umursamadığını iddia eden Barış Tumur, “Hastaneden çıktığı için psikolojik olabileceğini, bir psikoloğa götürmesini söyledi doktor. Durumu daha da kötüleşti, ‘Sırtım ağrıyor, nefes alamıyorum, dikiş yerlerim içeriden çok kötü batıyor, yardım et’ diyordu. Hastaneye götürdüm, akşama kadar hiçbir müdahale yapılmadı. 5-6 tane serum ve ağrı kesici vurmuşlar. Gece yarısına kadar hiçbir röntgen çekilmemiş, tahlil yapılmamış. Gece 02.00’de lavaboya giderken buz gibi ter atarak bayılıyor. Burada nabzının 5’e düştüğü tespit edildi. Daha sonra kalbi duruyor ve 15 dakika boyunca yeniden çalıştırılmaya çalışıldı, sonrasında da yoğun bakıma alındı. Daha sonra da Seyhan Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Akşam da ölüm haberini aldık. Basit bir mide fıtığı ameliyatına giren birinin, cenazesi geliyor. Yetkililerin gereğini yapmasını istiyoruz” dedi.

    ‘DOKTORLAR YÜZDE 2 ŞANS VERDİ’

    Bulut’un Seyhan Devlet Hastanesi’ne sevk edilmesinin ardından buradaki doktorların kendilerine bilgi verdiğini aktaran üvey ağabey Mehmet Tumur (45), “Seyhan Devlet Hastanesi’ndeki doktorlar, mide fıtığı ameliyatı nedeniyle diyaframının patladığını, midesinde çürüme, bağırsakta yırtık ve akciğerlerde sönme olduğu söyledi. Doktorlar, yaşama ihtimalinin yüzde 2 olduğunu, ameliyat ile midesinin alındığını anlattılar. Ameliyat olduktan bir gün sonra ölüm haberini aldık” diye konuştu.

    GERİYE SADECE AMELİYATA GİTTİĞİ GÜN ÇEKİLDİĞİ VİDEOLAR KALDI

    33 yaşında hayatını kaybeden güzellik uzmanı Çiğdem Bulut’tan geriye ameliyat günü çekildiği videolar kaldı. Ameliyat için hastaneye giderken çekildiği videoda Bulut’un neşeli şekilde şarkı söylediği görüldü. Başka bir videoda ise tekerlekli sandalyede ameliyata giderken, gülücükler attığı kameraya yansıdı.

    OTOPSİDE BELLİ OLACAK

    Bulut’un ölümüyle alakalı polis, soruşturma başlattı. Bulut’un ölümünde yanlış ameliyat ve ihmalin olup olmadığı, otopsi sonucu kesinlik kazanacak.

  • Giresun’da düğün faciası! Yenge damadı öldürdü

    Giresun’da düğün faciası! Yenge damadı öldürdü


    Giresun’un Şebinkarahisar ilçesinde düğünden sonra gelin ve damat evlerine uğurlanırken yenge kazayla damat Ali Karaca’yı göğsünden vurarak öl*müne neden oldu.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ

    Doğu Karadeniz Bölgesi’nde son günlerde düğünlerde atılan ve öl*mlere neden olan kurşunlar bu kez damadı hedef aldı. Trabzon’un Çaykara ilçesinde geçtiğimiz hafta gelin alma sırasında evin bahçesine doğru rastgele açılan ateş bir kişinin öl*müne, 2 kişinin de yaralanmasına neden olmuştu. Olayın üzerinden geçen bir haftanın ardından bu kez yine bir düğünde bu kez Giresun’un Şebinkarahisar ilçesinde kan aktı.

    Alınan bilgiye göre, Şebinkarahisar ilçe merkezinde dün gece bir düğün salonunda hayatlarını birleştiren Beyzanur Bayazit ile Ali Karaca Turpçu köyündeki evlerine gitti. Düğün merasimi sonrası kutlamalar köyde de devam ederken, çift evlerine uğurlanmak üzereyken havaya ateş açmak için silaha sarılan damadın yengesi F.K. kazayla Ali Karaca’yı (23) göğsünden vurdu. Ağır yaralanan genç kaldırıldığı Şebinkarahisar Devlet Hastanesi’nde hayatını kaybederken, yenge F.K. gözaltına alındı. Olayla ilgili inceleme sürüyor.

    TRABZON’DA NE OLMUŞTU

    Trabzon’un Çaykara ilçesinde gelin alma töreninde silahla ateş açarak 1 kişinin öl*müne, 2 kişinin de yaralanmasına neden olan 2 zanlı tutuklandı.

    İlçenin Taşkıran Mahallesi’nde dün gerçekleşen gelin alma töreni sırasında silahla ateş açarak F.S’nin (43) öl*müne, R.S. ve B.S.T’nin de yaralanmasına neden oldukları gerekçesiyle gözaltına alınan Y.E.B. ve M.B’nin jandarmadaki işlemleri tamamlandı.

    Adliyeye sevk edilen, polis memuru olduğu öğrenilen Y.E.B. ve M.B, çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı.

    Olay nedeniyle düğünün iptal edildiği öğrenildi.

  • İşlediği cin*yet 16 yıl sonra ortaya çıkmıştı: Adliyeden kaçan doktor 48 gün sonra öl*ü bulundu

    İşlediği cin*yet 16 yıl sonra ortaya çıkmıştı: Adliyeden kaçan doktor 48 gün sonra öl*ü bulundu

    2006 yılında işlediği cin*yetin 2022 yılında ortaya çıkmasının ardından tutuklanan ve Erzurum’da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını çarptırıldığı duruşmanın ardından adliyeden kaçarak kayıplara karışan Dr. Erdal Bektaş, 48 gün sonra öl*ü olarak bulundu.

    8 Temmuz’da Erzurum Adliyesi’nde görülen duruşmada müebbet hapis cezasına çarptırılan ancak SEGBİS odasındaki boşluğu değerlendirerek adliyeden kaçarak kayıplara karışan Dr. Erdal Bektaş, 48 günlük firarının ardından öl*ü olarak bulundu.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Günlerdir aranan Bektaş’ın cenaze namazı dün Bursa’da ikinci namazının ardından kılındı.

    NE OLMUŞTU?

    19 yıl önce Sakarya Nehri’nde mühendis Gökhan Atakan’ın cansız bedeni bulunmuş, yapılan ilk incelemelerin ve Gökhan Atakan’ın eşi Yeliz Atakan’ın ifadeleri sonucunda olayın “karpuz yıkarken nehre düşerek suda boğulduğu” belirtilerek kaza olduğu tespit edilmişti.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ

    16 yıl boyunca gizlenen cin*yet, 2022 yılında Yeliz Atakan’a ait bir ses kaydının ortaya çıkmasıyla aydınlandı.

    12 Punto’dan Rojda Altıntaş’ın haberine göre, inşaat mühendisi Gökhan Atakan’ın vefatını tüm detaylarıyla anlatan ses kaydı Yeliz Atakan’ın ikinci eşine anlattığı itiraflarla doluydu. Ses kaydında doktor sevgilisi Erdal Bektaş’la birlikte, Atakan’ı sabah Sakarya Nehri’nden doldurdukları suyla, klozetin içinde boğdukları yer alırken, daha sonra ikili ce*edi ‘boğulmuş süsü’ vermek amacıyla yine aynı nehre atmışlardı.

    CİN*YET DELİLLERLE KANITLANDI

    16 yıl sonra yeniden açılan dosyada mahkeme, 2022 yılında incelediği İfade, tanık beyanları, HTS kayıtları ve kriminal analizlerle cin*yeti doğruladı. Olay günü Bektaş’ın telefonu sabah nehir kenarında, gece ise yine aynı yerde sinyal verdi. Olayın yaşandığı sırada Bektaş, İstanbul’da bir hastanede nöbetçi görünüyordu ama yerine laborantı geçmişti. Nöbet çizelgesine ise kendi adına sahte imza atmıştı.

    ÖNCE TUTUKLANDILAR SONRA SERBEST KALDILAR

    Cin*yeti işleyen iki isim, kanıtların ardından 2022 yılında tutuklandılar. Ancak mahkeme iddianame bile yazılmadan iki ismin tahliyesine karar verdi. Dava süresince müşteki tarafın avukatı her celsede tutuklama istedi, reddedildi. Hatta karar duruşmasından bir önceki celsede adli kontrol bile kaldırıldı.

    Tüm emareler, mahkemenin beraat vermeye hazırlandığını gösteriyordu ancak son duruşmada mahkeme, iki sanığa da ağırlaştırılmış müebbet verdi. Mahkeme, Tekirdağ ve Erzurum savcılıklarına SEGBİS’ten sonra sanıkların gözaltına alınması gerektiğini önceden bildirdi. Tekirdağ’da polis salon kapısına kondu, Yeliz Atakan tutuklandı.

    KA*TİL DOKTOR ELİNİ KOLUNA SALLAYARAK ADLİYEDEN KAÇMIŞTI

    Ama Erzurum’da öyle olmadı… Polis memuru, “başka bir görev için” odadan ayrıldı. SEGBİS odası başıboş kaldı. Cezası yüzüne okunan Dr. Erdal Bektaş, adliyeden firar etmişti.

  • Mehmet Aslantuğ ile 27 yıllık evliliği bitince yeni aşka yelken açmıştı! Arzum Onan’dan “Amerika’da evlendi” iddialarına şok yanıt: “Hiç gizlemedik…”

    Mehmet Aslantuğ ile 27 yıllık evliliği bitince yeni aşka yelken açmıştı! Arzum Onan’dan “Amerika’da evlendi” iddialarına şok yanıt: “Hiç gizlemedik…”



    Magazin dünyasını sallayan iddia: Arzum Onan, Orkan Özkan ile Amerika’da evlendi mi? Uzun süre gündemi meşgul eden aşk haberlerinin ardından oyuncu, dedikodulara net bir yanıt verdi. Peki, Arzum Onan’ın bu açıklaması çiftin geleceği hakkında ne söylüyor?

    Arzum Onan, 27 yıl birlikte olduğu eşi Mehmet Aslantuğ’dan boşandıktan sonra iş insanı Orkan Özkan ile aşk yaşamaya başlamıştı.

    Çiftin ilişkisi magazin gündeminde sıkça yer alırken, son günlerde Amerika’da evlendikleri yönünde iddialar ortaya atılmıştı. Bu haberler, sosyal medyada ve magazin sayfalarında geniş yankı uyandırdı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    “HİÇ GİZLEMEDİK”

    Arzum Onan, evlilik iddialarına açıklık getirdi. Oyuncu, basın mensuplarına yaptığı kısa ama net açıklamada, “Böyle bir şey asla yok” ifadelerini kullandı. “Başından beri hiçbir şekilde bu birlikteliği gizlemedik. Böyle bir durum olursa zaten söyleriz” dedi. Onan’ın bu açıklaması, Amerika’da evlendikleri yönündeki spekülasyonları yalanlamış oldu.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ

    Geçtiğimiz yıl birlikte olmaya başlayan çift, sosyal medyada zaman zaman paylaştıkları fotoğraflarla dikkat çekmişti.

    Magazin gündeminde sıkça konuşulan Arzum Onan ve Orkan Özkan’ın ilişkisi, kamuoyunda merak konusu olmaya devam ediyor. Onan’ın net açıklamasıyla birlikte, çiftin evlilik iddiaları da gündemden düşmüş oldu.

    Arzum Onan, kariyerinde başarılı projelere imza atmaya devam ederken, özel hayatıyla ilgili ortaya atılan iddialara da net bir tavır koymuş oldu.

    NELER YAŞANMIŞTI?

    Avrupa güzeli Arzum Onan ve Oyuncu Mehmet Aslantuğ, 1996 yılından beri yürüttükleri evliliklerini 2023 yılında noktalama kararı almıştı.

    İkilinin neden boşandığı merak konusu olmuşken başarılı oyuncu Aslantuğ, “Biricik sevgili Arzum’u ben terk etmedim. Kalbimi başka birine vermedim. Bir yıl önce dikkatli, özenli, saygılı bir ifadeyle şunu söyledi: ‘Birkaç yıldır baş etmeye çabaladığım ama edemediğim bir durum var. Artık karı koca gibi hissetmiyorum. Kendime ait bir evde yaşamak istiyorum’. Ben de… Pek kolay olmasa da… Anlayışla, saygıyla karşıladım elbette. Küskün davranmadım. Sadece şunu söyledim, ‘Böyle bir durumu yönetemem. O halde hukuken de ayrılalım. Davayı da sen aç ve tamamen özgür ol, kendini öyle ara.” açıklamasıyla ayrılık sebebine açıklık getirmişti.

    YENİ AŞKA YELKEN AÇTI!

    Arzum Onan’ın 1 yıl sonra ise iş insanı Orkan Özkan’la aşk yaşaması magazin gündemine bomba gibi düşmüştü.

    Ünlü çiftlerin alışveriş yaparken görülmesi, aşk dedikodularını doğru çıkarmıştı.

    Özel hayatını gözlerden uzak bir şekilde yaşamayı tercih eden Onan, yeni sevgilisiyle çok fazla paylaşım yapmıyordu.

    BANGKOK’TA AŞK BİR BAŞKA!

    Hürriyet’ten Mehmet Üstündağ’ın yaptığı habere göre, uzun süredir Amerika’nın Los Angeles kentinde yaşayan iş insanı Orkan Özkan’la birlikte olan Onan, bu kez sevgilisiyle rotayı Asya’ya çevirmişti.

    Bangkok’ta romantik bir tatil yapan ikili, uzak mesafeye rağmen ilişkilerini güçlü tutmayı başarıyor.

    Magazin kulisleri şimdiden Arzum Onan ve Orkan Özkan’ın ne zaman evleneceğini merak etmiş durumda.

  • 17 yıl sonra gerçek ortaya çıktı! ‘Öldü’ denilerek verilen bebekleri meğer başkasınınmış

    17 yıl sonra gerçek ortaya çıktı! ‘Öldü’ denilerek verilen bebekleri meğer başkasınınmış

    DİYARBAKIR’ın Bismil ilçesinde Fatma (45) ve Ercan Aslan (50) çifti, 2008 yılındı doğumdan sonra hastanede 17 gün tedavi gören ve ‘öldü’ denilerek kendilerine teslim edilen bebeğin, yapılan DNA testiyle kendilerine ait olmadığını öğrendi. Mezarın açılması sonrası Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, cenazenin aileyle genetik bağının bulunmadığı belirtilirken aile hukuk mücadelesi başlattı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Bismil ilçesinde 2008 yılında evinde erken doğum yapan Fatma Aslan, 7 aylık doğan bebeğini önce Bismil Devlet Hastanesi’ne, ardından Diyarbakır’daki Dağkapı Çocuk Hastanesi’ne götürdü. ‘Muhammed Furkan’ ismini verdikleri bebek burada kuvöze alındı. 17 gün süren tedavi sürecinde bebeği hiç göremeyen aile, hastane yetkilileri tarafından ölüm haberinin verilmesi üzerine cenazeyi teslim alıp Bağlar ilçesi Yeniköy Mezarlığı’na defnetti. Ancak yıllar içinde çocuklarının yaşadığına dair şüpheleri artan aile, savcılığa başvurarak mezarın açılmasını talep etti. 3 yıl önce başlatılan soruşturma kapsamında yapılan fethi kabir işleminin ardından geçen yıl haziran ayında Adli Tıp Kurumu’nda yapılan DNA testinde, cenazenin Fatma Aslan ile genetik bağının bulunmadığı belirlendi. Şu an 2 çocukları daha bulunan aile sorumlularla ilgili hukuki mücadelesini sürdürüyor.

    ‘CENAZEYİ KUTUYLA VERDİLER’

    Baba Ercan Aslan, yaşadıkları süreci anlatarak, “2008’de doğan çocuğumuz 17 gün hastanede kaldı. Görmek ya da süt vermek için birçok kez talepte bulunduk ama hiçbirine izin verilmedi. 17 gün sonra sabaha karşı arandım ve ölüm haberi verildi. Gittiğimde cenazeyi kutu içinde teslim ettiler. Devlet memuruyum, imamım. Mezar yerini biliyoruz, defnettik. Ama sonrasında Yeniköy Mezarlığı kayıtlarında bu defin yerinin bulunmadığını söylediler. O dönem Mezarlıklar Müdürlüğü’nde görevliydim, böyle bir şeyin olması mümkün değil. Bu nedenle savcılığa başvurduk. DNA eşleşmesinde uyuşmazlık tespit edilince, o çocuğun bizim çocuğumuz olmadığını öğrenince kalbimiz rahatladı. Yıllar boyunca içimiz içimizi yedi. Şimdi artık çocuğumuzun hayatta olduğuna inanıyoruz. Biz, hastanedeki tüm personelden şikayetçiyiz. Yetkililerden çocuğumuza ulaşmak için yardım bekliyoruz” diye konuştu.

    ‘OĞLUMUN YAŞADIĞINI HEP HİSSETTİM’

    Anne Fatma Aslan da bebeğinin ölüm haberine hiçbir zaman inanmadığını belirterek şunları söyledi:

    “Bebeğim doğduğunda onu hiç görmedim, süt vermeme izin verilmedi. Ölüm haberini aldığımda da içim hiç yanmadı, ağlayamadım. Hep içimde bir his vardı. Oğlumun yaşadığına inanıyordum. 3 yıl önce eşimle karar verdik ve savcılığa başvurduk. Mezar açıldı, DNA testi yapıldı ve sonuçta uyuşmadı. Artık biliyorum, oğlum hayatta. Onun Diyarbakır’da ya da çevresinde bir yerde olduğuna eminim. Oğlum başka bir aileye verilmiş olabilir, ancak mutlu olmadığını hissediyorum. Yetkililere sesleniyorum, 5 Şubat 2008’de Diyarbakır ve çevresinde doğan tüm bebeklerin aileleriyle DNA testi yapılsın.” dedi.

    “OĞLUMUN MUTLU OLMADIĞINI HİSSEDİYORUM”

    “Ben hazırım. Oğlumun mutlu olmadığını hissediyorum” ifadelerini kullanan anne Fatma Aslan Belki, “zengin bir aileye verildi ama huzurlu değil” diyerek şunları söyledi: “3 yıldır çok yorulduk, artık oğlumuza kavuşmak istiyoruz. Ben anneysem de oğlum Diyarbakır ve çevresindedir. Çünkü Diyarbakır’a geldiği zaman ben hissediyorum. Gittiği zaman da ben hissediyorum. Yani belki kimilerine saçma da gelebilir, kimilerine yani böyle şey de olur mu? Diyebilir ama gerçek olan bir anne, ciğeri yanan bir anne yani bilir yani evladının nerede olduğunu. Yani hissediyorum ben. Oğlum Diyarbakır’a gelince de hissediyorum, gidince de hissediyorum. Artık karışıklık mı oldu, başkasına mı satıldı? Hiç göstermediler, süt istemediler. Son defa ben gittim hastane kapısına 1 saate yakın ben bekledim. Yalvardım, ben içeri gireyim. 5 dakika dedim, 5 dakika dedim oğlumu ben tek görüp çıkayım. İzin vermediler” açıklamasında bulundu.

  • Bursa’da feci kaza : 2 kız kardeş hayatını kaybetti

    Bursa’da feci kaza : 2 kız kardeş hayatını kaybetti

    Bursa’nın Nilüfer ilçesinde otomobil ile hafif ticari aracın çarpıştığı kazada, aynı araçta bulunan iki kız kardeş hayatını kaybetti. Sürücünün 1.06 promil alkollü olduğu öğrenildi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Kaza, Nilüfer ilçesi Üçevler Mahallesi Ahıska Caddesi üzerinde akşam saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Tuğba Akpınar (35) idaresindeki otomobil ile İsmail S. (22) yönetimindeki hafif ticari araç çarpıştı.

    Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, sürücü Tuğba Akpınar ile kardeşi Seda Akpınar (28) araçta sıkıştı. Vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

    İtfaiye ekipleri tarafından araçtan çıkarılan iki kardeşin, sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde hayatını kaybettiği belirlendi. Hafif yaralanan hafif ticari araç sürücüsü İsmail S. ise ambulansla hastaneye kaldırıldı.


    Tedavisinin ardından gözaltına alınan İsmail S.’nin yapılan kontrollerinde 1.06 promil alkollü olduğu ortaya çıktı. Feci kaza anı ise çevredeki bir işyerine ait güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.
    Hayatını kaybeden iki kız kardeşin cansız bedenleri, savcılık incelemesinin ardından Bursa Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi.
    Kazayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı.