Yazar: admin

  • Annesi kızının oyunundan şüphelendi! Kreşteki skandal böyle ortaya çıktı

    Annesi kızının oyunundan şüphelendi! Kreşteki skandal böyle ortaya çıktı

    Tekirdağ’ın Kapaklı ilçesindeki Özel Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi (ÇOSB) Kreş ve Gündüz Bakım Evi’nde çocuklara şiddet uygulandığı gerekçesiyle, aileler suç duyurusunda bulundu.

    Temmuz ayında Kapaklı’da, ÇOSB Kreş ve Gündüz Bakım Evi’nde meydana gelen olayda, anne E.E., evde kızı D.E.’nin oynadığı bebeğini ellerini kurdele ile arkadan bağlayıp uyutması üzerine şüphelendi.

    Annesinin bunu neden yaptığını sorduğu D.E., kreşte uyumayan çocukları öğretmenlerinin bağlayarak uyuttuğunu söyledi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    7 ÇOCUĞUN KREŞLE İLİŞKİSİ KESİLDİ

    Bunun üzerine E.E., bağlayan öğretmenlerin isimlerini kızından öğrendi, diğer velilerle irtibata geçti. E.E., 250 öğrencisi bulunan kreş yönetimi ile görüşmek istedi. Olumlu talep alamayan veliler, bu yılın haziran, temmuz ve ağustos ayına ait güvenlik kamerası görüntülerinin kayıtlarının incelenmesini istedi. Bu talebi de kabul etmeyen kreş yönetimi, 7 çocuğun kreşle ilişkisini kesip, ailelerine durumu mail ile bildirdi.

    Velilerin suç duyurusunda bulunması üzerine Çerkezköy Cumhuriyet Başsavcılığı, konuyla ilgili inceleme başlattı. Savcılık kamera kayıtlarına el koyarak, incelemeye aldı. Görüntülerde, bir öğretmenin çocuğu tutup yere attığı, bazı çocukları itip kaktıkları, üzerlerini değişirken sert davrandıkları, bir öğretmenin çocuğu yere sert bir şekilde oturttuğu, çocukların yattıkları yatakları taşırken, başına çarptığı, ağlayan çocuğu zorla bezle masa sildirdikleri, sert davrandıkları çocukların ağladığı, bir çocuğun eline ve yüzüne vurdukları yer aldı.

    İKİ ÖĞRETMENİN GÖREVİNE SON VERİLDİ

    Görüntülerin incelenmesinin ardından 7 veli, öğretmenler, S.M. ve B.Y. ile kreş idarecileri hakkında suç duyurusunda bulundu. Çerkezköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın konuya ilişkin soruşturması sürerken, kreş yönetimi, olayın duyulmasının ardından 2 öğretmenin görevine son verdi.

    Velilerin cep telefonlarına kreşten gönderilen mesajlarda ise şu ifadelere yer verdi:

    Sevgili velilerimiz. Görüntüleri üzüntüyle izlemiş bulunmaktayız. Bahse konu öğretmenlerimizin işine son verilmiştir. Hukuki süreç başlamıştır, konuyla ilgili detaylı açıklama üst yönetim tarafından yapılacaktır.

    ÇOBS’DAN AÇIKLAMA

    ÇOSB yönetiminden konuya ilişkin yazılı açıklama da yapıldı. Bölge müdürlükleri bünyesinde faaliyet gösteren Özel ÇOBS Kreş ve Gündüz Bakım Evi ile ilgili basında yayınlanan görüntülerle ilgili açıklama yapma gereği duyulduğu belirtildi.

    Görüntülerdeki konu, yargıya intikal ettirilmiş olup, bölge müdürlüğümüz tarafından söz konusu çalışanların, işine son verilerek idari tahkikata başlanmış olup, tahkikat devam etmektedir. Kreşimizdeki diğer çocuklarımızın ve velilerimizin etkilenmemesi için büyük bir titizlikle üzerinde durduğumuz konuyla ilgili kişiler hakkında idari gerekli işlemlerin yapılacağını ve yargılama sürecinin takipçisi olacağımızı kamuoyunun bilgisine sunarız.

    İDARECİLER GÖREVDEN ALINDI

    Tekirdağ’ın Kapaklı ilçesindeki Özel Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi (ÇOSB) Kreş ve Gündüz Bakımevi’nde çocuklara şiddet uygulandığı gerekçesiyle ailelerin suç duyurusunun ardından savcılık soruşturması sürüyor. Çocuklara şiddet uyguladığı belirtilen 2 öğretmenin ardından kreşin 5 yöneticisi de görevlerinden alınıp, haklarında soruşturma başlatıldı.

    ÇOBS yönetiminden yapılan açıklamada, “Bölge müdürlüğümüz bünyesinde faaliyet gösteren Özel ÇOSB Kreş ve Gündüz Bakımevimiz hakkında basında yayınlanan görüntülerle ilgili olarak yönetimimizin aldığı karar doğrultusunda kreş idarecilerinin görevlerine son verilmiştir. Kamuoyuna duyurulur” denildi.

    VELİLERDEN TEPKİ

    Öte yandan kreşe akın eden veliler, çocuklarını almak istediklerini dile getirip, yöneticilerle tartıştı. Olaya sert tepki gösteren veliler, aylardır süren şiddete karşı neden önlem alınmadığını sordu. Velilerden biri, yöneticilerin güvenlik kameralarını izlememesine de tepki gösterip, “Yöneticiler bu şiddete karşı aylarca neden sessiz kaldı. İzlemiyorsanız niye kreşte kameralar var?” dedi.

    Veliler, tepki göstermelerinin ardından çocuklarını alarak kreşten ayrıldı.

    KAYNAK: posta com tr

  • Biz Kime Güveneceğiz?

    Biz Kime Güveneceğiz?

    Çatalca’da bulunan bir Aile Sağlığı Merkezi’nde görevli doktor, iddiaya göre muayeneye gelen dört kız çocuğunu taciz etti.

    Doktor, polis ekipleri tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    Çatalca Kaleiçi Mahallesi’nde bulunan 1. No’lu Sağlık Ocağı’na, muayene için giden 12 yaşındaki bir kız çocuğu, eve gidince odasına kapanarak ağlamaya başladı. Ailesi çocukla konuşunca doktorun kendisini taciz ettiğini söyledi. Karakola şikayet için giden aile, başka çocuklarında cinsel istismara uğradığı iddiasıyla şikayetçi olduğunu öğrendi.

    Polis ekiplerinin yaptığı araştırmalar sonucunda, 12 ile 16 yaş arasında toplam üç kız çocuğunun Sağlık Ocağı’nda görevli Dr. E. B. tarafından taciz edildiği ortaya çıktı. Polis tarafından gözaltına alınan doktor, tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    LÖSEMİ HASTASI KIZI DA TACİZ ETMİŞ

    Öte yandan, olayın sosyal medyada paylaşılması ile daha önce lösemi teşhisi konulan bir kız çocuğunun da aynı doktor tarafından taciz edildiği öğrenildi.

  • Göz bebeklerine dövme yaptırdı… Hayatı altüst oldu! Acı haberi doktordan öğrendi

    Göz bebeklerine dövme yaptırdı… Hayatı altüst oldu! Acı haberi doktordan öğrendi

    Göz bebeklerine dövme yaptıran 32 yaşındaki kadının hayatı resmen karardı. Gözlerinin şişmesi üzerine soluğu hastanede alan kadının başına gelenler sosyal medyada viral oldu.

    Sosyal medya Kuzey İrlanda’dan gelen haberi konuşuyor…

    Anaya Peterson isimli kadının hayatı göz bebeklerine yaptırdığı dövme ile altüst oldu.

    Avustralyalı model Amber Luke’den ilham alan ve kendi göz bebeklerine dövme yaptıran Peterson’ın bir gözü mavi diğeri ise mor renge kavuştu.

    New York Post’ta yer alan habere göre, 32 yaşındaki kadının bu girişimi ona pahalıya mal oldu.

    Temmuz 2020’de sağ gözüne mavi dövme yaptırdığını belirten Peterson, ‘kör olursam en azından diğer gözüm olur diye düşündüm’ dedi.

    O dönem hiçbir komplikasyon ile karşılaşmadığını belirten 32 yaşındaki kadın aynı yılın Aralık ayında diğer göz bebeğine de dövme yaptırdı.

    GÖZLERİ ŞİŞTİ, SOLUĞU HASTANEDE ALDI

    Bir sabah uyandığında gözlerinin şiştiğini fark eden kadın soluğu hastanede aldı.

    Doktorlar talihsiz kadına üç gün boyunca damardan ilaç verdi ve gözünden biyopsi aldı.

    Ancak doktorların tüm çabasına rağmen Peterson tam olarak tedavi edilemedi. Görme yetisini yavaş yavaş kaybettiğini açıklayan Peterson, ‘Bugün bile gözlerimde uçuşan cisimlerle uyandım’ dedi.

    ‘KÖR OLMANIN EŞİĞİNDEYİM’

    Gözlerindeki dövme mürekkebini çıkartılamadığı için 32 yaşındaki kadın bu sorunu her zaman yaşayacak.

    ‘Kör olmanın eşiğindeyim’ diyen 32 yaşındaki kadın pişman olduğunu söyledi.

  • Türkiye’yi sarsan olayda iğrenç detaylar! Genç kız tırda yaşadıklarını anlattı

    Türkiye’yi sarsan olayda iğrenç detaylar! Genç kız tırda yaşadıklarını anlattı

    Kocaeli’de evden kaçan 15 yaşındaki otizmli genç kıza tır içinde 4 gün boyunca cinsel istismarda bulunduğu iddia edilen sanıkların yargılanmasına devam edildi.

    İfadesinde genç kız, “Bana ‘Sen benim esirimsin’ dedi. Bana cinsel istismarda bulundu. Çok korktum. M.C. benim çıplak fotoğrafımı çekti.

    ‘Gülümse, seni satacağım ve para kazanacağım’ dedi. 4 gün boyunca 3 kişi bana cinsel istismarda bulundu. Bana istismarda bulunan O.D. ve Ü.M., M.C.’ye toplam 80 TL verdi” ifadelerini kullandı.

    İstanbul’dan Hatay’a gitmek için evden kaçan 15 yaşındaki E.Z.İ. isimli kız çocuğu, 4 Nisan 2021 tarihinde meydana gelen olayda Kocaeli’de M.C. isimli şahsın tırına bindirildi.

    4 GÜN BOYUNCA 3 KİŞİNİN CİNSEL İSTİSMARINA UĞRADI

    İddiaya göre E.Z.İ., tır içerisinde 3 şüphelinin cinsel istismarına maruz kaldı, olaydan 4 gün sonra ise Körfez ilçesinde bırakıldı. Olayın ortaya çıkmasıyla gözaltına alınan tır şoförü M.C., tutuklanarak cezaevine gönderildi. Yapılan muayenelerde E.Z.İ.’nin cinsel istismara uğradığı tespit edildi.

    SANIKLARIN YARGILANMASINA DEVAM EDİLDİ

    Hakkında, ‘Zincirleme şekilde özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek’, ‘çocukları fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek’, ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’, ‘çocuğun zincirleme şekilde nitelikli cinsel istismarı’ suçlarından dava açılan M.C.’nin, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmasına devam edildi. M.C. ile birlikte genç kıza istismarda bulunduğu iddia edilen O.D. ve Ü.M.’nin de Gebze’de açılan dosyaları mevcut dosya ile birleştirildi.

    “BANA ‘SEN BENİM ESİRİMSİN’ DEDİ”

    Salonda tutuklu sanık M.C., tutuksuz sanıklar O.D., Ü.M. ile taraf avukatları hazır bulunurken, E.Z.İ. ise İstanbul Adliyesi Adli Görüşme Odasından (AGO) duruşmaya bağlandı. Olay günü evden kaçtığını söyleyen otizmli E.Z.İ., yolda yürüdüğü esnada şoför M.C.’nin kendisini zorla tıra bindirdiğini söyledi. E.Z.İ., “Bana ‘Sen benim esirimsin’ dedi, müstehcen filmler izlemeyi teklif etti. ‘Sen soyun, içerisi sıcak olur’ dedi.

    “GÜLÜMSE, SENİ SATIP PARA KAZANACAĞIM”

    Sonra klimayı açtı, ışıkları kapattı ve bana cinsel istismarda bulundu. Çok korktum. M.C. benim çıplak fotoğrafımı çekti. ‘Gülümse, seni satacağım ve para kazanacağım’ dedi” ifadelerini kullandı.

    “BANA İSTİSMARDA BULUNANLAR, M.C.’YE 80 TL VERDİ”

    Tutuklu sanık M.C.’ye 17 yaşında olduğunu söylediğini ifade eden E.Z.İ., “4 gün boyunca 3 kişi bana cinsel istismarda bulundu. Bana istismarda bulunan O.D. ve Ü.M., M.C.’ye toplam 80 TL verdi. M.C.’de o parayı bana verdi. Paraya ihtiyacım olduğu için aldım ancak isteyerek cinsel ilişkiye girmedim, zorla yaptılar. 5. gün bana, ‘Seninle işimiz bitti’ deyip bıraktılar. 1.5 yıl boyunca çocuk esirgeme kurumunda kaldım, şimdi ailemin yanındayım. Otizmliyim, ilaçla tedavi görüyorum” dedi.

    “SANIK, AIDS HASTASI OLMASINA RAĞMEN MAĞDUR CİNSEL İLİŞKİYE GİRMİŞ”

    E.Z.İ.’nin avukatı, “Sanık M.C., AIDS hastası olmasına rağmen E.Z.İ. ile cinsel ilişkiye girmiş. Mağdurun konuşma ve hareketleri normal bir insanın konuşma tarzında değildir. Sağlıklı bir birey olmadığı açıktır. Sanıkların cezalandırılmalarını istiyoruz” diye konuştu.

    “ONUN RIZASIYLA İLİŞKİYE GİRDİM”

    Savunması için söz hakkı verilen M.C. ise suçlamaları kabul etmeyerek, “E.Z.İ., kendi isteğiyle arabaya bindi, 18 yaşında olduğunu söyledi. Onun rızasıyla ilişkiye girdim. Benim kızla ilişki sürem 3 dakika sürdü. 3 saat sürmedi. Suçlamaları kabul etmiyorum. Cuma gece saat 01.00 sıralarında onu arabaya aldım cumartesi günü ise bıraktım” diye konuştu.

    “BANA ÇIPLAK VİDEOSUNU ATTI”

    Genç kıza cinsel istismardan yargılanan sanıklardan O.D. de savunmasında, “M.C. bana E.İ.Z.’nin çıplak videosunu attı. Onunla telefonla konuştuktan sonra gelip beni aldı. M.C. bana kızın 18 yaşında olduğunu ve hayat kadını olduğunu söyledi. Nefsim uyanmadığı için kızla cinsel ilişkiye girmedim ancak M.C.’ye 30 TL verdim” şeklinde konuştu.

    “HAYAT KADINI OLDUĞUNU SÖYLEDİ”

    Sanık Ü.M. de M.C.’nin kendisine video attığını ifade ederek, “M.C. bana kızın çıplak videosunu attı. Hayat kadını olduğunu söyledi. Kızla birlikte oldum, M.C.’nin hesabına 50 TL attım” dedi. Mahkeme heyeti, sanık M.C.’nin tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı erteledi.

    KAYNAK: posta com tr

  • Özge Ulusoy’un en zor görevi… Babasını son yolculuğuna uğurladı

    Özge Ulusoy’un en zor görevi… Babasını son yolculuğuna uğurladı

    Trafik kazası sonucu hayatını kaybeden manken ve oyuncu Özge Ulusoy’un babası Emekli Albay Haydar Ulusoy için Ankara’da cenaze töreni düzenlendi.

    Manken ve oyuncu Özge Ulusoy’un babası Emekli Albay Haydar Ulusoy’a, dün saat 15.00 sıralarında Ankara’nın Çankaya ilçesindeki Turan Güneş Bulvarı’nda araç çarpmıştı.

    Elif N. yönetimindeki cip, Milli Savunma Bakanlığı lojmanları önünden yolun karşısına geçmek isteyen Emekli Albay Haydar Ulusoy’a çarparak hayatının kaybetmesine sebep olmuştu.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Emekli Albay Haydar Ulusoy için bugün düzenlenen Cenaze Töreni ise Çankaya Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi ve Cemevinde gerçekleştirildi.
    Düzenlenen törene Haydar Ulusoy’un eşi Armağan Ulusoy, kızları Nilay Ulusoy ve Özge Ulusoy katıldı.

    “Şükürler olsun böyle bir insanın evladıyım”

    Cenaze töreninde konuşan Özge Ulusoy, babasının çok iyi bir insan olduğunu dile getirerek, “Babamı hepiniz çok iyi tanıyorsunuz. Bu dünyada yaşayan bir melekti. Birçok insana aş verdi, iş verdi, korudu, kolladı. Bir insandan bile beddua almadığına çok eminim. Anneme çok iyi bir eş bize çok iyi bir baba oldu. Herkes burada onu ne kadar çok seviyor görüyorum. Herkesin hakkında neler düşündüğünü de biliyorum. Okuyorum, hiç tanımayan insanlar bana ulaştılar; babamın ne kadar iyi bir insan olduğundan bahsediyorlar. Şükürler olsun böyle bir insanın evladıyım. Damarımda, hücremde her şeyimde bırakıp gittiğine inanmıyorum, benim içimde yaşayacak ve gidilecek güzel bir yer varsa bunu en çok hak eden babam. O yüzden sadece dualarınızı istiyorum. Huzurla istirahat etsin” dedi.

    Özge Ulusoy ve babası Emekli Albay Haydar Ulusoy

  • Hakkari’de yasak aşk dehşeti: Önce eşini ve doktor yeğenini sonra kendini öldürdü! Yakınları akın etti…

    Hakkari’de yasak aşk dehşeti: Önce eşini ve doktor yeğenini sonra kendini öldürdü! Yakınları akın etti…

    Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde Seyfettin Ç. (41), eşi Evin Ç.’yi (35) ve doktor yeğeni Haşim Ç.’yi (32) silahla vurdu.

    Ardından silahı kendisine de ateşledi. Doktor Haşim Ç. olay yerinde hayatını kaybederken Seyfettin Ç. ve eşi Evin Ç. de hastanede kurtarılamadı.

    Olay saat 15.00 sıralarında lçenin Esentepe mahallesinde bulunan Pizok TOKİ Evlerinde bulunan bir odunluğun arkasında meydana geldi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    İhbar üzerine bölgeye yönlendirilen 112 sağlık çalışanları, polis ve itfaiye ekipleri inceleme yaptı. Yapılan incelemede Doktor Haşim Ç.’nin olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi.

    Sağlık ekiplerince ağır yaralı olarak Yüksekova Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Seyfettin Ç. ve eşi Evin Ç. de yapılan tüm müdahalelere kurtarılamadı.

    Olay üzerine şahısların yakınları,Yüksekova Devlet Hastanesi’ne akın ettiler.

    GÖNÜL İLİŞKİSİ

    Polis, yaşanan olayla ilgili soruşturma başlatırken, Seyfettin Ç.’nin eşi ve doktor yeğeni Haşim Ç. ile arasında gönül ilişkisi olduğunu öğrenmesi üzerine olayı gerçekleştirdiği öğrenildi.

    KAYNAK: sabah

  • Babanın 18 yıl sonra ikinci evlat acısı! Yürek yakan anlar… ‘Şimdi bu acıya nasıl dayanırım’

    Babanın 18 yıl sonra ikinci evlat acısı! Yürek yakan anlar… ‘Şimdi bu acıya nasıl dayanırım’

    Antalya’nın Alanya ilçesinde, kaybolduğu ihbar edildikten 1 gün sonra 50 metrelik uçurumda cansız bedeni bulunan Elif Emeksiz’in (32) kardeşi Ebru’nun da 18 yıl önce trafik kazasında hayatını kaybettiği ortaya çıktı.

    Yıllar sonra yeniden evlat acısı yaşayan İbrahim Emeksiz (57), “Ben 18 yıl önce ölen kızımın yasını tutuyorum. Şimdi bu acıya nasıl dayanırım?” diyerek, gözyaşı döktü.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Alanya Kalesi surları altındaki uçurumda, dün saat 14.00 sıralarında birinin hareketsiz yattığını görenler, durumu polise bildirdi. İhbarla olay yerine polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekipler, 50 metrelik yamaçtan inince kadın cesediyle karşılaştı.

    Yapılan incelemede, cansız bedenin, 1 gün önce hakkında kayıp ihbarı yapılan Elif Emeksiz’e ait olduğu belirlendi. Bulunduğu yerden çıkarılan cansız beden, otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.

    DİĞER KIZINI DA 18 YIL ÖNCE KAZADA KAYBETMİŞ

    Kale surlarından düştüğü tahmin edilen Elif Emeksiz’in cenazesini almak için babası İbrahim Emeksiz, bu sabah Adli Tıp Kurumu morguna geldi. Büyük üzüntü yaşayan Emeksiz’in, 18 yıl önce de o dönem 9 yaşında olan diğer kızı Ebru Emeksiz’i Trafik kazasında kaybettiği ortaya çıktı.

    Ebru’nun, 18 Temmuz 2004’te Alanya çevre yolunda araç çarpması sonucu yaşamını yitirdiğini söyleyen İbrahim Emeksiz, kaçan sürücüyü bulabilmek için yıllarca mücadele ettiğini hatta internet sitesi bile kurduğunu ancak herhangi bir sonuca ulaşamadıklarını anlattı.

    “ŞİMDİ BU ACIYA NASIL DAYANIRIM”

    Elif Emeksiz’in ise hem açıktan eğitimini sürdürüp hem çalıştığını kaydeden İbrahim Emeksiz, “Hayat doluydu. Ben kızımın intihar ettiğini düşünmüyorum. Orası onun yürüyüş yoluydu. ‘Canım sıkıldı, kafamı dağıtmak için çıktım’ dedi. Ondan sonra da bu olay oldu. Muhtemelen düşmüştür ama ne olduğunu bilmiyorum. Ben 18 yıl önce ölen kızımın yasını tutuyorum. Şimdi bu acıya nasıl dayanırım?” dedi.

    Elif Emeksiz’in cenazesinin bugün Alanya’da toprağa verileceği öğrenildi.

  • “Görecek günümüz, yiyecek ekmeğimiz varmış” Armağan Çağlayan taburcu oldu

    “Görecek günümüz, yiyecek ekmeğimiz varmış” Armağan Çağlayan taburcu oldu

    Akciğer kanserine yakalanan ve tedavi süreci İzmir’de süren Armağan Çağlayan, hastaneden taburcu oldu.

    Kendisini gayet iyi hissettiğini söyleyen Çağlayan, “Görecek günümüz, yiyecek ekmeğimiz varmış. Tedavi sürecinde hiç korkmadım. Ölmek aklıma hiç gelmedi. Ama acı çekmekten korktum” açıklamasında bulundu.

    Ünlü sunucu ve televizyon yapımcısı Armağan Çağlayan, İzmir’de özel bir hastanede devam eden kanser tedavisinin ardından bugün taburcu oldu. Akciğer Kanseri olduğunu geçtiğimiz günlerde duyuran ünlü isim, taburcu olmadan önce basın mensuplarının önüne çıkarak açıklamalarda bulundu. Yaşadığı tedavi sürecini anlatan Armağan Çağlayan, imkanı olan herkesin her yıl check-up yaptırmasını tavsiye etti.

    “6 AY SONRA GELMİŞ OLSAM BELKİ FARKI BİR SENARYO OLACAKTI”

    Açıklamasında erken teşhisin önemine dikkat çeken Armağan Çağlayan, imkanı olan herkesin her yıl check-up yaptırmasını tavsiye etti. Çağlayan, Aslında sadece check-upa gelmiştim. Bir şikayetim yoktu. Merda hocanın odasına girdiğimde ‘En korktuğum yere geldim’ dedim. Sonra hocaya filmimi gösterdim ve beni yolladılar. Ardından Merda Hoca geçen mart ayında Edremit’te çektirdiğim filme bakmış. 3 mm olan kitle 16 mm’ye çıktığını görünce geri çağırdı. Sonrası bitmek bilmeyen kanser süreci. Bu ekonomik zorluklarda insanlara her yıl check-upa gidin demek belki garip olacak ama imkanı olan herkes yaptırsın. Gerçekten erken teşhis hayat kurtarıyormuş. 6 ay sonra gelmiş olsam belki farkı bir senaryo olacaktı” dedi.

    “Ölmekten korkmadım”
    Açıklamasında ölmekten korkmadığını, acı çekmekten korktuğuna vurgu yapan Çağlayan, ““Hocalarımızın dikkati çok önemliydi. Görecek günümüz, yiyecek ekmeğimiz varmış. Hiç korkmadım ve aklıma ölmek gelmedi. Ancak acı çekeceğim diye korktum. Başkasının başına gelince ‘Ölecek’ diyoruz ama insanın kendi başına gelince öyle olmuyormuş. Yoğun bakımda güzel anılarım bile var. Check-upa buraya gelmiştim. Doğru kararın teşhisi koyan ekibe teslim olmak olduğuna karar verdim” sözlerine yer verdi.

    Doktorlarından sigara uyarısı
    Armağan Çağlayan’a erken kanser teşhisi koyan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Merda Erdemir Işık, “Küçük boyutlu bir kitle tespit ettik. Ayrıntılı inceledik ve sonrasında yolumuzu çizmeye devam ettik. Sağ olsun kendisi de çok uyumlu davrandı ve süreç buralara kadar geldi. Hocalarımızın şifalı ellerinde hem tanı hem de Tedavi sürecini tamamlamış olduk” açıklamasında bulundu. Basın açıklamasında konuşan Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Özgür Samancılar ise, “Erken tespit edildiğinde ameliyatla akciğer tümörlerine karşı başarılı sonuçlar alınıyor. Merda hocam gerekli işlemleri yaptıktan sonra biz de ameliyat için uygun olabileceği kararını verdik. 5-6 gün kadar önce de kapalı ameliyat yaptık. Olabilecek en iyi sonuçları aldığımızı düşünüyoruz. Bundan sonra takip olacak. Covid döneminde çok fazla tomografi çekildi. Bu sayede erken evrede çok tümör yakaladık. O yüzden tarama ve check-up programlarının önemi büyük. Armağan bey artık sigarayı bırakacak. Akciğerlerin eski performansını yakalaması biraz süre alacak. Onun için de sigarayı bırakmak şart” ifadelerini kullandı.

    “Armağan Bey, eskisinden daha iyi olacak”
    Basın açıklamasında konuşan Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Kutsal Turhan ise “En erken evrede akciğer tümörünü yakalamış olduk. Lenf bezleri temizlendi ve kapalı ameliyat yaptık. Çok erken sürede hem ayağa kalktı hem de yaraları daha çabuk iyileşecek. Çok mutlu olduk. Erken olarak bunu tespit etmek çok önemliydi. Aile öyküsü olan 50 yaş üzerinde sigara içenlerin yılda bir kez akciğerlerine baktırması erken teşhis ve sonraki ameliyat süreci açısından oldukça önemli. Armağan Bey sigarayı bırakıp yürüyüşlerini aksatmazsa eskisinden çok daha iyi olarak hayatına devam edecek” sözlerine yer verdi.

  • Camide bir kadınla beraberken eşi tarafından basılan imama soruşturma

    Camide bir kadınla beraberken eşi tarafından basılan imama soruşturma

    Karabük Sipahiler Köyü imamı, camideki odasında bir kadınla birlikteyken eşi tarafından basıldı.

    Kayınpederi Yeniden Refah Partisi Yozgat İl Başkanı Nihat Kayhan’ın şikayetiyle soruşturma açıldı.

    DUVAR – Karabük’teki Sipahiler Köyü imamı Yusuf Ziya S. hakkında camideki odasında bir kadınla baş başa oyduğu iddiasıyla tutanak tutuldu ve müftülük tarafından hakkında soruşturma açıldı. Sözcü’den Saygı Öztürk’ün haberine göre A.S., köyde 3 yıldır imamlık yapan Yusuf Ziya S.’nin namaz saatleri dışında camide uzun vakit geçirmesinden şüphelendi.

    Jandarmaya verdiği ifadede 10 Kasım günü 17.30’da camiye gittiğini anlatan A.S. cemaat az olduğunda kışları namaz kılınan odanın kapısının kilitli olduğunu ve içerden sesler duyduğunu aktardı. Kapının açılmaması üzerine bağırdığını ve annesinin de yanına geldiğini belirten A.S. şunları anlattı:

    “Daha sonra eşim imam Yusuf Ziya S. bulunduğum yere geldi. Eşimin daha önceden beni aldattığından şüphelendiğim için ona hitaben, ‘İçerde bir kadın olduğunu biliyorum. Açın kapıyı’ dedim. Eşim içeriye hitapla ‘R. kapıyı aç’ dedi. Fakat şahıs ısrarla kapıyı açmadı. Eşim, içerideki kadına hitaben, ‘Üzerini giyin, kapıyı aç’ dedi. Bu sırada bizleri de kapının önünden uzaklaştırmaya çalışıyordu. Kadın kapıyı açmayınca, annem köy halkına yaşananları duyurmak için camiden dışarı çıkıp bağırmaya başladı.

    Bu sırada Rümeysa isimli kadın, odanın kapısını açtı ve bizi de zorla bu odadan içeri soktu. Bahse konu odaya girdiğimizde ben sinirli olmam nedeniyle hırslanarak kadına bir-iki tane tokat attım. Benim tokat attığımı gören eşim, nasıl yaptığını bilmiyorum ama beni yere doğru fırlattı. Ben tekrar kalkarak kıza doğru yöneldim. Annem beni fırlattığını görünce eşimi durdurmak için hareket edince annemi de odanın içerisine fırlattı bu sırada annem çocuğumun üzerine devrilecekti.

    O sırada ambulans geldi ve burada jandarma ekibinin gelmesini bekledik. Biz gelen jandarma ekiplerine bahse konu odanın fotoğraflarını çekmelerini söyledim fakat jandarma ekipleri odanın fotoğrafını çekmedi. Ben Yusuf Ziya S.’dan şikayetçi ve davacıyım.”

    A.S.’nin babası Yeniden Refah Partisi Yozgat İl Başkanı Nihat Kayhan’ın şikayeti üzerine müftülük imam Yusuf Ziya S. hakkında soruşturma başlattı.

    Yusuf Ziya S. ise eşinden boşanmak istediği için kendisine itibar suikastı yapılmak istendiğini ileri sürerek “Bayan arkadaşımla oturduğumuz yer cami değil, caminin deposu olarak kullandığımız bir yer. Sözü edilen kadın bir saat oturup gidecekti” ifadasini kullandı. (HABER MERKEZİ)

    KAYNAK: www.sozcu.com.tr/2022/yazarlar/saygi-ozturk/camide-yasananlara-inanamayacaksiniz-ama-7516100/

  • Nikâhtan önce bebek geliyor! Funda Eryiğit ve yönetmen sevgilisi Berkun Oya’dan güzel haber…

    Nikâhtan önce bebek geliyor! Funda Eryiğit ve yönetmen sevgilisi Berkun Oya’dan güzel haber…

    İki yıldır birlikte olan oyuncu Funda Eryiğit ve yönetmen sevgilisi Berkun Oya, düğün hazırlıkları yaparken mutlu bir haber aldı!

    Evlenmek için gün sayan çift, Eryiğit’in hamilelik haberini almasıyla mutluluktan havalara uçtu.

    “Bir Başkadır” dizisinin setinde yakınlaşan ve aşk yaşamaya başlayan Funda Eryiğit ve Berkun Oya, iki yıllık ilişkilerini resmiyete dökmeye hazırlanıyordu. Funda Eryiğit’in üç aylık hamile olduğunu öğrenmesiyle mutlulukları katlandı.



    38 yaşındaki güzel oyuncu, ilk kez nikâh masasına oturmaya hazırlanırken, 45 yaşındaki Berkun Oya, 2015 yılında kısa bir evliliğinin ardından boşanmıştı.

  • Ev ararken dolandırıldı, Tekirdağ’dan getirdiği eşyalarıyla sokakta kaldı

    Ev ararken dolandırıldı, Tekirdağ’dan getirdiği eşyalarıyla sokakta kaldı

    Tekirdağ’dan İstanbul’a ev aramaya gelen Ahmet Doğan, internet sitesi üzerinden bulduğu daireyi kiralamak için kendini ev sahibinin yeğeni olarak tanıtan kişiye 15 bin TL ödeme yaptı.

    Pazartesi günü eve girmek istediğinde daire kapı kilidinin değiştiğini fark eden Doğan, eşyalarıyla birlikte sokakta kaldı.

    Ev sahibi de aynı kişiyi suçlayarak, “Daha önce de başka birisini aynı yöntemle dolandırmış” dedi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Ahmet Doğan 2 hafta önce Tekirdağ’dan İstanbul’a, ev tutmak için geldi. İşsiz ve bekar olduğu gerekçesiyle ev bulmakta zorlandığını belirten Doğan, internet sitesi üzerinden bulduğu Küçükçekmece’deki bir evi kiralamak için, kendini ev sahibinin yeğeni olarak belirten kişiye 15 bin TL ödeme yaptı.

    Pazartesi günü Sefaköy’de bulunan eve gelen Doğan, daire kapısının kilidinin değiştirildiğini fark etti, eşyalarıyla birlikte sokakta kaldı.

    Bunun üzerine karakola başvuran Doğan, aynı kişinin başkalarını da bu şekilde dolandırdığını öğrenerek şikayetçi oldu.

    “ANAHTARI BİLE VERDİ”
    Kira bedelini elden vermek zorunda kaldığını belirten Ahmet Doğan, şöyle konuştu:

    “Tekirdağ’da da iş bulamayınca İstanbul’a gelmek istedim. Bir ev tutup bir iş bulmak için geldim buraya. Geçen hafta cuma günü bir internet ilanından kiralık daire gördüm. Şahsı telefonla aradım. Buraya gelmemi söyledi. Ben de Tekirdağ’dan otobüse bindim. Küçükçekmece, Sefaköy’e geldim. Şahısla görüştüm. Beraber daireye baktık. Daireyi beğendiğimi, tutmak istediğimi söyledim. Sonra şahıs kendisini daire sahibinin yeğeni olarak tanıttı. Daire amcamın demişti, amcasıyla görüştürdü beni. Tanıştık ettik.

    Dairenin anahtarlarını verdi bana. Ondan sonra benden 5 bin lira bir aylık peşin 10 bin lira da depozito parası toplamda 15 bin lira para istedi. Ben de kendilerine bana IBAN numarası gönderin, ben parayı hesabınıza atayım dedim. Onlar da IBAN’a parayı atarsanız KDV kesilir, elden verebilir misin dediler. Ben de daire bulamama korkusuyla, çünkü bekarım bekara daire vermiyorlar. Dairenin fiyatı da beş bin lira, uygundu. Daire fiyatları çok yüksek, daireyi kaçırmamak ümidiyle adamlara ben 15 bin lirayı elden vermek zorunda kaldım.”

    “BANA GÜVENMİYOR MUSUN? BAK BEN SANA ÇOK KIRILDIM”
    Parayı teslim ederken kuşku duyduğunu ifade eden Doğan, “Nakit olarak on beş bin lirayı verdim. Biraz yürüdükten sonra kendisine dedim ki ‘Kardeş parayı aldığına dair bir kağıdın arkasına yazıp imza atabilir misin?’ dedim. O da ‘İşte, ya sen bana güvenmiyor musun? Bak ben sana çok kırıldım’ Ben de dedim ki, ‘Kardeş bunun güvenle, kırılmakla bir alakası yok yani. Sonuçta ben sana elden 15 bin lira nakit para verdim. Parayı aldığına dair kağıdın arkasına yazıp imzalayacaksın’ dedim. Biraz mırın kırın etti. Sonra ben kendisini ikna etmiş oldum, ısrar ettim. ‘Tamam’ dedi. ‘Yazacağım’ dedi. Bir marketin önüne geldik. Oradan bir kalem aldım. Marketin önündeki dolabın üstüne banka dekontunun arkasına 15 bin lirayı elden aldığına dair yazı yazdı. TC numarasını yazdı imzaladı” diye belirtti.

    “DOLANDIRILDIĞIMI HİSSETTİM”
    İstanbul’a geldiğinde dolandırıldığını hissettiğini belirten Ahmet Doğan, şu ifadeleri kullandı:

    “Nitekim ben tekrar Tekirdağ’a gittim. Bu adamlar bana nakliyeci de ayarladılar. Pazartesi gelip kendi ayarladıkları nakliyeciyle benim eşyalarımı Küçükçekmece’deki, Sefaköy’deki tuttuğum eve geçireceklerdi. Bunlar gelmediler. Pazartesi akşam, gelmeyince; bana dedi ki, ‘Kardeş istersen sana paranı geri gönderebilirim’ dedi. Ben de ‘Tamam gönder’ dedim. Parayı da göndermediler. Ben Salı günü tekrar otobüse bindim. Sefaköy’e geldim. Ondan sonra kiraladığım daireye gittim.

    Apartman kapısını bana verdikleri anahtarla açtım. İçeri girdim. Daire kapısını açmaya çalıştığımda açamadım kilidi değiştirmişler. O anda dolandırıldığımı hissettim. Karakola gittim. Karakola gittiğimde orada bir kişiyi daha dolandırdıklarını öğrendim. O da Azerbaycanlı bir kişiydi. 12 bin lira da onu dolandırmışlar. Nitekim şahsın verdiği isim de sahte çıktı, verdiği TC kimlik numarası, telefon numarası boş çıktı. Hiçbir isme kayıtlı değildi.”

    “EŞYALARIMIN YANINDA YATIYORUM HAVA SOĞUK YAĞMUR YAĞDI ISLANDIM”
    Yetkililerden yardım beklediğini söyleyen Doğan, “Daha önce ben Tekirdağ’da bir dükkanda kalıyordum. Dükkandı kaldığım yer, ev değildi. İş arkadaşlarımla beraber kaldığım bir yerdi. Daha önce ben beraber kaldığım arkadaşlarıma ev tutacağını söylemiştim. O dükkandakiler beni aradılar ‘Saat 10’a kadar eşyalarını aldın aldın almadın sokağa atıyorum’ dediler. Ben de buradan, İstanbul’dan apar topar bir tane kamyonet kiraladım. Tekirdağ’a gittim. Eşyalarımı aldım geldim. Nitekim, burada eşyalarımı koyacak, gidecek bir yerim olmadığı için buraya koymak zorunda kaldım. Ben dün gece 00.30’da eşyalarımı buraya indirdim. Şimdi, eşyalarımın yanında yatıyorum. Hava soğuktu yağmur yağdı, ıslandım. Bugün de benim gidecek bir yerim, eşyalarımı koyacak bir yerim yok. Yarın da yok, mağdur durumdayım. Kalacak hiçbir yerim yok. Yetkililere sesleniyorum. Bana yardımcı olsunlar” dedi.

    “O AN ŞÜPHELENDİM ONLARDAN”
    Evin kiralanması konusunda evin gerçek sahibinin kardeşi Özgür Kol’un ilgilendiği öğrenildi. Özgür Kol da yaşananlarla ilgili konuştu.

    Dolandırıcı olduğu iddia edilen kişiden kapora aldığını belirten Özgür Kol, “Evin sahibi kardeşim, Kardeşim rahatsız olduğundan evi kiraya vermek için ben ilgileniyordum. Geçtiğimiz hafta çarşamba günü biri beni aradı. Evin hala kiralık olup olmadığını sordu ben de ev kiralık dedim. Geldi evi gördü, ondan sonra beğendi. Evi istediğini söyledi, hatta yağmurluydu diye gittim onu yoldan aldım getirdim. İşte 7 bin TL’ye evin kirasına anlaştık” dedi.

    Kol, şöyle devam etti:

    “Sonra kendisi üç depozito teklif etti. Bir de kira. Hani toplam 4 tane kira alacaktım. Sonra bana 700 TL de kapora verdi. Cumartesi günü de gelip geri kalan parayı vereceğini, sözleşme yapacağını söyledi. Evde yeni evlenecek kardeşinin oturacağını söyledi, ben de tamam dedim. Evi tutacağı yani parayı getireceği gün annesinin apandisit ameliyatı olduğunu Okmeydanı’nda hastanede olduğunu, onun için de bugün gelmeyip de pazartesi versek olur mu diye söyledi. Öyle söyleyince ben de dedim ki ‘Ailevi sorunun beni ilgilendirmez kardeşim’ dedim. ‘Benim kiram da sıkıntı, yaparsın. Ben de evi sizce vermekten vazgeçtim’ dedim. Şüphelendim. O an şüphelendim onlardan.”

    SEN NEYE GÖRE PARANI VERİYORSUN?
    Aynı kişinin daha önce de Azerbaycan asıllı kişileri dolandırdığını ifade eden Özgür Kol, “Sonra akşama doğru komşum aradı, ‘Özgür, sen burada Azerilere falan ev verdin mi?’ diye. Ben de dedim ‘Ben Azerilere ev vermedim. Sadece bir kişi geldi’ dedim, zaten o günden beri de eve gelmemiştim. Ondan sonra ben de öyle deyince arabaya atladım geldim. Baktım Azerbaycan asıllı arkadaşlar da kapının önünde. Ben onları ilk kez gördüm. Onlar da beni ilk kez görmüştü. Sonra işte hal mesele ne dedim? ‘İşte biz evi tuttuk. Evi gezdik falan’ diye söylediler, Sonra geldim. Yani, daha önce bir kişiyi daha dolandırmış. Diğerini bilmiyorum, ben bunlarla muhatap oldum ilk başta. Sonra bunlar böyle deyince de ben nasıl oluyor öyle şey? Yani ben evi sana vermemişim. Seninle hiçbir şey görmemişsin. Ne sözleşme, ne bir şey, sen neye göre paranı veriyorsun? Bu da işte ‘4 bin TL’ye anlaştım. 3 aylık kira verdim’ dedi. Verip vermediğini bilmiyorum. Şimdi bunun günahı kendi boynunda” ifadelerini kullandı.

    EVİN KİLİDİNİN GÖBEĞİNİ DEĞİŞTİRMİŞLER
    Kilit göbeğinin değiştirildiğini fark ettiğini söyleyen Özgür Kol, “Evin anahtarını da her şeyini değiştirmişler komple. Bunu benden habersiz yapıyorlar. Biz zaten bunları bildirdik. Şikayetçi olduğumuzu da bildirdik bu kişilerden. Evimizi bizden habersiz başkalarına kiraya vermeye kalkıştıkları için de ayriyeten şikayetçi olduk. Yasal olarak da takipçisiyiz zaten bu konunun. Bu sefer kendim göbek aldım. Kendim değiştirdim. Hani anahtarlar değişsin bu kişiler daha başka kimseleri mağdur etmesin. İşte kendim bu kilidi değiştirdikten sonra bir kişi daha aynı konuyla ilgili gelmiş, yine gören bir komşu beni aradı. Biri daha gelmiş, ‘Evi tuttum anahtar olmuyor’ diye. Ben de, anahtarı, göbeği değiştirdiğim için otomatikman zaten olmuyor elindeki anahtar. Ondan sonra ben de söyle o kişiye karakola gitsin diye ilettim. Herkesle de yüzleşmeye hazırım, herhangi bir şey olduğunda da karakola da, savcılığa da gereken bilgimizi veririz. Yani sıkıntı yok o konuda” şeklinde konuştu.

    Dolandırıldığını belirten Ahmet Doğan’ın sokaktaki bekleyişi devam ediyor, polis ekipleri ise şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı.

  • 15 yaşındaki Melike, ayrıldığı nişanlısı tarafından başından vurularak öldürüldü

    15 yaşındaki Melike, ayrıldığı nişanlısı tarafından başından vurularak öldürüldü

    Aksaray’da Melike Arıbaş (15), ailesiyle birlikte gittiği bir yakınının nişan töreninde, ayrıldığı nişanlısı Muhammet Kılıç (22) tarafından tabancayla başından vurularak öldürüldü.

    Kızını korumaya çalışan Doğanay Arıbaş (42) da başından yaralandı.

    Olay, saat 14.00 sıralarında Taş Pazar Mahallesi’nde meydana geldi. Melike Arıbaş, ailesiyle birlikte bir yakınlarının nişanına gitti.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Arıbaş, bir süre sonra nişana gelen ayrıldığı nişanlısı Muhammet Kılıç’ın silahlı saldırısına uğradı. Tabancayla başından vurulan Melike Arıbaş, kanlar içinde yere yığıldı. Kızını korumaya çalışan Doğanay Arıbaş da başından yaralandı.

    MSB: Yunanistan sınırında 12 kişi yakalandı
    İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Gelen ambulansla Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan baba- kızdan Melike Arıbaş, doktorların tüm çabasına karşın kurtarılamadı.

    Hastanede kızının ölüm haberini alan Asiye Arıbaş, “Ne olur Melike’mi verin bana, onu görmek istiyorum. Onun yerine ben ölseydim” diyerek gözyaşı döküp, sinir krizi geçirdi.

    Diyarbakır’daki evlat nöbetinde aile sayısı 334 oldu
    Polis, olayın ardından kaçan Muhammet Kılıç’ı kısa sürede suç aleti silahla yakalayarak gözaltına aldı. Olay yerinde yapılan incelemede ise 12 boş kovan bulundu.

    Muhammet Kılıç’ın emniyetteki sorgusunun sürdüğü bildirildi.