Yazar: admin
-

Ahu Tuğba’nın cenazesi Türkiye’ye getirildi
ABD’de 1 Eylül’de hayatını kaybeden oyuncu Ahu Tuğba’nın cenazesi İstanbul’a getirildi.
-

Korkunç cinayette sır perdesi aralandı! Sevgilisiyle birlikte kocasını öldürdü
Tekirdağ’ın Kapaklı ilçesinde intihar ihbarı üzerine polisin gittiği evde ölü bulunan Şerafettin Sezer’in (48) cinayete kurban gittiği ortaya çıktı.

Sezer’i uyurken cep telefonu şarj kablosuyla boğarak öldürüp, boğazına elektrik kablosu sararak intihar gibi göstermeye çalıştığı belirlenen eşi Z.S. ve sevgilisi U.G. (34) gözaltına alındı.
Olay, önceki gün Kapaklı’nın Bahçelievler Mahallesi Uğur Mumcu Caddesi’nde meydana geldi. Z.S., yaşları 13 ile 21 arasında değişen 3 çocuğunun babası eşi Şerafettin Sezer’in intihar ettiği ihbarında bulundu. Adrese giden polis ekipleri, Şerafettin Sezer’i, yatak odasında boğazında elektrik kablosu sarılı halde ölü buldu. Sezer’in cansız bedeni, yapılan incelemenin ardından hastane morguna kaldırıldı.RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Ölümü şüpheli bulan Kapaklı İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri, kapsamlı çalışma başlattı. İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Masası dedektifleri de ilçeye sevk edilerek, çalışma genişletildi.
TELEFONDAKİ GÖRÜŞMELER ELE VERDİ
Polis, eşinin intihar ettiği yönünde ihbarda bulunan Z.S.’nin ifadesine başvurdu. Büyük kızının da eşi ve kendisi gibi fabrikada işçi olarak çalıştığını, diğer kızının il dışında üniversitede okuduğunu ve küçük kızının da okulda olduğunu anlatan Z.S., eşinin gece vardiyasından çıktıktan sonra eve gelip yattığını, kendisinin de işe gittiğini söyledi. Akşam eve döndüğünde eşini yatak odasında ölü bulduğunu söyleyen Z.S.’nin çelişkili ifadeleri üzerine polis, kadının cep telefonunu incelemeye aldı. İncelemede Z.S.’nin olay günü tekstil fabrikası işçisi U.G. ile sık sık görüştüğü belirlendi. Bunun üzerine daha önce aynı fabrikada çalıştıkları belirlenen Z.S. ile U.G., gözaltına alındı.
UYURKEN SEVGİLİSİNİ EVE ÇAĞIRDI
İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği’ne götürülen Z.S. ile U.G., sorguya alındı. Sorguda Şerafettin Sezer’in cinayete kurban gittiği belirlendi. S.Z.’nin bir süredir U.G. ile ilişki yaşadığı, bu yüzden Şerafettin Sezer’i öldürmek için plan yaptıkları ifade edildi. İddiaya göre; işten gelen Sezer yatak odasında uyurken Z.S., sevgilisi U.G.’yi eve çağırdı. Z.S. ve U.G., Sezer’i uyurken cep telefonu şarj kablosu ile boğarak öldürdü. Olayı intihar gibi göstermek isteyen iki şüpheli, Sezer’in boğazına bu kez elektrik kablosu dolayıp, öldüğünden emin olduktan sonra evden ayrıldı.
CESEDİNİ KIZI BULDU
Akşam saatlerinde işten eve gelen çiftin 21 yaşındaki kızı H.S., babasının yatakta cansız bedenini görünce durumu annesine haber verdi. Bunun üzerine Z.S.’nin, eşinin intihar ettiği ihbarında bulunduğu öğrenildi.
Emniyette sorguları tamamlanan Z.S. ile U.G.’nin bugün Çerkezköy ilçesinde adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.
YER GÖSTERME YAPILDI
Tekirdağ’ın Kapaklı ilçesinde Şerafettin Sezer’i, uyurken cep telefonu şarj kablosuyla boğarak öldürdükleri iddiasıyla gözaltına alınan eşi Z.S. (38) ve sevgilisi U.G.’nin emniyetteki işlemleri tamamlandı. İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Masası dedektifleri tarafından eve götürülen 2 şüpheliye, Cumhuriyet savcısının da katımıyla yer gösterme yapıldı. Yaklaşık 1 saat süren yer göstermede, şüpheliler Şerafettin Sezer’i nasıl öldürdüklerini anlattı. İki şüphelinin, cinayetin ardından yatağın çarşafını ve olayda kullandıkları cep telefonu şarj kablosu ile diğer delilleri evin dışına çıkarıp attıkları belirlendi. Polis, atılan bu delilleri de buldu.
ÇELİK YELEKLE ADLİYEYE
Z.S. ile U.G., sıkı güvenlik önlemleri altında Çerkezköy ilçesinde adliyeye sevk edildi. Polis adliye çevresinde sıkı güvenlik önlemi alırken, Z.S. ile U.G.’ye çelik yelek giydirildiği görüldü.
-

Ahu Tuğba’nın cenazesi Türkiye’ye getiriliyor
ABD’de yaşayan 69 yaşındaki yıldızın ölümü şüpheli bulunduğu için cenaze nakil işlemleri bir türlü gerçekleştirilemedi.
1 Eylül’de ABD’nin Miami kentinde hayatını kaybeden Yeşilçam’ın ünlü ismi Ahu Tuğba’nın cenazesi günler sonra Türkiye’ye getiriliyor.

Anjelik Calvin, 1 Eylül’de Miami’de yaşamını yitiren annesi, Yeşilçam’ın ünlü ismi Ahu Tuğba’nın cenazesiyle ilgili sosyal medya hesabından yeni bir açıklama yaptı.RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Calvin, “Aşkımın cenaze saati, günü kesinleşmedi. Cuma gününe yetiştiremedim Allah affetsin ama bu cuma akşamı Türkiye’deyiz. Aynı uçakla geliyorum. Yer ve saat kesinleşince muhakkak bildireceğim” ifadesini kullandı.

KOAH hastası olan Ahu Tuğba’nın ölümü şüpheli bulunduğu için otopsi işlemleri uzamış ve cenaze nakil işlemleri tamamlanamamış, Anjelik Calvin sosyal medya üzerinden duruma isyan etmişti. Calvin daha sonra prosedürlerin tamamlandığını söylemişti.
VASİYETİNİ YILLAR ÖNCE YAZDIRDI
Ahu Tuğba, 2013’te yakalandığı akciğer rahatsızlığının tedavisi sürecinde vasiyetini hazırlattığını ve organlarını bağışladığını söylemişti. Vasiyetinin içeriğini açıklamayan Tuğba, şu ifadeleri kullanmıştı:
“Akciğerim alınacaktı. Ameliyata girecektim. Kızıma ameliyat olacağımı söylemedim, ‘Bodrum’da evde uyuyorum’ dedim. Anestezi yasak olduğu için vasiyetnamemi yazdım. Ameliyata gideceğim gün direkt noteri çağırdım yanıma. Vasiyetimi yazdırdım çünkü anestezi yasak dediler bana. Organlarımı da bağışladım. Ameliyattan sonra yaşayacağım mı, öleceğim mi bilmiyordum. En büyük korkum kızımı bir daha görememekti. Ölümden korktuğum yoktu benim. Ben sevk edilirken kızım Bodrum’a geldi. Beni Bodrum’da zannediyordu. ‘Bir oteldeyim’ dedim. Ben İzmir’den İstanbul’a giderken yolumu İzmir’den Bodrum’a çevirdim. Hayatımda ilk kez kızıma yalan söyledim. Onun bunları hissedip gelmesi bir mucizeydi yani. Yaşıyor olmam ameliyat olmamı engelleyen kızımdı. Doktorum tarafından ameliyata gerek olmadığı söylendi.”
NAKİL MASRAFI 20 BİN DOLAR
Öte yandan cenazenin 20 bin dolarlık nakil masraflarını ise bir iş adamının karşıladığı iddia edildi.
-

Şehit polis Şeyda Yılmaz’ın katilinin annesi konuştu: Polis yerine keşke ben ölseydim
Ümraniye’de polis memuru Şeyda Yılmaz’ı (27) şehit eden saldırganın annesi Pınar Geçti konuştu. Geçti, ‘Adalet neyse yerini bulsun. Müebbet ise, müebbet yesin’ dedi. Dede Bayram Geçti ise, ‘Cezaysa cezasını versinler, idamsa idama versinler.Ben o ölen polisin ailesinden özür diliyorum’ dedi.

22 Eylül Pazar günü saat 23.00 sıralarında Ümraniye Ihlamurkuyu Mahallesi Petrol Yolu Caddesi’nde meydana gelmişti. 26 suç kaydı bulunan Yunus Emre Geçti (19), polis ekipleri tarafından gözaltına alındığı sırada, polis memurunun silahını alarak polislere ve etrafa ateş açmıştı. Geçti’nin silahla ateş ettiği polis memuru Şeyda Yılmaz (27), kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştu. Saldırıda polis memuru Kürşat Hakkı Sarıtepe ile saldırganın annesi Pınar Geçti de yaralanmıştı. Olayın ardından gözaltına alınan saldırgan Yunus Emre Geçti ise, tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

‘ONLARIN ACISI BENİM ACIM’
Konuyla ilgili konuşan Anne Pınar Geçti, ‘Adalet bakanı, devlet bakanı, Cumhurbaşkanı bu maddeyi çözsünler.Benim çocuğum gitti, videolarını görmek istemiyorum bir anne olarak; görüyorum.Ben psikiyatri ilaçları kullanıyorum. Ben de bacağımdan yaralandım. Topuğumdan yaralandım. Hiçbir anne evladının kötü olmasını istemez. Hiçbir anne evladının devlete zarar vermesini istemez. Keşke polis vurulana kadar ben vurulsaydım.Keşke benim kafama gelseydi, ben ölseydim de bir can bir evlat gitmezdi. Biri mezara gitti, diğeri içeri girdi.Bir cahil iki insanı mahvetti.Gece gündüz aranıyorum, videolarım paylaşılmasın.Yapacak birşeyim yok. Polis Şeyda hanıma Allah rahmet eylesin.Yakınlarına da Allah sabır versin. Ben özür diliyorum.Zamanı gelince ben ailesinin yanına gitmek istiyorum. Gereken neyse onlarla paylaşmak istiyorum. Onların acısı benim acım. Ben çocuğuma üzülmüyorum. Adalet neyse yerini bulsun. Tek kelime söylüyorum bir anne olarak. Adalet neyse yerini bulsun’ dedi.

‘ADALET NEYSE YERİNİ BULSUN’Anne Geçti, ‘Anne olarak söylüyorum adalet neyse yerini bulsun. Mühebbet ise mühebbet yesin, 10 yılsa 10 yıl yesin. Bir polisimi öldürecek kadar adi köpek benim gözümde. Devlet maddeyi ortadan kaldırsın bu kadar söylüyorum” dedi.
‘ÖLEN POLİSİN AİLESİNDEN ÖZÜR DİLİYORUM’
Dede Bayram Geçti ise,”Cezaysa cezasını versinler, idamsa idama versinler. Ben o ölen polisin ailesinden özür diliyorum. Ne gerekiyorsa biz evine gideceğiz. O da bizim bir evladımız. Bu çocuk karakoldan kaçtığı zaman niye sahip çıkmadılar. Çocugu gece gündüz eve alamadık. Kac defa savcıya gönderdik, evden uzaklaştırma kararı çıkarttık, tutuklama kararı çıkarttık” dedi.
-

Kadir Ezildi nişan videosunu paylaştı! Saniyeler içinde milyonlarca beğeni aldı

‘Temizlik Benim İşim’ ve ‘En Hamarat Benim’ yarışmalarıyla adını duyuran sosyal medya fenomeni Kadir Ezildi, sosyal medya hesabından nişan klibini paylaştı. Ünlü sunucunun videosu saniyeler içinde milyonlarca beğeni aldı.Bu gönderiyi Instagram’da gör
Temizlik tutkusuyla tanınan ve enerjik kişiliğiyle izleyicilerin sevgisini kazanan ünlü sunucu ve sosyal medya fenomeni Kadir Ezildi, kariyerindeki başarısının yanı sıra özel hayatındaki gelişmelerle de gündemden düşmüyor.
Son dönemde, Ezildi’nin çeyiz hazırlıkları, söz günü ve nişanı sosyal medyada büyük bir ilgiyle takip ediliyor.SOSYAL MEDYADA TAKİPÇİ PATLAMASI YAŞADI
Videolarıyla takipçi patlaması yaşayan Kadir Ezildi, ikinci nişan için hazırlıklara başladı.
Ezildi, sevgilisi Gamze Türkmen’e evlilik teklifinin hemen ardından söz yaptı. Sosyal medyadan her anını paylaşan Ezildi, bu süreçte takipçilerine adeta anbean yaşadıklarını gösterdi.NİŞAN KLİBİ SOSYAL MEDYADA GÜNDEM OLDU
Kadir Ezildi son olarak sosyal medya hesabından nişan klibini “Eski Türk filmlerinde hep aile olmanın önemi, sevgi, merhamet, komşuluk anlatılırdı. Biz de eski Türk filmi tadında bir ömür istiyoruz” notuyla paylaştı. Ünlü sunucunun videosu saniyeler içinde milyonlarca beğeni aldı.Çiftin ilişkisi sadece hayranları tarafından değil, birçok sosyal medya kullanıcısı tarafından da yakından takip ediliyor.
-

Narin Güran’ın ağabeyi Enes’in kolundaki diş izlerine ait rapor ortaya çıktı
Diyarbakır’ın Bağlar ilçesi kırsal Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos’ta kaybolan ve arama çalışmalarının 19’uncu gününde cansız bedeni bulunan Narin Güran cinayetine ilişkin soruşturma sürüyor.

Tutuklu ağabey Enes Güran’ın kolunda ısırık izleri ile ilgili İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndaki incelemede, izlerin Narin’e ait olup olmadığı tespit edilemedi.
Enes Güran, savcılık ifadesinde ısırık izleriyle ilgili, “Hatırladığım kadarıyla Narin’in kaybolduğu 3’üncü gün evimize gelenler oluyordu ve evde herkes ağlamaya başladı. Ben de o an çok üzülmüştüm. Ağlarken babamın beni görerek üzülmesini istemediğim için kolumun üzerine kapanarak ağlamıştım. O esnada sinirden kolumu ısırdım. Isırık izi bu sebeple oluştu. Kesinlikle kolumu kardeşlerim ya da başka biri herhangi bir sebeple ısırmadı” ifadelerini kullandı.Bakan Tunç’tan Narin Güran cinayetiyle ilgili flaş açıklama: Görüntüler TÜBİTAK’a gönderildi
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
KİME AİT OLDUĞU TESPİT EDİLEMEDİ
Narin’in tutuklanan annesi Yüksel Güran, 14 Eylül’de Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne bağlı Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi’ne getirildi. Güran’ın ağız ve diş modeli alındı. Anne Yüksel Güran’dan alınan ve daha önce de Narin’den alınan ağız ve diş modelleri, İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderilerek, soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Narin’in ağabeyi Enes Güran’ın kolundaki ısırık iziyle karşılaştırıldı. Hazırlanan raporda ısırık izinin kime ait olduğunun tespit edilemediği belirtildi.
Raporda şu ifadelere yer verildi:
“1-Enes Güran’ın sağ ön kolunda tarif ve tespit edilen yumuşak doku lezyonlarının lokalizasyonu, travmatik etkileri, rengi dikkate alındığında kurulumuzdaki muayene tarihi (27 Ağustos 2024) itibari ile gerçekleşme zamanının 3-6 gün (21-24 Ağustos 2024) ile uyumlu olduğu, anılan lezyonların mor renkli, ark (yarım daire/hilalvari) görünümlü, bütünlük arz eden kesintisiz lezyonlar olup tipik diş izlerine ait kesici kenar, derinlik gibi belirgin morfolojik özellikler içermediği, bununla birlikte mevcut lezyonların görünümü itibariyle, insan ısırık izi ile uyumlu olabileceği,
2- Adli Tip Kurumu Adli Bilişim ihtisas Dairesi Ses ve Görüntü inceleme şubesinin raporu, Yüksel Güran’a ait olduğu bildirilen ağız ve diş ölçü modelleri, Enes Güran’ın diş ve çene muayenesi ile alınan diş izleri, Narin Güran’a ait panoramik grafi, otopsi verileri, skopi görüntüleri ve fotoğraflardan elde edilen diş ve çene bulguları hep birlikte değerlendirildiğinde; Enes Güran’ın sağ ön kolundaki lezyonların Yüksel Güran, Enes Güran ve Narin Güran tarafından ısırılmak sureti ile meydana getirilmiş olabileceği, ancak Cumhuriyet Başsavcılığınızca sorulduğu üzere; söz konusu lezyonların ABFO (American Board of Forensic Odontology) kriterlerine göre ‘5 sonuçsuz’ kategorisinde olduğu, dolayısıyla diş izinden kimlik tespitine dönük özellikleri tanıya elverir ölçüde içermediği, sonuç olarak; eldeki tüm verilerle Enes Güran’ın, Yüksel Güran tarafından mı, Narin Güran tarafından mı, yoksa kendisi tarafından mı ısırılmış olduğu hususunda adli tıbbi açıdan kesin bir ayrım yapılamadığı, oy birliği ile mütalaa edilmiştir” denildi.
-

Ümraniye’de silahlı saldırıda polis memuru Şeyda Yılmaz şehit oldu… Saldırgan tutuklama talebi ile adliyeye sevk edildi
İstanbul’un Ümraniye ilçesinde, ‘motosiklet hırsızlığı’ suçundan yakalanan ve sonrasında firar eden şüphelinin yakalanmasına yönelik yapılan operasyonda, polise silahlı saldırı gerçekleşti.

Yakalandığı sırada polisin silahını alan şüpheli ateş açtı. Olayda yaralanan polis memuru Şeyda Yılmaz (27) hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen şehit oldu. Bu sırada yaralanan polis K.H.S. ve şüphelinin annesi P.G.’nin hastanedeki tedavisi sürüyor. Yılmaz’ın, olaydan sonraki gün ailesinin yanına gitmek için 5 günlük izne çıkmaya hazırlandığı öğrenildi. Polis Memuru Şeyda Yılmaz’ı şehit eden saldırgan, iki kadın polis tarafından Hayvan Durum İzleme Amirliğine bağlı hayvan taşıma aracı ile tutuklama talebiyle adliyeye sevk edildi. Öte yandan saldırgana çöp poşeti giydirildiği görüldü.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Olay, saat 22.55 sıralarında Ümraniye Ihlamurkuyu Mahallesi Petrol Yolu Caddesi üzerinde meydana geldi. Ümraniye ilçe Emniyet Müdürlüğü Dudullu Polis Merkezi Amirliği tarafından “motosiklet hırsızlığı” suçundan yakalanan ve sonrasında firar eden şüphelinin yakalanmasına yönelik operasyon düzenlendi.
Çeşitli suçlardan 26 adet suç kaydı bulunan Y.E.Ç.(19) Ihlamurkuyu Mahallesi’nde ekipler tarafından yakalandı. Y.E.Ç. bu sırada polise direndi. Yaşanan arbedede polisin silahını alan Y.E.Ç., polislere ve çevredeki vatandaşlara ateş açtı. Y.E.Ç.’nin açtığı ateş sonucu polis memuru Şeyda Yılmaz ve K.H.S. ile şüphelinin annesi P.G. yaralandı. Yaralılar sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırıldı.
POLİS MEMURU HASTANEDE ŞEHİT OLDU
Şüphelinin açtığı ateş sonucu yaralanan polis memuru Şeyda Yılmaz (27) hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen şehit oldu. Diğer yaralıların tedavisi sürerken, saldırıdan sonra kaçan şüpheli ise polisin yaptığı çalışmaların ardından sokak arasında kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı. Adrese gelen çok sayıda polis ise çevrede güvenlik önlemi alarak inceleme yaptı. Olay yerindeki boş kovanlar tek tek belirlenerek incelendi.
POŞET GİYDİRİLEN SALDIRGANI, İKİ KADIN POLİS HAYVAN DURUM İZLEME ARACINA GÖTÜRDÜ
Şehit polis memuru Şeyda Yılmaz’ı şehit eden saldırgan Yunus Emre Geçti adliyeye sevk edildi. Sevk sırasında siyah çöp poşeti giydirilen saldırganı iki kadın polis Hayvan Durum İzleme Amirliğine bağlı hayvan taşıma aracına aracına götürdü.
EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜNDEN AÇIKLAMA
Öte yandan yaşanan olayla ilgili İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nden yazılı bir açıklama yapıldı. Açıklamada, ‘22.09.2024 tarihinde Ümraniye ilçe Emniyet Müdürlüğü Dudullu Polis Merkezi Amirliği tarafından ‘Motosiklet hırsızlığı’ suçundan yakalanan ve sonrasında firar eden şahsın yakalanmasına yönelik yapılan çalışmalarda; Çeşitli suçlardan 26 adet suç kaydı bulunan Y.E.Ç.(19) isimli şüpheli şahıs 23.09.2024 tarihinde Ihlamurkuyu Mahallesi’nde yakalanarak muhafaza altına alınmaya çalışıldığı esnada görevli memurlarla arasında arbede yaşanmış, görevli memurun silahını alarak memurlara ve çevredeki şahıslara ateş etmeye başlamıştır.
Şeyda Yılmaz (27) isimli kadın polis memuru şüpheli şahsın açtığı ateşe karşılık vermiştir.
Olay esnasında yaralanan görevli memurlar ve şüpheli şahsın annesi olan P.G.(43) ilk müdahalelerin ardından hastaneye kaldırılmış, kahraman polisimiz Şeyda Yılmaz sağlık görevlilerince yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştur.
K.H.S. isimli polis memuru ve P.G. isimli şahsın hastanede tedavileri devam etmektedir. Konu ile ilgili olarak yapılan çalışmalarda Y.E.Ç. isimli şüpheli şahıs yaralı şekilde gözaltına alınmış, ‘Kasten öldürme-kasten yaralama’ suçlarından tahkikat işlemlerine başlanmıştır. Şehidimize Allah’tan rahmet, acılı ailesine, yakınlarına ve kahraman Emniyet Teşkilatımıza başsağlığı diliyoruz. Yaralı polis memurumuza acil şifalar diliyoruz’ ifadeleri yer aldı.
SUÇUNU İTİRAF ETTİ
Firar ettikten kısa süre sonra yakalanan şüpheli Yunus Emre Geçti’nin sorgusu Cinayet Büro Amirliğinde yapıldı. Yapılan sorgulamada şüphelinin olay anını tam olarak hatırlamadığını söylediği ancak cinayeti itiraf ettiği öğrenildi.
AZILI SUÇLU ÇIKTI
Poliste yapılan sorgulamada şüphelinin çok sayıda suçtan sabıkalı olduğu da ortaya çıktı. Şüphelinin poliste daha önceden 26 suç kaydı bulunduğu öğrenildi. Şüphelinin 1 uyuşturucu ve ticareti, 8 uyuşturucu madde kullanmak, 2 kasten yaralama, 1 cinsel taciz, 2 yağma, 1 gasp, 2 çocuğa cinsel istismar, 1 motosiklet hırsızlığı, 1 ruhsatsız silah, 2 mala zarar verme suçlarından gözaltına alındığı ortaya çıktı.
SORUŞTURMA BAŞLATILDI
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç Polis Memuru Şeyda Yılmaz’ın şehit edilmesiyle ilgili olarak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığını bildirdi.
SALDIRGANIN ATEŞ ETTİĞİ ANLAR KAMERADA
Saldırı anı güvenlik ve cep telefonu kamerası görüntülerine yansıdı. Görüntülerde polisin şüpheliyi etkisiz hale getirmeye çalıştığı görülürken, bu sırada şüphelinin polisin silahını alarak ateş açtığı ve polisin de anında karşılık verdiği anlar yer aldı. Şüpheli ateş açarak kaçarken, yaralanan polisin yanına ise diğer arkadaşları koşarak geldi. Polisin olayla ilgili incelemesi sürüyor. Başka bir açıdan çekilen cep telefonu kamerasına yansıyan görüntülerde ise, saldırganın elindeki silahla ateş ettiği anlar görülüyor. Art arda ateş eden saldırgan daha sonra kaçarak olay yerinden uzaklaşıyor.
BAKAN YERLİKAYA’DAN AÇIKLAMA
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
“Milletimizin başı sağ olsun.
Ümraniye ilçe Emniyet Müdürlüğü Dudullu Polis Merkezi Amirliği kadrosunda görevli Polis Memuru Şeyda Yılmaz görev esnasında çıkan çatışmada yaralanmış kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştur.
Çatışmada Polis Memuru Kürşat Hakkı Sarıtepe de yaralanmıştır.
Kahramanımızın şehadetinden derin üzüntü duydum.
Şehidimize Allah’tan rahmet; kederli ailesine, kahraman Emniyet Teşkilatımıza ve Milletimize başsağlığı diliyorum.
Çatışmada yaralanan kahramanımıza da acil şifalar diliyorum. Makamı âli olsun.”
“5 GÜNLÜK BİR İZNE GELECEKTİ AMA NASİP OLMADI”
Sivas’ta ki komşu Mustafa Yaman, Yılmaz’ın olaydan sonraki gün 5 günlük bir izne çıkacağını ifade ederek, “Anne ve babaları gibi çocukları da çok iyilerdi. Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun. Kendi evladımız gibiydi. Elimizde büyüdü. Normal bir yaşantısı vardı. Kızımız şehit eden kişi 26 suçtan aranan bir kişi. Bu adam daha kaç kişi öldürecek ki bunu içeri alsınlar cezaevine koysunlar. 5 günlük bir izne gelecekti ama nasip olmadı” dedi.
Şehidin Sivas kent merkezi Huzur Mahallesinde bulunan baba ocağı Türk Bayraklarıyla donatıldı.
MEMLEKETİ SİVAS’A GÖNDERİLDİ
Şehit polis memuru Şeyda Yılmaz, alınan helalliğin ardından toprağa verilmek üzere memleketi Sivas’a gönderildi. Şehit polis memuru Yılmaz, baba ocağı Sivas’ta bugün Merkez Ayyıldız Camisi’nde ikindi namazına müteakip kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verilecek.
Şehit Yılmaz’ın yaklaşık 1 yıl önce göreve başladığı ve bir yıllık evli olduğu öğrenildi.
-

9 aydır kayıptı: Birlikte yaşadığı erkeğin yer göstermesiyle bulunan kemiklerin Nihal’e ait olduğu ortaya çıktı

Antalya’nın Serik ilçesinde toprağa gömülü bulunan kemik parçalarının, 9 aydır kayıp olan işitme engelli Nihal Babayiğit’e (24) ait olduğu belirlendi. Kızının kemiklerini teslim alıp toprağa veren Vedat Babayiğit, “Allah’a şükür kızımın yeri belli oldu. Artık gelip duamızı yapacağız” dedi.
Serik’te yaşayan işitme engelli Nihal Babayiğit, 2022’de Batman’da yaşayan işitme engelli Mehmet Basık ile sosyal medyadan tanıştı ve bir süre sonra kayboldu. O dönem Nihal Babayiğit’i arayan babası Vedat Babayiğit ile bir süredir ayrı yaşadığı eşi Derya Yılmaz, kaybolduktan yaklaşık 2 ay sonra kızlarının Mehmet Basık ile Batman’da dini nikahla yaşamaya başladığını öğrendi. 2023’te 1 çocuk dünyaya getiren Nihal Babayiğit ile Mehmet Basık arasında anlaşmazlık çıktı. Babayiğit, doğumdan 15 gün sonra bebeğini Batman’da bırakıp, Serik’teki ailesinin yanına döndü.
Kanlı fotoğrafları ortaya çıktı
Mehmet Basık, geçen yıl 9 Ekim’de Serik’e gelip Nihal Babayiğit ile buluştu. Bu tarihten sonra Babayiğit’ten haber alınamadı. Ailesi, Nihal Babayiğit’i ararken; bu yıl 1 Mayıs’ta dayısı Ali Yılmaz’a ulaşan ve Mehmet Basık’ın tanıdığı olduğu öğrenilen kişiler, çeşitli fotoğraf ve videolar gönderdi. Basık’ın cep telefonuyla görüntülü görüşme yaptığı kişiye, Babayiğit’in boynunda kan izleri ve yerde hareketsiz yatar haldeki fotoğrafını paylaştığı belirlendi. Aynı videoda Mehmet Basık’ın, Babayiğit’in kimliğini ve cep telefonunu da gösterdiği anlar yer aldı. Aile, bu video ve fotoğraflar üzerine Nihal Babayiğit’in hayatından endişe ettiklerini belirterek, polise başvurdu. Soruşturmada, Serik Emniyet Müdürlüğü asayiş ekipleri, 2 Mayıs’ta Mehmet Basık’ı Batman’da gözaltına aldı. Basık, işlemlerinin ardından tutuklandı.
Kemik parçaları 9 ay sonra bulundu
Cumhuriyet savcısının talimatıyla Nihal Babayiğit’in dini nikahla birlikte yaşadığı Mehmet Basık, Batman Cezaevi’nden jandarma nezaretinde Serik’e getirildi. 13 Haziran tarihinde Basık’ın yer göstermesi üzerine Serik-Belek kara yolu Eminceler mevkiinde, yol kenarındaki ağaçlıklar arasında arama yapıldı. Aramada Nihal Babayiğit’e ait olduğu değerlendirilen kemikler bulundu. Polis, olay yeri inceleme ve Antalya Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Müdürlüğü ekipleri tarafından çıkarılan kemikler, ceset torbasında toplandı. Sonrasında tabuta konan kemikler otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Kemiklerden alınan örnekler de DNA incelemesi için İstanbul Adli Tıp Kurumu’na sevk edildi. Cinayet şüphelisi Mehmet Basık ise Antalya’nın Manavgat ilçesindeki cezaevine konuldu.
“Yeri yurdu artık belli”
İstanbul Adli Tıp Kurumu’nda yapılan incelemeler sonucunda kemiklerin Nihal Babayiğit’e ait olduğu tespit edildi. Sonucun bildirilmesinin ardından Vedat Babayiğit, dün kızına ait kemikleri teslim alıp, Serik ilçesinde toprağa verdi. Vedat Babayiğit, şunları söyledi:“Allah’a şükür kızımın yeri belli oldu. Artık gelip duamızı yapacağız. 1 seneyi geçkindir çocuğum rezil oldu. 7- 8 ay kayıptı. Arandı, bulundu. Yeri, yurdu artık belli. Herkes elinden geleni yaptı. Bundan sonra gelip duamızı yapacağız. Kızımın naaşı İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan geldi. Sabah teslim aldık ve defnettik. Otopsi sonucuna göre cenaze kızım Nihal’e ait. Öldüren kişiyle ilgili artık devlet karar verecek. Hakimlerimiz karar verecek ama biz de peşindeyiz, takipçisi olacağız. İnşallah o ömür boyu hapiste yatacak.” (DHA)
-

Bursa’da 2 gündür kayıp olarak aranan kadın bulundu

Bursa’nın Gemlik ilçesindeki evinden çıktıktan sonra geri dönmeyen kadın, 2 gündür devam eden arama-kurtarma çalışması sonrası sağ olarak bulundu.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Bursa’nın Gemlik ilçesi Kurşunlu Mahallesi’nde Salı günü evinden çıkıp gece geç saatlere kadar gelmeyen 74 yaşındaki Adliye Karakafa’nın yakınları kendi imkanlarıyla yaşlı kadına ulaşmaya çalıştı fakat kendisine bir türlü ulaşamayan yakınları durumu jandarma ekiplerine bildirdi.
İhbar üzerine jandarma ekipleri yaşlı kadının evinden yaklaşık 10 kilometre ileride bulunan Genç Ali köyü mevkiinde arama-kurtarma çalışmasına başladı. Arama çalışmaları 2 günün ardından sonuç verdi. Adliye Karakafa, Kurşunlu Mahallesi yakınlarında ekipler tarafından sağ olarak bulundu.
-

Pınar Deniz ile Kaan Yıldırım İtalya’da evlendi
Pınar Deniz ve Kaan Yıldırım, Roma’da düzenlenen sade bir nikah töreniyle dünyaevine girdi.

Bu özel günde Pınar Deniz Vivienne Westwood tasarımı gelinlik giyerken, Kaan Yıldırım Tom Ford imzalı bir takım giydi.
Pınar Deniz ve Kaan Yıldırım, nikah sonrası yakın dostlarıyla bu özel günü akşam yemeği ile kutladılar.
Oyuncu Pınar Deniz, 1.5 aylık hamile…
Sevgilisinden geçtiğimiz yıl evlilik teklifi alan Pınar Deniz, o anların fotoğrafını “İşte öyle bir şey… 06.08.23” notuyla paylaşmıştı.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
-

43 yaşındaki Pınar Aydın radikal bir karar aldı! Her şeyi bir kenara bıraktı o artık farklı bir hayat yaşıyor!
43 yaşındaki Pınar Aydın, Akademi Türkiye yarışmasında hem güzelliğiyle hem de sesiyle tüm dikkatleri üzerine çekmişti.

Akademi Türkiye ile yıldızı parlayan Pınar Aydın, mesleğinin zirvesinde radikal bir karar aldı. Pınar Aydın, Arka Sokaklar dizisinde Rıza Soylu’nun kızı Pınar, rolüyle de şöhretinin zirvesine çıktı. Pınar Aydın, şimdilerde gözlerden tamamen uzak bir hayat yaşıyor. 2 çocuk annesi Pınar Aydın, Giresun’a taşında. İşte Pınar Aydın’ın son hali…
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Akademi Türkiye yarışması ile ünlenen Barış Akarsu, Özgür Çevik ve Pınar Aydın’ı kısa sürede tüm Türkiye tanımıştı. ATV’nin popüler yarışması Akademi Türkiye’nin en dikkat çeken isimlerinden biri Pınar Aydın olmuştu.
Kıvırcık saçları, güzelliği, güçlü sesi ve sempatik tavrıyla kısa sürede dikkat çeken Pınar Aydın yarışma bittiğinde tüm Türkiye’nin tanıdığı isimlerden olmuştu bile.
Güzel seslerinin yanı sıra oyunculukta yapan isimlerden Barış Akarsu feci bir kaza sonucu genç yaşta aramızdan ayrılmıştı. Kısa sürede şöhret basamaklarını tırmanan Pınar Aydın ise kariyerine oyuncu olarak devam etmişti.
“Arka Sokaklar”, “Akasya Durağı” gibi çok izlenen dizilerde rol alan Pınar Aydın uzun bir süredir oyunculuğa da müziğe de ara verdi,
Şimdilerde Giresun’da yaşayan Arka Sokaklar’ın Pınar’ı eşi ve iki oğluyla sakin bir yaşam sürüyor.
Setlere ve sahnelere dönüp dönmemek konusunda ise kararsız olan Pınar Aydın Hürriyet’e verdiği röportajda “Ben de bilmiyorum. Ben ne planlasam hayat hep çok farklı gitti” demişti.
YARIŞMAYLA KADERİM DEĞİŞTİ
2000’lerin başında müzik yarışmaları popülerdi. 2004 yılında o yarışmaların arasına “Akademi Türkiye” de eklendi. Programın en dikkat çeken isimlerinden biri, Pınar Aydın’dı.Sesinin yanı sıra güzelliğiyle de adından söz ettiren Aydın, yarışmayı üçüncü tamamladı. Merhum şarkıcı Barış Akarsu’nun birinci olduğu programda ikinciliği ise Tolga Futacı elde etti.
Pınar Aydın, bugün gülümseyerek hatırladığı o yarışmaya katılmasına annesinin vesile olduğunu söylüyor: “Bizim ailede ‘doktor, mühendis, avukat olacaksın’ gibi bir kural vardır.
Benim üniversite tercihlerimi de annem yaptı ve istediğim bir bölüm olmadığı halde hukuk okumaya başladım. Üniversite için Bursa’dan İstanbul’a gelmiştim ve artık okulun üçüncü sınıfındaydım.
Rahmetli annem, müzikle ilgilendiğimi bildiğinden ‘Akademi Türkiye’nin başvurularını gösterdi. Ben de başvurdum ve kendimi yarışmada buldum. Program başlayınca okulu bırakmak zorunda kaldım, çünkü kameralarla izlenen bir evde kalıyorduk. O yarışmayla kaderim değişti.”
‘SEKSİ’ İMAJI YÜZÜNDEN KORKUYORDUM
Aydın, yarışma sonrasında kendini hiç bilmediği bir dünyanın içinde bulmuş:”Yarışma çok popülerdi ve her yere çağrılıyordum. Ama ben sudan çıkmış balık gibiydim. Ne konuşacağımı dahi bilmiyordum.Bizi yarışmaya bağlayan sözleşmelerimiz vardı ve program bittiğinde elim kolum bağlı gibiydi. Hiçbir yere hareket edemiyordum.Ünlü prodüktörlüklerden albüm teklifleri geliyordu, görüşmeye gitmeye çekiniyordum.
Ektiklerim de oluyordu. Açıkçası ürkmüştüm. Piyasaya dair hiçbir şey bilmediğim için. Bir de imajım ‘seksi’ diye kalmıştı. Beni kullanacaklar düşüncesiyle daha da çok korkuyordum.”
Pınar Aydın, “O imaj bir strateji miydi?” sorusuna ise şu yanıtı veriyor: “Yarışmada söylediğimiz şarkıları ve giydiğimiz kıyafetleri biz seçmiyorduk.
Oradaki hiçbir şey bana ait değildi. Ben sadece şarkıyı icra eden kişiydim. Yaşım da küçüktü. Hiçbir şey bilmediğim için ses çıkaramıyordum. O yüzden bir afallama süreci yaşadım.
Sözleşmelerle uğraşmak zorundaydım. Süresiz ve kölelik gibi bir sözleşmeydi. O yüzden feshetme kararı almak kolay oldu. Akla hayale gelmeyecek maddeler koymuşlardı.”
TÜM PLANLARIM ÇOCUKLARIMIN ÜZERİNE
Pınar Aydın şimdilerde 42 yaşında. Giresunspor Genel Müdürü Harun Ovalıoğlu’yla evli. Eşi ve oğulları Ayaz ve Uğur Berk’le Giresun’da yaşıyor. Aydın, Giresun’a yerleşme nedenini şöyle anlatıyor:“Eşimin babası vefat edince buraya geldik. Hayatım tamamen değişti. Burada huzurlu bir hayatım var. İstanbul’da boğuluyorum. Buradaki sakinliğe ve huzura çok alıştım.
Küçük bir yer olduğu için kimse bir koşturma içerisinde değil. Köye çıkabiliyorsunuz, denize girebiliyorsunuz. Giresun’un tabiatı çok güzel.”
Pınar Aydın, komşularıyla tanışması hakkındaysa “Küçük bir yer olduğu için ‘Burada ne işin var’ dediler. Hâlâ beni gördüklerinde şaşırıyorlar. Tatile geldim zannediyorlar” diyor.
Aydın’a “Peki artık oyunculuğu ve müziği tamamen bıraktınız mı, yoksa ara mı verdiniz?” diye soruyorum. Şöyle yanıtlıyor: “Ben de bilmiyorum.
Ben ne planlasam hayat hep çok farklı gitti. Şu an hayatımı çocuklarım için yaşıyorum. Tüm planımı onlar oluşturuyor. Oyunculuk yapmam için İstanbul’da yaşamam lazım.
Orada yaşamak istiyor muyum, bilmiyorum. Ufak oğlum Uğur Berk henüz 1 yaşında, onu bırakamam. Eşimin de benim de anne ve babalarımız vefat etti. Öyle çok yakınlarımız olmadığı için çocuklarıma kendim bakıyorum. Onları bırakıp bir şey yapma hayali de kuramıyorum.”
Pınar Aydın, müziğe dair yaşadığı tüm hayal kırıklarına rağmen evinde gitarıyla ailesine şarkılar söylemeye devam ediyor.
‘ARKA SOKAKLAR’DAN AYRILDIĞIMA PİŞMANIM
Pınar Aydın, bir dönem “Arka Sokaklar”da rol almış, Rıza Baba’nın kızı Pınar’ı canlandırmıştı. Aydın, o diziden ayrıldığı için şimdi pişman olduğunu söylüyor:“Ben aslında Erler Film’in başka bir projesinde başrol olacaktım. Gülşen Bubikoğlu’nun rol aldığı eski bir filmi dizi olarak çekeceklerdi. Proje iptal olunca beni ‘Arka Sokaklar’a dahil ettiler.
2 yıl boyunca çalıştım. Sonra ayrılmak istedim. Bu kararı aldığıma da pişmanım. Neden bıraktım, bilmiyorum. 20’li yaşlarda çocukça davrandım sanırım. Gözükaraydım o zaman. Şimdi olsa daha mantıklı davranırdım.”
“Arka Sokaklar”dan sonra birkaç dizide daha rol alan, “Akasya Durağı”ndaki ‘Elif İpek’ karakteriyle de adından söz ettiren Pınar Aydın, 2 yılın sonunda her şeyi bırakıp yurtdışına taşınıyor.
Aydın o dönemi şöyle anlatıyor:”Farklı bir hayat kurmak için Avustralya’ya gittim. Her şeyi bıraktım. Orada üniversite okuyacaktım, fakat 5 ay sonra dönmek zorunda kaldım. Geri dönünce kaldığım yerden oyunculuğa devam ettim.
Daha sonra eşimle tanışıp evlendim. İlk çocuğum Ayaz dünya geldi. Ve oyunculuktan uzaklaştım. Tekrar devam etmek istedim ama hem kilo almıştım hem de çocuğumu bırakmak istemedim.”
2015 YILINDA EVLENDİ
Pınar Aydın, 2015 yılında Harun Ovalıoğlu ile evlendi. Çiftin Ayaz ve Uğur Berk adında iki oğlu var.









































































