Yazar: admin
-

Adanadaki kazada 8 yaşındaki Baran hayatını kaybetmişti! Sürücünün ifadesi ortaya çıktı
Adana’da 8 yaşındaki Baran’ın ölümüne sebep olan Fırat K.S.’nin, “Kaza anında şoka girmiştim, ne olduğunu hatırlamıyorum” dediği öne sürüldü.

Sürücü çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Baran’ın amcası Salih Bülgen kaza sonrası isyan ederken, “Bu bir kaza değil. Sürücü alkollüydü, bu bir cinayet” ifadelerini kullandı.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Kaza, 16 Ağustos Cuma günü saat 20.30 sıralarında merkez Seyhan ilçesi Ova Mahallesi 44002 Sokak’ta meydana geldi. İddiaya göre, Fırat K.S. kullandığı 01 ASN 626 plakalı otomobilinin direksiyon hakimiyetini kaybetti.
Aşırı hız nedeniyle kontrolden çıkan otomobiliyle Fırat K.S. evlerinin önünde oturan Zozan Bülgen (41), oğlu 8 yaşındaki Baran Bülgen, teyzesi Perihan Bülgen (38) ve komşularının kızı Büşra Tan’a çarptı.
Çarpmanın etkisiyle Baran Bülgen olay yerinde hayatını kaybederken kazanın hemen ardından 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılar, sağlık ekiplerince hastaneye kaldırıldı.Otomobil sürücüsü ve yanındaki 3 kişi, yaralıların yakınları tarafından darp edilmek istendi. Polisin sürücü ve yanındakileri bölgeden uzaklaştırmasının ardından yaralıların yakınları, taş ve sopalarla otomobile zarar verdi.
İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
Emniyetteki ifadesinde sürücü Fırat K.S.’nin, “Kaza anında şoka girmiştim, ne olduğunu hatırlamıyorum” dediği öne sürüldü. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk olan şüpheli çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Öte yandan, yaralanan 3 kişinin de hastanede tedavileri devam ediyor.
BARAN’IN AMCASI: “BU BİR CİNAYET”
Taziye evinde gazetecilere konuşan Baran’ın amcası Salih Bülgen, “Bu şahıs alkollüydü, yanında da 2 kadın vardı. Bu şahısların araçlarında da esrar çıktı. Bu şahısların gerekli cezayı almasını istiyoruz. Mahallemizde birçok sıkıntı var, bunların giderilmesi lazım. Bu şahıs artık nasıl hızlıysa direksiyon hakimiyetini kaybedip yeğenime ve akrabalarıma çarpıyor. Bu bir kaza değil, bu bir cinayet” ifadelerini kullandı.
“EN AĞIR CEZAYI ALMALI”
Yaralılardan Zozan ve Perihan’ın durumunun ciddiyetini koruduğunu anlatan Salih Bülgen, “Yeğenimin annesinin beli kırıldı. Diğer teyzesinin ise durumu ciddiyetini koruyor. Hastanedeler, cenazeye dahi katılamadılar. Bu şahsın en ağır cezayı almasını istiyoruz” diye konuştu.
-

Tek başına yaşayan genç sevgilisi tarafından evde ölü bulundu
KOCAELİ (İHA) – Kocaeli’nin İzmit ilçesinde tek başına yaşayan genç, sevgilisi tarafından evde asılı halde ölü olarak bulundu.

Olay, Kozluk Mahallesi İnönü Caddesi’nde bulunan 7 katlı binanın 7. katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, tek başına yaşayan 23 yaşındaki Ahmet Talha Baltalı’ya ulaşamayan kız arkadaşı evine gitti. Eve giren kız, Baltalı’yı asılı halde buldu. 112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde Baltalı’nın hayatını kaybettiği belirlendi. Polis ekipleri evde incelemelerde bulundu.
Ahmet Talha Baltalı’nın cenazesi incelemelerin ardından otopsi yapılmak üzere adli tıp morguna kaldırıldı.

-

Şah damarına 2 cm! 5 yaşındaki Rahif’in oynadığı oyun hayatının en zor ameliyatına soktu
Mersin’de tırmandığı kapıdan düşmesi sonucu çenesine demir korkuluk saplanan 5 yaşındaki kız çocuğu, Mersin Üniversitesi (MEÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi’nde geçirdiği ameliyat sayesinde hayati tehlikeyi atlattı.

Merkez Yenişehir ilçesi Cumhuriyet Mahallesi’nde 9 Ağustos’ta, evlerinin önünde arkadaşlarıyla oynayan Suriye uyruklu 5 yaşındaki Rahif Mobaed, tırmandığı bina kapısında dengesini kaybetti. Düştüğü yerde çenesine demir korkuluk saplanan kız çocuğuna ilk müdahaleyi olay yerine sevk edilen itfaiye ve sağlık ekipleri yaptı.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
İtfaiye personelinin korkuluğun bir kısmını kesmesinin ardından MEÜ Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırılan Mobaed, çenesinde kalan 10 santimetrelik demir parçanın çıkarılması için ameliyata alındı.
MEÜ Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Doktor Öğretim Üyesi Kemal Koray Bal, Doktor Araştırma Görevlisi Abdullah Hilmi Uslu ve Doktor Araştırma Görevlisi Bilge Baycık’ın gerçekleştirdiği 1 saatlik operasyonda parça çıkarıldı.Mobaed, yoğun bakımda 2 gün süren tedavisi sonrası gözlerini açtı ve yataklı servise alındı.
“HASTA ÇOK ŞANSLI”
Doktor Öğretim Üyesi Kemal Koray Bal, hayati tehlikeyi atlatan çocuğu kısa sürede taburcu etmeyi planladıklarını söyledi.
Radyoloji tetkikleri yaparak operasyona hazırlandıklarını belirten Bal, “İtfaiye ekipleri cismin bir kısmını çıkarttı ama tamamını çıkarmaları mümkün değildi. Solunum yollarında problem olabileceğini öngörüp ameliyata önce boğaza delik açma işlemiyle başladık.” dedi.
Bal, demirin riskli yerden çıkarıldığını vurgulayarak, şöyle konuştu:
5 kişiyi bıçaklayan saldırgan ne yaşadı? Sebebi oyun değil: Dehşetin 6 şifresi
“Cismin, damarsal yapılara yakınlığını iyi analiz ettik. Parça, şah damarının beynin giriş yerine 2 santimetre mesafedeydi. Sinirsel ve damarsal yapılara zarar vermeden çıkardık.Cismi çıkarırken hasar verebilir, ölüm dahil istenmeyen sonuçlarla karşılaşabilirdik ama çok şükür böyle bir durum olmadı. Yaklaşık 2 santimetrelik yara hattı var ancak kalıcı bir ize neden olacağını düşünmüyorum. Ameliyat sonrası gözde bir hasar oluşmadı. Hasta çok yoğun şekilde yara almasına rağmen herhangi bir sinir hasarı yok. Hasta çok şanslı şekilde başarılı bir ameliyatla bu derdinden kurtuldu.”
Anne Alaa Cheikh İbrahim de olay sonrası kızını ilk gördüğünde ne yapacağını bilemediğini anlattı. Ekipler ve sağlık personelinin çocuğu için seferber olduğunu belirten İbrahim, “Elhamdülillah kızım şu an çok iyi. Herkese teşekkür ediyorum.” ifadesini kullandı.
-

Sahte yüzbaşı, şehit fotoğrafıyla genç kadınları tuzağına düşürdü
10 yıl önce şehit olmuş askerin fotoğrafını kullanarak kendini yüzbaşı olarak tanıtıp kadınları tuzağına düşüren sahte yüzbaşı, son işinde yakayı ele verdi. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan mağdur kadınlardan biri, “Bu nasıl bir vicdansızlıktır, bu nasıl bir ahlaksızlıktır? Muazzam tanıtıyor kendini, o yüzden böyle olacağı da hiç aklımıza gelmedi” ifadelerini kullandı.

2014 yılında şehit olmuş bir askerin fotoğrafını kullanarak kendini yüzbaşı olarak tanıtıp sosyal medyadan tanıştığı kadınları kandıran dolandırıcının yaptıkları pes dedirtti. Sahte yüzbaşının aşk tuzağına düşen kadının ise nişan günü eve kimsenin gelmemesiyle dünyası başına yıkıldı. Cimer’e yazan kadın kendisine gelen yanıtla neye uğradığını şaşırdı.
“BU İNSANLIK DIŞI”
Konuyla ilgili Show Haber’e açıklamalarda bulunan kadın, “Hiç aklımın ucuna gelmedi böyle bir şey olabileceği. Şeytanın aklına bile gelmez. Sen nasıl bir insansın ki vatan için şehit olmuş birinin resmini nasıl kullanabilirsin. Bu insanlık dışı. Bu nasıl bir vicdansızlıktır, bu nasıl bir ahlaksızlıktır, insan yoksunluğudur bu. Kiminden parça parça para almış, kimini dolandırmış” ifadelerini kullandı.
“HİÇ YÜZ YÜZE GÖRÜŞMEDİK”
6 ay önce sosyal medyadan tanıştıklarını belirten talihsiz kadın, “Bana kendini Sakarya İl Jandarma Müdürlüğünde yüzbaşı olarak tanıttı. Muhabbet oldu, yakınlık oldu tabii ama hiç yüz yüze görüşmedik. Her gün 2-3 tane fotoğraf atmaya başladı. Muazzam tanıtıyor kendini, o yüzden böyle olacağı da hiç aklımıza gelmedi. Eşine nafaka borcu varmış. Kendi hesaplarına da bu yüzden dolayı bloke gelmiş. Benden para istedi” şeklinde konuştu.CİMER’LE GERÇEKLERİ ÖĞRENDİ
Dolandırıldığını nişan günü kimsenin eve gelmemesiyle anladığını belirten kadın, “Cimer’e şikayetimi gönderdim. Cimer bana TSK’da böyle bir kişinin bulunmadığını resimdeki şahsın da 2014 yılında şehit olan bir asker olduğunu belirtti. Tek mağdur ben değilim. Kendini çok akıllı sanabilir. Benimle oynayamaz. Benim zekamla yarışamaz” dedi. -

İkizlere hamile kadın banyoda ölü bulunmuştu! Beraat eden eş ile ilgili flaş gelişme
Buldan’a bağlı Yeni Mahalle’de 11 Mayıs 2022 tarihinde meydana gelen olayda; 2 çocuk annesi ve ikiz bebeklere 5 aylık hamile Hatice Çaltı (43),

öğlen okuldan dönen ve ilk evliğinden olan kızı tarafından banyo küvetinde hareketsiz bir şekilde yatarken bulundu. Açık olan suyu ve şofbeni kapatan çocuğun yardım talebi üzerine eve gelen sağlık ekipleri, başından yarası olan Hatice Çaltı’nın hayatını kaybettiği belirledi. Cumhuriyet savcısının incelemesinin ardından Çaltı’nın cenazesi otopsi için Buldan Göğüs Hastalıkları Hastanesi morguna kaldırıldı.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Yapılan otopside, Hatice Çaltı’nın boğazında morluklar ve parmak izleri, kollarında ise boğuşmadan kaynaklı çizikler tespit edildi. Ayrıca Hatice Çaltı’nın tırnaklarında deri dokuları bulunarak, alınan örnekler adli tıp incelemesine gönderildi.
Yapılan ön otopside kadının öldürülme ihtimali netlik kazanınca şüpheli olarak eşi R. Çaltı (46) gözaltına alındı. Sürekli çelişkili ifadeler veren ve kollarında tırnak izleri tespit edilen R. Çaltı, çıkarıldığı Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
SAVCININ İTİRAZI ÜZERİNE TUTUKLANDI
Buldan Cumhuriyet Savcısı’nın karara itiraz etmesi üzerine aynı gece Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada, itiraz kabul edilerek, şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Adli kontrolle serbest kaldıktan saatler sonra yeniden gözaltına alınan R. Çaltı, Buldan Adliyesine sevk edildi. Adli kontrol kararına yapılan itirazı kabul eden Denizli 1. Ağır Cezaya Mahkemesi’nde görülen duruşmaya güvenlik gerekçesiyle SEGBİS üzerinden katılan koca, dosyadaki bilgi ve delillere göre tutuklanarak cezaevine gönderildi.
AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBETLE YARGILANIP BERAAT ETTİ
İkinci kez gözaltına alınıp tutuklanan R. Çaltı’nın eşinin ölümüne hırsızlık süsü vermeye çalıştığı ve banyodaki musluğu açık bıraktığı iddia edildi. Devam eden soruşturma çerçevesinde R. Çaltı hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis talebiyle iddianame hazırlandı. İddianamede, zanlının verdiği ifadelerle güvenlik kamera görüntülerinin çeliştiği kaydedildi. Olayı tarlada çalışırken öğrendiğini iddia eden zanlının, üzerinin ıslak olduğu ve incelenen güvenlik kameralarında ise evin etrafından dolaşıp içeri girdiğine dikkat çekildi.
Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde geçtiğimiz Eylül ayında görülen duruşmada savunması istenen R. Çaltı, hakkındaki suçlamaları reddetti. Eşinin öldüğü haberini tarlada çalışırken yakınlarından aldığını ve suçsuz olduğunu savunan R. Çaltı, mahkeme heyetinden beraatını talep etti. İki çocuk annesi ve ikizlere hamile eşi Hatice Çaltı’yı öldürdüğü iddiasıyla ‘ağırlaştırılmış hapis cezası’ talebiyle yargılanan koca R. Çaltı, 2023 yılı Kasım ayında görülen davanın karar duruşmasında, ölen kadının tırnaklarında bulunan deri dokularının kendisine ait çıkmaması üzerine yaklaşık 6 ay tutuklu kaldığı cezaevinden tahliye edildi.
YENİDEN YARGILANMASINA BAŞLANDI
Olayda hayatını kaybeden Hatice Çatlı’nın kardeşlerinin tahliye kararına yaptığı itiraz üzerine, koca R. Çatlı hakkında Antalya Bölge İdare Mahkemesi 1. Ceza Dairesinde yeni dava açıldı. SEGBİS üzerinden davaya katılan R. Çatlı, hakkındaki suçlamaları kabul etmedi. Önceki savunmasının aynen arkasında olduğunu ifade eden R. Çatlı, eşinin kardeşlerinin evlenmelerine karşı oldukları için kendisi aleyhine ifade verdiklerini öne sürdü.
Sanığın ifadelerine katılmadıklarını ifade eden ailenin avukatları ise olay mahallinde keşif yapılmasını, sanığa ait iki telefonun imaj kayıtlarının alınıp inceleme yapılmasını, sosyal medya araştırması yapılarak sanığın cezalandırılmasını talep etti.
Duruşmada, yapılan istinaf başvurusunu inceleyen Cumhuriyet Savcısı tarafından hazırlanan mütalaa okundu. Mütalaada R. Çatlı’nın evden çıkarken cebinden ipe benzer bir cisim sarktığı, telefondaki mesaj ve arama kayıtlarının silindiği, tarlaya sürekli beraber gitmelerine rağmen olay günü yalnız gittiği, bilirkişi değerlendirmelerinde eşini burun deliklerini kapatıp, boynuna da baskı uygulamak öldürdüğünün anlaşıldığına vurgu yapıldı.
Sanığın kolundaki yaralara neyin neden olduğu ve olay güne dair çelişkili savunmalarda bulunması, delillerin yanılgılı değerlendirilmesi ve yetersiz gerekçe ile cezalandırılmasına yeterli delil olmadığından bahisle sanığın beraatına dair hüküm kurulmasının hatalı olduğunun anlaşıldığına vurgu yapıldı. Kabul edilen istinaf başvurusunda Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 9 Kasım 2023 tarihli kararının kaldırılarak, sanık R. Çatlı’nın hamile eşini kasten öldürme suçundan cezalandırılması ve sanığın suçun vasfı ve öngörülen ceza miktarına bakılarak tutuklanması talep edildi.
Sanık ve maktul vekillerinin beyanları ile okunan mütalaayı değerlendiren mahkeme heyeti, sanık avukatının mütalaaya karşı savunmasını hazırlaması için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
-

13 yaşındaki Beren kurtarılırken hayatını kaybetmişti… Asansör faciası böyle yaşanmış: Yürek yakan detayı ailesi anlattı
Ankara’da asansörde mahsur kalan ve yardıma gelen itfaiye ekibinin kurtarma çalışması sırasında

asansör boşluğuna düşerek hayatını kaybeden Beren Su Bolat (13), gözyaşları içinde toprağa verildi. Beren Su Bolat’ın dayısı Ümit Büyükata, “Hiçbir tedbir almadan kapıyı açmışlar. Resmen cinayet, başka hiçbir şey değil. Hiçbir şey yapmıyorsan bir kemer bağlayabilirsin” dedi.
Olay, dün saat 16.00 sıralarında meydana geldi. Beren Su Bolat, Sincan ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi 4’üncü Cadde’de sınıf arkadaşının oturduğu apartmana gitti. Beren Su ile arkadaşının bindiği asansör, 5 ve 6’ncı katlar arasında durdu. Beren Su ve arkadaşı asansörde mahsur kaldı. İhbar üzerine gelen itfaiyenin çalışması sırasında Beren Su, asansör boşluğuna düşerek hayatını kaybederken, arkadaşı kurtarıldı.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Beren Su için bugün Çimşit Mezarlığı Camii’nde cenaze töreni düzenlendi. Törene Beren Su’nun ailesi, yakınları ve arkadaşları katıldı. Seren Su’nun annesi Ayşegül ve babası Yusuf Özkan Bolat, güçlükle ayakta durdu. Beren Su, öğle kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi.
‘ÖNLEM ALMAMIŞLAR’
Beren Su Bolat’ın ölümüyle ilgili aile adına açıklama yapan dayısı Fatih Büyükata, “2 arkadaş beraber asansöre biniyor. 5 ve 6’ncı katlar arasından asansör boşta kalıyor. İtfaiye gelip hem alttan hem üstten açıyor kapıyı. Oradaki apartman sakinleri itfaiyecilere, alttan açmaması gerektiğini, çocuğu yukarıdan çekmeleri gerektiğini söylüyor. ‘Siz ne karışıyorsunuz’ diyor itfaiyeciler.
Ekip önce Beren Su’yu almaya kalktığında düşürüyorlar, sonra ikinci çocuğu normal çıkartıyorlar o panikle. Yani tamamen yaptıkları iş bilmezlik ya da insana değer vermemezlik. Yaptıkları iş sorumsuzluk, görevini yapamama ya da çok bilmişlik olsa gerek. Çocuğa herhangi bir emniyet kemeri takmıyorlar, önlem almıyorlar.
Ateş düştüğü yeri yakıyor. Sonuna kadar şikayetçiyiz, takip edeceğiz. Soruşturma açıldı, adaletin yerini bulması gerekiyor. İtfaiyeci kendisinin de düşeceğini anlayınca çocuğu bırakmış” diye konuştu.
Beren Su’nun diğer dayısı Ümit Büyükata ise “4 kişi hiçbir tedbir almadan kapıyı açmışlar. Asansör ortada kalıyor. Alttan almaya çalışıyorlar. Diğer çocuğu çıkartıyorlar. Bizim kıza gelince bırakıyorlar, aşağı düşüyor. Resmen cinayet, başka hiçbir şey değil. 13 yaşındaki bir kız çocuğu nasıl aşağı düşer? Hiçbir şey yapmıyorsan bir kemer bağlayabilirsin. Hiçbir güvenlik önlemi yok” dedi.
Anneanne Esma Büyükata ise, “İşinin ehli olan insanlar olsaydı nasıl çalışılacağını bilirlerdi. Benim çocuğum şu anda hayatta olacaktı, bu acıları biz yaşamayacaktık” diye konuştu.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın olayla ilgili soruşturması sürüyor.
-

Evden çıktıktan sonra kaybolmuştu: 11 yaşındaki çocuğun cansız bedeni bulundu
Adana’da ekmek almak için dün sabah evinden çıkan ve bir daha dönmeyen 11 yaşındaki İbrahim Uğur’un, bugün sulama kanalında cansız bedeni bulundu.

Yüreğir ilçesi Anadolu Mahallesi’ndeki evinden dün sabah ekmek almak için çıkan İbrahim Uğur, geri dönmedi.Bir süre bekleyen ailesi, çocuklarından haber alamayınca polise haber verdi. Ekipler, Uğur’un bulunması için çalışma başlattı. Çalışmalar sürerken, bu sabah Ali Hocalı Mahallesi’ndeki hidroelektrik santralindeki sulama kanalında hareketsiz kişiyi görenler polise haber verdi.
Olay yerine gelen su altı ekipleri, öldüğü belirlenen kişiyi kanaldan çıkarttı. Cesedin İbrahim Uğur’a ait olduğunu tespit edildi. Uğur’un cesedi, ölüm nedeninin belirlenmesi için otopsi yapılmak üzere morga kaldırıldı.
-

Eşinin başına merdane ile vurup boğarak öldürmüştü: Vahşeti ‘moral gecesindeki fotoğraf’ ile savundu! Olaydan önce aşık olduğunu söylemiş

Bursa’da boşanma aşamasındaki eşi Seher Kındaç’ı (42) başına merdane ile vurduktan sonra iple boğarak öldüren Turgay Kındaç (47) hakkında ‘Eşe karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle dava açıldı.
Turgayt Kındaç, emniyetteki ifadesinde “Eşim, çalıştığı fabrikanın düzenlediği moral gecesinde bir kişi ile fotoğraf çektirip paylaştı… 1 aydır bu yüzden tartışıyorduk” demişti. İddianamede yer alan bilgiye göre de katil zanlısının öldürdüğü eşine olaydan önce “Eşime onu sevdiğimi ve aşık olduğumu söyledim.” dediği öğrenildi.
Olay, 29 Ocak’ta Yıldırım ilçesi Esenevler Mahallesi’nde meydana geldi. Turgay Kındaç, boşanma aşamasında olduğu eşi Seher Kındaç’ın kız kardeşine, “Seher’i benden alamazsınız; öldürdüm. Eve polis ve ambulans gönderin, şakam yok” diyerek mesaj attı. Mesajı gören kız kardeşi, çiftin oğlu Hüseyin Kındaç’a haber verdi. Eve gelen Hüseyin Kındaç, annesini mutfakta kanlar içerisinde bulup, polis ve sağlık ekiplerine haber verdi. Gelen sağlık ekibi, 2 çocuk annesi kadının hayatını kaybettiğini belirledi.
‘KISKANÇLIK NEDENİYLE ÖLDÜRDÜM’
İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, olayın ardından kaçan şüphelinin yakalanması için çalışma başlattı. Turgay Kındaç, cinayetten bir gün sonra Kent Meydanı’nda yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki ifadesinde suçunu itiraf eden Kındaç’ın, cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini belirterek, “Eşimin iş yerinde 2023 yılının son günü, fabrikanın düzenlemiş olduğu moral amaçlı gece vardı. Eşim o akşam M. isimli biriyle fotoğraf çektirip, sosyal medyada paylaşmıştı. Yaklaşık 1 aydır bu nedenle tartışıyorduk. Olay günü sabahı da aramızda yine tartışma çıktı. Eşimin başına merdane ile vurdum, sonra da boğdum. Ancak neyle boğduğumu hatırlamıyorum” dedi. Kındaç, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemede tutuklanarak cezaevine gönderildi.
ÖLDÜRMEDEN ÖNCE AŞIK OLDUĞUNU SÖYLEMİŞ
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, 6 ay sonra tamamlandı. İddianamede Kındaç’ın savunmasına da yer verildi. Emniyetteki ifadelerini tekrarlayan Kındaç, olay günü evlerinin mutfağında eşiyle konuşmak istediğini belirterek, “Bana bir adım at, ailemizin şu anki durumunu düzeltelim dedim. Eşime onu sevdiğimi ve aşık olduğumu söyledim. Eşim de bana ‘Bunaltma beni’ diye yanıt verdi ve barışma teklifimi kabul etmedi” dedi.
BANKA KARTINDAN PARA ÇEKİP, TELEFONUNU SATMIŞ
Tartışmanın ardından kendisini kaybettiğini iddia eden Turgay Kındaç, savunmasında, şunları söyledi: “Ne kadar süre geçti; bilmiyorum. Kendime geldiğimde eşim yerde yatar vaziyetteydi. Herhangi bir kan falan görmedim. Montumu giydim, kediyi de alıp, evden çıktım. Eşimin cep telefonunu da yanıma almıştım. Telefonla, telefon kılıfı arasında eşimin adına olan banka kartı ile nüfus cüzdanının olduğunu fark ettim. Evden çıktıktan sonra ATM’ye giderek eşimin kartından 500 TL para çektim. Telefonunu da paraya ihtiyacım olduğu için 2 bin 300 TL’ye sattım. Pişmanım.”
BAŞINA VURDUKTAN SONRA İPLE BOĞMUŞ
Maktulün otopsi raporuna da yer verilen iddianamede, Seher Kındaç’ın, merdane ile başına vurulduktan sonra iple boğularak öldürüldüğü, çenesinde ve boğaz kısmında kanamalı kırıklar olduğu belirtildi. Tutuklu sanığın suçunu itiraf ettiği belirtilen iddianamede, ‘Eşe karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapsi talep edilen Turgay Kındaç’ın, öldürdüğü eşinin cep telefonu ve kredi kartını aldığı, kartından para çektiği ve cep telefonunu da sattığı gerekçesiyle ‘Nitelikli yağma’ ve ‘Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama’ suçlarından da 15 yıla kadar hapsi istendi.
-

Adana’da feci kaza! Göle düşen otomobildeki 4 kişinin cansız bedenine ulaşıldı
Adana’nın Çukurova ilçesinde Çatalan Köprüsü’nde kontrolden çıkan Veysel Aydoğmuş’un kullandığı otomobil Seyhan Baraj Gölü’ne düştü. Otomobildeki 4 kişinin cansız bedenine ulaşıldı.

Edinilen bilgiye göre olay, merkez Çukurova ilçesine bağlı Topalak Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, Veysel Aydoğmuş’un kullandığı otomobil Çatalan Batı Köprüsüne geldiği sırada köprünün demir bariyerlerine çarparak Seyhan Baraj Gölü’ne düştü.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
CANSIZ BEDENLERİNE ULAŞILDI
Adana’nın Çukurova ilçesindeki Çatalan Köprüsü’nde kontrolden çıkıp, düştüğü Seyhan Baraj Gölü’nün dibinde çamura batan 01 JG 944 plakalı otomobile, su altı polisi ulaştı. 16 yaşındaki Batuhan Aydoğmuş’un cenazesine ulaşılırken ekipler daha sonra Veysel Aydoğmuş (37), eşi Emine Aydoğmuş (35) ve çocukları Mete Aydoğmuş’un (13) da cansız bedenlerini araçtan çıkarttı.
Çalışmalar sırasında ailenin bir yakını, çalışmaların hızlandırılması için ekiplerle tartıştı. Otomobil, vinçle köprüye çıkarıldı. Acı haberi alan ailenin yakınları, kaza yerinde gözyaşı döktü.
Pikniğe gitmek için yolda oldukları belirtilen Veysel, Emine, Mete ve Batuhan Aydoğdu’nun cenazeleri otopsi için morga kaldırıldı. Veysel Aydoğmuş’un bir restoranda çalıştığı öğrenildi.
-

Ünlü sanatçı Funda Arar konsere oğlu ile çıktı
Türk pop müziğinin güçlü sesi Funda Arar konserine oğlu Aras ile çıktı. Arar, oğlu ile “Bella Ciao” şarkısını söyledi.

Türk pop müziğinin güçlü sesi Funda Arar, son konserinde dinleyicilerine büyük bir sürpriz yaptı. Sevilen sanatçı, oğlu Aras ile birlikte sahne aldı. İkili, birlikte söyledikleri “Bella Ciao” şarkısı ile izleyicilerden büyük alkış topladı.
Funda Arar, konser boyunca enerjisi ve sahne performansıyla hayranlarını büyülerken, oğlu Aras’ın da sahnede yer alması geceye ayrı bir renk kattı.
-

3.500 TL kira ödeyen Nuri Alço ev sahibiyle mahkemelik oldu! Eşinden açıklama geldi!
Nuri Alço’nun 2016’dan bu yana kiracı olarak yaşadığı, 3 bin 500 TL kira ödediği ev sahibi ile mahkemelik oldu. Oyuncunun eşi Burcu Alço yaşanan süreci anlattı.

Şu sıralar sağlık sorunlarıyla mücadele eden Nuri Alço ev sahibiyle mahkemelik oldu.
2016 yılından bu yana Kağıthane’de bir evde kiracı olarak oturan Alço yeni ev sahibiyle fiyat konusunda anlaşmazlık yaşadı.
Mahkemeye başvuran ev sahibi 3.500 TL ödeyen Nuri Alço ve eşini evden çıkarmak istedi.
Haksızlığa uğradıklarını söyleyen Nuri Alço’nun eşi Burcu Alço, konuyla ilgili açıklama yaptı.
‘TEKLİFİMİZİ KABUL ETMEDİ’Bizim haberimiz olmadan ev sahibimiz evi satıyor. Yeni alan ev sahibi evi bile görmeden alıyor. Sonra ‘Çıkın evden’ diyor. Kendisi yerleşecekmiş. Tamam ama bizim daha hukuki olarak iki sene daha oturma hakkımız var, evden niye çıkalım? ‘Kiraya zam yapalım ve kontrat düzenleyelim’ dedik, kontrat kısmını kabul etmedi. Sonra iş mahkeme sürecine kaldı. Eve yerleşmekten vazgeçti. Muhtemelen başka evleri var. Biz kendimize göre kira arttırım bedeli olarak evden çık/çıkma ikileminde kaldığı için kendisi yine yüzde 25 zam yapıp yatırmaya devam ettik.
‘BİLİRKİŞİ BELİRLEYECEK’
İlk başta ‘Kira artıralım’ dememize rağmen (Neredeyse ödediğimiz tutarım 3 – 4 katı) “Kontrat yapmam” dedi. Ee bu iş nasıl olacak? Yani burada sorun kira zammı değil, kontrat yapmak istemeyişi… Ee burada eşimin sağlık sorunları da devreye girdi ama yine de bir gün olsun kirası gecikmedi. Bilirkişi eve geldi, onların belirleyeceği rakama göre devam edecek kira ya da etmeyecek… Çok da hevesim kalmadı zira…”














































