Yazar: admin

  • Gonca Vuslateri’nin mutlu günü! Bebeğine verdiği isim belli oldu

    Gonca Vuslateri’nin mutlu günü! Bebeğine verdiği isim belli oldu

     

    Yaklaşık 1 yıldır aşk yaşadığı sevgilisinden hamile kalan Gonca Vuslateri şimdilerde kariyerinden çok özel hayatıyla gündeme geliyor.

    İlk kez anne olma heyecanı yaşayacak olan oyuncu bu süreçte bebeğinin babasının kimliğini sır gibi saklıyordu. Gonca Vuslateri herkesi şaşırtarak geçtiğimiz ay nikah masasına oturmuştu. Gonca Vuslateri dün akşam ise ilk kez anne olma heyecanı yaşadı. Ünlü oyuncu, bebeğini Bakırköy’de bulunan özel bir hastanede sezaryen doğum ile dünyaya getirdi.

    Geçtiğimiz ekim ayında Gonca Vuslateri’den güzel haber gelmiş ve “Hamileyim” diyerek bebek beklediğini açıklamıştı. 37 yaşındaki oyuncu “Evet, hamileyim. Bilinmesi için erken bir dönem. İşe gidip geliyorum, ortamım sakin.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Kadın olduğum için doğurma özelliğim var zaten. Öncelikle şaşkınlığa son vereyim. Yani bu genelde olabiliyor” demişti. Anne olmak için gün sayan Gonca Vuslateri, son olarak geçtiğimiz ay katıldığı bir etkinlikte gazetecilerle bir araya gelmişti.

    Hamilelik süreciyle ilgili konuşan oyuncu, dünyaya gelecek olan kızı ile duygusal bağ kurduğunu söyleyip; “Karnıma böyle çiçekler, böcekler çizmeye başladım.

     

    Müzik dinletmeler falan… Sektörde benim yaşımda birçok arkadaşım doğurdu, onlar hep tepemdeler, daraldığım zaman hemen onlara telefon açarım. Konuşacağım çok arkadaşım var o yüzden rahatım” ifadelerini kullanmıştı..

    Hamileliğin kendisi için sürpriz değil, hediye olduğunu anlatan Gonca Vuslateri, 13 kilo aldığını sözlerine ekleyip şöyle devam etti: Hediye oldu bana. Bir çocuk olunca hani ‘Hay aksi diyen’ bir yapım yoktur çocuk haberine.

    Bir evlilik düşüncemiz vardı, şimdi süreç hızlanmak zorunda kaldı, ben çok panik geçirdim. Artık yüzdük kıyısına geldik, sonunda ülkemi ikna ettim. ‘Tamam be doğur, ondan sonra evlen’ şeklinde. En çok doktorumla ve eşimle zaman geçiriyorum. Her şey yolunda ve keyifli.

    Devlet memuru olan sevgilisinin kimliğini açıklamayan oyuncu, konuyla ilgili soru üzerine “Zamanı var. Zamanla yavaş yavaş tanıyacağız yani. Beraber oluruz düğünde artık” demekle yetinmişti.

     

    SÜRPRİZ NİKAH
    İlk bebeğini kucağına almak için gün sayan oyuncu, aylardır yüzünü sır gibi sakladığı sevgilisiyle geçtiğimiz mart ayında nikah masasına oturmuştu.

    Beşiktaş Evlendirme Dairesi’nde nikah masasına oturan Gonca Vuslateri, Instagram hesabından sevgilisiyle ilk karesini yayınlayarak şunları yazmıştı: “Evet. Memlekette büyük bir sorundu bu biliyorsunuz.

    Herkes için değil elbet. Onlar tüm süreci benimle yaşayan canım ciğerlerim. Dostu, düşmanı gördüğümüz çok şükür bir kıymetli sürecin daha sonuna geldik.

    Başka gündemi olamayan herkes için biraz yaralara su serptiyse ne mutlu. En çok kadınların, sakın karıştırılmasın ‘kadınların’ linç yağmuruna tuttuğu şu merama şifa olabildiysem ne mutlu.

    Biz zaten evliydik. Çocuğumuz için bunu resmileştirdik. Ben zar zor yürüyerek karnım burnumda bir şekilde bu işi de hallettik. Parti is over yani. Sessizce dağılabiliriz.

     

    Başka gündemlerde görüşmek üzere. Ve benim biricik Monem, sana aşık olduğumu anladığım anı hatırlıyorum da. Bir gece yarısı felaket tartışmışız, yer gök inliyor.

    Hızlı hızlı yürüyordum kaldırımda. Kendiliğinden yavaşlayıp, yorulduğunda bedenim, olduğum yerde kalakalmıştım. Kendimi aşka direnirken bulmuştum. Beynimin içinde öğretilenlerden koca bir balon.. ‘Aşk diye bir şey yok’ sesi. Kimseyle ömür boyu yaşamak ve yaşlanmak istememek hepsi.

    Birbirimizin hislerine teslim oluşumuzun ve hayat hikayemizin merakla nereye akacağını izlemeye koyulduğumuz resmi olarak ilk gün, bir iki haftaya ilk yıl. İyi ki o akşam buluşup dertleştik Derya Şensoy, Celal Can Algül.

    İyi ki yan masaya dostlarınız geldi ve birleşti masalar. İyi ki sohbete doyum olmadı ve başım Levent’in omuzuna düştü. Darısı sevenlerin başına. Diyeyim bari. O zaman dans.”

    Bebek heyecanı yaşayan Gonca Vuyslateri, dün akşam doğum yaptı. İstanbul’daki özel bir hastanede sezaryen doğum yapan Gonca Vuslateri, kızına Asya adını verdi. Vuslateri’nin hastanede ziyaret eden oyuncu Başak Sayan, Instagram hesabından yaptığı paylaşımda “Asya bebek hoş geldin… Ne çok bekledik seni” ifadesini kullandı.

  • Cezaevinde ‘anoreksiya’ya yakalanmıştı! Fenomen Nihal Candan tahliye edildi

    Cezaevinde ‘anoreksiya’ya yakalanmıştı! Fenomen Nihal Candan tahliye edildi

    Sosyal medya fenomenleri Bahar-Nihal Candan dolandırıcılık ve kara para aklama suçlamasıyla 5.5 ay önce tutuklanmıştı. Nihal Candan, cezaevinde ‘anoreksiya’ya (yemek yememe hastalığı) yakalanarak 37 kiloya kadar düştü.

    Durumunun kötüye gitmesi üzerine dün hastaneye kaldırılan Nihal Candan’ın, cezaevinde tedavisine devam edilemeyeceği yönündeki doktor raporunun ardından cezaevinden tahliyeedildi. Kararın ardından anne Umut Candan, “Çok mutluyum, evimize güneş doğdu” dedi.

    Sosyal medya fenomenleri Bahar-Nihal Candan dolandırıcılık ve kara para aklama suçlamasıyla 5.5 ay önce tutuklanmıştı. Nihal Candan, cezaevinde ‘anoreksiya’ya (yemek yememe hastalığı) yakalanarak 37 kiloya kadar düştü. Durumunun kötüye gitmesi üzerine dün hastaneye kaldırılan Nihal Candan’ın, cezaevinde tedavisine devam edilemeyeceği yönündeki doktor raporunun ardından cezaevinden tahliyeedildi. Kararın ardından anne Umut Candan, “Çok mutluyum, evimize güneş doğdu” dedi.

    Posta gazetesinden Alev Gürsoy Cimin’in haberine göre, iki kardeş Silivri’deki Marmara Cezaevi’ne konulurken Nihal Candan, tutuklanmasını protesto etmek için cezaevinde yemek yememeye başladı. Bir süre sonra yeme alışkanlığı bozulan Nihal Candan’a ‘anoreksiya nevroza’ adı verilen hastalık teşhisi konuldu.

    AVUKATINDAN İLK AÇIKLAMA

    Bu rahatsızlık nedeniyle 37 kiloya kadar düşen Nihal Candan’ın psikolojisinin de bozuk olduğu öğrenilirken dün hastaneye kaldırılan Candan için doktorlar cezaevinde tedavisine devam edilemeyeceği yönünde görüş bildirdi. Durumu değerlendiren mahkeme, Candan’ın tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilmesine karar verdi.

    Candan kardeşlerin avukatı Kasım Ergün, yaptığı açıklamada, “Dünkü gelişmelerden sonra cezaevinde durumu öğrendikten sonra savcılıktan sağlık nedeniyle tahliye talep etti. Dosya savcısı kendi kararıyla bu sabah sağlık durumları gerekçesiyle tahliyesine karar verdi” dedi.

    ANNE CANDAN: EVİMİZE GÜNEŞ DOĞDU

    Kararın ardından anne Umut Candan ise, “Posta’nın payı çok büyük. O büyük haber olmasa belki kızım ölecekti. Çok mutluyum, çok doğru oldu. Evimize güneş doğdu” diye konuştu.

  • Safiye Soyman’ın hayat arkadaşı Faik Öztürk felç geçirdi! Beynine pıhtı atan Öztürk’ün son durumu

    Safiye Soyman’ın hayat arkadaşı Faik Öztürk felç geçirdi! Beynine pıhtı atan Öztürk’ün son durumu

    Ekranların sevilen çifti Türk Sanat Müziği sanatçısı Safiye Soyman’ın hayat arkadaşı Faik Öztürk’ten üzücü haber geldi. Şarkıcı ve iş insanı Faik Öztürk’ün beyin kanaması geçirdiği ve vücudunun sol tarafının felç olduğu ortaya çıktı.

    Safiye Soyman’ın hayat arkadaşı, 61 yaşındaki şarkıcı ve iş insanı Faik Öztürk, gazeteci Birsen Altuntaş’ın özel haberine göre beyin kanaması geçirdi ve vücudunun sol tarafının felç olduğu söyledi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    2000 yılından beri hayatlarını birlikte devam ettiren Safiye Soyman ve eğlenceli kişiliğiyle birçok kişinin kalbine taht kuran Faik Öztürk, yaşadığı sağlık problemi ile gündeme geldi.

    Bir makranın tanıtımı için davete katılan Safiye Soyman ve Faik Öztürk’ün sağlık durumu endişelendirdi.

    SOL TARAFI FELÇ OLDU!
    2018 yılında kalp krizi geçiren ve 5 tıkalı damarına işlem yapılan Faik Öztürk, 20 gün önce Bodrum’daki evlerinde beyin kanaması geçirdiğini ve bu nedenle de vücudunun sol tarafında felç meydana geldiğini dile getirdi.

    Faik Öztürk Ankara’da fizik tedavi gördüğünü ve artık eski sağlığına kavuşmaya başladığını söyledi.

  • Ahu Tuğba trafik kazası geçirdi

    Ahu Tuğba trafik kazası geçirdi

     

    Amerika’da yaşayan Yeşilçam oyuncusu Ahu Tuğba, Los Angeles’ta trafik kazası geçirdi.

    Kızıyla birlikte Amerika’da yaşayan Ahu Tuğba, Los Angeles’ta trafik kazası geçirdi.

    Hastaneye kaldırılan Tuğba, acil olarak ameliyata alındı.

    8 saat süren ameliyatın ardından Yeşilçam oyuncusunun tedavisi yoğun bakımda devam ediyor.

    Ahu Tuğba’nın Instagram hesabından açıklama yapan bir kişi, “8 saatin üzerinde ameliyatı geçti. Duanızı eksik etmeyin” dedi.

     

    TELEFON GÖRÜŞMESİ ARDINDAN KAZA YAPTIĞI İDDİA EDİLDİ

    İddiaya göre Ahu Tuğba’nın Türkiye’den gelen bir telefon görüşmesi sonucu öfkeyle direksiyona oturdu. Telefonda aldığı haberin ise ”İmar affı geçersiz. Eviniz yıkılıyor, yerine yol yapılacak” olduğu öne sürüldü.

  • Satamadığı ürünü bedava yaptı, 3 bin kişi tarlaya akın etti!

    Satamadığı ürünü bedava yaptı, 3 bin kişi tarlaya akın etti!

     

    Osmaniye’nin Sumbas ilçesinde çiftçilik yapan Serdar Dinç, 70 dönüm tarlaya ektiği soğanı satamayınca vatandaşlara ücretsiz dağıttı.

    Soğanın bedava olduğunu duyan yaklaşık 3 bin kişi tarlaya akın etti. Ana yol trafiğe kapanınca jandarma yolu açmaya çalıştı.

    Osmaniye’nin Sumbas ilçesine bağlı Reşadiye köyünde 70 dönüm tarlasına soğan eken çiftçi Serdar Dinç, soğanı tüccarlara satamayınca çürümesin diye vatandaşlara ücretsiz yaptı. Soğanın bedava olduğunu duyan vatandaşlar tarlaya akın etti. ANKA Haber Ajansı’nın aktardığına göre Kadirli ve Sumbas’tan birçok vatandaş arabalarıyla tarlaya gitti. Yol trafiğe kapanınca jandarma yolu açmak için çalışma başlattı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    “SOĞAN PAHALI, ALAMIYORDUK”

    Soğan toplamaya gelen bir vatandaş “Tarla sahibi 80 dönüm tarlasını satamadı, tarlada kaldı. Tüccarlar geldi almadı, para vermedi adama. Adam da halk yesin diye müsaade etti 3-4 gün. 400 ton soğan var burada. Burada tarlada kaldı soğan, halk topluyor şu an faydalanıyor. Allah razı olsun’ ifadelerine yer verdi.

     

    “MUHTAÇ OLDUK SONUNDA KURU SOĞANA”

    Bir başka vatandaş ise “Millet soğan için sıraya girdi. Marketlerde 35 lira. Vatandaş, Allah razı olsun hayrına burada tarlada serbest etti. Bütün millet topluyoruz, sağ olsunlar. Muhtaç olduk sonunda kuru soğana” dedi.

    “TOPLASIN HERKES EVİNE GÖTÜRSÜN”

    Çiftçi Serdar Dinç ise ANKA Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada “Ben çiftçiyim, 70 dönüm soğan ektim. 500 bin kiraya verdim, 500 bin de diğer tohum, gübre ve ilaç masrafım oldu. Tüccara satamadım hayrımıza köylülerimize, vatandaşlarımıza, ücretsiz dağıtıyorum. Toplasın herkes evine götürsün. Afiyet olsun herkese” şeklinde konuştu.

  • 4 yaşındaki kayıp çocuğun cesedi samanlıkta öldürülmüş halde bulundu, kuzeni gözaltında

    4 yaşındaki kayıp çocuğun cesedi samanlıkta öldürülmüş halde bulundu, kuzeni gözaltında

    Kahramanmaraşta ailesinin kayıp ihbarında bulunduğu 4 yaşındaki çocuk, yaşadığı evin bitişiğindeki dedelerine ait samanlıkta boğazı kesilmiş halde ölü bulundu. Çocuğun 14 yaşındaki kuzeninin ayakkabısında kan lekeleriyle saman kalıntılarına ulaşıldı. Kuzen gözaltına alındı.

    Kahramanmaraşta ailesinin kayıp ihbarında bulunduğu 4 yaşındaki çocuk, yaşadığı evin bitişiğindeki dedelerine ait samanlıkta boğazı kesilmiş halde ölü bulundu. Çocuğun 14 yaşındaki kuzeninin ayakkabısında kan lekeleriyle saman kalıntılarına ulaşıldı. Kuzen gözaltına alındı.

    Kahramanmaraş’ın Dulkadiroğlu ilçesinde, kayıp 4 yaşındaki çocuğun öldürüldüğü belirlendi, şüpheli kuzeni gözaltına alındı.

    İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Elmalar Mahallesi’nde ailesinin kayıp ihbarı yaptığı Sultan Akgül’ün bulunması için çalışma başlattı.

    DEDELERİNE AİT SAMANLIKTA BOĞAZI KESİLMİŞ HALDE ÖLÜ BULUNDU

    Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ve komando timleri, 6 saat süren çalışma sonucu, yaşadığı evin bitişiğindeki, dedelerine ait samanlıkta Akgül’ün boğazı kesilmiş halde cesedini buldu.

    Akgül’ün cenazesi, incelemelerin ardından Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Hastanesi morguna kaldırıldı.

    14 YAŞINDAKİ KUZENİNİN AYAKKABISINDA KAN LEKELERİ TESPİT EDİLDİ

    İl Jandarma Komutanlığı Jandarma Suç Araştırma (JASAT) ekipleri, Akgül’ün kuzeni A.A’nın (14) ayakkabısında kan lekeleriyle saman kalıntılarına ulaştı. Ekipler ayrıca suç aletini de buldu.
    Gözaltına alınan A.A’nın jandarmadaki işlemleri devam ediyor.

  • Metin Akpınar’ın kızı “Annem Ümit Besen yüzünden hapse girdi” dedi, cevap gecikmedi

    Metin Akpınar’ın kızı “Annem Ümit Besen yüzünden hapse girdi” dedi, cevap gecikmedi

    Annesini bulmak için Müge Anlı’nın programına başvuran Metin Akpınar’ın kızı Duygu Nebioğlu, annesinin Ümit Besen yüzünden hapse girdiğini söyledi. Hakkındaki söylentinin ardından konuşan Besen, “Bahsi geçen kadını tanımıyorum. Böyle bir olayda adımın geçmesi de rahatsız etti” dedi.


    Geçtiğimiz yıl Metin Akpınar’a açtığı babalık davasını kazanan ve sonrasın yaptığı açıklamalarla gündemden düşmeyen Duygu Nebioğlu, senelerdir görmediği annesini bulmak için Müge Anlı ile Tatlı Sert programına çıktı. Nebioğlu’nun canlı yayında “Annem Ümit Besen yüzünden hapse girdi” deyince sanatçıdan cevap gecikmedi.

    “UZAKTAN YAKINDAN ALAKAM YOK”
    Müge Anlı, iddiaların ardından Ümit Besen’e ulaştıklarını ifade ederek “Böyle bir olayda adımın anılmasından rahatsız oldum. Adı geçen hanımefendi ile uzaktan yakından alakam ve tanışıklığım yoktur. Bu zamana kadar kariyerimle, tertemiz geçmişimle bilinirim. Müge Hanım duruma açıklayıcı yaklaşsa da adımın geçmesinden rahatsızım” dedi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    ANNESİNE SESLENDİ
    Annesi Suphiye Orancı’ya programda seslenen Duygu Nebioğlu, “Bana lütfen ulaş, ekrana çıkmasan da benimle iletişime geçmeni istiyorum. Kim ne diyorsa boşver, senelerdir ben neler dinliyorum. Artık bitir. Ben de hayatıma devam etmek istiyorum, umarım bu çağrıma cevap verirsin. Ben buradan umutsuz şekilde ayrılmak istemiyorum. Biz bir araya geldiğimiz zaman ne kadar güçlü olduğumuzu göreceksin” dedi.

    KIZLAR, ÜNLÜ İSİMLERE BABALIK DAVASI AÇTI
    63 yıldır Göksel Özdoğdu ile evli olan Metin Akpınar’ın 36 yıl önce yaşadığı birliktelikten ikiz kızları olduğu ortaya çıkmıştı. Babalık davası açan Duygu Nebioğlu kazanırken ikizi Sevgi Nebioğlu’nun davası devam ediyor. Kızlarının ortaya çıkmasıyla bir açıklama yapan Metin Akpınar, evlatlarını kabul ederek “Tek gecelik bir ilişkiydi. Eşimden özür dilerim. Hayat geriye doğru akmıyor” demişti.

    Nebioğlu, geçtiğimiz günlerde verdiği röportajda ablasının babasının da ünlü bir gazeteci olduğunu ve dava açıldığını söylemişti. Kısa süre içinde ünlü gazetecinin Uğur Dündar olduğu ortaya çıkmıştı. Davanın 2 yıl önce açıldığını söyleyen Uğur Dündar, yapılan DNA testinde genç kadının babası olmadığını kanıtlandığını söyledi.

  • Emir Yeşil son yolculuğuna uğurlandı… Annesi ayakta durmakta zorlandı

    Emir Yeşil son yolculuğuna uğurlandı… Annesi ayakta durmakta zorlandı

     

    DOLAPDERE Big Gang grubunun bir dönem solistliğini üstlenen Emir Yeşil önceki gün hayatını kaybetti. 43 yaşındaki Yeşil’in uzun süredir sağlık sorunlarıyla mücadele ettiği öğrenildi.

    Sanatçı Aslı Omağ, sevgilisi Yeşil’in kaybını sosyal medya hesabından duyurdu. Müzisyen, dün öğle namazını müteakiben Altunizade Marmara İlahiyat Fakültesi Camisi’nde kılınan namaz ile son yolculuğuna uğurlandı.

    Anne Rezzan Yeşil, taziyeleri kabul etti.

    Emre Yeşil’in cenazesi Ümraniye Ihlamur Mezarlığı’na defnedildi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    MÜZİKLE GEÇEN BİR ÖMÜR…

    Emir Yeşil, 1981 yılında İstanbul’da doğdu. Heavy metal’den soul’a, pop müzikten funk’a kadar çeşitli tarzlar dinleyerek büyüdü 16 yaşında sahne hayatına başlayan Emir, birçok grupla performanslarını sürdürdü Bu süreçte aynı zamanda gitar, klavye ve davul çalmayı da öğrendi.

     

    Üniversitede müzik okuduğu yıllarda, İskender Paydaş’la çalışarak hem ses mühendisliği alanında, hem de stüdyo vokalisti olarak iyi bir noktaya geldi.

    2006 yılında Dolapdere Big Gang grubunun solisti oldu. Çıkan ilk albümleri 8 hafta boyunca listelerde 1 numara olarak büyük bir başarıya imza attı. Grup, toplamda 3 albüm çıkardı, Türkiye ve dünyada 350’den fazla konser verdi.
    Emir Yeşil, Dolapdere Big Gang ile büyük markaların organizasyonlarında yer aldı. Dünya çapında İtalya, Almanya, Rusya, Fransa, Kıbrıs, Azerbaycan, Fas, Güney Afrika, Avustralya ve Japonya’da da birçok defa konser verdi.

  • Hayallerinin peşinden gitti… Ünlü oyuncu Kanada’ya yerleşti!

    Hayallerinin peşinden gitti… Ünlü oyuncu Kanada’ya yerleşti!

     

    Hayallerini gerçekleştirmek için Kanada’ya yerleşti… Yönetmen olmak isteyen oyuncu Capilano Üniversitesi’ne kabul edildi.

    Oyuncu Ayşegül Akdemir 2014 yılında Gökhan Şahin ile nikah masasına oturmuş çift kısa bir süre sonra da oğullarına kavuşmuştu. İstanbul’dan Urla’ya taşınan çift rotayı Kanada’ya çevirdi. Yönetmen olmak isteyen oyuncu Capilano Üniversitesi’ne kabul edildi.

    Çok Güzel Hareketler Bunlar, Güldür Güldür Show ve Neşeli Hayat gibi projelerde yer alan Ayşegül Akdemir ailesiyle birlikte Kanada’ya yerleşti.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    KANADA’DA YENİ HAYAT

    Anne olduktan hayata bakış açısı değişen oyuncu İstanbul’dan Urla’ya taşındı. Bir süre Urla’da sakin bir hayat süren çift yeni bir yolculuğa çıktı.

     

    En büyük hayalini gerçekleştirmek isteyen Akdemir, Kanada’nın bilinen üniversitelerinden Capilano Üniversitesi’ne başvuruda bulundu. Ünlü oyuncunun başvurusu kabul edildi.

    Eşi Gökhan Şahin’in de desteğini alan Akdemir, ailesiyle birlikte yeni bir maceraya atıldı.

    Güzel haberi sosyal medya hesabından duyuran oyuncu yaptığı paylaşıma ‘yeni hayat’ notunu düştü.

  • Suphiye Orancı’nın Metin Akpınar’dan olan kızları dahil 4 çocuğunu bıraktığı komşusu konuştu: O sözü hiç unutamam…

    Suphiye Orancı’nın Metin Akpınar’dan olan kızları dahil 4 çocuğunu bıraktığı komşusu konuştu: O sözü hiç unutamam…

     

    “Hepsi ile görüşüyoruz. Bayramda ziyaretlerime geliyorlar”
    Suphiye Orancı’nın Sanatçı Metin Akpınar’dan olan ikiz kızları da dahil 4 çocuğunu bıraktığı Antalya Tekirova’daki Adile Şener konuştu.

    Adile Şener, yurda çocukları teslim ederken en büyük kızın “Anne bizi bırakma” sözlerini hiç unutamadığını söyledi.

    Şener, “4 kız çocuğunun bakımına tek başıma yetişemeyince komşular birer tanı aldı. Dilara’yı kardeşim Sevim aldı. Duygu bende kaldı. Bir süre böyle gitti. Komşudan inek sütü alıyorduk. İnek hamile olunca süt Duygu’yu hasta etti. Doktora götürdük. 3 gün hastanede yattı. Bu sırada gerçek annenin hapse girdiğini öğrendik. Annenin gazeteciye gönderdiği mektupta ‘Çocuklarım için hapse girdim’ dediğini öğrenince eşim valiliğe dilekçe ile başvurdu.

    Dilekçenin ardından o zamanki yurt müdürü, vali beyin eşi ve görevliler bize geldi. Biz diğer aileleri aradık. Çocukları getirdi. Hiçbirimiz çocukların anne ve baba şefkatinden uzak büyümemesi için bırakmak istemiyordu. 6 ay bakmıştık, onları çok sevmiştik. Hepimiz ağlıyorduk. Yurt müdürü iki araçla bizi de aldı. Çocukların kalacağı yurda götürdü. ‘Gözünüz arkada kalmasın. 4’dü de devletimize emanet’ dedi. Biz gözyaşları içinde çocukları bırakıp geri döndük” diye anlattı.

     

    Sabah’a konuşan Adile Şen şunları söyledi:

    “Kızların annesi halıcılarda tercümanlık yapıyormuş. 9 yıl önce vefat eden eşim Emin Şener ile görüşmüş. ‘Çalışamıyorum, çok zor durumdayım. 2’si ikiz 4 kız çocuğum bakar mısın’ demiş. Eşim ‘Tamam’ deyince taksi ile 2’si 2 aylık ikiz, en büyük kız 5 diğeri 3 yaşında olmak üzere 4 kız çocuğunu bırakıp gitti.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Çocukların üstünde başında bir şey yoktu. Komşudan inek sütü olarak ikizlere baktı. O zaman dikiş makinesi giysilerini diktim. Anne sonra bir kez geldi. Bir daha da gelmedi.

    4 kız çocuğunun bakımına tek başıma yetişemeyince komşular birer tanı aldı. Dilara’yı kardeşim Sevim aldı. Duygu bende kaldı. Bir süre böyle gitti. Komşudan inek sütü alıyorduk. İnek hamile olunca süt Duygu’yu hasta etti. Doktora götürdük. 3 gün hastanede yattı.

    Bu sırada gerçek annenin hapse girdiğini öğrendik. Annenin gazeteciye gönderdiği mektupta ‘Çocuklarım için hapse girdim’ dediğini öğrenince eşim valiliğe dilekçe ile başvurdu.

     

    Dilekçenin ardından o zamanki yurt müdürü, vali beyin eşi ve görevliler bize geldi. Biz diğer aileleri aradık. Çocukları getirdi. Hiçbirimiz çocukların anne ve baba şefkatinden uzak büyümemesi için bırakmak istemiyordu. 6 ay bakmıştık, onları çok sevmiştik. Hepimiz ağlıyorduk. Yurt müdürü iki araçla bizi de aldı. Çocukların kalacağı yurda götürdü. ‘Gözünüz arkada kalmasın. 4’dü de devletimize emanet’ dedi. Biz gözyaşları içinde çocukları bırakıp geri döndük.

    Çocuklardan yurttan ayrılırken en büyük kız ‘Anne beni bırakma’ sözleri yüreğimi dağladı. Büyük kız her şeyin farkında idi. O sözü hiç unutamam. Hâlâ yüreğimde. Daha sonra yurda eşimle birlikte 4 kızın ziyaretlerine gittik. Giderken giysi ve ayakkabı gibi hediye götürüyorduk. İnanılmaz seviniyorlardı. Yurt müdürü bizi uyardı, ‘Hediyeyi siz vermeyin biz verelim. Diğer çocuklara hava atıyor’ diye bizde sonra hediyeleri hep idareye teslim ettik.

     

    Anne cezaevinde iken yurda ‘Çocuklarımı evlatlık vermeyin. Cezaevinden çıkınca çocuklarımı alacağım’ demiş. Biz yıllarca yurda gidip geldik. Çocukları almak istedik. Anne böyle söyleyince bize vermediler.

    25 yıl sonra beni Duygu buldu. Sonra hepsi ile görüştük. Kedi öz kızım onlara çocukluk resimlerini gönderdi.

    En son en büyükleri ile İzmir’deki ile de görüştüm. Bana ‘moralim çok bozuk’ deyince yanıma gelmesini turizmde işe yerleştireceğimi söyledim. Kızlardan iki tanesi öğretmen. Hepsi ile görüşüyoruz. Bayramda ziyaretlerime geliyorlar.”

  • İbrahim Tatlıses ile Hülya Avşar ile aynı filmde…. Aranan anne Suphiye Orancı ‘Yeşilçam’da figüranmış!

    İbrahim Tatlıses ile Hülya Avşar ile aynı filmde…. Aranan anne Suphiye Orancı ‘Yeşilçam’da figüranmış!

    Metin Akpınar’ın biyolojik babası olduğunu mahkeme kararı ile ispatlayan Duygu Nebioğlu, annesi Suphiye Orancı’yı bulmak için Müge Anlı’nın programına başvurmuştu. Almanya’da yaşayan ve adını Sofia olarak değiştiren Suphiye Orancı’nın 80’li yıllarda Yeşilçam filmlerinde figüranlık yaptığı ortaya çıktı.

    Suphiye Orancı, İbrahim Tatlıses’in başrollerini Hülya Avşar ile paylaştığı ‘Aşıksın’, Seda Sayan ile paylaştığı ‘Yorgun’ ve Perihan Savaş ile paylaştığı ‘Yalan’ ve Mine Çayıroğlu ile paylaştığı ‘Sarhoş’ filmlerinde rol almış.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    ‘KARDEŞLERİM BENİMLE AYNI KADERİ YAŞADI’

    Almanya’da yaşayan Suphiye Orancı’nın toplamda altı çocuğu olduğunu söyleyen Nebioğlu, “İkisi Almanya’daki evliliğinden. Evlilik dışı ilişkiden dört çocuğu var. Diğer dört kardeşim benimle aynı kaderi yaşadı” dedi. Annesiyle 2007 yılında iletişime geçtiğini açıklayan Duygu Nebioğlu, “3 yıl boyunca Skype üzerinden görüştük, 2010 yılında benimle son konuşmasını yaptı” ifadelerini kullandı. Kendisine “Babanı bulursan beni kaybedersin” diyen annesiyle 14 yıldır görüşmediğini belirten Nebioğlu, “Annen hayatta mı?” sorusuna “Evet” yanıtını verdi.

    AŞK YAŞADIKLARINI SÖYLEDİ

    Annesinin Metin Akpınar’la ilişkisinin tek geceden ibaret olmadığına inandığını dile getiren Duygu Nebioğlu şöyle konuştu: “Annemle babamın teknede tanıştığı söyleniyor ama değil. Annem bana farklı bir hikâye anlattı, babam ise ‘Bir gecelik ilişki’ dedi. Kimse doğruyu söylemiyor. Annem bir trafik kazasında tanıştıklarını söyledi. Bana ‘Babanız beni hastaneye götürdü, iki tane çocuğumun olduğunu biliyordu’ dedi. Bana o zaman babamın ismini vermemişti, kısa süreli bir aşk yaşadıklarını söylemişti. Babamın tek gecelik ilişki açıklamasını kabul etmiyorum.”

    ‘BİZ DÖRT KIZ ÇOK GÜÇLÜYÜZ’

    Duygu Nebioğlu yayında annesine artık ortaya çıkması çağrısında bulundu: “45 gün sonra 36 yaşına gireceğim. Yıllardır sessiz kaldın. Biz bunlarla uğraşırken, sen bunları yok saydın. Neden korktun, neden karşılaşmak istemedin bilmiyorum ama bunları anlatmanı istiyorum. Ben 36 yaşında bütün bu hikâyeyi geride bırakmak istiyorum. Torunların var, onları artık benimsemen gerekiyor. Bizimle iletişime geçmeni istiyorum. Ablalarıma babalarının kim olduğunu açıklamanı istiyorum. Seni, sesini özledim. Buna artık bir son ver. Ben de hayatıma devam etmek istiyorum annem. Biz dört kız çok güçlüyüz, çok güçlü kadınların var senin arkanda.”

    1988 yılında Antalya’da doğan Duygu Nebioğlu, ikiz kardeşi Sevgi’yle birlikte Çocuk Esirgeme Kurumu’na verildi. 6 yaşındayken öğretmen bir çift tarafından evlat edinilen Nebioğlu, 21 yaşında babasının Metin Akpınar olduğunu öğrendi. 13 Ekim 2023’te de Akpınar’ın nüfusuna geçti.
    Suphiye Orancı’nın kızlarından Duygu Nebioğlu’nun açtığı davayla, onun ve ikizi Sevgi’nin babalarının Metin Akpınar olduğu kesinleşmişti. Uğur Dündar’a açılan davayla birlikte, ikiz kardeşlerin ablalarından birinin Dilara G. olduğu ortaya çıktı. Dört kardeşin en büyüğünün fotoğrafı ise Dilara G. tarafından paylaşıldı. Dilara G., kardeşleriyle fotoğrafını Instagram’da “Dört karındaş, dört farklı hayat” notuyla yayınladı. Büyük ablanın da kendi babasını aradığı öğrenildi.

    Duygu’yu çok sevdim yardım ederim

    Duygu Nebioğlu, ablalarından birinin babasının ünlü bir gazeteci olduğunu söylemiş, o ismin Uğur Dündar olduğu öne sürülmüştü. Nebioğlu’nun ablası Dilara G. tarafından hakkında açılan bir babalık davası olduğu ortaya çıkan Dündar ise DNA testiyle baba olmadığının kanıtlandığını açıklamıştı. Dündar, Müge Anlı’ya mesaj atarak Suphiye Orancı’yı tanımadığını söyledi: “Bu kadını ilk kez görüyorum. Dava dilekçesine göre güya 1985’te İzmir’de tanışmışız ve birlikte yaşamışız. Oysa o yıllarda benim İzmir’le hiçbir ilgim yok. Kaldı ki Adli Tıp raporu çok ayrıntılı ve hiçbir kuşkuya yer vermeyecek kadar net. Ayrıca o yıllarda bekarım.” Ünlü gazeteci, Anlı’ya bir mesaj daha yolladı, “Duygu’ya sevgilerimi ilet. Onu çok sevdim. Telefonuna ulaşabilirsem konuşur ve yardımcı olmaya çalışırım” dedi. Nebioğlu bu mesajın ardından, Dündar’a babalık davası açılmasına giden süreci şöyle anlattı: “Annem bana ‘Ablanın babası Uğur Dündar’ demedi. Sadece ‘O dönem biz sevgiliydik’ dedi. Ben de ablamı Uğur Dündar’a benzettim. Olaylar böyle gelişti.”

    Almanya’dan gelen telefon: Kızlarından hiç bahsetmedi

    Suphiye Orancı’nın arkadaşı olduğunu söyleyen Merve Kutlay isimli bir kadın, Orancı’nın Düsseldorf’a yakın bir kasabada yaşadığını anlattı. Kutlay, “İki kızı var biliyoruz. Türkiye’deki kızlarından hiç bahsetmedi, şoke olduk. Türkiye’de sadece annesiyle erkek kardeşinin yaşadığını biliyorduk. Hatta onlarla 2000 yılında Almanya’da yılbaşı kutlamıştık” dedi.

    Çocukların dramı 1989’da Hürriyet’te haber olmuş

    Suphiye Orancı’nın dört çocuğunun yaşadığı dramın 16 Ocak 1989 tarihli Hürriyet Gazetesi’nde haber olduğu ortaya çıktı.

    1989’da Hürriyet’te çıkan “Vicdansız anne” başlıklı haberde çocukların isimlerinin Tanya, Fulya, Clara ve Songül olduğu bilgisine yer verilmişti.

    Oktay Koltan imzasıyla yayımlanan “Paraya tamah etmenin sonu” başlıklı haberin içeriği şöyleydi: “Antalya’nın Tekirova Köyü’nde oturan Adile Şener’le Emin Şener, ayda 400 bin lira karşılığında Sofi adlı bir kadınla dört çocuğuna bakmak üzere anlaştılar. Sofi isimli kadın, dört çocuğunu Şener Ailesi’ne bıraktıktan sonra ortadan kayboldu. Yener Ailesi şimdi bu ağır yükün altından nasıl kalkacağını düşünüyor.” Oktay Koltan, o dönem ikiz bebeklerin babasının Metin Akpınar olduğunun bilindiğini dile getirdi.

  • 23 yıllık eşiyle ilk fotoğraf

    23 yıllık eşiyle ilk fotoğraf


    Şarkıcı önceki akşam eşi Ajda Yıldızhan ile bir davete katıldı. İstanbul Teknik Üniversitesi konservatuvar bölümü mezunu olan Ajda Yıldızhan, eşine müzik anlamında da destek verdiği öğrenildi. Sanatçı, her fırsatta ailesine zaman ayırarak gözlerden uzak bir yaşantı sürmeye özen gösterdiğini söyledi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN