Yazar: admin

  • Acun Ilıcalı’nın acı günü

    Acun Ilıcalı’nın acı günü

    Acun Ilıcalı’nın amcası Gürbüz Ilıcalı hayatını kaybetti.

    Ünlü yapımcı haberi sosyal medya hesabından duyurdu…

    “İyilikten başka bir şey düşünmeyerek,zorda kalanın yardımına koşarak, ailemize amcalık, babalık, dedelik yaparak geçen, örnek aldığım, imrenilenecek bir ömür… Canımız Gürbüz Amcam’ı kaybettik, başımız sağ olsun…”

  • 326 günde 828 telefon görüşmesi: Yasak aşkları ortaya çıktı! Milyonluk tazminat…

    326 günde 828 telefon görüşmesi: Yasak aşkları ortaya çıktı! Milyonluk tazminat…

    Samsun’da Ayşe A. (42), kendisini hem yakın arkadaşı S.Ç. hem de dayısının eşi A.S. (50) ile aldattığını öne sürerek eşi Ahmet A.’ya (48) boşanma davası açtı. Mahkeme, Ahmet A.’nın, A.S. ile 326 günde 828 kez telefon görüşmesi yaptığı tespit edip, davalı Ahmet A.’nın 500 bin lira maddi 500 bin lira manevi tazminat ödemesine hükmetti.

    Samsun’da yaşayan 2 çocuk annesi Ayşe A., 2001 yılında evlendiği Ahmet A.’nın, kendisini hem yakın arkadaşı S.Ç. hem de dayısının eşi A.S. ile aldattığını öne sürerek, 23 Şubat 2021 yılında boşanma davası açtı. Samsun 2’nci Aile Mahkemesi’nde görülen davada, Ahmet A.’nın, A.S. ile 326 günde 828 kez telefon görüşmesi yaptığı tespit edildi. Ayşe A., kocası hakkındaki iddiaları, şahitleriyle de kanıtladı. Mahkeme heyeti 26 Nisan 2024’te görülen duruşmada, Ayşe A.’yı haklı bularak boşanmalarına karar verdi ve Ahmet A.’nın 500 bin lira maddi, 500 bin lira manevi tazminat ödemesine hükmetti.

    Öte yandan, 10 yaşındaki U.A.’nın velayetinin anneye verilmesine, Ahmet A.’nın, eşi Ayşe A. ile oğlu B.A.’ya (23) biner lira nafaka ödemesine karar verildi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    “PSİKOLOJİSİNİ ALTÜST ETTİ”

    DHA’ya konuşan Ayşe A.’nın avukatı Arslan Bolat, “Herkes eşinin kendisine olan ilgisini kaybettiğini, ilerleyen aşamada ise kendisini aldattığını hisseder ve bunu anlayabilir. Ancak asıl sorun mahkeme dosyasına bunun yansıtılıp yansıtılmadığıdır. Mahkemeler somut delillere göre hareket eder ve buna göre karar verirler.

    Müvekkilimiz dayısının eşi ile aldatılmış ve çok büyük bir mağduriyet yaşamıştır. Bu kadar güvendiği iki insanın kendisini aldatması, uzun süre kendisinden gizli şekilde ilişki yaşaması psikolojisini altüst etmiş, uzun süre psikolojik tedavi görmesine rağmen olayın üzerinden yıllar geçse de hala olayı tam olarak atlatamamıştır. Bu sebep ile biz dosyaya tüm tedavi evraklarını reçeteli olarak kullandığı ilaçları ekledik. Ardından da eşi ve diğer kadın arasında bir yılda 828 defa yapılan telefon görüşmesi, bu görüşmelerin de gecelerce ve saatler boyu sürdüğünü öğrendik. Bu durumun da mahkeme tarafından araştırılarak dosyaya eklenmesini istedik” dedi.

    “YAŞADIĞI ACIYI UNUTMAYACAK”

    Durumun mahkeme için de açıklığa kavuşmuş olduğunu söyleyen Bolat, “Müvekkilimizin mağduriyetinin boyutu da mahkeme dosyasına doğru şekilde yansıtıldığı için mahkeme müvekkilimiz lehine bir milyon lira tazminata hükmetti. Elbette ki, müvekkilimizin yaşadığı acı tazminat miktarı ile ölçülemeyecek kadar büyük ve bu tazminat miktarı ne olursa olsun müvekkilimiz yaşadığı acıyı unutmayacak ancak inanıyoruz ki, müvekkilimiz kendisine yeni bir hayat kurarken kimseye muhtaç olmayacak” diye konuştu.

  • Hırsızlık için girdikleri evde günlerce yaşadılar: Acı gerçeklerle günler sonra karşılaştılar

    Hırsızlık için girdikleri evde günlerce yaşadılar: Acı gerçeklerle günler sonra karşılaştılar

     

    Denizli’de gurbetçi Ali (56) ve Hülya Eteke (55) çiftin dubleks villasına camını kırarak giren ve 2 kişi oldukları sanılan hırsızlar burada günlerce yaşadı.

    Hırsızlar, Ali Eteke’nin 35 yıl boyunca biriktirdiği birçoğu artık üretimi olmayan 50 şişe kadar içkinin bir bölümünü içip alem yaparak, kalanını ise çaldı.

    Almanya’da yaşayan Ali Eteke ve Hülya Eteke çiftinin Merkezefendi ilçesinde, dubleks villasına camını kırarak giren ve 2 kişi oldukları tahmin edilen hırsızlar, evdeki balık konservelerini yiyip, toplam 13 şişe viski ve rakıyı içerek alem yaptı. Hırsızlar Ali Eteke’nin 35 yıldır biriktirdiği koleksiyonundaki birçoğu artık üretimi olmayan 50 şişe kadar rakı ve viskiyi de çaldı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Hırsızlık olayı, Eteke çiftinin geçen hafta Denizli’ye gelmesiyle ortaya çıktı. Evi darmadağın bulunca şaşıran Eteke çifti, polisi arayıp şikayetçi oldu. Polis evdeki boş içki şişelerinde parmak izi incelemesi yaptı.

     

    Hırsızların evdeki 2 televizyona da zarar verdiklerini belirten Ali Eteke, “Eve geldiğimizde önce camın rüzgardan kırıldığını düşündük ama içeri girdiğimizde her taraf dağınıktı. Dolaplar boşaltılmıştı. Toplam 6 bin euro zararımız var. Böyle bir olayla ilk defa karşılaştık. Komşular da hiçbir şey duymamış. Hırsızların içeriye ne zaman girdikleri ve burada ne kadar yaşadıkları belli değil. Evde alemlerini yapıp, zevkini sefasını sürüp, gitmişler” dedi.

    Polis hırsızların tespit edilip, yakalanması için çalışma başlattı.

  • Gülseren Ceylan: Mehmet Ali Erbil benimle evlenmiyor!

    Gülseren Ceylan: Mehmet Ali Erbil benimle evlenmiyor!

     

    Yaşadıkları aşkla gündemden düşmeyen Mehmet Ali Erbil ile Gülseren Ceylan, sosyal medyadan canlı yayın açtı. Erbil ile ilişkisini maddiyat için sürdürdüğü yönünde suçlamalarla karşılaşan Ceylan, canlı yayında yaptığı açıklamayla kısa sürede magazin gündemine oturdu.

    Ünlü şovmen Şovmen Mehmet Ali Erbil (67) ile 40 yaş küçük sevgilisi Gülseren Ceylan, geçtiğimiz aylarda ilişkilerini sonlandırma kararı almıştı. Ceylan, ayrılığın ardından “Ciddi ilişki yaşanacak bir insan değilmiş. Ben de bunu fark ettiğim için evden ayrıldım. Çok başına buyruk bir insan Mehmet Ali. Ben öyle bir insan değilim” demişti.

    “Dört aylık bir ilişkimiz olduğu için, aynı evde yaşadığımız için kopmamız biraz zor oldu” diyen Ceylan ile Erbil ayrılığa uzun süre dayanamayarak, 2024’ün ilk günlerinde tekrar bir araya gelmişti.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    “TEKRAR EVLENMEK İSTERİM”

    Aşkları tam gaz devam eden ikiliden Mali, geçtiğimiz aylarda katıldığı bir programda evliliğe yeşil ışık yakarak, “Tekrar evlenip çocuk sahibi olmak isterim. Çocuk yeniden hayata gelmek gibi bir şey, çocuklarımın da hoşuna gider bu. Ailemize yeni bir enerji, yeni bir heyecan katar” şeklinde konuşmuştu.

     

    Tüm bunların ardından ünlü çiftin dün çıkan haberlere göre dini nikah kıydığı öğrenilmiş ve bu beklenmedik hamle kısa sürede magazin gündemine oturmuştu.

    “PARA MEVZUSU OLSAYDI BU KONUMA ASLA DÜŞMEZDİM”

    Bu haberin üzerine dün akşam açtıkları yayında Gülseren Ceylan bazı açıklamalarda bulundu. Sevgilisiyle birlikte canlı yayın açan Ceylan, şöyle konuştu:

    Eski ilişkilerimde hep en çok beni sevmişlerdi, ya da en çok benimle ciddi olmuşlardı. Kişinin geçmişine çok önem veririm, en çok beni sevmeli. Mali dört kişiyle evlendi, benimle evlenmiyor! Para mevzu olsaydı, bu konuma asla düşmezdim ve ondan ayrılırdım! Onu sevdiğim için buradayım. Dört kişiyle evlenmiş adam benimle evlenmiyorsa, ilişkimiz para için olsaydı ondan ayrılırdım. Ama sevdiğim için gidemiyorum.

    “BİR ŞEY ANLADINIZ MI?”

    26 yaşındaki sevgilisinin bu sözlerinin üzerine kameraya dönüp “Bir şey anladınız mı?” diye soran Mehmet Ali Erbil’in yayındaki tavırları ise dikkat çekti.

  • Düzce’de 13 yaşındaki çocuk yatağında ölü bulundu

    Düzce’de 13 yaşındaki çocuk yatağında ölü bulundu

    Düzce’de, 13 yaşındaki Hanife Betül K. ailesi ile yaşadığı evde sabah yatağında ölü bulundu.

    DUVAR – Düzce’deki olay, sabah saatlerinde Darıcı Mahallesi Bayrak Caddesi üzerinde bulunan bir sitede meydana geldi. Ailesi, dün gece saatlerinde uyuyan Hanife Betül K’yi, sabah okula göndermek için yatağından kaldırmaya çalıştı. Ancak çocuk uyanmadı. Aile, sağlık ekiplerine haber verdi.

    DHA’nın haberine göre eve gelen ekipler çocuğun hayatını kaybettiğini belirledi. Eve polis de çağrılırken, çocuğun cansız bedeni Düzce Üniversitesi Hastanesi morguna kaldırıldı.

    Hanife Betül K’nin ölüm nedeni yapılacak otopsi sonrası belli olacak.

  • Alejandra Marisa Rodriguez tarihe geçti! 60 yaşında güzellik kraliçesi seçildi

    Alejandra Marisa Rodriguez tarihe geçti! 60 yaşında güzellik kraliçesi seçildi

    Güney Amerika ülkesi Arjantin’in başkenti Buenos Aires’te düzenlenen ‘Kainat Güzeli’ yarışmasında dikkat çeken bir sonuç ortaya çıktı. Hukuk diploması olan, bir yandan da gazetecilik yapan Arjantinli 60 yaşındaki Alejandra Marisa Rodriguez, Miss Universe seçildi.

    Miss Universe, geçtiğimiz yıl yarışmacılar için yaş sınırlaması (daha önce 18-28 yaş sınırı vardı) getirmeyeceğini duyurmuştu. Bu karar sonrası avukat ve gazeteci olan Alejandra Marisa Rodriguez (60), bu yıl güzellik yarışmasını kazanmayı başardı.

    Arjantin’in Buenos Aires Eyaleti’nin başkenti La Plata’da yaşayan Rodriguez, kendi yaş grubunda böylesine prestijli bir güzellik ödülünü kazanan ilk kadın oldu.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Hem jüri üyelerini hem de izleyicileri büyülemeyi başaran Alejandra Marisa Rodriguez, güzellik yarışmasında kraliçe seçilerek, dünya çapında yankı uyandırdı.

    Mayıs 2024’te yapılacak Miss Universe Argentina ulusal seçmelerine Buenos Aires adına katılacak Rodriguez, seçmeleri kazanması halinde Eylül 2024’te Meksika’da düzenlenecek Miss Universe World yarışmasında Arjantin’i temsil edecek.

    Yarışmayı kazandıktan sonra basına konuşan Rodriguez, “Kadınların sadece fiziksel güzellikleriyle değil, değerleriyle de var olduğu yeni bir sahne açıyoruz” dedi.

  • Organ nakli bekliyordu… Ameliyata alındı… Esila’yı kaybettik!

    Organ nakli bekliyordu… Ameliyata alındı… Esila’yı kaybettik!

    Ankara’da, kalp yetmezliği nedeniyle tedavi gören ve 5.5 yıllık bekleyişin ardından önceki gün kalp nakli olan 16 yaşındaki Esila Tüfekçi, dün sabah saatlerinde doktorların tüm müdahalesine rağmen yaşamını yitirdi. Esila, geçen yıl hastanede yatarken çizdiği resimle organ bağışına dikkat çekmişti

    5.5 yıl dayandı mücadele etti! Esila’yı kaybettik!

    Ankara Üniversitesi Cebeci Çocuk Hastanesi’nde kalp rahatsızlığı nedeniyle 5.5 yıldır aralıklarla tedavi gören Esila Tüfekçi (16), durumunun ağırlaşması üzerine yaklaşık 1 ay önce kalp ve solunum desteği sağlayan ECMO cihazına (Ekstrakorporal membran oksijenizasyonu) bağlandı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    KALP NAKLİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ

    DHA’da yer alan habere göre yıllardır nakil bekleyen Tüfekçi için önceki gün Adana’dan müjdeli haber geldi. Adana’dan Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na ait ambulans uçakla getirilen kalp, Esila’ya nakledildi.

    DOKTORLARIN MÜDAHALESİ YETMEDİ

    9.5 saat süren operasyonla gerçekleşen nakilin ardından Esila’nın durumunun ağır ve 48 saatlik sürenin çok önemli olduğu belirtildi. Esila, doktorların tüm müdahalesine rağmen dün sabah saatlerinde hayatını kaybetti.

    ‘BAĞIŞ’ TEMALI RESMİ DİKKAT ÇEKMİŞTİ

    Esila, geçen yıl hastanede yatarken çizdiği resimle organ bağışına dikkat çekmişti. Esila, resimde kendi kalbini ‘siyah’, mezardaki ölünün kalbini ise ‘kırmızı’ olarak resmetmişti.

    Ayrıca resimde kendisini gözyaşları içinde çizen Esila, üzerine yazdığı, ‘Organlarınızı cennete götürmeyin. Onlara cennette değil burada ihtiyaç var’ ifadeleriyle görenleri duygulandırmıştı.

    AİLESİ GÖZYAŞINA BOĞULDU

    Esila’nın cenazesi, hastanedeki işlemlerinin ardından ailesine teslim edildi. Anne Zeynep Tüfekçi ve yakınları, cenazeyi teslim alırken gözyaşlarına boğuldu.

    RİZE’DE TOPRAĞA VERİLECEK

    Esila’nın cenazesi, bugün öğle namazı sonrası Sahil Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından Derepazarı ilçesinde toprağa verilecek.

  • Mustafa Keser ve İbrahim Tatlıses polemiği sürüyor! ‘Sanatçı olarak İbrahim Tatlıses’ten 300-500 kat büyüğüm!’

    Mustafa Keser ve İbrahim Tatlıses polemiği sürüyor! ‘Sanatçı olarak İbrahim Tatlıses’ten 300-500 kat büyüğüm!’

     

    İbrahim Tatlıses, Mustafa Keser’in “Orhan Gencebay iyi bir ses sanatçısı değildir. Müslüm Gürses’i dinlemedim çünkü kötü okuyor” sözlerine sinirlenmişti.

    Tatlıses, Mustafa Keser’e “Kör ol ama nankör olma. Onu sahneye çıkaran kim? İlk kez Kanal 6’daki ‘İbo Show’a çıkardım, oradan aldı yürüdü” diyerek çıkışmıştı. Tatlıses’e cevap geldi. Meslektaşını yalan söylemekle suçlayan sanatçı, “Bunu 30 senedir yapıyor!” diyerek tepkisini dile getirdi.

    ‘Benzemez Kimse Bize’ programını sunduğu Bülent Ersoy’la 2021 yılında birbirine giren Mustafa Keser, geçtiğimiz hafta merhum sanatçı Müslüm Gürses, Orhan Gencebay ve Fatih Kısaparmak’ı hedef almıştı. Akşam gazetesine röportaj veren Keser, çarpıcı açıklamaları ile yeni tartışmaların fitilini ateşlemişti.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    “Fatih Kısaparmak, kendi kendine ‘Türkü Baba’ lakabı taktı. Türkü babalık ona kalana kadar önünde bin tane adam var. O türkü baba olacak en son adam hatta baba bile olamaz. Orhan Gencebay iyi bir müzisyendir ama iyi bir ses sanatçısı değildir. “

     

    MÜSLÜM GÜRSES’İ HAYATIMDA DİNLEMEDİM’
    “Yüzüne konuşabileceğim laflar bunlar, ben arkadan konuşmam. Müslüm Gürses Türkiye’nin en lezzetli seslerinden biridir ama hayatımda dinlemedim çünkü kötü okuyor.”

    ‘BANA KONUŞAMAZ ÖNLEMİMİ ALDIM’
    İbrahim Tatlıses, bu sözler üzerine ‘Aramızda Kalmasın’ programına bağlanmış, canlı yayında meslektaşına cevap vermişti.

    “Mustafa Keser’e sorun, onu sahneye çıkaran kim? İlk kez Kanal 6’daki ‘İbo Şov’a çıkardım, oradan aldı yürüdü. Hadi bu soruyu ona sorun. Zamanında bana da konuşur gibi oldu ama önlemimi aldım, konuşamaz. Nankör insanı sevmiyorum.”

    ‘HADDİNİ BİLMELİ’
    “Çok iyi bir müzisyendir, onu inkar edemem. Ancak tüm bu sanatçılar için söylediklerini hadsizlik olarak değerlendiriyorum. Gündemde kalmak istediği için bunları yapıyor. Haddini bilmeli. Hayatım boyunca nankör olmadım. Kör ol ama nankör olma. Nankörleri hayatım boyunca sevmedim.”

     

    ‘BU YALANA BİR SON VERMEMİZ LAZIM’
    Mustafa Keser, Tatlıses’in açıklamasına kayıtsız kalmadı. ‘Söylemezsem Olmaz’ programına konuk olan 79 yaşındaki sanatçı, “Bunu 30 senedir yapıyor, bu yalana bir son vermemiz lazım. 1978’de plak yaptım o arada Müzeyyen (Senar) Abla bana ‘Seni gazinoya çıkarsam gelir misin?’ dedi.”

    “Pembe Köşk Gazinosu’na solist oldum. İlk profesyonel deneyimim burada başladı. Müzeyyen Abla beni lanse etti. 87 yılında da beni parlatan ‘‘Yeşil Yeşil’ adında bir kaset yaptım, Türkiye çapında tanındım. 95 yılındaki ‘Alo’ programımla da şöhrete eriştim” dedi.

    Mustafa Keser, İbrahim Tatlıses’in şovuna ilk kez 1993 yılında konuk olduğunu belirtti.

    “İki ya da üçüncü programına Seda Sayan’la birlikte bizi konuk ettiler. Herkesi ben çıkardım, ben çıkardım. Bunun psikolojide adı vardır. Bu yalanı söyleye söyleye kendi de inanmaya başladı. Hatta birkaç programına katıldım.”

     

    ‘HER PROGRAMDA SÖYLEYİNCE ASABIM BOZULDU’
    “Her programda söyleyince asabım bozuldu. Bir programa davet etti, ‘Hastayım’ diyerek gitmedim. Doktor almış yanına, çiçekler falan eve kadar geldi. Sonra hanım, ‘Boş ver buraya kadar gelmiş’ dedi, programa katıldım ama yine aynı şeyi yaptı.”

    ‘KARŞISINDA ÇOLUK ÇOCUK YOK’
    Usta müzisyen, “İbrahim Tatlıses, bir ahlak temsilcisi olarak televizyonlardan 30 yıldır millete ders verir. Kendi yaşantısına bakarsanız bilmiyorum bir bağdaşma var mı? Saygıdan bahseden arkadaş karşısında çoluk çocuk olmadığının farkında değil. Ben ondan 3-5 yaş büyüğüm ama sanatçı olarak 300-500 kat büyüğüm” açıklamasını yaptı.

  • Naci Görür’ü endişelendiren 4 il! Son günlerdeki hareketliliğe dikkat çekti

    Naci Görür’ü endişelendiren 4 il! Son günlerdeki hareketliliğe dikkat çekti

    Bilim Akademisi üyesi, yer bilimci ve deprem uzmanı Prof. Dr. Naci Görür, Türkiye’de son günlerde endişe duyduğu illeri sıraladı.

    Bilim Akademisi üyesi, yer bilimci ve deprem uzmanı Prof. Dr. Naci Görür, Manisa Genç İş İnsanları Derneği (MAGİAD) tarafından düzenlenen ‘Manisa Depreme Hazır mı?’ paneline katıldı.

    Panel öncesi basın mensuplarının soruları yanıtlayan Prof. Dr. Görür, Türkiye’de büyük ölçüde ciddi deprem bölgelerinin olduğuna dikkati çekerek, “Türkiye’de depremden arınmış bir yer, hemen hemen yok gibi. Halkın yaklaşımıyla depreme baktığımız zaman acı çekiyoruz. Halk, ‘Deprem olacak mı? Ne zaman olacak?’ gibi sorular soruyor ama son derece yanlış sorular. Bu ülkede deprem 13,6 milyon seneden beri gelmekte. Daha milyonlarca sene devam edecek.

    Korku ve endişe nedeniyle sorulan bu soruları terk etmemiz gerekiyor. Deprem bugün olur, bugün olmazsa, yarın olur, yarın olmazsa, öbür gün olur. Bugün olursa, ben çekeceğim, yarın olsa çocuklarım, öbür gün olsa torunlarım acı çekecek. Dolayısıyla bu zaman işini bir tarafa bırakırsak, deprem sürekli olacağına göre yapacağımız tek şey ileri teknoloji ülkelerinde, bilimin egemen olduğu ülkelerin yaptığı gibi deprem dirençli kentleri oluşturmak” ifadelerini kullandı.

    ‘DEPREM OLURSA MANİSA’DA ÖNEMLİ ÖLÇÜDE CAN VE MAL KAYBEDERİZ’

    Manisa’nın deprem kenti olduğu belirten ve depremden korunma yöntemlerini anlatan Prof. Dr. Görür, “Manisa, tarihi dönemlerden tutun çok yakın zamanlara kadar 7 ve üzerine çıkan büyük depremlerin olduğu bir yer. Dolayısıyla Manisa’da deprem olacak. Ne zaman olacağını söyleyemiyoruz ama eğer deprem olursa yine Manisa’da önemli ölçüde can ve mal kaybederiz. Onun için deprem gelmeden önce Manisa’yı deprem dirençli yapalım.

    Bugünkü anlayışa göre bir kenti depreme hazırlama denilince bütün siyasilere dikkat edin, hemen ‘Kentsel dönüşüm’ diyorlar. Kentsel dönüşümü yeni bina yapma, yapı stokunu geliştirme şeklinde düşünüyorlar. ‘Yapı stoku’ denilince halkın hoşuna gidiyor, ev yapılıyor. Müteahhidin hoşuna gidiyor, çünkü bina yapılıyor. Malzeme satıcısının hoşuna gidiyor, malzeme satıyor. Siyasetçinin hoşuna gidiyor, oy alıyor. Manisa’daki binaları tümüyle yenileseniz bile Manisa’yı deprem dirençli yapamazsınız” dedi.

    ‘ÖNCE MİKRO BÖLGELEME ÇALIŞMALARI YAPILMALI’

    Prof. Dr. Görür, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bilinçsiz yaparsanız, gelen deprem dalgaları ilk anda yaptığınız üstyapıyı büyük ölçüde tahrip edecektir. O zaman sizin o ‘kentsel dönüşüm’ diye yaptığınız binalar başınıza dert olur. Onları bir daha yıkmak zorunda kalırsınız. Bugün Güneydoğu’da örnekleri var. Diyelim ki altyapı tamamen tahrip olmuş, yol, havaalanı, kanalizasyon, içme suyu şebekesi, doğal gaz şebekesi yok. Böyle bir kentte evin sağlam olsa ne olur? Altyapıyı yapmak için yapı stokunu bir daha yıkacaksın.

    Onun için vitrine oynamamak lazım. Kentte depreme hazırlık yapacaksan önce mikro bölgeleme çalışmaları yapacaksın. O bölgenin jeolojisini, jeofiziğini, sismolojisini, topoğrafyasını yapacaksın. Deprem dalgaları nasıl geliyor? Zeminle nasıl etkileşiyor? Sıvılaşma, heyelan nerede olur? Depremin hızı nerede, nasıl olur? Deprem dalgaları nerede en yıkıcı olur, nerede olmaz? Bunları bilmeden kenti nasıl büyüteceksin? Bütün yerel yönetimlerde bu yanlışlıklar sürüyor.”

    ‘DEPREMİN ÖLDÜRDÜĞÜNDEN DAHA FAZLA İNSANI UZUN ZAMANDA ÖLDÜRÜRSÜN’

    6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin ardından yıkılan evlerin molozlarının yanlış şekilde gömülmesinin ileride farklı sorunlara neden olacağını söyleyen Prof. Dr. Görür, “Güneydoğu’da evler yıkıldı. Bütün molozları götürdüler, gömdüler. Bu durumun çok büyük zararı var. O gömdükleri inşaat molozunda demir, kağıt, asbest, kimyasal madde, organik madde, karton, çelik, beton var. Var da var. Gömülen molozların içerisinde yağmurun yağmasıyla kimyasal reaksiyonlar olur.

    Bütün parlayıcı, patlayıcı, toksin, zehirli maddeler oluşur ve toprağı kirletir. O toprak yer altı suyunu kirletir. Oradan akarsular, göller, denizler kirlenir. O bölgede yetişen domates sofrana gelir, zehir yersin. Bu tür deprem bölgelerinde kanser hortlar. Deprem molozlarının nereye, nasıl, hangi yöntemlerle bertaraf edilmesi gerektiği uluslararası yöntemlerle yapılmalıdır. Canının istediği yere, dere yatağına yığarsan depremin öldürdüğünden daha fazla insanı uzun zamanda öldürürsün” açıklamalarında bulundu.

    ENDİŞENLENDİREN 4 İL

    Prof. Dr. Görür, Türkiye’de son günlerde endişe duyduklarına dikkati çekerek, “Depremin ne zaman geleceğini bilmiyoruz ama her geldiğinde binlerce insanı gömemeyiz. Emin olun depremin çok büyük hasar verdiği toplumlara iyi gözle bakılmıyor. ‘Bu kadar insanını feda edemezsin, bir yanlışlık var’ diyorlar.

    Ya bilimi ciddiye almıyorsun yahut da inşaatı yanlış yapıyorsun. Her durumda toplumun aleyhine işleyen bir yapı var, o yönüyle hoş görmüyor. Bu da bize yakışmıyor. Bugünlerde daha çok Tunceli, Bingöl Karlıova, Erzincan yörelerimiz biraz endişelendiriyor. İzmir’de de bir endişemiz var. Çünkü İzmir’de 15 tane fay var. İzmir yarımadasını kesen fayların özelliklerini bilmiyoruz. O faylar ne zaman deprem üretiyor, nedir? Bilmediğimiz için sorun olarak düşünüyoruz” diye konuştu.

  • 25 yıllık eşi tarafından aldatıldığını kabul eden Kibariye’den pes dedirten sözler

    25 yıllık eşi tarafından aldatıldığını kabul eden Kibariye’den pes dedirten sözler

    25 yıl önce nikah masasına oturduğu eşi Ali Küçükbalçık tarafından aldatıldığı iddiasıyla sık sık adından söz ettiren Kibariye, Kıbrıs konseri önce bir araya geldiği basın mensuplarına ağızları açık bırakan açıklamalar yaptı.

    “ÖNEMLİ OLAN BENİM DÜZGÜN DURMAM”

    Konser öncesi ayaküstü basın mensuplarıyla konuşan Kibariye, ihanet iddiasını doğrulayarak “Kocamı çok seviyorum. Her erkek yapar, yapmayan yok. Önemli olan benim düzgün durmam. Annem, bana böyle öğretti. Kocasını, çocuklarını, torununu çok seven bir kadınım” dedi.

    Konserleri ve sahne kıyafetleriyle ilgili konuşan şarkıcı, “45 senedir yırtmaçlı bir elbisem bile yok. Ben fiziğimle değil, gırtlağımla gündem olmak istiyorum. Ekmeğimin peşindeyim, beni kimse ilgilendirmez” ifadelerini kullandı.
    Ali Küçükbalçık’ın daha önce bir kadınla sahilde görüntüleri çıkmış Kibariye o zaman da eşini savunmuştu.

  • Karel, beşinci kez baba olmaya hazırlanıyor

    Karel, beşinci kez baba olmaya hazırlanıyor

    Yayınlandığı dönem izleyicileri ekran başına kilitleyen ‘Yaprak Dökümü’ dizisiyle şöhreti yakalayan Tolga Karel, oyunculuğu bırakıp, Amerika’da TIR şoförlüğü yapmaya başlamıştı.

    Sekiz yıldır Sarah Scott ile evli olan ve beşinci çocuğunu kucağına almak için gün sayan Karel, sosyal medya hesabından eşinin doğum gününü kutladığı paylaşımı yayınladı.
    Kanal D ekanında 2005-2010 yılları arasında yayınlanan ‘Yaprak Dökümü’ dizisinde canlandırdığı ‘Oğuz’ karakteriyle tanınan Tolga Karel, 2016 yılında sürpriz bir kararla oyunculuğu bırakmış ve ABD’ye taşınmıştı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    BEŞİNCİ ÇOCUĞU KIZ OLACAK
    ABD’de lojistik şirketi kuran Tolga Karel, bu kez iş hayatıyla değil, bebek haberiyle gündeme geldi. Manken Günay Musayeva ile ilk evliliğinden Cihangir adında bir oğlu, Sarah Scott ile ilişkisinden ise Kenan, Tufan ve Mia adında üç çocuğu olan Karel, beşinci kez baba olmaya hazırlanıyor.

    “SEN PAHA BİÇİLEMEZSİN”
    Karel, son olarak sosyal medya hesabından hamile eşi Sarah Scott’un yeni yaşını romantik sözlerle kutladı: Yaş senin için sadece bir rakam, doğum günün kutlu olsun bir yıl daha gençleşelim. Önümüzde daha nice harika yıllar olsun. Sen paha biçilemezsin ve hayatın bir nimetisin, doğum günün kutlu olsun güzel eşim ve şimdiye kadarki en şefkatli annenin doğum günü kutlu olsun!

  • Sertab Erener’in son hali olay oldu! ‘Doktoruna dava açmalı’

    Sertab Erener’in son hali olay oldu! ‘Doktoruna dava açmalı’

     

    Sertab Erener estetikli haliyle sosyal medyanın gündemine oturdu.

    Bir süredir ekranlardan uzak olan sanatçı, yıllar önce yayınladığı “Mecbursun”u yeniden yorumladı ve şarkıya klip çekti.

    Ancak klibi izleyenler, Erener’i tanımakta güçlük çekti. Daha genç görünmek için estetik müdahaleler yaptıran 59 yaşındaki sanatçı, değişimiyle sevenlerini şaşkına çevirdi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Klip görüntülerinin altına “Estetikten şarkıyı bile farklı söylemiş”, “Doktoruna dava açmalı”, “Ufak dokunuşlar güzel olabiliyor ama estetiği abartmamak lazım”, “Herkes Seda Sayan gibi, Allah’tan seslerden ayırıyoruz” şeklinde yorumlar yazıldı.