Yazar: admin

  • “Alınmasına karar verildi ama riskleri vardı” Burcu Kara geçirdiği operasyonu anlattı

    “Alınmasına karar verildi ama riskleri vardı” Burcu Kara geçirdiği operasyonu anlattı

     

    Hastane odasından yaptığı paylaşım ile sevenlerini endişelendiren oyuncu Burcu Kara, sağlık durumunu anlattı…

    Ünlü oyuncu geçirdiği operasyon sonrası sağlık durumu hakkında takipçilerine bilgi verdi:

    SON BİR YILDA BÜYÜMEYE BAŞLAMIŞTI
    Tabii hastane önlüğüyle fotoğraf koyarsan ,sonrasını göze almalısın.?E hayat hep iyi, güzel ve sağlıklı anlardan ibaret değil, her şey insanlar için değil mi? Ben de olduğu gibi biriyim zaten alışıksınız filtresiz hallerime.?Uzun zamandır kafamda benimle yaşayan bir arkadaştan kurtuldum dün.??

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Son bir yılda çok büyümeye ve bizi düşündürmeye başlamıştı. Alınmasına karar verildi ama riskleri vardı. Çok araştırdık, konuştuk, görüştük hocalarla.

     

    Sonra üşenmedik Ankara’ya geldik ve Hakan hocayı bulduk. Tavır hayatta her şeydir benim için. Bir lafı yüzünden doğumuma iki gün kala doktorunu değiştirmiş insanım ben. Şu anda da iyi ki böyle bir karar vermişim. Konuştuğumuz tüm riskleri atlattık beraber. Kendisine,ekibine ve tüm hastane çalışanlarına büyük saygı ve teşekkürlerimle.???Arayan,soran,yazan tüm sevdiklerime de teşekkür edip cvp vermiş olayım. Hepimize sağlıklı bir ömür dilerim.??❤️

  • Fatma Karanfil benim ilk eşimdi…

    Fatma Karanfil benim ilk eşimdi…

    Aşk-ı Memnu dizisinde canlandırdığı ‘Şayeste’ karakteri ile hafızalarda yer edinen Yeşilçam’ın usta ismi Fatma Karanfil bir süredir mücadele ettiği kansere yenilerek hayatını kaybetti.

    Ünlü oyuncunun vefat haberi sanat dünyasını yasa boğdu.Fatma Karanfil’in rol arkadaşları ve eski eşi Ali Kocatepe sosyal medyada art arda başsağlığı mesajları yayınladılar.

    ALİ KOCATEPE: Aysun Kocatepe ile tanışmadan önce beş yıl evli kaldığım ilk eşimdi Fatma Karanfil. Çok yetenekli bir sinema oyuncusuydu. O da yaşama erken veda etti. Işıklar içinde yatsın. Tüm sevenlerine baş sağlığı diliyorum.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    HÜLYA KOÇYİĞİT: Canım Fatma… Güler yüzlü, samimi, içten, naif Fatma…Çok çok üzgünüm. Geçen hafta yanında seni ziyaret ettim dilerim hissetmişsindir, dilerim beni duymuşsundur.

    Benim için zor bir vedaydı güzel arkadaşım. Türk sinemasına ilk adımı attığında çocuk yıldız olarak parlamıştın… Emeklerin için, geride bıraktıkların için sonsuz teşekkürler. Şimdi bir yıldız daha kayıp gitti ne yazık ki… Canım Fatma’ma Allahtan rahmet, evladı gibi sarıp sarmaladığı yeğenleri Elif ve Aslı başta olmak üzere tüm sevenlerine sabır diliyorum.

    NEBAHAT ÇEHRE: Değerli meslektaşım Sevgili Fatma Karanfil’i KAYBETTİK… Işıklar içinde uyu Fatma

    SELÇUK YÖNTEM: Çok değerli bir insandı. Aşk-ı Memnu da çok güzel bir karakter yarattı. Allah rahmet eylesin. Üzgünüm.

    MELEK BAYKAL: Türk sinemasının çok değerli oyuncusu Fatma Karanfil’i kaybetmişiz maalesef. güzel insanlar birer birer terkediyorlar bizleri… Güzel insan mekânın cennet olsun inşallah. Ailesine yakınlarına ve sanatçı dostlarına sabırlar diliyorum

    ZEYNO GÖNENÇ: Güle güle Fatma Abla… Çok üzgünüm nurlar içinde yat… Yattığın yer incitmesin… Fatma Karanfil’in cenazesi 5 Haziran Çarşamba öğle namazını takiben Levent Barbaros Hayrettin Paşa Camii’nden kaldırılacak ve Feriköy Mezarlığı’na defnedilecektir…

  • Bursa’da kahreden olay! Otomobilde bıraktığı 4 yaşındaki oğlu hayatını kaybetti

    Bursa’da kahreden olay! Otomobilde bıraktığı 4 yaşındaki oğlu hayatını kaybetti

    Bursa’nın İnegöl ilçesinde babası Mehmet G.’nin (47) otomobilde bıraktığı 4 yaşındaki Ali Furkan G., havasızlıktan yaşamını yitirdi.

    Olay, İnegöl ilçesi Akhisar Mahallesi Karalar Yolu Caddesi’nde meydana geldi. Müteahhit Mehmet G., oğlu Ali Furkan’ı da alıp otomobille yapımı devam eden site inşaatını incelemeye gitti. Mehmet G. iddiaya göre otomobilde oturmak isteyen oğlu Ali Furkan’ı araçta bırakıp şantiye alanında incelemede bulundu.

    Bir süre sonra geri dönen Mehmet G., otomobilin kapısını açtığında Ali Furkan’ı hareketsiz yatarken buldu. Bunun üzerine panikleyen Mehmet G., oğlu Ali Furkan’ı otomobille yakındaki bir özel hastaneye götürdü. Solunumu olmadığı belirlenen Ali Furkan, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

    Ali Furkan’ın cenazesi savcılık incelemesinin ardından kesin ölüm sebebinin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Polis, olayla ilgili inceleme başlattı.

  • Kaya Çilingiroğlu ve Feraye Tanyolaç’ın oğlu liseden mezun oldu

    Kaya Çilingiroğlu ve Feraye Tanyolaç’ın oğlu liseden mezun oldu

    2009-2014 yılları arasında 5 yıl evli kalan Kaya Çilingiroğlu ve Feraye Tanyolaç’ın oğulları Hüseyin Kaya, liseden mezun oldu.

    Hülya Avşar ile evliliğini sonlandırdıktan sonra 2009 yılında Feraye Tanyolaç ile dünya evine giren Kaya Çilingiroğlu, 2006 yılında ikini kez baba olma sevincini yaşamıştı.

    17 yaşında olan Hüseyin Kaya, liseden mezun oldu. Kaya Çilingiroğlu ile Tanyolaç, oğullarının lise mezuniyet töreninde bir araya geldi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Feraye Tanyolaç sosyal medya hesabından bu mutlu gün için, “Hayat boyu yolun açık, şansın bol olsun, başarıların daim olsun canım oğlum” paylaşımında bulundu.

    Kaya Çilingiroğlu, okul bahçesinde oğlunun kepi ile sosyal medya hesabından paylaşım yaptı. Babasının pozuna kayıtsız kalmayan Zehra Çilingiroğlu, kalp emojileriyle yorum yazdı.

    Feraye Tanyolaç da kep takmayı ihmal etmedi…

  • Arkadaş katilinden şok ifadeler: Bana ‘İstersen karını sat, yarın öğleye kadar paramı getir’ dedi…

    Arkadaş katilinden şok ifadeler: Bana ‘İstersen karını sat, yarın öğleye kadar paramı getir’ dedi…

    Konya’da ev dekorasyon işi yapan Mustafa Geyikpınar’ın (59), iş yerinde çıkan yangında cesedi bulundu. Otopside vücudunda bıçak izlerine rastlanılan Geyikpınar’ı, meslektaşı ve arkadaşı Feyzullah Kumru’nun (48) öldürüp, iş yerini ateşe verdiği ortaya çıktı.

    Suçunu itiraf edip, tutuklanan, hakkında dava açılan Kumru, mahkemedeki ifadesinde, “Bana bıçakla saldırdı. Kendimi savunmaya çalışıyordum. Beni serbest bırakmasını istediğim için arbedede küçük bir şekilde 1-2 kez bıçakla dürttüm. Yangını ben çıkartmadım” dedi.

    Olay, geçen yıl 19 Kasım gecesi, Selçuklu ilçesi Yazır Mahallesi’ndeki iş yerinde meydana geldi. Yangın ihbarıyla olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekiplerin müdahalesiyle söndürülen yangın sonrası iş yerinde yapılan incelemede bir erkeğe ait yanmış ceset bulundu. İncelemede ölen kişinin Mustafa Geyikpınar olduğu ve zaman zaman iş yerinde kaldığı tespit edildi. Geyikpınar’ın cenazesi, otopsi için Konya Şehir Hastanesi’ne götürüldü.

    Burada, Geyikpınar’ın vücudunda bıçak yaralarına rastlandı. Soruşturmayı derinleştiren polis, Mustafa Geyikpınar’ın öldürüldükten sonra iş yerinin ateşe verildiği ihtimalini değerlendirdi. Bölgede çalışmalarını yoğunlaştıran polis, Geyikpınar’ın en son meslektaşı ve arkadaşı Feyzullah Kumru ile bir araya geldiğini belirledi.

    Polis ekipleri Feyzullah Kumru’yu gözaltına aldı. Kumru, emniyetteki ifadesinde, Geyikpınar ile otururken borç meselesi nedeniyle aralarında tartışma çıktığını, Geyikpınar’ı bıçakladıktan sonra yangında öldüğü izlenimi vermek için iş yerini ateşe verdiğini söylediği öğrenildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından Feyzullah Kumru çıkarıldığı mahkemede tutuklandı.

    Konya Cumhuriyet Başsavcılığı, Feyzullah Kumru hakkında, ‘Kasten öldürme’ ve ‘Zincirleme mala zarar verme’ suçlarından iddianame düzenlendi. İddianame, Konya 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

    ‘KASTEN CİNAYET İŞLEMEDİM’

    Feyzullah Kumru, ilk kez hakim karşısına çıktı. Kumru, mahkemedeki savunmasında, “Beni alkol almak için iş yerine davet etti. Birlikte alkol aldıktan sonra tartışmaya başladık. Bana 15 bin lira ceza kestiğini, alkol parasını da benim vereceğimi söyleyerek, ‘İstersen karını sat, yarın öğleye kadar paramı getir’ dedi.

    Ben de parayı veremeyeceğimi söyleyince bıçak çekerek bana saldırdı. O anda ben de elime bıçak aldım. Kendimi savunmaya çalışıyordum. Oradan artık kurtulmam gerektiğini ve beni serbest bırakmasını istediğim için arbede esnasında küçük bir şekilde 1-2 kez bıçakla dürttüm. Bana tekrar saldırdı. Ben de bıçağı yere atarak onu vestiyere doğru itip iş yerinden hızlı bir şekilde ayrıldım. Mustafa’nın dükkan komşusu beni aradı. Mustafa’nın iş yerinin yandığını söyledi.

    Tam eve girmek üzereydim. Yalan söylediğini düşünüp dükkanın oraya gittim. Dükkan gerçekten yanıyordu. Bunun üzerine itfaiye gereğini yapar deyip, evime gidip uyudum. Ertesi gün işe gideceğim esnada kapıma polis geldi ve beni götürdü. Yangın olayıyla benim hiçbir ilgim yok. Mustafa’nın öldüğünü karakolda öğrendim. Ben kasten, bilerek cinayet işlemedim. Suçsuzum, beraatimi istiyorum” dedi.

    Mahkemeye katılan Mustafa Geyikpınar’ın ailesi, Feyzullah Kumru’nun en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi. Heyet, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.

  • Deniz Akkaya’nın kızı devlet korumasında! Şaşırtan açıklama: Dedesine de verilebilirdi ama…

    Deniz Akkaya’nın kızı devlet korumasında! Şaşırtan açıklama: Dedesine de verilebilirdi ama…

    Bir dönem Selin Ciğerci ile yaşadığı polemiklerle gündeme gelen Deniz Akkaya şimdi de kızı ile yaşadığı sorunla gündeme geldi.

    16 yaşındaki kızından şiddet gördüğünü söyleyen Akkaya anlattıkları ile ağızları açık bırakmıştı. Son olarak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yetkililerinin 16 yaşındaki kız çocuğu için harekete geçti. Bakanlık Deniz Akkaya’nın kızını devlet korumasına aldı.

    Bir süredir kariyerinden çok şaşırtan paylaşımları ve açıklamalarıyla gündem olan hatta davalara kadar taşan polemikleriyle adından söz ettiren Deniz Akkaya, yaptığı itirafıyla ağızları açık bırakmıştı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Son olarak Selin Ciğerci ile olan kavgasıyla gündeme gelen Akkaya, fenomen ismin kendisine açtığı davayı da kaybetmişti. Ünlü isim, geçtiğimiz gün ise Twitter (X) hesabından uzun bir açıklama yaptı. Akkaya, 16 yaşında olan kızı Ayşe’nin kendisinden sakladığı telefonuna el koyduğunu söyledi.

    Ardından kızının fiziken kendisine saldırdığını vurgulayan Akkaya, sözlerine ‘1997 senesinde başlayan kariyerin ve çok mutlu bir hayatın akabinde son derece yanlış bir baba seçimiyle hamile kaldım ve hayatım resmen kabusa döndü’ diyerek başlamıştı.

    KIZI DEVLET KORUMASINDA!
    Eski manken Deniz Akkaya, 16 yaşındaki kızı Ayşe ile yaşadığı tartışmayı sosyal medyadan paylaşınca ortalık karıştı. Ayşe’nin kendisine saldırdığını, balkona kilitlediğini, eve polis çağırdığını söyleyen Akkaya’nın kızı, Çocuk Esirgeme yurduna yerleştirildi.

    Deniz Akkaya önceki gün Twitter’da “16 senedir tek başıma baktığım kızımın ısrarla sakladığı telefonunu ele geçirdim. Benden habersiz yurtdışı planları ve fazlasını bulunca telefona el koydum. Fiziken saldırması yetmediği gibi beni 1.5 saat balkona kilitledi. Üç kez 112’yi aramam neticesinde kurtarıldım. Polislere de karşı çıkıp ‘Beni dövdü’ diyerek itibar suikasti yapan bu ruh halinin, ergenliğin arkasına saklanmasına izin vermeyeceğim” diye yazdı.

    BURNU SÜRTSÜN DİYE
    Takipçilerinin kendisini kınaması üzerine art arda 6 video birden yayınlayan Deniz Akkaya, kızıyla ilgili şikayetlerine devam etti. Dün sabah, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ekipleri, Akkaya’nın evine gitti ve kızı ile ilgili işlem yaptı. 16 yaşındaki Ayşe, devletin yurduna gönderildi. Deniz Akkaya bu konuda da açıklama yapıp “Devlet el koymadı. Dedesine de verilebilirdi ama ben kızımı burnu sürtsün diye kendi rızamla Çocuk Esirgeme’ye gönderdim” dedi.

  • Yeşim Akbaş cinayetinde “intihar iddiasını” çürüten tanık ifadesi: Yeşim vurulmadan 55 dakika önce görüşmek için sözleşmişler

    Yeşim Akbaş cinayetinde “intihar iddiasını” çürüten tanık ifadesi: Yeşim vurulmadan 55 dakika önce görüşmek için sözleşmişler

    Yeşim Akbaş cinayeti davasının ikinci duruşması, 31 Mayıs cuma günü görülecek
    Manisa Demirci’de 14 Nisan 2023’te, sevgilisi Komiser Yardımcısı Doğan Can Yıldız’ın Emniyet Müdürlüğü’nün üst katındaki lojmanında başından vurularak hayatını kaybeden Yeşim Akbaş’ın (26) ölümüne ilişkin davada yeni bir gelişme yaşandı.

    İntihar ettiği öne sürülen Akbaş’ın ölümünden 55 dakika önce, iddia edildiği gibi, sahibi olduğu güzellik salonundaki cihaz için yetkili servise ulaştığı doğrulandı. Tanık olarak dinlenen yetkili servis uzmanı G.O., Akbaş’ın vurulmadan 55 dakika önce kendisine “Bekliyorum seni Gürkan Bey” diye mesaj gönderdiğini doğruladı. Onat, “Olay günü daha önce kendisine sattığımız cihazla ilgili olarak teknik servis sağlamak amacıyla iş yerine gidecektim. Ben de saat 09.00’da kendisine geleceğimi bildirdim” dedi. Bu ifadeyle, Akbaş’ın intihar etmediği, vurulduğu iddiası güçlenmiş oldu. Akbaş’ın sevgilisi, komiser yardımcısı Yıldız’ın, eski eşi ve eski eşinin daha önce evli olduğu adamın kişisel verilerini hukuka aykırı şekilde sorgulaması nedeniyle iki kez meslekten çıkarma cezası aldığı da ortaya çıktı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Akbaş, 14 Nisan günü 08.15’te, sevgilisi Yıldız’a ait silahla başından vurulmuş, ağır yaralanması sebebiyle Salihli ilçesine sevk edildiği sırada hayatını kaybetmişti. İddianamede Yıldız’ın, geçmişte boşandığı eşini başına silah dayayarak tehdit ettiği ve eşine şiddet uyguladığı için disiplin soruşturması sonucunda yer değiştirme cezasıyla olayın gerçekleştiği Demirci’ye atandığı ortaya çıkmıştı. İlk duruşmanın ardından sanığın daha önce eski eşi M.T. ve M.T.’nin eski eşi A.A.’nın kişisel verilerini hukuka aykırı bir şekilde sorgulaması sebebiyle hakkında soruşturma başlatılması sonucu aldığı disiplin cezası da dosyaya girdi. Yıldız hakkında iki kez meslekten çıkarma cezası kararı alındığı görüldü.

    Akbaş’ın ölümüne ilişkin davada mahkeme, Akbaş’ın olay sabahı iletişim kurduğu G.O. isimli servis yetkilisinin tanık olarak dinlenmesine karar vermişti. Müşteki avukatlarından Büşra Yıldız, T24’e yaptığı açıklamada tanık G.O.’nun ifadesini değerlendirdi, intihar edecek psikolojide olan bir insanın ileriye dönük planlar yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirtti.

    O gün Akbaş’la vurulmadan önce iletişim kuran G.O., ifadesinde şunları söyledi:

    “Saat 9’da geleceğimi bildirdim”

    “Yeşim Akbaş’ı müşterim olması sebebiyle tanırım. Bizim firmamız güzellik salonlarına cihaz satışı yapar. Yeşim Akbaş’ın da güzellik salonu vardı. Yeşim Akbaş olay gününden önce beni servis için aramıştı. 14 Nisan günü de 7’yi 20 geçe bana “Bekliyorum seni Gürkan Bey” diye mesaj attı. Çünkü ben olay günü daha önce kendisine sattığımız cihazla ilgili olarak teknik servis sağlamak amacıyla iş yerine gidecektim. Ben saat 9’da kendisine geleceğimi bildirdim.

    Komşu, Yeşim’in öldüğünü haber verdi

    Öğlen saat 3’te iş yerine gittim. Zile bastım, kapıyı açan olmadı. Halı yıkama servisinden geldiler. Onlar şifreyi biliyormuş, dış kapıyı açtılar. Ben apartmana girdim. Hatırladığım kadarıyla ikinci katta bulunan iş yerinin kapısına gittim. Tekrar zili çaldım. Yukarıdan bir komşu inerek bana Yeşim Hanım’ın öldürüldüğünü söyledi. Maktul bana mesaj attığı saatten sonra benimle herhangi bir şekilde iletişim kurmadı. Ben sanığı bir kez teslimat esnasında Yeşim Hanım’ın iş yerinde görmüştüm. Bu da olaydan bir buçuk sene kadar önceydi.”

    Avukat Yıldız: İntihar edecek insanın planlar yapması hayatın olağan akışına aykırı

    Avukat Yıldız, sanığın beyanlarındaki çelişkiyi vurguladı, sanığın polis olmasının imtiyazlarını olay günü ve dava sürecinde kullanmaya çalıştığını söyledi:

    “Son duruşmadan sonra gelen evraklarda, tanık G.O., Yeşim’in kendisine olaydan çok kısa bir süre servis için önce mesaj attığını, servis için 9’da gelecekleri yönünde anlaştıklarını belirtmiştir. Aynı şekilde sanığın da belirttiği üzere, Yeşim araç almak istemektedir. İntihar edecek psikolojide olan bir insanın ileriye dönük planlar yapması hayatın olağan akışına aykırıdır.

    İlk günden bugüne değin sanığın beyanları çelişkilerle doludur. Dosyada delillerin toplanması ile sanık, somut olayı kendi lehine değerlendirme çabasındadır. Aynı şekilde sanık, polis olmasının imtiyazlarını da olay günü ve dava sürecinde kullanmaya çalışmıştır.

    “Suça dahli olan polis memurları hakkında suç duyurusu talebinde bulunduk”

    Olay yerinde bulunan polis memurlarınca olayın tek şüphelisi olan sanığın ellerinin kolonya ile temizlenmesi, sanığın olay yerinde tek başına bırakılması, silahın olay yerinin dışına çıkarılarak bir yerlere götürülmesi ve tekrar olay yerine getirilip yanlış şekilde konulması, aynı şekilde olay yerinin maktul hastaneye götürülmeden düzgün fotoğraflanmaması gibi durumlar sanığı korumaya yöneliktir. Suça dahli olan polis memurları hakkında da tarafımızca suç duyurusunda bulunulması talep edilmiştir.

    Yeşim Akbaş olayı bir kadın cinayetidir. Hukuki süreci takipçisi olmaya devam edeceğiz.”

    Yıldız hakkında boşandığı eşi ve onun eski eşinin kişisel verilerini sorguladığı için disiplin cezası kararı verilmiş
    Daha önce boşandığı eşini başına silah dayayarak tehdit eden ve eşine şiddet uyguladığı için disiplin soruşturması sonucunda yer değiştirme cezasıyla olayın gerçekleştiği Demirci’ye atanan Yıldız’ın, eski eşi M.T. ve M.T.’nin eski eşi A.A.’nın kişisel verilerini hukuka aykırı bir şekilde sorgulaması sebebiyle hakkında soruşturma başlatılması sonucu aldığı disiplin cezası da dosyaya girdi.

    “Yetkili olmadığı halde hukuka aykırı olarak elektronik ortamda veya bilgisayar loglarında kişisel verilerle ilgili sorgulama yapmak, bu şekilde elde edilen bilgileri paylaşmak veya yayın yoluyla duyurmak, log kayıtlarını değiştirmek veya silmek fiili” işleyen Yıldız hakkında iki kez meslekten çıkarma cezası kararı alındığı görüldü.

    Yeşim Akbaş cinayeti davasının ikinci duruşması, 31 Mayıs cuma günü görülecek.

    Ne olmuştu?

    26 yaşındaki Yeşim Akbaş, Manisa Demirci’de 14 Nisan 2023’te, sevgilisi Komiser Yardımcısı Doğan Can Yıldız’ın Emniyet Müdürlüğü’nün üst katındaki lojmanında, Yıldız’ ait tabanca ile başından vurularak hayatını kaybetmişti.

    İddianamede, Akbaş’ın ölümünden önceki gün Yıldız ile birlikte birlikte katıldığı iftar yemeğinde yüzünde herhangi bir yara bulunmayan Akbaş’ın suratındaki çiziğe dikkat çekilmiş, genç kadının yüzündeki izin kedi tırmalaması sonucu olduğunu anlatan komiser yardımcısı Yıldız’ın tırnağında Akbaş’a ait doku örneğine rastlanmıştı. Sanık Yıldız’ın, Akbaş’ın vurulmasından hemen sonra elini yıkadığı ve olay yerindeki polis memurlarının verdiği kolonya ile elini temizlediği tespit edilmişti.

    Mahkeme, adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalması nedeniyle sanık Yıldız’ın tutukluluğunun devamına karar vermişti.

  • Ünlü çiftin büyük gururu! ‘Kızımız Amerika’nın değil dünyanın en önemli üniversitelerinden birinden mezun oldu!

    Ünlü çiftin büyük gururu! ‘Kızımız Amerika’nın değil dünyanın en önemli üniversitelerinden birinden mezun oldu!

    Yönetmen ve senarist Gani Müjde ile oyuncu Belma Canciğer’in kızları Ecesu, Amerika’nın en önemli sanat üniversitelerinden biri olan Pratt Enstitüsü’nden mezun oldu. Ünlü ikili kızının mezuniyet töreninde büyük gurur yaşadı.

    Kızlarının mezuniyet töreni için Amerika’ya giden Gani Müjde ve Belma Canciğer, yaşadıkları heyecanı sevenleriyle paylaştı.

    Birlikte mezuniyet pozu veren mutlu aile tebrikleri de kabul etti.

    Belma Canciğer yaptığı paylaşımın altına, ‘Haklı gururum… Anca fotoğraf koyabildim. Beş yıl önce seni bu okula bıraktığımızda dört kişi gelmiş, üç kişi ayrılmıştık, bu kez kardeşinde üniversiteli olduğu için ve finalleri olduğu için üç kişiyiz ama kalplerimiz bir… Seninle ne kadar gurur duysam az, bitirme projenin sergiye çıkması bizi daha da gururlandırdı, seni çok seviyoruz.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Prensesimiz artık prenseslikten kraliçeliğe terfi etti. Bahtın ve tahtın güzel olsun. Darısı kardeşininde başına. İnanıyorum ki! Sizler gibi pırlantalar olduğu sürece bu ülkenin sırtı yere gelmez.’ mesajını düşerken Gani Müjde ise, ‘Bu sesi duymak için o masa başında, biz telefon başında sabahladık yıllarca. Sadece New York’un değil tehlikeli bir hastalığın da hakkında geldi kızımız. Ecesu dünyanın en önemli sanat üniversitelerinden biri olan Pratt Institute’den mezun olmayı başardı. Gururluyuz gözümüze de toz kaçtı bu arada.’ notunu yayınladı.

    İŞTE ÜNLÜLERİN BİLİNMEYEN ÇOCUKLARI

  • Pınar Altuğu’un Kızı Su Büyüdü … Anne kız bir örnek

    Pınar Altuğu’un Kızı Su Büyüdü … Anne kız bir örnek

    Pınar Altuğ önceki akşam Çırağan Sarayı’nda düzenlenen özel defileye kızı Su Atacan ile birlikte katıldı.

    Uyumlu giyen anne-kız ‘kirli sneaker’ modasına da uydu. Pınar Altuğ ve Su Atacan, İtalyan lüks markası Golden Goose’un eskitilmiş ve kirli duran ayakkabılarını tercih etti. İkilinin kirli görünümlü spor ayakkabılarının fiyatının 30 bin TL olduğu öğrenildi. (Sayit DURMAZ)

    Annesinin boyuna yaklaşan Su’nun güzelliği dikkatlerden kaçmadı.

    ÜNLÜ ANNE BABALARIN ‘ÜNSÜZ’ ÇOCUKLARI

    Sinema, televizyon, müzik ve sahne dünyasının bazı ünlülerinin çocukları da en az onlar kadar ünlü. Onların da attığı her adım takip ediliyor. Ama öyle ünlüler var ki onlar çocuklarını kameralardan, objektiflerden saklıyor. İşte ünlüler ve onların tanınmayan çocukları…

  • Ünlü oyuncunun zor günleri: Kimse bana inanmıyor!

    Ünlü oyuncunun zor günleri: Kimse bana inanmıyor!

     

    Kızılcık Şerbeti dizisinde ‘Alev’ karakterine hayat veren 39 yaşındaki Müjde Uzman, hastaneye kaldırıldı. Hastanede serum takviyesi alan ünlü oyuncu sosyal medya hesabından duygularını paylaştı..

    Tükenmişlik sendromuna yakalandığını söyleyen Uzman, paylaşımında; “İş, yoğunluk zor değil, insanlar zor” notunu düştü.

    “İLK DEFA TÜKENDİM”

    Çok sayıda dizi, sinema ve reklam filminde rol alan oyuncu Müjde Uzman zor günler yaşıyor.

    Yoğun geçen sezonun ardından bunalıma giren oyuncu sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla içini döktü. Yaşadıklarını tek tek anlatan Uzman, şu açıklamayı yaptı:

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    “Madem hala uyumadım..

    Çok düşündüm şu görselle alakalı, ama paylaşacağım. (Dünden bunlar bu arada) Çünkü. Bu bir ajitasyon paylaşımı değil öncelikle. Bu bir, “Lütfen artık uyanın, empati yapın, sorumluluk alın, hareketlerinizin sonuçları herkesi etkiliyor, tembelliği, kolaycılığı, hak yemeyi bırakın, düşünün, öğrenin, elinizi taşın altına koyun, yapın artık!” adlı serbest çağrışım paylaşımı. İş zor değil, yoğunluk zor değil, insanlar zor.

     

    Multitask (çoklu görev) olmak kendimi tanımlamayı en sevdiğim şeydi, şimdi ise ruhumun en büyük düşmanı. Kendi yapacaklarımı geçtim, etrafımdakilerin de her şeyini dinler, bilir, unutmaz, bir de hatırlatırdım. Asla ama asla üşenmezdim. Tek günde 3 gün gibi yaşar, yorulmaz, tam tersi hayat enerjime eklerdim. Hala 10 adım sonrasını bile ‘şıp’ diye planlar, bu sayede vakit kaybetmez, yapmak istediklerimden olmaz; ’daha fazla aktivite, daha fazla tecrübe, daha fazla yaşam!’ der sevinirim. Hiç kimse fark etmese hatta yanlış anlasa bile herkesin işini gücünü kolaylaştırır, konforunu artırır, anılarını güzelleştirmeye çalışırım. Bu bana yük gelmez asla. Tam tersi; eğer yapmazsam, çünkü ancak yapmamaya çalışmam’ gerekir, daha çok yorulurum.

    KİMSE BANA İNANMIYOR

    İşin kötüsü kimse inanmıyor. Herkesin bir teorisi var olmam gereken kişiyle ve sıkıntılarımla alakalı, en büyük sebep de mesleğim! Hayatım çok kolay, ışıltılı pırıltılı (ne demekse), para ve lüks içinde falan olmalıymış kesin. Huhu. Var olmak için önce, akıllı, çalışkan, genele uymayan huyları ve hobileri olan bir kadınsan, üstelik hem kadın hem de oyuncu olduğundan, belli ki tüm hayatın boyunca herkesi tek tek aptal olmadığına inandırman gerekiyor.

     

    Evden çıkıp eve dönene kadar güzellik, kilo, iş konuları. Her gün… Sahi kimin işi bu kadar konuşuluyor? Ben başka şeyler konuşamayacak mıyım hiç? Sağlık sorunlarına da inanmıyorlar, ayrıca mesela spor yapmak istemem de saçmaymış, çünkü ‘kilo almıyorsun ki, ne gerek var’mış… Anlatmaya çalışıyorsun, ama diyorsun iskeleti, kasları kim taşıyacak? Yer çekimi sürekli aşağı çekerken, kendi kendinize mi ayakta durabildiğinizi sanıyorsunuz? Yazık değil mi bedenimize? Neyse.”

    BİR ŞEY SÖYLEMEYİN DAHA İYİ

    “Dünyanın en boş, en işe yaramayan cümlesi “halledersin yaparsın, aslan kaplansın minvalindeki cümleler. Bir şey söylemeyin daha iyi. O an tek istediğimiz birinin sadece yanımızda durması. Çoğu zaman bunu bile istemiyorum. Bazen her şeyin çözümü olmaz. Karşı tarafın daha zorlandığı şeyler söylüyorsunuz.”

  • Uçurumdan Düşerek Can Vermişti Gerçek Bambaşka Çıktı

    Uçurumdan Düşerek Can Vermişti Gerçek Bambaşka Çıktı

     

    Yalova’nın Altınova ilçesinde 24 Ocak 2023 tarihinde fotoğraf çektirmek için çıktığı kayalıklardan düşerek ölen Semiha Sözer’in cinayete kurban gittiği ortaya çıktı.

    Eşini 20 metrelik uçurumdan ittiği ileri sürülen E.N.S., tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    Alınan bilgiye göre, Altınova ilçesi Soğuksu köyü Ballıkaya mevkiinde 24 Ocak 2023 tarihinde Semiha Sözer (34), yanında eşi E.N.S. (41) varken yaklaşık 20 metre yükseklikteki kayalıklardan düşmesi sonucunda olay yerinde hayatını kaybetmişti. Eşi ise ifadesinde, fotoğraf çektirmek için kayalıklara çıktıklarını söylemişti.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Olay yerinde jandarma tarafından yapılan incelemeler ile olayın oluş şekline ilişkin maktulün eşinin çelişkili beyanları üzerine olayın kazaen düşme veya intihar olmadığı değerlendirilerek, adli makamlardan alınan izin doğrultusunda şüpheli E.N.S. hakkında teknik ve fiziki takibe başlandı.

     
    Yalova İl Jandarma Komutanlığınca, olayı aydınlatmak amacıyla oluşturulan özel ekip tarafından 15 ay boyunca her türlü iz, delil ve emare değerlendirilerek yürütülen çok yönlü ve titiz çalışmalar sonucunda; olayla ilgili şüpheli durumların ortaya çıktığı görüldü.

    Bunun üzerine Cumhuriyet Savcılığına yapılan teklif ve koordine ile ülke çapında alanında uzman akademisyenlerden oluşan bir heyet bilirkişi olarak görevlendirilerek olayın incelenmesi sağlanmış ve elde edilen bilgiler ışığında olayın intihar ya da kaza sonucu olmadığı, maktulün itilmek suretiyle ölümüne sebebiyet verildiği kanaatine varıldı.

    E.N.S. adlı şüpheli ise “Eşe Karşı Kasten Öldürme” suçundan yakalanıp, sevk edildiği adli makamlarca tutuklandı.

    Öte yandan, Semiha Sözer öldükten sonra Orhangazi Hamzalı köyüne defnedilmişti.

  • Erkan Yolaç hayatını kaybetti

    Erkan Yolaç hayatını kaybetti

    TRT’nin unutulmaz yarışması “Evet-Hayır” ile hafızalarda yer edinen sunucu Erkan Yolaç, uzun süredir tedavi gördüğü hastanede 89 yaşında hayatını kaybetti.

    “Evet-Hayır” yarışması ile hafızalarımıza kazınan, televizyon dünyasının ünlü isimlerinden Erkan Yolaç uzun süredir tedavi gördüğü hastanede vefat etti.

    Acıbadem Taksim Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ufuk Topuz, yaptığı açıklamada, “Solunum sıkıntısı nedeni ile hastanemize başvurmuş olan değerli televizyoncu Erkan Yolaç’ın tedavisi multidisipliner yaklaşım ile sürdürülmüştür. Uzun süredir yoğun bakım ünitesinde tedavi altında olan hastamız maalesef çoklu organ yetmezliği nedeniyle 16 Mayıs 2024 akşamı saat 21.00’de vefat etmiştir. Kendisine rahmet, kederli ailesine ve tüm sevenlerine başsağlığı dileriz” ifadelerine yer verdi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Asuman Yolaç da ailesi adına yaptığı açıklamada, sevgili eşi Erkan Yolaç’ın tedavi gördüğü Taksim Acıbadem Hastanesi’nde dün akşam saatlerinde hayata gözlerini yumduğunu belirtti.

    Asuman Yolaç, “Başhekim Prof. Dr. Ufuk Topuz, Dr. Filiz Gösterişli ve Dr. Emir Tavşanlı ile başlayıp tüm doktorlardan, hemşirelere, hasta bakıcılara kadar tüm Acıbadem Taksim Hastanesi personeline sonsuz teşekkür ederiz. Erkan, sadece bizim ailemiz değildi, milyonların hayatına renk kattı. Biz de onu eşsiz enerjisiyle sizlerle anıyoruz. En güzel günler, en güzel geceler sizin olsun. Allah’a ısmarladık” ifadelerini kullandı.

    Asuman Yolaç, ünlü sunucu için 19 Mayıs’ta Barbaros Hayrettin Paşa Camisi’nde öğle vakti cenaze töreni düzenleneceğini duyurdu.