Yazar: admin
-

Serdar Ortaç’ın kardeşi hayatını kaybetti
Şarkıcı Serdar Ortaç’ın uzun süredir enfeksiyon tedavisi gören kardeşi Serkan Ortaç hayatını kaybetti.

Acı haberi küçük kardeş Sertaç Ortaç sosyal medya hesabından “Kardeşim Serkan Ortaç vefat etmiştir.
Cenazesi yarın 12 Mart pazar günü öğle namazına takiben Suadiye Camisi’nde kılınıp Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedilecektir” ifadeleriyle duyurdu.
Hayatını kaybeden Serkan Ortaç 2 çocuk babasıydı.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
KARDEŞİ İÇİN DUA İSTEMİŞTİ
Serdar Ortaç 2019 yılından bu yana enfeksiyon tedavisi gören kardeşi için böyle dua istemişti:
“Kardeşim Serkan yoğun bakımda. Allah onu çocuklarına bağışlasın. Lütfen dua edin.”
“Virüsü buldular. H1N1’miş. Bebekler de bile oluyormuş. Bunun bünyesine daha ağır gelmiş. Ayağa kalkacağını umuyorum. 10 gün de olur diyorlar, 2 ay da…”
-

Gribal enfeksiyon sonrası fenalaştı… 7 yaşındaki Mısra’dan acı haber! Reklam filmlerinde rol almıştı
İzmit’te, geçirdiği gribal enfeksiyon sonrası kusma şikayetiyle hastaneye giden Mısra Özkaraman (7), hayatını kaybetti.
Reklamlarda ve belgeselde rol alan Mısra’nın tabutuna sarılan anne ve babası gözyaşı döktü.
İzmit’te, Betül-Muhammet Özkaraman çiftinin çocukları, 28 Haziran İlkokulu 1’inci sınıf öğrencisi Mısra Özkaraman, 3 gün önce geçirdiği Gribal Enfeksiyon nedeniyle evde dinlenmeye başladı.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Hastalık sürecinde durumu iyiye giden Mısra, önceki gün bir anda fenalaştı.
Kusma şikayeti nedeniyle ailesinin özel hastaneye götürdüğü Mısra, ilk müdahalesinin ardından Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’ne sevk edildi. Durumu kötüleşen Mısra Özkaraman, bu sabah hayatını kaybetti.
Mısra, Başiskele ilçesindeki Döngel Merkez Camisi’nde kılınan Cenaze namazı sonrası son yolculuğuna uğurlandı. Cenazeye Mısra’nın ailesi, yakınları ve sevenleri katıldı. Annesi Betül ve babası Muhammet, Mısra’nın tabutuna uzun süre sarılıp ağladı. Cenaze namazının ardından Mısra’nın cenazesi Döngel Mezarlığı’na defnedildi.
ÖLÜM NEDENİ ARAŞTIRILIYOR
İlk belirlemelere göre ciğerinde enfeksiyon tespit edilen ve buna bağlı olarak kalbi duran Mısra’nın kesin ölüm nedeni araştırılıyor.
Ailenin tek çocuğu olan Mısra’nın reklam filmlerinde ve İzmit Belediye Başkanı merhum Leyla Atakan’ın hayatını anlatan ‘Leyla Hanım’ belgeselinde rol aldığı öğrenildi.
-

İşte Süreyya Leyla!
Oyuncu Hazal Kaya şubat ayında ikinci kez anne olmuş ve kızı Süreyya Leyla’yı dünyaya getirmişti.
Hazal Kaya, kızı ile ilk fotoğrafını 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde paylaştı:

“Annemler ben küçükken mor kurdeleli yaka iğneleri yaparlardı yürüyüşler için, ben de yardım ederdim. O eylemlerle kazandıklarımıza şahit olarak büyüdüm. Şimdi yaka iğnem Süreyya’m sebebiyle bu gece yürüyüşe katılamıyorum. Kalbim, aklım, umudum sizinle. Kadınlar günümüz kutlu olsun! İnadına isyan, inadına özgürlük!”

-

29 gün sonra gelen mucize! Enkaz altında doğum yapan Şila, sağ kurtarıldı
Hatay’ın Antakya ilçesinde depremde yıkılan binanın bodrumunda mahsur kalan ve enkaz altındayken doğum yapan

2,5 yaşındaki doberman cinsi köpek, üç yavrusuyla birlikte 29 gün sonra sağ kurtarıldı.
‘Şila’ adlı köpeğin sahibi Kadir Keyifli, “Bir mucize oldu. Doğumu da gerçekleşmiş. 3 güzel yavrusu da kurtuldu. Şila benim için bir umut kaynağı oldu” dedi.
29 GÜN SONRA GELEN MUCİZE
6 Mart günü Enkaz başında bekleyen Kadir Keyifli, bölgeye yardım için gelen Melekler Yaşam Köyü Derneği (MEYAKO) ekiplerini gördü. Keyifli’nin yardım istediğini geri çevirmeyen ekipten iki kişi, uzun süren çabanın ardından enkazın arasındaki boşluklardan Şila’nın mahsur kaldığı bölüme ulaştı. Ekipler, Şila’ya ulaştığında doğum yaptığını ve yanında 3 yavrusunun olduğunu gördü. Şila ve yavruları enkazdan sağ olarak kurtarıldı. MEYAKO ekipleri tarafından Adana’ya getirilen Şila ve yavruları, veteriner kliniğinde tedaviye alındı.
ŞİLA BENİM İÇİN UMUT KAYNAĞIKöpeklerinin tedavisi için ekiplerle Adana’ya gelen Kadir Keyifli, depremde büyük acılar yaşadığını, komşuları olan 5 aileyi kaybettiklerini dile getirdi. Her şeye rağmen Şila’dan umudunu hiç kesmediğini belirten Keyifli, “Günlerce köpeğimi kurtarmaya çalıştık. Kimse oraya girmeye cesaret edemedi. Sonunda MEYAKO personeli cesaret edip bize yavrumuzu bağışladılar. Onlara çok teşekkür ediyorum. Şila, çok zayıflamış. Normalde iki kişi kaldıramıyorduk, şimdi tek başıma kaldırabiliyorum. Ama düzelecek. Bir mucize oldu. 29 gün sonra kurtuldu. Yakınında mama torbası vardı. Azar azar yiyebilmiş. Doğumu da gerçekleşmiş. 3 güzel yavrusu da kurtuldu. Elim, ayağım çözülmüş gibi hissediyorum. Şila benim için bir umut kaynağı oldu” diye konuştu.
Köpeklerin tedavisini üstlenen veteriner hekim Koray Kürklü ise Şila’nın vücudunda çok sıvı kaybı olduğunu, iç organlarının zarar gördüğünü, onun ve yavrularının iyi olması için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi.
-

Ayça Çağla Altunkaya hamile! Acun Ilıcalı 5. kez baba oluyor! İşte bebeğin cinsiyeti…
Acun Ilıcalı, eski eşi Şeyma Subaşı’na olan benzerliğiyle dikkat çeken Ayça Çağla Altunkaya ile uzun süredir aşk yaşıyor.
Acun Ilıcalı ve hemşire sevgilisi Ayça Çağla Altunkaya’dan sürpriz haber geldi. Acun Ilıcalı ile arasında 30 yaş fark bulunan Ayça Çağla Altunkaya hamile.

4 kızı bulunan 53 yaşındaki Acun Ilıcalı, 5. kez baba olmaya hazırlanıyor. Ilıcalı bu kez, farklı bir babalık duygusu tadacakmış. Çünkü dört kızından sonra ilk kez erkek babası olacak.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Acun Ilıcalı, Şeyma Subaşı ile boşandıktan kısa süre sonra gizemli bir genç kadınla görüntülenmişti. Ardından Acun Ilıcalı’nın Şeyma Subaşı’na olan benzerliğiyle dikkat çeken Ayça Çağla Altunkaya ile aşk yaşadığı ortaya çıkmıştı. Ayça Çağla’nın Şeyma Subaşı’na olan benzerliği, hatta ve hatta aynı günde doğmuş olmaları bile çok konuşulmuştu.
3 yıla yakın süredir birlikte olan ünlü çift, ilişkilerini gözlerden uzak bir şekilde yaşamayı tercih ediyor.
Acun Ilıcalı’nın yanından bir an bile ayrılmayan Ayça Çağla Altunkaya son günlerin en çok konuşulan isimlerden biri olarak öne çıkıyor.
53 yaşındaki Acun Ilıcalı ve 1999 doğumlu hemşire sevgilisi Ayça Çağla Altunkaya’dan müjdeli haber geldi.
GÜNAYDIN yazarı Bülent Cankurt, Acun Ilıcalı’nıjn 5. kez baba olacağını duyurdu.
İşte Cankurt’un o yazısı..
En son, depremzedelere yardım toplamak için televizyonda düzenlenen iki farklı kampanyada sunuculuk yapmasıyla gündeme gelen ünlü televizyoncu Acun Ilıcalı ile ilgili bomba bir duyum aldım.
Kulağıma gelenlere göre, şimdiye kadar yaptığı üç evlilikten dört kız çocuğu olan Acun Ilıcalı, bir kez daha baba olmaya hazırlanıyormuş.
En büyük kızı Banu Ilıcalı Ceyhun’dan kız torun sahibi de olan 53 yaşındaki Ilıcalı’nın 2.5 yıldır birlikte olduğu sevgilisi Ayça Çağla Altunkaya hamileymiş.
Üstelik Ilıcalı bu kez, farklı bir babalık duygusu tadacakmış.
Çünkü dört kızından sonra ilk kez erkek babası olacakmış.
Hemşire sevgilisi Ayça Hanım, Ilıcalı Ailesi’ndeki kız hakimiyetine son verip yaklaşık beş ay sonra ünlü televizyoncuyu erkek babası yapacakmış.
Acun Ilıcalı’nın evlilikleri
Ünlü televizyoncu, toplamda üç kez evlenmiştir.
İlk eşi Seda Başbuğ ile olan evliliği daha sonra boşanmayla sonuçlanmıştır.
İkinci eşi Zeynep Ilıcalı ile de evliliği kısa sürmüş ve boşanmıştır.
Son evliliği ise Şeyma Subaşı ile olmuştur ve bu evlilik de 2018 yılında sonlanmıştır.
Ayça Çağla Altunkaya kimdir?
1999 yılında Yalova’da dünyaya geldi.
Lisans eğitimini Nişantaşı Üniversitesi Hemşirelik bölümünde tamamladı.
Ayça Çağla Altunkaya, 2020 yılında Survivor yarışmasının çekildiği Dominik Cumhuriyeti’nde birkaç kez görüntülendi.
Magazin medyasında ilk kez, Acun Ilıcalı’ya ait sürat teknesinde çekilen fotoğrafla gündeme gelen Çağla Ayça Altunkaya, 31 Aralık 2020 günü yayınlanan ‘O Ses Türkiye’ yılbaşı özel bölümünün ardından çekilen fotoğraf karesinde yer aldı.
Ünlü ikili, Instagram’dan paylaştıkları fotoğrafla beraberliklerini ilan etti.
1969 doğumlu Acun Ilıcalı ile 1999 doğumlu Ayça Çağla Altunkaya arasında 30 yaş fark var.
-

Enkazdan yaralı çıkarıldıktan sonra haber alınamamıştı! Sude Lal Öcal’dan acı haber
Hatay’ın Antakya ilçesinde depremde evleri yıkılan Mehmet Nasif Öcal (52) ile Yasemin Öcal (40) çiftinin enkazdan yaralı kurtarılan 3 kızının en büyüğü Sude Lal Öcal’dan (19) acı haber geldi.
Öcal ailesinin verdiği DNA testinden, öldüğü belirlenen Sude’nin cenazesinin Adana’da olduğu tespit edildi.

RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINKahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Hatay’ın Antakya ilçesi Ürgenpaşa Mahallesi’ndeki Taşır Apartmanı da yıkıldı. İki katlı binanın zemin katında oturan 3 çocuk annesi Yasemin Öcal, eşi Mehmet Nasif Öcal, kızları Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı 1’inci sınıf öğrencisi Sude Lal, 10’uncu sınıf öğrencisi Nisa (15) ve ilkokul 1’inci sınıf öğrencisi Beren Öcal (7), enkaz altında kaldı.
33 SAAT SONRA ENKAZDAN YARALI KURTARILDILAR
Öcal ailesi, 33 saat sonra enkazdan yaralı kurtarıldı. Öcal çifti ile 2 kızı önce Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Hastanesi’ne ardından Adana Şehir Hastanesi’ne sevk edildi.
Çiftle 2 kızları 18 gün süren tedavi sonrası taburcu edildi ancak enkazdan çıkarılan büyük kızları Sude Lal Öcal’dan ise Haber alınamadı.
DNA TESTİ
İki kızıyla İzmir’de yakınlarının yanına taşınan Öcal çifti, Sude’nin bulunması için 1 Mart’ta DNA testi verdi. Test sonuçlarına göre Sude’nin yaşamını yitirdiği ve cenazesinin Adana’da olduğu tespit edildi. Savcılık, aileyi arayıp durumu iletti. Öcal çifti, Sude’nin cenazesini teslim almak üzere Adana’ya gitti. Sude’nin cenazesinin memleketleri Hatay’da toprağa verileceği belirtildi.
-

Müjde Ar babaanne oldu
Müjde Ar’ın 2021’de kaybettiği kardeşi Mehtap Ar’ın oğlu Söz Ar baba oldu. Ünlü oyuncu, müjdeli haberi Defne bebek ile çekilen fotoğrafıyla duyurdu
Müjde Ar, 2021’de kardeş acısıyla sarsılmıştı. Kardeşi Mehtap Ar, akciğer kanseri nedeniyle 10 Nisan’da hayata veda etmişti.

Baba olan Mehtap Ar’ın oğlu Söz Ar, kızına Defne adını verdi.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Yeğeni Söz Ar’ı “Oğlum” şeklinde tanımlayan 68 yaşındaki Müjde Ar, Defne bebek ile çekilen fotoğrafını paylaştı.
“KARDEŞİMİN MANGAL GİBİ BİR YÜREĞİ VARDI”
Müjde Ar, kız kardeşini kaybettiği zaman “O bizim her şeyimizdi, neşemizdi, kanımız, canımızdı… Üç ay birlikte çok ağır bir süreç geçirdik. 8 Ocak’ta yattığından, vefat ettiği 10 Nisan’a kadar bize hiçbir şey hissettirmemeye çalıştı. Mangal gibi bir yüreği vardı benim kardeşimin. Oğlu üzülmesin, ben üzülmeyeyim diye en ağır durumda bile ‘Bir şeyim yok’ dedi.
Bir gün içinde bütün organları dayanamadı ve gece 03:20’de kaybettik. Tabii herkesin yakını için ölüm çok çok acı ama Mehtap o kadar renkli, o kadar sade, o kadar insancıl bir kişilikti ki… Onsuz bir hayata alışmak çok zor olacak” ifadelerini kullanmıştı.
“ONLARIN KALBİNDE YAŞAMAYA DEVAM EDECEK”
Söz Ar ise annesinin Türkiye’nin dört bir yanını gezerek, çocuklara tiyatro sevgisi aşıladığını anlatmıştı.
Söz Ar, “Buna da dayanamaz’ derken, ona bile dayandı. Milyonlarca çocuğun kalbine dokunmuş, bedava tiyatro yapmış, oradan oraya gitmiş, gitmediği ilçe bırakmayan biriydi annem. Ben de onunla gittim. O YİBO’daki (Yatılı Bölge Okulları) çocuklara dokundu. Onların kalbinde yaşamaya devam edecek” diye konuşmuştu.
-

Ajda Pekkan: Milletimizin başı sağ olsun
-

Depremlerde ailesinden 10 kişiyi kaybeden Karsu: Halamın evindeki duvardan düşmeyen tek fotoğraf…
Depremlerde ailesinden 10 kişiyi kaybeden sanatçı Karsu Dönmez, halasının yıkılan evinden bir fotoğraf paylaştı.
Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Hatay’da ailesinden 10 kişiyi kaybeden sanatçı Karsu Dönmez, Instagram hesabından halasının yıkılan evinden bir fotoğraf paylaştı.

Karsu paylaşımına “Karsu köyünde halamın evindeki duvardan düşmeyen tek fotoğraf” notunu düştü.Hatay’ın Karsu köyünden 1990 yılında Hollanda’ya göç eden bir ailenin kızı olan sanatçı Karsu Dönmez, Hollanda’da depremzedeler için düzenlenen bağış gecesinde rekor yardım toplamıştı.

Karsu, yardım gecesinde söylediği ‘Neredesin Sen’ türküsü ile de çok konuşulmuştu.
Karsu, depremde kaybettiği kuzeninin, kendisine ulaşamayınca telefonuna, “Neredesin sen?” diye sesli mesaj bıraktığını anlatmıştı. O nedenle kuzeni ve depremde kaybedilenler anısına bu türküyü seçtiğini söylemişti. -

Acılı babadan yürekleri dağlayan sözler: Enkazdan taş doldurup dördüne mezar yaptıracağım
Antakya’da depremde yıkılan İlke Apartmanı’nda Semih ve Ayşenur Canan Koyuncu çifti, ikiz kızları İpek ve Duru’yla birlikte enkaz altında kaldı.
Koyuncu ailesinin canlı çıkarılamadığı enkazda, cenazelerine de ulaşılamadı.

Ayşenur Canan Koyuncu’nun babası Ali Yurdakul, enkazın başından gece gündüz ayrılmadıklarını belirterek, “Kızım, damadım ve torunlarım bulunamadı.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Bütün hastaneleri aradık, resimlere baktık, yok. Bu saatten sonra çok da umudum kalmadı. Diyanete sordum, cevap bekliyorum. Enkazdan bir torba doldurup dördüne mezar yaptırmayı düşünüyorum” dedi.
Hatay Antakya’da depremden sonra enkaza dönen İlke Apartmanı’nda eşi Semih, ikiz çocukları İpek ve Duru’yla yaşayan Ayşenur Canan Koyuncu yapılan arama kurtarma çalışmalarında bulunamadı. 25 gün geçmesine rağmen çocuklarına ulaşamadıklarını anlatan Koyuncu’nun babası Ali Yurdakul, “Gece gündüz enkazın başındaydık, kızım, damadım ve torunlarım bulunamadı. Bütün hastaneleri aradık, resimlere baktık yoklar. Bu saatten sonra çok da umudum kalmadı. Yeni ev aldılar bize yakın olmak için orada oturmadılar. O ev değil kirada oturdukları yıkıldı. Diyanet’e yazdım, cevap bekliyorum. Enkazdan bir torba doldurup dördüne mezar yaptırmayı düşünüyorum” dedi.
Çok şiddetli bir depremle uyandıklarını söyleyen Yurdakul, “Durmasını bekledik ikinci kez bir daha vurdu. Bizim binanın çöktüğünü zannettim, kızımla da komşuyduk. Onun oturduğu binanın çöktüğünü gördük hemen bağırıp, çağırarak binanın etrafında dolaşmaya başladık. Telefonla da arıyorduk, bir türlü ulaşamadık. Hava aydınlanırken AFAD ekipleri geldi. Birkaç canlı insana ulaşıp çıkardılar. Belediyeden kepçe, vinç istediler, ‘veremeyiz’ demişler başka enkaza gittiler. Vinç ve kepçe akşam geldi. 6-7 gün arama yaptılar, çıkanlar oldu ama kızım, damadım ve torunlarım bulunamadı” diye konuştu.
“ÇALIŞMALAR YAPILIRKEN BİNADAKİ YANGIN HİÇ SÖNMEDİ”
Gece gündüz enkazın başında olduklarını anlatan gözyaşlı baba Yurdakul, “Damadım polisti, bütün hastaneleri araştırdık. Emniyet güçleri sağ olsun çok ilgilendi. Parmak izinden gömülenler varmış onlara, resimlere baktık yok. En son DNA örneği verdik henüz bir uyuşma çıkmadı. AFAD çalışanları ile görüştük depremden hemen sonra binada yangın çıkmıştı. Enkaz kaldırma çalışmaları yapılırken yangın hep devam etti, söndüremediler. Enkazdan çok fazla yanık kemik çıktı. Ailemin de yandığı kemiklerinin kaldığı, kepçenin baskısıyla kırılıp enkaza karıştığı düşünüldü. Artık ben de buna inanmak durumundayım ne yapayım bilmiyorum” ifadelerini kullandı.
İSTANBUL’DA YAŞIYORDUK, BURAYA DÖNMEMİZ İÇİN GÜN SAYDILAR
Bir sürü dedikodunun çıktığını aktaran Yurdakul, “Yok bir kişi gelmiş 15 kişiyi hastaneye götürmüş. Biri bizi arıyor 30 kişiyi götürdüm. Gelin hangi hastaneye götürdüyseniz bize yardımcı olun diyorum. Ama oyalayıp durdular. Moralimizi daha da bozdular. Bu saatten sonra çok da umudum kalmadı çünkü torunlarım, kızım aklı başında insanlardır. Torunlarım anaokuluna gidiyordu ama isimlerini, numaralarımızı verebilecek kadar akıllılardı. İstanbul’da yaşıyorduk, buraya dönmemiz için gün saydılar. 1 ay önce taşındık demek ki bunun için çağırmışlar” dedi.
HİÇ DEĞİLSE BİR MEZARLARI OLSUN İSTİYORUM
Yurdakul, “‘Dedecim’ sesleri hep kulağımda, bulutlara baktığımda hep resimlerini görüyorum, sanki bana doğru geliyorlar. Hiç değilse bir mezarları olsun istiyorum. En son Diyanet’e yazdım, cevap bekliyorum. Enkazdan bir torba doldurup dördüne bir mezar yaptırmayı düşünüyorum. Kolay değil artık hayatımızı köyde idame ettireceğiz” diye konuştu.
BİNALARDA YAŞAMAK İSTEMİYORUM, KÖYE YERLEŞECEĞİM
Doğaya dönmek istediğini ama köydeki evlerine elektriğin bir türlü verilmediğini belirten Yurdakul, “Ben artık binalarda yaşamak istemiyorum. Toprağımıza konteyner ev koyacağız, elektrik almaya çalışıyoruz. Elektriğimiz yok, toprakla doğayla yaşamak istiyorum. Yıllarca çocuk esirgeme kurumunda müdürlük yaptım, yüzlerce çocuk yetiştirdim. Yüzlerce yaşlıya hizmet ettim artık kendime hizmet etmek istiyorum. Belki doğayla, toprakla düzelebilirim” diye konuştu.
HER EVDE BİR ACI VAR
Çocuklarımın birçok hayali olduğunu söyleyen Yurdakul, “Yeni ev aldılar bize yakın olsunlar diye orada oturmadılar. Komşu olalım diye yanımızdaki yıkılan binada oturdular. Yeni aldıkları ev de yıkılmadı. Yıkılan bina da 8-9 yıllıktı. İki inşaat mühendisiyle görüştüm demiri çok iyiymiş ve betonu çok kötüymüş. Bacanağım, teyzem, amcam da öldü. Her köyde her evde bir acı var. Allah herkese sabırlar versin” ifadelerini kullandı.
-

Dizindeki ağrı için ‘kas yırtılması’ dediler, ölümcül kanser çıktı!
Doktorların dizindeki ağrı için ‘kas yırtılması’ dediği 19 yaşındaki genç kız acıdan yürüyemez ve uyuyamaz hale geldiğinde yeniden doktorla gitti.
Yapılan MRI taramalarında talihsiz kızın ‘osteosarkom’ olarak da bilinen kemik kanseri olduğu ortaya çıktı.

İngiltere’nin Northampton şehrinde yaşayan 19 yaşındaki Georgia Williams geçtiğimiz Eylül ayında dizindeki ağrı nedeni hastaneye gitti. Doktorlar genç kıza önemli bir şeyi olmadığını sadece diz kaslarında yırtık olduğunu belirterek eve gönderdiler.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Kısa bir süre içerisinde iyileşmesi beklenen Georgia’nın durumu bunun tam aksine kötüye gidince aile yeniden hastanenin yolunu tuttu. Ancak doktorlar bu kez de tarama yapmayı reddettiler.
ACIDAN YÜRÜYEMEZ VE UYUYAMAZ HALE GELDİ
Genç kızın 43 yaşındaki annesi Janine Dailymail’e yaptığı açıklamada kızının acıdan yürüyemez ve uyuyamaz hale geldiğini belirterek ‘Ne yaptıysak faydası olmadı’ dedi ve uykusuz, acı içinde geçen geceler sonrası doktorlara MRI taraması için baskı yaptıklarını söylediAilenin ısrarı ile yapılan MRI taraması sonrası doktorlar acı içindeki genç kızın kas yırtılmasının yanı sıra diz kapağında kırık olduğunu söylediler. Ancak farklı bir doktor aynı taramada olağandışı bir şey fark etti ve bunu bir uzmana gönderme kararı aldı.
ALDIĞI E-POSTA KARŞISINDA DEHŞETE DÜŞTÜ
Kendisine bu süreçte herhangi bir bilgilendirme yapılmadığını söyleyen Georgia, 2 hafta sonra hastaneden aldığı e-posta karşısında dehşete düştü. Söz konusu mailde genç kızın taramasının ‘kemik kanseri’ bölümüne sevk edildiği ve acilen randevu alması gerektiği yazıyordu.Gönderilen e-posta’da bir hata olduğunu düşünen Georgia hastaneye gittiğinde en büyük korkusunun gerçek olduğunu öğrendi. Doktorlar talihsiz genç kıza ‘osteosarkom’ olarak da bilinen agresif bir kemik tümörü teşhisi koydu.
İngiliz Dailymail gazetesi kıza konan yanlış teşhisin tümörün büyümesine yol açtığının altını çizdi.
BACAĞINI KAYBEDEBİLİR
Kemik kanserinin ne aşamada olduğunu öğrenmek için hala sonuçlarını bekleyen Georgia şu anda sadece kanserin akciğerine yayılmadığını biliyor.
Kemoterapi, radyoterapi ve ameliyattan oluşan iki yıllık meşakkatli bir tedaviyle karşı karşıya kalan genç kız ayrıca bacağını kaybetme riski ile karşı karşıya…
“KELİMENİN TAM ANLAMI İLE TÜKENİYOR”
Annesi Janine, kızının sürekli hasta ve bitkin olduğunu belirterek “Kelimenin tam anlamıyla tükeniyor. Önünde cehennem gibi bir savaş var. Bu süreçte işinden ayrılmak zorunda kaldı. Ben üç çocuklu bekar bir ebeveynim masraflarla mücadele etmeye çalışıyorum” diyerek bir yardım kampanyası başlattı.
Kendisi de daha önce meme kanseriyle savaşmış olan Janine yardım kampanyasından toplanan paranın kızının hayatını kolaylaştırmasını umut ediyor.
19 yaşında ölümcül bir kanser ile karşı karşıya kalan Georgia ise d
oktorların tümörü daha önce fark etmemesine kızgın ve hastalıkla ilgili farkındalık yaratmak istiyor.OSTEOSARKOM (Kemik Kanseri) NEDİR, BELİRTİLERİ NELERDİR?
İngiltere’de her yıl yaklaşık 160 kişi ‘Osteosarkom’ teşhisi alırken bu sayı ABD’de bine kadar yükseliyor.
Kötü huylu bir kemik tümörü olan Osteosarkom vücutta her kemikte ortaya çıkabilmekle birlikte daha çok diz ve omuz bölgesinde görülüyor. Doktorlar hastalığın tedavisinde erken teşhisin hayati önemi olduğuna dikkat çekiyor.
Hastalığın nedeni tam olarak bilinmezken, Osteosarkom kemik tümörü genel olarak kemikte ağrı ve gözle görülür bir şekilde şişlik ile kendini belli ediyor.
Uzmanlar kemikteki ağrının zamanla dayanılamayacak bir noktaya gelebileceğini belirtse de yaşanan her ağrının sebebinin bu olmadığının altını çiziyor.


















































