Yazar: admin
-

Laftan anlamayan kedi
Ve sessiz olma emri verilir. Susulur…
Saatler süren ekip hayat koridoru oluşturup…
(Kim demiş
-

Neval’den acı haber! No 50’de o varmış
Deprem gecesi yaralanıp ambulansla hastaneye götürülen ve bir daha haber alınamayan 5 yaşındaki Neval Akgöl’ün cenazesi kimsesizler mezarlığında bulundu.
5 yaşındaki Neval, ‘50 numaralı’ mezara defnedilmiş…

Neval Akgöl 5 yaşındaydı. Hatay’ın Esenlik Mahallesi 3. Melek Sokak’taki Gül Apartmanı’nda oturuyordu. Depremin ilk sarsıntısı geçince bütün aile dışarı kaçtı. Babası onun elinden tutarken, annesi ve ikiz kardeşi Aras da arkadan geliyordu. Neval ve babası apartmandan çıktı. Sokakta birkaç adım atmışlardı ki çatıdan bir su deposu üzerlerine düştü. Babası kolundan, Neval kafasından yaralanmıştı. Bilincini kaybetti. Komşularının arabasıyla hastaneye doğru yola çıkarıldı. Yolda da bir ambulansa aktarıldı. Sonra bir daha da bulunamadı. Üzerinde kimliği yoktu.

HER YERDE ARADILAR
Ailesi Ankara’dan Mersin’e, Adana’dan Zonguldak’a kadar bütün hastaneleri aradı.Gelen tüm ihbarları, ulaştıkları en küçük bilgi kırıntısını değerlendirdiler ama onu bulamadılar. Umutlarını kaybetmek istemiyorlardı fakat yapacak bir şeyleri de kalmamıştı. Deprem gününden beri bulunamayan Neval’i artık mezarlıklarda arayacaklardı. Annesi Pınar Akgöl en son DNA örneği verdi. Adli Tıp Kurumu kimliği tespit edilemeyen cenazelerden DNA örneği alıyor, ardından bu cenazeler kimsesizler mezarlığına defnediliyordu. Anneden alınan örnek maalesef Antakya’nın Narlıca Mahallesi’ndeki bir mezarlığa ‘50 Numara’ kaydıyla defnedilen cenazeyle eşleşti. Aileye acı Haber verildi. Neval’in cenazesi buradan alınarak ailenin uygun gördüğü bir yere defnedilecek.
-

Oyuncu Canan Hoşgör’ün acı günü
Ünlü oyuncu Canan Hoşgör’ün annesi hayatını kaybetti.
Canan Hoşgör, annesinin vefat haberini Instagram sayfasında takipçileri ile paylaştı.“Canım annem, pamuğum hayat mücadelesini tamamladı. Allah’ım gani gani rahmet eylesin. Cenazesi 24 Şubat’ta Gündoğan Köyü’ne defnedilecektir.”

Bir süre önce baba acısı yaşayan kaybeden Canan Hoşgör, anne ve babasının yer aldığı kareye “Kısacık ayrı kaldınız. Cennet bahçelerinde el elesiniz şimdi” notunu düştü.

-

Depremzede öğrenciler trafik kazasında öldü
Hatay’da üniversiteye hazırlanan depremzede öğrencileri, Konya’daki KYK yurduna taşıyan otobüs, Adana’da kömür yüklü kamyona arkadan çarptı.
Kazada, öğretmen Hanife Şahin ile öğrencilerden Merve Genç hayatını kaybetti, 6 kişi yaralandı.
Hatay’ın İskenderun ve Antakya ilçelerinde üniversiteye hazırlanan depremzede öğrencileri alıp Konya’ya KYK yurduna götüren otobüs,

D-400 otoyolu Müminli Mahallesi yakınlarında önünde giden kömür yüklü kamyona çarptı.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
2 şoför ve 2 öğretmenin de aralarında olduğu 48 kişinin bulunduğu otobüs hurdaya dönerken, ihbar üzerine kaza yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi.
Kaza yerine ulaşan sağlık ekibinin yaptığı kontrolde, öğretmen Hanife Şahin ile öğrencilerden Merve Genç’in yaşamını yitirdiği belirlendi.
Yaralanan 6 kişi ise Adana’daki hastanelere kaldırıldı. Tedaviye alınan yaralılardan 2’sinin durumunun ağır olduğu bildirildi. (DHA)
-

Binlerce kişi evlat edinmek istedi! İşte mucize bebek Aya’nın adı ve yeni ailesi….
Mersin’de yaşayan Saadet Öğütçü, örnek bir davranış sergileyerek herkesin takdirini topladı.
Kahramanmaraş depremlerinin ardından afetzedelerin yoğun olarak geldiği Mersin’de birçok ev sahibi fahiş kira artışı yaparken,

kendi oturduğu evi eşyalarıyla birlikte depremzedelerin hizmetine sunan Öğütçü, oğlunun yanına taşındı. Öğütçü, “Ev sahipleri biraz merhamete, vicdana gelin. Bana onların bir duaları yeter” dedi.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Kahramanmaraş merkezli 2 büyük deprem 11 ilde büyük yıkımlara yol açarken, on binlerce insan hayatını kaybetti. Depremlerin ardından çok sayıda afetzede çevre illere taşınırken, Mersin’e de 300 bine yakın vatandaş geldi. Mersin’e gelen depremzedelerin bir bölümü valilik koordinesinde oluşturulan merkezlere yerleştirilirken, bazıları bulabildikleri evlerde kalmaya başladı. Bu süreçte fırsatçı bazı ev sahipleri ise ev kiralarına fahiş zamlar yaparak ikiye, üçe katladı. Mersin’de yaşayan Saadet Öğütçü de örnek bir davranışa imza atarak, herkesin takdirini topladı. Kirada oturduğu evi eşyalarıyla birlikte depremzedelere açan Öğütçü, oğlunun yanına taşındı.
“BANA ONLARIN DUALARI YETER”
Sık sık depremzede ailelerin yanına giden ve durumlarını soran Saadet Öğütçü, ihtiyaçlarını elinden geldiğince karşılamaya çalışıyor. Yaptığı bu örnek davranışla ilgili İHA muhabirine konuşan Öğütçü, “Biz depremi belki çok şiddetli yaşamadık ama televizyondan izleyince oradaki insanların ne zor anlar yaşadıklarını gördük” dedi.
Birçok binanın depremde yıkıldığını kaydeden Öğütçü, “Bunu yapanlar keselerini doldurdu ama o enkaz altında kalan çocuklar, anneler, babalar hayatını kaybetti. Bu kadar acıya rağmen bunu fırsat bilen bizim bazı değersiz insanlarımız oldu. Evleri boş olduğu halde kiraya vermek istemediler. Vermek isteyenler yüksek paralar istediler. Bu dünyada sadece keseni doldurmak değil, biraz da diğer dünya için çalışacaksın. O bölgelerde evi yıkılan bu insanlardan bu kadar yüksek para istenir mi? Bu kadar vicdansızlık olmaz. Ev sahipleri biraz merhamete gelin, biraz vicdana gelin. Evime aldığım depremzedeler günde 5-6 kez ‘Allah senden razı olsun’ diyorlar. Bana işte onların bir duaları yeter. Varsın evim olmasın, başka yerlerde kalayım. Böyle durumlarda mağdur insanlara yardım etmek hem insani hem de vatandaşlık görevimiz diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
“ANNEM HİÇ İKİLETMEDİ”
Oğlu Hakan Tartancı ise depremlerin ilk olduğu günden itibaren Mersin’e gelen bütün depremzedelere yardım etmek için ellerinden gelen her şeyi yaptıklarını söyledi. Kentte gezdiklerinde depremzedeleri araçlarında yatarken gördüklerini söyleyen Tartancı, “Gücümüz nispetinde bu insanları bir yerlere yerleştirmeye çalışıyoruz. Annem de burada tek başına yaşıyordu. Ben de anneme rica ettim ‘gel seni biz yanımıza alalım, evimizi bir depremzedeye açalım’ dedim. Annem de hiç ikiletmedi, ‘tabi oğlum, ne demek, ben de aynı şeyi düşünüyordum’ dedi. Biz annemizi alıp evden çıktığımızda ilk karışımıza çıkan depremzede aileye yerimiz var, kalır mısın diye sorduk. Onlar düşünüp, size dönelim diye cevap verdiler. Bir süre sonra beni telefonla arayıp ‘ne ücret istiyorsunuz’ diye bana sordular. Ben de bunun karşısında çok şaşırdım. Bana, ‘sizden önce biriyle görüştük, Mersin’de 3+1 eve 30 bin lira fiyat istediler, ben size ancak şu kadar verebilirim’ diye söyledi. Ben çok kötü oldum, bir Mersinli olarak utandım. ‘Biz hiçbir şey talep etmiyoruz, sadece gelin büyük bir afetten çıktınız istediğiniz kadar kalabilirsiniz, elimizden ne geliyorsa yapalım’ dedim. Onlar da geldiler, evimize yerleştiler. Bir süre onlar kaldıktan sonra başka bir aile geldi. Şimdi onları misafir ediyoruz. Burada istedikleri kadar kalabilirler. Gücümüz yettiğince destek vermeye de devam edeceğiz” diye konuştu.
“SAĞ OLSUN TEYZEMİZ BÜTÜN EŞYALARIYLA EVİNİ BİZE AÇTI”
Kahramanmaraş’tan Mersin’e gelen Depremzede Hasan Demir, ev ilk sallanmaya başladığında hemen kalktıklarını söyledi. Kendilerini toparlamaya çalışırken 2-3 kere yere düştüklerini belirten Demir, “Eşim, çocuklarım bir araya geldik ve yere kapandık. Orada artık yapacağımız tek şey dua etmekti ve bunu yaptık.
Deprem hafifleyince çıktık ama o süreçte çok zorluk yaşadık. İlk olarak otomobilde beklemeye başlamıştık. Daha sonra kent merkezine gittiğimizde şükrettik. Çünkü bizim kaldığımız yerde 15-20 bina yıkılırken, merkezde bütün binaların yıkıldığını gördük. Onları görünce zaten gözlerimizden yaşlar geldi. 2-3 gün otomobilde yattık. Çocuklarımız olduğu için bir düzene girmemiz gerekiyordu. O yüzden önce Ankara’daki, daha sonra Eskişehir’deki akrabaların yanına gittik. Bir süre oralarda kaldıktan sonra burada böyle bir imkan olduğunu öğrendik. Allah razı olsun. Bizden öncede hanımın dayıları burada kalıyordu ve hiçbir ücret almadılar. Böyle duyarlı vatandaşlarımızın daha fazla çoğalması lazım. Benim başıma gelmedi ama fırsatçılar daha fazla. Sağ olsunlar teyzemiz bütün eşyalarıyla evini bize açtı. Herkesin şunu bilmesi gerekiyor. Bugün bize olan belki de yarın onların başına gelecek. Biraz empati yaparak bizim gibi depremzede vatandaşlara yardımcı olunması gerekir. İnşallah böyle duyarlı vatandaşlar artar” şeklinde konuştu.
-

Binlerce kişi evlat edinmek istedi! İşte mucize bebek Aya’nın adı ve yeni ailesi….
Suriye’de enkaz altında doğan ve Mucize olarak isimlendirilen Aya bebek hayatta kalan tek akrabası halası ve onun kocasına verildi.
AP’ye konuşan aile bebeğe hayatını kaybeden annesinin ismini verdiklerini duyurdu.

Türkiye ve Suriye’de binlerce can kaybına neden olan Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası dünyanın en çok konuştuğu görüntülerden biri olan ve ‘mucize’ olarak isimlendirilen Suriyeli Aya bebek artık yeni ailesinin yanında.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
ENKAZ ALTINDA DOĞDU
Suriye’nin kuzeydoğusundaki, Afrin’e bağlı Cinderes beldesindeki bir enkazın altında doğan Aya bebek, kurtarıldığında hala göbek kordonuyla annesine bağlıydı.
BİNLERCE KİŞİ EVLAT EDİNMEK İSTEDİ
Arama kurtarma ekipleri tarafından kurtarılan bebeğin görüntüsü dünya çapında yankı uyandırdı ve depremde umudun bir simgesi haline geldi.Afrin’deki bir hastaneye götürülen ve tedavi altına alınan Aya’nın annesi, babası ve dört kardeşinin enkaz altında can verdiği öğrenilince dünya çapında binlerce kişi bebeği evlat edinmek istedi.
Hatta hastane bebeği kaçırma girişimleri olduğunu belirterek özel güvenlik önlemleri alındığını duyurdu.
ANNESİNİN ADINI ALDI
Yapılan DNA taramaları sonrası mucize bebek hayatta kalan tek akrabası olan halası ve onun kocası Khalil al-Sawadi’ye verildi.
Associated Press (AP) Haber ajansına konuşan Khalil al-Sawadi, Deprem sonrası mucize anlamına gelen ‘Aya’ olarak anılan bebeğe annesinin adı olan ‘Afraa’ ismini verdiklerini belirtti ve “O artık benim çocuklarımdan biri, kendi çocuklarımdan asla ayırmayacağım. Ailesinden bu bebek dışında kimse hayatta değil. O babasının, annesinin ve kardeşlerinin hatırasını yaşatacak” dedi.
Merkez üssü Kahramanmaraş olan deprem Suriye’de de büyük yıkıma neden oldu. Depremde şimdiye kadar 5 bin 800’den fazla kişi hayatını kaybetti.
Cinderes’teki arama kurtarma çalışmalarını Beyaz Baretliler yürütüyor.
Beldedeki gazetecilerden Muhammed El Adnan BBC’ye yaptığı açıklamada “Durum felaket. Enkaz altında çok insan var. Hala çıkaramadıklarımız var” ifadelerini kullanmıştı.
Muhammed El Kamel ise “Binalar çok kötü durumda olduğundan, kurtarma görevlilerinin kendileri kurban olabiliyor. Çalışmaya devam edeceğiz” demişti.
-

Kendisi de, enkaz altındayken not bıraktığı annesi de öldü
Kahramanmaraş merkezli depremlere Hatay Antakya’da yaşadığı binada yakalanarak hayatını kaybeden Ayşegül Çin’in ailesine yazdığı not ortaya çıktı.
Ayşegül Çin’in enkaz altında, ailesine bıraktığı notta “Bana bir şey olması durumunda çantadakilerin hepsi annemindir” yazıldığı görüldü.

Çin’in altınlarını bıraktığı annesi de aynı enkazda hayatını kaybetti.

Antakya Odabaşı mahallesindeki Süleyman Mutlu Apartmanı’nda annesi Meryem Çin ile birlikte yaşayan Ayşegül Çin, Kahramanmaraş merkezli depremlere burada yakalandı.
Ayşegül ve annesi yaşadıkları evin yıkılmasıyla hayatını kaybetti. Depremin ilk gününden itibaren yıkılan binada çalışma yapan Bahçelievler Belediyesi arama kurtarma ekipleri enkaz altında Ayşegül Çin’e ait altınları buldu. Ekipler, altınların olduğu çantanın içinde bir de not olduğunu gördü.
Ayşegül Çin’in bıraktığı notta “Bana bir şey olması durumunda çantadakilerin hepsi annemindir. Bunları Hac ve Umre için kullanmasını isterim” yazıyordu.
Ekipler, enkaz altından çıkardıkları altınları ve bir miktar dövizi içindeki notla birlikte, Ayşegül Çin’in kardeşi Hüseyin Çin’e teslim etti. Hüseyin Çin, “Altınlar abimin çocuklarına gidecek” dedi. (DHA)
-

40 saat enkaz altında kaldı! ‘Eşim ve 2 oğlum yanımda hayatını kaybetti, tek isteğim kızım bulunsun’
Hatay’daki evinde eşi ve iki oğluyla birlikte yıkılan evlerinin enkazında kalan kalan Çiğdem Güler (45), 40’ıncı saatte yaralı olarak kurtarıldı.
Kızı Nevin Güler’in (21) kayıp olduğunu belirten acılı kadın, “Yaralıyım ama kalbim daha çok acıyor. Ameliyat yerim sıkıntı değil kalkarım ayağa ama çocuklarım gitti, eşim yok. Yanımda öldüler. Şimdi tek isteğim kızım bulunsun” dedi.

Depremde Hatay Antakya’daki evleri yıkılan Çiğdem Güler, eşi Mehmet Güler, oğulları Mustafa (14) ve Ahmet Yasin (16) ile enkaz altında kaldı. Çiğdem Güler, depremin 40’ıncı saatinde enkaz altından yaralı olarak kurtarılırken eşi ile iki oğlu ise hayatını kaybetti. Kızı Nevin Güler (21) ise depremden bir hafta önce Antakya Devlet Hastanesi psikiyatrik kliniğine yatırılmıştı. Anne Güler, deprem anında hastanede olan kızından Haber alamıyor. Kalça kemiği kırık olduğundan dolayı ameliyat olan Çiğdem Güler, “Enkazda 40 saat kaldım, yaralıyım ama kalbim daha çok acıyor. Ameliyat yerim sıkıntı değil kalkarım ayağa ama çocuklarım gitti, eşim yok. Yanımda öldüler. Şimdi tek isteğim kızım bulunsun” dedi.
40 SAAT ENKAZ ALTINDA KALDI
Çiğdem Güler, “Çok zor bir andı. Ben depremde eşimi ve 2 oğlumu kaybettim, kızımı da bulamıyoruz, kayıp. Kızım Deprem anında hastanedeydi, evde değildi. Başka yere mi götürüldü, isimsiz mi bilmiyoruz. Kayıtsız muhtemelen yoksa çıkardı ortaya. Onun bulunmasını istiyorum sadece. Kızımın ismi Nevin Güler, Hatay Antakya eski devlet hastanesinde yatıyordu. Çünkü amcaları orada, sürekli bekliyorlardı, hiç boş bırakmadılar orayı. Bir yere taşıyıp götürülmüş ama kayıt yapılmamış olabilir. İnşallah sağ salim bulunur. Beni eşimin kardeşleri ve arkadaşları gelip kurtardı. Enkaz altında 40 saat kaldım” dedi.
“YARALIYIM AMA KALBİM DAHA ÇOK ACIYOR”
Güler, “Zordu, artık nefes alamaz durumdaydım. Çok şükür çıktım yaralıyım ama kalbim daha çok acıyor. Ameliyat yerim sıkıntı değil kalkarım ayağa ama çocuklarım gitti, eşim yok. Yanımda öldüler. Şimdi tek isteğim kızım bulunsun sağ salim eğer bir yerde yaşıyorsa bulunsun. Ne olur yardım edin, tek ümidim o. Kızım psikiyatri bölümünde yatıyordu. Yani öyle ciddi bir şeyi yoktu, akli dengesi yerinde kendisini ifade ediyor. Benim kimlik numaramı ezbere biliyor, burada yattığımı bulabilir. Hiç haber yok. Sadece kızım bulunsun istiyorum başka bir şey istemiyorum” dedi.
-

Fransa’dan Kahramanmaraş’a kendi TIR’ıyla 4 bin 300 kilometre yol geldi… 24 yaşındaki Gülfem Zengin: “Yorgunluk stres hissetmiyorum”
Fransa’da yaşayan 24 yaşındaki Gülfem Zengin, bir derneğin topladığı yardımları, kendi kullandığı tırıyla deprem felaketinin merkezi olan Kahramanmaraş’a ulaştırdı.
Gülfem Zengin, “Şu an 4 bin 300 kilometre yol geldim. Yorgunluk stres hissetmiyorum.

Yoldan gelirken biraz evleri gördüm. Hepsi yıkılmış” dedi.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Yıllar önce Fransa’ya taşınan Yozgatlı gurbetçi bir ailenin kızı olan 24 yaşındaki Gülfem Zengin, Kahramanmaraş’ta yaşanan ve 10 ili etkileyen Deprem felaketine duyarsız kalmadı. 4 yıldır tır kullanan Gülfem Zengin, bir dernek öncülüğünde toplanan yardımları Kahramanmaraş’a ulaştırdı. 6 ülke geçtiğini ifade eden Zengin yolculuğunun 4 gün sürdüğünü söyledi.
“BENİM ELİMDEN GELEN SADECE Fransa’DAN TÜRKİYE YARDIM GETİRMEKTİ”
Depremlerden dolayı duyduğu üzüntüyü dile getiren Gülfem Zengin “Depremi duyduk. Akraba, iş arkadaşları, hepimiz üzüldük. İlk günler baya zor geçti. Videoları izlediğimizde haberlerde ve sosyal mecrada kalbimiz ikiye bölünüyor.
Buraya niçin geldim. Benim tır şirketim var. Benim elimden gelen sadece Fransa’dan Türkiye yardım getirmekti. Elimdeki imkanlar bunlardı. 6 ülke geçiyoruz. Sonra Türkiye giriş yapıyoruz. Benden önce 4 ve 5 tır gönderilmiş. Salı günü çıktım. Toplam 4 gün oluyor. Mont, elbise, kıyafet hepsi sıfır. Kedi, köpek maması su ilaç malzemeleri hepsi içinde” şeklinde konuştu.
“ŞU AN 4 BİN 300 KİLOMETRE YOL GELDİM”
Duygularını ifade eden Zengin, “Şu an 4 bin 300 kilometre yol geldim. Yorgunluk stres hissetmiyorum. Yoldan gelirken biraz evleri gördüm. Hepsi yıkılmış. Haberlerde görmek başka canlı görmek başka. Şuan hep huzurlu kazasız belasız yardımları getirdim” dedi.
-

Kedinin miyavlaması sayesinde kurtarılan Birce bebek ailesine kavuştu Kaynak: Kedinin miyavlaması sayesinde kurtarılan Birce bebek ailesine kavuştu
“Komşular kediyi çıkarmak isterken bebeğimiz çıkıyor”
Hatay’ın Antakya ilçesinde deprem sırasından 5’inci kattaki evin penceresinden düşen,
ardından enkaz alanında sesi gelen kediyi kurtarmak isteyen bir kişi tarafından bulunan Birce bebek, tedavi altında tutulduğu Adana Şehir Hastanesinde annesi ile buluştu.

Bir kızını enkazda kaybeden, eşi, büyük kızı ve kendisi çöken binadan saatler sonra kurtarılan anne Nilay Fansa, bebeklerinden ümidi kestikleri anda güzel haberin komşusundan geldiğini belirterek, “Bebeğimizi arıyorduk, umutlar bitmişti, o sırada bir komşumuz, kardeşime “Çıktığını gördüm” diyor, Adana’ya sevk edildiğini öğrendik.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Bizim için tarifsiz bir mutluluk” dedi. Kaynak: Kedinin miyavlaması sayesinde kurtarılan Birce bebek ailesine kavuştu
Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremlerin en çok yıkıma neden olduğu şehirlerin başında gelen Hatay’dan üzücü haberlerin yanı sıra umutlu haberler de geliyor. Antakya ilçesinde depremde çöken bir apartmanın 5’inci katında yaşayan 3 çocuklu anne Nilay ile Baba Cengiz Fansa, 3 çocuğu ile birlikte enkazda kaldı.
Anne 13, bir kızı ile baba ise 33 saat sonran enkazdan sağ olarak çıkarıldı. Ancak çocuklarından Ali’nin cansız bedenine ulaşıldı. Bir kızlarını kaybetmenin üzüntüsünü duyan aile 6 aylık bebekleri Birce’ye ulaşmaya çalıştı. Onun da enkaz altında kalarak hayatını kaybettiğini düşünen aile, komşularının 9’uncu günde verdiği haberle mutluluk yaşadı. Komşular enkazda kedi sesi duyduklarını ardından binanın kenarındaki enkazı kaldırdıklarında beşikle düşen Birce bebeğe ulaşarak hastaneye kaldırılmasını sağlandığını aktardı. Aile, hemen yetkililere ulaşarak Adana’da tedavi altında olan bebeklerine ulaştı. Şuanda sağlık durumu iyiye giden bebeğine kavuşan anne yaşadıklarını İHA muhabirlerine anlattı. Kaynak: Kedinin miyavlaması sayesinde kurtarılan Birce bebek ailesine kavuştu
“Komşular kediyi çıkarmak isterken bebeğimiz çıkıyor”Beşinci katta oturduklarını aktaran anne Nilay Fansa “Birce beşiyle beraber camdan düşmüş. Komşularım annelerini ararken taşların üzerinden geçerken bir kedinin miyavlamasını duyuyor, kedi de olsa candır diyorlar. Komşumuz orada imdat diye insan sesleri de var, ama kediyi de kurtaracağım diyor. Sonra tuğlaları kaldırırken bakıyor ki altında bir bebek. Onu çıkarıp ailesi nerededir bulamadık diyerek hemen orada bulunan birine teslim ediyor. Sonra kanaması olunca tehlikeli bir durum olabilir diyerekten hastaneye götürüyorlar” dedi. Kaynak: Kedinin miyavlaması sayesinde kurtarılan Birce bebek ailesine kavuştu
“Enkazda bebeğin bulunmasını beklerken gelen müjdeli haber”Kendisinin 13 saat sonra enkazdan çıkarıldığına dikkat çeken anne Fansa, “3 kızım daha içeride diye düşünmüyorum. Hepsini teker teker bulmaya çalışıyoruz. Büyük kızımı çıkardık, eşimi çıkardık. Sonra ortanca kızımın Perşembe günü cansız bedenine ulaştık. Bebeğimizi arıyoruz, ama umutlarımız bitmişti. Çünkü daha çok küçük. Sesi de duyulmuyor. Artık onun tek parça bulurum diye en azından diye dua ederken, o sırada bir komşumuz kardeşimi görüyor ve “Neden bekliyorsunuz hala” diyor. Kardeşim de “Ablamın küçük kızını bekliyoruz” diyor. Bunun üzerime komşumuz “Onun çıktığını gördüm ben” diyor ve fotoğraflarını gösteriyor. Biz öyle ondan sonra işte üniversite hastanesine teslim edildiğini, oradan da Adana’ya sevk edildiğini öğreniyoruz. Bizim için tarifsiz bir mutluluk. Ben geldiğimde kendimde değildi, beyin kanaması geçirdiği için çok ağır ilaçlar oluyor. İki dakika yanında durabildim önce. Şuan iyi. Allah’ım benim için diğer kızımdan sonra teselli verdi. Yardımcı olan doktorlarımız komşularımıza çok teşekkür ederim” diyerek duygularını ifade etti. Kaynak: Kedinin miyavlaması sayesinde kurtarılan Birce bebek ailesine kavuştu
-

Macar ekibin üzüldüğü Ali’yi AKUT kurtardı… “Ali yaşıyor, içleri rahat olsun”
Depremin ardından yardıma gelen Macaristan kurtarma ekibinin sosyal medyadan “Ali, sonsuza kadar uyuyakaldı.
Onu kurtarmayı başaramadık” paylaşımında bulunduğu Ali Balcı’nın (15), AKUT Rize gönüllüleri tarafından 48 saat kaldığı enkazdan kurtarıldığı ortaya çıktı. AKUT Rize ekip lideri Güçlü Alioğlu, “Ülkemize gelip bizlere yardım eden Macar ekibine teşekkür ederiz. Ali yaşıyor, içleri rahat olsun” dedi.

Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerde, en çok yıkım ve can kaybının yaşandığı yerlerden Hatay’da, Gazi Mahallesindeki 10 katlı Gül Apartmanı da yıkıldı. Apartman ve çevresinde ekiplerin arama-kurtarma çalışmalarına, Macaristan’dan gelen Pest ili kurtarma ekibi de destek verdi.

Macar ekip, 11 Şubat’ta sosyal medyadan kurtarma çalışmalarına ait fotoğrafları “Ali, sonsuza kadar uyuyakaldı. Onu kurtarmayı başaramadık. Konuşmadığımız bir şey var çünkü bizi de etkiledi. Sevgili Ali, seni sonsuza kadar unutmayacağız” notu ile paylaşıp, üzüntülerini dile getirdi.
ASKER SES DUYUNCA AKUT HAREKETE GEÇTİ
Deprem bölgesinde başka noktalarda da kurtarma çalışmalarında bulunan Macar ekibi, ülkesine dönerken, duygusal paylaşıma ilişkin yeni gelişme yaşandı. Paylaşımda enkaz altında kalarak bacağı ezilen çocuğun Ali Balcı olduğu, Macar ekibin bölgeden ayrılması sonrası piyade komando ekibinin enkazda canlı olduğunu söylemesi üzerine harekete geçen Arama Kurtarma Derneği (AKUT) Rize gönüllülerince 48 saat kaldığı enkazdan 5 saatlik çalışmayla yaralı kurtarıldığı ortaya çıktı. Anne ve babasının enkazda cansız bedenlerine ulaşılan çocuğun, hastanede tedavisinin sürdüğü belirtildi.
O ANLAR KAMERADA
Zamanla yarışan ve aralarında askerlerin de yer aldığı ekiplerin, bina enkazını elleriyle temizleyerek beton blok altında oluşturdukları yaşam koridorundan ulaştıkları Ali Balcıyı kurtarıp, sedyeyle sağlık görevlilerine teslim ettiği anlar ise kameraya yansıdı. Görüntüde; enkazdan sürünerek sedye üzerinde çıkarılan çocuğa, ekiplerin “Ali çok iyisin, çok az kaldı. Bitti canım benim. Paşam benim” dediği, Ali’nin ise “Beni bırakmayın” dediği duyuluyor.
Kurtarma anlarını anlatan AKUT Rize ekip lideri Güçlü Alioğlu, “Piyade komandolardan bir arkadaş, bizden bir kişinin sağ olup, ses duyduğunu söyleyerek bizden yardım istedi. Biz de bir ekip gönderdik. Enkaz altında ailesinin yanından biri sıkışmıştı. Tehlikeli bir bölge olduğu için çalışma daha sonrasında yarım bırakılmış. Bir Macar ekibinin orada çalıştığı ve sonra da ayrıldığını öğrendik. Ekibimiz 5 saat çalışmanın neticesinde Aliyi oradan canlı çıkardı dedi.
‘ALİ YAŞIYOR, İÇLERİ RAHAT OLSUN’
Alinin aile bireylerinin kurtarılamadığını söyleyen Güçlü Alioğlu, “Ali, enkaz altında anne ve babasıylaydı; kendi yaşıyordu, ailesi vefat etmiş. O apartmandan Aliden hariç 2 kişi daha canlı çıktı. Başkada yaşam bilgisi bize gelmedi. Macar ekibinin Ali için üzgün olduğunu paylaşmış. Çıkardığımız Ali, aslında Macar ekibinin vefat ettiğini düşündüğü Ali Balcı. Sağlıklı bir şekilde çıkarılıp, sağlık ekiplerine teslim edildi. Biz Macar ekibine teşekkür ederiz; ülkemize gelip bize yardım ettiler. Bir taraftan da Ali yaşıyor; içleri rahat olsun, üzülecek bir şey yok” diye konuştu. (DHA)
-

Mucize kurtuluşlar… Mustafa ve Mehmet böyle kurtuldu
Sağlık teknisyeni Mustafa Avcı ve Mehmet Ali Şakiroğulları depremde Hatay’daki Akademi Hastanesi’nin enkazında kaldı.
Tam 12 gün sonra sağ çıkarılan Avcı ve Şakiroğulları’nın toprak, çiçek ve böcek yiyerek hayatta kaldığı ortaya çıktı.

Hatay’da sınıf öğretmenliği yapan Bilge Avcı ve sağlık teknisyeni Mustafa Avcı (34) 2.5 yıl önce evlendiler. 9 aylık hamile olan Bilge Avcı, kızı Almila’yı Hatay’daki Akademi Hastanesi’nde 6 Şubat’ın ilk saatinde dünyaya getirdi. Mustafa Avcı, eşinin pansumanı için gece 04.00 sıralarında odadan çıktı. Hastanenin alt katındaki kantinden su almaya giden Mustafa Avcı, burada depreme yakalandı.
https://www.youtube.com/watch?v=TTcsJpbBlKg
Hastanenin ilk katları çökmüş üst katlar hâlâ ayaktaydı. Anne ve bebek diğer birçok hasta gibi yara almadan hastaneden tahliye edildi. Ancak Mustafa Avcı hiçbir yerde yoktu. Mustafa Avcı, 12 gün sonra 261’inci saatte yanında Mehmet Ali Şakiroğlu ile birlikte enkazdan sağ olarak çıkarıldı. Avcı, telefondaki yakınına “Ailem enkazdan çıktı mı?” diye sordu. ‘Herkesin iyi olduğu’ yönünde alınan cevap üzerine sağlık ekipleri olay yerinde ilk müdahaleyi yaptı.
Avcı, sahra hastanesindeki müdahale sonrası Mersin’e sevk edildi. Ambulansla Mersin Şehir Hastanesi’ne getirilen Avcı tedaviye alındı. Sağlık durumu iyi olan Avcı, “Çok ağrılarım var, ne olduğunu hatırlamıyorum, çok yorgunum” dedi.

AİLESİNE KAVUŞTU
Hastanede eşine ve bebeğine kavuşan Mustafa Avcı, “Tekrardan gün yüzüne çıkacağıma inanmıyordum. Allah herkesten razı olsun, herkes çok ilgilendi. Çok mutluyum, yeniden doğmuş gibiyim” dedi. Mustafa Avcı’nın eşi Bilge Avcı da “‘Ben bir 5 dakika çıkıp geliyorum’ demesi bile bana cehennemi yaşattı. O arada kantine mi indi bilmiyorum ama o 5 dakika bana cehennem gibi oldu. Ama çok şükür ki, kavuştuk ailemiz tamamlandı” diye konuştu.
‘BAŞIMI ŞİŞİRDİ’ DEMİŞ
– Mustafa Avcı’nın kuzeni Ahmet Avcı mucize kurtuluşu Hürriyet’e şöyle anlattı: “Mustafa, Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde laboratuvar teknikeri. Eşi o akşam 12’de doğum yaptı. Mustafa kızını alıp koklamış bir kez. Gece 3-4 gibi ebe gelip pansuman yapıyor. Kuzenim çıkıyor odadan. Hatay Vali Yardımcısı’na ulaştık. Kendi imkânlarıyla makaslı vinç ayarladı. En azından cenazesine ulaşalım düşüncesindeydik. Umudumuzu tam kaybetmişken Mustafa’nın canlı haline ulaştık.
HAYATTA KALMAYI BİLİYOR
Acil giriş kapısında küçük yaşam alanından çıkmışlar. Kimse risk alıp girememişti. Mehmet Ali’yle kendi aralarında çok şakalaşmışlar. Hatta Mustafa ‘Mehmet Ali 10 gündür hiç susmadı başımı şişirdi’ dedi. Sağlık teknisyeni olduğu için nasıl hayatta kalınır biliyor. İdrarını içiyor, toprak yiyorlar. Hastane girişindeki büyük saksılardan toprak, böcek, çiçek yemişler.
ANNE YEMEĞİNİ ÖZLEDİ
Ne derseniz deyin mucize. Taze baba olması ona motivasyon olmuş olabilir. Sağlık durumu çok iyi. Eşi ve bebeği de iyi. Ayağı biraz ezilmiş. Annesiyle konuştuğunda ‘Senin yemeklerini Yemek istiyorum’ demiş. Eşi ve bebeği Mersin’e götürülmüştü. Bu sabah (dün) Mustafa’nın yanına geldiler.”
ANA GİRİŞTE KALMIŞ
Mustafa Avcı’nın enkazdan çıkar çıkmaz telefonla konuştuğu kardeşi ise Hürriyet’e, “Ağabeyim ambulansta benimle konuştu. Olay öncesi hastanede odasından çıktıktan sonra hava almak için aşağı iniyor. Ağabeyim bize ‘Depreme asansörde yakalandım. Bir şekilde indim asansörden. Elektrik gittiği için yönümü bulamadım. Ana girişin yakınındaydım. Hastane yıkıldı. Mehmet Ali’yle sedyenin altına sığındık. O bizi korudu’ diye anlattı” dedi.






























