Yazar: admin
-

Yemenli kadın, enkazdan çıkarıldıktan birkaç saat sonra doğum yaptı
Kahramanmaraş merkezli depremlerde büyük yıkıma uğrayan illerden Malatya’da enkazdan çıkarılan bir kadının doğum yapması uluslararası basında gündem oldu.
Saatlerce enkaz altında kalan kadın, bir aile dostu tarafından yıkıntıların arasından güçlükle çıkarıldı. BBC’ye WhatsApp aracılığıyla konuşan genç kadın, “O anda hayatta olduğuma inanamıyordum” dedi.
-

Işın Karaca’nın kızı Mia depremzede çocuklar için limonata sattı!
Ünlü şarkıcı Işın Karaca’nın 11 yaşındaki kızı Mila ve kuzeni Jazz, depremzede çocuklara yardım toplamak için evlerinin yanındaki parkta limonata sattılar.
Sosyal medya hesabından yeni fotoğraf yayınlayan Işın Karaca, kızı Mia ve kuzeni Jazz’ın limonata satarak bağış topladıklarını söyleyerek, paylaşımına,

“Eğer ki çocuklarımız ‘Depremden etkilenen kardeşlerimiz için ne yapabiliriz?’ deyip, bir eylem gerçekleştiriyorsa diyebilecek sözümüz kalmıyor.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Mahallede 5 TL’ye limonata satıyor bizim bebeler. Az da çok da iyilik için. Umut böyle bir şey” notunu düştü.
Karaca, limonata satışından elde edilen 394 TL’yi ise şarkıcı Haluk Levent’in kurucusu olduğu AHPAP Derneği’ne gönderdiklerini gösteren dekontun görüntüsünü Instagram hesabının hikayeler bölümünden paylaştı.
-

Deprem bölgesine yardıma koşan Dilay’dan acı haber! Kazada hayatını kaybetti
Kahramanmaraş’taki afetzedelere yardım malzemeleri götüren ve İzmir’e dönüş yolunda Uşak’ta tarlaya yuvarlanan kamyonette bulunan İzmirli Dilay Ceviz (33) yaşamını yitirdi.
Aynı araçta bulunan ve bölgeye yardım için giden 2 arkadaşı ise yaralandı.

Merkez üssü Kahramanmaraş olan ve 10 İl de binlerce insanın ölümüyle sonuçlanan depremler sonrası afet bölgelerine insani yardımlar hız kesmeden sürüyor.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
İzmirli Dilay Ceviz (33) de üyesi olduğu İyi Kalpler Yardımlaşma ve Kültür Derneği üyeleriyle birlikte topladıkları yardım malzemelerini 4 araca yükleyip, Kahramanmaraş’taki afetzedelere ulaştırmak üzere geçtiğimiz cumartesi akşamı arkadaşları ile İzmir’den yola çıktı.
İZMİR’E DÖNÜP ALDIKLARI MALZEMELER İLE AFET BÖLGESİNE GİDECEKLERDİ
Depremin merkez üssüne ulaşan ve burada yardım malzemelerini arkadaşlarıyla birlikte dağıtan Dilay, İzmir’de toplanan yardımları almak için dernek üyesi beraberindeki Serhat K. (45) ve Mustafa S. (39) ile birlikte İzmir’e dönme kararı aldılar. Dün öğle saatlerinde Uşak’tan İzmir istikametine seyir halinde olan Serhat K. (45) kontrolündeki 10 BF 884 plakalı kamyonet, sürücüsünün henüz belirlenmeyen sebepten dolayı direksiyon kontrolünü kaybetmesi sonucu bariyerlere çarpıp tarlaya uçtu. Kazada İzmirli Dilay hayatını kaybederken, arkadaşları Serhat K. ile Mustafa S., yaralandı. Yaralılar kaldırıldıkları Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi altına alındı. Buradaki tedavisinin ardından Serhat K., İzmir’de bulunan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim Araştırma Hastanesine sevk edildi.
SON GÖRÜNTÜLERİ YARDIM MALZEMELERİ KAMYONETE YÜKLENİRKEN
İzmirli Dilay’ın son görüntüleri ise yürek dağladı. Cep telefonu kamerasına yansıyan görüntülerde; Dilay’ın afetzedeler için toplanan yardım malzemelerinin kamyonete yüklendiği esnada arkadaşlarına yardım ettiği görülüyor.
Öte yandan İzmirli Dilay’ın, bugün öğle namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından defnedileceği öğrenildi. -

Perdeden akan yağmur sularını emerek hayatta kaldı
Kahramanmaraş merkezli depremlere Hatay’da yakalanan ve enkaz altında 9 saat kalan 55 yaşındaki Figen Zorba, kurtuluş anını anlattı.
Figen Zorba, merkez Antakya ilçesi Odabaşı Mahallesi Abdi İpekçi Caddesi’nde, 11 binadan oluşan Mavi Konutlar’daki 4 katlı apartmanın birinci katında eşi Mahmut Çetin Zorba ile depreme yakalandı.

Apartmanın yıkıntıları arasından 9 saat sonra kurtarılan Zorba, ilk tedavisinin ardından çocuklarının yardımıyla Bolu’ya geldi.
Kalçasında çıkık olan Zorba, Bolu İzzet Baysal Devlet Hastanesi Köroğlu Ünitesi’nde ameliyat oldu ve tedavisi hastanede sürüyor.
“HAVA KARARSA KURTULAMAYACAĞIMDAN EMİNDİM”
Zorba, mezarda kalmanın nasıl bir şey olduğunu enkazda yaşadığını dile getirerek, yıkıntıların altından hiç kurtulamayacağını düşündüğünü anlattı.
Apartmanlarındaki çoğu kişinin yaşamını yitirdiğini aktaran Zorba, “Diğerleri de onları kurtarmaya çalışıyordu. Çok kötüydü, daha kötü ne olabilir bilmiyorum. Hava kararsaydı bir daha kurtulmayacağımdan emindim.” dedi.
Zorba, yaşadıklarını anlatırken gözyaşlarını tutamayarak, “Orada küçük delik vardı. Önce elini uzattı, ben de elimi uzattım. Gözleri ışıl ışıl bakıyordu, ‘Abla seni oradan kurtaracağım. Korkma kurtaracağım.’ dedi ama onun da riski vardı. Kendi hayatını tehlikeye attı. ‘Korkma abla kurtaracağım.’ dedi ve kurtardı da.” şeklinde konuştu.
Deprem öncesinde eşi ile deprem olsa ne yapacakları konusunda hazırlıklar yaptıklarını da anlatan Zorba, şunları kaydetti:
“Direkt yatağın kenarına çöktüm. Üzerime kolon devrilmiş. Yatağın ucuna dayanıp kalmış. Yatakla benim aramdaki mesafe oydu. Arkadan da gardıroplar üzerime devrilmiş. Kolonun üzerine devrildiği için orada üçgen oluştu. Orada kalabildim. Çok soğuk ve yağmur yağıyordu. Perdeden akan suları emerek bir süre idare ettim, ağızım kuruyordu. Bu sayede susuzluğumu gidermeye çalıştım.”
“BİRİNCİ KATIN ÜZERİNE ÇIKINCA DİĞER KATLARIN OLMADIĞINI GÖRDÜM”
Eşiyle depreme yakalanan Mahmut Çetin Zorba (75) ise eşinin kendisini uyandırdığını, eşinin yatağın bir tarafına kendisinin ise camın olduğu tarafa yattığını, sarsıldıklarını, yıkımın olduğunu kaydetti.
Depremin durmasının ardından eşine seslendiğini aktaran Zorba, “Eşim ‘Bir şeyim yok.’ dedi, ben de ‘Yok.’ dedim. Ben enkazdan dışarıya çıktım. Birinci katın üzerine çıktığımda diğer katların olmadığını gördüm. Yan tarafa doğru kaymıştı.” dedi.
“KENDİ HAYATINI RİSKE ATIP EŞİMİ KURTARDI”
Zorba, enkazın altında kalan eşine elini uzattığını, el ele tutuştuklarını anlatarak, yardım istenmek için enkazdan indiğini, gelen bir kişinin yandaki binanın enkaz üzerine devrilme riskine rağmen kendi hayatını riske atarak eşini kurtardığını, eşinin tam enkazdan çıktığı anda ikinci depreme yakalandıklarını belirtti.
Hastanede tedavisi süren eşinin yanından ayrılmayan Zorba, eşi ve kendisinin Bolu halkına minnettar olduğunu, kendilerine Bolu halkının ailesi gibi sahip çıktığını belirtti. (AA)
-

Erkazdan çıkartılınca ’Su ister misin?’ sorusuna ’Yok daha muayene olmadım’ diyen Hazal, Mersin’de tedavi altında
Erkazdan çıkartılınca ’Su ister misin?’ sorusuna ’Yok daha muayene olmadım’ diyen Hazal, Mersin’de tedavi altında
Hatay’da enkazdan çıkarılınca ’Su ister misin?’ sorusuna ’Yok daha muayene olmadım’ diyen 5 yaşındaki Hazal, getirildiği Mersin Tarsus’taki hastanede tedavisine devam ediliyor.
Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremler de en çok zarar gören illerden birisi de Hatay oldu. Hatay’ın bir çok noktasında arama kurtarma çalışmaları sürerken, yaralı kurtulan ve farklı illere sevk edilenlerin tedavileri sürüyor.Merkez Antakya ilçesi Odabaşı Mahallesi’ndeki evlerinde annesi Betül Güner ile 5 yaşındaki Hazal da binanın çökmesi ile enkaz altında kaldı. Ekiplerin çalışmasıyla 72 saat sonra annesiyle birlikte kurtarılan Hazal, ekiplerin, ’Su ister misin?’ sorusuna, ’Yok daha muayene olmadım’ demesiyle dikkat çekmişti. İskenderun’dan deniz yoluyla Mersin’e getirilen Hazal’ın tedavisi Tarsus Devlet Hastanesi’nde yapılıyor.
Sağlık ekiplerinin yakından ilgilendiği anne ve Hazal’ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. -

Asiye hemşireden acı haber geldi… Eşi günler sonra gelen müdüre böyle tepki gösterdi
Hatay’da büyük yıkımına neden olan depremde görev yaptığı Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde enkaz altında kalan 2 çocuk annesi hemşire Asiye Gül’ün, cansız bedeni pazar günü akşam saatlerinde çıkartıldı.
Arama kurtarma çalışmalarının zamanında yapılmadığını dile getiren eşi Abdullah Gül, alana gelen İl Sağlık Müdürü Mustafa Hampolat’a sarılarak, ‘bakın yanımda!’ diyerek tepki gösterdi.
Merkez üssü Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan olan depremde büyük yıkımın yaşandığı Hatay’da görev yaptığı hastanede enkaz altında kalan 2 çocuk annesi hemşire Asiye Gül’ün 6 gün sonra enkazdan cansız bedeni çıkarıldı.
Arama kurtarma çalışmalarının geç başlamasını Sözcü’ye anlatmasıyla gündeme gelen hemşirenin eşi Abdullah Gül, günler sonra bölgeye gelen Hatay İl Sağlık Müdürü Mustafa Hampolat’a sarılarak, ‘yanımda!’ diyerek tepki gösterdi.
ACILI EŞİN İSYANI ETKİLİ OLDU
8 arkadaşı ile görev yaptığı belirlenen hemşire Asiye Gül, yaşanan yıkıcı deprem sırasında yerle bir olan Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi ek binası enkazında kaldı. 80’e yakın hasta ve hasta yakını da aynı enkazın altında kurtarılmayı bekliyor.
Aynı hastanede sağlık görevlisi olarak görev yapan Asiye hemşirenin eşi Abdullah Gül, SÖZCÜ’ye konuşarak 5 gün aradan geçmesine rağmen enkaza müdahale edilmemesine tepki göstermiş, “Dirimize sahip çıkmadınız ölümüze sahip çıkın” diyerek tepkisini dile getirmişti.
SAĞLIK MÜDÜRÜNE TEPKİ GÖSTERDİ
Aradan 6 gün geçtikten sonra pazar günü saat 16.00 sıralarında ancak enkazın bulunduğu alana giden Hatay İl Sağlık Müdürü Mustafa Hampolat’a, acılı eş Abdullah Gül sert tepki gösterdi.
Gül, sağlık müdürünün aradan günler geçmesine rağmen bölgeye geldiğini görünce bir anda yanına giderek sarıldı. Gül, sarıldığı müdüre “Yanımda, yanımda!” diyerek tepkisini dile getirdi.
Arama kurtarma ekiplerinin zamanında yapılmamasına isyan eden Gül, araya giren asker ve görevliler tarafından güçlükle yatıştırıldı.
7’NCİ GÜNDE ÇIKARTILDI
Abdullah Gül’ün aradan neredeyse bir hafta geçmesine rağmen kurtarma çalışmalarının yetersizliğine tepki göstermesinden sonra bölgeye çok sayıda arama ve kurtarma ekipleri yönlendirildi.
Ekiplerin yoğun çalışmaları sonucunda hemşire Asiye Gül’ün cansız bedeni dün saat 18.00 sıralarında enkazdan çıkartıldı. Arama kurtarma ve enkaz kaldırma çalışmaları devam ediyor.
-

Kolon kesen marketle mahkemelik olan avukatın cansız bedenine ulaşıldı
Depremin vurduğu iller arasında yer alan Diyarbakır’da, kolonları kesildiği ileri sürülen marketle davalık olan avukat Serhan Özdemir’in cansız bedenine, 9 gün sonra ulaşıldı. Özdemir ailesinden toplam 8 kişi yaşamını yitirdi.
Diyarbakır’ın merkez Yenişehir ilçesindeki Diyar Galeria Sitesinin çöken 2 bloğunda enkaz altında kalan Diyarbakır Barosu avukatlarından Serhan Özdemir’in cansız bedenine 9 gün sonra ulaşıldı.

Özdemir’in cenazesi otopsi yapılmak üzere Diyarbakır Adli Tıp Kurumu’na sevk edildi.Serhan Özdemir ile birlikte aynı aileden babası Samet ile birlikte Süheyla, Fatoş, Serrah, Nehir, Irmak ve Buket Özdemir de enkaz altında kalarak hayatlarını kaybetmişti.
Diğer aile bireyleri, arama ve kurtarma çalışmalarının yetersiz olması nedeniyle tepki göstermişti.

Serhan Özdemir’in oturdukları Diyar Galeria sitesinin altında faaliyet gösteren bir marketle, kolon kestikleri için geçen yıl mahkemelik oldukları bildirildi. -
1 yıllık evli çift depremde hayatını kaybetti
Gaziantep’te depremde yıkılan binanın enkazında kalan fizyoterapist Fatih Selçuk (28), Konya’da toprağa verilirken,
öğretmen eşi Fatma Selçuk’un (27) cenazesi, memleketi Kütahya’ya gönderildi. Çiftin 1 yıl önce evlendiği öğrenildi.

Kahramanmaraş merkezli 10 ili etkileyen depremde, Gaziantep’in İslahiye ilçesinde görev yapan, fizyoterapist Fatih Selçuk ve öğretmen eşi Fatma Selçuk, evlerinin yıkılmasıyla enkaz altında kaldı. Kurtarma ekipleri, çiftin cansız bedenlerine ulaştı.

Fatih Selçuk’un cenazesi, memleketi Konya Seydişehir’de Yeni Cami’de kılınan namazın ardından Akyol Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Öğretmen eşi Fatma Selçuk’un cenazesi ise memleketi Kütahya’ya gönderildi. Çiftin 1 yıl önce evlendiği öğrenildi.
-

Aşkım Burçe Tunay’ı yıkan haber: Yarım kalmadık biz, mahşere kaldık
7.7 ve 7.6 şiddetindeki iki büyük deprem sonrası tüm Türkiye’de yardım seferberliği başladı.
Depremden etkilenen bölgelere yardım göndermek için herkes seferber oldu. Yaşanan yıkıcı deprem sonrası 30 binden fazla vatandaşımız hayatını kaybetti.

Survivor yarışmasıyla tanınan Aşkım Burçe Tunay da erkek arkadaşı Yiğit Can Datlı’nın ölümüyle yıkıldı. Tunay, sosyal medya paylaşımıyla herkesi duygulandırdı.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
‘Yüzyılın felaketi’, pazartesi günü biri 7.7, diğeri 7.6 şiddetindeki iki depremle geldi. Merkez üssü Kahramanmaraş olan, 10 ilimizde yıkıcı etkiye sahip iki depremde yaşanan binlerce can kaybı ülkemizi yasa boğdu.
Yurt dışından gelen ekiplerin de yer aldığı kurtarma çalışmaları devam ederken bir kez daha kara günlerde ne kadar yüksek ölçüde birlik içinde olduğumuzu gözler önüne serdik.
SURVIVOR BURÇE’NİN ACI GÜNÜ
Survivor yarışması ile tanınan Aşkım Burçe Tunay da erkek arkadaşı Yiğit Can Datlı’nın ölümüyle yıkıldı. Aşkım Burçe, sevgilisine Instagram sayfasında yaptığı paylaşımlarla veda etti:Daha çok planımız vardı. Yapacak bir sürü şeyimiz vardı. Çok gülecektik, çok kavga edecektik. Şimdi sesine bile hasret mi bırakacaksın beni Datlım? ‘Başka bir yer varsa orada tekrar görüşürüz belki. Yoksa da, seni tanımak benim cennetimdi zaten…
‘YÜZÜNÜ GÖRMEYE CESARET EDEMEDİM ÖNCE’
Sevgilisinin yüzüne son kez baktığını söyleyen Aşkım Burçe “Allah der ki, kimi benden çok seversen onu senden alırım… Ve ekler ‘onsuz yaşayamam’ deme, seni onsuz da yaşatırım… Yarım kalmadık biz. Söz veriyorum mahşere kaldık. Yüzünü görmeye cesaret edemedim önce.”“Aslında kendimi kandırma şeklimdi bu, ‘yüzünü görürsem yaşamadığına inanmak’ zorunda kalacaktım artık… Ama son kez bakmalıydım sana, son kez seni çok sevdiğimi söylemeliydim. Bir yerlerden beni izlediğini biliyorum. Kalbim senin evin söz veriyorum, o eve çok iyi bakmaya çalışacağım” mesajını paylaştı.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
-

Enkazda babasıyla ‘taş, kağıt, makas’ oynayarak 101 saat bekledi
Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Hatay’ın Defne ilçesinde yaşadıkları apartmanın enkazından 101 saat sonra babasıyla çıkarılan 8 yaşındaki Tanem Safiye Okur’un tedavisi tamamlandı.
Enkazdan kurtarıldıktan sonra ambulansla Adana Şehir Hastanesi’ne getirilen Tanem ile 42 yaşındaki babası Cem Okur, tedavilerinin ardından taburcu edildi.

Irak’ta yaşayan annesinin de depremin ardından geldiği hastanede sempatik tavırlarıyla dikkati çeken Tanem’in babasıyla diyaloğu tanık olanları gülümsetiyor.
Enkaz altında babasıyla yaşadıklarını AA muhabirine anlatan Tanem, şunları söyledi: “101 saat babamla beraber kaldık. Babam bana orada masal anlattı, şarkı söyledi. Bir de oyun oynadık, taş kağıt makas. Karanlıktan göremiyorduk, hangi işareti yaptığımızı birbirimize söylüyorduk. Sonra uyudum, uyandım. Çok üşüdüm. Babam battaniyeyle sardı ama yine de üşüdüm. Tahta soğuktu ama babam kucağında ısıtmaya çalıştı. Önce beni çıkardılar, sonra babamı. Babaannemden haber yok.”
Babasının her gün elindeki taşla duvara vurduğunu aktaran Tanem, sesleri duyanların kendilerini kurtarmaya geldiğini ifade etti.
“O UZUN GECE, BİTMEYEN GECE”
Baba Cem Okur ise evlerinin yıkılmasıyla enkaz altında kaldıklarını dile getirdi.
Altlarındaki zeminin patladığını, oradan soğuk hava geldiğini belirten Okur, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Odada sadece kızımla ikimiz vardık, annem yan odadaydı. Üstüne enkaz düştü. Üstümde tavan betonu vardı ve bu durumda anneme yardım edemedim. Derin acı çekiyordum, kızıma yansıtmamaya çalışıyorum.
Karanlıkta elimize geçen gül suyu ile kızım sırtıma ve elime sürdü, tedavi etmeye çalıştı. İlk 3 saatinde biz derin susuzluk yaşıyorduk. O ilk 3 saatte ölme noktasına varmıştık. Tanem yalvarıyordu, ‘Baba lütfen, sözünü tut kurtar’ diyordu.”
‘YA BİZİ ÖLDÜR YA ÇIKAR DİYE’ YALVARDIK
Kızını soğuktan korumak için eline geçenlerle sarmaya ve kucağında ısıtmaya çalıştığını aktaran Okur, Tanem’e şarkılar söylediğini, masal anlattığını ve oynadıkları oyunlarla motive etmeye çalıştığını belirtti.
Zifiri karanlıkta çok zor günler geçirdiklerini vurgulayan Okur, şunları anlattı:
“O uzun gece, bitmeyen gece, zifiri karanlığın dibi. Yani göz pırıltılarında neyi düşünürsün, suyu mu düşünürsün, o çıkar önüne. Başka bir şey mi düşünüyorsun, görürsün. Yani o zifiri karanlığın verdiği şaşılık.
Tanem, ‘Baba senin yüzünü çok özledim, görmek istiyorum’ diyordu. Telefon, ışık, çakmak yok. Hiçbir şey yok. Tanem ile Allah’a ‘Ya bizi öldür ya çıkar diye’ dua ettik.
Tanem bana vasiyet verdi, ‘Baba ben sensiz yaşayamam. Ya sen ölme ya da ben öleyim’ dedi. Ben de ‘Öyle bir şey olmayacak’ dedim. Orada bir güç geldi, duvara vurmaya başladım. Oradan bir ses geldi. Ruhumuzu teslim etmek üzereyken Allah birini yolladı, ‘Çıkın’ dedi.”
-

Deprem enkazından çıkarılan Semih Ege’nin isteği tüm ülkeyi duygulandırdı
Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde, enkaz altından 8 yaşındaki Semih Ege İnce çıkarıldı. Sağlık ekiplerinin müdahale ettiği Semih Ege’nin isteği ise tüm ülkeyi duygulandırdı.
Kahramanmaraş merkezli 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerden etkilenen Nurdağı ilçesinde yıkılan binaların enkazlarındaki arama kurtarma çalışmaları sürüyor.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKALYIN
Zeytinburnu ve Kaş belediyelerinin arama kurtarma görevlileri ve Somalı madencilerden oluşan ekipler, Yunus Kaya Apartmanı’nın enkazında bir çocuğa ulaştı.
Ekipler, yaptıkları çalışmalarla 8 yaşındaki Semih Ege İnce’yi enkazdan 155 saat sonra kurtardı. Yaralı çocuk, ambulansla hastaneye kaldırıldı.
İSTEKLERİ TÜM ÜLKEYİ DUYGULANDIRDI
Enkazdan kurtarıldıktan sonra ilk olarak çilekli dondurma isteyen Semih Ege, “Bütün dondurmaları, bütün içecekleri getirin” dedi. “Damacana su” da isteyen Semih Ege, “Hepsini içebilecek misin?” sorusu üzerine “İçerim çok susadım” yanıtını verdi.
“GALATASARAY TARAFTARIYIM”
Aynı zamanda Galatarasay taraftarı olduğunu ve futbolcularından Icardi ile Muslera’ya hayran olduğunu belirten Semih’e görevliler tüm isteklerinin yerine getirileceğini ancak bunun için biraz sabırlı olması gerektiğini belirttiler.
6 KİŞİ ÇIKARILMIŞTI
Aynı binanın enkazından daha önce de 6 kişinin çıkarıldığı öğrenildi.
-

14 yaşındaki Rengin’in anne-babası ve üç kardeşi hayatını kaybetti
Kahramanmaraş depreminde Selçuk Ailesi’nden beş kişi yaşamını yitirdi. Aileden geriye bir tek 14 yaşındaki Rengin Selçuk kaldı.
Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremde enkaz altında kalan Volkan Selçuk (44), eşi Sevda (43), çocukları Beren Su (10), Derin (8) ve Mehmet Hüseyin’in (3) cenazeleri Zonguldak’ın Ereğli ilçesine getirildi.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Selçuk Ailesinin yakınları tabutların başında taziyeleri kabul etti. Enkaz altından kurtarılan 14 yaşındaki Rengin Selçuk, ailesinin bulunduğu tabutlara tek tek dokundu.
Rengin’in kuzeni Oğuz Kurt, “Babam, eniştelerim ve damadımızın akrabalarıyla, enkaz altından halamı, iki kuzenimi ve eniştemi çıkarmış. Ertesi gün biz de oraya gittik. En son 8 yaşındaki kuzenimi biz çıkarttık, kepçeyle yardım ettiler. Cenazelerimizi aldık ve geldik” ifadelerini kullandı.
Mehmet Hüseyin’in küçük bedeni annesiyle aynı tabuta konuldu. Selçuk Ailesi Belen Şehir Mezarlığı’nda toprağa verildi. (DHA)




























